logo
13 TEMMUZ 2026

En çok sosyal medyada zaman harcıyoruz

22.10.2011 00:00:00
 
İnternet tabanlı iş fikirlerinin yatırımcı ve girişimcilerle buluşacağı Startosphere projesinin lansmanı... İnternet tabanlı iş fikirlerinin yatırımcı ve girişimcilerle buluşacağı Startosphere projesinin lansmanı, Bahçeşehir Üniversitesi'nde yapılan organizasyonla gerçekleştirildi. Lansmanda ayrıca Startosphere tarafından gerçekleştirilen Türkiye'nin en detaylı İnternet Sektör Analizi Raporu sunuldu. Rapora göre Türkiye'de kullanıcılar geçen yıla oranla yüzde 22 daha fazla zamanlarını internette geçiriyor.Türkiye, dünyanın İnternet'te en fazla zaman geçiren üçüncü ülkesi. Google.com.tr, Türk kullanıcıların en çok ziyaret ettiği siteler sıralamasında ilk sırada yer alırken, sosyal paylaşım sitesi Facebook.com ikinci,  Live.com ise üçüncü sırada. Bir diğer çarpıcı rakam ise internet üzerinden yapılan e - ticarete dair. Türkiye'de toplam e - ticaret hacmi yalnızca binde 2 seviyelerinde iken bu oran Polonya'da yüzde 2.5, Fransa'da yüzde 6, İngiltere'de ise yüzde 10 seviyelerinde seyrediyor.

Soruşturmanın detayları belli oldu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının merhum Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada, şüphelilerin Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller bulunduğu öğrenildi

 

13.07.2026 17:00:00
Anadolu Ajansı
 
Soruşturmanın detayları belli oldu
Soruşturmanın detayları belli oldu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini ve 25'inin gözaltına alındığını açıklamıştı.

Adli kaynaklardan alınan bilgiye göre, Başsavcılıkça, konuyla ilgili daha önce görev alan Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı dosyaları incelendi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı mütalaası dikkate alınarak kapsamlı inceleme yapıldı.

Bu kapsamda, helikopterin düştüğü 25 Mart 2009'da olay mahallinde uçuş yaptığı tespit edilen askeri jet pilotları, olay yerine seçilerek gönderildiği değerlendirilen askeri kaza kırım ekibinde görevli personel, olay yerinde görev yapan sivil kırım ekibi ve askeri kaza kırım ekibiyle hareket ederek cihazları söktüğü değerlendirilen personel, koordinat tespitiyle görevli Emniyet Genel Müdürlüğü personeli hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.

Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu söz konusu kişilerin FETÖ faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten öldürme" suçunu işlediklerine yönelik kuvvetli şüphenin varlığını gösteren somut deliller tespit edildi.

Bu doğrultuda Başsavcılıkça 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı.

Şüphelilerden 2'sinin cezaevinde olduğu tespiti üzerine 27 şüpheliye yönelik 10 ilde operasyon düzenlendi. Şüphelilerden 25'i gözaltına alınırken, 2'sinin firari olduğu belirlendi.

Öte yandan, şüphelilerin ikametlerinde ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, 20 tabanca, 2 bin 507 farklı çaplarda mermi, 35 şarjör, 2 av tüfeğinin ele geçirildiği öğrenildi.

Olayın geçmişi

TC-HEK tescil işaretli helikopterin 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi Karayakup sırtlarında düşmesi sonucu dönemin Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki parti yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, İHA Muhabiri İsmail Güneş ve Mustafa Kaya İstektepe hayatını kaybetmişti.

Olayla ilgili başlatılan soruşturmalar sonucu bazı kamu görevlileri hakkında "görevi kötüye kullanma" suçu yönünden dava açılmış ve sanıklar çeşitli cezalara çarptırılmıştı.

"Ölüm" olayına ilişkin soruşturmayı yürüten Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı ise "yetkisizlik" kararı vererek dosyayı geçen ay Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti. 

Haluk Levent operasyonunda sıcak gelişme!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP Derneği soruşturmasında, "örgüt üyeliği", "kara para aklama" ve "bahis" iddialarıyla gözaltına alınan sanatçı Haluk Levent’in banka hesap hareketleri ve 60 milyon dolarlık vurgun iddiaları gündeme bomba gibi düştü
 

13.07.2026 13:41:00
Haber Merkezi
 
Haluk Levent operasyonunda sıcak gelişme!
Haluk Levent operasyonunda sıcak gelişme!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, AHBAP Derneği'nin siber ve mali süreçlerine yönelik fiziki ve teknik takip başlattı. Soruşturma kapsamında derinleştirilen incelemeler ve MASAK raporları, dernek çalışanları ile yöneticileri arasında mali profillerle uyuşmayan, olağan dışı milyonlarca liralık para trafiğini gündeme taşıdı.

İddialara göre, hakkında yurt dışı çıkış yasağı konulan Haluk Levent, ilk olarak İstanbul Havalimanı üzerinden Almanya'ya kaçma girişiminde bulundu. Havalimanında yasağı öğrenmesi üzerine rotasını değiştiren Levent, teknik takibi atlatmak amacıyla Yalova üzerinden Bursa'daki bir TIR garajına geçti. Sanatçının buradan bir TIR'a binerek İzmir'e gitmeyi, ardından bir yat vasıtasıyla illegal yollardan yurt dışına kaçmayı planladığı tespit edildi. Planı önceden fark eden güvenlik güçleri, operasyonu öne çekerek ünlü şarkıcıyı Bursa'daki tır parkında yakaladı. Operasyon kapsamında Ahbap Derneği genel merkezine de baskın düzenlenirken, aralarında yöneticilerin de bulunduğu 21 şüpheli gözaltına alındı.

Vahim iddialar: Deprem bağışlarıyla 990 milyon TL'lik bahis!

Soruşturma dosyasında yer alan iddialar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Açıklamalara göre Levent'e yöneltilen suçlamalar şunlar:

• Dernekler Kanunu'na Muhalefet, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama ve Örgüt Üyeliği.

• Şahsi banka hesaplarını kullanamayan Levent'in, dernek kurucularından A.Ç.'nin hesapları üzerinden 2020-2026 yılları arasında 990 milyon TL yasal bahis oynadığı ve bu süreçte yaklaşık 390 milyon TL para kaybettiği ileri sürüldü.

• Depremzedeler için toplanan bağışların yurt dışına kaçırıldığı veya amacı dışında kullanıldığı şüphesi üzerine yapılan incelemede, AHBAP Derneği hesaplarından Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın şahsi hesabına 120 milyon TL aktarıldığı saptandı.

• Farklı bir dosya kapsamında ise dernek adı ve bağış vaadi kullanılarak mağdurlardan "kız yurdu yapma" gibi gerekçelerle alınan gayrimenkullerin, asistanı ve üçüncü şahıslar adına tescil ettirilerek 60 milyon dolarlık dev bir vurguna imza atıldığı iddia ediliyor.

Geçmişteki ipuçları ve kamuoyunun tepkisi

Haluk Levent, son dönemde ticari hayatındaki usulsüzlükler ve karşılıksız çek davalarıyla sıkça hakim karşısına çıkmıştı. İstanbul Anadolu 24. İcra Ceza Mahkemesi, geçtiğimiz haftalarda iki farklı çekin karşılıksız çıkması nedeniyle ünlü sanatçıya 70 milyon TL adli para cezası vermiş ve çek hesabı açmasını yasaklamıştı. Bu gelişmenin ardından Levent, "Sağlık sorunları ve denetim süreçleri" gerekçesiyle AHBAP başkanlığını devredeceğini açıklamıştı.

Gözaltı haberinin ardından, Kahramanmaraş depremleri döneminde AHBAP ile ortak yardım projeleri yürüten Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur sessizliğini bozarak, "Gerçek neyse ortaya çıkmalı, kuruş kuruş hesabı verilmelidir" açıklamasında bulundu. Soruşturma kapsamında ismi geçen eski bağışçılardan Avukat Ece Güner ise sosyal medyadan yaptığı açıklamada derneğin hiçbir zaman resmi avukatlığını yapmadığını, geçmişte Levent'e verdiği şahsi borcu dahi almakta çok zorlandığını ve o günden sonra bağışlarını kestiğini duyurdu.

Bursa'da gerçekleştirilen sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere İstanbul Vatan Emniyet Müdürlüğü yerleşkesine getirilen Haluk Levent ve diğer şüphelilerin ifade işlemlerine başlandı. Emniyet önünde ve dernek binasında geniş güvenlik önlemleri alınırken, soruşturmanın seyrine göre gözaltı sayısının artabileceği belirtiliyor.

Havaların ısınmasıyla, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi

Elazığ'da etkisini arttıran sıcak hava dalgalarından dolayı, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi

13.07.2026 12:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Havaların ısınmasıyla, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi
Havaların ısınmasıyla, vatandaşlar klima ve vantilatörlere yöneldi
Yaz döneminde hissedilen bunaltıcı sıcakların artmasıyla yaşam alanlarında serin hava isteyenlerin klima ve vantilatör arayışları da hız kazandı. Elazığ'ı etkisi altına alan sıcak hava dalgasının ardından serinlemek isteyen vatandaşlar, soluğu klima ve vantilatör satan yerlerde aldı. Avrupa'da yaşanan klima sıkıntısının aksine Türkiye'de stokların fazla olduğunu aktaran işletme müdürü Ulaş Millioğlu, "Klima ve vantilatör ihtiyacı olanlar geç kalmadan alsınlar" dedi.

Klimalara yoğun bir talep olduğunu aktaran işletme müdürü Ulaş Millioğlu, "Özellikle son dönemlerde havaların ısınmasıyla beraber çok ciddi bir talep var. Biz de müşterilerimize bunun karşılığını vermeye çalışıyoruz. Vatandaşlar klima olarak 18 ve 12 binlik İhlas aura ürünlerini talep ediyor. Onun dışında ekonomik şartların zorluğu nedeniyle vantilatör talepleri de oldukça fazla.

Klima fiyatları 30 bin liradan başlıyor 50 bin liraya kadar gidiyor, vantilatörler ise bin liradan başlayarak 5 bin liraya kadar yükseliyor. Şu anda Türkiye'de klima stoku yeterince var. Türkiye'de üretim kapasitesi ve ithalatın olması Avrupa ülkelerindeki sıkıntılar gibi olmadı. Biz Türk milleti olarak işlerimizi son dakikalarda yaparız. Klima alacak vatandaşlara tavsiyem bu işleri son dakikalara bırakmamalarıdır. Öyle olunca montaj ve servisler yoğun oluyor. Ondan dolayı çok fazla sıcaklar gelmeden klima veya vantilatör ihtiyacı olanlar bir an önce alsınlar" ifadelerini kullandı.

MİT'ten DEAŞ'a operasyon: Talip Güler Türkiye'ye getirildi

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), DEAŞ terör örgütünün yapılanmasında faaliyet yürüten ve sarı bültenle aranan Abdüsselam Türki kod adlı Talip Güler'i yakalayarak Türkiye'ye getirdi

13.07.2026 10:47:00
İHA
 
MİT'ten DEAŞ'a operasyon: Talip Güler Türkiye'ye getirildi
MİT'ten DEAŞ'a operasyon: Talip Güler Türkiye'ye getirildi
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, MİT'in yaptığı istihbari çalışmalar sonucunda Güler'in, 2021 yılı öncesinde DEAŞ'ın sözde 'Türkiye vilayeti sorumlusu' ve DEAŞ / Faruk Ofisi sözde finans sorumlusu olarak faaliyet yürüten Kasım Güler'in kardeşi olduğu tespit edildi. Kasım Güler de 2021 yılında yine MİT'in düzenlediği operasyonla Türkiye'ye getirilmişti.

MİT'in yürüttüğü çalışmalar sonucunda sarı bültenle aranan Güler'in 2014 yılının Ocak ayında illegal yollarla Suriye'ye geçtiği tespit edildi. Talip Güler'in Suriye'deki faaliyetlerini, başta abisi Kasım Güler olmak üzere örgüt sorumlularıyla irtibatlı olarak yürüttüğü belirlendi.

MİT, DEAŞ'ın sözde 'Türkiye vilayeti sorumlusu' Kasım Güler'i yakalayarak Türkiye'ye getirmesi sonrasında kardeşi Talip Güler içinde çalışmalarını sürdürdü. Faaliyetleri adım adım takip edilen Talip Güler'in yakalanarak çatışma bölgelerinden Türkiye'ye getirilmesi sağlandı.

MİT'in yakalayarak Türkiye'ye getirdiği Talip Güler ifadesinde, kaçak yollarla Suriye'ye geçişi ve DEAŞ'a katılımına, geçmiş dönemde DEAŞ'ın sözde Türkiye Valisi / Faruk Ofisi finans sorumlusu olarak görev yapan Kasım Güler ile birlikte DEAŞ bünyesinde yürüttüğü faaliyetlerine ilişkin detayları anlattı.

Yazıcıoğlu soruşturmasında 25 şüpheli yakalandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin 2009 yılında hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Ankara merkezli 10 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 25 şüpheli yakalanırken, 2 şüphelinin cezaevinde, 2 şüphelinin ise yurt dışında olduğu bildirildi

13.07.2026 10:43:00
İHA
 
Yazıcıoğlu soruşturmasında 25 şüpheli yakalandı
Yazıcıoğlu soruşturmasında 25 şüpheli yakalandı
Soruşturma kapsamında "silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye Olmak" ile "tasarlayarak kasten adam öldürme" suçlarını işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli tespit edildi.

Şüphelilerden 2'sinin cezaevinde bulunduğunun belirlendiği, Ankara merkezli olmak üzere Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar'da bulunan 27 şüphelinin adreslerine yönelik 13 Temmuz 2026 günü saat 05.00'te eş zamanlı operasyon düzenlendiği aktarıldı.

Operasyon kapsamında 25 şüphelinin yakalandığı bildirilirken, 2 şüphelinin cezaevinde, 2 şüphelinin ise yurt dışında bulunmaları nedeniyle yakalanamadıkları, söz konusu şahısların yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu

Sivas'ın Koyulhisar ilçesinde meydana gelen trafik kazasının ardından şok geçirerek Kelkit Çayı'na atladığı öne sürülen ve yaklaşık 55 gündür haber alınamayan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun annesi İlknur Hacıosmanoğlu, arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını istedi. Acılı anne, "Tek isteğim kızımın bir mezarı olsun. Benim soframdan bir tabak eksildi" dedi

12.07.2026 23:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Şoka girip Keklit Çayına atlamıştı, acılı anne ilk kez konuştu
Kaza, geçtiğimiz aylarda Koyulhisar ilçesi Kalebaşı Tüneli çıkışında meydana geldi. U.Y. (20) yönetimindeki 28 DR 070 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla attı. Kazada araçta bulunan Yağmur Hira Yazıcı olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü U.Y. ağır yaralandı. Araçta bulunan 17 yaşındaki Esmanur Hacıosmanoğlu'nun ise kazanın şokuyla Kelkit Çayı'na atladığı ve akıntıya kapıldığı ileri sürüldü.

İhbar üzerine bölgede geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Aradan geçen yaklaşık 55 güne rağmen Esmanur Hacıosmanoğlu'na ulaşılamazken, arama çalışmalarının bir süre sonra durdurulduğu öğrenildi. Suların çekilmesinin ardından çalışmaların yeniden başlayacağını beklediklerini belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, arama faaliyetlerinin yeniden başlatılmasını istedi. Kızının yaşanan kazanın ardından anlık şokla kendisini ırmağa attığını belirten anne İlknur Hacıosmanoğlu, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazada iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları, ırmaktaki sular çekilince yeniden başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Devlet büyüklerimden rica ediyorum, kızımı tekrar arasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum" dedi.

"Kızım şoka girdi"

Kaza ile ilgili konuşan İlknur Hacıosmanoğlu, "16 Mayıs 2026 tarihinde hayatımızı kabusa çeviren trafik kazası meydana geldi. Sivas'ın Koyulhisar ilçesi Aşağı kale mevkiinde tünel çıkışında kızımın bulunduğu araç takla atarak durabilmiş. Araç içerisinde şoför Uğur Yüce, kızım Esma Nur Hacıosmanoğlu ve yeğenim Yağmur Hira Yazıcı vardı. Yeğenim Yağmur Hira Yazıcı, kazada hayatını kaybetti. Kızım ise araçtan sağ çıkmış ve şoka girmiş. Araç şoförü de kolu kırık bir şekilde kazadan kurtulmuştur. Kızım Esma Nur, yeğenimin öldüğünü görünce şoka girmiş ve ırmağa atlayacağını söylemiş. Sağlıkçılar, kızımı sakinleştirdikten sonra kaza yerine gelen 3 şahsın eline bırakıp yukarıda ki asfalt yola çıkmışlar. Kazanın olduğu yer ile kızımın atladığı yer arasında yaklaşık 50-60 metre bulunuyor" dedi.

"Çocuğumun artık bir mezarı olsun"

İlknur Hacıosmanoğlu, başını yastığa koyamadığını söyleyerek, "Kızım anlık şokla kendini ırmağa atmış. Yaklaşık 55 gündür kızımdan haber yok. Benim bu kazadan iki canım yandı. Kızımı arama çalışmaları ırmaktaki sula çekilince tekrar başlayacaktı. Sular çekildi ama arama çalışmaları başlamadı. Kızımı sağlık çalışanları neden bu 3 şahsın eline verdiler. Reşit olmayan kızımı sadece anne ve babasına teslim etmeleri gerekiyordu. Kızımdan haber yok ve benim içim yanıyor. Devlet büyüklerimden rica ediyorum. Kızımı tekrar aramaya başlasınlar. Çocuğumun da artık bir mezarı olsun istiyorum. Kızım neredeyse bulunsun istiyorum. Başımı yastığa koyamıyorum. Benim soframdan bir tabak eksildi. Bunun hesabını kim verecek" diye konuştu.





İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi

Yaz mevsiminin etkisini iyice hissettirmesi ve artan hava sıcaklıkları, İstanbul’un su rezervlerini doğrudan etkilemeye başladı

12.07.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi
İstanbul barajları 11 günde yüzde 3 eridi
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından paylaşılan güncel verilere göre, kentin su ihtiyacını karşılayan barajlardaki doluluk oranı hızla aşağı yönlü ivme kaydediyor.

1 Temmuz tarihinde yapılan ölçümlerde yüzde 63,68 seviyesinde olan ortalama doluluk oranı, sadece 11 gün içerisinde belirgin bir düşüş yaşadı. Kavurucu sıcakların tetiklediği buharlaşma ve İstanbulluların artan günlük su tüketimi sebebiyle, 12 Temmuz itibarıyla barajlardaki ortalama su seviyesi yüzde 60,64'e kadar geriledi.

İSKİ'nin güncel havza raporuna göre, İstanbul'un barajları arasında en yüksek doluluk oranına sahip olan rezervuar yüzde 90,29 ile Elmalı Barajı oldu. Elmalı'yı sırasıyla Darlık ve Ömerli barajları takip ediyor. Buna karşın kentin su ihtiyacı açısından en kritik noktaya gerileyen yer ise yüzde 26,05'lik doluluk oranıyla Istrancalar Barajı olarak kayıtlara geçti.

Henüz yaz döneminin başında olunmasına rağmen su rezervlerindeki bu hızlı düşüş, önümüzdeki Ağustos ve Eylül ayları için tehlike çanlarının çalmasına neden oldu. Uzmanlar ve yetkililer, su arzında ilerleyen aylarda bir kriz yaşanmaması adına megakent sakinlerini suyu daha bilinçli ve tasarruflu kullanmaya davet ediyor.

Kadınlar köyün yönetimini ele geçirdi

Bursa'nın Kestel ilçesi Kozluören Mahallesi'nde gerçekleştirilen 525'inci Geleneksel Kozluören Yağlı Güreşleri renkli görüntülere sahne oldu. Osmanlı döneminden günümüze kadar ulaştığı belirtilen gelenekte, güreşlerden çok kadınların bir günlüğüne köyün yönetimini ele geçirmesi dikkat çekti. Erkekler mehter takımı eşliğinde köy meydanından er meydanına uğurlanırken, kadınlar ise çay servisi yaptı, okey oynadı, market ve berberde görev aldı

12.07.2026 16:58:00 / Güncelleme: 12.07.2026 17:01:44
İhlas Haber Ajansı
 
Kadınlar köyün yönetimini ele geçirdi
Kadınlar köyün yönetimini ele geçirdi
Kozluören Mahallesi'nde asırlardır sürdürülen gelenek kapsamında sabah saatlerinde çocuklar hariç tüm erkekler mehter takımı eşliğinde mahalleden uğurlandı. Mahalle girişinde güvenlik önlemleri alınırken, kadınlar gün boyunca mahallenin idaresini üstlendi. Gelenek doğrultusunda Kozluören Mahalle Muhtarı Mehmet Çalışkan, görevini bir günlüğüne eşi Emine Çalışkan'a devretti. Azaların eşleri de eşlerinin görevlerini üstlenirken, mahalle bakkalı kadınlar tarafından işletildi. Kadınlar gün boyunca gelen misafirleri ağırlayıp çay ikramında bulunurken, hazırlanan kazanlarda pişirilen etli bulgur pilavı vatandaşlara dağıtıldı.

Şenlik kapsamında kadınlar kahvehanede okey oynayarak eğlendi, mahallede kurulan etkinlik alanlarında bir araya gelerek geleneksel günü coşkuyla kutladı. Çeşitli illerden gelen misafirler de etkinliğe yoğun ilgi gösterdi.

Erkekler ise mahalle dışında düzenlenen yağlı güreş organizasyonunu takip ederken, gün boyunca mahalleye giriş yapamadı.

Programa Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol da katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Belediye ekiplerinin desteğiyle gerçekleştirilen organizasyonda, asırlardır yaşatılan gelenek bir kez daha gelecek nesillere aktarıldı.

Osmanlı döneminden günümüze ulaştığı belirtilen geleneğin, savaş yıllarında erkeklerin cephede olduğu dönemlerde kadınların köyün yönetimini üstlenmesine dayandığı ifade edilirken, Kozluören Mahallesi'nde bu kültürel miras 525 yıldır aynı heyecanla yaşatılmaya devam ediyor.

Eli titreyerek mührü eşine devreden Çalışkan, "Sorumluluk kolay bir şey değil. Ben eşime ve diğer kadınlara güveniyorum. 3 yıldır yapıyoruz. Alınlarının akıyla bugünü geçireceklerini düşünüyorum" dedi.

Erkeksiz güzel bir gün geçirmenin mutluluğunu hep birlikte yaşayacaklarını belirten Emine Çalışkan ise, "Belediye başkanımız gereken bütün isteklerimizi kabul ediyor. Ama yine de bizim bir kaç isteğimiz olacak" diye konuştu.

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol ise, "Edirne'den sonraki 3'üncü en kapsamlı güreşleri burada idrak ediyoruz. 15-16 yıldır ara verilmişti. Biz 3 yıldır bu geleneği devam ettiriyoruz. Bu geleneğin en dikkat çekeni ise köydeki bütün her şey kadınlar tarafından gerçekleştirilecek. Akşama kadar köye erkek girmesi yasak. Muhtarımız mührü eli titreyerek de olsa devretti" şeklinde konuştu.

Köydeki gençler ve vatandaşlar ise, "Çok güzel bir geleneği yaşatıyoruz. İnşallah gelecek nesillere kadar sürer. 1 günde olsa erkeklerin olmaması ve onların her gün olduğu yerde bizim olmamız çok güzel" diye konuştu.

Sokakta kadına cinsel saldırıda bulunan şahıs tutuklandı

Samsun'da iş çıkışı genç bir kadını takip ederek cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilen şüpheli, polis tarafından yakalanarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

12.07.2026 16:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
Sokakta kadına cinsel saldırıda bulunan şahıs tutuklandı
Sokakta kadına cinsel saldırıda bulunan şahıs tutuklandı
Olay 9 Temmuz 2026 akşamı saat 22.30 Canik ilçesi Yenimahalle'de meydana geldi. İddiaya göre, kimliği belirsiz bir kişi bulunan iş yerinde çıkıp evine giden N.U.(27) adlı kadını aracıyla takip edip aracına davet edip daha sonra da araçta elini çıkartıp taciz etti. Genç kadın polise şikayette bulundu.

Canik İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince yürütülen takip ve araştırma sonucu şüphelinin A.B.Ö. (24) olduğu tespit ederek şahsı yakalayarak gözaltına aldı. Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından bugün Samsun Adliyesi'ne sevk edildi.

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen A.B.Ö., çıkarıldığı nöbetçi mahkemece " Cinsel saldırı" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Hem işten hem tazminattan oldu

Şef aşçı olarak çalıştığı otelde, mesai arkadaşlarına karşı adeta terör estirip bir de üstüne stajyer aşçıya ‘salak, öküz’ deyice olanlar oldu. Tazminatsız kovulan aşçıbaşının yıllar süren davasında son noktayı kovan Yargıtay, otel işletmecisini haklı buldu 

12.07.2026 16:10:00
İHA
 
Hem işten hem tazminattan oldu
Hem işten hem tazminattan oldu
Çalıştığı otelden çıkartılan aşçıbaşı K.H. İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu. İş sözleşmesine haklı bir sebep olmaksızın son verildiğini ve ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini talep etti.

Otel işletmecisi, davacının stajyer aşçı M.K.'ya sinkaflı sözlerde bulunduğunu, bunu diğer çalışanlara da yaptığını, bu sebeple iş sözleşmesine haklı olarak son verildiğini öne sürdü. Yapmış olduğu fazla çalışmaların karşılığının ücret bordrolarına yansıtılarak banka hesaplarına ödendiğini veya karşılığında serbest zaman verildiğini, iş sözleşmesinde yılda 270 saate kadar olan fazla çalışmanın zamlı karşılığının ücrete dâhil olduğunu, davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istedi.

İş Mahkemesi, davacının stajyer M.K.'ya ve diğer çalışanlara sinkaflı sözlerde bulunması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği savunulmuş ise de; dosyaya hiçbir somut belgenin ve ayrıca fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu gösteren iş sözleşmesinin sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi itirazları geri çevirdi. İşletmeci kararı temyiz edince yıllar süren davada son sözü Yargıtay 9. Hukuk Dairesi söyledi.

Kararda; işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hâle gelmişse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğduğuna vurgu yapıldı. İşverene tanınan derhal fesih hakkının temelini işyerindeki disiplin ve düzeni sağlama amacı oluşturduğu hatırlatıldı. Somut olayda, iş sözleşmesi davacının işverenin başka bir işçisine sataşması, küfür etmesi, işyerinde olumsuzluklara sebebiyet vermesi, çalışma huzurunu bozması, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması ve iş disiplinine uymaması gibi nedenlerle haklı nedenle feshedildiğine dikkat çekildi.

Yargıtay kararında; "Dosya kapsamının incelenmesinde, feshe konu olayda davacının işyerinde stajyer olarak çalışan M.K'ya bezlerin pis koktuğu gerekçesiyle bağırmaya başladığı, sinkaflı küfürler ettiği ve şiddet içerikli sözler söylediği ortadadır. Çalışanın göz ameliyatı olduğu, doktorunun çalışmaması gerektiğini davacıya ilettiği, davacının herkesin içinde kendisini rencide ettiği, 'öküz, mal, salak, işe yaramazsın, ne halin varsa gör' dediği anlaşılmıştır. 

Dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında, davacının işverenin gözetmekle yükümlü olduğu stajyere sataştığı, küfürlü sözler sarf ettiği ve işyerindeki diğer çalışanlara karşı da agresif tavırları ve sinkaflı küfürleriyle ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlar sergilediği ve böylece işyerindeki çalışma barışı ile düzen ve disiplini bozduğu sabittir. Davacının sabit olan bu davranışları karşısında iş ilişkisinde güven temelinin çöktüğü kabul edilmelidir. Bu bakımdan işverence sözleşmenin 4857 sayılı Kanun'un 25'nci maddesinin (II) numaralı bendi uyarınca ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık sebebiyle feshi yerindedir. İşverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin taleplerinin reddi gerektiği hâlde yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir" denildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.