logo
28 AĞUSTOS 2026

Husiler: Suudi Arabistan'la ateşkes sona erdi

Yemen'de Husiler, Suudi Arabistan öncülüğündeki güçlerin başkent Sana'daki uluslararası havalimanına düzenlediği hava saldırısını gerekçe göstererek Suudi Arabistan ile ateşkesin bittiğini duyurdu. İran bağlantılı Mahan Air uçağının inişini engellemek amacıyla gerçekleştirilen saldırı, bölgede yeni bir tırmanışa yol açtı

13.07.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
Husiler: Suudi Arabistan'la ateşkes sona erdi
Husiler: Suudi Arabistan'la ateşkes sona erdi
Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan'ın Sana Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği hava saldırısının ardından Suudi Arabistan ile süregelen de-eskalasyon sürecinin sona erdiğini ilan etti. Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, yaptığı açıklamada saldırının "cevapsız kalmayacağını", Suudi Arabistan'ın bu hamlenin sonuçlarına katlanması gerektiğini ve bölgedeki çözüm arayışlarını bitirdiğini vurguladı.

Olay, İran'dan kalkan Mahan Air'e ait sivil bir uçağın Sana'ya iniş girişimi sırasında yaşandı. Suudi Arabistan, uçağın inişini engellemek için havalimanına birden fazla hava saldırısı düzenledi. Uçakta Husilere ait bir heyetin bulunduğu belirtilirken, uçak güvenli bir şekilde Hudeyde Havalimanı'na yönlendirilerek iniş yaptı. Yemen'deki Suudi destekli hükümet ise uçağın Yemen hava sahasını ihlal ettiğini öne sürerek önceden uyarıda bulunmuştu.

Arka Plan ve Mevcut Durum

Sana Havalimanı, Mayıs ayında İsrail'in Husilere yönelik saldırıları sonucu büyük ölçüde hasar görmüş ve operasyonel kapasitesi sınırlanmıştı. Bugünkü Suudi saldırısı, pist ve tesislerdeki mevcut tahribatı daha da artırdı. Husiler, saldırıyı "açık bir saldırı" olarak nitelendirerek misilleme tehdidinde bulundu.

Bölge uzmanları, olayın İran-Suudi Arabistan rekabetinin Yemen'deki yansıması olduğunu belirtiyor. Husiler, İran'ın desteklediği bir grup olarak kabul ediliyor ve Kızıldeniz'deki İsrail ile alakalı gemi saldırılarını da içeren eylemleriyle dikkat çekiyor. Suudi Arabistan ise 2015'ten beri Yemen'deki iç savaşa müdahil olarak Husilere karşı koalisyon güçlerine liderlik ediyor.

Son dönemde taraflar arasında kısmi ateşkes ve de-eskalasyon adımları atılmıştı. Ancak İran uçağı krizi, bu hassas dengeyi bozdu. Husiler, Yemen Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla da Suudi Arabistan'ı "yeni bir savaş aşamasına" girmekle suçladı.

Olası sonuçlar

Analistler, Husilerin Kızıldeniz'de (Bab el-Mandeb Boğazı) yeni saldırılar düzenleyebileceği ve petrol fiyatlarında dalgalanma yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Suudi Arabistan'dan resmi bir açıklama gelmezken, olay uluslararası alanda yakından takip ediliyor. Birleşmiş Milletler ve bölgesel aktörler, gerilimin yayılmaması için çağrı yapıyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi

Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi

28.08.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi
 Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi
Adalet Bakanı Akın Gürlek süresiz nafaka konusunda "Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek" dedi.
Adalet Bakanı Gürlek, boşanma davalarının kısa sürmesi konusunda düzenlemelerinin bulunduğunu söyledi.

'Boşanma uzayınca şiddet artıyor'
"Hakim tarafları dinleyip bu aşamadan sonra artık tarafların bu evliliği yürütemeyeceğine kanaat getirirse boşanma yönünden karar verecek. Ferileri dediğimiz, nafaka, velayet, diğer onlar konusunda ayıracak. Boşanma davası uzun sürdükçe eşlerin birbirine karşı şiddet eylemleri de oluyor. Özellikle bayanlarımız şiddet görüyor. Bunlar inşallah yaşanmayacak. Biz bu konuda hassasız. 12. Yargı Paketi'nde bir kısmını çözdük. Ekim ayındaki pakette de özellikle boşanma davalarında ağır kusur halini kaldırdığımız zaman ben inanıyorum ki 2-3 ayda boşanma davaları karara bağlanacak."

Süresiz nafaka düzenlemesi değişecek mi?
Süresiz nafakaya ilişkin bir düzenlemenin olup olmadığına ilişkin soruya Gürlek, Anayasa Mahkemesinin süresiz nafakayı iptal ettiğini, 9 ay sonra bu maddenin uygulanmayacağını söyledi.
Ekim ayında yapılacak düzenlemeyle bunun yasalaşacağını kaydeden Akın Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Süresiz nafaka gerçekten hem hakkaniyete hem de vicdanlara aykırı. 1-2 gün evli kalan bir şahsın ömür boyu nafaka ödemesi adaletsiz. Burada özellikle kadınlarımızı üzmeyecek, hakime tamamen takdir hakkı veren bir formül üzerinde çalıştık. Hakim gerekirse tekrardan süresiz nafakaya hükmedebilecek ama hakime en azından durum ve şartlara göre nafakayı sınırlandırabileceği bir düzenleme yaptık. Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek. Bunlar inşallah ekim ayında Meclis'e sunulacak pakette var."

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oluyor

İstanbul'un bazı bölgelerinde gök gürültülü sağanak etkili oluyor

28.08.2026 05:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oluyor
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oluyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kuvvetli yağış etkili olmaya başladı.

Karadeniz üzerinden gelen yağış kütlesi, Anadolu Yakası'nda Şile, Sultanbeyli, Maltepe ve Adalar hattında etkili oluyor.

Kuvvetli yağış ve yollarda oluşan su birikintileri sürücülere zor anlar yaşatıyor.'

İstanbul’da 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlayacağı 14 Eylül Pazartesi günü 06.00-16.00 saatlerinde, bilet entegrasyonuna dahil toplu ulaşım araçlarının ücretsiz hizmet vermesi öngörülüyor

İstanbul’da 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlayacağı 14 Eylül Pazartesi günü 06.00-16.00 saatlerinde, bilet entegrasyonuna dahil toplu ulaşım araçlarının ücretsiz hizmet vermesi öngörülüyor. İETT, metrobüs ve Metro İstanbul’da 3 bin 665 ilave sefer planlanırken okul çevrelerinde kapsamlı trafik tedbirleri uygulanacak

27.08.2026 23:30:00
Haber Merkezi
 
 İstanbul’da 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlayacağı 14 Eylül Pazartesi günü 06.00-16.00 saatlerinde, bilet entegrasyonuna dahil toplu ulaşım araçlarının ücretsiz hizmet vermesi öngörülüyor
 İstanbul’da 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlayacağı 14 Eylül Pazartesi günü 06.00-16.00 saatlerinde, bilet entegrasyonuna dahil toplu ulaşım araçlarının ücretsiz hizmet vermesi öngörülüyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) toplantısında, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması nedeniyle kent genelinde uygulanacak ulaşım ve trafik tedbirlerini içeren eylem planı paylaşıldı.
Plan kapsamında okulların açılacağı 14 Eylül Pazartesi günü saat 06.00-16.00 arasında, bilet entegrasyonuna dahil olan toplu ulaşım araçlarının ücretsiz hizmet vermesi öngörülüyor. İETT, metrobüs ve Metro İstanbul'da ise toplam 3 bin 665 ilave sefer planlanıyor.

14 Eylül'de toplu ulaşım ücretsiz olacak
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Pelin Alpkökin başkanlığında Afet Koordinasyon Merkezi'nde (AKOM) gerçekleştirilen UKOME toplantısında, yeni eğitim öğretim yılına yönelik hazırlıklar ele alındı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İBB, İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odasının yer aldığı eylem planına ilişkin sunum yapıldı.
Plan doğrultusunda 14 Eylül Pazartesi günü 06.00-16.00 saatlerinde toplu ulaşımın ücretsiz olması öngörülüyor.

3 bin 665 ilave sefer planlanıyor
Okulların açılmasıyla İstanbul'da yaklaşık 18 bin okul servis aracının trafiğe çıkması ve yaklaşık 300 bin öğrencinin servislerle taşınması bekleniyor.
Toplu ulaşım kullanımını artırmak amacıyla İETT, metrobüs ve Metro İstanbul'da 3 bin 665 ilave seferle kapasite artışına gidilmesi planlanıyor.
Bu seferlerle yaklaşık 790 bin 830 yolcunun toplu taşımaya yönlendirilmesi, trafikten ise yaklaşık 674 bin 809 aracın çekilmesi hedefleniyor.

Okul çevrelerinde trafik düzenlemeleri yapılacak
Trafik güvenliğinin artırılması amacıyla okul çevrelerinde yol ve trafik düzenlemeleri gerçekleştirilecek.
Ulaşım Daire Başkanlığı Trafik Şube Müdürlüğü tarafından ocak ayında başlatılan sinyalizasyon bakım, onarım, yıkama ve programlama işlemlerinin okullar açılmadan tamamlanması planlanıyor.
Okul çevrelerindeki yaya geçitlerinin düşey işaretlerinin bakım ve onarımları da eğitim öğretim dönemi başlamadan bitirilecek. Trafik Şube Müdürlüğünce hazırlanan "Ben Duyarlı Sürücüyüm" levhaları ise sinyal direklerine bir hafta süreyle asılacak.

Okul servisleri denetlenecek
Öğrencilerin adres ve iletişim bilgilerinin okul müdürlüklerinden alınarak okul servislerinin güzergahlarının belirlenmesi planlanıyor.
Servis araçları, şoförler ve rehber personelin ilgili mevzuata uygun çalışması için bilgilendirme yapılacak. Şoförlerin Toplu Taşıma Aracı Kullanım Belgeleri de İBB'nin ilgili sistemi üzerinden kontrol edilecek.
Servislerde taşıma sınırının üzerinde öğrenci taşınmaması ve öğrencilerin belirlenen indirme-bindirme noktaları dışında araçlardan indirilmemesi sağlanacak.

İstanbul Emniyeti binlerce personelle sahada olacak
İstanbul Emniyet Müdürlüğü, 808 noktada 1496 ekip ve 3 bin 151 personel, 569 Çocuk Şube Müdürlüğü ekibi, 47 Mobil Okul Timi ve 331 ekipten oluşan yoğunlaştırılmış güvenlik uygulaması gerçekleştirecek.
Trafik güvenliği açısından önem taşıyan 478 noktada ise 309 ekip, 177 motosikletli ve 39 yayadan oluşan toplam 866 personel görev yapacak.
Maddi hasarlı kazalara 33 çekiciyle müdahale edilmesi, okul çevrelerindeki önemli kavşaklarda 10 ekibin, okul önü ve çevrelerinde ise 100 yunus ekibinin görevlendirilmesi planlanıyor.
İl Jandarma Komutanlığı da sorumluluk alanındaki okulların önleri ve yakınlarında trafik, emniyet ve asayiş tedbirleri alacak.

231 zabıta personeli görev yapacak
İBB Zabıta Daire Başkanlığınca 111 ekipteki 231 zabıta personelinin aktif olarak okullarda görev yapması planlanıyor.
Trafiğin yoğun olduğu kavşaklarda 8 çekici aracı hizmet verecek, sabah ve akşam saatlerinde trafik denetimi ve yönlendirmeler gerçekleştirilecek.

Yol ve altyapı çalışmalarına bir hafta ara verilecek
Okulların açıldığı hafta yol bakım ve altyapı çalışmalarının yürütüldüğü şantiyelerde çalışma yapılmayacak.
Mevcut çalışmaların okul açılışı öncesinde tamamlanması ve trafik sirkülasyonunu etkileyebilecek ana arterlerdeki malzemelerin kaldırılması planlanıyor.
Devam etmesi zorunlu çalışmalar ise 22.00-05.00 saatlerinde gece vardiyasında sürdürülecek. Acil durumlara müdahale için 7 gün 24 saat nöbetçi ekip bulundurulacak.

İstanbul trafiği üç gün boyunca AKOM'dan izlenecek
Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla İBB ve eğitimle ilgili kurumların Ulaşım Yönetim Merkezi (UYM) ve AKOM'da saat 07.00 itibarıyla toplanarak üç gün boyunca görev yapması planlanıyor.
Kent içi trafik kameraları üzerinden İstanbul trafiği takip edilecek ve yoğunluk oluşan arterlere ilgili birimlerin hızlı şekilde müdahale etmesi sağlanacak.

Adalar'daki 60 elektrikli araç için uzatma teklifi reddedildi
UKOME toplantısında, Adalar'daki elektrikli araçların 30 Temmuz'da dolan tescil süresinin 30 Eylül 2027'ye kadar uzatılmasına yönelik teklif de görüşüldü.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 1. Bölge Müdürü Serdar Yücel, yaklaşık 6 yıldır bu araçların tescillerinin UKOME kararıyla uzatıldığını hatırlatarak, bundan sonraki dönem için tescilin uzatılmaması yönünde görüş bildirdi.
Toplam 60 elektrikli aracın tescil süresinin uzatılmasını içeren teklif oy çokluğuyla reddedildi.

İngiliz ekonomist Timothy Ash hakkında soruşturma başlatıldı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, İngiliz ekonomist Timothy Ash hakkında 'cumhurbaşkanına hakaret' suçundan resen soruşturma başlatıldı

27.08.2026 22:11:00
İHA
 
İngiliz ekonomist Timothy Ash hakkında soruşturma başlatıldı
İngiliz ekonomist Timothy Ash hakkında soruşturma başlatıldı
İngiliz ekonomist Timothy Ash hakkında, Muğla Bodrum'da bir finans toplantısı sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözleri nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'cumhurbaşkanına hakaret' suçundan resen soruşturma başlatıldı.

Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi

Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi

27.08.2026 14:00:00
AA
 
Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi
Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi
Diyarbakır'da 2024'te cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın ailesinin Adalet Bakanlığına yaptığı, dosyanın "faili meçhul cinayet" kapsamında yeniden değerlendirilmesi başvurusu reddedildi.

Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre Güran ailesi, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına başvurarak, cinayetin "faili meçhul" olarak ele alınmasını talep etti.

Bakanlıkça yapılan değerlendirme sonucu, Narin Güran cinayetinin "faili meçhul" olduğunu ortaya koyan veya dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kapsamında yeniden ele alınmasını gerektirecek yeni ve somut herhangi bir olguya ulaşılamadığı gerekçesiyle başvuru kabul edilmedi.

Değerlendirmede, cinayetin "failin bilinmemesi" ile "cinayetin bütün ayrıntılarının bilinmemesi" hususlarının birbirinden farklı hukuki ve maddi durumlar olduğu belirtildi.

Ayrıca söz konusu cinayete ilişkin yargı süreci yürütülerek, bazı sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi ve mahkumiyet hükümlerinin Yargıtay tarafından onanmış olması, başvurunun ret gerekçeleri arasında yer aldı.

Olayın geçmişi
Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinin kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan Narin Güran'ın 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılmıştı.

Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin davada, anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, temyiz incelemesi sonucu anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran hakkındaki mahkumiyeti onamış, sanık Bahtiyar hakkındaki hükmü ise eylemin "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerekçesiyle bozmuştu. Yerel mahkeme, yaptığı yeniden yargılama sonucu bu sanığa 17 yıl hapis cezası vermişti.

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi

Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi

27.08.2026 13:42:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi
 Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep ‘Paranız yok, ne yapacaksınız?’ dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi
Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin üye sayısının 600 bine yaklaştığını belirterek, "Bize hep 'Paranız yok, ne yapacaksınız?' dediler. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı" dedi.
Günaydın, Yeni Parti Gaziemir İlçe Başkanlığı'nı ziyaret etti. Ziyarette Günaydın'a Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şılancı, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık ve partililer eşlik etti.
Ziyarette açıklamalarda bulunan Günaydın, Yeni Parti'nin üye sayısının 600 bine yaklaştığını söyledi.
Mutlak butlan kararı sürecini hatırlatan Günaydın, partinin üye sayısı ve bağışlara ilişkin güncel verileri paylaşarak, şunları söyledi:
"Biz ya kumpasın içinde kalıp çürüyecektik ya da içinden çıkıp milletin önüne yeni bir hedef koyacaktık. Aslında bu bizden çok milletin planıydı. 24 Mayıs'ta bu memleketin en köklü ve birinci partisine polis, biber gazı ve plastik mermiyle girdi. Dünya demokrasisi adına utanç günüdür. Ancak altında kalınmadı. Hep beraber Anadolu'ya çıktık ve yürüdük. Yalnızca 2 ay sonra 24 Temmuz'da partimizi kurduk. Yeni Parti 1 aylık bir parti. Bir gün evvel 503 bin üyemiz vardı, şu an muhtemelen 600 bin üyesi olan bir siyasi partiyiz. İnanıyorum ki kısa sürede 1 milyon üyeyi geçeceğiz. Üyelerimizin yüzde 70'i CHP'den bize gelen seçmen, yüzde 30'u daha önce bir siyasi partiye üye olmayan yurttaşlarımız.

244 belediye başkanı Yeni Parti'ye geçti
Bize hep 'Paranız yok, ne yapacaksınız' dediler. Evet paramız yok. Biz otobüslerin üzerinde çok konuşmalar yaptık. Ama bir sokağın köşesinde bir bank bulup üzerine çıkabildiyseniz ve yurttaş sizi sevgiyle sarıp sarmalamışsa o bank, 50 otobüs ediyor. An itibariyle 500 milyona yaklaşan bir bağış toplandı. Tokak'ın Çevrecik kasabasında bir vatandaş gelip ,'Paramız yok diye üzülmeyin, bir adım geri atmayın. Sizin için tosun besliyorum' dedi. Anadolu'da bu memleket için tosun besleyenler kaldığı sürece hiç kimse bu memlekete yan gözle bakamaz, kimse bu cumhuriyeti yıkamaz. Her türlü engelleme ve tehdide rağmen 244 belediye başkanımız bizimledir. Geri kalan arkadaşlarımızla da yollarımız beraber akıyor. Çünkü bu yol, cumhuriyet ve demokrasinin yoludur."

"Söylenebilecek olumlu bir şey kalmamış"
Günaydın, Türkiye'nin dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduğunu ama ülkede en az 30 milyon insanın açlık sınırının altında gelirle yaşadığını belirtti. 28 bin lira olan asgari ücretin satın alma gücünün 23 bin liraya düştüğünü bildiren Günaydın, açlık sınırının ise 35 bin lira olduğuna işaret etti. Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Demek ki 10 milyon asgari ücretli açlık sınırın altında. Emekli aylığı 23 bin 552 liraya çıkarıldı, ortalaması da 25-26 bin lira. Yani emeklilerin yüzde 85-90'ı açlık sınırının altında. 'Faiz sebep, enflasyon sonuç' diyerek olmayan bir teoriyi bu memlekete dayatarak; faizi, enflasyonu, kuru eş zamanlı zıplatmayı başarabilmiş bir ordu var. Bu işin mimarı, Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bunların tamamı, bu ülkenin ekonomik olarak iflasının görüntüleridir. Üreten sektörler artık memlekette kalamıyor. Türkiye'nin en köklü sektörü tekstil Mısır'a gitmek zorunda kalıyor. Çünkü bu maliyetlerle üretim yapamıyor, kur nedeniyle ürettiği ürünü ihraç edemiyor. Türkiye'de işsizlik rakamı 12 milyonu aşmış durumda. Ekonomi adına söyleyebilecekleri olumlu bir şey kalmamış.

"Türkiye geleceğini kaybediyor"
Türkiye'de 'Adalete güveniyor musunuz' sorusuna yüzde 18 'Evet' diyor. Yani AKP'ye ya da MHP'ye oy verenlerin önemli bir kısmı da adalete güvenmiyor. Türkiye geleceğini kaybediyor. 10 gence 'İmkanınız olsa yurt dışına gider misiniz' diye soruyorsunuz. 10 çocuktan 9'u 'Fırsatını bulsam hemen yurt dışına giderim' diyor. Gençler üniversiteye gidemiyorlar, yurt ve burs bulamıyorlar, mülakatlarda eleniyorlar. Bırakın ev almayı, bir ev kiralayamıyorlar. Evlenemiyorlar. Son 10 yıl içinde Türkiye'de evlenme sayısı düşüyor, boşanma sayısı artıyor. Bu, ülkenin yaşadığı derin bunalımı ortaya koyuyor."

Nisan 2027'de seçime girmeye hazır olacak
Yeni Parti'nin "inşa ve itirazı" beraber yürüttüğünü belirten Günaydın, şu ifadeleri kullandı:
"İtiraz ediyoruz çünkü bu ülkenin yaşanacak hali kalmadı. İtirazımıza 'Evet diyerek' yanımıza gelen vatandaş, 'Artık bana bu memleketi nasıl düzelteceğini anlat' diyor. Demek ki bizim yeni derdimiz inşa etmek. Adaleti yeniden tesis etmek, insanları üretir kılmak. Bunun yanında barışı sevgiyi ve demokrasiyi bu memlekete egemen kılmak. Biz artık birilerinin bize bağırmasından, kendi küçük kariyer planı için memleketin insanını bölen anlayıştan bıktık. Biz, refahtan pay alan bir memleket kurmak istiyoruz. Yeni Parti bunu yapacak. Bir yokuşun ortasına kadar tırmandık. Bütün halkımıza dönüp şunun güvencesini verelim: Hangi engeli çıkarıp kumpas kurarlarsa kursunlar Yeni Parti bunu aşacaktır. Tek gücümüz milletimizin kendisidir. 6 ay sonra Yeni Parti seçime girebilecek duruma gelecek. Yani partimizi Nisan 2027'de seçime girecek şekilde inşa ediyoruz. Erken ya da baskın seçim olursa? İsterlerse yarın yapsınlar. Yeni Parti var, yedek parti var, dost parti var, millet var. Her gün bir yerdeyiz. 'Dışarı çıkamayacaksınız, halkın gözüne bakamayacaksınız' diyorlardı ya Allah kimseyi yanında 300 koruma olmadan halkın arasına çıkamayan siyasetçi konumuna düşürmesin. Bizim kimseyle özel bir kavgamız yok, biz yolumuza bakıyoruz. O yolda karşımızda Cumhur İttifakı bloğu var. O bloğu iktidardan indirmedikten sonra bu ülkeye barış ve demokrasi gelmez. Biz bunu yapacağız."

CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi

CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi. Yavaş cephesinden yapılan resmi açıklamada, herhangi bir görüşme gerçekleşmediği belirtildi

27.08.2026 13:21:00
Haber Merkezi
 
 CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi
 CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın, Mansur Yavaş'ın CHP'de siyaset yapmaya karar verdiğine ve kendileriyle görüştüğüne yönelik açıklamalarına yalanlama geldi
CHP Sözcüsü Müslim Sarı'nın dün yaptığı "Mansur Bey, CHP'nin siyaseti içinde, siyasal kimliğinin ve kurumsal kimliğinin içinde siyaset yapmaya karar vermiş durumdadır. Dolayısıyla ondan başka bir açıklama duymadıkça bunu böyle kabul etmek gerekir. Biz kendisiyle görüşüyoruz" yönündeki açıklamalarının ardından, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş cephesinden net bir yalanlama geldi.

Kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yayımlanan resmi basın açıklamasında, Müslim Sarı'nın iddiaları şu sözlerle net bir şekilde tekzip edildi: "Sayın Mansur Yavaş ile Sayın Müslim Sarı arasında, Yavaş'ın siyasi geleceğine veya herhangi bir siyasi kararına ilişkin bir görüşme gerçekleşmemiştir."

Açıklamada, Yavaş'ın şu aşamadaki tek önceliğinin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki dengeler ve başkente sunulan hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesi olduğu ifade edildi. Önümüzdeki günlerde Belediye Meclisi'nde boşalan görevler için yapılacak seçimler öncesinde ortak iradenin korunmasının ve birlik içinde hareket edilmesinin önemine dikkat çekildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Özellikle son günlerde Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik bir operasyon yapılacağı ve Belediye Meclisi'ndeki dengelerin değiştirilerek belediye yönetiminin AK Parti'ye geçeceği yönünde birtakım çevrelerce açıkça iddialar dile getirilirken; henüz ortada başlamış bir seçim süreci dahi yokken Sayın Yavaş'ın siyasi geleceğinin tartışmaların içine çekilmesini doğru bulmuyoruz."

"Sayın Yavaş bu konudaki tutumunu daha önce de birçok kez açıkça ifade etmiş, 'Gerekli gördüğümde açıklamayı bizzat benden duyarsınız' demiştir. Bugün de aynı noktadadır" denilen açıklamada "Sayın Yavaş'ın kendi ağzından yapılmamış hiçbir açıklama, kendisi adına verilmiş bir karar veya alınmış bir tutum olarak değerlendirilmemelidir" ifadelerine yer verildi.

Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu

İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı

26.08.2026 19:41:00
Haber Merkezi
 
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
Sosyal medyaya 'tek ses' operasyonu
İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Emniyet ve siber suçlarla mücadele birimlerinin katılımıyla "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik sosyal medya hesaplarına karşı kapsamlı bir inceleme başlatıldığı açıklandı.

Resmi açıklamada bu adımın "provokasyonu, dezenformasyonu ve terör propagandasını engellemek" amacıyla atıldığı belirtilse de, operasyonun kapsamı ve zamanlaması kamuoyunda ciddi soru işaretlerine ve eleştirilere yol açtı.

Eleştirmenler, bu tür geniş tabanlı dijital denetimlerin, iktidarın belirlediği siyasi söylemlere yönelik her türlü muhalif sesi bastırma aracına dönüşmesinden endişe ediyor.

İktidarın söylemine katılmamak suç mu?



Haberde geçen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme sürecini provoke eden içerikler" ifadesi, hukuki netlikten uzak olduğu gerekçesiyle hukukçular ve hak savunucuları tarafından eleştiriliyor.

Bir politikanın yöntemini, zamanlamasını veya arka planını eleştirmenin "provokasyon" olarak etiketlenmesi, ifade özgürlüğünün sınırlarını daraltıyor. Vatandaşlar ve analistler şu kritik soruyu yöneltiyor: Devletin veya iktidarın yürüttüğü bir sürece destek vermek, o süreci hiç eleştirmeden kabul etmek bir vatandaşlık görevi midir?

Demokratik toplumlarda terörle mücadele ve toplumsal barış gibi hayati konular, yalnızca iktidar blokunun tekelinde yürütülemez. Farklı partilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve bireylerin bu süreçlerin şeffaflığı, adaleti ve yöntemi hakkında şüphelerini dile getirmesi en temel anayasal haktır.

Her eleştirinin "dezenformasyon" veya "manüpilasyon" torbasına atılması, toplumda otosansürü artırmakta ve yapıcı kamusal tartışmaları tamamen imkansız hale getirmektedir.

Muğlak kavramlar ve hukuki belirsizlik



İnceleme kapsamında hangi içeriklerin "gerçek dışı" veya "kin ve düşmanlığı körükleyen" olarak tanımlanacağı konusundaki kriterlerin belirsizliği, yargının siyasi kararlara araç edilmesi riskini doğurmaktadır. Terör propagandası ile hükümet politikalarına yönelik sert muhalefet arasındaki çizgi kasıtlı olarak silikleştirildiğinde, sosyal medya platformları adeta birer "gözetim kulesine" dönüşmektedir.

Sonuç olarak, terörle ve suçla mücadele kılıfı altında yürütülen bu geniş çaplı dijital operasyonlar, Türkiye'de çok sesliliğe ve farklı fikirlerin var olma hakkına indirilmiş yeni bir darbe olarak yorumlanmaktadır. Toplumsal bütünleşme, zoraki bir sessizlik ve tek tip düşünce dayatmasıyla değil; ancak özgür bir tartışma ortamında ve her kesimin sesini duyurabilmesiyle mümkündür.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı

26.08.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
 Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı
 Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıkladı.

Denizolgun'un Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezarı 19 Ağustos'ta açılmıştı.

Başsavcılık, 25 Ağustos'ta hazırlanan bilirkişi raporunda "şüpheli ölüm" tespiti olduğunu ve bunun üzerine, 16 Ağustos'tan beri tutuklu bulunan Süleymancılar lideri Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Başsavcılık 2016'daki ölümün ardından "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" raporu altında imzası bulunan doktorlar hakkında da "resmi belgede sahtecilik" suçundan soruşturma açıldığını belirtti ve ekledi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızın 24/02/2026, 01/06/2026 ve 14/07/2026 tarihli, otopsi video kaydının gönderilmesi yönündeki talep yazılarına, özü itibariyle 'böyle bir kayıt yoktur' şeklinde cevap veren, ancak 18/08/2026 tarihinde kayıt vardır diyerek, gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan soruşturma devam etmektedir."

Eski AKP milletvekili ve aynı zamanda Denizolgun'un yeğeni olan Fatih Süleyman Denizolgun'un Bakırköy savcılığına "şüpheli ölüm" başvurusu bulunuyordu.

Savcılıktan 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Denizolgun'un "gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alınmıştır" denildi.

Savcılık açıklamasında, Denizolgun'un "ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayet olduğu" kaydedildi.

Denizolgun Eylül 2016'da hayatını kaybetmişti.

Refah Partisi'nden 1995 yılında milletvekili seçilen Arif Ahmet Denizolgun, 1998-1999 yılları arasında Ulaştırma Bakanlığı görevini yürüttü. NATO Komisyon Başkanlığı da yaptı.

Denizolgun cemaatin ilk lideri Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu. 1959'da ölen Tunahan'ın mezarı da Karacaahmet'te bulunuyor.

Denizolgun'un ölümünün ardından cemaatin başına Tunahan'ın bir başka torunu Alihan Kuriş geçti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çıkar amaçlı suç örgüt kurma ve örgüte üye olma gibi suçlamalarla gözaltına alınan Alihan Kuriş 16 Ağustos'ta tutuklandı.

Kuriş'e "çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamaları yöneltiliyor.

İfade tutanağında Kuriş tüm suçlamaları reddetti ve bunun bir "itibar suikastı" olduğunu savundu.

Kayseri’de korkutan sarsıntı

Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde sabah saatlerinde meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki deprem çevre ilçe ve illerde de hissedilerek kısa süreli paniğe neden oldu

26.08.2026 10:31:00
Haber Merkezi
 
Kayseri’de korkutan sarsıntı
Kayseri’de korkutan sarsıntı
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde sabah saatlerinde meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki deprem çevre ilçe ve illerde de hissedilerek kısa süreli paniğe neden oldu.

AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı verilerine göre, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde bugün saat 09.53'te 4.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. İlçe merkezinde ve çevre yerleşim yerlerinde hissedilen sarsıntı, vatandaşlar arasında kısa süreli endişe yarattı.

Sarsıntı Yerin 7 Kilometre Derinliğinde Gerçekleşti

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşıldığı üzere, depremin merkez üssü Pınarbaşı ilçesi (Yukarı Borandere mevkii) olarak saptandı. Depremin yer yüzeyine oldukça yakın, yaklaşık 7 kilometre derinlikte gerçekleşmesi sarsıntının bölgede kuvvetli hissedilmesinde etkili oldu.

Çevre İlçeler de Sallandı

Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, deprem sadece Pınarbaşı'nda değil; Bünyan, Sarız, Akkışla, Talas ve Kayseri il merkezinde de hissedildi. Kısa süreli sarsıntı nedeniyle ev ve iş yerlerinden dışarı çıkan bazı vatandaşlar sokaklarda yoğunluk oluşturdu.

Olumsuz Bir İhbar Yok

AFAD saha tarama ekiplerinden alınan ilk bilgilere göre, bölgede herhangi bir can kaybı, yaralanma ya da bina hasarı ihbarı yapılmadı. Ekiplerin tedbir amaçlı bölgedeki incelemeleri ve durum değerlendirmeleri sürüyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.