logo
17 AĞUSTOS 2026

En fazla istihdam kaybeden il...

ATSO Başkanı Davut Çetin, pandemiden ekonomik olarak en fazla etkilenen ilin Antalya olduğunu belirterek, 'Dünyada pandemiden en fazla etkilenen sektörler havayolu taşımacılığı ve turizmdir. Bu nedenle Türkiye'de pandemiden ekonomik olarak en fazla etkilenen il Antalya'dır.' dedi.

17.09.2020 02:08:00
 
En fazla istihdam kaybeden il...
En fazla istihdam kaybeden il...
ATSO Başkanı Davut Çetin, pandemiden ekonomik olarak en fazla etkilenen ilin Antalya olduğunu belirterek, 'Dünyada pandemiden en fazla etkilenen sektörler havayolu taşımacılığı ve turizmdir. Bu nedenle Türkiye'de pandemiden ekonomik olarak en fazla etkilenen il Antalya'dır. SGK'nın Haziran ayı rakamları yeni yayımlandı. Haziran ayı itibarıyla kayıtlı aktif ücretli sayısı Türkiye genelinde 295 bin düşmüştür, bunun 148 bini, yani yarısı Antalya'dır. Antalya en fazla kayıtlı istihdam kaybeden ildir' dedi.

Önümüzdeki ayların vergi, prim ödemeleri ayları olduğunu da hatırlatan Çetin, ciroları artan sektörlerin ödeme yapabileceğini, ama işyerleri kapanmış, kapasitesi düşmüş işletmelerin ödeme gücünün düzelmediğini kaydetti. Çetin, " İl ve sektör bazında seçici destek verilmeli ve Antalya için destekler 2021 yılı sonuna kadar devam ettirilmelidir. Cirosunu %60-70 kaybeden sektör varken, ciro kaybı yaşamamış sektöre destek verilmemelidir.' dedi

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meslek Komiteleri Müşterek Toplantısı online olarak gerçekleşti. Toplantıda pandeminin Antalya ekonomisine etkileri ve sektörel sorunlar ele alınırken, Başkan Davut Çetin tarafından üyelere Oda'nın yaptığı çalışmalar aktarıldı. Toplantının ikinci bölümünde ise ekonomist Mahfi Eğilmez tarafından üyelere 'Türkiye ve Dünyada Ekonomik Görünümü' konusunda bir sunum yapıldı.

Toplantının açılışında konuşan Başkan Davut Çetin, pandemiden ekonomik olarak en fazla etkilenen ilin Antalya olduğunu belirterek, 'Dünyada pandemiden en fazla etkilenen sektörler havayolu taşımacılığı ve turizmdir. Bu nedenle Türkiye'de pandemiden ekonomik olarak en fazla etkilenen il Antalya'dır. SGK'nın Haziran ayı rakamları yeni yayımlandı. Haziran ayı itibarıyla kayıtlı aktif ücretli sayısı Türkiye genelinde 295 bin düşmüştür, bunun 148 bini, yani yarısı Antalya'dır. Antalya en fazla kayıtlı istihdam kaybeden ildir' dedi.

Pandemi sürecinde Odanın son derece yoğun bir mesai yürüttüğünü kaydeden Başka Çetin, bu süreçte ATSO'da yapılan çalışmaları üyelere anlattı. Pandeminin en çok turizmi ve Antalya'yı etkileyeceğini öngördüklerini söyleyen Çetin sözlerine şöyle devam etti: 'Mayıs ayında durumu daha iyi anlatmak için Kalkınma Ajansı desteğiyle Üniversiteye bir rapor hazırlattık. Ayrıca bir anket yaptık. Bölgesel girdi-çıktı tablosuyla turizmde daralmanın Antalya ekonomisine etkisi araştırıldı. Mayıs ayında turizmde bugünkü duruma geleceğimizi senaryolarla ortaya koyduk. Turist sayısının 2.5 ila 5 milyon arasında kalabileceğini, ikinci çeyrekte Antalya ekonomisinde %28 civarında daralma olacağını, yıl genelinde %15 ile %22 arasında daralma beklediğimizi söyledik. Uçuşlar başlayınca turizm eski günlere döner diye düşünülüyordu. Oysa Rusya, İngiltere gibi ülkelerde bile eski günlere dönüş olmadı. 13 Eylül itibariyle ziyaretçi sayımız 2 milyon olmuştur ve geçen yıla göre %83 düşüş söz konusudur. 2 milyon turistin 700 bini Rusya, 354 bini Ukrayna, 239 bini Almanya, 148 bini İngiltere'den gelmiştir. Rusya pazarında da düşüş oranı yine %83'dür.'

Turizmdeki düşüş bütün ekonomiyi etkiliyor

Pandemiye rağmen Antalya turizminin güvenli işletme sertifikalarıyla önemli bir aşama kaydettiğini kaydeden Davut Çetin, 'Turizmde artık asıl mesele gelecek yıllardaki toparlanma hızı olacaktır, güvenli turizm sertifikasına ihtiyaç gelecek yıl devam edecektir. Fakat sonuç itibariyla turizmde düşüş, bütün ekonomiyi etkilemektedir. Turizm gelirinde 7 aylık kayıp yaklaşık 11 milyar dolardır. Şu dönemde cari açık artışının ve döviz sıkıntısının bir sebebi de budur. Biz raporumuzla hem turizmdeki bu kaybı öngördük hem de turizmden en fazla etkilenen sektörleri de belirledik. Bu tablo pandemiden ve turizmdeki kayıptan en fazla etkilenen sektörleri göstermektedir. Burada daha çok hizmet sektörleri yer almıştır' şeklinde konuştu.

Rapor dışında anket çalışması da yaptıklarını hatırlatan Başkan Çetin, anketle sektörlerin ciro ve istihdam düşüşünü, ihtiyaçları tespit ettiklerini bildirdi.

Anket çalışmasıyla üyelerin ekonomi yönetiminden beklentilerini de belirlediklerini söyleyen Başkan Çetin, 'Anketten çıkan en önemli talepler, vergi ve prim indirimi, desteklerin 2021 yılında da devam etmesi, kira desteği gibi genel gider destekleri verilmesi oldu' dedi.

Meslek komiteleri ne bekliyor

ATSO Meslek Komitelerinin beklentilerine de değinen Başkan Davut Çetin, vergi ve SGK prim yükünün azaltılması, Pandemiden etkilenen sektörlerde ödemelerin 2021 yılına ertelenmesi ve yayılması, Kira desteği, Kamu kurumlarının özel sektöre borçlarının ve KDV alacaklarının ödenmesi, Kısa çalışma ödeneğinin devam etmesi, Mücbir sebep kapsamında vergi ve prim ertelemesinin kritik sektörlerde devam etmesi, Talebin düştüğü sektörlerde KDV ve ÖTV indirimleriyle talebin desteklenmesi, Eximbank stok finansman destek sürecinin hızlandırılması taleplerini devamlı olarak dile getirdiklerini belirterek oluşturulan raporların ilgili bakanlara gönderdiklerini, desteklerin il ve sektöre göre verilmesini gerektiğini söylediklerini kaydetti.

Ekonomi yönetiminin Odalar ve Borsalar Birliği ile Nisan ve Mayıs aylarında sürekli toplantılar yaptığını ve önemli destekler sağladığını söyleyen Başkan Çetin şunları söyledi: 'Kredi paketleri arka arkaya açıklandı, biz de Nefes kredi sağladık. Vergi ertelemesi, kısa çalışma ödeneği, kredi paketi sayesinde hem işletmeler nefes aldı hem de ekonomide Haziran sonrası toparlanma başladı. Pandemiden bu yana TL kredilerde artış 500 milyar liradır, 5 ayda %30 artış olmuştur. Antalya 25-30 milyar civarında kredi kullandı. Bu sayede krizin etkileri bir nebze azaldı. Antalya'da yaklaşık 140 bin çalışan için kısa çalışma ödeneği alındı. Bugüne kadar kısa çalışma için İşsizlik fonundan toplam 18 milyar ödendi, Antalya buradan 800 milyon lira civarında ödeme aldı. Bunun dışında Temmuz sonunda turizmde ve yeme-içme sektöründe KDV indirimi yapıldı, kira stopaj indirimi yapıldı, son olarak eğitimde KDV indirildi.

Kişi başı gelirde 8 bin dolara doğru iniyoruz

Bu arada Merkez Bankası da hatalar yapmıştır. Kredi ve faiz konusunda aşırı gaza basılmıştır, kredi alıp altına yatıran olmuştur. Hem faize hem dövize müdahale edilmiş, Merkez Bankası rezervi 7 ayda 33 milyar dolar azalmıştır. Bunun sonucunda hem faiz hem döviz kuru artmıştır. Temmuz ve Ağustos'ta konut, otomobil satışı, beyaz eşya satışı rekor kırdı, ama şimdi girdi maliyetleri arttı, konut ve araba fiyatları uçtu ve piyasa durdu. Bu V tipi büyüme, W tipi büyümeye dönebilir, çünkü döviz artınca bizde samanın fiyatı bile artıyor. Kişi başı gelirde 8 bin dolara doğru iniyoruz.

ABD ve Almanya gibi ülkeler ekonomiye kredi dışında bütçeden de büyük destek verdiler, bizde krediye ağırlık verildi. Almanya bazı kredileri pandemiden önce devamlı zarar göstermiş firmalara vermedi. ABD bazı kredi desteklerini kredinin tedarikçi, ücret, genel gider ödemelerine harcanmasına bağladı. ABD'de pandemi nedeniyle 200 bin can kaybı yaşandı, ama ekonomide küçülme bizimle aynı düzeyde oldu. Bizim basında ABD %31 gibi küçüldü gibi haberler çıktı, ama doğrusu %9.5'dur.'

Kurunun yanında yaş da yanacak

Ekonomide orta vadeli planın açıklanmasını beklediklerini kaydeden Çetin, Orta vadeli planda ekonomik desteklere açıklık getirmesini, detaylı programların ortaya konulmasını istedi.

'Önümüzdeki aylar vergi, prim ödemeleri aylarıdır' diyen Başkan Çetin, Mayıs ayından bu yana Ekim sonrasında vergi ödemeleri için uyarıda bulunduğunu hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti: 'Ciroları artan sektörler ödeme yapabilir, ama işyerleri kapanmış, kapasitesi düşmüş işletmelerin ödeme gücü düzelmedi. Bu nedenle aylardan beri il ve sektör bazında seçici destek verilsin ve Antalya için destekler 2021 yılı sonuna kadar devam ettirilsin diyorum. Vergi ve prim desteklerinde pandemiden ve turizm kaybından etkilenmiş il ve sektörlere öncelik verilmelidir. Cirosunu %60-70 kaybeden sektör varken, ciro kaybı yaşamamış sektöre destek verilmemelidir, bu yapılmadığı takdirde kurunun yanında yaş da yanacaktır. Yapısal reform adımları görmek istiyoruz. Reformlar yapılmadan kalıcı destekler devam edemez ve kalıcı bir toparlanma olamaz. Ekonomi yönetiminin reformları gündeme alacağını, taleplerimizin karşılık bulacağını ümit ediyorum.'

Akdeniz'de büyük mücadele ediyoruz

Ülke olarak pandemi ve ekonomik sorunların dışında, Akdeniz'de ve Kıbrıs'ta da büyük bir mücadele verdiğini belirten Çetin, 'Fransa, Yunanistan'ı kışkırtmaktadır. ABD Rum kesimiyle bir anlaşma yaptı. Avrupa Birliği yaptırım tehdidinde bulundu. Yunan Cumhurbaşkanı Meis adasında askerlerle poz vermiştir. Türkiye Akdeniz'de çok doğru adımlar atmıştır, fakat kazanmak için önce iletişim savaşını kazanmalıyız. Dünyada güçlü olmamızın yolu demokraside güçlü olmaktan geçmektedir. Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nda kongreler yaparak, Ankara'da Millet Meclisi dünyada itibar sağlamış, milleti harekete geçirmiştir. Meclisin, muhalefetin ve sivil toplumun güçlü olması dış politikada güç sağlamaktadır. Akdeniz ve Mavi Vatan meselesinden bu ders de çıkarılmalıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi biran önce tatilden dönmelidir' şeklinde konuştu.

ATSO camiasına teşekkür

Büyük sıkıntılara rağmen ATSO meclisi, komiteleri, personeli ile düzenli çalışmaya devam ettiğini söyleyen Başkan Davut Çetin, 'Bundan hepimiz gurur duymalıyız. Bu konuda hepinize teşekkür ediyorum. Birçok komitemizle önlemler üzerinde çalıştık, işyeri kapanmalarında sürekli istişare sağladık. Turizm grubumuz, ticaret grubumuz pandemi başında aktif çalışmışlardır. Bazı komitelerimiz eğitimler yapmıştır, genişletilmiş toplantılar yapılmıştır. Taşıt Kiralama grubumuz mesleki yeterlik çalışması yürütmektedir. Bu dönemde otellerimiz, restoran ve kafe gibi işletmelerimiz uzun süre kapalı kaldılar, zarar ettiler. AVM'ler kapalı kaldı, hem pandemiden hem turizmden etkilendiler. Eğlence yerleri, SPA işletmeleri neredeyse açılmadı. Kira, elektrik gibi harcamalar ciddi sorun oldu. Eğitim kurumlarında, kreşlerde ayrı sorunlar yaşanıyor. Kamu kurumlarının ve belediyelerin ödemelerinde sıkıntılar iyice arttı. Medikal sektörü bu konuda büyük sorun yaşıyor. Kamunun medikal sektöre 4-5 yıllık birikmiş borçları var ve şimdi borcun önemli kısmının silinmesini istiyorlar. Bu tür uygulamalar ticaret kurallarına aykırıdır. Ayrıca ikide bir değişen uygulamalar başlı başına bir mesele halini almıştır. Toplu taşımada kalabalıklar önlenemedi, uçaklarda orta koltuklardan vazgeçilmedi, marketlerde mesafe kuralı uygulanamadı, pazarlarda önlemler iki hafta sürdü. Bunların yerine en fazla kısıtlama eğlence yerlerine, konser ve tiyatro gibi yerlere getirildi. En azından bu işletmelerin zararlarının karşılanması gerekir. Oda olarak bütün sorunları, mevzuat konularını ve destek taleplerini hem TOBB'a hem Bakanlıklara iletiyoruz. Sorunlar bazen belediye ile ilgili oluyor, oraya müdahale ediyoruz. Bazen Valilikle ilgili oluyor, onu çözüyoruz' dedi.

Herkes popülizmden kaçınmalı

Sorunların çözümü için bürokrasinin Odalarla birlikte çalışması gerektiğine değinen Çetin, 'Medyada ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde sektörel sorunların tartışılması ve herkesin popülizmden kaçınması gerekiyor. Bizim taleplerimizin karşılık bulması için bürokrasinin Odalara kulak vermesi, sorması gerekiyor. Bir sıkıntımız popülizmdir. Haziran ayından sonra birçok kurum ekonomi iyi gidiyor diye açıklamalar yaptı. Bunlar ekonomi yönetiminde rehavet yaratabiliyor. Ayrıca sorunların ulusal basın tarafından ele alınması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde tartışılması gerekiyor ki herkes neyin nasıl olması gerektiğini anlasın. Maalesef artık herkesin sosyal medyası, televizyonu, gazetesi farklı. Kimse kimseyi duymuyor. Büyük Millet Meclisi zaten tatildedir. Bu faktörler sorunların çözülmesini zorlaştırmaktadır' şeklinde konuştu.

Toplantının ikinci bölümünde iktisatçı Mahfi Eğilmez tarafından üyelere 'Türkiye ve Dünyada Ekonomik Görünümü' konusunda bir sunum yapıldı.

Eğilmez, bütün dünyada ekonomik sistemde ciddi bir küçülme olduğunu belirterek 'Dünyanın 4 büyük ekonomisi ABD, Çin, Euro bölgesi ve Japonya ekonomilerinin hepsinde müthiş bir çöküş var. Bu çöküş 2008 yılındaki krizden daha derin bir çöküş. Şu anda karşımızda olan sorun 2008-2009 yıllarındaki yaşanan krizden daha ağır' şeklinde konuştu.

Mahfi Eğilmez, ülkeler arasında ticaret savaşlarının devam ettiğine dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: 'Ülkelerin birbirinden ticareti kısıtladığı bir dönemden geçiliyor. Bu durum bizim ekonomimizi de çok etkiliyor. Bu da büyüme ile ticaret arasındaki ilişkiyi gösteriyor. Dünya sistemi uluslararası ticarete ne kadar açıksa, büyüme de o kadar çok oluyor.'

Eğilmez, sunumuna Türkiye ve dünya ekonomilerinden örnekler vererek devam etti. Toplantı, soru-cevap bölümü ile sona erdi. İHA

Türkiye'den İsrail'in Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesine kınama

Türkiye ve 7 ülke, İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı

16.08.2026 22:01:00
AA
 
Türkiye'den İsrail'in Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesine kınama
Türkiye'den İsrail'in Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesine kınama
Türkiye ve 7 ülke, İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı. Hamas da bugün yaptığı açıkamada, İsrail'in Şarm El-Şeyh Anlaşması'na ve Trump'ın Gazze planına uymadığını ve üzerinde mutabık kalınan yol haritasını da reddettiğini belirterek, iatı Şeria, Gazze Şeridi, Kudüs ve İsrail hapishanelerindeki gelişmelerin ciddi tehdit oluşturduğunu bildirmişti.

Hamas tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre,Halil el-Hayye başkanlığındaki heyet, Mısır'a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Mısır Genel İstihbarat Bakanı Tümgeneral Hasan Reşad ile İstihbarat Teşkilatının merkezinde bir araya geldi. Görüşmede, işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki siyasi ve sahadaki gelişmeler ele alındı.

Açıklamada, İsrail'in günlük ihlaller gerçekleştirdiği, Şarm El-Şeyh Anlaşması ile Trump'ın Gazze planını tanımadığı ve üzerinde mutabık kalınan yol haritasını reddettiği vurgulandı.

Görüşmede Hamas heyetinin Batı Şeria, Kudüs ve İsrail hapishanelerindeki gelişmeler hakkında da kapsamlı bilgi sunduğu aktarılan açıklamada, "İşgalin yaptığı, bölgede ve uluslararası düzeyde üzerinde durulması gereken tehlikeli ve yıkıcı bir politikadır." değerlendirmesine yer verildi.

Türkiye ve 7 ülke de İsrail'in  Gazze planına ilişkin yol haritasını uygulamayı reddetmesini kınadı.

Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde meydana gelen trafik kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi

15.08.2026 18:03:00 / Güncelleme: 15.08.2026 18:05:50
İHA
 
Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi
Diyarbakır'da minibüs kazasında ölü sayısı 7'ye yükseldi
Lice ilçesi Karahasan Mahallesi Heylo mezrasında minibüsün devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 16 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi.



Kazada, olay yerinde 2 kişi hayatını kaybetti. Hastaneye sevk edilen yaralılardan önce 3 kişi, daha sonra 2 kişinin hayatını kaybetmesiyle ölü sayısı 7'ye yükseldi. 9 kişinin tedavisi devam ediyor.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor

Manisa'nın Salihli ilçesinde bulunan oksijen dolum tesisinde meydana gelen yangında soğutma çalışmaları devam ederken yangında 2 vatandaşın da yaralandığı bilgisine ulaşıldı

15.08.2026 11:45:00 / Güncelleme: 15.08.2026 11:48:18
İHA
 
Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor
Tüp dolum tesisindeki yangında soğutma çalışmaları devam ediyor
Yangın, saat 08.30 sıralarında Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Atatürk Mahallesi'nde faaliyet gösteren Kavas Oksijen Dolum tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre henüz belirlenemeyen bir sebeple tesiste patlama sonrası yangın çıktı. Büyük bir gürültüyle tüplerin patladığı yangın sonrası bölgeye Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekipler ile 6 ambulans, 6 su tankeri, 6 asayiş devriye ekibi ile arama kurtarma ekipleri sevk edildi.

Patlamanın şiddetiyle çevredeki evlerin camları da kırıldığı öğrenildi.



Ekipler tarafından uzun müdahaleler sonrası yangın kısmen kontrol altına alınırken soğutma çalışmaları devam ediyor.

Öte yandan, yangın nedeniyle 2 kişinin de dumandan etkilendiği ve Salihli Devlet Hastanesine kaldırıldığı öğrenildi.

Manisa Valiliği Kriz Merkezi'nin de yangınla ilgili gelişmeleri yakından takip ettiği öğrenildi.

"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?

İnternet sitelerinde sıkça rastlanan "Fatih Karahan Kovuldu" veya "Fatih Karahan Görevden Alındı" başlıklı reklamlar, TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın gerçekten görevden alınmasıyla ilgili değildir

15.08.2026 05:46:00 / Güncelleme: 15.08.2026 05:49:57
Hasan Gündoğdu
 
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
"Fatih Karahan Kovuldu" reklamları dolandırıcılık tuzağı mı?
Bu duyurular, küresel reklam ağlarını (örneğin Google AdSense) kötüye kullanan organize bir olta/dolandırıcılık (phishing) kampanyasının ve dijital itibar suikastının parçasıdır.
 

Reklamların Arkasındaki Sır ve İşleyiş

 
Yemleme (Clickbait) Tekniği:
Toplumun ve kamuoyunun dikkatini çekebilecek sansasyonel ve sahte bir haber başlığı ("Fatih Karahan kovuldu", "Canlı yayında skandalı ağzından kaçırdı" gibi) seçilerek kullanıcıların tıklama merakı tetiklenir.

 
Programatik Reklam Ağlarının Kullanılması:
Bu dolandırıcılar, Türkiye'nin en çok ziyaret edilen haber ve içerik sitelerinin kullandığı üçüncü taraf programatik reklam ağlarına (Google Ads vb.) reklam veren olarak kaydolurlar. Reklamlar, yayıncı sitelerin kendi editörlerinin denetiminden değil, otomatik onay sistemlerinden geçerek sitedeki reklam alanlarına düşer.
 
Domain (Alan Adı) Değiştirme Taktiği:
Sistem ve web siteleri bu sahte reklamı tespit edip ilgili yönlendirme bağlantısını (URL) engellediğinde, saldırganlar hızla yeni bir alan adı alarak ve farklı hesaplar üzerinden reklam vererek engelleri devre dışı bırakırlar.
 
Yönlendirilen Sayfa ve Asıl Amaç:
Reklama tıklandığında kullanıcılar genellikle sahte bir haber sitesine yönlendirilir. Bu sayfalarda genellikle:
 
Sahte kriz/yatırım haberleri süslenerek yasadışı kripto/forex yatırım platformlarına paranızı yatırmanız teşvik edilir.
"Kısa sürede zengin olma" vaatleriyle kredi kartı ve kimlik bilgilerinizi ele geçirmeyi amaçlayan olta formları yer alır.
 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan görevindedir. Bu tür başlıklar, paranızı veya kişisel bilgilerinizi ele geçirmek için tasarlanmış sahte reklamlardan ibarettir; bu bağlantılara tıklamamak ve hiçbir kişisel bilgi paylaşmamak gerekir.

Yaz sıcağında böbrekleri korumanın 8 yolu


 
Genellikle belirti vermeden ilerlediği için 'sessiz hastalık' olarak tanımlanan kronik böbrek hastalığının dünya genelinde yaklaşık her 10 kişiden birinde görüldüğü ve bu kişilerin önemli bir bölümünün hastalığının farkında olmadığı tahmin ediliyor. Özellikle yaz aylarında risk artıyor.

15.08.2026 01:10:00
Murat Çorbacı
 
Yaz sıcağında böbrekleri korumanın 8 yolu
Yaz sıcağında böbrekleri korumanın 8 yolu

Dünya Sağlık Örgütü'nün 2026 yılı verilerine göre yaklaşık 674 milyon kişi kronik böbrek hastalığıyla yaşıyor. Yaz mevsimiyle birlikte artan sıcaklıklar, böbrek sağlığını tehdit edebiliyor. Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, özellikle aşırı sıcaklara uzun süre maruz kalmanın böbrek sağlığını olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekerek, "Sıcak havalarda vücudun ısı dengesini korumak için oluşturduğu fizyolojik yanıtlar böbrekler üzerinde ek yük oluştururken, terlemeyle gelişen sıvı kaybı da buna eşlik edebilmektedir. Yüksek nem ise terin buharlaşmasını azaltarak vücudun ısı kaybetmesini zorlaştırmakta ve ısı stresini artırmaktadır. Şiddetli ısı stresi, özellikle ciddi sıvı kaybı (dehidratasyon) veya sıcak çarpması geliştiğinde, akut böbrek hasarına yol açabilmektedir" dedi.

8 önemli kural

Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, yaz aylarında böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken 8 kuralı anlattı.

1. Sıvı dengenizi koruyun. Sıcak havalarda terlemeyle sıvı kaybı artabiliyor. Günlük sıvı alımınızı sıcaklık, fiziksel aktivite ve terleme miktarınıza göre ayarlayın. Herkes için geçerli tek bir su miktarı olmadığını unutmayın. Kalp yetmezliği, ileri evre böbrek hastalığı veya diyaliz tedavisi nedeniyle sıvı kısıtlamanız varsa, hekiminizin önerdiği miktarda su tüketmeye özen gösterin.

2. Aşırı sıcaklarda yoğun fiziksel aktiviteden kaçının. Egzersiz ve ağır açık hava aktivitelerini mümkün olduğunca günün daha serin saatlerinde yapın.

3. Tansiyonunuzu takip edin, ilaçlarınızı kendi kendinize değiştirmeyin. Baş dönmesi, bayılma hissi veya alışılmışın dışında tansiyon değerleriniz düşerse, ilaçlarınızı kendi kendinize kesmek yerine hekiminize danışın.

4. Gelişigüzel ağrı kesici kullanmayın. Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) grubunda yer alan bazı ağrı kesiciler böbreğin kan akımını düzenleyen mekanizmaları etkileyebiliyor. Özellikle böbrek hastalığınız varsa NSAİİ grubu ağrı kesicileri hekime danışmadan sık ve kontrolsüz kullanmayın.

Böbrek taşına dikkat!

5. Böbrek taşı öykünüz varsa, dikkat! Sıcak havalarda terlemeyle sıvı kaybı arttığında ve bu kayıp karşılanmadığında idrar hacmi azalabiliyor. Düşük idrar hacmi, idrardaki taş oluşturucu maddelerin yoğunluğunu artırarak taş oluşumuna zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle yeterli sıvı alımı, özellikle daha önce böbrek taşı geçirmiş kişilerde taş tekrarını önlemenin temel yöntemlerinden birini oluşturuyor.

6. İshal ve kusmaya bağlı sıvı kaybını önemseyin.

7. Kronik böbrek hastalığınız varsa, bu belirtileri sıcaktan sanmayın. İdrar miktarında belirgin azalma, bayılma, bilinç bulanıklığı, sıvı alamama veya belirgin ve devam eden halsizlik gelişirse, bu yakınmaları yalnızca sıcağa bağlamayın. Özellikle kronik böbrek hastalığınız varsa tıbbi değerlendirme için gecikmeyin.

8. Hekim kontrollerinizi aksatmayın. Diyabet ve hipertansiyon, kronik böbrek hastalığının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Sıcak havalarda sıvı kaybı, kan basıncındaki değişiklikler ve diyabetli kişilerde kan şekeri kontrolünün bozulması, mevcut böbrek hastalığı açısından ek sorunlara neden olabiliyor. Ayrıca kullanılan bazı ilaçların etkileri sıcak hava ve sıvı kaybı dönemlerinde değişebiliyor. 

SDG’li o isim terör listesinden çıkarıldı

İçişleri Bakanlığı tarafından "PKK/KCK bağlantısı" gerekçesiyle 20 milyon lira ödülle kırmızı listede aranan Suriye Savunma Bakan Yardımcısı Semir Asu'nun (Sipan Hemo) kaydı, terörden arananlar listesinden tamamen silindi. Gelişme, bölgedeki yeni entegrasyon süreçlerinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor

14.08.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
SDG’li o isim terör listesinden çıkarıldı
SDG’li o isim terör listesinden çıkarıldı
Suriye ve Türkiye hattında paralel ilerleyen diplomatik ve askeri süreçler, Ankara'nın terör listelerinde radikal bir değişikliği beraberinde getirdi.

Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) ve YPG'nin kurucu kurmayları arasında yer alan, Mart 2026'da ise Şam yönetimiyle imzalanan entegrasyon anlaşmasının ardından Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirilen Semir Asu (kod adı Sipan Hemo), Türkiye'nin "Terörden Arananlar" listesinden çıkarıldı.

20 milyon liralık ödül ve kırmızı liste kaydı silindi

Cumhuriyet gazetesinin aktardığı bilgilere göre, daha önce İçişleri Bakanlığı'nın resmi sitesinde "Semir Asu" ismiyle aratıldığında "PKK-KCK bağlantısı" nitelemesiyle kırmızı listede yer alan ve yakalanmasına yardımcı olanlara 20 milyon liraya kadar ödül vadedilen profil, yapılan son güncellemeyle sistemden tamamen kaldırıldı. Hemo'nun bakan yardımcılığına atanmasından yaklaşık 50 gün sonra (Mayıs 2026 başında) yapılan kontrollerde listede olduğu bilinirken, makama gelişinin 5. ayında kaydının silindiği fark edildi.

Öte yandan, SDG lideri "Mazlum Abdi" kod adlı Ferhat Abdi Şahin ve PKK/KCK yapısına bağlı diğer üst düzey isimlerin "Kırmızı Liste"deki arama kayıtlarının aktif olarak kalmaya devam ettiği öğrenildi.

Entegrasyon anlaşması ve bakan yardımcılığı süreci

Sipan Hemo, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam'daki merkezi hükümet arasında yürütülen müzakereler doğrultusunda 29 Ocak Anlaşması olarak bilinen askeri entegrasyon protokolünün ardından dikkat çeken bir yükseliş yaşamıştı. SDG ile Suriye ordusunun birleşmesi adımları kapsamında Hemo, Mart 2026'da Şam hükümeti tarafından resmen Savunma Bakan Yardımcısı olarak atandı.

"SDG kendini feshedecek" açıklaması gündem olmuştu

Listenin güncellenmesinden hemen birkaç gün önce Rojava'da önemli açıklamalarda bulunan Sipan Hemo, SDG'nin misyonunu tamamladığını ilan etmişti. Hemo, "Tek bir devlet ve vatan içerisinde iki başlılık olamaz" diyerek Kürtlerin silahlı gücü konumundaki SDG'nin kısa süre içinde kendisini tamamen feshedeceğini ve merkezi Suriye ordusuna entegre olacağını duyurmuştu.

Ankara'nın bu hamlesi, Suriye sahasında HTŞ ve SDG gibi yapıların Şam ile gerçekleştirdiği entegrasyon süreçlerine ve Türkiye ile Suriye arasındaki normalleşme trafiğine paralel bir bürokratik adım olarak yorumlanıyor.

Bekir Bozdağ'daki belirgin değişim dikkat çekti!

Rahatsızlığı nedeniyle uzun süredir tedavi gören ve kameralardan uzak kalan TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, Genel Kurul'daki kritik yasa oylaması için Meclis'e geri döndü. Bozdağ'ın yaşadığı belirgin değişim ve ciddi kilo kaybı sosyal medyada en çok konuşulan başlıklar arasına girdi

14.08.2026 16:40:00
Haber Merkezi
 
Bekir Bozdağ'daki belirgin değişim dikkat çekti!
Bekir Bozdağ'daki belirgin değişim dikkat çekti!
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, sağlık sorunları nedeniyle ara vermek zorunda kaldığı yasama çalışmalarına kritik bir oylama için geri döndü.

Meclis gündemini meşgul eden "Çerçeve Yasa" görüşmelerine ve oylamasına destek vermek amacıyla Genel Kurul salonundaki yerini alan Bozdağ, aylar sonra ilk kez kameralar tarafından kaydedildi.

Görenler tanımakta güçlük çekti: Belirgin kilo kaybı

Siyaset muhabiri Mahir Kılıç'ın objektifine yansıyan karelerde, zorlu bir tedavi sürecinden geçtiği bilinen Bekir Bozdağ'ın aşırı derece zayıfladığı ve fiziki olarak büyük bir değişim geçirdiği görüldü.

Kamuoyunda uzun süredir kanser tedavisi gördüğü yönünde iddialar bulunan ancak hastalığının detaylarına ilişkin resmi makamlarca ayrıntılı bir açıklama yapılmayan Bozdağ'ın son hali, hem parlamento kulislerinde hem de sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

Kritik oylama için "sorumluluk alarak" Melis'e geldi

Siyaset çevrelerinde "parti içi aidiyet ve dava adamlığı" vurgusuyla öne çıkan bu katılım, Bozdağ'ın ciddi sağlık sorunlarına ve bitkin görüntüsüne rağmen Meclis Genel Kurulu'ndaki kritik dengeler için irade ortaya koyması şeklinde değerlendirildi. Fotoğrafların basına sızmasının hemen ardından, eski bakanın eski ve yeni görüntüleri kıyaslanarak kısa sürede dijital platformlarda Türkiye gündeminin üst sıralarına tırmandı.

Sosyal medya iki grupta kutuplaştı

Bekir Bozdağ'ın görüntülerinin yayılmasıyla birlikte sosyal medya kullanıcıları adeta ikiye bölündü. Bir kesim siyasi geçmişine ve geçmişteki tartışmalı yasa süreçlerine atıfta bulunarak "ilahi adalet" ve "vebal" eleştirilerinde bulunurken, diğer kesim ise her şeyden bağımsız olarak bir siyasetçinin yaşadığı ağır sağlık mücadelesine saygı duyulması gerektiğini belirterek "geçmiş olsun" ve şifa dileklerini paylaştı.

Yetkililerden veya Bozdağ'ın yakın çevresinden güncel sağlık durumu ya da tedavinin seyri hakkında yeni bir resmi bilgilendirme henüz yapılmış değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı

14.08.2026 12:57:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla kaleme aldığı "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesi Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlandı.

Erdoğan, makalesinde 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirterek, Türkiye'nin o günlerde siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu, kendilerinin de siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmak, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmek ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini anlattı.

"14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu." değerlendirmesini yapan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü. Demokratik meşruiyetin güçlenmesi, bu dönemde verdiğimiz mücadelenin temelini oluşturdu. Bunun en ağır sınavını 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadık. Milletimiz o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koydu. Bu kararlı duruş, vesayet döneminin geride bırakılmasında, sivil siyasetin güçlenmesinde ve demokrasimizin kökleşmesinde tarihî bir dönüm noktası oldu."

"Hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi"
Erdoğan, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirdikleri yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirtti.

Kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini, kadınların, gençlerin, engellilerin ve toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını desteklediklerinin altını çizdi.

Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide attıkları adımların, stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, "İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi. TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, dış politikada Türkiye'nin, değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini anlattı.

Türk ve İslam dünyasıyla münasebetlerini çok boyutlu bir şekilde geliştirirken, mazlumların haklarını her platformda cesaretle savunduklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz. Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür. Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir. Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz."

"11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı"
Erdoğan, çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatarak, bu dönemlerin güçlü kurumların, etkin kamu yönetiminin ve millet-devlet dayanışmasının taşıdığı önemi bir kez daha gösterdiğini belirtti.

6 Şubat depremlerinde tarihin en ağır afetlerinden birini yaşadıklarını aktaran Erdoğan, "11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik. Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

"Geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz"
Erdoğan, AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu ifade ederek, bu tecrübenin kendilerine sürekli yenilenme sorumluluğunu da yüklediğini anlattı.

Milletin değişen beklentilerini, gençlerin gelecek arayışlarını, ekonomik güçlüklerin gündelik hayattaki etkilerini ve siyaset yapma biçimlerini açık yüreklilikle değerlendirmek zorunda olduklarını aktaran Erdoğan, "Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz. Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır." açıklamasında bulunan Erdoğan, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı.

Erdoğan, geçmişin birikimini geleceğin imkanlarıyla buluşturarak milletin refahını artıracaklarını belirterek, bölgenin istikrarını güçlendireceklerini ve daha adil bir uluslararası düzene katkı sunacaklarının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir. Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.

İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı

İstanbul'da Şapkalılar suç örgütüne yönelik yapılan operasyonda çeşitli olaylara karıştıkları tespit edilen 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

14.08.2026 12:39:00
İHA
 
İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı
İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında; liderliğini yurt dışında bulunan ve bir kısmı hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan kişilerin yaptığı organize silahlı suç örgütlerine yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin; 31 Temmuz 2026'da Beyoğlu'nda M.E. isimli kişinin yaralanması, 3 Ağustos 2026'da Avcılar Yeşilkent Mahallesi Milli Egemenlik Parkı'nda meydana gelen kasten yaralama ve tehdit, 7 Ağustos 2026'da Kağıthane'de faaliyet gösteren "Atölye Park" isimli iş yerinin kurşunlanması, 8 Ağustos 2026'da Kağıthane'de faaliyet gösteren "Miraç Rezidans" isimli iş yerinin kurşunlanması eylemlerine karıştıkları tespit edildi.

Şapkalılar suç örgütüne mensup olduğu belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkındaki tahkikat işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

LGS'de yerleştirmeye esas 2. nakil sonuçları açıklandı

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçları erişime açıldı

 

14.08.2026 11:33:00
Anadolu Ajansı
 
LGS'de yerleştirmeye esas 2. nakil sonuçları açıklandı
LGS'de yerleştirmeye esas 2. nakil sonuçları açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, LGS'nin 10 Ağustos'ta açıklanan yerleştirmeye esas birinci nakil sonuçlarının ardından, yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçları yayımlandı.

Sonuçların ardından 17-26 Ağustos tarihleri arasında boş kalan kontenjanlara hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak. Böylece yerleştirme süreci, 28 Ağustos tarihinde tamamlanacak.

Yerleştirme sürecinin ardından yatılılık başvuruları, 31 Ağustos-3 Eylül'de okul ve kurumlarca alınacak.

Yatılılık yerleştirme sonuçları 4 Eylül'de ilan edilecek ve e-Pansiyon üzerinden kayıt işlemleri sisteme işlenecek.

Sonuçlara "sonuc.meb.gov.tr" adresinden ulaşılabiliyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.