logo
19 NİSAN 2026

En haklı davamızda haksız çıkmak

27.12.2011 00:00:00
1915'li yıllarda Doğu Anadolu'da yaşanan hadiseler hususunda yapılan, "Türkler soykırım yaptı", "Türkler tarihiyle yüzleşmeli" tarzındaki maksatlı açıklamalar bilimsel ve tarihsel gerçeklerden tamamen uzaktır. Bu gerçekleri sadece biz söylemiyoruz, sözde soykırım iddialarını ilk ortaya atan İngiltere'nin tarihçileri de değişik itiraflarda bulunuyorlar.İngiliz tarihçi Andrew Mango, 2005 yılında yaptığı bir açıklamada, Ermeni lobisinin soykırım iddialarına kanıt olarak gösterdiği 'Mavi Kitap'ın tek taraflı olduğunu belirterek, 'Kitap, Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz hükümeti tarafından propaganda yapmak amacıyla yayımlandı' dedi. Ermenilerin delil gösterdiği temel kitabın, siyasi propaganda malzemesi olduğu ortaya çıktı. Mango açıklamasının devamında şunları söyledi:"Ermeni sorunuyla ilgili kitabın 2 yazarından biri olan tarihçi Arnold Toynbee, daha sonra itirafta bulunarak kitabın tek taraflı olduğunu söylemişti. Hiçbir tarihçi bu kitaba önemli bir belge olarak bakmadı. Kitap Ermeniler tarafından o tarihlerde Amerikan Konsolosluğu'na verilen belgeleri içeriyor. Bunların çoğu misyonerlerin görüşlerini içeren belgeler. Türklere ait ya da Türkiyelilerin verdiği bilgiler yok. Tek taraflı. Tek taraflı olan bir şey önemli olamaz"İşte bu sebepten ötürü olacak ki, tarihçiler, Fransa Parlamentosu'nda çıkarılan "sözde soykırımı inkar edene ceza yasası"ndan muaf tutulmuyor. Fransa bu şekilde tamamen siyasi davrandığını, bilimsel gerçekleri asla kabul etmediğini, duymak bile istemediğini resmen ilan etmiş oluyor. Mango'nun ifadelerine göre, iddiaların sahibi olan Toynbee de yazdığı eserin tek taraflı olduğunu kabul etmiş. Yani Ermeni tezleri neresinden tutarsanız tutun temelsiz.Ermenilerin ve onların siyasi propagandasını yapan Fransa gibi ülkelerin en çok eleştirdikleri konulardan birisi de tehcir hadisesidir.Önce şu gerçeği iyi anlamak lazım, Osmanlı Devleti Ermenilere zulmetmek için mi tehcir uyguladı, yoksa asıl gayesi neydi? Mango'nun açıklamaları bu konuya da ışık tutuyor:"Ermeniler Azerbaycan'da yaptıklarını unutturmak için dikkati soykırım konusuna çekmek istiyorlar. Bu konuyu milli efsane haline getirdiler. Bir çeşit kimlik arayışı? Zaten soykırım da söz konusu olamaz. Sürgün zamanında açlık, savaş, zor şartlar mevcuttu. Her 2 tarafta da birçok kayıplar oldu. Soykırım olmuş olsaydı, Lübnan, Suriye, Fransa ve Ermenistan'da bu kadar Ermeni olur muydu? Ermeniler toprak peşinde oldukları zamanlarda ölenlerin sayısını 600 bin olarak gösteriyorlardı. Şimdi ise 1,5 milyona çıkarttılar. Aslında tarihle ilgili sorunların tarihçiler tarafından incelenmesi gerekir. Şimdiye kadar sağırlar diyaloğu şeklinde devam etti bu iş."O tarihlerin belgeleri incelendiğinde Osmanlı Devletinin zayıf olduğu ve Birinci Dünya Savaşı'nın bütün hızıyla devam ettiği o dönemlerde, iki ateş arasında kaldığını görürüz. Bir tarafta cephede Ruslar, diğer tarafta ise özellikle Fransızlar tarafından kışkırtılıp silahlandırılan Ermeniler? Osmanlı her iki tarafla da aynı anda mücadele edemeyeceğini ve özellikle Ermeni çetelerinin baskınlarıyla hem Türklerin hem de Ermenilerin zarar gördüğünü anladı ve ondan sonra tehcir kararı aldı.Tehcirin uygulamasına gelince, onu da dönemin ABD Mersin Konsolosu'ndan öğrenelim. Konsolos Edward Natan, 30 Ağustos 1915'te Büyükelçi Morgenthau'ya gönderdiği raporda, "Tarsus'tan Adana'ya kadar bütün hat güzergâhının Ermenilerle dolu olduğunu; kalabalık yüzünden birtakım sıkıntıların olmasına rağmen Hükümetin bu işi son derece intizamlı bir şekilde idare ettiğini; şiddete ve düzensizliğe yer vermediğini; göçmenlere yeteri kadar bilet sağladığını; muhtaç olanlara yardımda bulunduğunu" belirtmiştir.Dönemin ABD'li yetkilisi böyle söylüyor, İngiliz tarihçiler ise yukarıdaki belirttiklerimizi ifade ediyor. İşin garip tarafı lehimize bu kadar delil varken, bu konuda bu kadar haklı iken, bunu dünyaya kabul ettiremememiz pasif siyasetten başka neyle ifade edilebilir?AKP'nin sıfır sorun politikası en haklı davalarımızda bile mağlubiyeti getirmiştir.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.