Eski kıta, yeni bir oluşum içinde. Avrupa Birliği, tarihin en büyük para operasyonunu başlatıyor. 1991 yılında Maastrich'te yapılan anlaşma ile hedeflenen ortak para birimi Euro 1 Ocak 2002'de tedavüle çıkıyor. Kaydi olarak 1 Ocak 1999 tarihinden bu yana uygulamaya konlan Euro, artık üç yıllık geçiş sürecini doldurdu. Avrupa Birliği'ni oluşturan 15 ülkenin 12'sinde Euro, ortak para birimi olarak kullanılacaktır. Avrupa Para Birliği'ne henüz dahil olmayan İngiltere, İsveç, Danimarka, gelişmeleri çok yakından takip ediyor. Çekingen davranan bu ülkeler, eğer gelişmelerden memnun kalırlarsa, onlar da bu birliğe dahil olacaklar.
Avrupa Birliği ülkelerinde hazırlıklar tamamlandı. Avrupa Merkez Bankası, tanıtım ve öğretim için bütçe ayırdı. Ayrıca her ülke, tanıtım faaliyetlerini kendi içerisinde sürdürüyor. Kolay iş değil. Para birimi değişince, birçok şey de beraberinde değişiyor. Örneğin, faturalar, fiyat değişince, birçok şey de beraberinde değişiyor. Örneğin, faturalar, fiyat etiketleri, para atılan tüm sayaçlar... gibi birçok şey değişecektir.
Gerçekten çok önemli bir değişim. 1940'lı yıllarda birbiriyle savaşan Avrupalılar, şimdi sarmaş dolaş olmuşlar. Avrupa Merkez Bankası başkanı Wib Duisenberg, bu durumu şu sözlerle anlatıyor: "Euro, bir para birimi olmanın çok ötesinde, 300 milyonluk Avrupa Birliği halkının entegrasyon sembolü olmuştur." 1940'lı yıllarda Almanya'nın markı, Fransa'nın Frangı, Hollanda'nın Florini, İtalya'nın Lireti terk edeceği kimin aklına gelirdi? Akla gelmeyen, başa geldi. Avrupalılar, ecdat yadigarı paralarını atıp, Euro'da buluşuyorlar.
Avrupalılar, bu birlikten doğan iç sorunları çok rahat aştılar. Bunun sonra çıkabilecek sorunları da aşacakları anlaşılıyor. Çünkü Euro'ya geçiş için hazırladıkları takvim, aksamadan uygulandı. Asıl sorun içte değil, dışta. Euro, eğer doları tahtından indiremezse -ki amaç budur- o zaman içtede sorunlar çıkabilir. İşte Avrupalıları korkutan da budur.
Başka bir deyişle dünya, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren yeni bir savaşa sahne olacaktır. Bu savaş bildiğimiz ve tanıdığımız savaşlara hiç benzemeyen bir savaştır. Bugüne kadar para için savaşanlar, şimdi paralarını savaştıracaklardır. Sonuç ne olur? Onu zaman gösterecektir.
Dolar ve Euro topsuz, tüfeksiz savaşacaklar. Onların bu savaşına kan bulaşır mı? Bilemiyoruz. Bazıları, şimdilik savaş kansız olacağı için onu pek önemsemiyor. Bazıları da, "neşeli bir savaş olacak" diyerek, para savaşını keyifle seyretmek için hazırlanıyor. Bu savaş,öyle zannedildiği gibi keyifle seyredilecek bir savaş olmayacaktır. Çünkü bunun sonuçları, sadece savaşan tarafları değil, bütün dünyayı etkileyecektir.
Bu konudaki tahminler çok farklı. Kimilerine göre, para savaşı çok anlamsız. Kimilerine göre ise bu, uluslararası para sistemini temelinden yıkacaktır. Aslında uluslararası para sisteminin temeli yıkıktır. Bunu yıkan da ABD'dir. ABD, 1944 yılında Türkiye dahil 44 ülkenin katıldığı ve uluslararası para sisteminin temellerinin atıldığı Bretton Woods anlaşmasına uymadı. Uymadığını da bütün dünyaya resmen ilan etti. ABD'nin bu yaptığına kimse ses çıkarmadı, daha doğrusu çıkaramadı. İşte şimdi Avrupa Birliği ses çıkarmaya başladı. Bakalım, nefesi nereye kadar yetecektir?
Türkiye, bu savaşta hangi cephede yer alacak? İdarecilerin kafası çok karışık. Türk piyasasına dolar egemen olmuş. İç borçlanmalar dahi dolarla yapılıyor. Öte yandan Avrupa Birliği'ne girmek için vermediğimiz taviz kalmadı. Doğrusu, dolar ve euro savaşında yerimizi pek belli edemedik. Bu belirsizlik çok sürmez. Yakında saflar ayrılır. Ben derim ki siz Kuva-i Milliyecilerle milli paranın yanında yer alın bize yakışan da budur. Eninde sonunda, göreceksiniz, yine başa dönülecek, bütün milletler milli paralarına sahip çıkacaklardır. Gelin, biz bunu bugünden yapalım, milletimizi para oyunlarıyla başkalarına ezdirmeyelim.
Avrupa Birliği ülkelerinde hazırlıklar tamamlandı. Avrupa Merkez Bankası, tanıtım ve öğretim için bütçe ayırdı. Ayrıca her ülke, tanıtım faaliyetlerini kendi içerisinde sürdürüyor. Kolay iş değil. Para birimi değişince, birçok şey de beraberinde değişiyor. Örneğin, faturalar, fiyat değişince, birçok şey de beraberinde değişiyor. Örneğin, faturalar, fiyat etiketleri, para atılan tüm sayaçlar... gibi birçok şey değişecektir.
Gerçekten çok önemli bir değişim. 1940'lı yıllarda birbiriyle savaşan Avrupalılar, şimdi sarmaş dolaş olmuşlar. Avrupa Merkez Bankası başkanı Wib Duisenberg, bu durumu şu sözlerle anlatıyor: "Euro, bir para birimi olmanın çok ötesinde, 300 milyonluk Avrupa Birliği halkının entegrasyon sembolü olmuştur." 1940'lı yıllarda Almanya'nın markı, Fransa'nın Frangı, Hollanda'nın Florini, İtalya'nın Lireti terk edeceği kimin aklına gelirdi? Akla gelmeyen, başa geldi. Avrupalılar, ecdat yadigarı paralarını atıp, Euro'da buluşuyorlar.
Avrupalılar, bu birlikten doğan iç sorunları çok rahat aştılar. Bunun sonra çıkabilecek sorunları da aşacakları anlaşılıyor. Çünkü Euro'ya geçiş için hazırladıkları takvim, aksamadan uygulandı. Asıl sorun içte değil, dışta. Euro, eğer doları tahtından indiremezse -ki amaç budur- o zaman içtede sorunlar çıkabilir. İşte Avrupalıları korkutan da budur.
Başka bir deyişle dünya, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren yeni bir savaşa sahne olacaktır. Bu savaş bildiğimiz ve tanıdığımız savaşlara hiç benzemeyen bir savaştır. Bugüne kadar para için savaşanlar, şimdi paralarını savaştıracaklardır. Sonuç ne olur? Onu zaman gösterecektir.
Dolar ve Euro topsuz, tüfeksiz savaşacaklar. Onların bu savaşına kan bulaşır mı? Bilemiyoruz. Bazıları, şimdilik savaş kansız olacağı için onu pek önemsemiyor. Bazıları da, "neşeli bir savaş olacak" diyerek, para savaşını keyifle seyretmek için hazırlanıyor. Bu savaş,öyle zannedildiği gibi keyifle seyredilecek bir savaş olmayacaktır. Çünkü bunun sonuçları, sadece savaşan tarafları değil, bütün dünyayı etkileyecektir.
Bu konudaki tahminler çok farklı. Kimilerine göre, para savaşı çok anlamsız. Kimilerine göre ise bu, uluslararası para sistemini temelinden yıkacaktır. Aslında uluslararası para sisteminin temeli yıkıktır. Bunu yıkan da ABD'dir. ABD, 1944 yılında Türkiye dahil 44 ülkenin katıldığı ve uluslararası para sisteminin temellerinin atıldığı Bretton Woods anlaşmasına uymadı. Uymadığını da bütün dünyaya resmen ilan etti. ABD'nin bu yaptığına kimse ses çıkarmadı, daha doğrusu çıkaramadı. İşte şimdi Avrupa Birliği ses çıkarmaya başladı. Bakalım, nefesi nereye kadar yetecektir?
Türkiye, bu savaşta hangi cephede yer alacak? İdarecilerin kafası çok karışık. Türk piyasasına dolar egemen olmuş. İç borçlanmalar dahi dolarla yapılıyor. Öte yandan Avrupa Birliği'ne girmek için vermediğimiz taviz kalmadı. Doğrusu, dolar ve euro savaşında yerimizi pek belli edemedik. Bu belirsizlik çok sürmez. Yakında saflar ayrılır. Ben derim ki siz Kuva-i Milliyecilerle milli paranın yanında yer alın bize yakışan da budur. Eninde sonunda, göreceksiniz, yine başa dönülecek, bütün milletler milli paralarına sahip çıkacaklardır. Gelin, biz bunu bugünden yapalım, milletimizi para oyunlarıyla başkalarına ezdirmeyelim.
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
- İnsan hakları ve ihlâlleri / 01.02.2019
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018





























































