logo
05 KASIM 2026

Fakirlikten var olan yemek şimdi şehrin vazgeçilmezi

Osmanlı dönemindeki savaş ve yokluk zamanlarında, simitle yapılan ve 2019 yılında coğrafi işaret tescili alan Kastamonu tiridi, kentin vazgeçilmez lezzeti haline geldi

12.12.2025 14:15:00 / Güncelleme: 12.12.2025 14:18:42
İHA
 
Fakirlikten var olan yemek şimdi şehrin vazgeçilmezi
Fakirlikten var olan yemek şimdi şehrin vazgeçilmezi
Osmanlı döneminde, yaşanan savaş ve yokluk zamanlarında kadınların ellerindeki bayat simitleri ve ekmekleri değerlendirerek yaptığı Kastamonu tiridi, 2019 yılında Türk Patent Kurumu tarafından coğrafi işaret sicil belgesi verilerek tescillendi. Yöresel yemekleriyle son dönemde turistlerin ilgi odağı haline gelen Kastamonu'da, tirit yemeği hem şehirde yaşayan vatandaşlardan hem de yerli turistlerden büyük ilgi görüyor. Kentteki restoranlarda, coğrafi işaretli Kastamonu simidi, kemik suyu, kıyma, yoğurt, tereyağı ve baharatlarla hazırlanan Kastamonu tiride kentte yaşayan ve farklı şehirlerden gelen vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor.

Aynı aile üç kuşaktır lezzeti müşterileriyle buluşturuyor

Kastamonu'da yaşayan Köse ailesi de 3 kuşaktır Kastamonu'daki Tarihi Nasrullah Meydanındaki restoranda tirit yemeğiyle geçimlerini sağlıyor. Kastamonu tiridinin tarihiyle ilgili bilgi veren ustalar, yemeğin tarifini değiştirmeden uzun yıllar yaptıklarını ifade etti.



"Lezzetimizi ve çizgiyi hiç bozmadık"

1953 yılından beri tirit yemeği yaptıklarını söyleyen Bülent Köse, "Burası, ustadan, babadan gelen bir müessese, tarihiyle birlikte yaşıyor. Saat 09.00 gibi kemik suyunu kaynatmaya başlıyoruz ve simidi sabahtan çatlatmak gerekiyor. Sarımsaklı yoğurt, kıyma, tereyağı malzemelerimiz tamamen yöreseldir. Simit, her gün taze alınır, soğuk olması gerekir, elle doğranması gerekiyor. İlk olarak kemik suyuyla ıslatıyoruz, güzelce ıslattıktan sonra sarımsaklı yoğurt, kuru kıyma ve kızarmış köy tereyağı ekleriz. Tirit yemeğine lezzetini en çok veren tereyağı ve kemik suyudur. Biz lezzetimizi ve çizgiyi hiç bozmadık. Eski müşterilerimiz hala gelmeye devam ediyorlar, geldiklerinde de eski tadın hala aynı olduğunu söylerler. Bu da bizim için en büyük mutluluk" dedi.



"Yemeğin tarihi Osmanlı'ya kadar dayanıyor"

Babasıyla birlikte Kastamonu tiridi yapan Batuhan Hasan Köse de, "Her gün, meşhur olan Kastamonu sade simidi fırından alınır, taze olması gerekir. Simit bıçakla kesilmez, elimizle kopartırız. Daha sonra dananın ilikli kemik suyu 3 saat boyunca kaynatılır. Sonra da yoğurt ve kıyma ve tereyağı eklenir. Yemeğe lezzetini ilikli dana kemiği verir, kemiğin yağ oranı çok önemlidir. Tirit yemeği eskilerden geliyor ve kalitesi hiç bozulmadı. Biz 1953'ten beri bu yemeği yapıyoruz. Gelen müşterilerimiz de gayet memnun. Yemeğin tarihi Osmanlı'ya kadar dayanıyormuş. Eskiden şartlar kısıtlı olduğu için yemekler arasında makul bir yemek olarak görünüyormuş. Osmanlı zamanında yokluktan dolayı tercih ediliyormuş. Şimdi turizme hitap ediyor. Bu yemeği sabah, öğle, akşam, istediğiniz zaman yiyebilirsiniz" diye konuştu.



"Türkülerde de bu geleneğin izleri bulunuyor"

Kastamonu'da yaşayan Ömer Gülamoğlu da tirit yemeğini sürekli yediğini belirterek, "Tirit, Kastamonu için sadece bir yemek değil, şehir kültürünün değişmez bir parçası. Nasıl Taşköprü kuyu kebabı meşhur ise tirit de aynı şekilde kentin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Hatta 'Tiridine Bandım' gibi türkülerde de bu geleneğin izleri bulunuyor. Hikayeye göre, savaş yıllarında erkekler cephedeyken evde kalan kadınların kıtlık döneminde hazırladığı tirit, bugün hala aynı lezzetle yaşatılıyor. Genellikle soğuk mevsimlerde tüketilen tirit, Kastamonu'ya gelenlerin mutlaka tatması gereken özgün bir lezzet olarak gösteriliyor. Yöresel tatları geleceğe taşımaya devam eden bu tarihi işletme de hem kültürü hem de geleneği yaşatmanın gururunu taşıyor" şeklinde konuştu.



Tirit yemeğini ilk kez yediğini ifade eden Mehmet Emin Duman isimli vatandaş da, "Arkadaşım burayı önermişti, ben de denemek istedim. Çok beğendim, çok güzel. Ailemle de gelmek isterim. İlk yediğimde yumuşak bir tat verdi, daha sonra lezzetini almaya başladım" ifadelerini kullandı.

Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünde yeni gelişme

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılındaki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada beklenen Adli Tıp Kurumu raporu tamamlandı. Fethi kabir ve otopsi verilerini inceleyen kurul, Denizolgun'un zehirlenme veya dış müdahale ile değil, yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu hayatını kaybettiği kanaatine vardı

05.11.2026 20:40:00
Haber Merkezi
 
Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünde yeni gelişme
Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünde yeni gelişme
Kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen cemaatin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada kritik bir aşama geride bırakıldı. Adli Tıp Kurumu (ATK) 1. İhtisas Kurulu, Denizolgun'un otopsi kayıtları, radyolojik görüntüleri ve mezarından alınan örnekler üzerindeki kapsamlı incelemesini tamamlayarak nihai raporunu hazırladı.

Zehirlenme bulgusu yok

7 Eylül 2016 tarihinde Beykoz'daki evinde ölü bulunan Denizolgun'un vefatının yıllar sonra şüpheli bulunması üzerine, soruşturma kapsamında 19 Ağustos 2026 tarihinde Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabri açılarak (fethi kabir) kemik, doku ve toprak örnekleri alınmıştı.

ATK raporunda yer alan toksikolojik analizlere göre, mezardan çıkarılan kemiklerde, mezar toprağında ve karşılaştırma amacıyla alınan referans toprak örneklerinde molibden, kadmiyum, cıva, talyum, kurşun, kobalt, nikel, arsenik ve vanadyum gibi ağır metaller tespit edildi. Ayrıca bir kemik örneğinde antimon maddesine rastlandı. Ancak kurul, hem ilk otopside hem de fethi kabir işleminde elde edilen dokulardaki ağır metal oranlarının normal düzeylerde olduğunu ve aranan diğer toksik maddelere rastlanmadığını belirtti. Bu veriler ışığında, Denizolgun'un zehirlenerek öldürüldüğüne dair herhangi bir tıbbi delil bulunmadığı vurgulandı.

Boyundaki kırık ve göğüsteki morluklara açıklık getirildi

Soruşturma dosyasında tartışma konusu olan fiziksel bulgular da raporda tek tek değerlendirildi. Mezardan çıkarılan örneklerin stereomikroskopik incelemesinde, boyun kemiği gövdesinin sağlam olduğu ancak boyun kıkırdağında (tiroid kartilaj) kırık ve şekil bozuklukları bulunduğu kaydedildi. Uzmanlar, söz konusu kırığın dışarıdan bir müdahale sonucu değil, mezara gömme ve mezardan çıkarma işlemleri sırasında meydana geldiğini bildirdi.

Göğüs bölgesindeki morlukların ise ölümden günler önce oluştuğu ve tek başına ölüme sebep olmayacağı kaydedildi.

"Ölüm nedeni yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması"

Raporda, boğulma veya travmatik bir etkiye dair delil bulunmadığı net bir şekilde vurgulanırken, Denizolgun'un ölümünün 6 Eylül 2016'da yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucunda gerçekleştiği mütalaa edildi. Raporda yer alan tam metin ve detaylı bulgular ilgili web belgelerinde görülebilir.

Soruşturmanın geçmişi

7 Eylül 2016'daki ilk otopsi raporunda da ölümün travmatik olmayan beyin kanamasından kaynaklandığı belirtilmişti. Ancak yıllar sonraki yeni iddialar üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı genişleterek yeniden açmıştı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti

05.11.2026 16:25:00
Haber Merkezi
 
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz’ın şikayeti üzerine hakkında açılan ‘tehdit’ davasının 5’inci duruşmasında beraat etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın, eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz'ın şikayeti üzerine yargılandığı tehdit davasında karar çıktı.

2024 yılında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında dava açılan Özdağ, Kocaeli 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5'inci duruşmasında beraat etti.

Eski Refah Partisi Milletvekili Şevki Yılmaz, 2024 yılında Berna Sultan Osmanoğlu'nun İstanbul'da düzenlenen düğününde yaptığı konuşmada, "Osmanlı'yı süren soysuzları lanetliyorum" ifadelerini kullanmıştı.

Yılmaz'ın sözlerine sanal medya hesabından tepki gösteren Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise Yılmaz'a yönelik, "Şevki, umarım bir yerde karşılaşırız. Sana soylunun, soysuzun kim olduğunu gösteririm" paylaşımında bulunmuştu. Özdağ'ın paylaşımının ardından Yılmaz'ın şikayeti üzerine hakkında 'tehdit' suçlamasıyla dava açılmıştı.

Kocaeli 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5'inci duruşmasında Özdağ'ın savunması dosya kapsamında değerlendirildi. Duruşmada sözlerinin tehdit içermediğini savunan Özdağ hakkında mahkeme beraat kararı verdi.

Sosyal medyada ‘e-Devlet’ dönemi başladı. Hesap doğrulaması nasıl yapılacak?

Türkiye’de dijital dünyanın kurallarını yeniden yazan sosyal medya yaş doğrulama düzenlemesi 1 Kasım 2026 itibarıyla resmen yürürlüğe girdi. Yeni döneme göre Instagram, TikTok, YouTube ve X gibi platformlarda hesabı bulunan milyonlarca kullanıcı e-Devlet üzerinden yaş doğrulaması yapmak zorunda kalacak. 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımı yasaklanırken, yetişkinler ve 15-17 yaş arası kullanıcılar için geri sayım başladı

05.11.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
 
Sosyal medyada ‘e-Devlet’ dönemi başladı. Hesap doğrulaması nasıl yapılacak?
Sosyal medyada ‘e-Devlet’ dönemi başladı. Hesap doğrulaması nasıl yapılacak?
Çocukların dijital dünyadaki güvenliğini artırmak ve sosyal medyanın olumsuz etkilerinden korumak amacıyla hazırlanan yeni yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlanarak uygulamaya konuldu.

Türkiye'deki yaklaşık 67 milyon kullanıcıyı ve 330 milyon aktif hesabı doğrudan etkileyen düzenleme, platformlara giriş yaparken e-Devlet üzerinden dijital yaş doğrulama belirteci alınmasını zorunlu kılıyor.

Peki, sosyal medyada kartları yeniden dağıtan bu sistem nasıl işleyecek, ne zamana kadar yapılması gerekecek ve kişisel verilerimiz güvende mi? İşte yeni düzenlemenin tüm detayları:

15 yaş altına tam yasak, gençlere sıkı kısıtlama

Yeni yönetmelikle birlikte 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya platformlarında yeni hesap açması tamamen engellendi. 15-17 yaş grubundaki gençler ise sosyal medyayı "çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet" kuralları çerçevesinde kullanabilecek.

Bu yaş grubundaki hesaplar varsayılan olarak gizli olacak, canlı yayın açamayacak, kişiselleştirilmiş reklamlara kapatılacak ve yabancılardan mesaj alamayacak. Ayrıca gençlerin bağımlılık riskini azaltmak amacıyla 'sonsuz kaydırma' gibi bazı tasarım özellikleri de sınırlandırılacak.

Yaş doğrulaması e-Devlet üzerinden nasıl yapılacak?

Kullanıcıların yaş doğrulama işlemleri için sosyal medya şirketlerine kimlik belgesi göndermesi gerekmeyecek. Süreç tamamen devlet güvencesiyle e-Devlet Kapısı üzerinden yürütülecek. Doğrulama adımları ise şu şekilde gerçekleşecek:

1. e-Devlet'e Giriş: Kullanıcılar, resmi e-Devlet Kapısı internet sitesine (turkiye.gov.tr) veya e-Devlet mobil uygulamasına güvenli giriş yapacak.

2. Belirteç Oluşturma: Sistem üzerinde yer alan Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı hizmeti aracılığıyla dijital bir "yaş doğrulama belirteci" (kod) oluşturulacak.

3. Platforma Yükleme: Kullanıcı, e-Devlet'ten aldığı bu şifreli dijital kodu sosyal medya platformunun hesaba giriş öncesi açacağı doğrulama alanına girecek.

4. Onay Süreci: Platform, kodun geçerliliğini e-Devlet üzerinden kontrol ederek kullanıcının yaş sınırını karşılayıp karşılamadığını doğrulayacak.

Kimlik bilgileri sosyal medya şirketlerine verilecek mi?

Kullanıcıların en çok endişe ettiği konulardan biri olan veri güvenliği konusunda düzenleme kesin sınır çiziyor. e-Devlet üzerinden üretilen kod, kullanıcının T.C. kimlik numarası, ad, soyad ve tam doğum tarihi gibi kişisel bilgilerini kesinlikle içermeyecek. Sosyal medya şirketlerine yalnızca kullanıcının 15 ve 18 yaş sınırlarını geçip geçmediği bilgisi ("Evet" veya "Hayır" şeklinde) iletilecek.

Son tarih ne zaman? Süreç nasıl işleyecek?

Düzenleme kapsamında takvim iki farklı şekilde ilerleyecek:

• Yeni Hesaplar: 1 Kasım 2026 tarihinden itibaren açılacak tüm yeni hesaplar için e-Devlet yaş doğrulaması ilk andan itibaren zorunlu olacak.

• Mevcut Hesaplar: Halihazırda sosyal medya hesabı kullanan tüm vatandaşlara yaş doğrulamalarını yapmaları için 31 Mart 2027 tarihine kadar geçiş süresi tanındı. Bu tarihe kadar bir kereye mahsus doğrulama yapmayan hesaplar platformlar tarafından kapatılacak.

Siber Güvenlik Başkanlığı'ndan kritik "dolandırıcılık" uyarısı

Düzenlemenin yürürlüğe girmesini fırsat bilen siber dolandırıcılar da anında harekete geçti. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı ve İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), vatandaşları sahte mesajlara karşı uyardı.

Yapılan açıklamada; "Hesabınız kapatılacak, acilen yaş doğrulaması yapın" diyerek SMS, e-posta ya da sosyal medya üzerinden gönderilen bağlantılara kesinlikle tıklanmaması gerektiği vurgulandı. Yaş doğrulama işlemlerinin yalnızca ve yalnızca resmi e-Devlet kanalları üzerinden ücretsiz olarak yapılacağı, e-Devlet şifresi, banka kartı bilgisi veya SMS kodu talep eden hiçbir üçüncü taraf siteye itibar edilmemesi gerektiği hatırlatıldı.

Büyükçekmece'de servis minibüsü şoförü bıçaklandı

Büyükçekmece'de bir servis minibüsü şoförü, evinin sokağında tartıştığı motosiklet sürücüsü tarafından 3 yerinden bıçaklandı. Olay sonrası motosikletli kaçtı

05.11.2026 11:42:00 / Güncelleme: 05.11.2026 11:45:35
İHA
 
Büyükçekmece'de servis minibüsü şoförü bıçaklandı
Büyükçekmece'de servis minibüsü şoförü bıçaklandı
Olay geçtiğimiz salı günü Büyükçekmece ilçesi Muratçeşme Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre Ömür Küçük isimli servis minibüsü şoförü, yol verme meselesi yüzünden sokağında bir motosiklet sürücüsü ile tartıştı.

Çıkan tartışma sonucu küfürler ettiği iddia edilen motosiklet sürücüsü Ömür Küçük'ü bıçakladı. Saldırgan olay yerinden kaçarken, polis ekipleri motoru yedi emin otoparkına çekti. Polis ekipleri şahsı arama çalışması başlattı.



Olay anını anlatan sürücü Küçük, "Evimi geldiğim sırada sokak kapalıydı. Sonra yolu kapatan aracın evime misafir olarak geldiğini düşünüp eşimi aradım. Misafir yolu açmak için aşağıya geldi. O sırada aracıma birisi yumrukla vurarak. 'Baba yolu aç geri al' dedi. Kardeşim görmüyor musun yol kapalı dedim. O da bana 'yağmur yağıyor görmüyor musun ıslanıyorum' dedi. Daha sonra bana ' gevşek gevşek konuşma kendini bana vurdurma' dedi. Burası dağ başımı dedim ben o ise bana küfürler etti. Araçtan indirmek istedi baskı kurdu. Kapıya kadar geldi elinde bıçak olduğunu görmedim. Çok yaklaştı bana. Benden uzaklaş dedim ittim ittirdiğim sırada bıçak olduğunu fark etmedim. Geri çekildiğim sırada sol bacağımdan 2 bıçak darbesi aldım. Yan koltuğa attım ondan uzaklaşmak için. Plakası kimliği belli dün karakola gittim hala firar olarak gözüküyor. Dün karakola gittim sokağa bilmediğim araçlar geliyor dedim geldiğinde arayın dediler" diye konuştu.

Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti

Adana'nın Ceyhan ilçesinde evde yere düşen tabancanın ateş alması sonucu yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek Göçer, hayatını kaybetti

05.11.2026 11:36:00
İHA
 
Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti
Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti
Olay, geçtiğimiz gün akşam saatlerinde Ceyhan ilçesi Fatih Sultan Mahallesi'ndeki bir müstakil evde meydana geldi. İddiaya göre, dolaptan indirilen bavulun içindeki tabanca, yere düşerek ateş aldı. Tabancadan çıkan kurşun, 12 yaşındaki Melek Göçer'in yüzüne isabet etti.

Yakınları tarafından özel araçla Ceyhan Devlet Hastanesi'ne kaldırılan küçük kız, buradaki müdahalesinin ardından Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.

Hayatını kaybetti

Hastanede yapılan müdahalelere rağmen Melek Göçer, sabaha karşı hayatını kaybetti. Küçük kızın cansız bedeni otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.

Ruhsatsız olduğu belirlenen tabancaya el koyan polis, olay anında evde bulunan 2 kişiyi de gözaltına aldı. Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazileri su altında kaldı, park halindeki bazı araçlar sel sularına kapılarak sürüklendi

05.11.2026 07:07:00 / Güncelleme: 05.11.2026 07:13:52
AA
 
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Kent genelinde akşam başlayan sağanak, ilerleyen saatlerde etkisini artırdı.

Yağış nedeniyle Karakese, Özerli ve Kuzuculu mahallelerindeki bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazilerinin bir kısmı su altında kaldı.

Park halindeki bazı araçlar, sel suları nedeniyle sürüklendi.

Ulaşımda aksamalara yol açan yağış nedeniyle köprü ve bulvarlarda polis ekiplerince önlem alındı.

Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri dere yataklarında, Büyükşehir Belediyesi ekipleri ise su baskınından etkilenen evlerde tahliye çalışması başlattı. 



İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?

Beylikdüzü, Gaziosmanpaşa ve Avcılar'da düzenlenen son operasyonda 195 kilo 900 gram metamfetamin ve 400 bin sentetik ecza ele geçirildi

04.11.2026 22:12:00
Haber Merkezi
 
İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?
İSTANBUL UYUŞTURUCUNUN MERKEZİ Mİ OLUYOR?
Beylikdüzü, Gaziosmanpaşa ve Avcılar'da düzenlenen son operasyonda 195 kilo 900 gram metamfetamin ve 400 bin sentetik ecza ele geçirildi. Dört şüpheli gözaltına alındı. İstanbul'da 2026 yılının ilk 10 ayında ele geçirilen uyuşturucu miktarının 15 tonu aşması, kentteki uyuşturucu trafiğinin boyutunu yeniden gündeme taşıdı. Peki, yakalananların dışında piyasaya ulaşan miktar ne kadar?

İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin üç ilçede gerçekleştirdiği operasyonlarda yalnızca uyuşturucu maddeler değil, adeta bir üretim tesisi ortaya çıkarıldı.

Aramalarda 195 kilo 900 gram metamfetamin, 400 bin sentetik ecza hap, 112 kilo 850 gram sentetik ecza maddesi, 133 kilo 800 gram katkı maddesi, 200 bin boş kapsül ve uyuşturucu üretiminde kullanılan makineler ele geçirildi. Dört şüpheli adliyeye sevk edildi.

10 AYDA 15 TON UYUŞTURUCU!



İstanbul'daki uyuşturucu operasyonlarına ilişkin açıklanan veriler dikkat çekici. 1 Ocak-18 Ekim 2026 tarihleri arasında kentte gerçekleştirilen operasyonlarda 15 ton 44 kilogram uyuşturucu madde ile 27 milyon 700 bin uyuşturucu ve uyarıcı hap ele geçirildi.

Ayrıca 2026 yılının 18 Ağustos-15 Eylül dönemindeki operasyonlarda 1 ton 432 kilogram uyuşturucu, 922 bin hap ve 134 kilo 50 gram kimyasal katkı maddesi yakalandı. Bu operasyonlarda 46 şüpheli gözaltına alınırken 41 kişi tutuklandı.

İSTANBUL UYUŞTURUCU TİCARETİNİN MERKEZİ Mİ?



İstanbul'un uluslararası hava ve deniz limanları, kara yolu bağlantıları, yoğun nüfusu ve büyük tüketici pazarı, uyuşturucu kaçakçılığı açısından kenti önemli bir güzergâh ve hedef pazar haline getirebiliyor.

YAKALANAMAYAN UYUŞTURUCU NE KADAR?

Uyuşturucuyla mücadelede en önemli soru, ele geçirilen miktarın dışında kalan uyuşturucunun ne kadar olduğu. Çünkü yakalanan 15 tonluk miktar, piyasaya hiç ulaşmamış ürünleri gösteriyor; ülkeye veya kente giren toplam uyuşturucu miktarını değil.

Denetimlerden kaçan, depolarda tutulan, sokak satıcılarına ulaştırılan veya başka kentlere sevk edilen uyuşturucunun miktarına ilişkin kesin bir hesap bulunmuyor.

Uzmanların üzerinde durduğu temel mesele, mücadelenin yalnızca uyuşturucuyu taşıyan veya satan kişilerle sınırlı kalmaması. Üretim merkezleri, finans kaynakları, uluslararası bağlantılar ve dağıtım ağlarının ortaya çıkarılması gerekiyor.


Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki

Avrupa Komisyonu’nun yayımladığı 2026 Türkiye Raporu, ekonomik iş birliği, Gümrük Birliği ve savunma sanayiindeki ortak çıkarları överken; siyasi kriterler, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz başlıklarında ön yargılı yaklaşımını sürdürdü. Dışişleri Bakanlığı, rapora "mesnetsiz ve çifte standartlı" diyerek sert tepki gösterdi

04.11.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki
Ankara’dan AB'nin raporuna sert tepki
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, genişleme stratejisi kapsamında merakla beklenen yıllık 2026 Türkiye Raporu'nu yayımladı. İkili ilişkilerin mevcut durumunu röntgenleyen rapor, ekonomi ve güvenlik alanlarında Türkiye'nin kritik rolünü teslim ederken, siyasi ve bölgesel konularda Ankara ile Brüksel arasındaki geleneksel görüş ayrılıklarını bir kez daha derinleştirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, raporun açıklanmasının hemen ardından yayımladığı bildiride siyasi ithamları ve Kıbrıs konusundaki iddiaları tamamen reddettiğini duyurdu.

Ticaret hacmi 218 milyar avroya ulaştı

Raporda, Türkiye ekonomisinin son dönemde attığı kararlı adımlar ön plana çıkarıldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikasında güvenilirliği yeniden tesis etme hamleleri, enflasyonla mücadeledeki kararlılık ve cari açığın dengelenmesi AB tarafından olumlu not edildi.

Türkiye'nin AB içindeki rekabet baskısıyla baş edebilecek güçlü bir imalat, tarım ve hizmet sektörüne sahip olduğu vurgulanan raporda, taraflar arasındaki ticaret hacminin 218 milyar avroya ulaştığı bilgisine yer verildi. Gümrük Birliği'nin küresel çalkantıların yaşandığı bu dönemde AB tedarik zincirlerinin dayanıklılığına ve arz güvenliğine devasa bir katkı sağladığı açıkça itiraf edildi.

Türk savunma sanayii AB radarında

2026 raporunun en dikkat çekici bölümlerinden birini ise Türk savunma sanayiinin yükselişi oluşturdu. Raporda, Türk savunma şirketlerinin küresel pazardaki gücünü artırdığı, teknoloji ve bilgi transferi sağlamak amacıyla giderek daha fazla AB pazarına yöneldiği ve kıta genelinde ortak üretim tesisleri kurduğu kaydedildi.

Karadeniz'de "gölge filo" ve hibrit tehditler uyarısı

Güvenlik ve bölgesel riskler başlığında, Türkiye'nin siber saldırılar, yapay zeka destekli dezenformasyon kampanyaları ve göç akımlarının manipülasyonu gibi hibrit tehditlerle en yoğun karşılaşan ülkelerin başında geldiği aktarıldı.

Rusya'nın Karadeniz'deki askeri varlığı, "gölge filosu" ve insansız deniz araçlarının (İDA) deniz güvenliği açısından yarattığı risklere dikkat çekilirken, Türkiye'nin Ukrayna Savaşı'ndaki kolaylaştırıcı ve arabulucu rolü ile Ukrayna'nın yeniden inşasına verdiği stratejik destek takdir edildi. Ancak raporda, Türkiye'nin Rusya ile olan yakın ekonomik bağlarını koruyor olması da not edildi.

Ankara'dan brüksel'e muhtıra niteliğinde yanıt

Dışişleri Bakanlığı, rapordaki siyasi değerlendirmeler ve bölgesel iddialara karşı çok sert bir açıklama yayımlayarak raporun bu kısımlarını "mesnetsiz" bulduğunu ve tamamen reddettiğini ilan etti. Ankara'nın Brüksel'e yönelik tepkisinde şu üç başlık öne çıktı:

• Yargı ve Temel Haklar: AB'nin Türkiye'deki iç hukuka ve yargı bağımsızlığına yönelik eleştirileri "çifte standartlı, hukuki temelden uzak ve ön yargılı bir zihniyetin yansıması" olarak nitelendirildi.

• Kıbrıs ve Doğu Akdeniz: Raporda Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) tek taraflı tezlerine koşulsuz destek verilmesi Ankara'nın en büyük tepki gösterdiği alan oldu. Bakanlık, AB'nin bu taraflı tutumunu sürdürdüğü müddetçe Kıbrıs meselesinde bir çözüm ortağı veya tarafsız bir aktör olamayacağını net bir dille hatırlattı.

• Libya Mutabakatı: Raporda Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları mutabakatına yönelik olumsuz ifadelere değinen Ankara, bu iddiaların Türkiye açısından "yok hükmünde" olduğunu ve Doğu Akdeniz'deki meşru çıkarlarından taviz verilmeyeceğini vurguladı.

Ortaklık şart, yaklaşım sorunlu

2026 Türkiye Raporu, AB'nin Türkiye'yi ekonomik gücü, askeri sanayisi ve lojistik/tedarik zincirindeki yeri bakımından "vazgeçilmez bir ortak" olarak gördüğünü; ancak iş siyasi kriterlere ve Doğu Akdeniz'deki egemenlik haklarına geldiğinde üye ülkelerin (Yunanistan ve GKRY) baskısıyla taraflı duruşundan sıyrılamadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

İstanbul’da sağanak trafiği kilitledi

Marmara Bölgesi'ni etkisi altına alan Sibirya kökenli soğuk ve yağışlı hava dalgası İstanbul'da günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Aniden bastıran şiddetli sağanak yağış ve kararan gökyüzü, iş çıkış saatiyle birleşince kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 89 seviyesine kadar fırladı

04.11.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
İstanbul’da sağanak trafiği kilitledi
İstanbul’da sağanak trafiği kilitledi
İstanbul'da gün genelinde aralıklarla kendini gösteren olumsuz hava koşulları, öğleden sonra zirve noktasına ulaştı. Kentin üzerine çöken yoğun ve koyu kara bulutlar, gündüz saatlerinde adeta gece karanlığı yaşanmasına neden oldu.

Başta Tarihi Yarımada, Boğaz hattı ve Avrupa Yakası'nın merkezi alanları olmak üzere, şehrin birçok bölgesinde gök gürültülü şiddetli sağanak yağış etkisini gösteriyor. Yağışa hazırlıksız yakalanan İstanbullular kapalı alanlara sığınırken, ana yollarda görüş mesafesi önemli ölçüde düştü.

Ana arterler durma noktasında

Sağanak yağışın tam iş ve okul çıkış saatlerine denk gelmesi, zaten hassas olan İstanbul trafiğini felç etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Trafik Yoğunluk Haritası verilerine göre, kent genelindeki anlık trafik yoğunluğu yüzde 89 seviyesine yükseldi.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün her iki yakadaki bağlantı yollarında kilometrelerce araç kuyruğu oluştu.

D-100 karayolu ve TEM Otoyolu'nun özellikle rampalar ve katılım noktalarında araçlar tampon tampona ilerlemekte güçlük çekiyor.

Kendi araçları yerine toplu taşımayı kullanmak isteyen vatandaşlar; metro, metrobüs ve otobüs duraklarında uzun kuyruklar ve aşırı yoğunluk oluşturdu.

AKOM ve valilikten peş peşe "sarı kodlu" uyarılar

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün İstanbul için "Sarı Kodlu" uyarı vermesinin ardından, İstanbul Valiliği ve İBB Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.

Yapılan açıklamalarda, metrekareye 30 ila 60 kilogram arasında yağış düşmesinin beklendiği vurgulandı. Güçlü poyraz fırtınasının da (40-60 km/s) eşlik ettiği hava muhalefeti sebebiyle ani sel, su baskını, tünellerde göllenme, ağaç devrilmesi ve ulaşımda aksamalara karşı sürücülerin takip mesafelerini korumaları ve zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları istendi.

Sıcaklıklar hissedilir derecede düşecek

Rusya üzerinden sarkan Sibirya kökenli soğuk hava dalgası yalnızca yağış getirmekle kalmadı, dereceleri de kış moduna soktu. Kentte daha önce 18-20 derece civarında seyreden hava sıcaklıklarının ani bir düşüşle 12-14 derece bandına kadar gerileyeceği bildirildi.

AKOM uzmanları, yağışlı sistemin perşembe günü de aralıklarla kuvvetli sağanak geçişleri şeklinde etkisini sürdüreceğini, cuma gününden itibaren ise kenti terk edeceğini tahmin ediyor.

2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans için branş bazında sıralamaların açıklandığını bildirdi

04.11.2026 12:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı
2026 KPSS branş sıralamaları açıklandı
ÖSYM'den yapılan açıklamada, "2026 Kamu Personel Seçme Sınavı'na (2026-KPSS Lisans) katılan adayların sınav sonuçlarına göre branş bazında sıralamaları ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'ne yansıtılmıştır. Adaylar, ÖSYM'nin 'https://ais.osym.gov.tr' adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle branş bazında sıralamalarını öğrenebilecektir.

Branş bazında sıralama hizmeti, adayların ilgili ekranda seçmiş oldukları puan türü ve eğitim alanlarında sınava giren diğer adaylar arasında başarı durumlarını değerlendirmelerine imkân veren, yerleştirme işlemlerine etkisi olmayan, adayları bilgilendirme amacıyla oluşturulmuş bir hizmettir. Görüntülenen sayfa, belge niteliği taşımaz. Her türlü değerlendirmede ÖSYM sisteminde kayıtlı bilgiler esas alınır" denildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.