Fâtıma (a.s) gibi birisine mi bunlar söyleniyor?
İleride izah edeceğimiz gibi, Hz. Ebu Bekir Fedek’e el koyunca bunu duyan Peygamberimizin zevcesi Ümmü Seleme (a.s.) şöyle dedi
08.08.2023 18:20:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





İleride izah edeceğimiz gibi, Hz. Ebu Bekir Fedek'e el koyunca bunu duyan Peygamberimizin zevcesi Ümmü Seleme (a.s.) şöyle dedi:
"Resûlullah'ın (s.a.v.) kızı Fâtıma gibi birisine mi bunlar söyleniyor? Allah'a yemin ederim ki, O, insanlar arasında bir cennet hurisidir. Canın nefesi gibidir. Takva sahiplerinin bağrında yetişmiştir. Meleklerin elinde büyümüştür. Tertemiz kimselerin kucağında yetişmiştir. En güzel bir şekilde gelişmiştir. En güzel terbiye üzere eğitilmiştir.
Siz, Resulullah'ın (s.a.v.) O'nu mirasından yoksun bıraktığını ve O'na bunu bildirmediğini mi iddia ediyorsunuz? Oysa Yüce Allah şöyle buyurmuştur: 'Yakın akrabalarını uyar.'
Sizce Resulullah (s.a.v.) O'nu uyardığı halde, O böyle bir istekte mi bulunuyor?
Oysa kadınların en hayırlısı ve cennet gençlerinin efendilerinin annesi, Meryem'in dengidir. Babasının sayesinde Rabbinin risaletleri kemâle ermiştir.
Allah'a yemin ederim ki, Resûlullah (s.a.v.) O'nu sıcaktan ve soğuktan korurdu. O'nun için sağ kolunu yastık ve sol kolunu da yorgan yapardı.
Yavaş olun! Resulullah (s.a.v.) gözlerinizin önündedir. Yarın Allah'ın huzuruna döneceksiniz. Vah olsun sizlere! Yakında bileceksiniz."
Rivayet edilir ki, bu konuşmasından dolayı Ümmü Seleme'nin o seneki maaşı kesildi.
Bütün bu deliller ortada iken Hz. Ebu Bekir, Fedek'e el koymuştur.
Halifenin Fedek'e el koyması
Ebu Bekir halife olunca, adamlarını Fedek arazilerini Hz. Fâtıma adına kontrol eden vekilinin yanına gönderdi. O'nu oradan uzaklaştırarak araziye el koydular.
Bu arada kendisinden başka kimsenin rivayet etmediği bir hadis zikretti. Peygamberimizin şöyle dediğini duymuştu: "Biz peygamberler topluluğu miras bırakmayız. Bizden geri kalan mallar sadakadır."
O halde Hz. Peygamber miras bırakmamıştı. Ondan geriye kalan mallar Müslüman yoksullara ve miskinlere sadaka olarak dağıtılmalıydı.
Ebu Bekir halife seçildikten on gün sonra Fedek'e birilerini göndererek Hz. Fâtıma'nın orada bulunan yardımcılarını oradan çıkardı.
Hz. Aişe diyor ki: "Fâtıma, Hz. Ebu Bekir'e haber göndererek Resulullah (s.a.v.)'in mirasından payına düşenleri istedi. Fâtıma o sırada Medine'den, Fedek'ten ve Hayber hurmasından Resûlullah'ın (s.a.v.) payına düşen kısımları istiyordu."
Hz. Ebu Bekir şu karşılığı verdi: "Resûlullah (s.a.v.), 'Biz peygamberler miras bırakmayız. Bizden geride kalan mal sadakadır. Âl-i Muhammed bu maldan sadece yiyebilir' buyurmuştur.
Allah'a yemin ederim ki, ben Resûlullah'ın (s.a.v.) sadakalarının durumunu hiçbir şekilde değiştirmeyeceğim. Resûlullah (s.a.v.) zamanında nasıl idiyse, bundan sonra öyle olacaktır. Bunlar üzerinde Resûlullah (s.a.v.)'in yaptığı tasarrufun aynısını yapacağım."
Böylece Ebu Bekir, Resûlullah'ın (s.a.v.) mirasından Hz. Fâtıma'ya (a.s.) bir pay vermeyi kabul etmedi.
Fedek konusunda Ebu Bekir'in tavrı
İmam Muhammed Bâkır'ın (a.s.) Fedek ile ilgili rivayeti şöyledir: "Ali (a.s.) Fâtıma'ya (a.s.) dedi ki: 'Git ve Bana Resûlullah'tan (s.a.v.) Sana kalan mirasını iste.'
Bunun üzerine Fâtıma (a.s.) Ebu Bekir'in yanına geldi ve şöyle dedi:
'Niçin, babam Resûlullah (s.a.v.)'in mirasını Bana vermiyorsun? Neden Benim vekilimi Fedek arazisinden çıkardın? Orayı Resûlullah (s.a.v.)'in, Allah'ın emri ile Bana verdiğini bilmiyor musun?'
Ebu Bekir şöyle dedi: 'Allah dilerse, şüphesiz Sen haktan başka bir şey söylemezsin. Ama bunun için şahitler getirmen gerekiyor.'
Bunun üzerine Ümmü Eymen geldi ve Ebu Bekir'e şöyle dedi:
'Ey Ebu Bekir! Resûlullah'ın (s.a.v.) söylediği bir sözü senin karşına kanıt olarak sunmadıkça şahitlik etmeyeceğim. Allah adına seni yemine veriyorum, Resûlullah'ın (s.a.v.), 'Ümmü Eymen cennet ehlinden bir kadındır' dediğini bilmiyor musun?'
Ebu Bekir, 'Evet, biliyorum' dedi.
Bunun üzerine Ümmü Eymen şöyle dedi: 'Ben şahitlik ediyorum ki, yüce Allah, 'Akraban olan kimseye hakkını ver...' ayetiyle Resulü'ne tavsiyede bulundu, O da Allah'ın bu emri doğrultusunda Fâtıma'ya Fedek'i verdi.'
Sonra İmam Ali (a.s.) geldi, O da aynı şekilde şahitlikte bulundu. Ebu Bekir Fedek'in Fâtıma'ya (a.s.) ait olduğunu belirten bir yazı yazarak O'na verdi.
Bu sırada Hz. Ömer içeri girdi ve 'Bu yazı nedir?' diye sordu.
Hz. Ebu Bekir, 'Fâtıma, Fedek'in Kendisine ait olduğunu iddia etti, Ümmü Eymen ve Ali de O'nun lehine tanıklıkta bulundular. Ben de O'na bu yazıyı verdim' dedi.
Ömer yazıyı Fâtıma'dan (a.s.) aldı, içine tükürerek parçaladı. Fâtıma (a.s.) ağlayarak dışarı çıktı."
Bir rivayet de şöyledir: "Hz. Ebu Bekir Fâtıma (a.s.)'ın konuşmasından etkilendi ve ağladı. (Elbette bu olay birkaç gün sonra Ebu Bekir'in evinde vukû bulmuştur). Sonra Fedek'in Fâtıma'ya (a.s.) geri verilmesi gerektiğini yazdı. Ama bilindiği gibi Ömer bu mektubu alarak yırttı."
Enteresan olan, Ebu Bekir'in yazdığı belgeyi alarak yırtan Hz. Ömer, kendi hilafeti sırasında Fedek'i Ali (a.s.) ve Abbas'a bırakmıştır." Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Hz. Fatıma eserinden)
"Resûlullah'ın (s.a.v.) kızı Fâtıma gibi birisine mi bunlar söyleniyor? Allah'a yemin ederim ki, O, insanlar arasında bir cennet hurisidir. Canın nefesi gibidir. Takva sahiplerinin bağrında yetişmiştir. Meleklerin elinde büyümüştür. Tertemiz kimselerin kucağında yetişmiştir. En güzel bir şekilde gelişmiştir. En güzel terbiye üzere eğitilmiştir.
Siz, Resulullah'ın (s.a.v.) O'nu mirasından yoksun bıraktığını ve O'na bunu bildirmediğini mi iddia ediyorsunuz? Oysa Yüce Allah şöyle buyurmuştur: 'Yakın akrabalarını uyar.'
Sizce Resulullah (s.a.v.) O'nu uyardığı halde, O böyle bir istekte mi bulunuyor?
Oysa kadınların en hayırlısı ve cennet gençlerinin efendilerinin annesi, Meryem'in dengidir. Babasının sayesinde Rabbinin risaletleri kemâle ermiştir.
Allah'a yemin ederim ki, Resûlullah (s.a.v.) O'nu sıcaktan ve soğuktan korurdu. O'nun için sağ kolunu yastık ve sol kolunu da yorgan yapardı.
Yavaş olun! Resulullah (s.a.v.) gözlerinizin önündedir. Yarın Allah'ın huzuruna döneceksiniz. Vah olsun sizlere! Yakında bileceksiniz."
Rivayet edilir ki, bu konuşmasından dolayı Ümmü Seleme'nin o seneki maaşı kesildi.
Bütün bu deliller ortada iken Hz. Ebu Bekir, Fedek'e el koymuştur.
Halifenin Fedek'e el koyması
Ebu Bekir halife olunca, adamlarını Fedek arazilerini Hz. Fâtıma adına kontrol eden vekilinin yanına gönderdi. O'nu oradan uzaklaştırarak araziye el koydular.
Bu arada kendisinden başka kimsenin rivayet etmediği bir hadis zikretti. Peygamberimizin şöyle dediğini duymuştu: "Biz peygamberler topluluğu miras bırakmayız. Bizden geri kalan mallar sadakadır."
O halde Hz. Peygamber miras bırakmamıştı. Ondan geriye kalan mallar Müslüman yoksullara ve miskinlere sadaka olarak dağıtılmalıydı.
Ebu Bekir halife seçildikten on gün sonra Fedek'e birilerini göndererek Hz. Fâtıma'nın orada bulunan yardımcılarını oradan çıkardı.
Hz. Aişe diyor ki: "Fâtıma, Hz. Ebu Bekir'e haber göndererek Resulullah (s.a.v.)'in mirasından payına düşenleri istedi. Fâtıma o sırada Medine'den, Fedek'ten ve Hayber hurmasından Resûlullah'ın (s.a.v.) payına düşen kısımları istiyordu."
Hz. Ebu Bekir şu karşılığı verdi: "Resûlullah (s.a.v.), 'Biz peygamberler miras bırakmayız. Bizden geride kalan mal sadakadır. Âl-i Muhammed bu maldan sadece yiyebilir' buyurmuştur.
Allah'a yemin ederim ki, ben Resûlullah'ın (s.a.v.) sadakalarının durumunu hiçbir şekilde değiştirmeyeceğim. Resûlullah (s.a.v.) zamanında nasıl idiyse, bundan sonra öyle olacaktır. Bunlar üzerinde Resûlullah (s.a.v.)'in yaptığı tasarrufun aynısını yapacağım."
Böylece Ebu Bekir, Resûlullah'ın (s.a.v.) mirasından Hz. Fâtıma'ya (a.s.) bir pay vermeyi kabul etmedi.
Fedek konusunda Ebu Bekir'in tavrı
İmam Muhammed Bâkır'ın (a.s.) Fedek ile ilgili rivayeti şöyledir: "Ali (a.s.) Fâtıma'ya (a.s.) dedi ki: 'Git ve Bana Resûlullah'tan (s.a.v.) Sana kalan mirasını iste.'
Bunun üzerine Fâtıma (a.s.) Ebu Bekir'in yanına geldi ve şöyle dedi:
'Niçin, babam Resûlullah (s.a.v.)'in mirasını Bana vermiyorsun? Neden Benim vekilimi Fedek arazisinden çıkardın? Orayı Resûlullah (s.a.v.)'in, Allah'ın emri ile Bana verdiğini bilmiyor musun?'
Ebu Bekir şöyle dedi: 'Allah dilerse, şüphesiz Sen haktan başka bir şey söylemezsin. Ama bunun için şahitler getirmen gerekiyor.'
Bunun üzerine Ümmü Eymen geldi ve Ebu Bekir'e şöyle dedi:
'Ey Ebu Bekir! Resûlullah'ın (s.a.v.) söylediği bir sözü senin karşına kanıt olarak sunmadıkça şahitlik etmeyeceğim. Allah adına seni yemine veriyorum, Resûlullah'ın (s.a.v.), 'Ümmü Eymen cennet ehlinden bir kadındır' dediğini bilmiyor musun?'
Ebu Bekir, 'Evet, biliyorum' dedi.
Bunun üzerine Ümmü Eymen şöyle dedi: 'Ben şahitlik ediyorum ki, yüce Allah, 'Akraban olan kimseye hakkını ver...' ayetiyle Resulü'ne tavsiyede bulundu, O da Allah'ın bu emri doğrultusunda Fâtıma'ya Fedek'i verdi.'
Sonra İmam Ali (a.s.) geldi, O da aynı şekilde şahitlikte bulundu. Ebu Bekir Fedek'in Fâtıma'ya (a.s.) ait olduğunu belirten bir yazı yazarak O'na verdi.
Bu sırada Hz. Ömer içeri girdi ve 'Bu yazı nedir?' diye sordu.
Hz. Ebu Bekir, 'Fâtıma, Fedek'in Kendisine ait olduğunu iddia etti, Ümmü Eymen ve Ali de O'nun lehine tanıklıkta bulundular. Ben de O'na bu yazıyı verdim' dedi.
Ömer yazıyı Fâtıma'dan (a.s.) aldı, içine tükürerek parçaladı. Fâtıma (a.s.) ağlayarak dışarı çıktı."
Bir rivayet de şöyledir: "Hz. Ebu Bekir Fâtıma (a.s.)'ın konuşmasından etkilendi ve ağladı. (Elbette bu olay birkaç gün sonra Ebu Bekir'in evinde vukû bulmuştur). Sonra Fedek'in Fâtıma'ya (a.s.) geri verilmesi gerektiğini yazdı. Ama bilindiği gibi Ömer bu mektubu alarak yırttı."
Enteresan olan, Ebu Bekir'in yazdığı belgeyi alarak yırtan Hz. Ömer, kendi hilafeti sırasında Fedek'i Ali (a.s.) ve Abbas'a bırakmıştır." Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Hz. Fatıma eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.






















































































