logo
24 EYLÜL 2026

Fazla sayıda haciz iş akdini fesih edebilir

Avukat Seyit Yağmur, çalışan işçinin maaşı üzerindeki çok sayıda haciz işleminin işletme muhasebesindeki iş yükünü arttırması nedeni ile işveren tarafından iş akdinin haklı olarak fesihe sebep olabileceğini söyledi.

05.10.2024 23:29:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fazla sayıda haciz iş akdini fesih edebilir
Fazla sayıda haciz iş akdini fesih edebilir
Avukat Seyit Yağmur, çalışan işçinin maaşı üzerindeki çok sayıda haciz işleminin işletme muhasebesindeki iş yükünü arttırması nedeni ile işveren tarafından iş akdinin haklı olarak fesihe sebep olabileceğini söyledi.
Borçlarını ödemeyen işçinin borçlarının bir süre sonra işverene kalabildiğini söyleyen Seyit Yağmur, 'Kamu ya da özel sektör fark etmeksizin bir çalışanın maaşında haciz söz konusu olduğu takdirde, alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğü çalışanın çalıştığı kuruma haciz müzakeresi gönderiyor. Bu müzekkereye istinaden de İcra ve İflas Kanunu 355. madde ve devamı uyarınca işverenin çalışanın maaşında başkaca haciz olup olmadığını ve maaş miktarını icra müdürlüğüne bildirmesi ve akabinde de bu borca istinaden kesintileri işçinin maaşından kesip icra müdürlüğüne ödemesi gerekiyor. İşveren bu ödemeyi ihmal ettiği takdirde de alacaklının talebi üzerine yine aynı İcra İflas Kanunu 355. madde ve devam uyarınca bu sefer borç işverene yükleniyor. Yani işveren bu kesintiyi işçinin maaşından yapıp da icra müdürlüğüne ödemezse kendisi ödeme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor' dedi.
Yağmur, işçinin ödemediği borçlar nedeni ile iş yerinin muhasebe departmanını meşgul etmesinin haklı fesih sebebi olabileceğini söyleyerek, 'Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin de bu konuyla alakalı bir karar mevcut. Hakkında çok fazla sayıda icra takibi olan bir işçinin bu ödemelerini ihmal etmesi ve iş yerinin muhasebe departmanını icra müdürlüklerine yazılması gereken müzekkerelerle ciddi manada meşgul etmesi nedeniyle hakkında yapılan ihtara rağmen bu borçlarını süresinde ödememesi sebebiyle işveren tarafından iş akdi haklı nedenle feshedilmiş ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu konuda işvereni haklı görmüştür. Bu hususta emekçi vatandaşlarımızı da uyarma gereği hissediyoruz. Yani icra takiplerini süresinde ödemedikleri takdirde yani iş sözleşmeleri iş akitleri işveren tarafından feshedilebilir' ifadelerini kullandı.İHA

Adli Tıp Kurumu'nda hırsızlık yapan şüphelinin ifadesi alındı

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümünden 9 gün sonra Adli Tıp Kurumu'na girerek hırsızlık yapan hükümlü G.E'nin, "şüpheli" sıfatıyla ifadesi alındı

24.09.2026 20:03:00
Anadolu Ajansı
 
Adli Tıp Kurumu'nda hırsızlık yapan şüphelinin ifadesi alındı
Adli Tıp Kurumu'nda hırsızlık yapan şüphelinin ifadesi alındı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin "kasten öldürme", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ile "2937 sayılı yasaya muhalefet" suçlarından başlatılan soruşturma sürüyor.

Kozinoğlu'nun 13 Kasım 2011'deki ölümünden 9 gün sonra 22 Kasım 2011'de Adli Tıp Kurumu'nda hırsızlık yaptığı belirlenen, dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından kesinleşmiş cezası bulunan hükümlü G.E'nin, soruşturma kapsamında "şüpheli" sıfatıyla ifadesi alındı.

Dosya kapsamında bir kısım delillerin henüz toplanmadığı ve G.E'nin 2040 yılına kadar infaz edilecek kesinleşmiş cezalarının bulunduğu değerlendirilerek, ifadesinin ardından ceza infaz kurumuna geri gönderildiği öğrenildi.

Ne olmuştu?

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.

Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alındığını, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalara başlandığını ifade etmişti.

Soruşturmadaki ilk operasyonda olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında firari olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmişti. Gözaltına alınan 10 zanlıdan 1'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9'u serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, muhabir, kameraman ve 7 sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. Hakimlik, muhabirin de aralarında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.

Başsavcılığın talebi üzerine, Kozinoğlu'nun fethi kabir işlemi yapılmıştı.

Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade vermiş ve Kurtlar Vadisi Pusu dizisi hakkında inceleme başlatılmıştı.

Tutuklu sayısı 9'a yükseldi

Soruşturmada, olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklanmış, Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve jandarma albay Hasan Atilla Uğur hakkında da adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

Eski gazeteci Osman Arslan tutuklanmış, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmış, ambulans şoförü Süleyman Kaba ise jandarmadaki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, Kurtlar Vadisi dizisinde "Ömer Baba" karakterini canlandıran oyuncu Emin Olcay ve "Kazım Kaşifoğlu" karakterini canlandıran oyuncu Sedat Savtak'ın "tanık" sıfatıyla ifadesi alınmıştı.

Soruşturma kapsamında, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in "bilgi sahibi" sıfatıyla ifadesi alınmıştı.

FETÖ kapsamında yargılandığı davada hükümlü olan Enver Altaylı da tutuklanmıştı.

Ayrıca, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında, "Kurtlar Vadisi" senaryosuna dahli olduğu tespit edilen eski emniyet müdürü Bayram Özbek'in tutuklandığını bildirmişti. 

Eski Merkez Bankası yöneticisine tutuklama talebi

Milyarlarca liralık fon skandalına ilişkin yürütülen soruşturmada dalga genişliyor. Son olarak, aralarında eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci'nin de bulunduğu 3 yeni isim tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

24.09.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Eski Merkez Bankası yöneticisine tutuklama talebi
Eski Merkez Bankası yöneticisine tutuklama talebi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarındaki usulsüz işlemler ve milyarlarca liralık fon vurgununa yönelik yürütülen dev soruşturmada sıcak bir gelişme yaşandı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci, Ali Rıza İncekaya ve Haldun Saffet İnal, savcılık sorgularının ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Soruşturma derinleşiyor, tutuklu sayısı artıyor

Piyasalarda yaşanan likidite ve temerrüt krizinin ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 131 fonun tasfiyesine karar verilmesiyle başlayan süreç, adli makamların operasyonlarıyla derinleşiyor.

Dün adliyeye sevk edilen ve aralarında holding yöneticilerinin de bulunduğu 20 şüpheliden 17'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı. Son operasyonlar ve alınan kararlarla birlikte dosyadaki toplam tutuklu sayısı 26'ya yükselirken, gözaltına alınan yeni isimlerin de eklenmesiyle adli süreç hız kazandı.

Kritik isimler kıskaçta

Yürütülen soruşturmada daha önce finans ve sigorta dünyasından tanınan Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, akademisyen yazarlar Emre Alkin ve Kerem Alkin ile Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı gibi profili yüksek çok sayıda isim tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci ve beraberindeki iş insanlarının da dosyaya şüpheli olarak dahil edilmesi, soruşturmanın bürokrasi ve finans ayağında çok daha geniş bir etki yaratacağını gösteriyor. Savcılık, şüphelilerin yurt dışı para transferleri, kripto varlık hareketleri ve piyasa dolandırıcılığı iddiaları üzerindeki incelemelerini titizlikle sürdürüyor.

Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20’si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi

Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20’si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi

24.09.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
 Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20’si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi
 Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20’si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi
Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında gözaltına alınan 25 şüpheliden 20'si tutuklandı. 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.

20 Eylül'de düzenlenen dördüncü dalga operasyonda gözaltına alınan 25 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. 

Savcılık sorguları ardından 22 şüpheli tutuklama, 3 şüpheli adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

20 şüpheli tutuklanırken, 5 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

Örgüte yönelik soruşturma; yolsuzluk, kara para aklama, yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketi oluşturma suçlamalarıyla yürütülüyor.

SORUŞTURMA HAKKINDA BİLİNENLER

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, soruşturmanın dini faaliyetlerle ilişkisinin bulunmadığının altını çizmişti.

Başsavcılığın açıklamasında da soruşturmanın şüpheli mali işlemler üzerinden yürütüldüğü belirtilmişti. Suç örgütü adı verilen yapıyla mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edilmişti.

Bunlar arasında Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası ve Verona Ev Tekstil gibi inşaattan gıdaya, kuyumculuktan, denizcilik ve eğitime farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler yer aldı.

Yurt dışına büyük miktarlarda para transferi yapıldığı da iddia edilirken MASAK incelemelerinde, 100 milyar TL'yi aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı tespit edildi.

İLK DALGA OPERASYON

Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik soruşturmada gözaltına alınan Alihan Kuriş ve beraberindeki 32 şüpheli hakkında tutuklama kararı verilmişti. Kuriş soruşturmasında gözaltına alınan şüpheliler, 16 Ağustos sabahı adliyeye sevk edilmişti. Mahkeme aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 şüpheliden 32'sini tutuklamıştı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi

24.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi.

Bakan Tekin, Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki silahlı saldırının İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde değil, lisenin yakınında gerçekleştiğini söyledi.

"Okullarda çok kapsamlı tedbirler alındı." diyen Tekin, saldırıyı gerçekleştiren H.O. isimli saldırganın evden aldığı silahla olayı gerçekleştirdiğini anımsatıp, "İlaçları nasıl çocukların erişemeyeceği yerlerde saklayın türünden uyarı varsa, bu silahların çocukların ulaşamayacağı yerlerde olması gerekiyor." diye konuştu.

Bakan Tekin, "Bu saldırıyı sadece ve sadece okul güvenliği, emniyet vb. üzerinden okumamak gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Saldırgan H.O.'nun ilk ifadesinde akran zorbalığından bahsettiğini anlatan Tekin, "Çocuk henüz akran zorbalığı dediğimiz şeyi görebilecek kadar okula gitmemiş. Dokuzuncu sınıfa yeni kayıt olmuş. Devamsızlığından dolayı iki ya da üç gün gitmiş." bilgisini verdi.

Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Tekin velilere çağrıda bulunup, "Çocuklarımızın oyun sitelerinin arka planındaki mesajlaşma ortamlarında, sosyal medya platformlarında kiminle yazıştığı takip edilmeli." dedi.

"BİR ANNE BABANIN BUNU TAKİP ETMESİ GEREKİR"

Turgutlu'daki saldırıyı gerçekleştiren şüphelinin sosyal medya platformu yazışmalarında çeşitli ipuçları olduğunu kaydeden Tekin, "Bir çocuk neden kendi profilinde ABD'deki bir okul saldırısındaki bir saldırganın profil resmini kendi resmi yapar? Bir anne babanın bunu takip etmesi ve görmesi gerekir." dedi.

"REHBER ÖĞRETMENLERİMİZ GEREKLİ ŞEYLERİ YAPACAK"

15 Nisan'dan bu yana rehber öğretmenlerle bu konuda çalışmalar yaptıklarını anlatan Tekin, "Velilerden istirhamım, bu türden bir sıkıntılı durum gördüklerinde bunları rehber öğretmenlerimizle paylaşsınlar. Öğretmenlerimiz bu çocuklarla ilgili gerekli şeyleri yapacaklar." ifadelerini kullandı.

OKULLARDA ALINAN FİZİKİ TEDBİRLER NELER?

Türkiye'deki okulların tamamında, okulun bulunduğu sosyo ekonomik koşullar, fiziki pozisyonları değerlendirilerek bir parametre listesi oluşturduklarını anlatan Tekin, "Okullarımızın durumlarına göre her bir okulumuzu kategorileştirdik." dedi. Tekin çalışma hakkında şu bilgileri verdi:

"- Her bir okulumuzda bina içi kamera sisteminden, bina çevresi kameralara kadar bağlantıları yapıldı. Turnikeler, bazı okullarımızda yüz tanıma sistemleri, görevliler için el dedektörleri, acil durum butonları gibi her okulun durumuna tedbirler silsilesini başlattık.

- Binamızın durumuna göre bahçe duvarlarının yükseltilmesinden, kapısına turnike koymamız gereken okullara kadar. Hepsi güvenlik güçlerinin tespitleri doğrultusunda aldığımız tedbirler."

12 YILLIK EĞİTİM KISALACAK MI?

Bakan Tekin, 12 yıllık eğitimin kısalmasına ilişkin çalışmanın tartışmaya açıldığını belirterek şunları kaydetti:
"Bu konuda yazılmış raporlara bakıyoruz. Buradaki derdimiz çocuklarımızın okuldan uzak kalması değil, daha etkili eğitim alması. 12 yıllık periyot içerisinde çocuklarımıza verdiğimiz şeyleri artık çocuklarımızın çok daha hızlı erişebilecekleri bir ortam mümkün."

ÖZEL OKUL ÜCRETLERİ

Bakan Tekin, özel okul ücretlerine ilişkin ise şunları kaydetti:

"- 12 bin 500 tane özel okulumuz var. Bu özel okulların içerisinde ücreti 1,5 milyon liranın üzerinde olan 84 adet okul var. Bunlardan 14 tanesi anaokulu. Biz bütün öğrencileri bir okulla ilişkilendiriyoruz. Vatandaşın çocuğunu özel okula göndermesi bir zorunluluk değil. Biz her çocuğu evine en yakın devlet okuluyla ilişkilendiriyoruz.

- Biz özel okul temsilcilerinin fiyatlarını takip ediyoruz. Ve fahiş ücrete kesinlikle müsaade etmiyoruz. Özel okul temsilcileri de bu konuda çok hassaslar." Kıyafet, yemek ve kırtasiye ile ilgili fahiş fiyat denetimimizi yapıyoruz.

Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı kalp krizinden vefat etti

Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı, 57 yaşında kalp krizi geçirerek vefat etti. Emeklilik dilekçesi veren Balcı'nın izne ayrıldığı öğrenildi

24.09.2026 12:24:00 / Güncelleme: 24.09.2026 12:26:17
İHA
 
Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı kalp krizinden vefat etti
Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı kalp krizinden vefat etti
Zonguldak Vali Yardımcılığı görevini sürdüren Muammer Balcı, İstanbul'da sabaha karşı kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

Bir süre önce emeklilik dilekçesi vererek izne ayrıldığı öğrenilen Balcı, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, sosyal medya hesabından paylaştığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Zonguldak Vali Yardımcımız, kıymetli mesai arkadaşımız Muammer Balcı geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmiştir. Görev süresi boyunca ilimize ve hemşehrilerimize özveriyle hizmet eden merhum Vali Yardımcımız Muammer Balcı'ya Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarımıza ve mülki idare camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet, makamı ali olsun."

Rize'de şiddetli yağış ve heyelanın bilançosu netleşiyor

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, meydana gelen heyelan ve su baskınlarında şu ana kadar tespit edilen zararın yaklaşık 1 milyar 42 milyon lira olduğunu belirterek, "Çalışmalar devam ediyor" dedi

24.09.2026 12:18:00 / Güncelleme: 24.09.2026 12:20:53
İHA
 
Rize'de şiddetli yağış ve heyelanın bilançosu netleşiyor
Rize'de şiddetli yağış ve heyelanın bilançosu netleşiyor
Rize'de 19 Eylül Cumartesi akşamı başlayan ve metrekareye yer yer 200 kilograma kadar düşen şiddetli sağanak, cadde ve sokaklarda su baskınlarına, kırsal ve eğimli kesimlerde ise zemin kaymaları ile heyelanlara yol açtı. İlçe merkezleri ile köy yollarında çökmeler meydana gelirken, birçok konut, iş yeri ve tarım arazisinde hasar oluştu.

Afetin hemen ardından AFAD koordinasyonunda Karayolları, Devlet Su İşleri (DSİ), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, Defterdarlık, Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Özel İdaresi ekipleri sahada kapsamlı inceleme başlattı. İyidere, Pazar ve Derepazarı ilçelerinde meydana gelen heyelan ve su baskınlarının ardından başlatılan hasar tespit çalışmalarında ilk etap tamamlandı. Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, şu ana kadar tespit edilen toplam hasar ve zararın yaklaşık 1 milyar 42 milyon lira olduğunu açıkladı.

"En büyük tesellimiz can kaybı yaşanmaması"

Vali Baydaş, afetin boyutunun büyüklüğüne dikkat çekerek, en sevindirici noktanın can kaybı olmaması olduğunu vurguladı. Vali Baydaş, "Sevindiğimiz mesele burada can kaybının yaşanmamasıdır. Afetin büyüklüğüne rağmen, ki metrekareye yer yer 200 kiloya yakın yağışın düştüğü bir afetten bahsediyoruz. Herhangi bir can kaybının olmayışı bizim açımızdan sevindirici husustur. Geri kalan hasar tespitleri ve hasarlı olan yerlerin tadili, tamiri de o gün itibarıyla başlamıştı. Şimdi tespitler gerçekleştikçe devam ediyoruz" dedi.



200 noktada çalışma

Sahadaki ekiplerin şu ana kadar 200 ayrı noktada incelemelerini sürdürdüğünü belirten Vali Baydaş, "AFAD İl Müdürlüğümüz, Karayolları, Devlet Su İşleri, Defterdarlığımız, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğümüz, Tarım Müdürlüğümüz, bu saha tespitlerini yapan ekiplerimiz ve İl Özel İdaremiz bütün tespit ve değerlendirmelerinin ilk etabını gerçekleştirdiler. 200 noktada çalışma yaptı arkadaşlarımız. Şu ana kadar tespit edilen hem hasar hem de zarar noktasında araç, iş yeri ve ev zararları gibi maddi kayıplar ile istinat duvarı, menfez, yol ve konut hasarları yer alıyor. Önümüzde şu ana kadar tespit edilen 1 milyar 42 milyon liralık bir rakam var. Çalışmalar devam ediyor; cuma gününe kadar ekiplerimiz sahada olacak ve nihai icmali çıkaracağız. Bunun ödenek boyutuyla ilgili taleplerimizi de ivedilikle gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı.

Riskli bölgelere teknik rapor ve tedbir çağrısı

Heyelan riski altındaki yerleşim yerlerinde sürekli teyakkuzda olunduğunu belirten Baydaş, vatandaşların birebir telefonla dahi uyarıldığını ifade etti. Riskli sahalara ilişkin sürecin teknik heyetler tarafından titizlikle incelendiğini söyleyen Vali Baydaş, "Yaklaşık 30 hanenin bulunduğu bir bölgede alt tarafın tamamen heyelan gördüğünü tespit ettik. Vatandaşımızı yerinden etmek istemeyiz ancak orası bizim açımızdan artık bir risk bölgesidir. Bilim insanları, jeoloji ve inşaat mühendislerinden oluşan teknik heyetin raporu tamamlanıncaya kadar o bölgeyi riskli kabul ediyor ve yağışlar öncesinde gerekli tedbirlerin alınmasını sağlıyoruz" şeklinde konuştu.

Şanlıurfa'da eğitime 1 gün ara verildi

Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi Pınarbaşı Mahallesi merkezli meydana gelen 5.4 büyüklüğündeki deprem dolayısıyla eğitime 1 gün ara verildi

24.09.2026 12:12:00
İHA
 
Şanlıurfa'da eğitime 1 gün ara verildi
Şanlıurfa'da eğitime 1 gün ara verildi
Şanlıurfa'da saat 10.40'ta 5.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem çevre illerden de hissedildi. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak herhangi bir olumsuz durum olmadığını açıkladı.

Eğitime 1 gün ara

Vali Hasan Şıldak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada tedbir amacıyla il genelinde okulların tatil edildiğini duyurdu. Şıldak şu ifadelere yer verdi:

"Deprem nedeniyle ilimizdeki bütün eğitim kurumları ile kreş ve gündüz bakımevlerinde eğitim öğretim faaliyetlerine 24.09.2026 Perşembe günü ara verilmiştir."

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüpheliden 14'ü tutuklandı

 

24.09.2026 00:30:00 / Güncelleme: 24.09.2026 01:34:28
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen 20 zanlıdan 17'sinin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı.

Hakimlik, 14 şüphelinin tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Tutuklanan şüphelilerin isimleri şöyle:

"Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey."

Öte yandan haklarında tutuklama talep edilen Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Abdulkadir Özkan ve Bülent Uygun ile Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı'nın hakimlikteki işlemleri sürüyor.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024 yılından bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturma kapsamında, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Şüpheliler Emre Tezmen ve Alper Öztürk'e ait makam odalarında polis ekiplerince arama yapılmıştı.

Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun, Abdulkadir Özkan ve Selim Dağbaşı ile Hamza Kablan da gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 14 zanlı daha yakalanmıştı. 

‘Fonlarda hareketliliği görüyorduk’

Adalet Bakanı Akın Gürlek: “Biz takip ediyoruz ama başsavcılık resen soruşturma açamıyor”

23.09.2026 21:31:00
Haber Merkezi
 
‘Fonlarda hareketliliği görüyorduk’
‘Fonlarda hareketliliği görüyorduk’
Fon piyasasındaki soruşturmayla ilgili konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "Hareketlilik olduğunu gözlemliyorduk" sözleri tartışma yarattı. Gürlek, savcılığın neden daha önce doğrudan soruşturma başlatamadığı konusunda ise dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Sermaye piyasalarındaki fon işlemlerine yönelik soruşturma genişlerken, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "fonlarda hareketlilik olduğunu gözlemliyorduk" açıklaması yeni bir tartışmanın kapısını açtı.

Gürlek, ilgili kurumların piyasadaki hareketliliği takip ettiğini belirtirken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının tek başına resen soruşturma başlatmasının mümkün olmadığını söyledi.

"TAKİP EDİYORDUK AMA…"

Gürlek'in açıklamasındaki kritik nokta, savcılığın önündeki hukuki mekanizmaya ilişkin sözleri oldu.

Bakanın anlatımına göre süreç, savcılığın "şüpheli hareketlilik var" diyerek doğrudan soruşturma başlatmasından ziyade, SPK'nın inceleme ve suç duyurusu mekanizması üzerinden ilerledi.

Nitekim Adalet Bakanlığının 18 Eylül tarihli açıklamasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemleri takip ettiği, SPK'ya soruşturma izni verilmesi amacıyla müzekkereler gönderildiği ve sonrasında SPK tarafından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesi kapsamındaki manipülasyon iddiaları hakkında suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

SONUÇ: PARA NEREYE GİTTİ?

Soruşturmanın bir diğer önemli boyutu ise yurt dışına çıkarıldığı belirtilen paralar.

Gürlek, amaçlarının bu paraların Türkiye'ye getirilmesi ve mağdur olmayan, yani "iyi niyetli" yatırımcıların paralarına ulaşabilmesini sağlamak olduğunu söyledi.

18 Eylül itibarıyla açıklanan soruşturmada 4 şüpheli tutuklanırken, 51 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmış; malvarlıklarının kaçırılmasını önlemek amacıyla hesaplar ve malvarlığı değerleri hakkında tedbir kararları alınmıştı.

Soruşturma ise devam ediyor. 22 Eylül'de Gürlek, operasyonlar kapsamında toplam 60 kişi hakkında adli işlem başlatıldığını, 4 kişinin tutuklandığını, 44 kişinin gözaltında olduğunu ve 12 kişi hakkında yakalama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

ASIL SORU

Bakanın "hareketliliği gözlemliyorduk" sözleriyle birlikte şimdi kamuoyunun önündeki soru daha da belirginleşiyor:

Hareketlilik önceden görülüyorsa, savcılığın doğrudan harekete geçebilmesi için neden SPK sürecinin tamamlanması beklendi?

Bu sorunun yanıtı, soruşturmanın hukuki sürecinin nasıl işlediğinin yanı sıra, şüpheli para hareketlerinin ne zaman tespit edildiği ve hangi aşamada adli makamlara aktarıldığı açısından önem taşıyor.

Akın Gürlek: "Amacımız paraları geri getirmek"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon dolandırıcılığı ve piyasa manipülasyonu soruşturmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Fon piyasalarında son iki yıldır yaşanan olağan dışı hareketlilikleri yakından takip ettiklerini belirten Gürlek, yurt dışına kaçırılmak istenen 40 milyon dolarlık transferin adli tedbirlerle bankada bloke edilerek engellendiğini açıkladı. Bakan Gürlek, yargı sürecinin öncelikli amacının iyi niyetli vatandaşların mağduriyetlerini gidermek ve kaçırılan paraları ülkeye geri getirmek olduğunu vurguladı

23.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Akın Gürlek: "Amacımız paraları geri getirmek"
Akın Gürlek: "Amacımız paraları geri getirmek"
Birleşmiş Milletler zirvesi kapsamında gittiği New York'ta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, borsada yaklaşık 8,5 milyon vatandaşın yatırım yaptığını hatırlatarak piyasadaki hareketliliği uzun süredir gözlemlediklerini ifade etti.

Son iki yıllık süreçte bazı yatırım fonları ve bağlı hisselerde orantısız büyümeler yaşandığına dikkat çeken Gürlek, "Bazı hisseler normal seyrinde ilerlerken, bazılarında yüzde 400, yüzde 500 hatta yüzde 5 bin seviyelerine ulaşan anormal, olağan dışı artışlar tespit ettik" dedi.

Bakan Gürlek, başsavcılıkların bu tür sermaye piyasası suçlarında Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) ihbarı veya izni olmadan resen soruşturma başlatamadığını hatırlatarak, yapılan tespitlerin ardından sürecin hızla hukuki boyuta taşınması için SPK ile gerekli koordinasyonun sağlandığını ve adli adımların atıldığını aktardı.

"40 milyon dolarlık transfer bankada engellendi"

Soruşturma kapsamında şüphelilerin mal varlıklarına ve şirketlerine yönelik gecikmeksizin el koyma ve tedbir kararları uygulandığını belirten Gürlek, operasyonun mali ayağına dair kritik bir bilgiyi paylaştı.

Fon sahiplerinin ve yöneticilerinin paraları yurt dışına kaçırma girişiminde bulunduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Yurt dışına para çıkarmaya çalıştılar, anlık hamlelerle bunu durdurduk. Tam 40 milyon dolarlık bir para transferi gerçekleştirilmek istenirken, aldığımız mahkeme kararı doğrultusunda banka bu transfere izin vermedi ve para bloke edildi" şeklinde konuştu.

Soruşturma dalga dalga genişliyor

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 7 portföy yönetim şirketine bağlı 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesinin ardından derinleştirilen soruşturmada gözaltı ve tutuklama sayıları da artıyor.

Bakan Gürlek, dosya kapsamında şu ana kadar toplam 60 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı. Yürütülen operasyonlar neticesinde aralarında fon yönetim kurulu başkanları ve şirket yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapılırken, firari durumda olan şüphelilerin yakalanması için çalışmaların titizlikle sürdüğü belirtildi.

"Cumhurbaşkanımız süreci yakından takip ediyor"

Soruşturmanın sadece adli değil, çok boyutlu bir mali koordinasyonla yürütüldüğünü ifade eden Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da gelişmeleri yakından izlediğini dile getirdi.

Konuyla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı, BDDK ve SPK başkanlarıyla düzenli değerlendirme toplantıları yaptıklarını söyleyen Gürlek, "Vatandaşlarımızın dişinden tırnağından artırarak yaptığı birikimlerin iyi niyet suistimaliyle heba edilmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Asıl amacımız, yurt dışına kaçırılan bu paraları geri getirmek ve hak sahiplerinin mağduriyetlerini tamamen gidermektir" diyerek kararlılık mesajı verdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.