logo
08 KASIM 2026

Molla Zübeyde, O’na “Mustafa’m” diye hitap ederdi -2-

Atatürk’ün yanında 24 yılını geçiren Cevat Abbas Gürer, anne Zübeyde ile oğul Mustafa arasındaki ilişkiyi şöyle misallendirir

08.11.2026 00:51:00
Haber Merkezi
 
Molla Zübeyde, O’na “Mustafa’m” diye hitap ederdi -2-
Molla Zübeyde, O’na “Mustafa’m” diye hitap ederdi -2-
Atatürk'ün yanında 24 yılını geçiren Cevat Abbas Gürer, anne Zübeyde ile oğul Mustafa arasındaki ilişkiyi şöyle misallendirir:

"…Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin İtalya'da, Almanya'da, Bulgaristan'da mümessilleri henüz mezkûr devletlerce resmen kabul olunmamıştılar. Yalnız Sovyet Rusya, İran ve Afganistan'da sefirlerimiz mevcuttu.

İşte harici vaziyetimizin böyle olduğu bir sırada Fransız edibi Mösyö Claude Farrere (Klot Farer) İstanbul'a gelmiş ve Atatürk'le mülakat talebinde bulunmuştu.

(…) Bilhassa Erzurum Kongresi'nin akdinden sonra ihanet timsali Vahdettin tarafından idama mahkum edilen Mustafa Kemal'in akıbetini düşünmekten hastalanan büyük Türk kadını evladını mutlaka görmek arzusunu yerine getirmiş ve Adapazarı'na gelmişlerdi.

Atatürk üç büyük mülakatı yapmış ve İzmit nutkunu vermişti. Muhterem validelerini beraberlerine alarak Ankara'ya dönmüşlerdi.

Bayan Zübeyde daha küçük yaşta öksüz kalan oğlunun her haliyle yakından alakadardı. Çünkü O'nun yetişmesinde ve yetiştikten sonra melekete hadim olmasında büyük bir âmil olmuştu. Atatürk'e hem tam mânâsıyla analık, hem babalık etmişti.







Sevgili oğlu Mustafa'sının idamla mahkumiyetini haber aldığı zaman son derece dinç olmasına rağmen teessürden kahırlanan Bayan Zübeyde hastalanmış, yatağa düşmüştü.

Uzun bir müddet oğlundan sahih bir malumat alamaması da hastalığının ilerlemesine sebebiyet vermişti.

Çankaya artık Bayan Zübeyde'ye çok kıymetli ve sevgili oğlunu bol bol görmek ve O'nu kollamak fırsatı verdiğinden, Bayan Zübeyde pek memnun ve bahtiyar bir ömür sürüyor ise de yine ekseriya vaktini hastalık içinde geçiriyordu.

(…) Yalnız ana olmak itibariyle değil fakat bu vakur, ciddi, taşkın, zekası büyük Türk kadınını her gün ziyaret etmek Atatürk için de bir vazife idi.

Ziyaretler haberleşmeden yapılmazdı. Çünkü ana ve oğul hazırlanmadan birbirlerini görmezlerdi. 

(…) Ebedi şef, sabahleyin uyanır uyanmaz eğer o gün annesini görecek ise, annesinden birisi vasıtasıyla izin alırdı. Sonra büyük bir merasimde bulunacakmışçasına hazırlanırdı.

Bayan Zübeyde de hasta yatağında dahi olsa büyük bir ihtimamla Atatürk'ü kabule hazırlanırdı.

Saçlarını taratır, işlemeli başörtüsünü örter, Makedonyalı gelinlik kızın zengin çeyizinden kalmış oyalı bürümcük gömleğinin üzerine ipekli entarisini giyerdi. Ve İstanbulkâri renkli maşlahı ile resmi kıyafetini tamamladıktan sonra oğlunu beklediği haberini gönderirdi.







Bayan Zübeyde Atatürk'e 'Mustafa' diye hitap ederdi.

(...) Ekseriya her iki büyüğün görüşmelerinde beraber bulunurdum.

Büyük, kıymetli evlat yetiştirmek bahtiyarlığıyla, kıymetli büyük bir anaya sahip olmak gururunu bir arada toplayan gözlerim, evet Türk içtimai bünyesindeki terbiyenin ve o terbiye temellerinin ne kadar derin ve köklü, ne kadar nezih ve ciddi, ne kadar samimi olduğunun canlı timsallerini gördükçe kendimden geçiyordum.

Bu ana oğlunu daha beşik çocuğu iken, vatan ve millet sevgisini telkin eden ninnilerle başlamış, onu her çağında aynı akidelerle büyütmüş; köyde, şehirde tahsile sevk etmiş, ilim ve irfan aşılamıştı. Mevkiini bulan halaslar oğlunu o, Mustafa Kemal yapmıştı.

(…) Atatürk, anasının elini öptü; Bayan Zübeyde oğluna elini uzatırken coşkun sevgisinin gözlerinde toplanan bütün ifadesiyle Atatürk'ü bağrına basmak istiyordu. O'nu kucakladıktan sonra aziz Türk milletine eşsiz bir halaskâr kahraman veren ana olmak itibariyle gururlanmalı idi.

Fakat öyle olmadı. Bahtiyarlığı, gülen ve şirin yüzünden okunurken o büyük Türk anası kolları arasından uzaklaşan ciğerparesinin eline sarıldı.

Atatürk, 'Ne yapıyorsun anne!' dedi. Elini çekmek istedi. Bayan Zübeyde sükûnetle ve kati bir ciddiyetle, 'Ben senin ananım, sen benim elimi öpmekle bana karşı olan vazifeni yapıyorsun. Fakat sen vatanı ve milleti kurtaran bir devlet reisisin. Ben de bu aziz milletin bir ferdiyim ve onun tebasıyım. Elini öpebilirim' cevabını verdi.

Oğlunun elini öpmekten ziyade Bayan Zübeyde, bu hareketiyle oğlunun mevkiinin en büyük ihtirama (saygıya) layık olduğunu etrafındakilere işaret ediyordu." 

İşte büyük Müslüman Türk anası…

Cevat Abbas'ın bahsettiği ana-oğul bağlılığı konusu savaş meydanlarından arkadaşlarına gönderilen mektuplarda da vardır. Savaş meydanlarından yazdığı mektuplarda annesini mutlaka sorardı." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor

Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında 57 gün önce kaybolan 11 aylık Büşra bebekle ilgili, devam eden geniş çaplı arama çalışmalarına rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

06.11.2026 12:32:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor
Sivas'ta 10 Eylül 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine arama çalışmaları başlamıştı. Bebeğin bulunması için AFAD, Jandarma ve diğer ekipler tarafından kırsalda geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Çalışmalar sürerken, soruşturmayı yürüten Divriği Cumhuriyet Savcılığı verilen şüpheli ifadeler üzerine anne E.B(27) ve baba Y.B(41)'nin de aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklanarak cezaevine konuldu.






Değişen ifadeler işi çıkmaza soktu

Aile bireyleri kolluk kuvvetlerine verdikleri ilk ifadede bebeğin yabani hayvanlar tarafından kaçırılmış olabileceği yönünde oldu. Anne E.B. daha sonra ifadesini değiştirip bebeği baba Y.B'nin öldürdüğünü iddia etti. Anne cezaevinde yine babayı suçlayarak babanın bebeği sattığını iddia etti. İddia üzerine Diyarbakır'da bebeği satın aldığı düşünülen M.K' gözaltına alınarak alınan ifadesinin ardından suçsuz olduğu düşünülüp serbest bırakıldı.

Adli Tıp Raporu bekleniyor

Arama çalışmalının ilk gününde Büşra ve ailesinin ikamet ettiği çadırdan yaklaşık 3 km uzaklıkta Büşra'ya ait olduğu değerlendirilen t-shirt, zıbın ve alt bebek bezi bulunmuştu. Buluntuların Büşra'ya ait olup olmadığının anlaşılması, üzerinde kan veya soruşturmaya etki edecek farklı bir bulgu yer alıp almadığının incelenmesi için adli tıp kurumuna gönderildi. Soruşturmadaki şüphelerin netleşmesi için adli tıp kurumundan gelecek sonuçlar bekleniyor.








Arama çalışmaları sürüyor

Adli Tıp Kurumu'ndan bebeğe ait kıyafetlerle ilgili sonuç beklenirken AFAD ve Jandarma ekipleri, 57. Gününde kırsaldaki arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor, Köpek ve dron da kullanılarak yapılan arama çalışmalarında aradan yaklaşık 2 ay geçmesine rağmen herhangi bir ize rastlanılamadı.

Apartman dairesi alev alev yandı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde 4 katlı apartmanın son katında çıkan yangın korku dolu anlara neden oldu. Alevlerin sardığı daire kullanılamaz hale gelirken, dumandan etkilenen anne ve 2 çocuğu hastaneye kaldırıldı

06.11.2026 11:54:00
İHA
 
Apartman dairesi alev alev yandı
Apartman dairesi alev alev yandı
Yangın, saat 09.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi Kurtuluş Sokak üzerinde bulunan 4 katlı binanın 4'üncü katındaki dairede meydana geldi.






Edinilen bilgilere göre, dairede henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevleri ve dumanları gören vatandaşlar durumu İnegöl İtfaiyesine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.








Olay yerine gelen ekipler, alevlere müdahale ederek yangını yaklaşık 1 saatlik çalışma sonucu kontrol altına alıp söndürdü. Yangın sonucunda daire kullanılamaz hale geldi.

Yangın sırasında dumandan etkilenen anne İsra A. (28) ile çocukları Muhammed E. (5) ve Reyyan E. (4), olay yerine sevk edilen ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.








Polis ekipleri yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlattı.

Gökyüzünün alarm tonları: Meteorolojik renklerin gizli dili

Hava durumu tahminlerinde ve haber bültenlerinde sıkça karşımıza çıkan yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı renkler, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün "MeteoUyarı" sistemi kapsamında kullandığı, yaklaşan ekstrem hava olaylarının şiddetini ve yaratabileceği risk derecesini gösteren evrensel erken uyarı kodlarıdır

05.11.2026 14:08:00
Hasan Gündoğdu
 
Gökyüzünün alarm tonları: Meteorolojik renklerin gizli dili
Gökyüzünün alarm tonları: Meteorolojik renklerin gizli dili
Avrupa Meteoroloji Servisleri Ağı (EUMETNET MeteoAlarm) standartlarına uyumlu olarak geliştirilen bu sistem, teknik meteoroloji verilerini halkın ve acil durum ekiplerinin saniyeler içinde anlayabileceği bir "eylem rehberine" dönüştürür. Her renk, potansiyel tehlikenin boyutunu ve alınması gereken önlemleri simgeler.






Meteorolojik uyarı renklerinin detaylı anlamları, risk seviyeleri ve bu renkler görüldüğünde yapılması gerekenler şu şekildedir:

Sarı Kod: Potansiyel Tehlike (Dikkatli Olun)

Sarı kod, yaklaşmakta olan hava olayının olağan dışı olmadığını ancak potansiyel bir risk barındırdığını ifade eder. Türkiye'de en sık ilan edilen uyarı seviyesidir.

Anlamı: Hava durumu günlük yaşamı veya açık alan faaliyetlerini olumsuz etkileyebilecek niteliktedir. Şiddetli rüzgarlar, yoğun sis veya standart üzeri sağanak yağışlar bu kapsama girer.

Yaratabileceği Riskler: Görüş mesafesinde azalma, ulaşımda küçük aksamalar, hafif su baskınları veya çatılardan parça düşme riskleri oluşabilir.

Ne Yapılmalı? Günlük planlarınızı tamamen iptal etmeniz gerekmez ancak tedbirli olmalısınız. Dışarı çıkarken hava şartlarına uygun giyinmeli, trafikte takip mesafesini artırmalı ve güncel tahminleri takip etmelisiniz.






Turuncu Kod: Tehlike Durumu (Çok Tedbirli Olun)

Turuncu kod, havanın gerçek anlamda tehlikeli bir boyuta ulaştığını ve söz konusu meteorolojik olayın o bölgede sıklıkla görülmeyen bir şiddette olduğunu gösterir.

Anlamı: Hasar ve kayıpların oluşma ihtimali oldukça yüksektir. Çok kuvvetli fırtınalar, aşırı kar yağışları, yoğun sağanaklar veya dondurucu zirai don hadiselerinde bu koda geçilir.

Yaratabileceği Riskler: Sel ve ani su baskınları, ağaç devrilmeleri, çatı uçmaları, şehirler arası yolların kapanması ve altyapı (elektrik, su, internet) kesintileri muhtemeldir.

Ne Yapılmalı? Son derece dikkatli ve hazırlıklı olunmalıdır. Zorunlu olmayan seyahatler ve dış mekan aktiviteleri ertelenmelidir. Afet yönetim merkezlerinin (örneğin AFAD) ve yerel yönetimlerin anlık duyuruları yakından izlenmelidir.






Kırmızı Kod: Çok Tehlikeli Durum (Hayati Risk)

Kırmızı kod, sistemin en yüksek alarm seviyesidir ve hava durumunun "aşırı tehlikeli" veya "afet" boyutunda olduğunu ilan eder.

Anlamı: Son derece nadir görülen, çok kuvvetli ve yıkıcı bir meteorolojik hadise kapıdadır. Geniş alanları etkileyen tropikal fırtınalar, metrekareye ekstrem miktarda düşen yağışlar veya devasa kar fırtınaları kırmızı kodla duyurulur.

Yaratabileceği Riskler: Büyük çaplı can ve mal kayıpları riski mevcuttur. Hayatı doğrudan tehdit eden azgın seller, toprak kaymaları ve altyapının tamamen çökmesi gibi durumlar yaşanabilir.

Ne Yapılmalı? Tam bir alarm durumudur. Vatandaşların can güvenliğini korumak adına acil durum planlarını uygulaması gerekir. Mümkünse güvenli kapalı alanlarda kalınmalı, kesinlikle dışarı çıkılmamalı ve tahliye uyarıları varsa harfiyen uyulmalıdır.






Yeşil Kod Nedir?

Haritada hiçbir riskin bulunmadığı, havanın normal seyrinde ilerlediği bölgeler Yeşil Kod ile gösterilir. Bu renk, "Uyarı yapılmasını gerektiren herhangi bir meteorolojik hadise beklenmiyor" anlamına gelir ve güvenli koşulları simgeler.






Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine "Şahan" operasyonu: 33 gözaltı

Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine yönelik gerçekleştirilen ve şehit polis memurunun soyisminin verildiği "Şahan" operasyonunda 35 şüpheli yakalandı

05.11.2026 12:00:00
İHA
 
Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine "Şahan" operasyonu: 33 gözaltı
Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine "Şahan" operasyonu: 33 gözaltı
Edinilen bilgiye göre, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu madde kullanan ve satan şahıslara yönelik operasyon düğmesine basıldı. Operasyona, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevliyken, 1 Ağustos 2024 tarihinde bir şüphelinin silahlı saldırısı sonucu şehit düşen Polis Memuru Ahmet Şahan'ın soyadı verildi.






3 ilde gerçekleştirildi

Kastamonu il merkezindeki 28, Hanönü, İnebolu, Daday, Çankırı ve Samsun'da ise birer adres olmak üzere toplam 33 adrese eş zamanlı yapılan "Şahan" operasyonunda, 4 narkotik madde arama köpeği, 3 özel harekat timi ve 337 personel görev aldı. Operasyon öncesinde İl Emniyet Müdürü Tamer Taş, görevli personellere başarı dileklerini iletti. Gerçekleştirilen operasyonda 35 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.








Şüphelilerin üzerlerinde, ikametlerinde ve araçlarında yapılan aramalarda 254,73 gram metamfetamin, 250,84 gram bonzai, 127 adet sentetik ecza hapı, 5,74 gram kokain, 2,85 gram esrar, 3 adet hassas terazi, suçtan elde edildiği değerlendirilen 68 bin 600 lira nakit para, 49 adet uyuşturucu kullanımına yarayan aparat, bonzai emdirilmiş peçete, 1 ruhsatsız tabanca, 1 şarjör, 52 adet 7,65 milimetre çapında fişek, 2 ruhsatsız tüfek ve 62 tüfek kartuşu ele geçirildi.








Yakalanan 35 şüphelinin işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.






Adana'da 14 katlı apartmanın sakinlerini istinat duvarı korkusu sardı

Adana'da 14 katlı apartmanın istinat duvarının temelinde toprağın kayması sonucu boşluk oluşması nedeniyle korku yaşayan vatandaşlar, "Önlem alınması için illa birilerinin ölmesi mi gerekiyor" diyerek yetkililere çağrıda bulundu

05.11.2026 11:47:00
İHA
 
Adana'da 14 katlı apartmanın sakinlerini istinat duvarı korkusu sardı
Adana'da 14 katlı apartmanın sakinlerini istinat duvarı korkusu sardı
Merkez Sarıçam ilçesi Gültepe Mahallesi'nde bulunan 14 katlı Ataş Apartmanı'nın çevresindeki istinat duvarının temelinde, toprağın kayması nedeniyle büyük ölçüde boşluk oluştu. Apartman sakinleri, yan tarafta bulunan inşaat çalışması sırasında Sarıçam Belediyesi'ne ait araçların bölgede kazı çalışması yaptığını, ardından etkili olan yağışlarla birlikte toprağın kayarak duvar temelinin altının boşaldığını öne sürdü.






Duvarın alt kısmındaki toprağın tamamen çekilmesiyle temelinin büyük ölçüde desteksiz kaldığı görüldü. Söz konusu durumun hem apartman sakinleri hem de duvarın hemen altından geçen vatandaşlar açısından tehlike oluştururken, duvarın dibinden vatandaşların yürümeye devam ettiği de görüldü.








"Önlem alınması için illa birilerinin ölmesi mi gerek"

Apartman sakinlerinden Recep Demirboğa, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, duvarın durumunun kötü olduğunu söyleyerek, "Her yağmur yağdığında daha da aşınıyor. Burayı oymuşlar ve göçmeye başlamış. Burada bulunan istinat duvarı yıkılmak üzere. Duvarın arkasında 14 katlı bina bulunuyor. Bu çok büyük bir tehlike. Belediye gelmiş ama çözüm yok. Buna çok acil çözüm bulunması gerekiyor. Duvarın altından yol geçiyor, çok tehlikeli. Önlem alınması için illaki birilerinin ölmesi mi gerekiyor' Böyle olmaz. Arabalar, yayalar ve burada yaşayan insanlar için çok büyük bir tehlike" dedi.








"Belediye bize geri dönüş yaptı fakat suçu bizde buldu"

Hakan Özbak ise istinat duvarının altında bulunan toprağın sel sonucu aktığını anlatarak, "Belediyeye başvurduk ve site avukatı aracılığıyla gerekli yerlere dava açtık. Belediye bize geri dönüş yaptı fakat suçu bizde buldu. Burada belediyenin araçları çalışma yaparak toprağı kazdılar. Fakat suçu bize attılar. Belediye bu duvarı bizim yaptırmamızı istedi. Burada çocuklar oynarken duvar yıkılsa ve birisine bir şey olsa hesabını kim verecek' Böyle bir durumda suç kime atılır bilmiyorum. Yetkilileri buraya davet ediyorum. Bir an önce burayı gelsinler ve görsünler. Bir an önce buranın yapılması lazım. Kendi imkanlarımızla istinat duvarının temelindeki açığı doldurduk. Önlemimizi almaya çalıştık ama nereye kadar" şeklinde konuştu.













Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı

Karaman'da yolcu minibüsü ile cipin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı

05.11.2026 11:45:00
İHA
 
Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı
Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı
Kaza, Tabduk Emre Mahallesi Şehit Hakan Yılmaz Caddesi üzerinde bulunan üst geçidin altındaki kavşakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, A.F. idaresindeki 70 M 0205 plakalı yolcu minibüsü ile A.G. yönetimindeki 70 ABP 578 plakalı cip kavşakta çarpıştı.






Çarpışmanın şiddetiyle kontrolden çıkan minibüs savrularak kaldırıma çıktı. Kazada minibüs sürücüsü A.F. ile minibüste bulunan 2 yolcu ve cipteki 1 kişi olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 






Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.






Edremit'te şüpheli ölüm: Bıçaklanmış şekilde bulundu

Balıkesir'in Edremit ilçesinde sokak üzerinde vücudunda bıçak darbeleri bulunan bir kişi kanlar içinde yerde yatarken bulundu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde hayatını kaybettiği belirlenen şahsın kesin ölüm nedeninin tespiti için geniş çaplı soruşturma başlatıldı

04.11.2026 13:56:00
İHA
 
Edremit'te şüpheli ölüm: Bıçaklanmış şekilde bulundu
Edremit'te şüpheli ölüm: Bıçaklanmış şekilde bulundu
Edinilen bilgilere göre, Camivasat Mahallesi 5011 sokak üzerinde bir kişinin vücudunun çeşitli yerlerinde bıçak yaralarıyla kanlar içinde hareketsiz yattığını gören vatandaşlar durumu hemen polise ve sağlık ekiplerine bildirdi.

İhbar üzerine bölgeye Edremit İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği, Olay Yeri İnceleme ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.






Olay yerine ulaşan sağlık görevlilerinin yaptığı ilk muayenede, şahsın hayatını kaybettiği tespit edildi. Polis ekipleri olayın gerçekleştiği sokakta güvenlik şeridi çekerek çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Olay Yeri İnceleme ekipleri ise sokakta ve çevresinde detaylı delil araştırması gerçekleştirdi.








Şahsın şüpheli bulunan ölümü üzerine Edremit Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Kimliği henüz açıklanmayan kişinin kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla cenazesi savcılık incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna sevk edilecek. Emniyet güçlerinin olayla ilgili başlattığı tahkikat çok yönlü olarak devam ediyor.






Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?

Şehir merkezlerindeki yoğun kentsel dönüşüm, bitişik nizam yapılaşma ve derin temel kazıları, son yıllarda istinat duvarı çökmelerini ve buna bağlı olarak komşu binalarda meydana gelen hasarları ve tahliyeleri endişe verici boyutta artırmıştır. Bu sorunun kalıcı olarak çözülebilmesi; mühendislik disiplininin, sahadaki uygulama disiplininin ve idari denetim mekanizmalarının eksiksiz bir şekilde entegre edilmesine bağlıdır

04.11.2026 12:55:00
Hasan Gündoğdu
 
Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?
Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?
İstinat duvarı çökmelerini ve komşu yapılarda oluşabilecek hasarları önlemek amacıyla alınması gereken teknik, idari ve operasyonel önlemler:






Zemin Etüdü ve Jeoteknik Mühendislik Safhasının Tavizsiz Uygulanması

Çoğu çökme vakasının temelinde, binanın veya kazının yapılacağı sahanın zemin mekaniğinin yeterince analiz edilmemesi yatar.

Kapsamlı Sondaj ve Laboratuvar Testleri: Sadece standart sondajlar değil; yeraltı su seviyesi, zemin kayma direnci, kohezyon ve içsel sürtünme açısı gibi parametreler laboratuvar ortamında hassasiyetle belirlenmelidir.

Hidrojeolojik Analiz: Özellikle yağışlı dönemlerde zemin arkasında birikebilecek hidrostatik basıncın (su basıncının) hesaba katılması, istinat duvarlarının tasarımında en kritik güvenlik faktörüdür.






Doğru Destekleme Sistemlerinin Seçimi ve Uygulanması

Derin kazılarda klasik istinat duvarları her zaman yeterli olmaz. Zemin yapısına uygun iksa (destekleme) sistemlerinin projelendirilmesi şarttır:

Fore Kazık ve Diyafram Duvarlar: Komşu binalara yakın ve kayma riski yüksek zeminlerde, kazı öncesi çevrenin fore kazık veya diyafram duvarlarla çevrelenmesi, toprak hareketlerini minimuma indirir.






Ankraj ve Germe Sistemleri: Derin kazılarda duvarın dışa doğru devrilmesini engellemek için zemine saplanan ve gerdirilen çelik halatlı ankraj sistemleri uygulanmalı, komşu parsellerin mülkiyet hakları gözetilerek hukuki ve teknik altyapı sağlanmalıdır.

Jeoteknik Tasarımda Emniyet Katsayıları: Projeler, standart sınır değerlere göre değil, olası deprem ve aşırı yağış senaryoları (ekstra yükler) düşünülerek yüksek emniyet katsayılarıyla tasarlanmalıdır.






Gerçek Zamanlı İzleme ve Erken Uyarı Sistemleri

İnşaat süresince sahada ve komşu binalarda yaşanabilecek milimetrik hareketlerin anlık olarak takip edilmesi hayati önem taşır.

İnklinometre ve Deplasman Sensörleri: Hem istinat yapısına hem de komşu binaların cephelerine yerleştirilecek optik ölçüm cihazları ve inklinometreler sayesinde toprak kayması veya yapı oturması milimetrik olarak izlenmelidir.

Otomatik Alarm Sistemleri: Kritik eşik değerlerin aşılması durumunda sahadaki mühendisleri ve yetkilileri derhal uyaracak otomatik alarm sistemleri kurulmalı, gerekirse çalışmalar anında durdurulabilmelidir.






Kademeli Kazı ve İnşaat Yönetimi

Toprağın bir anda boşaltılması, dengeyi ani olarak bozarak göçüklere zemin hazırlar.

Kontrollü ve Kademeli Kazı: Kazı işlemleri tek bir hamlede yapılmamalı; kademeli olarak kazılarak her kademede gerekli ankraj veya destekleme imalatı tamamlanmalı, ardından bir sonraki aşamaya geçilmelidir.

Zamanlama Disiplini: İksa ve destek sistemleri tamamlanmadan ve mukavemet kazanmadan (örneğin betonun priz alması beklenmeden) alt kotlara inilmemelidir.






Sıkı Denetim, Yasal Sorumluluk ve İdari Müeyyideler

Teknik tedbirler kadar, bu tedbirlerin sahada uygulanıp uygulanmadığını denetleyen mekanizmalar da esastır.

Uzman Jeoteknik Denetim: Yapı denetim firmalarının bünyesinde veya projelerde jeoteknik mühendislerinin aktif olarak şantiyede bulunması zorunlu hale getirilmelidir.

Belediye ve İmar Kontrolleri: Ruhsat aşamasından hafriyatın bitimine kadar belediye mühendislik birimleri tarafından sıkı denetimler yapılmalı, projesine aykırı veya eksik iksa imalatıyla çalışmaya başlayan şantiyelerin ruhsatı derhal askıya alınmalıdır.

Cezai Yaptırımlar: İhmal sonucu komşu binaların can ve mal güvenliğini tehlikeye atan projeler ve müteahhitler için caydırıcı, ağır hukuki ve cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.

Bu önlemlerin bir bütün olarak hayata geçirilmesi, yalnızca mülkiyet kayıplarının ve ekonomik mağduriyetlerin önüne geçmekle kalmayacak, aynı zamanda şehir içi inşaat faaliyetlerinin güvenli ve sürdürülebilir bir temelde yürütülmesini sağlayacaktır.

Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı

Beşiktaş Etiler'de bir inşaat alanının yanındaki binanın giriş kısmındaki istinat duvarı çöktü. 4 katlı binanın girişindeki merdivenler de çökerken, içerde mahsur kalan çifti itfaiye ekipleri kurtardı

04.11.2026 12:42:00
İHA
 
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Olay, Beşiktaş ilçesi Etiler semtinde saat 10.40 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaat alanının bitişiğinde bulunan binanın giriş kısmındaki istinat duvarı henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü.






Duvar inşaat alanına doğru çökerken, binanın merdivenleri de kullanılamaz hale geldi. Bölgede büyük panik yaşanırken; ihbar üzerine olay yerine itfaiye, polis, sağlık ve belediye ekipleri sevk edildi. 






Olayda ölen ya da yaralananın olmadığı bildirildi. 4 katlı binanın giriş merdivenleri de çökünce bina içerisinde bulunan iki kişiyi itfaiye ekipleri tahliye etti. Belediye ekiperi, binada çalışma başlattı.








"Yan apartman yıkıldı sandık"

Bina içerisinde bulunan ve itfaiye tarafından çıkarılan Emre Kunt, "Binada bodrum katta oturuyorum. Saat 10.45'te binadan çıkacaktık. Merdivendeydik. Büyük bir yıkım sesi geldi. Biz yan apartman yıkıldı sandık. Bulunduğumuz yer yıkılmadığı için öyle düşündük. Çıktık ki kapının önü yıkılmış. Binada mahsur kaldık. Eşimle ikimizi itfaiye çıkardı. Binada başka kimse yoktu. Allah'tan bina çökmedi. Hasar tespiti yapılıyor" dedi.






Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangınına ilişkin, 10'u tutuklu, 1'i firari 23 sanığın yargılandığı davanın 5. duruşması başladı

03.11.2026 13:27:00 / Güncelleme: 03.11.2026 13:30:41
İHA
 
Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı
Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen duruşma öncesinde sivil toplum kuruluşları, kadın dernekleri ve hayatını kaybedenlerin yakınları açıklama yaptı. Yangında hayatını kaybeden Esma Gikan'ın eşi Aytekin Gikan, sanıkların tahliye edilmemesini istediklerini söyledi. Gikan, "8 Kasım 2025'te Dilovası'nda canlarımızı diri diri yaktılar. Oransal ailesinin sermaye hırsı, para hırsı yüzünden insanların canı yandı. 7 kişi cayır cayır yandı. Acil çıkış kapısı yok, merdiven yok, yangına karşı hiçbir önlem yok. İnsan canı bu kadar ucuz olamaz. Biz burada hiçbir sanığın tahliye edilmesini istemiyoruz çünkü bir kişi bile tahliye edilirse bizim canımız bir kez daha yanacak. Buradaki sanıklar, 'Bizim can güvenliğimiz yok' diyor. Peki, benim şu anda evde 3 evladım var. Onların can güvenliği nerede' Lütfen artık adalet yerini bulsun. Biz adalet istiyoruz" dedi.






"Benim ablam artık yok"

Ölen Şengül Yılmaz'ın kardeşi Emine Bulut ise "Bu süreç çok zor bir süreç. Giren çıkıyor, çok fazla adaletsizlik var. Suçluların kim olduğu, neyin ne olduğu, olayın nasıl planlandığı zaten ortada. Aradan bir yıl geçti, hala ceza alan olmadı. Ben artık bu sürecin tamamlanmasını, cezaların en ağır şekilde verilmesini ve adaletin yerini bulmasını istiyorum çünkü 8 Kasım'da bir yıl olacak. Benim ablam artık yok. Onların, yani katillerin akrabaları, aileleri buraya geliyor. Ancak bizim insanlarımız yok. Onlar öldüler. Biz onları bir daha göremiyoruz. Ben adalet istiyorum. Suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını ve yıllarca içeride yatmalarını istiyorum. Bizim sevdiklerimiz nasıl öldüyse, onlar da içeride ölsünler" şeklinde konuştu.








Olayın geçmişi

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki Ravive isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025'te çıkan yangında çalışanlardan Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştı. Fabrika sahiplerinden Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.








İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE Kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında "muhtemel kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "nitelikli mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D. ile binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Ali Osman Akat, Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.








7 kamu görevlisine 22 yıl 6 aya kadar hapis talebi

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve ana dosyaya dahil edilen iddianamede ise eski İmar ve Şehircilik Müdürü H.Ö., eski Yapı Kontrol Müdürü C.S., Yapı Kontrol Müdürleri S.S. ve M.T., Belediye Başkan Yardımcısı N.T., eski Zabıta Müdürü C.T. ile Zabıta Müdür Vekili N.B. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.