HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 MAYIS 2021, PAZARTESİ

Fener'de hayat yok

20.09.2001 00:00:00
Beş yıldır Şampiyonlar Ligi atmosferinden uzak olan Sarı Kanarya'nın ön eleme üçüncü turunda Glasgow Rangers'a karşı her iki maçta sergilediği pozitif futbol bizi ilerisi için ümitlendirmişti. O maçları hatırlarsanız, sahada ne yapmak istediğini bilen bir Fenerbahçe vardı. Ama önceki gün maç öyle miydi?

Salı gecesi sadece Fenerbahçe'nin futboluyla rezil olmadık? Bu kış kapıda olduğu söylenen 'elektrik kesintisi'nin de provasına tanık olarak, ikinci kez 'maskara' olduk.

Takımını 4-3-3 dizilişiyle sahaya süren Denizli, futbolcularını neredeyse hiç motive etmemişti. Cansız, ruhsuz, solgun, kişiliksiz, renksiz, uyuşuk, silik kısaca 'ölü' bir Fenerbahçe vardı sahada. Sarı Lacivertliler, neredeyse tümüyle yenilenmiş ama takım olma şuurunu korumuş bir Barcelona karşısında, tel tel döküldüler.

İlk yarıda dar alana sıkışmış bir Fenerbahçe vardı. Neredeyse sahanın yarısını kullandı FB'li futbolcular. Oysa rakip öyle miydi? Soldan, sağdan ve de göbekten rahatça gelebiliyorlardı. Denizli'nin talebeleri, bir maçı değerlendirirken dikkate alınacak temel unsurlardan biri olan top çevirmede beceriksizdiler, nadiren 4-5 kez top döndürdüler. Çağın anlayışının bir gereği olan kolektif futbol yerine, bireysel girişimlere yöneldiler. Lazetiç, Rapaiç hatta Serhat müsait pozisyonlardaki arkadaşlarını görmezlikten gelerek, dripling yapma yoluna gittiler.

Kanarya'nın defansı ise evlere şenlikti. Kademe anlayışı, adam tutma isteği zayıftı. Keza kaleci ve defans elemanları arasındaki iletişim de. İletişim güçlü olsaydı, ikinci golü getiren topu Mirkoviç gereksiz yere kornere atamazdı. Ya Ümit'in Arjantinli Saviola'ya üçüncü gol hediyesi? Türk misafirperverliğinin güzel örneklerinden birini sergiledi Ümit! Üstelik az daha Rüştü'nün kırmızı kart görmesine neden oluyordu.

Orta alan yok gibiydi. Oysa bu alanda Barcelona'yı yıldıracak düzeyde presi güçlü, agresif futbola gerek vardı. Lazetiç, Rapaiç, Abdullah, Johnson bunu yapabilecek güçteydi.

Ya forvet? Bir takım kendi sahasındaki bir karşılaşmaya forvetsiz çıkar mı?

Sonuç: Bu anlayıştaki Fenerbahçe, Avrupa'da bir şey yapamaz. Anladığım kadarıyla Denizli, Lig'deki ikinci şampiyonluğa konsantre olmuş, Avrupa'yı ikinci plana itmiş. Lig'deki başarılar bir teknik adamı, bir takımı büyütmez. Avrupa'daki zaferler devleştirir. Bunun en güzel örneği de Fatih Terim ve G.Saray'dır.
 
Recep Bahar / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.