logo
15 EKİM 2026

Fıkıh Köşesi... / Cuma namazı

03.04.2006 00:00:00
 
SORU: Cuma namazının dinimizdeki yeri ve önemi nedir? Bilgi verirseniz seviniriz. (Mustafa Keleş, Kilis) CEVAP: Cuma namazı farzı ayındır. Farz olduğu, Kitap, Sünnet ve icma ile sabittir. Cuma namazı, cuma günü öğle namazı vaktinde kılınan ve farzı iki rek'at olan bir namazdır. Bu namazdan önce hatibin hutbe okuması namazın sıhhat (geçerlilik) şartlarındandır. Cuma namazı o günkü öğle namazının yerini tutar.Kur'anı Kerîm'in 62. süresi, cuma namazından bahsettiği için Cuma süresi olarak adlandırılmıştır. Bu sürede yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırılınca Allah'ı anmağa (namaza) koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılınınca yeryüzüne yayılın da Allah'ın lutfunu arayın ve Allah'ı çok çok anın ki felah bulasınız".  Hadis kitaplarında gerek cuma namazının fazileti, gerekse kuvvetli bir farz olduğu ve bu namazı özürsüz olarak terketmenin büyük günah sayıldığı konusunda hadisler bulunmaktadır; "Allah, önemsemediği için üç cumayı terkeden kimsenin kalbini mühürler" ve "Birtakım kimseler, ya cuma namazını terketmekten vazgeçerler ya da Allah onların kalplerini mühürler de artık onlar gafillerden olurlar".  Müctehid imamlara göre cuma namazı farzı ayın olup, Resülullah (sav) zamanından itibaren farklı görüş açıklanmadığı için, bu hususta icma meydana gelmiştir.

Eski SPK Başkanı hakkında soruşturma izni

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yürütülen bir fon soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni verdi

14.10.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Eski SPK Başkanı hakkında soruşturma izni
Eski SPK Başkanı hakkında soruşturma izni
Sermaye piyasaları ve finans dünyasında yankı uyandıran önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bakanlık Teftiş Başkanlığı tarafından hazırlanan ön inceleme raporu doğrultusunda, eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında adli soruşturma yürütülmesine onay verdi.

Bakanlık ivedilikle inceleme başlattı

Edinilen bilgilere göre süreç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürütmekte olduğu geniş kapsamlı bir fon soruşturması çerçevesinde başladı. Başsavcılık, soruşturma kapsamında eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında işlem yapılabilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığından resmi soruşturma izni talep etti.

Gelen talep üzerine Bakan Mehmet Şimşek, iddiaların titizlikle araştırılması amacıyla 2 Ekim'de Hazine ve Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulunu "ivedi" koduyla görevlendirdi.

Teftiş raporu tamamlandı, izin çıktı

Bakanlık müfettişlerinin gerçekleştirdiği kapsamlı ön inceleme ve hazırladıkları detaylı teftiş raporunun tamamlanmasının ardından, iddiaların yargı makamlarınca incelenmesi gerektiği kanaatine varıldı. Bakan Şimşek, Teftiş Başkanlığının raporuna istinaden Gönül hakkında soruşturma açılmasına izin veren kararı imzaladı.

Soruşturma izninin verilmesiyle birlikte dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildiği ve adli sürecin resmi olarak devam edeceği öğrenildi.

Adana'da okulda bıçaklı saldırı

Adana'da ortaokula giden bir kız öğrenci, "Sen benim dedikodumu yaptın" diyerek arkadaşını evden getirdiği ekmek bıçağıyla yaraladı

14.10.2026 18:15:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'da okulda bıçaklı saldırı
Adana'da okulda bıçaklı saldırı
Olay, merkez Seyhan ilçesine bağlı Gürselpaşa Mahallesi Aliye İzzet Begoviç Ortaokulu'nda meydana geldi. İddiaya göre, 6. sınıfa giden ismi öğrenilmeyen kız öğrenci ile aynı sınıfa giden ismi öğrenilemeyen kız arkadaşı arasında dedikodu tartışması çıktı.

Teneffüste arkadaşının yanına giden öğrenci, "Sen benim dedikodumu yaptın" diyerek evden çantasına koyup okula getirdiği ekmek bıçağıyla arkadaşını kolundan yaraladı. Diğer öğrencilerin durumu öğretmenlerine bildirmesi üzerine okula polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kolundan hafif yaralanan öğrenci, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı. Saldırgan öğrenci ise polis ekiplerince Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Olay nedeniyle okulda eğitim-öğretime 1 günlüğüne ara verildi.

Şarkıcı Alpay vefat etti

"Eylülde Gel", "Fabrika Kızı", "Kara Tren" ve "Ayrılık Rüzgarı" şarkılarıyla tanınan Türk pop ve romantik folk müziğinin usta isimlerinden, şarkıcı ve besteci Alpay, 91 yaşında vefat etti

14.10.2026 17:49:00 / Güncelleme: 14.10.2026 17:56:34
AA
 
Şarkıcı Alpay vefat etti
Şarkıcı Alpay vefat etti
"Eylülde Gel", "Fabrika Kızı" ve "Kara Tren" adlı eserleriyle hafızalarda yer edinen Alpay, 91 yaşında hayatını kaybetti.

Şarkıcı Bora Gencer, sosyal medya hesabından yaptığı "Alpay abime Allah'tan rahmet, sevenlerine ve ailesine sabırlar dilerim." paylaşımıyla sanatçının vefatını duyurdu.

Yarım asrı aşan sanat yaşamında romantik ezgileri, Türkçe aranjmanları ve kendine özgü yorumuyla Türk müziğinin önemli isimlerinden olan usta sanatçı, arkasında onlarca albüm ve unutulmaz eserler bıraktı.

Ahmet Alpay Nazikioğlu, 17 Temmuz 1935'te Ankara'da dünyaya geldi.

Babası TCDD'de bürokrat, annesi ise parti başkatibesi olarak görev yapan Alpay, ilk ve ortaöğrenimini Ankara'da tamamladıktan sonra Ankara Atatürk Lisesinden mezun oldu.

Gençlik yıllarında spora duyduğu merakla futbol dünyasına adım atan Alpay, Ankara Demirspor ve Gençlerbirliği kulüplerinde forma giydi.

Başarılı performansıyla Genç Milli Futbol Takımı'na kadar yükselen sanatçı, yükseköğrenimini ise Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamladı.

Hukuk eğitiminin ardından müzik tutkusunun peşinden giden Alpay, profesyonel müzik kariyerine 1960'lı yılların başında adım attı.



Unutulmaz ve özgün albümlere imza attı

Alpay, 1964'te kendi orkestrasını kurarak müzik çalışmalarını hızlandırdı. Kariyerinin ilk döneminde Fransız Chansonlarının ve İtalyan Napolitenlerinin Türkçe aranjmanlarını seslendiren sanatçı, İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca eserleri de yorumladı.

Romantik folk, rock ve Anadolu pop türlerinde deneysel çalışmalara imza atan sanatçı, dönemin yenilikçi gruplarından Üç Hürel ile ortak projelere imza attı.

Fecri Ebcioğlu gibi dönemin önemli müzik adamlarıyla yakın dostluklar kuran Alpay, 1964'te yayımladığı "Girl in My Town"ın ardından "Kirpiklerini Ok Ok Eyle", "Cennet Yolu", "7 Dilde Alpay", "Güven Parkı" ve "Aşk"ın da aralarında olduğu 25'i aşkın albümle müzikseverlerle buluştu.

Toplumsal olaylara duyarsız kalmayan sanatçı, eserlerinde aşk, ayrılık ve insan hikayelerini odağına aldı.

Türk pop müziğinin gelişim sürecinde köprü rolü üstlenen Alpay, "Eylülde Gel", "Fabrika Kızı", "Kara Tren", "Gitme" ve "Ayrılık Rüzgarı" şarkılarını farklı kuşaklara sevdirdi.

Sanatçı, Antalya'da tedavi gördüğü hastanede hayata veda etti.

Sağanak ve fırtına megakenti esir aldı

Meteoroloji ve AKOM'un günlerdir yaptığı uyarıların ardından Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı hava dalgası İstanbul'u vurdu. Sabahtan itibaren etkisini gösteren, öğleden sonra ise fırtınayla birleşerek şiddetini artıran sağanak yağış nedeniyle yollar göle döndü, hastaneleri su bastı, vatandaşlar ve sürücüler yollarda mahsur kaldı

14.10.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Sağanak ve fırtına megakenti esir aldı
Sağanak ve fırtına megakenti esir aldı
Megakent güne fırtına sessizliği ve aniden kararan bir gökyüzüyle başladı. Sabah saat 09.00 civarında kentin üzerine çöken kara bulutlar, öğleden sonra yerini adeta bir felakete bıraktı.

Saatteki hızı zaman zaman 80 kilometreye ulaşan şiddetli kuzeyli rüzgarlar, gök gürültülü sağanak yağışla birleşince İstanbul genelinde günlük yaşam tamamen felç oldu.

Yollar göle döndü, araçlar battı

Sabah saatlerinde trafikte başlayan yoğunluk, öğleden sonra yağışın kentin her iki yakasında da en üst seviyeye ulaşmasıyla tam bir kaosa dönüştü. Ana arterlerde ve ara sokaklarda rögarların yetersiz kalması sonucu dev su birikintileri oluştu.

Avcılar ve Esenyurt'ta sular yükseldi. Avcılar Yeşilkent Mahallesi'nde sokaklar tamamen suyla dolarken, Beysan Sanayi Sitesi alt geçidi adeta bir dere yatağına dönüştü. Araçlar tavanlarına kadar suya gömüldü.

Sarıyer İstinye'de yolların göle dönmesiyle araçlar ilerlemekte güçlük çekti, yayalar yolun karşısına geçemedi. Beykoz'da Tokatköy ve Akbaba-Dereseki güzergahlarında da yollar su altında kaldı.

Şiddetli sağanak yer altı ulaşımını da vurdu; Hacıosman Metro İstasyonu'nun tavanından akan sular yolculara zor anlar yaşattı.



Esenyurt'ta bir kadın sele kapıldı

Öğleden sonra yağışın en yoğun vurduğu noktalardan biri olan Esenyurt Dereyolu Hürriyet Mahallesi'nde tam anlamıyla bir can pazarı yaşandı. Yoğun su akıntısına kapılan bir kadın, metrelerce sürüklendi. Çevredeki vatandaşların ve bir panelvan sürücüsünün zamanla yarışarak yaptığı müdahale sonucunda talihsiz kadın son anda kurtarıldı.

Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi sular altında

Sarıyer Çayırbaşı'nda bulunan Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi de sağanaktan nasibini aldı. Hastanenin bodrum katlarını ve giriş bölümlerini su basması üzerine itfaiye ve tahliye ekipleri seferber oldu. Hastanede biriken suların boşaltılması için çalışmalar saatlerce sürdü. Sultangazi'de ise bir okulun istinat duvarı yağışın yüküne dayanamayarak çöktü.



Trajikomik görüntüler de oluştu

Tüm bu zor anların yanında İstanbul klasiği haline gelen ilginç manzaralar da kameralara yansıdı. Başakşehir Bahçeşehir Menderes Bulvarı'nda göle dönen yolda bir vatandaşın eline olta alarak su birikintisine atması sosyal medyada gündem oldu.

Büyükçekmece'de ise okullarına girmeye çalışan öğrenciler, bahçedeki dev su birikintisini geçebilmek için bankları yan yana dizerek kendilerine köprü yaptı.

Valilik ve AKOM'dan yeni uyarı

İstanbul Valiliği ve AKOM güncel durum raporlarında, sıcaklıkların mevsim normallerinin 4 ila 6 derece altına düştüğünü belirtti. Fırtına ve kuvvetli sağanak yağışın bu gece ve yarın (Perşembe) öğle saatlerine kadar özellikle kuzey ve doğu ilçelerinde (Pendik, Tuzla, Şile, Sarıyer vb.) yer yer metrekareye 40-70 kilogram düşecek şekilde etkisini sürdüreceği açıklandı.

Yetkililer, vatandaşların su baskını, çatı uçması ve ulaşımda aksamalara karşı zorunlu olmadıkça dışarı çıkmaması noktasında uyardı.

İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı

İzmir merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda yurt dışı kaynaklı internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları tespit edilen 32 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin yönettiği hesaplarda yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık işlem hacmi bulunduğu belirlendi

14.10.2026 12:19:00 / Güncelleme: 14.10.2026 12:22:18
İHA
 
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı
İzmir merkezli yasa dışı bahis operasyonu: 32 gözaltı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, belirlenen bir şebekeye yönelik 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçu kapsamında çalışma başlattı.

Yürütülen teknik takipler, araştırmalar ve alınan ifadeler doğrultusunda şüphelilerin yurt dışı bağlantılı siteler üzerinden yasa dışı bahis oynanmasına aracılık ettikleri belirlendi.

Soruşturmada şebekenin mali boyutunu da inceleyen ekipler, zanlıların üçüncü kişilerden temin ettikleri banka hesaplarını bahis faaliyetlerinde kullandıklarını ve bu hesapları tuttuklarını tespit etti. Yapılan detaylı incelemelerde, söz konusu hesaplar üzerinden yaklaşık 1 milyar 800 milyon liralık para trafiğinin yürütüldüğü ortaya çıkarıldı.



Çok sayıda adrese eş zamanlı baskın

Suç organizasyonu içerisinde birlikte hareket ederek yasa dışı bahis faaliyetlerinde kullanılmak üzere banka hesabı ve GSM hattı temin eden, bu hesapların kullanılmasına aracılık eden şüphelilere yönelik İzmir merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı.

Baskınlarda 32 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda incelenmek üzere çok sayıda dijital materyale el konuldu.

Ekipler, firari 2 şüphelinin yakalanması için çalışmalarını sürdürürken, soruşturmanın çok yönlü yürütüldüğü bildirildi.

Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu

Halk TV’nin İstanbul’daki binasına sabah saatlerinde polis ekipleri girdi. Kanalın yayınını durdurduğu açıklanırken, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu kanala kayyım atandığını duyurdu

14.10.2026 09:30:00
Haber Merkezi
 
Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu
Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu
Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu, yayın yönetmeni Suat Toktaş'ın kayyım heyeti başkanıyla yaptığı görüşmenin sonuçsuz kaldığını açıkladı.
 
Özgür Özel'den tepki
 
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV'ye yönelik polis baskını ve kayyım atandığı yönündeki açıklamaya tepki gösterdi. Özel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ekonomik kriz, geçim sıkıntısı ve adaletsizliklerin gündemde olduğu bir dönemde baskının gerçekleştiğini belirten Özel, açıklamasında fon krizine ve Türkiye'nin en büyük siyasi davalarından birinde savunmaların başlayacağı güne de dikkat çekti.
 
Özel, belediyelere kayyım atanmasını da hatırlatarak, milyonlarca kişinin izlediği Halk TV'nin de kayyım uygulamasıyla karşı karşıya bırakıldığını savundu.

Kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı: Saat 09.00'dan sonraya dikkat

İBB Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı AKOM Meteoroloji birimi, İstanbul genelinde şiddetli fırtına ve sağanak uyarısında bulundu

14.10.2026 08:30:00
Haber Merkezi
 
Kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı: Saat 09.00'dan sonraya dikkat
Kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı: Saat 09.00'dan sonraya dikkat
Dün gece saat 23.00'ten itibaren yağışlar etkisini artırdı, bugün ise sabah 09.00'dan itibaren kuvvetli fırtına ile birlikte sağanak geçişlerinin yaşanacağı öngörülüyor.
 
İstanbul başta olmak üzere ülkemizin tamamına yakın bölümünde Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava ve Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı sistemlerin etkili olması bekleniyor.
 

ŞİDDETLİ FIRTINA DA ETKİLİ OLACAK

 
Bugün sabah 09.00'dan itibaren aralıklı hamleler ile saatte 50-80 kilometre aralığında kuvvetli fırtına ile birlikte sağanak yağmur geçişlerinin yaşanacağı öngörülüyor.
 

METREKAREYE 40-70 KİLOGRAM ARASI YAĞIŞ

 
Perşembe öğle saatlerine (13.00) kadar fırtına ile birlikte görülmesi beklenen kuvvetli yağışlar nedeniyle Avrupa Yakası'nın kuzey ve orta ilçeleri (Çatalca, Arnavutköy, Eyüpsultan, Sarıyer, Başakşehir, Esenyurt, Büyükçekmece) ile Anadolu Yakası'nın doğu ilçelerinde (Maltepe, Kartal, Sultanbeyli, Pendik, Tuzla ve Şile) metrekareye 40-70 kilogram; diğer yerlerde ise 20-40 kilogram aralığında yağışların gözlemlenebileceği tahmin ediliyor.

ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?

Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi

13.10.2026 20:48:00
Haber Merkezi
 
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi.

Cumhuriyet'in ilanından 16 gün önce alınan bu karar, yalnızca bir yönetim merkezinin değiştirilmesi değil, Millî Mücadele'nin merkezinde şekillenen yeni devletin yönünün belirlenmesiydi. Peki, Mustafa Kemal Atatürk neden İstanbul yerine Ankara'yı tercih etti? Bu tarihî karar nasıl alındı?

Ankara'nın başkent oluşunun bugün 103'üncü yıl dönümü. Millî Mücadele yıllarında Anadolu'nun ortasında bir direniş merkezi olarak öne çıkan kent, 13 Ekim 1923'te resmen Türkiye'nin başkenti oldu. Karar, Cumhuriyet'in ilanına giden sürecin en önemli adımlarından biri olarak tarihe geçti.

MİLLÎ MÜCADELE'NİN MERKEZİ ANKARA OLDU

Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi. İstanbul'un işgal altındaki konumu ve Anadolu'daki bağımsızlık mücadelesinin yönetilmesi ihtiyacı, Ankara'yı öne çıkaran başlıca etkenler arasındaydı.

Anadolu'nun iç kesimlerinde bulunan Ankara, Batı Cephesi'ne ulaşım ve askerî gelişmelerin yönetimi bakımından stratejik bir konuma sahipti. Demir yolu bağlantısı da kentin önemini artırıyordu.

23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Ankara'da açılmasıyla kent, Millî Mücadele'nin siyasi ve idari merkezi hâline geldi. Kurtuluş Savaşı'nın sevk ve idaresine ilişkin önemli kararlar burada alındı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz'la zafere uzanan süreçte Ankara, yeni devletin yönetim merkezi olarak fiilen öne çıktı.

ATATÜRK NEDEN İSTANBUL'U DEĞİL ANKARA'YI SEÇTİ?



Ankara'nın başkent seçilmesinde coğrafi konumu, askerî güvenliği ve Millî Mücadele'de üstlendiği rol belirleyici oldu.

İstanbul, Osmanlı Devleti'nin yüzyıllardır yönetim merkeziydi. Ancak işgal yıllarında Boğazlar üzerindeki konumu ve dış müdahalelere açıklığı, yeni devletin yönetim merkezinin Anadolu'da kurulması düşüncesini güçlendirdi.

Ankara ise Anadolu'nun iç kesimlerinde yer alıyor, Batı Cephesi'ndeki gelişmelerin yönetilmesine imkân sağlıyor ve Millî Mücadele'nin siyasi merkezini temsil ediyordu. Böylece başkent tercihi, eski imparatorluğun merkezinden bağımsızlık mücadelesinin yürütüldüğü Anadolu'ya yönelişin simgesi oldu.

Atatürk, Nutuk'ta başkent seçimini anlatırken coğrafi durum ve askerî stratejinin önemini özellikle vurguladı. Başkentin belirlenmesiyle ülke içinde ve dışında süren belirsizliklerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Bütün düşünceler, yeni Türkiye Devleti'nin başkentinin Anadolu'da ve Ankara kenti olması gerektiğinde toplanıyordu. Devletin başkentini bir an önce saptayarak iç ve dış kararsızlıklara son vermek çok gerekli idi.'

ANKARA'NIN BAŞKENT OLMASI TARTIŞILDI

Ankara'nın başkent olması konusunda herkes aynı görüşte değildi. İstanbul'un tarihî ve ekonomik konumu nedeniyle başkent olarak kalmasını savunanlar vardı. Ankara'nın iklimi, ulaşım imkânları, mevcut tesisleri ve gelişme kapasitesi de tartışma konusu yapılıyordu.

İzmit'te 16-17 Ocak 1923'te gazetecilerle yaptığı görüşmede Atatürk, Ankara'nın başkent olması fikrini gündeme getirdi. Başkentlik tartışmaları 1923 boyunca basında ve siyasi çevrelerde devam etti.

Lozan Barış Antlaşması'nın ardından Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası alanda kabul görmesi ve işgal kuvvetlerinin İstanbul'dan çekilme sürecinin tamamlanmasıyla yeni devletin başkentinin hukuken belirlenmesi gündeme geldi.

9 EKİM'DE TEKLİF EDİLDİ, 13 EKİM'DE KABUL EDİLDİ

Ankara'nın başkent ilan edilmesine ilişkin kanun teklifi, dönemin Dışişleri Bakanı İsmet Paşa ve 14 milletvekili tarafından 9 Ekim 1923'te TBMM'ye sunuldu.

Teklif, 13 Ekim 1923'te Meclis'te kabul edildi. Kanunun tek maddesinde şu hüküm yer aldı:

"Türkiye Devleti'nin makarr-ı idaresi Ankara şehridir."

Bu ifadeyle Ankara, Türkiye devletinin resmî yönetim merkezi oldu. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesine daha 16 gün vardı.

KÜÇÜK BİR ANADOLU KENTİNDEN CUMHURİYET'İN BAŞKENTİNE

Ankara, başkent seçildiği dönemde bugünkü görünümünden oldukça uzaktı. Kentin imkânları sınırlı, yapılaşması yetersizdi. Buna rağmen Millî Mücadele'nin karargâhı olması ve yeni devletin siyasi merkezini temsil etmesi, Ankara'yı diğer şehirlerden ayırdı.

20 Nisan 1924'te kabul edilen Anayasa'da da başkentin Ankara olduğu hükme bağlandı. Cumhuriyet döneminde kent, yeni yönetim kurumlarının kurulması ve şehir planlamasıyla giderek büyüdü.

13 Ekim 1923'te alınan karar, Ankara'nın yalnızca başkent olmasını değil, Millî Mücadele'nin merkezinde doğan yeni devletin yönetim anlayışının da simgeleşmesini sağladı. Ankara, 103 yıldır Türkiye'nin başkenti olmayı sürdürüyor.

Eski Bakan Yardımcısı fon soruşturması kapsamında tutuklandı

Sermaye piyasalarını sarsan dev fon soruşturmasında yeni bir perde açıldı. Kısa süre önce "100 milyon lira kaptırdım, kandırıldım" diyerek mağdur olduğunu iddia eden eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Mahkeme kararıyla Aksu ve eşinin tüm mal varlıklarına el konuldu

13.10.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
Eski Bakan Yardımcısı fon soruşturması kapsamında tutuklandı
Eski Bakan Yardımcısı fon soruşturması kapsamında tutuklandı
Türkiye gündemini meşgul eden ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran sermaye piyasalarındaki fon dolandırıcılığı ve piyasa manipülasyonu soruşturması, siyaset dünyasına uzandı. Edinilen bilgilere göre, daha önce yaptığı açıklamalarla odağa yerleşen Kayserili bürokrat ve eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, savcılık talimatıyla gözaltına alınmasının ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Soruşturmanın seyrini değiştiren bu tutuklama kararıyla birlikte, adli makamların talebi üzerine Mustafa Aksu ve eşinin tüm mal varlıklarına el konulması yönünde tedbir kararı uygulandı.


"Mesele 100 milyon değil, kandırılmış olmak" demişti


Mustafa Aksu'nun ismi, geçtiğimiz haftalarda gazeteci Barış Terkoğlu'na yaptığı çarpıcı açıklamalarla fon krizinin merkezine oturmuştu. Borsadaki bireysel birikimlerini korumak amacıyla 10 Eylül 2026 tarihinde Tera'nın likit fonuna giriş yaptığını belirten Aksu, bu yatırımdan yaklaşık bir hafta sonra Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından fonların tasfiyesine karar verildiğini ve parasını bir daha çekemediğini ifade etmişti.

Yatırım miktarının 100 milyon lira mertebesinde olduğunu itiraf eden eski Bakan Yardımcısı, yaşadığı sürece dair şu sözlerle sitem etmişti:

"Çok rahatsızım, sinirliyim, rencide oldum. Mesele 100 milyon değil, kandırılmış olmak."

Ancak Aksu'nun "mağduriyet" vurgusu yaptığı bu beyanlar, soruşturmayı yürüten adli makamlarca şüpheli işlemler kapsamında değerlendirilerek tutuklanmasına engel olamadı.


"Ben 100 milyonu dağıtan bir sanayiciyim"


Tutuklama kararı öncesinde hakimlikte savunma yapan Mustafa Aksu'nun, finansal birikiminin kaynağına yönelik suçlamaları ve eleştirileri reddettiği öğrenildi. Köklü ve sanayici bir aileden geldiğini belirten Aksu, ifadesinde şu savunmayı yaptı:

"Borsada tamamen bireysel işlemler yapıyordum ve yatırımlarımda genel olarak zarar ettim. Herhangi birinin yönlendirmesiyle hareket etmedim. Paranın kaynağı tamamen kayıtlı, şeffaf ve yasaldır. Gereksiz yere beni yıprattılar, '100 milyonu küçümsedi' dediler. Ben zaten bu miktarları iş hayatında dağıtan, istihdam sağlayan bir sanayiciyim. İş hayatıma daha iyi odaklanmak amacıyla geçmişte bakan yardımcılığı görevinden de kendi isteğimle ayrılmıştım."

Öte yandan, eski bakanlık kaynakları da Aksu'nun görevde olduğu dönemde devletten maaş almadığını, makam aracı veya bakanlık imkanlarını kullanmadığını doğrulayan açıklamalarda bulunmuştu. Siyasetteki diğer isimlere yönelik soruları yanıtlamaktan kaçınan Aksu, "Her AK Partili aynı değil" diyerek mesafesini korumaya çalışmıştı.


Pakdemirli döneminde olaylı ayrılık


Siyasi hayatına 2003 yılında AK Parti bünyesinde başlayan Mustafa Aksu, parti içinde Ankara İl Başkan Yardımcılığı, Ekonomik İşler Başkanlığı, Çevre ve Enerji Komisyonu gibi kritik pozisyonlarda görev yaptı.

2018-2021 yılları arasında Bekir Pakdemirli'nin Tarım ve Orman Bakanlığı döneminde bakan yardımcılığı koltuğuna oturan Aksu, o dönem Bakan Pakdemirli ile yaşadığı derin fikir ayrılıkları ve sert tartışmaların ardından görevinden istifa etmişti. Bu ayrılık, o süreçte de parti içerisinde uzun süre tartışma konusu olmuştu.


Soruşturma derinleşiyor, sırada ne var?


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı fon soruşturması, piyasa dolandırıcılığı ve suç gelirlerinin aklanması şüpheleri üzerinden çok katmanlı olarak devam ediyor. Fon krizinden etkilenen diğer tasarruf sahipleri ve siyasi figürlerin de takibe alındığı, olağandışı kâr elde edilen tüm şüpheli işlemlerin geriye dönük olarak mercek altına alındığı bildirildi.

Mustafa Aksu'nun tutuklanması ve mal varlığına el konulması adımı, yargının bu milyarlık krizde siyasi nüfuz iddialarının üzerine kararlılıkla gideceğinin en somut sinyali olarak yorumlanıyor.

Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi

Ankara merkezli 5 ilde gerçekleştirilen operasyon kapsamında, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve zimmet suçlamalarıyla aralarında belediye başkan yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır'ın da bulunduğu 25 şüpheli yakalandı

13.10.2026 11:38:00
Haber Merkezi
 
Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi
Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Etimesgut Belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen kamu ihaleleri ile ruhsat işlemlerindeki usulsüzlük iddialarına yönelik ikinci dalga operasyon başlatıldı.

Sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarda, belediye yönetiminin tepe isimleri de dahil olmak üzere çok sayıda şüpheli emniyete götürüldü.


5 ilde eş zamanlı baskınlar düzenlendi


Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Ankara merkezli 5 ilde operasyon düzenlendi.

Belirlenen adreslere yapılan şafak baskınlarında, Etimesgut Belediye Başkan Yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır ile birlikte belediye çalışanlarının da yer aldığı 25 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.


Soruşturmanın detayları ve ilk operasyon


İhale usulsüzlükleri, imar ve ruhsat süreçlerinde haksız kazanç iddialarına dayanan soruşturmanın; Sayıştay raporları, şüpheli ifadeleri, MASAK ve HTS analizleri ile CİMER başvuruları gibi delillerin incelenmesiyle derinleştirildiği belirtildi. Şüphelilere örgüt kurma, zimmet, rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalar yöneltiliyor.

30 Temmuz 2026'daki ilk dalga operasyonda dönemin belediye başkanı Erdal Beşikcioğlu dahil 40 kişi tutuklanmıştı. Emniyetteki işlemleri süren 25 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.