HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 HAZİRAN 2021, PAZAR

Filistin için kim ne yaptı?!

12.05.2021 00:00:00
'Filistin için kim ne yaptı?!' seslendirme dosyası:

70 yılı aşkın zamandır Müslümanların kanayan yarası Filistin ve Kudüs!

Bu kadar zamanda neler yapmadık ki Filistin için?

İlk büyük atağımız 1948 yılında oldu ve İsrail Devleti kurulur kurulmaz tanıdık onu. İlerleyen yıllar gösterdi ki çok yakından tanımışız İsrail'i. 

1958 yılında askeri destek ve istihbarat anlaşması yaptık ve ardından neredeyse Türkiye'de iktidara gelen her hükümet İsrail ile anlaşma üstüne anlaşma yaptı.

Ancak en dikkat çekenleri Erbakan hükümeti döneminde yapılanlardı. 

Zira Erbakan'ın siyasi hayatı İsrail'i kınamakla, tel'in etmekle ve Filistin'e yaptığı her saldırının ardından coşkulu ve şaşaalı mitingler yapmakla geçmişti. 

Derken kader ağlarını ördü ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başbakanı oldu. Tüm Müslümanlar Erbakan'ın İsrail'in canını okuyacağından emindi ancak Erbakan hükümeti İsrail'in can suyunu okuyarak üfledi ve İsrail ile anlaşma üstüne anlaşma imzaladı. Sonraki yıllarda Şimon Perez bu anlaşmalar için "İsrail Devleti'nin tarihindeki 4 büyük başarıdan biridir" şeklinde açıklama yapmıştı. 

Neydi peki bu anlaşmalar?

1. Türk ve İsrail askeri uçakları Türk hava sahasında (Konya) eğitim yapacak.

2. İsrail, Türkiye'ye silah satacak ve Türk Phantom savaş jetlerinin modernizasyonunu yapacak.

3. İsrail ve Türkiye, ABD kuvvetleri ile Suriye sınırında tatbikat yapacak.

4. İstihbarat alanında iş birliği yapılacak ve bu kapsamda İsrail, Türkiye sınırlarından İran ve Suriye'yi dinleyecek.

2004 yılında İsrail'e giden AKP heyeti Peres'e, Kütahya işi bir kahve takımı ve Türk lokumu hediye etti. Egemen Bağış hediyeyi, 'Size Türk lokumu getirdik' diye sundu. Peres de 'Ne gerek vardı, zaten sizin partiniz Türk lokumu' karşılığını verdi.

Yetmedi Sayın Erdoğan'a Yahudi Üstün Cesaret Madalyası verildi. 

Tüm bunlar olurken İsrail'e karşı yapılmadık kınama, düzenlenmedik miting bırakmadık tabii ki!

Hepsinden önemlisi 2009 yılında Dünya Ekonomik Forumu'nda Sayın Erdoğan, Şimon Peres'e "ONE MINUTE" dedi. Her ne kadar yarım saat sonra düzenlediği basın toplantısında özür dilemiş olsa da belki de İsrail'e karşı tarihimizdeki en büyük saldırıyı(!) bu şekilde gerçekleştirmiş olduk. 

Daha sonra 2013 yılında Sayın Erdoğan daha büyük bir çıkış yaparak "Gazze'ye gideceğim!" dedi ve hasretle o günün gelmesini beklemeye devam ediyoruz. 

Bir de İsrail'e adeta kan kusturan ve işgal ettiği Lübnan topraklarını geri aldığı gibi İsrail'e tarihinin en ağır ve belki de tek yenilgisini tattıran Hizbullah ve Hizbullah'a en büyük desteği veren Suriye var. 

Tabii ki bir de eş başkanı olduğumuz ve Ortadoğu'da yirminin üzerinde ülkeye demokrasi(!) getirmek için ABD tarafından hayata geçirilen Büyük Ortadoğu (İsrail) Projesi (BOP) var. 

Irak'a, Suriye'ye, Libya'ya, Yemen'e ve Afganistan'a gelen demokrasinin bize ne zaman geleceği konusundaki endişelerimiz halen giderilmiş değil. 

Zira her fırsatta ülkemizin yarısına yakınını İsrail toprağı gösteren haritalar arz-ı endam etmeye devam ediyor. 

Ha, bir de Prof. Dr. Haydar BAŞ var!

2004 yılında başlayan Irak işgali ve ardından BOP gereğince Suriye ve tüm Ortadoğu coğrafyası hızla ABD tarafından işgal ediliyordu. Bu kanunsuz ve vahşi saldırıların karşısında duracak pek bir güç görünmüyordu dünyada. Zira ABD ekonomik ve askeri olarak dünyanın tek süper gücüydü ve bu güçle birlikte ortalığı kasıp kavuruyordu. 

İşte tam bu noktada birdenbire Milli Ekonomi Modeli (MEM) Kongreleri yapılmaya başlandı. Ekonomi tarihi yeniden yazılıyordu ve bu model başta Rusya ve Çin olmak üzere tüm dünyanın dikkatini çekmişti. 

Daha önce dünyanın iki süper gücünden biri olan ancak dağılıp tekrar toparlanmasının ardından Kapitalizmin çarkları tarafından öğütülmenin eşiğine gelen Rusya, başının derdine düştüğü için ABD saldırılarına karşı somut bir şey yapmaktan çok uzaklardaydı. Keza Çin de ekonomik olarak büyük gözükse de Kapitalist mantıkla birlikte halkı fakirleşen ve ekonomisi şişirilmiş bir balondan başka bir şey değildi. 

Milli Ekonomi Modeli her iki ülke için de süper güç olmanın kapılarını ardına kadar açan bir can simidi oldu. Çok kısa bir zaman zarfında ekonomik olarak adeta yeniden dirilen bu iki ülke askeri olarak da bir anda dünyada söz sahibi oldu. 

Bunun sonucu Rusya ve Çin, Suriye'nin yanında yer alarak Ortadoğu'da hızla devam eden ABD hegemonyası ve işgaline dur dediler. 

Ardından Çin, MEM ile şaha kalkan ekonomisi sayesinde ABD ve Dolar'ın dünya hakimiyetine son vermeye başladı. 

Yani Prof. Dr. Haydar Baş, ortaya koyduğu MEM ile birlikte, dünyada ve özellikle Ortadoğu coğrafyasında devam eden ABD ve tabii ki İsrail zulmüne bir set çekmiş oldu. 

Aksi takdirde ne Rusya ne de Çin Suriye'ye sahip çıkıp ABD'ye kafa tutabilirdi ve Irak ile Suriye'nin yaşadığı kaderin çok daha ağırını Türkiye yaşamak zorunda kalırdı. 

Kim bu Haydar BAŞ?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni dünyanın tek süper gücü yapıp Kâinat Devleti kuracağını söyleyen, Türk Milleti'ni dünyanın en zengin ve müreffeh milleti yapacağını söyleyen, bunun ispatını dünyada yapan ve o çok sevdiği milleti tarafından görmezden gelinen, basın tarafından yok farz edilen, kendisiyle dalga geçilen, olur olmaz iftiralarla aleyhinde onlarca dava açılan ancak her şeye rağmen "Bu millet benim" "Bu Devlet benim" "Bu vatan benim" "Bu asker benim" demeye devam eden kişi!

Yaptığı büyük çıkışla birlikte Ehli Beyt'i İslam'ın merkezine koyup, Şii'yi, Alevi'yi, Caferi'yi ve Sünni'yi birbirine kardeş yaparak büyük bir Şİİ-SÜNNİ savaşının önüne geçen kişi!

Müslüman, hafız, Peygamber torunu ve Allah Dostu gerçek Atatürk'ü millete tanıtarak ve sevdirerek milleti, devletimizin kurucusu ve sahibi Ata'sıyla buluşturan ve böylece büyük bir fitnenin önüne geçen kişi!

Bırakın iktidara taşımayı ve baş tacı etmeyi, %1 oyu dahi çok gördüğünüz ancak buna rağmen 1938 yılından bugüne kadar sadece Türkiye değil dünyada hiçbir iktidarın hayalini bile kuramadığı devrimlerle birlikte sessiz sedasız Kapitalizme ve ABD-İsrail Emperyalizmine en büyük darbeyi vuran kişi!

Türkiye Cumhuriyeti'ni Kâinat Devleti yapacak modeli ortaya koyan, bu modeli hayata geçirecek lideri ve ekibi yetiştiren kişi!

Sizler ise bu kişi yerine, İsrail'i tel'in mitingleri yaparak bağırıp çağıran ve İsrail zulmüne karşı tek yaptıkları konuşmaktan ibaret olanları iktidara taşımaya devam ediyorsunuz. 

Ve iktidara taşıdıklarınız da yaptıkları icraatla bizi haklı çıkartmaya devam ediyor. 

Her geçen gün Haydar Baş'ı daha çok haklı çıkaracak ve Türkiye'nin, Filistin'in, Kudüs'ün ve topyekûn tüm İslam âleminin hatta insanlığın kurtuluşu için Milli Ekonomi Modeli'nden, Hüseyin Baş'tan ve Bağımsız Türkiye Partisi'nden başka çare olmadığını sizlere daha çok gösterecek. 

Sizler de doğru adresi ve gerçek kurtuluş çaresini görene kadar her geçen gün daha çok sürünmeye devam edeceksiniz.

 
Zühtü Kazancı / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.