Geçtiğimiz hafta boyunca yabancı kaynaklarda yer alan gelişmelere göz gezdirdiğimizde büyük başlıklarla yer almasa da yakın vadede dünya ekonomisinde etkileri hissedilecek iki gelişme kendine yer buldu.
Yaklaşık 1 hafta kadar önce CNN'de yayımlanan özel bir röportajda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa milletlerinin ABD doları yerine geçerli bir alternatifi şu ana kadar sunamadığını ve birliğin Amerikan Dolarına aşırı bağımlı olduğunu belirtti.
Fransız Cumhurbaşkanı, Avrupalı şirketlerin ve kurumların da ABD dolarına fazlasıyla bağımlı olduğunu ileri sürerek, "Bu benim için de bir egemenlik meselesi. Dolara daha az bağımlı bir ekonomiye sahip olmak için Avrupa'daki tüm finansal kurumlarımızdan çalışmalar beklemekteyiz" dedi.
Macron böyle bir alternatifin dolara rakip olmayı amaçlamadığını, ancak "küresel düzenin istikrarı" için gerekli olduğunu belirttiği konuşmasını "Rakip olmak manasında değil ama küresel ekonominin istikrarı için bence dolar gibi güçlü bir paraya ihtiyacımız bulunmaktadır. Euro bu alternatiflerden biri olmalı" diyerek sürdürdü.
Bu cümlelerin İran'ın enerji ve finans sektörüne yönelik yeni bir ABD yaptırım paketinin 5 Kasım'da yürürlüğe girmesinden kısa bir süre sonra geldiğine de dikkatinizi çekmek isterim. Her ne kadar Macron belki de Trump'ı kızdıracak üsluptan uzak ve daha ılımlı kelimeleri tercih etse de netice itibarı ile dolara daha az bağımlı çözüm arayışlarının zorunlu olduğu üzerinde durmakta.
Rusya Başbakan Yardımcısı Yuri Borisov, Hindistan'ın Rusya'dan satın almış olduğu aldığı S-400 füze savunma sistemlerine ait ödemenin Rus Rublesi olarak ödeneceğini açıkladı.
Rusya ile Hindistan arasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Delhi ziyareti sırasında 5 Ekim günü imzalanan S-400 anlaşması, Rusya Merkez Bankası kuruna göre yaklaşık 331 milyar ruble tutarında.
Vneşekonombank başkanı İgor Şuvalov ise Çin ile 2018 yılının sonuna kadar yapılacak karşılıklı finans işlemlerinde ulusal para kullanımı yönünde bir anlaşma imzalanabileceğini belirterek, "Ulusal para cinsinden yapılması öngörülen karşılıklı ticari işlemlerin, gelişmekte olan ve ekonomileri dolar endeksli olan diğer ekonomiler için de örnek niteliğinde olacağı düşünmekteyiz" dedi.
ABD'nin Çin ve İran gibi ülkeler başta olmak üzere çeşitli ülkelere uygulamış olduğu ticari yaptırımların şimdiden dolar üzerinden yapılan işlemlere ilişkin güvensizlik iklimi oluşturduğu ve 'anti-Dolar' hamlelerinin daha belirgin bir hal almaya başladığı görülmektedir. Öyle ki, bugüne değin özellikle Suriye politikaları dâhil olmak üzere ABD ile çok daha sıkı ilişkiler içinde bulunan Fransa bile en üst düzeyde Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ağzından AB nezdindeki kurumlarda 'anti-Dolar' çalışmalarının başlatılması gerektiğini kibarca ifade etmekte.
Tam da bu noktada Milli (Ulusal) paralar ile ticaret yapılması tezinin Milli Ekonomi Modeli çerçevesinde Sayın Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e ait olduğunu da belirtelim. Haziran 2014 yılında Rusya ile Bağımsız Türkiye Partisi arasında imzalanan protokol sonrası modelin başta Rusya olmak üzere pek çok ülkede adım adım uygulanmaya başlandığını ve uygulamadaki başarıların cazibesinin diğer ülkeleri de yavaş yavaş kendine çekmeye başladığını görmekteyiz.
Cem Kayalı / diğer yazıları
- Borsa İstanbul’da yeni düzenleme şart / 11.02.2021
- Borsa İstanbul’un küçük yatırımcıları / 06.01.2021
- Atı alan İngiltere sadece Üsküdar’ı geçmedi! / 05.01.2021
- Hemen barış, şimdi barış; savaşma barış! / 22.10.2020
- Buğdayda beklenmeyen düşüş / 31.08.2020
- Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarına çağrı-III / 05.08.2020
- Türkiye, KKTC ve Doğu Akdeniz / 23.07.2020
- Tartus’u anlamadan Akdeniz’i anlamak / 12.07.2020
- Sadece ‘O’ bıkmadı! / 24.04.2020
- Kimdir Sayın Prof. Dr. Haydar Baş? / 17.04.2020
- Borsa İstanbul’un küçük yatırımcıları / 06.01.2021
- Atı alan İngiltere sadece Üsküdar’ı geçmedi! / 05.01.2021
- Hemen barış, şimdi barış; savaşma barış! / 22.10.2020
- Buğdayda beklenmeyen düşüş / 31.08.2020
- Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarına çağrı-III / 05.08.2020
- Türkiye, KKTC ve Doğu Akdeniz / 23.07.2020
- Tartus’u anlamadan Akdeniz’i anlamak / 12.07.2020
- Sadece ‘O’ bıkmadı! / 24.04.2020
- Kimdir Sayın Prof. Dr. Haydar Baş? / 17.04.2020


























































