logo
27 EKİM 2026

Fransa'da öğrencilerden daha iyi eğitim koşulları için eylemleri sürdürme çağrısı

Fransa'da hükümet eğitim için yeni destekler açıklarken, daha iyi eğitim koşulları isteyen lise ve üniversite öğrencileri eylemlere devam etme çağrısında bulundu

27.10.2026 05:00:00
AA
 
Fransa'da öğrencilerden daha iyi eğitim koşulları için eylemleri sürdürme çağrısı
Fransa'da öğrencilerden daha iyi eğitim koşulları için eylemleri sürdürme çağrısı

Fransa Başbakanı Sebastien Lecornu, başkent Paris'te lise ve üniversite öğrencileri sendikalarının temsilcilerini ağırladı.

Fransa Eğitim Bakanı Edouard Geffray, toplantının ardından Paris'te düzenlediği basın toplantısında, ortaokul ve lise binalarının onarımı için vilayet ve bölge yönetimlerine ek 4 milyar avroluk kredi sağlanacağını belirtti.

Geffray, öğrencilerin üzerindeki okul baskısının ve sınıf başına düşen öğrenci sayısının azaltılması gerektiğini vurgulayarak, dezavantajlı liselerin yarısında gelecek yıl sınıflardaki öğrenci sayısının 28 ile sınırlandırılacağını aktardı.

Dezavantajlı liselerin diğer yarısında aynı uygulamaya 2028'deki yeni eğitim yılıyla birlikte geçileceğini kaydeden Geffray, liseler için ek 500 öğretmen kontenjanı açacaklarını belirtti.

Geffray, ortaokul ve liselerde planlanan 836 öğretmen kontenjanının iptali adımından vazgeçileceğini dile getirdi.

Fransa'da Yükseköğrenim ve Araştırmadan Sorumlu Bakan Philippe Baptiste ise üniversite binalarının onarımı için ek 1 milyar avro sağlanacağını açıkladı.

Baptiste, öğrencilerin lisans başvurularını yaptığı Parcoursup platformunda 2027'de ciddi değişim yapılacağını belirterek, 2028'de ise bu platformun yerine yenisinin getirileceğini duyurdu.

Yükseköğrenimde ek 15 bin öğrenci için kontenjan açılacağını kaydeden Baptiste, öğrenci burslarının enflasyona endeksleneceğini ifade etti.

Sendikalardan gösterilerin sürdürülmesi çağrısı

Öte yandan, farklı lise ve üniversite öğrenci sendikalarının temsilcileri, Lecornu ile yapılan görüşmeye ve hükümetin eğitim için açıkladığı adımlara rağmen, eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle düzenledikleri gösterileri sürdürme çağrısında bulundu.

Öğrenci Birliği (UE) Sözcüsü Sabrine Karbach, basına yaptığı açıklamada, gösterilerle bazı kazanımlar elde edebildiklerini ancak bunların "kırıntılardan" ibaret olduğunu belirtti.

Karbach, lise ve üniversite öğrencilerinin, işçi sendikalarının genel grev çağrısında bulunduğu 5 Kasım kapsamında seferber olmaya devam edeceğini kaydederek, öğrencilere hükümet üzerinde baskı kurmayı sürdürme çağrısı yaptı.

Fransa'da lise öğrencileri, eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle 17 Eylül'den itibaren eylemler başlatmıştı. 

Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

Antalya'nın Kepez ilçesinde etkili olan hortumda parçalanan iki konteynerde bulunan 4 işçi hayatını kaybetti, 1 işçi yaralandı

27.10.2026 02:11:00 / Güncelleme: 27.10.2026 02:16:48
AA
 
Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı
Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün sarı kodlu sağanak yağış uyarısında bulunduğu kentte, Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'ndeki bir inşaat alanında hortum oluştu.

Hortum, inşaat işçilerinin kaldığı iki konteyneri parçaladı. Konteynerlerde bulunan 5 işçi savruldu.

İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

İşçilerden 2'sinin olay yerinde, 2'sinin ise kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybettiği belirlendi.

Yaralanan işçinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Vali Şahin bölgede incelemelerde bulundu

Bölgede, incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, gazetecilere yaptığı açıklamada, hortum nedeniyle aynı şantiyedeki bir vincin de devrildiğini ancak bu olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını söyledi.

Hortumda iki konteynerin parçalandığını ve içlerinde bulunan 5 işçinin savrulduğunu belirten Vali Şahin, şöyle konuştu:

"Maalesef 2 işçimiz olay yerinde 2 işçimiz de kaldırıldıkları hastanede vefat ettiler. Bir işçimiz yaralı durumu hafif. Çok enteresan bir doğa olayı ile karşı karşıyayız. Çünkü şehrin herhangi başka bir yerinde fırtına, hortum ihbar edilmedi. Civarındaki binalarda bir şey yok ama sadece bu alanda iki konteyneri paramparça eden bir hortumla karşı karşıyayız."

Vali Şahin vefat edenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dilerken, yaralı işçiye de geçmiş olsun dileklerini iletti.

Şantiye sahasındaki ölüm ve yaralanmaların vincin devrilmesi nedeniyle olmadığını vurgulayan Şahin, bölgede incelemelerin devam ettiğini ve ekiplerin alanda yaralı veya ölü olup olmadığına dair çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
 

Oktay Saral istifasını duyurdu

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, kamuoyuna yansıyan "görevden alınma" iddialarının ardından sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamayla istifasını sunduğunu açıkladı. Saral, kararının arkasında inandığı değerlerin olduğunu vurgularken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan bağlılığının süreceğini belirtti

26.10.2026 12:33:00 / Güncelleme: 26.10.2026 12:39:27
Haber Merkezi
 
Oktay Saral istifasını duyurdu
Oktay Saral istifasını duyurdu
2016 yılından bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanlığı görevini yürüten Oktay Saral, resmî sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı paylaşımla görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Akşam saatlerinde kulislerde yayılan ve gazetecilerle yaptığı görüşmelerde doğruladığı "görevden alınma" haberlerinin ardından gelen bu yazılı açıklama, Ankara siyasetinde günün en önemli gelişmesi oldu.

"Bedeli ne olursa olsun..."

Oktay Saral, yaptığı açıklamada görev süresi boyunca büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bugün, 2016 yılından bu yana büyük bir onur, şeref ve sorumlulukla yürüttüğüm Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanlığı görevimden istifamı sunmuş bulunuyorum. Makamlar gelip geçer, unvanlar el değiştirir. Asıl mesele, insanın hangi makamda oturduğu değil, hangi değerlerin arkasında durduğudur. Bizim için esas olan makamlar değil, yıllardır aynı istikamette yürüdüğümüz davamız ve Sayın Cumhurbaşkanımızla omuz omuza verdiğimiz mücadeledir. Bu kararım, inandığım değerlerden ve milletimize hizmet etme irademden bir adım geri atmak anlamına gelmemektedir. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında, aynı inanç ve kararlılıkla yol yürümeye devam edeceğim. Rabbim bizleri makamların gölgesinde güç arayanlardan değil, hakikatin ışığında dimdik duranlardan eylesin. Bedeli ne olursa olsun inandığı değerleri savunanlardan eylesin."

İstifaya sürükleyen süreç

Oktay Saral'ın istifasına ve görevden ayrılmasına zemin hazırlayan süreç, Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmaları ve buna bağlı yaşanan diplomatik hassasiyetlere dayanıyor.

Edinilen bilgilere göre; Saral'ın Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim haklarına yönelik yaptığı bazı sosyal medya açıklamaları ve değerlendirmeleri, Ankara ile Bakü arasında diplomatik bir gerilime yol açtı. Azerbaycan yönetiminin, söz konusu açıklamalardan duyduğu rahatsızlığı en üst düzeyden Türkiye'ye ilettiği ve Saral'ın görevden alınmasını talep ettiği iddiaları basına yansıdı.

Önce "talimatla ayrıldım" dedi, sonra istifasını paylaştı

Sürecin basına yansımasının ardından gazeteci Talat Atilla ve bazı medya mensuplarına telefonda demeç veren Saral, görevden ayrılışının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla gerçekleştiğini bizzat doğrulamıştı. Saral, gazetecilerin "Azerbaycan'la ilgili açıklamalarınız nedeniyle mi?" sorusuna "Evet, öyle görünüyor" yanıtını vermiş ve "Cumhurbaşkanımız böyle uygun gördü, başımız gözümüz üstüne" ifadelerini kullanmıştı.

Ancak bu telefon görüşmelerinden kısa bir süre sonra Saral, durumun hukuki ve usuli çerçevesini netleştirmek adına X hesabı üzerinden resmî bir metin yayınlayarak görevinden "istifa ettiğini" ilan etti. Siyasi analistler, Saral'ın bu hamleyle hem Cumhurbaşkanlığı makamını yıpratmamayı hem de inandığı değerlerin arkasında durduğunu gösteren ilkeli bir siyasi duruş sergilemeyi amaçladığını belirtiyor.

Bolu Belediyesi'ne şafak operasyonu: 4 gözaltı

Bolu Belediyesi'ne yönelik 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'zimmet' iddialarıyla düzenlenen şafak operasyonunda, aralarında Belediye Başkan Yardımcısı'nın da bulunduğu 4 kişi gözaltına alındı

26.10.2026 10:46:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bolu Belediyesi'ne şafak operasyonu: 4 gözaltı
Bolu Belediyesi'ne şafak operasyonu: 4 gözaltı
Bolu'da sabahın erken saatlerinde Bolu Belediyesi'ne yönelik 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'zimmet' iddialarıyla düzenlenen şafak operasyonunda, aralarında Belediye Başkan Yardımcısı'nın da bulunduğu 4 kişi gözaltına alındı.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Bolu Belediyesi bünyesinde yürütülen bir soruşturma kapsamında sabah saatlerinde harekete geçildi. Ekipler, 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'zimmet' suçlamaları iddiasıyla önceden belirlenen adreslere eş zamanlı şafak operasyonu düzenledi. Gerçekleştirilen operasyonda Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Rasim Özdemir, Park ve Bahçeler Müdürü Neşe Esen ile aynı müdürlükte görev yapan Samet Bilge ve Tural Ateş yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan 4 şüpheli, hastanedeki sağlık kontrollerinin ardından ifadeleri alınmak üzere jandarma karakollarına götürüldü.

İstanbul Barosunda seçim heyecanı

İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda başkanlık seçimi sona erdi. Resmi olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Ümit Kocasakal, 8 bin 996 oyla seçimi kazanarak İstanbul Barosunun yeni başkanı oldu. Kocasakal'ı 6 bin 104 oyla İbrahim Kaboğlu takip etti

25.10.2026 20:25:00 / Güncelleme: 25.10.2026 20:29:00
Haber Merkezi
 
İstanbul Barosunda seçim heyecanı
İstanbul Barosunda seçim heyecanı
İstanbul Barosu'nda avukatlar sandık başına gitti. Haliç Kongre Merkezi'nde 9 adayın yarıştığı seçimde oy işlemi 17.00'de tamamlandı.171 sandığın 145'i açıldı.

YENİ BAŞKAN ÜMİT KOCASAKAL
Resmi olmayan ilk sonuçlara göre Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal, açılan sandıklarda 8 bin 996 oy alırken, Değişim İçin Avukatlar Grubu Adayı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu 6 bin 104 oy aldı.

Cumhuriyet Avukatları Grubu adayı Av. Atakan Selanik ise 3 bin 350 oy ile seçimde üçüncü sırada yer aldı.

Buna göre, İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda resmi olmayan sonuçlara göre, Cumhuriyetçi Güç Birliği Grubu adayı Ümit Kocasakal, seçimi kazanarak başkan seçildi.

İstanbul Barosunda seçim heyecanı: Yeni başkanı Ümit Kocasakal - Resim : 1

"İSTANBUL BAROSU GERİ DÖNDÜ"
Kocasakal yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"İstanbul Barosu bundan sonra; üniter yapının, değiştirilemez ilk 4 maddenin gözcüsü ve sözcüsü olmaya, Cumhuriyet'in kollayıcısı olmaya, Kimsenin kimliğine, siyasi görüşüne bakmaksızın herkesin hakkını korumaya devam edecek.

Bu kapsamda Hiçbir meslektaşımızı ayırt etmeksizin bütün meslektaşlarımızla birlikte hareket edeceğiz.

Herkese hayırlı uğurlu olsun. İstanbul Barosu geri döndü"

Kocasakal'ın seçimi kazanması "Mustafa Kemal'in askerleriyiz", "Ümit Başkan", "Ne mutlu Türk'üm diyene" sloganları atıldı.
Kocasakal ve beraberindeki avukatlar daha sonra seçim sonuçlarını Onuncu Yıl Marşı söyleyerek kutladı.

İzmir'de yakalanan Valmir Berısha "uyuşturucu madde ticareti”, “tehdit” ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından aranıyordu

Almanya tarafından üç ayrı suçtan uluslararası seviyede aranan Valmir Berısha İzmir'de yakalandı

25.10.2026 19:10:00
Haber Merkezi
 
İzmir'de yakalanan Valmir Berısha "uyuşturucu madde ticareti”, “tehdit” ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından aranıyordu
İzmir'de yakalanan Valmir Berısha "uyuşturucu madde ticareti”, “tehdit” ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından aranıyordu
İçişleri Bakanlığı, Alman adli makamlarınca "uyuşturucu madde ticareti", "tehdit" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından difüzyonla uluslararası seviyede aranan Valmir Berısha'nın, İzmir'de yakalandığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Europol Daire Başkanlığı ve MİT Başkanlığı koordinasyonunda, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından aranan kişilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Çalışmalar sonucu Almanya adli makamlarınca "uyuşturucu madde ticareti, "tehdit" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından uluslararası seviyede aranan Valmir Berısha'nın İzmir'de yakalandığı belirtildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı ve MİT Başkanlığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu, Almanya adli makamlarınca 'uyuşturucu madde ticareti, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' suçlarından difüzyonla uluslararası seviyede aranan Valmir Berısha isimli şahıs İzmir'de yakalandı. Kahraman polislerimizi, Interpol-Europol Daire Başkanlığımızı, MİT Başkanlığımızı, İzmir İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

Hayatını kaybeden uzman çavuş askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı

Balıkesir'de gece nöbeti sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Uzman Çavuş Oğuzcan Alma (27), Kocaeli'nin Gebze ilçesinde düzenlenen askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı

25.10.2026 16:23:00 / Güncelleme: 25.10.2026 16:25:44
İhlas Haber Ajansı
 
Hayatını kaybeden uzman çavuş askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı
Hayatını kaybeden uzman çavuş askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı
Balıkesir'de görev yapan Oğuzcan Alma, gece nöbeti sırasında aniden rahatsızlandı. Kalp krizi geçirdiği belirtilen Alma, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kars'ın Sarıkamış ilçesine bağlı Yeniköy nüfusuna kayıtlı Alma'nın vefat haberi, dün Gebze'nin Köşklüçeşme Mahallesi'nde yaşayan ailesine ulaştı.

Alma için Gebze'deki Çoban Mustafa Paşa Camisi'nde askeri tören düzenlendi. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Alma'nın naaşı, dualarla son yolculuğuna uğurlandı.

Cenaze törenine Alma'nın aile bireyleri ile yakınları, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze Bölük Komutanı Binbaşı Aytaç Karaoğlan, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Soba ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Oğuzcan Alma, cenaze namazının ardından Gebze Merkez Mezarlığı'nda toprağa verildi.

TÜRKİYE NE HALE GELDİ!

Tekirdağ merkezli 4 ilde yasa dışı bahis suçuna yönelik düzenlenen eş zamanlı şafak operasyonunda yakalanan 14 şüpheliden 11'i tutuklandı

24.10.2026 10:33:00
İhlas Haber Ajansı
 
TÜRKİYE NE HALE GELDİ!
TÜRKİYE NE HALE GELDİ!
Tekirdağ merkezli 4 ilde yasa dışı bahis suçuna yönelik düzenlenen eş zamanlı şafak operasyonunda yakalanan 14 şüpheliden 11'i tutuklandı. Şüphelilerin hesaplarında toplam 2 milyar 146 milyon 143 bin 816 TL işlem hacmi tespit edildi.

Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı Siber, JASAT, KOM ve İstihbarat Şube müdürlükleri ile Çerkezköy İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik çalışma yürüttü. Bu kapsamda 20 Ekim 2026 tarihinde saat 06.30'da Tekirdağ, İstanbul, Kütahya ve Eskişehir'de belirlenen adreslere eş zamanlı şafak operasyonu düzenlendi. 7258 sayılı Kanun'a muhalefet suçlamasıyla 14 şüpheli gözaltına alındı.

Dijital materyaller ele geçirildi



Şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda 16 cep telefonu, 9 SIM kart, 1 hard disk, 2 dizüstü bilgisayar, 2 bilgisayar, 1 Micro SD kart ve 4 USB bellek ele geçirildi. Şüphelilerin hesaplarında toplam 2 milyar 146 milyon 143 bin 816 TL işlem hacmi bulunduğu belirlendi.

11 şüpheli tutuklandı

Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 11'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Jandarma ekiplerinin suç ve suçlularla mücadele çalışmalarının kararlılıkla sürdüğü bildirildi.

Ankara'da suç gelirlerinin aklanmasına yönelik operasyonda 650 milyon liralık mal varlığı inceleniyor



Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2022 yılında suç gelirlerinin aklandığı şüphesiyle başlatılan soruşturma kapsamında değeri yaklaşık 650 milyon lira olduğu belirlenen 12 taşınmaz, 8 taşıt ve 3 alkollü eğlence işletmesiyle ilgili inceleme başlatılırken, düzenlenen operasyonda 7 şüpheli gözaltına alındı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen suç gelirlerinin aklanmasına yönelik soruşturma kapsamında, bugün Ankara merkezli olarak çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda, suç gelirlerinin farklı ticari faaliyetler ve malvarlığı değerleri üzerinden ekonomik sisteme dahil edildiği şüphesi üzerinde duruldu.

Şirket devirleri ve para hareketleri mercek altında

2022 yılında başlatılan soruşturma kapsamında gerçekleştirilen mali incelemelerde, öncül suçlardan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin turizm, yemek ve inşaat faaliyetleri ile alkollü eğlence mekanları üzerinden ekonomik sisteme sokularak farklı malvarlığı değerlerine dönüştürüldüğüne ilişkin bulgulara ulaşıldı.
İncelemelerde bazı şirketlerin belirli aralıklarla el değiştirdiği, devir işlemlerini açıklayabilecek nitelikte para hareketlerinin bulunmadığı ve şirketleri devralan bazı kişilerin daha önce şirketleri devreden kişilerin yanında çalıştıklarına ilişkin kayıtların olduğu tespit edildi.
Şirketlerin ortaklık yapılarında değişiklikler yaşanmasına rağmen ilgili kişiler arasındaki ticari ve fiilî bağlantıların devam ettiğine ilişkin bulgular da soruşturma dosyasında değerlendirildi. Bu kapsamda şirket devirlerinin ve mali hareketlerin suç gelirlerinin aktarılması ve aklanmasındaki olası rolü de mercek altına alındı.

650 milyon lira değerinde malvarlığı tespit edildi

Soruşturma kapsamında 9 şüpheliyle bağlantılı 8 şirket incelemeye alındı. Yapılan çalışmalar sonucunda 12 taşınmaz, 8 taşıt ve 3 alkollü eğlence işletmesi tespit edildi.
İncelemeye konu malvarlığı unsurlarının güncel toplam değerinin yaklaşık 650 milyon lira olduğu belirlendi. Söz konusu varlıkların suç gelirleriyle bağlantısının ortaya çıkarılması amacıyla şirketlerin mali yapıları, devir işlemleri ve kişiler arasındaki ticari ilişkiler ayrıntılı şekilde incelendi.

Çok sayıda adrese eş zamanlı baskın

Elde edilen deliller doğrultusunda bugün Ankara merkezli olarak çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında 9 ikamet, 7 şirket ve 8 araçta arama yapıldı. Aramalarda 9,19 mm çapında 1 tabanca, 7,65 mm çapında 1 tabanca ve toplam 19 fişek ele geçirildi. Ayrıca 1 milyon 261 bin 500 lira, 17 bin 500 euro ve 24 bin 400 dolarının yanı sıra farklı şahıslar adına düzenlenmiş yaklaşık 15 çek ve senet bulundu.
Soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen dijital materyaller, belgeler ve diğer delil niteliğindeki eşya hakkında da gerekli adli işlemler gerçekleştirildi.

7 şüpheli gözaltında, 1 firari aranıyor

Operasyon kapsamında 7 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Firari durumdaki 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülen soruşturmanın; suç gelirlerinin kaynağının, aktarım yöntemlerinin ve tespit edilen malvarlığı değerleriyle bağlantılarının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü ve titizlikle devam ettiği belirtildi.


Telefonu 'sağlıklı kullanmak' mümkün


 
 
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Erdoğan, sosyal medya ve interneti tamamen bırakmak yerine sağlıklı ve dengeli kullanmanın önemine dikkati çekti.

24.10.2026 02:38:00
AA
 
Telefonu 'sağlıklı kullanmak' mümkün
Telefonu 'sağlıklı kullanmak' mümkün

Sosyal medyada yaygınlaşan dijital detoks paylaşımları, kişilerin telefon ve internet kullanım alışkanlıklarını yeniden değerlendirmelerine yönelik ilgiyi artırıyor. Ancak kısa süreli araların ardından eski alışkanlıklara dönmek, dijital kullanım sorunlarının çözümü için yeterli olmayabiliyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr.

Erdoğan, dijital araçların günlük yaşamın önemli bir parçası haline geldiğini, bu araçlardan yararlanırken kullanım süresinin ve alışkanlıkların kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Dijital detoksun kişilerin ekran başında geçirdikleri süreyi fark etmelerine yardımcı olabileceğini ifade eden Erdoğan, asıl hedefin geçici olarak internetten uzaklaşmak değil, sağlıklı kullanım alışkanlığı kazanmak olduğunu vurguladı.
Erdoğan, "Amacımız belli bir süre kullanmayıp sonra tekrar eski kullanım paternine dönmek değil. Amacımız sosyal medyayı, interneti sağlıklı ve yararlı bir şekilde kullanmak" dedi.

Sürekli bildirimler dikkati dağıtabiliyor

Telefon bildirimlerine ve sosyal medya içeriklerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığı ve zihinsel yorgunluk gibi sorunlarla ilişkili olabileceğini belirten Erdoğan, sağlıklı dijital kullanımın bu belirtilerin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini kaydetti. Telefonu bir süre kullanmadığında sosyal medyadaki gelişmeleri kontrol etme isteğinin ortaya çıkabileceğini aktaran Erdoğan, bağımlılık bulunmayan durumlarda bu huzursuzluğun genellikle geçici olduğunu ifade etti. Kullanım süresini önceden planlamanın ve belirlenen sınırlara uymanın önemine değinen Erdoğan, zamanla yeni alışkanlıkların geliştirilebileceğini dile getirdi.


Günlük sorumlulukların aksaması uyarı işareti

Dijital kullanımın günlük yaşamı olumsuz etkilemesinin dikkate alınması gerektiğini belirten Erdoğan, kişinin kullanım süresini kontrol edememesi, iş ve okul sorumluluklarını aksatması ve yüz yüze iletişim yerine sanal etkileşimi tercih etmesinin sorunlu kullanım işaretleri olabileceğini söyledi. Erdoğan, "Kişi planladığından daha uzun süre kullanıyorsa, kullanımı kesmesi gerektiği zamanlarda kesemiyorsa, günlük işleri, okulunu, rutin sporunu aksatıyorsa, yüz yüze etkileşim yerine daha çok sosyal ağlarda etkileşimi tercih ediyorsa, bu durumlarda mutlaka dijital olarak sağlıklı kullanımı gündeme getirmemiz gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Kullanım süresini sınırlandırma, sosyal medya için belirli saatler belirleme ve aileyle geçirilen zamanı artırma gibi adımların sağlıklı alışkanlıklar kazanmaya yardımcı olabileceğine işaret eden Erdoğan, bağımlılık şüphesi bulunan kişilerin psikiyatri uzmanına başvurması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmaya yönelik düzenlemeyi olumlu değerlendirdiğini belirtti.

Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Sumud Filosu'na İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin hakkında yakalama kararı bulunan 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme ara kararında, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da bulunduğu sanıklar hakkındaki yakalama ve kırmızı bülten emrinin devamına karar verdi

24.10.2026 01:00:00
İHA
 
Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar
Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar
Sumud Filosu'na İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin hakkında yakalama kararı bulunan, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail Miras Bakanı Amichai Eliyahu, İsrail Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Arye Sharuz Sharuz Shalicar, İsrail 146. Tümen Komutan-Subayı Beni Aharon, İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcülük Birimi Başkanı Daniile Hagari, İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı David Saar Salama'nın bulunduğu 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada müştekiler beyanda bulundu.


"Kolum kırıldı"



Duruşmada beyanda bulunan Muhammed Mustafa Çakmakçı, "Her türlü insanlık ve hukuk dışı muameleye maruz kaldık. Benim kolum kırıldı. Bu soykırımı gerçekleştirmeye devam eden Netanyahu adalet önünde hesap vermelidir. Şikayetçiyim" dedi.


"Türklere karşı ayrı bir nefretleri vardı"



Sanatçı Fethullah Badem ise, "İsrail askerleri tarafından durdurulduk. Gemimize el koydular. Yolculuk sırasında motorun bozulmasını sağladılar. Çekici ile bizi limana götürdüler. Limana aldıklarında saatlerce bir alanda ters kelepçe ile bekletildik. Türklere karşı ayrı bir nefretleri vardı. Türk pasaportunu görünce İsrailli güvenlik güçlerinin yüzündeki nefreti gördüm" ifadelerini kullandı.

Müşteki beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki çıkarılan yakalama ve kırmızı bülten emrinin devamına ve infazlarının beklenilmesine karar verdi. Mahkeme, şikayetçilerin beyanlarında geçen, Türk vatandaşı olup İsrail'de kendilerine karşı yapılan eylemlerde yer aldıklarını beyan ettikleri şahısların tespiti için suç duyurusunda bulunulmasına da hükmetti. Sanıkların Türkiye'de mal varlıklarının bulunup bulunmadığı konusunda ilgili kurumlardan bilgi istenilmesine ve Adalet Bakanlığı aracılığıyla Gazze'de soykırıma ilişkin Birleşmiş Milletler'e sunulan raporun mahkemeye gönderilmesinin istenilmesine de karar verdi. Duruşma 30 Mart 2026'ya ertelendi.

Öte yandan STK kuruluşları davaya destek olmak için İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.


"Zalim Netanyahu ve hanesi, siyonist İsrail devleti bu yaptıkları zulmün mutlaka hesabını verecek"



Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, "Hukuk, adalet, insan hakları dünya hegemonik güçleri istediğinde örümcek ağına dönüştürse de, dünyanın vicdan sahibi insanlar güçlerine güvenip, hegemonyalarına güvenip hukuku örümcek ağına dönüştürmesine müsaade etmeyecek. Zalim Netanyahu ve hanesi, Siyonist İsrail Devleti bu yaptıkları zulmün mutlaka hesabını verecek. Biz buna inanıyoruz. Unutmayalım, tarih artık İsrail'den ve siyonizmden yana değildir. Bu dava bize bugün bunu gösteriyor ve bu saydığımız, saymadığımız arkadaşlarımız siyonizm zulmünün sona ermesine İbrahim'in ateşine su taşıyan karınca misali tarihte adlarının yazılacağına ben inanıyorum. Herkes bu zulmün sona erdiği günün kahramanları olarak burada bulunan ve bu sürece destek veren kardeşlerimizi anacaklar. Onun için bu davayı hep beraber ciddiyetle takip edeceğiz. Bundan sonra açılacak davaları da hep beraber ciddiyetle takip edeceğiz. Bu mücadelenin hep beraber yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


İddianameden



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan ve "Sumud Filosu" olarak anılan sivil deniz organizasyonunda yer alan gemilere, uluslararası sularda seyir halinde bulundukları sırada İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulduğu tespit edilmişti.

Müdahalede gemiler zorla durdurularak, sivillere cebir ve şiddet kullanılmış, alıkonulmuş, fiziksel saldırıya uğramış ve insan onuruyla bağdaşmayan muamelelere maruz bırakılmıştı. Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma kapsamında İsrailli bazı bakanlar hakkında yakalama kararı da çıkarılmıştı.

Yürütülen soruşturma sonucu söz konusu eylemlerin planlanması ve icrasında rol aldıkları tespit edilen ve bir kısmı hakkında yakalama kararı bulunan 35 kişi hakkında insanlığa karşı suç, soykırım, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, eziyet, nitelikli yağma, mala zarar verme ve ulaşım araçlarının alıkonulması suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Sağlıklı yaşamın 10 sırrı


 
Sabah yorgun uyanıyor, gün içinde enerjiniz hızla düşüyor, sık hastalanıyor, kilo vermekte zorlanıyor ya da stresle eskisinden daha zor başa çıkıyorsanız, bunları yaşlanmanın doğal sonucu olarak görüyor olabilirsiniz. Oysa bu belirtiler sağlığınıza yeterince yatırım yapmadığınızın sinyalleri olabilir.

24.10.2026 00:30:00
Murat Çorbacı
 
Sağlıklı yaşamın 10 sırrı
Sağlıklı yaşamın 10 sırrı

Uzun yıllar boyunca sağlık, büyük ölçüde "Hasta mıyım, değil miyim?" sorusuyla değerlendirildi. Oysa günümüzde bu yaklaşım tek başına yeterli değil. Çünkü kronik hastalıkların önemli bir bölümü ortaya çıkmadan yıllar önce; uyku kalitesinde bozulma, enerji kaybı, kas gücünde azalma, metabolik esnekliğin kaybı, stres toleransının düşmesi ve bağışıklık sistemindeki değişiklikler gibi erken sinyaller vermeye başlıyor. İnsan sağlığında olumsuz seyreden tabloyu değiştirmek çoğu zaman günlük yaşamda yapılacak küçük ama düzenli değişikliklerle mümkün. Kişisel 'iyi yaşam' yaklaşımının bu noktada önem kazandığına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, "Wellness yani iyi yaşam; kişinin fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal sağlığını her gün bilinçli seçimlerle desteklemesidir" ifadesini kullanarak, sağlıklı yaşamın kaldırım taşı olan günlük hayatta kullanacağınız 10 kişisel wellness rutinini anlattı.

1. Wellness'ın ilk sorusu: Uykumu koruyacak ne yapıyorum?

Uykunun bağışıklık sisteminin, hormon dengesinin, hafızanın, iştah kontrolünün, kan şekeri regülasyonunun ve hücresel tamir süreçlerinin yeniden organize olduğu biyolojik bir dönem olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk, "Kötü uyku yalnızca ertesi gün yorgun hissettirmez. Uzun vadede insülin direncini, iştah artışını, tansiyon problemlerini, inflamasyonu, duygu durum dalgalanmalarını ve bilişsel performans düşüklüğünü tetikleyebilir" diyerek, kaliteli uykunun temel adımlarını paylaştı:

• Sabah saatlerinde gün ışığı almak,
• Her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak,
• Akşam geç saatte ağır yemek yememek,
• Kafeini öğleden sonra sınırlamak,
• Yatak odasını serin, karanlık ve sessiz tutmak,
• Uyumadan önce zihinsel ve dijital uyarıyı azaltmak.

2. Akdeniz tipi beslenme metabolik sağlığı destekliyor

Karmaşık diyetler yerine sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarını öneren Dr. Halil Ertürk, zeytinyağı, sebze, baklagiller, balık, tam tahıllar ve yeterli protein içeren Akdeniz tipi beslenmenin kan şekeri dengesinden bağırsak sağlığına kadar birçok sistemi olumlu etkilediğini belirtiyor. Özellikle 40 yaşından sonra yeterli protein tüketimi kas kütlesini korumak açısından önem taşıyor.

3. Yemekten sonra 10 dakikalık yürüyüş fark yaratıyor

Sağlıklı yaşam için uzun egzersiz programlarına gerek yok. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk'e göre öğle veya akşam yemeğinin ardından yapılacak 10-15 dakikalık tempolu yürüyüş sindirimi destekliyor ve yemek sonrası kan şekeri yükselmelerini dengelemeye yardımcı oluyor.

4. Uzun oturmanın etkilerini azaltın

Kas dokusunun yalnızca hareket etmek için değil, metabolizma, bağışıklık ve sağlıklı yaşlanma için de önemli olduğunu vurgulayan Dr. Ertürk, "Wellness yaklaşımında hareket yalnızca kalori yakmak için yapılmaz. Hareket; kası, kalbi, damarları, beyni, eklemleri ve metabolizmayı canlı tutan temel biyolojik uyarıdır" diyerek, günlük wellness için iki hedefi paylaştı:
• Daha az oturmak.
• Düzenli kas uyarısı vermek.
• Pahalı ekipman olmaksızın yapılan tempolu yürüyüş, merdiven çıkma, squat (çömelme), duvara şınav, plank, esneme hareketleri ve vücut ağırlığıyla yapılan basit egzersizler güçlü bir başlangıç sağlıyor. Her 45-60 dakikada bir ayağa kalkmak, kısa bir yürüyüş yapmak veya birkaç esneme hareketi bile uzun oturmanın olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı oluyor.

5. Amaç stresi yok etmek değil, toparlanabilmek

Stresin yaşamın doğal bir parçası olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, asıl önemli olanın stres sonrası bedenin yeniden dengeye dönebilmesi olduğunu söylüyor. Yavaş nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, dijital molalar vermek ve sosyal ilişkileri güçlendirmek sinir sisteminin toparlanmasına katkı sağlayabiliyor.

6. Hormetik stres: Dozunda zorlanma, daha güçlü beden

Bedenimizin her zaman konfor alanında kalmaya değil, zaman zaman kontrollü şekilde zorlanmaya da ihtiyacı var. Bilim dünyası buna "hormetik stres" adını veriyor. Sağlıklı bir bedenin zaman zaman kontrollü uyaranlara da ihtiyacı olduğunu ve burada "hormetik stres" kavramının devreye girdiğini belirten Dr. Halil Ertürk, "Hormetik stres; düşük dozda, kısa süreli ve kontrollü bir stresin vücutta adaptasyon yanıtı oluşturmasıdır. Yani bedene küçük bir zorlanma verilir; vücut buna yanıt olarak savunma, onarım ve dayanıklılık mekanizmalarını aktive eder. Egzersiz bunun en bilinen örneğidir. Kısa süreli soğuk veya sıcak maruziyeti, açlık penceresi, nefes egzersizleri ve doğa yürüyüşleri de doğru kişide, doğru dozda kullanıldığında benzer adaptif sinyaller oluşturabilir" dedi.

7. Buz banyosuna gerek yok, her duşun sonuna ekleyin

Soğuk duş veya duşun sonunda kısa süreli serin su uygulaması, evde yapılabilecek basit hormetik pratiklerden biri. Başlangıç için uzun buz banyolarına gerek olmaksızın duşun sonunda 20-30 saniye daha serin suyla bitirmek bile kontrollü bir uyaran olabilir. Buradaki amaç dayanıklılık geliştirmek ve bedene kısa süreli bir adaptasyon sinyali vermektir. Kalp hastalığı, ritim bozukluğu, kontrolsüz hipertansiyon, Raynaud sendromu, panik atak eğilimi veya ciddi kronik hastalığı olan kişiler bu tür uygulamalarda dikkatli olmalı.

8. Gece atıştırmalarını bırakmak iyi bir başlangıç olabilir

Aralıklı oruç, FMD benzeri beslenme protokolleri ve uzun açlık uygulamaları wellness dünyasında sık konuşuluyor. Çoğu kişi için ilk adımın akşam yemeğinden sonra atıştırmayı bırakmak ve doğal bir gece açlığı oluşturmak olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk, "Yaklaşık 12 saatlik bu doğal gece açlığı metabolik ritmi desteklemeye yardımcı olur. Diyabet ilacı veya insülin kullananlar, hipoglisemi eğilimi olanlar, gebeler, emzirenler, yeme bozukluğu öyküsü olanlar, ileri yaşta kırılgan bireyler ve ciddi kronik hastalığı olanlar bu uygulamadan önce kişisel değerlendirme yapmalı" diyor.

9. En güçlü biyohack, alışkanlıklarınızdır

'Biyohacking'in (Vücudu ve yaşam tarzını optimize etmek) en temel halinin biyolojiyi anlayarak günlük davranışları doğru sıraya koymak olduğunu söyleyen Dr. Halil Ertürk, sabah gün ışığı almak, düzenli hareket etmek, yeterli protein tüketmek, nefes egzersizleri yapmak ve zamanında uyumanın biyolojik açıdan en etkili uygulamalar arasında yer aldığını söylüyor ve ekliyor: "Bazen en iyi biyohack, akşam telefonu kapatıp zamanında uyumaktır."

10. Mükemmel değil, sürdürülebilir bir rutin oluşturun

Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk 'e göre sağlıklı yaşamın sırrı kusursuz bir program uygulamak değil; her gün sürdürülebilecek küçük alışkanlıklar geliştirmek. Gün ışığıyla güne başlamak, gün içinde hareket etmek, öğünlerden sonra kısa yürüyüşler yapmak, ekran kullanımını azaltmak ve düzenli uyku saatleri oluşturmak uzun vadede büyük fark yaratabiliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.