logo
15 EKİM 2026

Fransa'da Ulusal Birlik partisinin lideri Marine Le Pen, Türkiye’ye yönelik desteğin, üyelik öncesi politikaların ve kalkınma programlarının sona erdirilmesini istedi

AB liderlerinin zirvesi öncesinde konuşan Fransa'da Ulusal Birlik partisinin lideri Marine Le Pen, Avrupa Komisyonu’nun yetkilerinin sınırlandırılmasını savundu. Le Pen, Türkiye’ye yönelik desteğin, üyelik öncesi politikaların ve kalkınma programlarının sona erdirilmesini istedi

15.10.2026 12:56:00
Haber Merkezi
 
Fransa'da Ulusal Birlik partisinin lideri Marine Le Pen, Türkiye’ye yönelik desteğin, üyelik öncesi politikaların ve kalkınma programlarının sona erdirilmesini istedi
Fransa'da Ulusal Birlik partisinin lideri Marine Le Pen, Türkiye’ye yönelik desteğin, üyelik öncesi politikaların ve kalkınma programlarının sona erdirilmesini istedi
Fransa'da gelecek yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin favori adayı Ulusal Birlik (RN) lideri Marine Le Pen, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye verdiği desteğin ve üyelik öncesi politikalarının sona erdirilmesini istedi.

Le Pen, Avrupa Komisyonu'nun yetkilerini aştığını savunarak kurumun rolünün üye ülkelere hizmet eden bir sekretaryayla sınırlandırılması gerektiğini söyledi.

Brüksel'de, AB liderlerinin zirvesi öncesinde basın toplantısı düzenleyen Le Pen, Avrupa Komisyonu'nun sağlık ve iç güvenlik gibi kendi yetki alanı dışında kaldığını düşündüğü programlardan çekilmesi gerektiğini belirtti.

Fransa'nın Komisyonun diplomatik yetkiler kullanmasını, hatta askeri ve istihbarat alanlarında rol üstlenmesini kabul etmeyeceğini söyledi.

Le Pen, Avrupa'nın güçlü olması, kendi egemenliğini koruması, barışı sağlaması ve sınırlarını güvence altına alması gerektiğini savundu. Ancak mevcut AB politikalarının bu hedeflerin gerisinde kaldığını öne sürdü.

"Güçlü bir Avrupa istediler, ancak güçsüz bir Avrupa elde ettik" diyen Le Pen, Avrupa çapında egemenlik yerine ulusal egemenliklerin aşındığını ve teknolojik bağımlılığın arttığını ileri sürdü.

Avrupa'nın barış projesi olması gerektiğini, ancak savaş konusunda yenilgici söylemlerin öne çıktığını savundu.

Le Pen, Avrupa Komisyonu'nun yetkilerinin yeniden tanımlanması gerektiğini belirterek, "Üyelik öncesi politikalar, Türkiye'ye destek ve kalkınma programları sona ermeli," dedi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de CICA Zirvesi'ne katılan Lavrov ve Fidan, ikili görüşme gerçekleştirdi

15.10.2026 14:05:00
Haber Merkezi
 
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de CICA Zirvesi'ne katılan Lavrov ve Fidan, ikili görüşme gerçekleştirdi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de düzenlenen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi marjında görüştü.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Lavrov ve Fidan arasındaki görüşmeden bir kare paylaştı.

AYM, 26 siyasi partinin mali hesaplarına ilişkin 30 kararını Resmi Gazete’de yayımladı

AYM, 26 siyasi partinin mali hesaplarına ilişkin 30 kararını Resmi Gazete’de yayımladı. Denetimlerde eksik belge, mali tablolarda tutarsızlık ve kayıt dışı gelir-gider işlemleri tespit edilirken, partilerin kesin hesapları kabul edilmeyerek suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi

15.10.2026 12:48:00
Haber Merkezi
 
 AYM, 26 siyasi partinin mali hesaplarına ilişkin 30 kararını Resmi Gazete’de yayımladı
 AYM, 26 siyasi partinin mali hesaplarına ilişkin 30 kararını Resmi Gazete’de yayımladı
Anayasa Mahkemesi (AYM), siyasi partilerin mali denetimlerine ilişkin 26 Mart 2026 ve 15 Ekim 2026 tarihli ve 33401 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı. Kararların büyük bölümü partilerin 2024 yılı kesin hesaplarını kapsarken, bazı partilerin 2022 ve 2023 yıllarına ait hesapları da ayrı ayrı incelendi.

EKSİK BELGELER VE KAYIT DIŞI İŞLEMLER TESPİT EDİLDİ

Mahkeme, mali denetimlerde bazı siyasi partilerin gerekli kayıt ve belgeleri sunmadığını, kesin hesapların yetkili parti organlarınca onaylandığını gösteren belgelerin eksik olduğunu ve mali tablolarda uyumsuzluklar bulunduğunu belirledi. Bu gerekçelerle söz konusu hesapların kabul edilmemesine hükmedildi.

Kararlarda, genel merkez ve il teşkilatlarının kesin hesaplarının incelenip kabul edildiğini ve birleştirildiğini gösteren onaylı karar örneklerinin sunulmaması öne çıktı. Bazı dosyalarda yıl sonu kasa sayım tutanakları, banka mutabakat yazıları ve il teşkilatlarının mali kayıtlarının da eksik olduğu kaydedildi.

AYM, faaliyet gösteren parti genel merkezleri ve il örgütlerinin kira, elektrik, su, telefon ve kırtasiye gibi olağan giderlerinin hesaplarda yer almamasına da dikkat çekti. Mahkeme, bu giderlerin bulunmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirterek, hesap dışında gelir ve gider işlemleri gerçekleştirildiğine ilişkin değerlendirmelere yer verdi.

30 KARAR 26 SİYASİ PARTİYİ KAPSIYOR

Yayımlanan 30 karar, toplam 26 siyasi partinin mali denetimini içeriyor. Milliyetçi Cumhuriyet Partisinin 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait hesapları için ayrı kararlar verilirken, Umuda Yürüyüş Partisi ile Küresel Adalet ve Liyakat Partisinin 2023 ve 2024 yılı hesapları da ayrı dosyalarda ele alındı.

ANAHTAR PARTİ DE LİSTEDE

Listede Yavuz Ağıralioğlu'nun liderliğinde Anahtar Parti de yer alırken denetim kapsamındaki diğer partiler şöyle sıralandı:

Türkiye Yüzüncü Yıl Partisi, Kızılelma Partisi, Milliyetçi Cumhuriyet Partisi, Çağdaş Türkiye Partisi, Umuda Yürüyüş Partisi, Küresel Adalet ve Liyakat Partisi, As Parti, Kürdistan Komünist Partisi, İşçinin Kendi Partisi, Anadolu Cumhuriyet Partisi, Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi, Anahtar Parti, Genç Türkiye Partisi, Hak ve Adalet Partisi, Doğuş Partisi, Bağımsız Cumhuriyet Partisi, Cumhuriyetçi Aydınlık Partisi, Türkiye Emekliler ve Emekçiler Partisi, Türkiye'm Partisi, Cumhuriyet ve İstiklal Partisi, Hak ve Huzur Partisi, Adalet ve Demokrasi Partisi, Türkiye Emekliler Partisi, Sağ Parti, Anadolu Birliği Partisi ve Ana Yol Partisi.

NE NOT DÜŞÜLDÜ?

Anahtar Parti için yapılan tespitte gelir ve giderlerin tam yazılmadığı, gelir toplamının düşük, borç toplamının ise fazla yazıldığı belirlendi.

"3. Ayrıca Genel Merkez ve İller Gelir Gider Cetveli ile Genel Merkez ve İller Detay Gelir Gider Cetveli'nde bağışlar tutarının genel merkez ve illerin bağış tutarlarının toplanması ile (8.038.582,32 TL+ 2.454.167,95 TL+150.000 TL+189.337 TL+343.550 TL+ 727.500 TL+300.000 TL+200.000 TL) 12.403.137,27 TL olması gerekirken 11.695.637,27 TL, gelirler toplamı tutarının genel merkez ve illerin gelirlerinin toplanması ile (8.038.582,32 TL+2.454.167,95 TL+150.000 TL+189.337 TL+343.550 TL+727.500 TL+400.000 TL+200.000 TL) 12.503.137,27 TL olması gerekirken 11.795.637,27 TL; diğer çeşitli borçlar tutarının genel merkez ve illerin diğer çeşitli borçlarının toplanması ile (535.598,34 TL+2.597,35 TL) 538.195,69 TL olması gerekirken 1.245.695,69 TL; 31/12/2024 tarihindeki borçlar toplamı tutarının Genel Merkez ve illerin 31.12.2024 tarihindeki borçlarının toplanması ile (3.859.130,29 TL+107.697,82+2.597,35 TL) 3.969.425,46 TL olması gerekirken 4.676.925,46 TL olarak gösterildiği görülmüştür."

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA BİLDİRİM

AYM, hesap verilebilir bir kayıt ve belge düzeninin oluşturulmaması, istenen bilgilerin gerektiği şekilde sunulmaması ve hesap dışında gelir-gider işlemleri yapılması gibi durumları mali denetimi engelleyen eylemler kapsamında değerlendirdi.

Mahkeme, Siyasi Partiler Kanunu'nun 111'inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal işlem yapılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Bazı dosyalarda ise istenen bilgi ve belgelerin süresinde sunulmaması nedeniyle parti sorumluları hakkında işlem yapılması amacıyla Ankara Valiliğine bildirimde bulunulmasına hükmedildi.

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi

15.10.2026 12:41:00
AA
 
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentte önceki gün akşam saatlerinde başlayan ve dün etkisini artıran yağış barajlarda su seviyesinin yükselmesine neden oldu.

Kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 artarken, bugün itibarıyla ortalama doluluk oranı yüzde 45,22 olarak kaydedildi.

Su miktarı Istrancalar'da yüzde 84,2, Terkos'ta yüzde 34,64, Sazlıdere'de yüzde 27,47, Alibey'de yüzde 68,13, Büyükçekmece'de yüzde 29,02, Ömerli'de yüzde 62,17, Darlık'ta yüzde 67,74, Elmalı'da yüzde 100, Pabuçdere'de yüzde 3,41 ve Kazandere'de yüzde 8,28 olarak ölçüldü.

Melen'den 447,81 milyon, Yeşilçay'dan da 120,06 milyon metreküp olmak üzere bu yıl toplam 567,87 milyon metreküp su alındı.

İçme suyu arıtma tesislerinden bu yıl kente verilen su miktarı ise 908 milyon 6 bin metreküp olarak hesaplandı.

Barajlara bu yıl düşen yağış miktarı metrekare başına 837,7 kilogram oldu.

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken, su miktarı bugün itibarıyla 392,45 milyon metreküp olarak kaydedildi.

İstanbul'da günlük su tüketimi, dün itibarıyla 2 milyon 93 bin metreküp olarak ölçüldü.

Barajların son 10 yıldaki su seviyeleri

İSKİ istatistiklerine göre, 15 Ekim tarihli baraj doluluk oranları 2016'da yüzde 41,88, 2017'de yüzde 53,17, 2018'de yüzde 53,95, 2019'da yüzde 45,86, 2020'de yüzde 33,21, 2021'de yüzde 47,7, 2022'de yüzde 44,56, 2023'te yüzde 21,69, 2024'te yüzde 34,74, 2025'te yüzde 24,96 iken, bugünkü oran yüzde 45,22 olarak kayıtlara geçti.

İstanbul'daki barajların doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 arttı

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki ortalama doluluk oranı dünkü yağışların etkisiyle bir günde yüzde 7,16 artarak yüzde 45,22 seviyesine yükseldi

 

15.10.2026 10:50:00 / Güncelleme: 15.10.2026 10:51:12
Anadolu Ajansı
 
İstanbul'daki barajların doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 arttı
İstanbul'daki barajların doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 arttı

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, kentte önceki gün akşam saatlerinde başlayan ve dün etkisini artıran yağış barajlarda su seviyesinin yükselmesine neden oldu.

Kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı bir günde yüzde 7,16 artarken, bugün itibarıyla ortalama doluluk oranı yüzde 45,22 olarak kaydedildi.

Su miktarı Istrancalar'da yüzde 84,2, Terkos'ta yüzde 34,64, Sazlıdere'de yüzde 27,47, Alibey'de yüzde 68,13, Büyükçekmece'de yüzde 29,02, Ömerli'de yüzde 62,17, Darlık'ta yüzde 67,74, Elmalı'da yüzde 100, Pabuçdere'de yüzde 3,41 ve Kazandere'de yüzde 8,28 olarak ölçüldü.

Melen'den 447,81 milyon, Yeşilçay'dan da 120,06 milyon metreküp olmak üzere bu yıl toplam 567,87 milyon metreküp su alındı.

İçme suyu arıtma tesislerinden bu yıl kente verilen su miktarı ise 908 milyon 6 bin metreküp olarak hesaplandı.

Barajlara bu yıl düşen yağış miktarı metrekare başına 837,7 kilogram oldu.

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken, su miktarı bugün itibarıyla 392,45 milyon metreküp olarak kaydedildi.

İstanbul'da günlük su tüketimi, dün itibarıyla 2 milyon 93 bin metreküp olarak ölçüldü.

Barajların son 10 yıldaki su seviyeleri

İSKİ istatistiklerine göre, 15 Ekim tarihli baraj doluluk oranları 2016'da yüzde 41,88, 2017'de yüzde 53,17, 2018'de yüzde 53,95, 2019'da yüzde 45,86, 2020'de yüzde 33,21, 2021'de yüzde 47,7, 2022'de yüzde 44,56, 2023'te yüzde 21,69, 2024'te yüzde 34,74, 2025'te yüzde 24,96 iken, bugünkü oran yüzde 45,22 olarak kayıtlara geçti. 

Adana'da okulda bıçaklı saldırı

Adana'da ortaokula giden bir kız öğrenci, "Sen benim dedikodumu yaptın" diyerek arkadaşını evden getirdiği ekmek bıçağıyla yaraladı

14.10.2026 18:15:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'da okulda bıçaklı saldırı
Adana'da okulda bıçaklı saldırı
Olay, merkez Seyhan ilçesine bağlı Gürselpaşa Mahallesi Aliye İzzet Begoviç Ortaokulu'nda meydana geldi. İddiaya göre, 6. sınıfa giden ismi öğrenilmeyen kız öğrenci ile aynı sınıfa giden ismi öğrenilemeyen kız arkadaşı arasında dedikodu tartışması çıktı.

Teneffüste arkadaşının yanına giden öğrenci, "Sen benim dedikodumu yaptın" diyerek evden çantasına koyup okula getirdiği ekmek bıçağıyla arkadaşını kolundan yaraladı. Diğer öğrencilerin durumu öğretmenlerine bildirmesi üzerine okula polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kolundan hafif yaralanan öğrenci, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı. Saldırgan öğrenci ise polis ekiplerince Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Olay nedeniyle okulda eğitim-öğretime 1 günlüğüne ara verildi.

Halk TV çalışanlarından ortak bildiri

Şafak operasyonuyla yönetimine TMSF kayyumu atanan ve ekranı karartılan Halk TV’de sular durulmuyor. Kanal binası önünde barikat kuran Halk TV çalışanları, "Hakikat kayyumla yok edilemez" diyerek ortak bir bildiri yayımladı. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise, "Halk TV’yi kapatacak noktaya geldilerse bu iktidarın sonu gelmiştir. Korkak olan onlardır, teslim olmayacağız!" sözleriyle sert tepki gösterdi

14.10.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Halk TV çalışanlarından ortak bildiri
Halk TV çalışanlarından ortak bildiri
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın mali soruşturması kapsamında sabah saatlerinde polisin şafak baskını düzenlediği ve yönetimine el konularak canlı yayın akışı durdurulan Halk TV'de direniş dalgası büyüyor. Giriş kapıları polis barikatlarıyla kapatılan ve içeri girmelerine izin verilmeyen Halk TV emekçileri, bina önünde omuz omuza vererek tarihi bir ortak açıklama gerçekleştirdi.

Akşam saatlerinde ise muhalefetin en güçlü siyasi figürlerinden biri olan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve parti heyetiyle birlikte kanala destek ziyaretinde bulunarak adeta gövde gösterisi yaptı.


Halk TV çalışanlarından ortak açıklama


Kanalın yayın akışının kesilerek bant yayınına zorlanmasının ardından Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş ile kayyum heyeti arasında yapılan müzakerelerin sonuçsuz kalması üzerine, ekran arkasındaki ve önündeki yüzlerce emekçi bina önünde toplandı.

Kayyum başkanıyla yapılan hukuksuz devir teslim anlarını kayıt altına alan Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu ve ekran yüzleri, ortak bir bildiri okuyarak karara meydan okudu.

Çalışanlar tarafından yapılan ortak açıklamada şu vurgular öne çıktı:

• Halk TV'nin yalnızca ticari bir şirket değil, milyonlarca yurttaşın sesi olduğu belirtilerek, anayasal bir hak olan basın özgürlüğünün şafak operasyonuyla çiğnendiği ifade edildi.

• Suat Toktaş'ın kayyum heyetine bizzat söylediği "Burada haksız, hukuksuz bir şey oluyor. Dolayısıyla hani birlikte bir iş yaparız gibi bir durumumuz olamaz" sözleri hatırlatılarak, hiçbir personelin kayyum idaresine biat etmeyeceği aktarıldı.

• Kapılara kilit vurulmasının hakikati gizleyemeyeceğini belirten basın emekçileri, dijital platformlar ve sosyal medya başta olmak üzere halka ulaşabilecekleri her mecradan gerçeği aktarmaya devam edeceklerini ilan etti.


Özgür Özel ve Yeni Parti Heyeti'nden ziyaret


Sabah saatlerinde sosyal medya üzerinden operasyona çok sert tepki gösteren ve yaşananları sert bir dille eleştiren Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, gün boyu Silivri'de görülen İBB davasının 98. gün duruşmasını yerinde takip etti.

Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Özgür Özel Silivri'deki duruşmanın ardından heyetiyle birlikte İstanbul merkez binasına gelerek saat 17.00 itibarıyla Halk TV emekçilerine destek ziyaretinde bulunacak. Çelik, tüm demokratik kitle örgütlerini ve yurttaşları da aynı saatte Halk TV binası önünde buluşmaya çağırdı.


Silivri kürsüsünden ilk tepki İmamoğlu'ndan geldi


Silivri'deki duruşmada yaklaşık 19 ay sonra ilk kez savunma yapmak üzere kürsüye çıkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, savunmasının ilk dakikalarında Halk TV'ye yapılan baskını gündeme getirdi.

Yaşananları "medyayı ve toplumu susturma hamlesi" olarak nitelendiren İmamoğlu, tüm izleyicilere ve kamuoyuna "Halk TV'yi yalnız bırakmayın, gazetecilerinize sahip çıkın" çağrısında bulundu.


Sosyal medyadan tam destek


Siyasi liderlerin yanı sıra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da yapığı açıklamayla operasyonu kınadı. Yeni Parti lideri Özgür Özel, Halk TV'nin karartılan televizyon ekranına inat, kanalın YouTube kanalı ve dijital mecraları için "İzleyin, izlettirin" çağrısında bulundu. Özel ayrıca, bu sansür cenderesinden yeni imecelerle, yeni sosyal medya örgütlenmeleri ve yeni kanallar kurarak çıkacaklarının da müjdesini verdi.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi

14.10.2026 10:40:00
Haber Merkezi
 
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), piyade uzman çavuş Mustafa Aslan'ın Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanarak şehit olduğunu bildirdi
Milli Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit operasyon bölgesinde meydana gelen silah kazasında yaralanan Piyade Uzman Çavuş Mustafa Aslan'ın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olduğunu duyurdu.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in şehit asker için yayımladığı taziye mesajına da yer verildi. Güler, mesajında şu ifadeleri kullandı:

"Pençe-Kilit operasyon bölgesinde görevli kahraman silah arkadaşımız, meydana gelen silah kazasında yaralanmış, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Kahraman şehidimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dilerim."

Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı

Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı

14.10.2026 10:32:00
AA
 
 Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı
 Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı
Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği aktarıldı.

Bu kapsamda yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak Bustech Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin kurulmasını sağladığı kaydedilen açıklamada, Caferoğlu'nun şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşıldığı ifade edildi.

Açıklamada, dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait veya şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi.

MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruş olduğu belirtilen açıklamada, şüphelinin şahsi banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin 33 bin 88 kuruş para çıkışı gerçekleştiği belirlendiği bildirildi.

Ayrıca Mahiroğlu'nun yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferlerinin de incelemeye alındığı, ilgili finansal hareketlere ilişkin yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edildiği aktarılan açıklamada, Mahiroğlu'nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu, malvarlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğunun anlaşıldığı ifade edildi.

Açıklamada, diğer taraftan Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" suçundan aranma kaydının bulunduğu ve 10 Mart 2025'te yurt dışına çıkış yaptığına ilişkin tespitler de olduğu belirtildi.

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon neticesinde 11 şüphelinin gözaltına alındığı bildirilen açıklamada, yapılan araştırmalarda şüphelilerden 4'ünün yurt dışında bulunduğu, 1'inin ceza infaz kurumunda olduğunun tespit edildiği, 1 şüphelinin ise yakalama çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.

Açıklamada, şüpheli Mahiroğlu'nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulduğu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atanmasına karar verildiği aktarıldı.

Soruşturma kapsamında, şüpheliler Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı ve Süleyman Özen'in gözaltına alındığı öğrenildi.

Şüpheliler Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan, Mehmet Necati Yağcı ve Sevim Kul'un yurt dışında olduğu bilgisine ulaşılan soruşturmada, şüpheli Doruk Bulut'un ise başka suçtan cezaevinde, şüpheli Fatih Yadoğlu'nun ise firari olduğu belirlendi.

Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu

Halk TV’nin İstanbul’daki binasına sabah saatlerinde polis ekipleri girdi. Kanalın yayınını durdurduğu açıklanırken, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu kanala kayyım atandığını duyurdu

14.10.2026 09:30:00
Haber Merkezi
 
Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu
Halk TV’ye kayyım atandı, yayın durduruldu
Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu, yayın yönetmeni Suat Toktaş'ın kayyım heyeti başkanıyla yaptığı görüşmenin sonuçsuz kaldığını açıkladı.
 
Özgür Özel'den tepki
 
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV'ye yönelik polis baskını ve kayyım atandığı yönündeki açıklamaya tepki gösterdi. Özel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ekonomik kriz, geçim sıkıntısı ve adaletsizliklerin gündemde olduğu bir dönemde baskının gerçekleştiğini belirten Özel, açıklamasında fon krizine ve Türkiye'nin en büyük siyasi davalarından birinde savunmaların başlayacağı güne de dikkat çekti.
 
Özel, belediyelere kayyım atanmasını da hatırlatarak, milyonlarca kişinin izlediği Halk TV'nin de kayyım uygulamasıyla karşı karşıya bırakıldığını savundu.

ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?

Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi

13.10.2026 20:48:00
Haber Merkezi
 
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi.

Cumhuriyet'in ilanından 16 gün önce alınan bu karar, yalnızca bir yönetim merkezinin değiştirilmesi değil, Millî Mücadele'nin merkezinde şekillenen yeni devletin yönünün belirlenmesiydi. Peki, Mustafa Kemal Atatürk neden İstanbul yerine Ankara'yı tercih etti? Bu tarihî karar nasıl alındı?

Ankara'nın başkent oluşunun bugün 103'üncü yıl dönümü. Millî Mücadele yıllarında Anadolu'nun ortasında bir direniş merkezi olarak öne çıkan kent, 13 Ekim 1923'te resmen Türkiye'nin başkenti oldu. Karar, Cumhuriyet'in ilanına giden sürecin en önemli adımlarından biri olarak tarihe geçti.

MİLLÎ MÜCADELE'NİN MERKEZİ ANKARA OLDU

Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi. İstanbul'un işgal altındaki konumu ve Anadolu'daki bağımsızlık mücadelesinin yönetilmesi ihtiyacı, Ankara'yı öne çıkaran başlıca etkenler arasındaydı.

Anadolu'nun iç kesimlerinde bulunan Ankara, Batı Cephesi'ne ulaşım ve askerî gelişmelerin yönetimi bakımından stratejik bir konuma sahipti. Demir yolu bağlantısı da kentin önemini artırıyordu.

23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Ankara'da açılmasıyla kent, Millî Mücadele'nin siyasi ve idari merkezi hâline geldi. Kurtuluş Savaşı'nın sevk ve idaresine ilişkin önemli kararlar burada alındı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz'la zafere uzanan süreçte Ankara, yeni devletin yönetim merkezi olarak fiilen öne çıktı.

ATATÜRK NEDEN İSTANBUL'U DEĞİL ANKARA'YI SEÇTİ?



Ankara'nın başkent seçilmesinde coğrafi konumu, askerî güvenliği ve Millî Mücadele'de üstlendiği rol belirleyici oldu.

İstanbul, Osmanlı Devleti'nin yüzyıllardır yönetim merkeziydi. Ancak işgal yıllarında Boğazlar üzerindeki konumu ve dış müdahalelere açıklığı, yeni devletin yönetim merkezinin Anadolu'da kurulması düşüncesini güçlendirdi.

Ankara ise Anadolu'nun iç kesimlerinde yer alıyor, Batı Cephesi'ndeki gelişmelerin yönetilmesine imkân sağlıyor ve Millî Mücadele'nin siyasi merkezini temsil ediyordu. Böylece başkent tercihi, eski imparatorluğun merkezinden bağımsızlık mücadelesinin yürütüldüğü Anadolu'ya yönelişin simgesi oldu.

Atatürk, Nutuk'ta başkent seçimini anlatırken coğrafi durum ve askerî stratejinin önemini özellikle vurguladı. Başkentin belirlenmesiyle ülke içinde ve dışında süren belirsizliklerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Bütün düşünceler, yeni Türkiye Devleti'nin başkentinin Anadolu'da ve Ankara kenti olması gerektiğinde toplanıyordu. Devletin başkentini bir an önce saptayarak iç ve dış kararsızlıklara son vermek çok gerekli idi.'

ANKARA'NIN BAŞKENT OLMASI TARTIŞILDI

Ankara'nın başkent olması konusunda herkes aynı görüşte değildi. İstanbul'un tarihî ve ekonomik konumu nedeniyle başkent olarak kalmasını savunanlar vardı. Ankara'nın iklimi, ulaşım imkânları, mevcut tesisleri ve gelişme kapasitesi de tartışma konusu yapılıyordu.

İzmit'te 16-17 Ocak 1923'te gazetecilerle yaptığı görüşmede Atatürk, Ankara'nın başkent olması fikrini gündeme getirdi. Başkentlik tartışmaları 1923 boyunca basında ve siyasi çevrelerde devam etti.

Lozan Barış Antlaşması'nın ardından Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası alanda kabul görmesi ve işgal kuvvetlerinin İstanbul'dan çekilme sürecinin tamamlanmasıyla yeni devletin başkentinin hukuken belirlenmesi gündeme geldi.

9 EKİM'DE TEKLİF EDİLDİ, 13 EKİM'DE KABUL EDİLDİ

Ankara'nın başkent ilan edilmesine ilişkin kanun teklifi, dönemin Dışişleri Bakanı İsmet Paşa ve 14 milletvekili tarafından 9 Ekim 1923'te TBMM'ye sunuldu.

Teklif, 13 Ekim 1923'te Meclis'te kabul edildi. Kanunun tek maddesinde şu hüküm yer aldı:

"Türkiye Devleti'nin makarr-ı idaresi Ankara şehridir."

Bu ifadeyle Ankara, Türkiye devletinin resmî yönetim merkezi oldu. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesine daha 16 gün vardı.

KÜÇÜK BİR ANADOLU KENTİNDEN CUMHURİYET'İN BAŞKENTİNE

Ankara, başkent seçildiği dönemde bugünkü görünümünden oldukça uzaktı. Kentin imkânları sınırlı, yapılaşması yetersizdi. Buna rağmen Millî Mücadele'nin karargâhı olması ve yeni devletin siyasi merkezini temsil etmesi, Ankara'yı diğer şehirlerden ayırdı.

20 Nisan 1924'te kabul edilen Anayasa'da da başkentin Ankara olduğu hükme bağlandı. Cumhuriyet döneminde kent, yeni yönetim kurumlarının kurulması ve şehir planlamasıyla giderek büyüdü.

13 Ekim 1923'te alınan karar, Ankara'nın yalnızca başkent olmasını değil, Millî Mücadele'nin merkezinde doğan yeni devletin yönetim anlayışının da simgeleşmesini sağladı. Ankara, 103 yıldır Türkiye'nin başkenti olmayı sürdürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.