FT uyardı! Mega projelerde döviz riski
İngiltere'de yayınlanan ve dünya finans çevrelerinin yakından izlediği Financial Times gazetesi, ödemeleri genellikle Euro ve ABD Doları cinsinden yapılan mega projelerin sürdürülmesinin zor olduğunu savunarak, "Şimdi esas soru Erdoğan'ın büyüme hedefleri yolunda mı, yoksa kemer sıkma ve reform yolunda mı yürüyeceği" diye yazdı
27.06.2018 00:00:00
İngiltere'de yayınlanan Financial Times gazetesi, seçimin ardından Türk Lirası ve Borsa İstanbul'daki değer kaybının sürdüğünü yazdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçimi kazanmasının ardından yaptığı konuşmada "2023 hedeflerimize ulaşacağız" dediğini hatırlatan gazetenin Türkiye muhabiri Laura Pitel'ın konuştuğu analistler, Erdoğan'ın büyük inşaat projelerinin ekonomiye zarar vermeden devam edebileceğinden şüphe duyduklarını savundu.
Cari açık en büyük tehlike
Türkiye'nin gayrisafi yurtiçi hasılasının yüzde 6'sı kadar bir cari açık ve iki hane enflasyona sahip olduğunu hatırlatan haberde şu ifadeler yer aldı: "Erdoğan büyük inşaat projelerini inşa ederken devletin tek bir kuruşunun kullanılmadığını, bunların özel sektör eliyle yapıldığını söylüyor. Fakat PriceWaterhouseCoopers'ın Garanti Baknası ile birlikte hazırladığı bir rapora göre 2023'e kadar yapılması öngörülen inşaatların maliyeti 325 milyar dolar olacak. Bu projelerin birçoğu hükümet garantisiyle yapılıyor ve yeterli gelir elde edememeleri durumunda gelirleri devlet tarafından ödeniyor. Bu projeler genellikle değer kaybeden TL cinsinden değil, Euro ve ABD Doları cinsinden yapılan ödemeler. Şimdi esas soru Erdoğan'ın büyüme hedefleri yolunda mı, yoksa kemer sıkma ve reform yolunda mı yürüyeceği. Uyarılara kulak tıkamak piyasalarda, artık Türkiye ekonomisinin kaldıramayacağı türden tepkilere yol açabilir."
Mega projelerin başında Kanal İstanbul, Çanakkale Köprüsü, 3. Köprü ve bağlantı yolları, Avrasya Tüneli, İstanbul Yeni Havalimanı, hasta garantisi verilen şehir hastaneleri, Osmangazi Köprüsü yer alıyor.
Balayı kısa sürdü
Gazetenin piyasalar ve yatırım ekinde de seçimin ardından piyasalardaki balayının yalnızca Pazartesi sabah saatlerinde sürdüğünü, sonrasında TL ve borsanın değer kaybettiği yer aldı. Adam Samson imzalı analizde Erdoğan'ın aşırı ısınma belirtileri gösteren ekonomiyi daha fazla istikrarsızlaştıracağına yönelik endişelerin analistleri rahatsız ettiği belirtildi.
Samson, küresel ekonomideki gelişmelerin de Türkiye lehine olmadığını yazdı. Gazeteye konuşan Commerzbank analisti Esther Reichelt de "Türkiye Merkez Bankası, gerektiği takdirde Erdoğan'ın düşük faiz talebine karşı koyma gücü ve isteği olduğunu henüz kanıtlayabilmiş değil" dedi.
Cari açık en büyük tehlike
Türkiye'nin gayrisafi yurtiçi hasılasının yüzde 6'sı kadar bir cari açık ve iki hane enflasyona sahip olduğunu hatırlatan haberde şu ifadeler yer aldı: "Erdoğan büyük inşaat projelerini inşa ederken devletin tek bir kuruşunun kullanılmadığını, bunların özel sektör eliyle yapıldığını söylüyor. Fakat PriceWaterhouseCoopers'ın Garanti Baknası ile birlikte hazırladığı bir rapora göre 2023'e kadar yapılması öngörülen inşaatların maliyeti 325 milyar dolar olacak. Bu projelerin birçoğu hükümet garantisiyle yapılıyor ve yeterli gelir elde edememeleri durumunda gelirleri devlet tarafından ödeniyor. Bu projeler genellikle değer kaybeden TL cinsinden değil, Euro ve ABD Doları cinsinden yapılan ödemeler. Şimdi esas soru Erdoğan'ın büyüme hedefleri yolunda mı, yoksa kemer sıkma ve reform yolunda mı yürüyeceği. Uyarılara kulak tıkamak piyasalarda, artık Türkiye ekonomisinin kaldıramayacağı türden tepkilere yol açabilir."
Mega projelerin başında Kanal İstanbul, Çanakkale Köprüsü, 3. Köprü ve bağlantı yolları, Avrasya Tüneli, İstanbul Yeni Havalimanı, hasta garantisi verilen şehir hastaneleri, Osmangazi Köprüsü yer alıyor.
Balayı kısa sürdü
Gazetenin piyasalar ve yatırım ekinde de seçimin ardından piyasalardaki balayının yalnızca Pazartesi sabah saatlerinde sürdüğünü, sonrasında TL ve borsanın değer kaybettiği yer aldı. Adam Samson imzalı analizde Erdoğan'ın aşırı ısınma belirtileri gösteren ekonomiyi daha fazla istikrarsızlaştıracağına yönelik endişelerin analistleri rahatsız ettiği belirtildi.
Samson, küresel ekonomideki gelişmelerin de Türkiye lehine olmadığını yazdı. Gazeteye konuşan Commerzbank analisti Esther Reichelt de "Türkiye Merkez Bankası, gerektiği takdirde Erdoğan'ın düşük faiz talebine karşı koyma gücü ve isteği olduğunu henüz kanıtlayabilmiş değil" dedi.





















































































