HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 EYLÜL 2021, PERŞEMBE

Gece namazı şifadır

18.07.2021 00:00:00
'Gece namazı şifadır' seslendirme dosyası:

Bilinenin aksine kesintisiz 8 saatlik bir gece uykusu doğal insan davranışı değildir.   3-4  saatlik bir uykudan sonra uyanmanın beyin ve vücut üzerinde farklı etkileri vardır. Uykunun ilk evresinden sonra 1 saat uyanık kalıp gecenin sessizliğinde dinlenmiş bir beynin verimi yorgun bir beyinden daha yüksektir. Sonrasında bir kez daha 3 veya 3.5 saatlik bir uyku sonrası hem vücut uyku ihtiyacını karşılaşmış olur hem de siz geceden daha fazla istifade etmiş olursunuz.Tarihsel verilere baktığımızda Homer, Austen, Charles Dickens ve Tolstoy gibi yazarların da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin bir bütün halinde uyumadığı  görülmüştür . 

Uykudan kalkmanın ilk dakikalarında rüya senaryoları  beyin dinamiğinin yaratıcılığını tetiklemektedir. Yine aynı ilkelerden hareketle gece yarısı 1 saat uyanık kalarak düşüncelerimizle baş başa kalırız.Gecenin gizemliliğinde 1 saat bize çok iyi bir düşünme zamanı verir.İki uyku arasında kalan zaman dilimi hem batı hem de doğu kültürlerinde yer alır. Geçmiş yüzyıllarda Tanrı ile iletişim kurmak isteyenler  sacred hour dedikleri gece uyanma saatini seçmişlerdir. Hatta bu saat için "the watch" terimini kullanmışlardır. Yatakta meditasyon yapmak için dua etmek için bu saat özel bir nitelik taşır. İslamiyette gece uykudan kalkıp abdest alarak teheccüd namazı kılınması tavsiye edilmiştir.

"Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud'a (yüce bir makam) ulaştırsın." (İsra/79) ayetinde görüldüğü gibi uykudan uyanmanın insan fizyolojisine yarar sağlayacağı tavsiye ediliyor.Uzun gece uykuları 3 saatlik uykulara kıyasla rüyalarımızla olan bağı da bozuyor.Uyku psikoloğu Gregg Jacobs, uyku arasındaki uyanıklık devresinde, insanların dinlenme ve rahatlama olanağı yaratılmasının, üzerlerindeki stresi doğal bir şekilde düzenlemelerine olanak verdiği inancında.

Uyku psikoloğu Gregg Jacobs, "İnsan, evrimi boyunca belli şekillerde uyudu. Gece uyanmak, normal fizyolojinin bir parçası.Oxford'da Nörobilim alanında, vücut saati konusunda uzman olan Prof. Russell Foster da benzer görüşte.

"Birçok insan gece uyanınca paniğe kapılıyor. Onlara, aslında bu yaşadıklarının, iki devreli uyku düzenine dönüş olduğunu söylüyorum." diyor. Singapur'daki Duke-NUS Tıp Fakültesi'nde sinirbilimci olarak görev yapan Michael Chee, şöyle söylüyor: "İlginç şekilde, uyku kısıtlaması şartları altında bölünmüş uyku grubunda yer alan öğrenciler, devamlı olarak 6.5 saat uyuyan akranlarına göre atiklik, dikkatlilik, çalışan hafıza açısından daha iyi durumda oldukları tesbit edilmiştir."   

Ulusal Uyku Vakfı tarafından yapılan araştırmalarda, en verimli uyku saatlerinin 23:00 ila 03:00 zaman aralığında olduğu tesbit edilmiştir. Gece saat 3 ten sonra hormanal döngümüz değişir, vücudumuzda salgılanan stres hormonu kortizon sayesinde kan basıncı ve kalp hızı yükselir, kanın pıhtı oluşturmaya eğilimi artar, kalp krizinin bu saatlerde sık görülmesi bu durum  ile yakından ilişkilidir. Bu sebeplerle bu  saatlerde bedenimiz daha çok oksijene ihtiyaç duyar. Uyku uzadıkça hem oksijen oranımız düşerken hem de hareketsizlikten dolayı pıhtılaşma ya meyil artar. Doç. Dr. Aslan, "Özellikle sabaha karşı 03.00'ten öğleye kadar olan saatlerde enfarktüs geçirme riski daha yüksektir'' demiştir.

Ani kalp krizi en çok vücudun zayıf olduğu sabah erken saatlerde öldürücü olduğu görülmüştür. Özelikle uyku apnesi yada astım koah  gibi solunum sıkıntısı çekenlerde bu risk daha da fazla olmaktadır. İşte tüm risklerin fazlalaştığı ve bedenin büyük oranda dinlenmiş olduğu bir zamanda uyanmak bütün bu riskleri biranda azaltmaktadır. Oksijen seviyesinin en yüksek olduğu saatler olan gece ve  sabah namazı vakitlerinde yüzümüze ve abdest azalarımıza vurduğumuz serin suyla biranda kendi gelen vücudumuz arkasından kılınacak gece namazıyla yeniden tazalenecek kanlanacak ve bol bol oksijenlenecektir. Beynimiz canlanacak ve yeni bir güne hazırlanacaktır.

Gece namazını kılmayı adet edinen insanlar, uyuyup kalıp kalkamadıkları günlerde yorgun olduklarını görmüşlerdir hep. Araştırmalardan elde edilen  bilgilere  göre gece namazının beynin ve vücudun dinlenmesine müthiş bir fayda sağladığı anlaşılmaktadır. Gece ve sabah namazlarına devam eden kimselerde kalp krizi ve asfiksi gibi solunum sıkıntısına bağlı  boğulma gibi kötü durumlarla  karşılaşma oranının  daha az olduğu tesbit edilmiştir.

Peygamber efendimiz buyurmuştur ki "Gece namazına devam ediniz. Zira bu sizden önceki salihlerin ibadetidir. Çünkü gece ibadeti, Allah'a yakınlık, günahlara kefaret olup insanı bedeni hastalıklardan korur ve günahlardan uzaklaştırır." (Tirmizi). Hadiste de işaret edildiği gibi gece namazı ruhumuz için olduğu gibi bedenimiz için de şifadır.

 
Dr. Ali Konukseven / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

18.07.2020, 18.07.2019, 18.07.2018, 18.07.2017, 18.07.2016, 18.07.2015, 18.07.2014, 18.07.2013, 18.07.2012, 18.07.2011, 18.07.2010, 18.07.2009, 18.07.2008, 18.07.2007, 18.07.2006, 18.07.2005, 18.07.2004, 18.07.2003, 18.07.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.