HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 TEMMUZ 2022, PAZARTESİ

Gençler akın akın Deist oluyor

08.04.2018 00:00:00
Kıymetli okurlar, bu başlığı yazarken canımdan can gidiyor. Bunu yazmak ve anlatmak zorunda kaldığım için sizlerden özür diliyorum. Bir köşeye otursak ve yıllar boyunca hiç susmadan ağlasak, bu başlığın gönlümüze verdiği ateşi ancak belki o zaman söndürebiliriz.
Gördüğümüz ve duyduğumuz bir gerçek: Deizm. Deizm temelde tüm dinleri reddeder ve tek tanrıya inanır. Dinsel bilgiye akıl yoluyla ulaşılabileceğini savunur. Vahiy gibi konular reddeder. Bu inanca göre tanrı, dünya hayatına ve evrene müdahale etmez. Biz bu bağlamda Deizm'i, yeşil renge boyanmış Ateizm olarak nitelendiriyoruz.  
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, Enderun Özgün Eğitimciler Derneği'nin düzenlediği "Eğitime Adanmış Hayatlar" başlıklı programda şunları söylemişti: "Okuduğum imam hatip okulundan bir heyet gelerek benimle fikir alışverişinde bulunmak istediklerini söylediler. Deizm yayılıyor, bu çocuklara ne anlatalım, ne yapalım diye sordular. Dedim ki, konuşmayı bırakın, yapın artık. Devamlı konuşuyoruz. Terbiye temsil ister. Örnek olacaksınız. Dini temsil makamındaki insanların bu durumu sürdüğü müddetçe 10 yıl sonra neslimiz bizimle kavga edecek. Bu dinin bir faydası olsa babama anneme olurdu diyecekler. 15 Temmuz'dan bu yana benim odama 17 tane başörtülü deist bile değil tanrı tanımaz öğrenci gelip benimle bu konuları konuştular. Başörtülü öyle geleneksel de değil bildiğin başörtülü. Aileleri de örtülü aile. Ortak neden sahnede dini temsil ettiğini söyleyen insanların eylemlerinin sonucudur. Mesele bu kadar ciddidir. Bu sonuçlarla yüzleşmezsek 30 yıl sonra çok farklı şeyler konuşuyor oluruz."
Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün şehirdeki dini vakıflarla düzenlediği "gençlik ve inanç" konulu, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ve İHL Meslek Dersi öğretmenlerinden oluşan 50 öğretmenin katıldığı çalıştayda "İtikadî anlamda sorunları olan gençlerde özellikle deizm inancı ön plana çıkmakta, ateizm bu bağlamda daha geride kalmaktadır" tespiti yapıldı. Öğrencilerin kötülük meselesi çerçevesinde "Neden Tanrı'nın yeryüzünde kötülüklere müdahale etmediği ve sessiz kaldığı" sorusu bir inanç problemi olarak değerlendirildi ve kader, Allah'ın zatı ve tasavvuru, sabır, tevekkül gibi konuların anlaşılamadığı vurgulandı.
Çalıştayda din adamlarının birbiri ile çelişen açıklamaları da eleştirildi. Okullardaki din ve bilimin çeliştiği düşüncesini besleyecek dini anlatımların öğrencilerde inanç problemlerine neden olduğu belirtilerek "Hurafeler din addedilmektedir. Dini anlatan kişiler arasında yaşanan tartışmalar ve sunulan dini bilgilerdeki tutarsızlıklar gençlerde din düşüncesinin saygınlığına zarar vermektedir" denildi. Gençlerin eşcinsellik konusundaki tutum ve bakış açılarındaki değişimin de tartışıldığı çalıştayda, "Eşcinsellik, pek çok lise öğrencisinde normal ve hatta sempatik görülebilmekte ve bir sapkınlık olarak değil cinsel bir tercih olarak nitelendirilmektedir. Öğrenciler eşcinselliği özgürlük bağlamında anlamakta, özgürlüğün ne olduğu öğrenciye yeterince anlatılamamaktadır" sonucuna varıldı. 
Peki, bu işin suçlusu kim? Bu işin suçlusu günümüz Milli Eğitim Sistemi'dir. Bu sistemi oluşturan ise AKP iktidarıdır. Daha düne kadar bugün kâfir olarak nitelendirilen insanlara 'hocaefendi', 'mübarek zat' diyenler, bugün nasıl bir sonuca varılacağını düşünüyorlardı? İmam Hatip okullarını her sokakta açmaya başladılar; seviye tespit sınavlarında en düşük puanları alan öğrencileri buralara yerleştirdiler ve bu şekilde İmam Hatip okullarını deyim yerindeyse 'ayağa düşürdüler'. Gerçek bir Müslüman olan Mustafa Kemal Atatürk'e 'dinsiz' dediler. 'Esenyurt'u kaybedersek İslam'ı kaybederiz' gibi akıldışı sözler söylediler. 'Peygamber hata yaptı; biz yapmadık' dediler. 'Tayyip Erdoğan, 2. Peygamber'dir' dediler. 'Allah'ın bütün vasıflarını üstünde toplayan lider' dediler. 'Erdoğan'a dokunmak ibadettir' dediler. Bu işin vebalini nasıl ödeyeceklerini düşünüyorlar? Hem onlar, hem de onları iktidar edenler?
Bakınız Gazeteci-Yazar Murat Çabas bu konuyu şöyle özetliyor: "FETÖ, Milli Eğitim din dersi kitaplarından kelime-i tevhidin ikinci kısmı olan 'Muhammedü'r-Resulullah' ifadesini çıkartarak, peygambersiz bir din anlayışını empoze etti. İşte gençlerimizin deist olmasının temel nedeni bu anlayıştı. Yine Milli Eğitim kitaplarında '3 hak din', '4 büyük kutsal kitap' adı altında, tahrif olan Hıristiyanlığı, Yahudiliği, tek hak din olan İslam'la eşitlediğiniz zaman yine ortaya çıkacak tablo budur."
 
M. Haydar AKYAVUZ / diğer yazıları
- ‘Biz korkuyu Kerbela'da bıraktık’ / 30.05.2020
- Anneler Günü’nde Ebe Anne / 12.05.2020
- O bir davetçiydi / 10.05.2020
- Kardeşlerim / 27.04.2020
- Amerika kaybedecek! / 10.01.2020
- Röportaj: CHP İl Gençlik Başkanı Ali Rıza Tufan / 21.12.2018
- Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) / 18.12.2018
- Şıkşıkiye Hutbesi / 27.10.2018
- Kahrolsun bazı şeyler / 04.05.2018
- Üniversiteme dokunma / 29.04.2018
- Bağımsız Türkiye için BTP / 28.04.2018
- Gençler akın akın Deist oluyor / 08.04.2018
- Kürtler Türk'tür / 27.03.2018
- TRT Atatürk / 18.03.2018
- Tarihteki en ilginç olay nedir? / 14.03.2018
- Sesli zikir Allah'ın emridir / 17.02.2018
- Ali Haydar Nezir / 28.01.2018
- Ayasofya ve Atatürk / 20.01.2018
- Türkmen ili Doğu Anadolu / 16.01.2018
- Milli ibadettir 'Hoş Geldin Atatürk' / 15.12.2017
- Tekrar Mustafa Kemal / 13.11.2017
- Ebe Ayşe Anne / 07.11.2017
- Türkiye'yi bekleyen tehlikeli günler / 03.11.2017
- Türkiye nereye doğru gidiyor? / 02.11.2017
- İmam Musa el-Kâzım her dili bilirdi / 17.10.2017
- Kürt kelimesinin anlamı ve Türkçe / 08.10.2017
- Musa el-Kâzım'a itaatsizliğin sonu / 04.10.2017
- Hz. Ebu'l-Fazl Abbas (a.s.) / 02.10.2017
- Kürtler ve etnik ayrılıkçılık / 26.09.2017
- Türkiye O'nu konuşuyor / 12.09.2017
- Akşemseddin onu neden terk etti? / 19.08.2017
- İstanbul'un Fethi hadisi uydurmadır / 17.08.2017
- Atatürk'ü ağlatan üç şey / 14.08.2017
- Resûlullah Atatürk ile birlikte / 13.08.2017
- 'Hazreti Mustafa Kemal Paşa' / 11.08.2017
- Derviş Atatürk'e malum oldu / 09.08.2017
- Türkiye'de alkol ve manevi boşluk / 31.07.2017
- Ehl-i Beyt'i sevmiyorsunuz / 13.06.2017
- Penceremiz karanlık mı? / 19.05.2017
- 'Minnettar simgesi' neyin nesi? / 18.05.2017
- İyi ki doğdun ey Ali! / 11.04.2017
- Müslüman milletin Müslüman babası / 08.04.2017
- Ali bin Ebû Tâlib / 05.04.2017
- Dindar Atatürk ve namaz / 20.09.2016
- Hafız Atatürk ve Kur'an-II / 18.09.2016
- Hafız Atatürk ve Kur'an-I  / 17.09.2016
- FETÖ'nün sızamadığı kurumlar / 26.08.2016
- Milli Görüş'ten diyalog fitnesi (2) / 05.08.2016
- Milli Görüş'ten diyalog fitnesi (1) / 04.08.2016
- Haydar Hoca'nın feraseti / 02.08.2016
- Şimdi Suriyeli olmak vardı! / 14.07.2016
- Sen kimin safındasın? / 12.07.2016
- Hiç görmüyor musunuz? / 23.06.2016
- Arayış içinde / 17.06.2016
- Atatürk'e iftira atanlar! / 11.06.2016
- Dindar Mustafa Kemal / 05.06.2016
- İnsanların kalbini kazanmak / 07.05.2016
- İmam Musa el-Kâzım (a.s.) / 05.05.2016
- Zikrullâh eşkıyayı asfiyâ yapar / 25.04.2016
- Aslında bal gibi anladılar / 20.04.2016
- Türkiye'de yalnızca iki tane var! / 01.04.2016
- Allah'ın Aslanı İmam Ali / 29.03.2016
- Cennet'i hak edenler / 28.03.2016
- Her şey ters yüz oldu / 23.03.2016
- Bilge Kağan'dan Haydar Hoca'ya / 19.03.2016
- Yüzünü dizine sürdü! / 13.03.2016
- İmam Ali ve Atatürk / 12.03.2016
- Kaymakam geliyor kitapları kaldırın! / 27.02.2016
- Matem tutmak haram mı? / 23.02.2016
- Hz. Fâtıma'ya yapılanlar / 15.02.2016
- Sahabe dokunulmaz mı? / 14.02.2016
- Mesele barajı değil, Sırat'ı geçmek / 04.02.2016
- O bir Ay'dır, aydınlatır / 29.01.2016
- Siyaset sanatı / 27.01.2016
- Biz nereye secde etmişiz? / 24.01.2016
- Hayırdır inşaallah / 23.01.2016
- Artık Türkiye'nin yeri biliniyor! / 17.01.2016
- Siyaset mahkemesi / 29.12.2015
- Eksik İslam kayıp gençlik / 22.12.2015
- İyi ki vardın! İyi ki varsın! / 11.12.2015
- Bid'at üstüne bid'at / 01.12.2015
- Atatürk'e bühtan ve Haydar Hoca / 24.11.2015
- Elini mi vereceksin yoksa gönlünü mü? / 20.11.2015
- Neden 'Hünkar' Hacı Bektaş-ı Veli? / 15.11.2015
- Değişmez ilk üç madde değiştirilebilir mi? / 10.11.2015
- İslam limanı / 26.10.2015
- Söyle o diktatöre / 10.10.2015
- Mitingden sonraki milli hassasiyet(!) / 22.09.2015
- Müslüman olduğunu hatırlatmak! / 15.09.2015

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

08.04.2017, 08.04.2016, 08.04.2015, 08.04.2014, 08.04.2013, 08.04.2012, 08.04.2011, 08.04.2010, 08.04.2009, 08.04.2008, 08.04.2007, 08.04.2006, 08.04.2005, 08.04.2004, 08.04.2003, 08.04.2002, 08.04.2001, 08.04.2000, 08.04.1999


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.