logo
19 ŞUBAT 2026


Gizli ve tehlikeli: Mikroplastik

Bilim dünyasının son yıllarda daha çok tartıştığı mikroplastikler, canlı sağlığı ve sürdürülebilir çevre için risk oluşturuyor. 'Plastik Çağı'nı yaşadığımız bugünlerde hayatımızı kuşatan yeni tehlike mikroplastikler. Bitkiler, kara ve deniz canlıları ile insanlar, çok küçük bu plastik parçacıkları yaygın olarak yiyor, içiyor ve soluyor ancak çoğumuz farkında bile değiliz

14.01.2021 03:04:00
Gizli ve tehlikeli: Mikroplastik
Gizli ve tehlikeli: Mikroplastik
Partiküler olarak 1 milimetre'den küçük plastik parçacıklar mikroplastik olarak tanımlanıyor. Bunu 5 milimetre olarak kabul eden yaklaşımlar da mevcut. Bu parçaların bazıları üretimde bazıları ise tüketimde oluşuyor. Tek bir plastik malzeme parçalanarak milyonlarca mikroplastik parçacıklarına dönüşebiliyor. Plastik kullanımı aşırı arttıkça su kaynaklarında rastlanan mikroplastik miktarı da giderek artıyor.
Şampuanlar, deterjanlar, yüz temizleme ürünleri, diş macunları, kıyafetler, çantalar, ayakkabılar, araba lastikleri ve hatta bazı gıdalar. Kullandığımız bütün bu ürünler ya mikroplastik içeriyor ya da kullandıkça çevreye mikroplastik saçıyor. Bu parçalar bir şekilde en son adres olan göl, deniz ve okyanuslara kadar ulaşıyor. Sudaki canlılar tarafından yutulan mikroplastikler birincil üreticiden yırtıcılara doğru besin zinciri boyunca geçerek giderek artan bir yoğunlukta birikime (biyomagnifikasyon) neden olabiliyor. Çoğumuz yaygın olarak yiyor, içiyor ve soluyoruz ancak görmüyoruz.

Neredeyse her yerde var

Gözle görülemeyen bu parçacıklar yapılan çalışmalara göre, sahil kumunda, deniz ürünlerinde, sofra tuzunda, karton bardaklarda, biberonda ve son olarak plasentada dahi bulundu. Mikroplastik kaynaklı kirlilik üzerine Türk bilim insanları da çalışmalar yürütüyor. Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nde 2015-2016 yılları arasında Sinop Sarıkum Lagünü Sahili'ndeki deniz çöpleri ve mikroplastikler araştırıldı. 2019 yılında ise Sinop şehir merkezinde bulunan sahillerde deniz çöpleri araştırıldı.
Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Bat öncülüğünde yürütülen proje kapsamında Sarıkum sahilden alınan kum örneklerinde ve belirlenen derinliklerden deniz suyu örneklerinde incelemeler gerçekleştirildi. Proje sonucunda bölge sahilinde depolanmış ve denizinde yüzer halde yoğun miktarda mikroplastiğe rastlandı. Karşılaşılan mikro boyuttaki çöplerin yoğun miktarda balıkçılık döneminde kullanılan köpük kutuların parçaları, büyük plastik parçaların zamana ve çeşitli faktörlere bağlı olarak aşınımı sonucu denizel ortamda mikro boyutlara ulaşmasından ileri geldiği tespit edildi.

Kirlilik giderek artıyor

Bu alandaki çalışmalarını sürdüren Levent Bat, konu hakkında ulaşılan son bilgileri paylaştı. Kirliliğin giderek arttığını dile getiren Prof. Dr. Bat, "Plastikle alakalı yıllardır atılmasına rağmen çalışmalar son zamanlarda özellikle son 5-10 yıldır artmaya başladı. Bizde kendi fakültemizde burada hem doktora çalışmalarımızda hem de projelerimizde son 5 yıldır yoğun bir şekilde çalışmaktayız. Özellikle denizlerdeki çöplerdeki ya da deniz suyunun üzerindeki ya da deniz diplerindeki mikroplastikleri araştırmaktayız. Maalesef giderek artmaktadır. Sinop ne kadar çok temiz ve ne kadar çok iyi olmasına rağmen turistik bir bölge denilmesine rağmen buralarda mikroplastik veya çöp kirliliği konusunda sınıfta kaldığımızı söyleyebilirim maalesef" dedi.

Araştırmalar devam ediyor

Mikroplastiklerin canlılara etkisi hakkında konuşmanın şu an için erken olduğunu dile getiren Bat, "Ama bunların direkt olarak canlılara etkisinin olduğunu söylemekte yanlış olur. Bunun için çok daha çalışmamız ve yol almamız gerekiyor. Mikroplastikleri balıklar yiyebilir. Tüketebilir ya da diğer küçük canlılara da geçebilir. Bunlardan dolayı besin zinciri aracılığıyla insanlar da alabiliyor.
Ancak şunu söylemek lazım genellikle mikroplastikler balıkların mideleri ve iç organlarında bulunuyor. Ve onlar da temizlenip yendiğinde dolayı etlerine geçme ihtimalinin daha düşük olduğunu söylemek gerekiyor. Bazı haberler söz konusu olabiliyor. Balıkların yüzde 40'ına plastik yiyoruz gibi ama bunun yüzde yüz doğruluğunu kanıtlamak için çok daha fazla balıkla üzerinde çalışmak gerekir. Ve çok daha detaylı olarak bakmak gerekiyor. Ve zamana yaymak gerekiyor" diye konuştu.

Plastik kullanımı azaltılmalı

Plastik kullanımın en aza indirgenmesi gerektiğini ifade eden Bat, "Tabii ki tedbir almak gerekiyor. Tedbiri hem devlet olarak alınıyor. Hem de bilim insanları insanlara bilgi vererek bunları bu şekilde insanların bilinçlenmesini sağlıyorlar. Sadece duyarlı olmamız gerektiğine inanıyorum. Çöpleri geri dönüşüme bırakmanın yararlı olduğunu düşünüyorum. Yine mikro plastiklerin ya da kullandığımız plastiklerin gelişi güzel tek kullanımlık yerine daha sağlıklı olan diğer porselen, cam kaplarda kullanılmasından yanayım.
Bez ve file torbaların kullanımı daha uygun olacaktır. Hem kendimizi hem de çocuklarımızı bu şekilde eğiterek dışarıya minimum miktarda çöpün bırakılması daha iyi olacaktır. Hem bu bilinci vermek hem de önlemlere uymak çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Dolayısıyla bunun için çok iyi bir şekilde tasarlanması ve planlanması gerekiyor. Zaman içinde elbette ki plastiklerin bünyeye girmesi söz konusu olabilir mühim olan bunu en aza indirgemek" ifadelerini kullandı. İHA



Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu

2028’e doğru Türkiye siyasetinde kritik gelişmeler yaşanıyor

19.02.2026 15:07:00
Ahmet Turan Yiğit
Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın devam etme planları ve Bilal Erdoğan'ın sahaya sürülmesi sürecini Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ analiz etti.

Özdağ, "Şimdi Bilal Erdoğan ismini ilk defa dile getiren benim efendim. 3 yıl önce dile getirdim ve dedim ki Süleyman Soylu'ya seslendim. Soylu heves etme. Ahmet Davutoğlu tasfiye edildi. Kendisine rakip gördü.
Sizi de tasfiye edecekler. Parti içerisinde damatlar falan da olmayacak. Kim olacak? Sadece evlat olacak. Bu
evlat da Bilal Bey. Bilal Bey gelecek buraya. Şimdi Sayın Erdoğan bu seçimi kazansın. Kazanırsa 2028'i 2027 Kasım ve 2018 martında oğlunu genel başkan genel başkan yapacak. Kendisi cumhurbaşkanlığına devam edecek. Sonra da 2028'den sonra 5 yıl sonra da kendisi bırakacak bu işi" dedi.

Selçuk Özdağ'ın konuşmasını izleyin:

Emlakjet ocak ayı gayrimenkul raporunu paylaştı

Emlakjet, kullanıcı davranışları, güncel piyasa dinamikleri ve anket sonuçlarına dayanan Ocak 2026 gayrimenkul raporunu paylaştı. Ocak ayında ilk el konut satışlarında da ikinci el satışlarda da bir düşüş yaşandı

 

19.02.2026 12:52:00 / Güncelleme: 19.02.2026 12:59:23
AA
Emlakjet ocak ayı gayrimenkul raporunu paylaştı
Emlakjet ocak ayı gayrimenkul raporunu paylaştı

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileriyle birlikte ele alınan rapor, yatırımcıların kısa vadeli planlarını ve altın fiyatlarındaki hareketliliğin gayrimenkul tercihlerine yansımalarını ortaya koyuyor.

Buna göre, Türkiye genelinde ilk el konut satışları, ocakta bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,1 düşüşle 34 bin 69 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ikinci el konut satışları ise geçen yılın ocak ayına göre yüzde 5,9 azalarak 77 bin 411 olarak kaydedildi.

Toplam konut satışları içerisinde ilk el konutların payı yüzde 30,6, ikinci el konutların payı ise yüzde 69,4 oldu.

Yabancılara yapılan konut satışları, ocakta önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20,8 azalarak 1306 olarak kaydedilirken, aynı ayda, yabancılara yapılan konut satışlarının toplam konut satışları içindeki payı yüzde 1,2 seviyesinde gerçekleşti.

Ocakta uyruklara göre konut satışlarında ilk sırada 219 ile Rusya Federasyonu yer alırken, onu 118 ile İran ve 77 ile Ukrayna vatandaşlarına yapılan satışlar izledi.

Yatırım planlarında temkinli ilerleyiş dikkat çekiyor

Emlakjet tarafından gerçekleştirilen ve 43 binden fazla kullanıcının katılımıyla tamamlanan anket çalışması, bireysel yatırımcıların kısa vadeli yatırım planlarını, yatırım araçlarına yönelik tercihlerini ve gayrimenkul yatırımına bakışlarını detaylarıyla ortaya koyuyor.

Anket sonuçları, katılımcıların önemli bir bölümünün aktif ya da potansiyel yatırım planları yaptığını ancak karar sürecinde temkinli ve fırsat odaklı bir yaklaşım benimsendiğini gösteriyor.

Anket kapsamında katılımcılara yöneltilen "Önümüzdeki 3 ay içinde yatırım planınız var mı'" sorusuna verilen yanıtlar, yatırımcıların bir kısmının aktif adımlar atmaya hazır olduğunu, önemli bir kesimin ise süreci izleyerek kararını zamana yaydığını ortaya koyuyor.

Katılımcıların yüzde 17'si "Evet, aktif yatırım yapacağım" yanıtını verirken, yüzde 22'si "Araştırma aşamasındayım" seçeneğini tercih ediyor. Kararsız olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 23 olurken, "Şimdilik yatırım düşünmüyorum" diyenlerin oranı yüzde 38 seviyesinde seyrediyor.

"Önümüzdeki dönemde yatırım ağırlığınızı nereye vermeyi düşünüyorsunuz'" sorusuna katılımcıların yüzde 61'i yatırımda önceliğini gayrimenkule vermeyi planladığını belirtirken, yüzde 18'i altın, yüzde 8'i döviz ve yüzde 6'sı mevduat/fon seçeneklerini tercih ediyor.

Dengeli portföy oluşturmayı planlayanların oranı ise yüzde 7 seviyesinde kalıyor. Bu dağılım ise piyasa koşullarında yatırımcıların değerini uzun vadede koruyabilen, reel karşılığı olan ve görece daha öngörülebilir getiriler sunan varlıklara yönelme eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor.

Altın fiyatlarındaki yükseliş gayrimenkul ilgisini artırıyor

Ankette yer alan "Altın fiyatlarındaki yükseliş, gayrimenkule bakışınızı etkiledi mi'" sorusu, yatırımcı davranışlarında dikkati çekici bir kırılmaya işaret ediyor.

Katılımcıların yüzde 49'u altın fiyatlarındaki yükselişin gayrimenkule olan ilgisini artırdığını belirtirken, yüzde 25'i yatırım tercihlerinin değişmediğini ifade ediyor. Altında kalmayı tercih edenlerin oranı yüzde 8 olurken, yüzde 18'lik bir kesim süreci kararsız biçimde takip ediyor.

Artan fiyat dalgalanmaları, gayrimenkulü daha istikrarlı, somut ve uzun vadeli bir yatırım alternatifi olarak öne çıkarırken, riskin dağıtılması ihtiyacı, bu varlık sınıfının güvenli bir denge unsuru olarak konumlanmasını güçlendiriyor.

Katılımcılara yöneltilen "Sizi gayrimenkul yatırımına en çok ne yönlendirir'" sorusuna ise katılımcıların yüzde 47'si fiyat avantajı ve pazarlık fırsatlarını ilk sıraya koyarken, yüzde 16'sı doğru lokasyon ve doğru proje kriterini önceliklendiriyor.

Uygun kredi koşulları yüzde 14, yüksek kira getirisi yüzde 13 tercih edilirken, güvenilir platform ve şeffaf süreç vurgusu yüzde 10 seviyesinde kalıyor.

Kısa vadede gayrimenkul satın alma ihtimali yüksek

"Önümüzdeki 6 ay içinde gayrimenkul satın alma ihtimaliniz nedir'" sorusuna verilen yanıtlar ise talep tarafında güçlü bir potansiyel bulunduğunu gösteriyor.

Katılımcıların yüzde 53'ü satın alma ihtimalini "yüksek" olarak değerlendirirken, yüzde 23'ü "orta" seviyede görüyor. Satın alma ihtimalinin düşük olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 11 olurken, yüzde 13'lük bir kesim yalnızca araştırma aşamasında olduğunu ifade ediyor.

Anket sonuçları yatırımcıların önemli bir bölümünün gündeminde gayrimenkulün güçlü bir şekilde yer aldığını ortaya koyuyor.

Kısa vadede aktif yatırım yapmayı planlayan bir kitle bulunurken, araştırma ve kararsızlık aşamasındaki kullanıcıların oranı da dikkati çekiyor. Gayrimenkulün yatırım ağırlığında açık ara öne çıkması, özellikle satılık daire gibi somut ve likiditesi yüksek ürünlere yönelik güvenli varlık arayışının sürdüğünü gösteriyor.

Altın fiyatlarındaki yükselişin gayrimenkule olan ilgiyi artırması, yatırımcıların portföy tercihlerinde denge arayışını güçlendirdiğini ortaya koyarken, fiyat avantajı, doğru lokasyon ve şeffaf süreç beklentisi, satın alma kararlarının temel dinamikleri olarak öne çıkıyor. Ayrıca 6 ay için yüksek satın alma ihtimali beyan eden kullanıcı oranı da gayrimenkul tarafında canlı bir talep potansiyeline işaret ediyor.

Samsun'da otobüs yan yattı: 7 kişi yaralandı

Ankara'dan Gürcistan'a gitmek üzere yola çıkan yolcu otobüsünün Samsun'da devrilmesi sonucu 7 kişi yaralandı

19.02.2026 03:04:00 / Güncelleme: 19.02.2026 07:10:39
İHA
Samsun'da otobüs yan yattı: 7 kişi yaralandı
Samsun'da otobüs yan yattı: 7 kişi yaralandı
Kaza, İlkadım ilçesi Toybelen mevkisi Samsun-Ankara Karayolu'nda saat 23.45 sıralarında meydana geldi. Ankara'dan Gürcistan'ın Tiflis kentine gitmek üzere hareket eden Mustafa İpek idaresindeki MT-009-RO Gürcistan plakalı Metro Turizm'e ait yolcu otobüsü, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu orta refüjü aşarak karşı şeride geçti ve devrildi.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis, sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi.



Kazada otobüs şöförü Mustafa İpek, yedek şoför Ziya Çeri ile yolcular Gökhan Akkaya, Sabriye Arslan, Ayşe Pursah, Zeki Arslan ile Gürcistan uyruklu Nino Loria yaralandı.

Yaralılar ambulanslarla Samsun Şehir Hastanesi, Gazi Devlet Hastanesi ile özel bir hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis kazayla ilgili inceleme başlattı.

AYM üyeliği için 3 aday belirlendi

Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliği için Cumhurbaşkanlığına bildirilecek 3 aday, Yargıtay Büyük Genel Kurulunda yapılan seçimle belirlendi

18.02.2026 13:54:00
İHA
AYM üyeliği için 3 aday belirlendi
AYM üyeliği için 3 aday belirlendi
Yargıtay Büyük Genel Kurulunda yapılan seçimle Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliği için Cumhurbaşkanlığına bildirilecek 3 aday belirlendi. 317 üyenin katılımıyla gerçekleşen oylama sonucunda Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi Mustafa Karayıldız 58, 3. Ceza Dairesi Üyesi Oğuz Dik 45 ve 2. Hukuk Dairesi Üyesi Şaban Kazdal 44 oy alarak en çok oy alan isimler oldu. Seçimde 1 boş oy bulunurken, 11 oy geçersiz sayıldı.

11 üyenin yer aldığı seçimde en çok oy alan 3 adaydan birisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından AYM üyeliğine seçilecek. Öte yandan Oğuz Dik, Ankara'da 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin açılan Genelkurmay çatı davasında mahkeme başkanı olarak görev yapmıştı.

Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü

Bursa'nın Gemlik ilçesine bağlı Kurşunlu Mahallesi'nde sabah saatlerinde etkili olan fırtına ve sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli rüzgârın kabarttığı dalgalar sahil yolunu aşarak karayoluna ve mahalle sokaklarına kadar ulaştı. Fırtına sebebiyle denizle karayolu birleşti, evler sular altında kaldı

18.02.2026 13:18:00
İHA
Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü
Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü
Denizin taşmasıyla birlikte sağanak yağışın da etkisiyle sokaklar kısa sürede göle döndü. Deniz suyunun yol ile birleşmesi nedeniyle bölgede ulaşımda aksamalar yaşanırken, sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Bazı ev ve iş yerlerini su basarken, mahallede maddi hasar meydana geldi.

Kurşunlu Mahallesi sakinleri, her fırtına ve yoğun yağışta benzer manzaraların yaşandığını belirterek duruma tepki gösterdi. Vatandaşlar, sahil hattında kalıcı ve koruyucu önlemler alınmasını isteyerek yetkililere çağrıda bulundu. Bölge halkı, denizin taşmasını önleyecek bir set yapılması ve altyapının güçlendirilmesi talebinde bulundu.

Mersin'de fırtına etkili oluyor: Ağaç evin üzerine devrildi

Mersin'in Erdemli ilçesinde etkili olan fırtınada bir ağaç müstakil evin üzerine devrildi

18.02.2026 13:15:00 / Güncelleme: 18.02.2026 13:18:01
İHA
Mersin'de fırtına etkili oluyor: Ağaç evin üzerine devrildi
Mersin'de fırtına etkili oluyor: Ağaç evin üzerine devrildi
Meteorolojinin uyarı yaptığı Mersin ve ilçelerinde fırtına etkili olmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Erdemli ilçesi Esenpınar Mahallesi'nde, yağmurla birlikte ekili olan fırtına nedeniyle bir ağaç müstakil evin üzerine devrildi. Olayda yaralananın olmadığı öğrenildi. Karahıdırlı-İlemin yolu üzerinde de bir elektrik direği fırtınadan yola devrildi.



Esenpınar Mahalle Muhtarı Abdurrahman Gölgeli, sabah saatlerinde fırtınanın etkisini arttırdığını belirterek, "Mahallemizde sabah güçlü bir fırtına, güçlü bir hortum etkili oldu. 5-6 ağacımız yıkıldı, göçtü. Çok şükür bir can zayiatımız yok" dedi.

Yıkılan ağaçlar belediye ekiplerince kaldırıldı.

Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...

Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı

18.02.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı.

Edinilen bilgilere göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyonda il dışından gelen bir araçta yapılan aramada; 55 bin 440 adet sentetik ecza ele geçirilmiş, soruşturma kapsamında 5 şüpheli gözaltına alınmıştı.



Dün emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.U. ve Y.P., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.



İ.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Operasyon kapsamında Samsun'da gözaltına alınan S.A. da emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, H.Y. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi.

Uyuşturucu çok baronlar yok

Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı

18.02.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Uyuşturucu çok baronlar yok
Uyuşturucu çok baronlar yok
Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı.

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince alınan istihbarat çalışmalar sonucu yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir tır, X-ray taramasına sevk edildi.



Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine araçta narkotik köpekleri Thorin ve Neptün ile yapılan aramada, dondurulmuş tavuk etlerinin arasına gizlenmiş 763 vakumlu paket halinde 886,366 kilogram esrar ele geçirildi.

Pikapta gizli bölmelerden çıktı



Kapıkule'ye gelen pikap da istihbari bilgileri doğrultusunda X-ray taramasına yönlendirildi. Tespit edilen şüpheli yoğunluk üzerine yapılan detaylı aramada aracın gizli bölmelerinde 49 paket halinde 27,964 kilogram esrar bulundu.

İki ayrı olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

41 ürünün 27'sinde fiyat arttı

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27'sinde fiyat artışı, 14'ünde fiyat azalışı görüldüğünü belirterek, "Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasayı yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi." ifadesini kullandı

18.02.2026 10:21:00
Anadolu Ajansı
41 ürünün 27'sinde fiyat arttı
41 ürünün 27'sinde fiyat arttı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ramazan öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin yaptığı açıklamada, fiyat hareketlerinin Birlik tarafından incelendiğini bildirdi.

Geçen yıl ile bu yılın ramazan ayı öncesindeki fiyatlara bakıldığında, bu yıl markette 39 ürünün 32'sinde fiyat artışı, 7'sinde fiyat düşüşü gerçekleştiğini aktaran Bayraktar, "Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limonu, yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, geçen yıl ile bu yılın ramazan ayı öncesine göre, üreticide 31 ürünün 21'inde fiyat artışı, 9'unda fiyat düşüşü görüldüğünün, bir üründe fiyat değişimi yaşanmadığının altını çizerek, üreticide en fazla fiyat düşüşünün yüzde 68,5 ile kuru soğanda gerçekleştiğini vurguladı. Kuru soğanı, yüzde 44 ile beyaz lahananın, yüzde 29,8 ile sivri biberin, yüzde 23 ile patatesin izlediğine dikkat çeken Bayraktar, üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 212,7 ile limonda görüldüğünü, limonu 160 ile antepfıstığının, yüzde 133,3 ile kuru kayısının, yüzde 100 ile kırmızı mercimeğin takip ettiğini kaydetti.

"41 ürünün 27'sinin fiyatı arttı"

Marketlerde 28 Ocak-12 Şubat 2026 fiyatlarını da incelediklerinin altını çizen Bayraktar, şöyle devam etti:

"15 günlük süreçte, markette 41 ürünün 27'sinde fiyat artışı, 14'ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün, yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasayı yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimeği yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç takip etti."

Bayraktar, söz konusu dönemdeki üretici fiyatlarına ilişkin gelişmelere de değinerek, 15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21'inde fiyatın artığını, 4'ünde fiyatın düştüğünü, 8 üründe ise fiyat değişimi görülmediğini belirtti. Üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 17 ile karnabaharda görüldüğünü, bunu yüzde 12,7 ile kuru soğanın ve fındığın, yüzde 9,4 ile patatesin izlediğine işaret eden Bayraktar, üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 47,3 ile maydanozda tespit edildiğini bildirdi.

Maydanozu yüzde 36,1 ile marulun, yüzde 28,8 ile mandalinanın, yüzde 28,6 ile havucun, yüzde 23,9 ile pırasanın takip ettiğini aktaran Bayraktar, "Kuru soğanda, rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması, karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025'te yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları, son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü." ifadelerini kullandı.

Vatandaşlara ramazan alışverişi uyarısı

Bayraktar, aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Birliğimizce, Ankara'da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün, 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Aynı markanın aynı gramajda ürünün, farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde, ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavukta yüzde 26,3, sütte yüzde 22,5 ve yoğurtta yüzde 19,9 oranlarında değişimler olduğu görülüyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen, üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan, tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken, taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmeli. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalı." 

Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha

Bakırköy'de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 2 kişi daha gözaltına alındı. Firari altı şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor

18.02.2026 09:23:00
İhlas Haber Ajansı
Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha
Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha
İstanbul Bakırköy'de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 2 kişi daha gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda 100 bin ABD dolarına el konuldu.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin başlatılan soruşturmada gözaltına 11 kişi alınmıştı.

Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 9'u gözaltına alınarak cezaevine gönderilirken, 2 kişiye ise yurt dışı yasağı uygulanarak adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı. Olayla bağlantısı olduğu tespit edilen 2 kişi daha gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 100 bin ABD dolarına el konuldu.

Hırsızlık suçuyla irtibatlı olduğu değerlendirilen firari altı şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.