Hatırlayın! Rumlar, Kıbrıs açıklarında, uluslararası sularda İsrail ile birlikte petrol ve doğalgaz aramasına girişmişti. Tabi bu Türkiye için kabul edilemez bir durumdu. Sayın Başbakan her zamanki gibi esti, gürledi, uluslararası hukuktan bahsetti. Rum ve İsrail’in böyle arama yapamayacaklarını vurguladı. Ama Rumlar, İsrail ile aradıklarını çoktan bulmuştu bile.
Erdoğan baktı, beni kimse dinlemiyor, bende hukuku dinlemez, aynı sularda araştırmamı yaparım, dedi ve Türkiye’nin benle yaşıt tek araştırma gemisini Akdeniz sularına gönderdi.
Piri Reis yola çıktı ama oda nesi. Gemi modernleştirmek istenmiş, bunu için yeni motor ve jeneratör alınmış ama gemiye monte edilmemiş. Neden?
Teknolojisi eskiyen gemi için getirilen yeni motorun 200 bin TL’lik KDV’si ödenemediği için gümrüğe takılmış. Yani gemide olması gereken motor, gümrükte ve Erdoğan bu gemiyi Rum ve İsrail’e misilleme yapmak için Akdeniz’e gönderiyor. Araştırma gemimiz Akdeniz’e gitmesine gitti de, sonuçtan haberi olan var mı?
Şimdi GÖKTÜRK -2- uydumuzu Çin’den uzaya gönderdik. Hayırlı olsun. Uydunun adı GÖKTÜRK -2- olunca haliyle GÖKTÜRK -1- gitmiş miydi, sorusu insanın aklına geliyor. Sahi GÖKTÜRK -1- ne oldu?
Merakımı gidermek için internet sayfalarını kurcaladım. Karşıma İsrail çıktı. İsrail uydumuzdan korkuyormuş, tir tir titriyormuş, uykuları kaçıyormuş haberleri ile dolu yüzlerce sayfa. Nasıl yani, dedim, tek tek okudum… Meğer işin rengi başkaymış…
Evet, İsrail, Göktürk uydusuna engel koymuş ama bize anlatılan şekilde değil. Hani bu günlerde şıkça konuştuğumuz “düğme sende mi, bende mi” tartışmaları var ya! O cinsten…
Bir İtalyan şirketi ile ortaklaşa geliştirilen Göktürk uydumuzun en kritik parçalarından olan “elektro optik” kameralarını İsrail’den alınması lazım. Başkasında yok. İtalyan firması, İsrail’in kapısını çalıyor. İsrail “tamam veririm ama bir şartla” Nedir o şart? “Göktürk, bizim topraklarımızı görüntülemeyecek.”
Haliyle GÖKTÜRK -1- yattı. Yılmadık GÖKTÜRK -2- yi yaptık. Başbakan bu uydunun yüzde yüz yerli malı olduğunu ifade etti. En basitinden, daha 2 yıl önce uydunun en önemli parçalarını yapamadığımız artı para ile de alamadığımız bu uydu, nasıl yüzde yüz yerli malı olur? Birileri milleti mi uyutuyor?
Sonra Erdoğan uydunun fırlatılışını siyasi şova dönüştürmek istediyse de, ODTÜ öğrencileri teknolojinin, siyasi şova dönüşmesine müsaade etmedi.
Her fırsatta, kalabalıkların önünde “biz bu yola beyaz kefenimizi giyerek çıktık” diyen Erdoğan, törenin düzenlendiği ODTÜ’ye 105 araçlık bir konvoy, 2 bin 500 polis, 8 TOMA ve 20 zırhlı araçla girdi.
Tam sırasıyken bende yazayım; 3 saatte Şam’a gireriz, diyenlerin, törenin yapılacağı ODTÜ’ye 4 saatte ulaşabilmeleri oldukça manidar…
Arkadaşını söyle.
Sana kim olduğunu
söyleyeyim…
Günlerdir, bebek katili bir zamanlar beş vakit namaz kılardı. Ben de olsam dağa çıkardım vs. tartışmaları yapılıyor. Tamam! Siyasi olarak bebek katili ve terör örgütü artı sözcüleri makyajlanıyor, önü açılıyor, ezilen halk portesi çizilmeye çalışılıyor da, bu yolun sonu taaa Habur’da gözükmemiş miydi! Yoksa göremiyor muydunuz?
ABD’nin hukuku da ABD’lik
ABD’de bir mahkeme, 21 yıl önce Ağrı Dağı’nda kazı çalışmaları yapan arkeologlar Ronald E. Wyatt ve Marvin T. Wilson’ı kaçıran PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın ikametine izin verdiği ve terör örgütüne maddi destek sağladığı gerekçesiyle Suriye devletini 338 milyon dolar (600 milyon TL) tazminat ödemeye mahkûm etti.
Ey ABD! Kenya’da elden teslim ettiğiniz Apo’yu neden ülkenize götürüp, yargılamadınız? Sonra sizde idam da serbest. Asıp, gitseydiniz ya!
Ya, şehit ailelerimiz ve gazilerimiz, PKK’yı kuruluşundan beri verdiğiniz askeri, siyasi ve lojistik destekten dolayı sizi mahkemeye verse, merkez bankanız tazminat için yetecek kağıdı bulup, paraya çevirebilir mi?
Erdoğan baktı, beni kimse dinlemiyor, bende hukuku dinlemez, aynı sularda araştırmamı yaparım, dedi ve Türkiye’nin benle yaşıt tek araştırma gemisini Akdeniz sularına gönderdi.
Piri Reis yola çıktı ama oda nesi. Gemi modernleştirmek istenmiş, bunu için yeni motor ve jeneratör alınmış ama gemiye monte edilmemiş. Neden?
Teknolojisi eskiyen gemi için getirilen yeni motorun 200 bin TL’lik KDV’si ödenemediği için gümrüğe takılmış. Yani gemide olması gereken motor, gümrükte ve Erdoğan bu gemiyi Rum ve İsrail’e misilleme yapmak için Akdeniz’e gönderiyor. Araştırma gemimiz Akdeniz’e gitmesine gitti de, sonuçtan haberi olan var mı?
Şimdi GÖKTÜRK -2- uydumuzu Çin’den uzaya gönderdik. Hayırlı olsun. Uydunun adı GÖKTÜRK -2- olunca haliyle GÖKTÜRK -1- gitmiş miydi, sorusu insanın aklına geliyor. Sahi GÖKTÜRK -1- ne oldu?
Merakımı gidermek için internet sayfalarını kurcaladım. Karşıma İsrail çıktı. İsrail uydumuzdan korkuyormuş, tir tir titriyormuş, uykuları kaçıyormuş haberleri ile dolu yüzlerce sayfa. Nasıl yani, dedim, tek tek okudum… Meğer işin rengi başkaymış…
Evet, İsrail, Göktürk uydusuna engel koymuş ama bize anlatılan şekilde değil. Hani bu günlerde şıkça konuştuğumuz “düğme sende mi, bende mi” tartışmaları var ya! O cinsten…
Bir İtalyan şirketi ile ortaklaşa geliştirilen Göktürk uydumuzun en kritik parçalarından olan “elektro optik” kameralarını İsrail’den alınması lazım. Başkasında yok. İtalyan firması, İsrail’in kapısını çalıyor. İsrail “tamam veririm ama bir şartla” Nedir o şart? “Göktürk, bizim topraklarımızı görüntülemeyecek.”
Haliyle GÖKTÜRK -1- yattı. Yılmadık GÖKTÜRK -2- yi yaptık. Başbakan bu uydunun yüzde yüz yerli malı olduğunu ifade etti. En basitinden, daha 2 yıl önce uydunun en önemli parçalarını yapamadığımız artı para ile de alamadığımız bu uydu, nasıl yüzde yüz yerli malı olur? Birileri milleti mi uyutuyor?
Sonra Erdoğan uydunun fırlatılışını siyasi şova dönüştürmek istediyse de, ODTÜ öğrencileri teknolojinin, siyasi şova dönüşmesine müsaade etmedi.
Her fırsatta, kalabalıkların önünde “biz bu yola beyaz kefenimizi giyerek çıktık” diyen Erdoğan, törenin düzenlendiği ODTÜ’ye 105 araçlık bir konvoy, 2 bin 500 polis, 8 TOMA ve 20 zırhlı araçla girdi.
Tam sırasıyken bende yazayım; 3 saatte Şam’a gireriz, diyenlerin, törenin yapılacağı ODTÜ’ye 4 saatte ulaşabilmeleri oldukça manidar…
Arkadaşını söyle.
Sana kim olduğunu
söyleyeyim…
Günlerdir, bebek katili bir zamanlar beş vakit namaz kılardı. Ben de olsam dağa çıkardım vs. tartışmaları yapılıyor. Tamam! Siyasi olarak bebek katili ve terör örgütü artı sözcüleri makyajlanıyor, önü açılıyor, ezilen halk portesi çizilmeye çalışılıyor da, bu yolun sonu taaa Habur’da gözükmemiş miydi! Yoksa göremiyor muydunuz?
ABD’nin hukuku da ABD’lik
ABD’de bir mahkeme, 21 yıl önce Ağrı Dağı’nda kazı çalışmaları yapan arkeologlar Ronald E. Wyatt ve Marvin T. Wilson’ı kaçıran PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın ikametine izin verdiği ve terör örgütüne maddi destek sağladığı gerekçesiyle Suriye devletini 338 milyon dolar (600 milyon TL) tazminat ödemeye mahkûm etti.
Ey ABD! Kenya’da elden teslim ettiğiniz Apo’yu neden ülkenize götürüp, yargılamadınız? Sonra sizde idam da serbest. Asıp, gitseydiniz ya!
Ya, şehit ailelerimiz ve gazilerimiz, PKK’yı kuruluşundan beri verdiğiniz askeri, siyasi ve lojistik destekten dolayı sizi mahkemeye verse, merkez bankanız tazminat için yetecek kağıdı bulup, paraya çevirebilir mi?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Fener Rum Patriği durmadı, durmuyor / 31.01.2026
- ‘Barış’ adı altında Gazze’ye de çöktüler / 30.01.2026
- Abdullah Öcalan ile Mesut Barzani arasında ne fark var? / 28.01.2026
- Kralın elma hikayesi ve AKP iktidarı / 27.01.2026
- Suriye’de kim kazandı? / 26.01.2026
- Namus sadece CHP’de aranmamalı / 25.01.2026
- Kürt sorunu var mı, yok mu? / 24.01.2026
- ABD ile yürüyen doğruya ulaşamaz / 23.01.2026
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- ‘Barış’ adı altında Gazze’ye de çöktüler / 30.01.2026
- Abdullah Öcalan ile Mesut Barzani arasında ne fark var? / 28.01.2026
- Kralın elma hikayesi ve AKP iktidarı / 27.01.2026
- Suriye’de kim kazandı? / 26.01.2026
- Namus sadece CHP’de aranmamalı / 25.01.2026
- Kürt sorunu var mı, yok mu? / 24.01.2026
- ABD ile yürüyen doğruya ulaşamaz / 23.01.2026
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
































































































