logo
09 KASIM 2026

Göller kuruyor, ekosistem alarm veriyor!

Yağış rejimi değişiyor, sıcaklıklar artıyor, yeraltı suları azalıyor. Türkiye’nin gölleri için tehlike artık yalnızca “kuraklık” değil; yanlış su kullanımı ve ekolojik dengenin bozulması da krizi büyütüyor

01.09.2026 00:36:00
Yaşar Cebesoy
 
Göller kuruyor, ekosistem alarm veriyor!
Göller kuruyor, ekosistem alarm veriyor!
Yağış rejimi değişiyor, sıcaklıklar artıyor, yeraltı suları azalıyor. Türkiye'nin gölleri için tehlike artık yalnızca "kuraklık" değil; yanlış su kullanımı ve ekolojik dengenin bozulması da krizi büyütüyor.

Türkiye'nin önemli su varlıkları arasında bulunan göller, son yıllarda artan kuraklık ve su kaynakları üzerindeki baskı nedeniyle ciddi bir dönüşüm geçiriyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı da iklim değişikliğinin göller ve sulak alanlarda su miktarı ile su kalitesini değiştirdiğine, bunun ekosistem bütünlüğü açısından önemli riskler oluşturduğuna dikkat çekiyor.







Kuruyan yalnızca göl değil

Bir gölün su seviyesinin düşmesi, haritada küçülen mavi bir alan anlamına gelmiyor. Göl çevresindeki sazlıklar, balıklar, kuşlar, mikroorganizmalar ve diğer canlılar doğrudan bu su döngüsüne bağlı.

Su çekildikçe yaşam alanları daralıyor. Besin zinciri bozuluyor. Bazı türlerin yaşamını sürdürebilmesi zorlaşıyor. Göl tabanının açıkta kalan bölümlerinde ise tozlaşma ve toprak yapısındaki değişimler yeni çevresel sorunlara yol açabiliyor.

TÜBİTAK destekli bir Göller Yöresi çalışmasında da kuraklığın yanı sıra yanlış uygulamaların göllerde su seviyelerinin düşmesine ve kurumaya yol açtığı; bunun su canlıları, tarım, turizm ve ekonomik faaliyetler üzerinde etkiler oluşturduğu vurgulanıyor.







En büyük baskılardan biri tarımsal sulama

Türkiye'de su kaynakları üzerindeki baskının önemli nedenlerinden biri tarımsal su kullanımı. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı bir değerlendirmede, mevcut su potansiyelinin yüzde 74'ünün tarımsal faaliyetlerde kullanıldığı belirtilirken, aşırı sulamanın tatlı su ekosistemlerinin sürekliliğini tehdit edebildiği ifade ediliyor.

Özellikle kurak bölgelerde yeraltı suyunun aşırı kullanılması da göller açısından kritik bir sorun. Gölü besleyen yüzey ve yeraltı sularının azalması, yağışların yetersiz kaldığı dönemlerde gölün kendisini yenilemesini zorlaştırıyor.







İklim değişikliği krizi büyütüyor

Sıcaklıkların yükselmesi buharlaşmayı artırırken, yağışların zamanlamasının ve dağılımının değişmesi su yönetimini daha zor hale getiriyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye'de daha uzun kurak dönemlerin, daha yoğun sıcak hava dalgalarının ve kısa sürede gerçekleşen aşırı yağışların daha sık görülmesinin beklendiğini bildiriyor.

Üstelik sorun yalnızca yağış miktarı değil. Çok kısa sürede yağan yoğun yağmur, toprağın ve havzanın suyu yeterince emmesine fırsat vermeden sel ve taşkına dönüşebiliyor. Böylece bir bölgede aşırı yağış yaşanırken başka bir bölgede su açığı devam edebiliyor.







Eğirdir'den Sapanca'ya: Göller için eylem planları

Türkiye'de risk altındaki göller için çeşitli koruma ve eylem planları hazırlanıyor. Bakanlık; Eğirdir ve Burdur göllerinin yanı sıra Akşehir, Eber, Bafa, Beyşehir, İznik, Seyfe ve Sapanca gölleri için de eylem planlarının uygulanacağını açıklamıştı.

Sapanca Gölü için yürütülen havza koruma çalışmalarında da iklim değişikliği, nüfus baskısı ve ekonomik faaliyetlerin su miktarı ve kalitesi üzerinde baskı oluşturduğu belirtiliyor.







Çözüm: Gölü değil, havzayı korumak

Uzmanların ve kamu kurumlarının üzerinde durduğu temel yaklaşım, gölü tek başına korumak yerine bütün havzayı yönetmek.

Daha verimli sulama sistemleri, kaçak ve kontrolsüz yeraltı suyu kullanımının önlenmesi, tarımda su tüketiminin azaltılması, atık suların yeniden kullanılması ve gölleri besleyen derelerin korunması kritik önem taşıyor.







Çünkü göl, havzadan bağımsız bir su deposu değil. Gölü besleyen kaynaklar yok olursa gölün kendisini korumak da mümkün olmuyor.

Türkiye'nin su yönetimi açısından önündeki en büyük sınavlardan biri artık açık: Göller tamamen kurumadan, yalnızca suyu değil gölün yaşattığı bütün ekosistemi koruyacak politikaları hayata geçirmek.

Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi

Afyonkarahisar'da dün silahlı saldırı sonucu öldürülen 8 kişi bugün gözyaşları arasında toprağa verildi. Hayatını kaybedenlerden ikisi öğretmendi. 2 yaşında çocuk annesi olan öğretmen Hilal Mete Afyonkarahisar'da, diğer öğretmen Ayşe Sena Demir Antalya'da son yolculuklarına uğurlandı

06.11.2026 16:10:00
AA
 
Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi
Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi
Afyonkarahisar'da silahlı saldırıda yaşamını yitiren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Hilal Mete, son yolculuğuna uğurlandı.

İhsaniye ilçesine bağlı Yukarıtandır köyündeki ortaokulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi  Öğretmeni olarak görev yapan Hilal Mete'nin Türk bayrağına sarılı cenazesi, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi morgundan alınarak kent merkezindeki Paşa Camisi'ne getirildi.

Tabutun yanına gelen Hilal Mete'nin eşi ve yakınları, gözyaşı döktü. Aile üyeleri, burada taziyeleri kabul etti.

Mete'nin cenazesi, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazını müteakip, Afyonkarahisar Bayraktepe Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenaze törenine, Mete'nin yakınları, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Vali Naci Aktaş, Belediye Başkanı Burcu Köksal, İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

Öte yandan Yukarıtandır Köyü Ortaokulu'nda bugün eğitime ara verildiği öğrenildi.

Hilal Mete'nin kuzeni Veysel Erbay, Hilal Mete'nin 2 yaşında çocuğunun olduğunu söyledi.

Erbay, katil zanlısının en ağır cezayla cezalandırılmasını istediklerini belirterek "Başka bir isteğimiz yok, devlet zaten yapması gereken her şeyi yapıyor" dedi.






Öğretmen Demir'in cenazesi Antalya'da toprağa verildi

Afyonkarahisar'da düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 8 kişiden biri olan öğretmen Ayşe Sena Demir'in cenazesi ise Antalya'da toprağa verildi.

Saldırıda yaşamını yitiren öğretmen Demir'in Türk bayrağına sarılı cenazesi Antalya'ya getirildi.

Demir için Muratpaşa Camisi'nde cuma namazının ardından cenaze töreni düzenlendi.

Törene, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Hüseyin Bekmez, öğretmenin babası Ahmet ve annesi Hayrünisa Demir, öğretmenler, yakınları ve vatandaşlar katıldı.

İl Müftüsü Aydın Yığman, törende yaptığı konuşmada, insanlığını, İslam'ını ve ahlakını kaybetmiş bir kişinin yaptığı zulme şahit olduklarını belirterek, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Cenaze namazının kılınmasının ve helallik alınmasının ardından Demir'in cenazesi, Aksu ilçesindeki Kurşunluğu Mezarlığı'nda defnedildi.






3 kişinin cenazesi Kırşehir'de defnedildi

Aynı saldırıda öldürülen 3 kişinin cenazesi de Kırşehir'de toprağa verildi.

Ahmet Uzel (57), Noman Toprak (56) ve Bekir Toprak'ın (50) cenazeleri, Afyonkarahisar'daki otopsi işlemlerinin ardından öğle saatlerinde Kırşehir'e getirildi.

Cenazeler için Medrese Mahallesi'ndeki Kümbetaltı Camisi'nde tören düzenlendi.

Burada öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından 3 kişinin naaşı, Kümbetaltı Mezarlığı'nda defnedildi.

Cenaze törenine, Toprak ve Uzel ailelerinin yakınları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Kentte esnaf olan Uzel ve Toprak ailelerinin 20 yılı aşkın süredir biçerdöver alım satımı yaptıkları öğrenildi.

Yabanlılar Köyleri Derneği Başkanı İdris Durmuş, gazetecilere yaptığı açıklamada, menfur bir saldırıda iki aileden 3 kişiyi kaybettiklerini söyledi.

Allah'tan rahmet dileyen Durmuş, "Kendileri şehrimizde tanınan, toplumda sevilen, ticaretle uğraşan insanlardı. Maalesef saldırıya kurban gittiler" dedi.






Hayatını kaybeden çiftin cenazesi de defnedildi

Afyonkarahisar'daki silahlı saldırıda hayatını kaybeden çift de son yolculuğuna uğurlandı.

Saldırıda yaşamını yitiren Seydi Ahmet Aydoğmuş (73) ve eşi Satı Aydoğmuş'un (69) cenazeleri, yakınları tarafından hastane morgundan alındı.

İhsaniye ilçesine bağlı Kıyır köyünde cuma vakti kılınan cenaze namazının ardından çiftin naaşı, köy mezarlığında toprağa verildi.

Cenazeye çiftin yakınları ile Kaymakam Koray Yanıktepe, Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Lütfullah Göktaş ve vatandaşlar katıldı.






İsmail Şen de son yolculuğuna uğurlandı

Aynı silahlı saldırıda hayatını kaybeden İsmail Şen de son yolculuğuna uğurlandı.

İhsaniye ilçesinde yaşamını yitirenlerden İsmail Şen'in cenazesi, yakınları tarafından hastane morgundan alındı.

Cenaze aracıyla İscehisar ilçesi Olukpınar köyüne getirilen Şen'in cenazesi, Cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.

Cenaze törenine Şen'in yakınlarının yanı sıra İscehisar Kaymakamı Enis Akdağoğlu ve Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Celil Ateşoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı.






Olay

Afyonkarahisar'da dün düzenlenen silahlı saldırıda 8 kişinin hayatını kaybetmesi ve 1 kişinin yaralanması üzerine, 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunulmasıyla bölgeye jandarma ekipleri sevk edilmişti.

Ayazini köyü mevkisinde 3 kişinin, Kıyır köyü mevkisinde de 3 kişinin silahla öldürüldüğü belirlenmişti.

Yukarıtandır köyünde ise yaralı bulunan 2 kadın, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmişti.

Yaralı bulunan başka bir kişi de tedavi altına alınmıştı.

Olayda hayatını kaybedenlerin Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50), Noman Toprak (56), Seydi Ahmet Aydoğmuş (73), Satı Aydoğmuş (68), İsmail Şen (61), Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) olduğu öğrenilmişti.

Eskişehir'e kaçan şüpheli, Seyitgazi ilçesi kırsal Kırka Mahallesi'nde bir aracı gasbetmiş, vatandaşlar, şüphelinin ilçeye bağlı kırsal Taşlık Mahallesi'nde olduğu yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunmuştu.

Jandarma ekipleri, şüphelinin kullandığı aracı kırsal Taşlık Mahallesi'nde çamura saplanmış şekilde bulmuştu. Araçta pompalı tüfek ile çok sayıda fişek ele geçirilmişti.
Şüpheli, dün Eskişehir'de güvenlik güçlerince yakalanmıştı.






Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı

Son dönemlerde ülkemizde kaygı verici bir hızla tırmanan şiddet sarmalı, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık, sosyo-ekonomik, psikolojik, kültürel ve hukuki dinamiklerin kesişiminden doğan yapısal bir krizdir

06.11.2026 14:15:00
Hasan Gündoğdu
 
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Sokakta, okulda, trafikte ve dijital mecralarda karşımıza çıkan bu kontrolsüz öfke, esasen toplumsal bağların ve kurumsal güvenin zayıfladığının en somut göstergesidir.

Toplumda derinleşen şiddet eğiliminin temel nedenleri ve bu kördüğümü çözecek bütüncül stratejiler şu şekildedir:






Şiddet eğiliminin temel nedenleri

Ekonomik Bunalım ve Gelecek Kaygısı: Enflasyon, geçim sıkıntısı ve gelir adaletsizliği bireyler üzerindeki kronik stres yükünü artırmaktadır. Ekonomik daralma, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan insanlarda çaresizlik hissi yaratmakta, bu his ise tolerans eşiğini düşürerek en ufak bir kıvılcımda öfke patlamalarına yol açmaktadır.

Hukuki Cezasızlık Algısı ve Adalet Duygusunun Aşınması: Toplumda suç işleyenin hak ettiği cezayı almayacağına dair oluşan "cezasızlık algısı" en büyük tetikleyicilerden biridir. İnfaz yasalarındaki boşluklar, denetimli serbestlik uygulamalarının suistimali ve yargı süreçlerine duyulan güvenin zayıflaması, potansiyel suçluları cesaretlendirirken mağdurları savunmasız bırakmaktadır.

Dijital Deformasyon ve Şiddetin Normalleşmesi: Sosyal medya algoritmalarının linç kültürünü, nefreti ve agresif söylemleri öne çıkarması toplumsal empatiyi köreltmektedir. Özellikle kontrolsüz dijital oyunlar, mafya ve suç temalı popüler diziler, şiddeti bir "güç ve saygınlık kazanma aracı" olarak sunarak genç zihinlerde normalleştirmektedir.






Toplumsal Kutuplaşma ve Empati Kaybı: Siyasi, kültürel ve sosyo-ekonomik eksenlerde yaşanan keskin kutuplaşma, "biz ve onlar" ayrımını derinleştirmektedir. Kendisinden olmayanı düşmanlaştıran bu dil, diyalog zeminini yok etmekte ve farklılıklara karşı tahammülsüzlüğü körüklemektedir.

Ruh Sağlığı Hizmetlerine Erişimsizlik: Yaşanan kolektif travmalar, stres ve gelecek kaygısı toplumsal ruh sağlığını bozmuştur. Buna karşın, nitelikli psikolojik destek ve psikiyatri hizmetlerine erişimin kısıtlı veya maliyetli olması, bireylerin öfke ve dürtü kontrol sorunlarıyla tek başlarına kalmalarına neden olmaktadır.






Yapısal ve bütüncül çözüm önerileri

Şiddeti azaltmak dönemsel operasyonlarla değil, devletin tüm kurumlarının ve sivil toplumun ortak iradesiyle hayata geçirilecek köklü reformlarla mümkündür.

Hukuki ve Cezai Reformlar (Caydırıcılık)

İnfaz Sisteminin Yeniden Yapılandırılması: Kamu düzenini bozan, kadına, çocuğa ve canlılara yönelik şiddet suçlarında "yatarı olmayan" cezalar tamamen kaldırılmalıdır. Suçluların denetimli serbestlik veya af benzeri düzenlemelerle kısa sürede sokağa dönmesi engellenmelidir.

Bireysel Silahlanmaya Sıkı Denetim: İnternet üzerinden ruhsatsız silah, pompalı tüfek ve kesici alet satışına yönelik cezai yaptırımlar en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Bireysel silah edinme şartları ağırlaştırılmalıdır.






Eğitim ve Dijital Alanın Regülasyonu (Önleyicilik)

Okullarda Öfke Kontrolü ve Medya Okuryazarlığı: Müfredata erken yaşlardan itibaren empati, akran zorbalığı ile mücadele, öfke yönetimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği dersleri entegre edilmelidir.

Medya İçeriklerinin Sıkı Denetimi: Geleneksel televizyon dizilerinde ve dijital platformlarda suç örgütlerini, mafyatik ilişkileri ve kadına yönelik şiddeti estetize eden yapımlara yönelik yaptırımlar ekonomik cezaların ötesine geçmeli, lisans iptallerine kadar uzanmalıdır.






Sosyal Destek ve Sağlık Politikaları (Rehabilitasyon)

Ücretsiz Ruh Sağlığı Merkezleri: Her mahallede veya aile sağlığı merkezlerinde halkın ücretsiz yararlanabileceği Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri (TRSM) yaygınlaştırılmalıdır. Psikolojik destek almak bir lüks olmaktan çıkarılmalıdır.

Suçluların Rehabilitasyonu: Cezaevleri sadece tecrit alanları değil, mahkumların öfke kontrolü ve psikolojik rehabilitasyondan geçerek topluma kazandırıldığı merkezler haline getirilmelidir. Rehabilitasyon sürecini tamamlamayanların tahliyesi zorlaştırılmalıdır.

Her şeyden önemlisi, ülkemizde doğru ekonomi politikalarıyla gelir adaletsizliği çözüme kavuşmalı, insanların ekonomik, siyasi, hukuki, toplumsal her sahada yeniden güven duygusunu kazanabilmesi sağlanmalıdır.

Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor

Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında 57 gün önce kaybolan 11 aylık Büşra bebekle ilgili, devam eden geniş çaplı arama çalışmalarına rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

06.11.2026 12:32:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor
Sivas'ta 10 Eylül 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine arama çalışmaları başlamıştı. Bebeğin bulunması için AFAD, Jandarma ve diğer ekipler tarafından kırsalda geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Çalışmalar sürerken, soruşturmayı yürüten Divriği Cumhuriyet Savcılığı verilen şüpheli ifadeler üzerine anne E.B(27) ve baba Y.B(41)'nin de aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklanarak cezaevine konuldu.






Değişen ifadeler işi çıkmaza soktu

Aile bireyleri kolluk kuvvetlerine verdikleri ilk ifadede bebeğin yabani hayvanlar tarafından kaçırılmış olabileceği yönünde oldu. Anne E.B. daha sonra ifadesini değiştirip bebeği baba Y.B'nin öldürdüğünü iddia etti. Anne cezaevinde yine babayı suçlayarak babanın bebeği sattığını iddia etti. İddia üzerine Diyarbakır'da bebeği satın aldığı düşünülen M.K' gözaltına alınarak alınan ifadesinin ardından suçsuz olduğu düşünülüp serbest bırakıldı.

Adli Tıp Raporu bekleniyor

Arama çalışmalının ilk gününde Büşra ve ailesinin ikamet ettiği çadırdan yaklaşık 3 km uzaklıkta Büşra'ya ait olduğu değerlendirilen t-shirt, zıbın ve alt bebek bezi bulunmuştu. Buluntuların Büşra'ya ait olup olmadığının anlaşılması, üzerinde kan veya soruşturmaya etki edecek farklı bir bulgu yer alıp almadığının incelenmesi için adli tıp kurumuna gönderildi. Soruşturmadaki şüphelerin netleşmesi için adli tıp kurumundan gelecek sonuçlar bekleniyor.








Arama çalışmaları sürüyor

Adli Tıp Kurumu'ndan bebeğe ait kıyafetlerle ilgili sonuç beklenirken AFAD ve Jandarma ekipleri, 57. Gününde kırsaldaki arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor, Köpek ve dron da kullanılarak yapılan arama çalışmalarında aradan yaklaşık 2 ay geçmesine rağmen herhangi bir ize rastlanılamadı.

Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi

Amasya'da bir kafede çıkan yangında içeride bulunan 3 kişi dumandan etkilendi

05.11.2026 11:56:00
İHA
 
Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi
Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi
Edinilen bilgiye göre, Sultan II. Bayezid Camii yanındaki bir kafeden dumanların yükseldiğinin bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve acil sağlık ekipleri yönlendirildi






Yangının çıktığı alana itfaiye ekibi müdahale etti. İçerideki çalışan olduğu öğrenilen 2 kişi ve bitişikteki işyerindeki 1 kişi dumandan etkilendi. Ambulanslarla hastaneye kaldırılan çalışanların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.








Söndürülen yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.






Adana'da 14 katlı apartmanın sakinlerini istinat duvarı korkusu sardı

Adana'da 14 katlı apartmanın istinat duvarının temelinde toprağın kayması sonucu boşluk oluşması nedeniyle korku yaşayan vatandaşlar, "Önlem alınması için illa birilerinin ölmesi mi gerekiyor" diyerek yetkililere çağrıda bulundu

05.11.2026 11:47:00
İHA
 
Adana'da 14 katlı apartmanın sakinlerini istinat duvarı korkusu sardı
Adana'da 14 katlı apartmanın sakinlerini istinat duvarı korkusu sardı
Merkez Sarıçam ilçesi Gültepe Mahallesi'nde bulunan 14 katlı Ataş Apartmanı'nın çevresindeki istinat duvarının temelinde, toprağın kayması nedeniyle büyük ölçüde boşluk oluştu. Apartman sakinleri, yan tarafta bulunan inşaat çalışması sırasında Sarıçam Belediyesi'ne ait araçların bölgede kazı çalışması yaptığını, ardından etkili olan yağışlarla birlikte toprağın kayarak duvar temelinin altının boşaldığını öne sürdü.






Duvarın alt kısmındaki toprağın tamamen çekilmesiyle temelinin büyük ölçüde desteksiz kaldığı görüldü. Söz konusu durumun hem apartman sakinleri hem de duvarın hemen altından geçen vatandaşlar açısından tehlike oluştururken, duvarın dibinden vatandaşların yürümeye devam ettiği de görüldü.








"Önlem alınması için illa birilerinin ölmesi mi gerek"

Apartman sakinlerinden Recep Demirboğa, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, duvarın durumunun kötü olduğunu söyleyerek, "Her yağmur yağdığında daha da aşınıyor. Burayı oymuşlar ve göçmeye başlamış. Burada bulunan istinat duvarı yıkılmak üzere. Duvarın arkasında 14 katlı bina bulunuyor. Bu çok büyük bir tehlike. Belediye gelmiş ama çözüm yok. Buna çok acil çözüm bulunması gerekiyor. Duvarın altından yol geçiyor, çok tehlikeli. Önlem alınması için illaki birilerinin ölmesi mi gerekiyor' Böyle olmaz. Arabalar, yayalar ve burada yaşayan insanlar için çok büyük bir tehlike" dedi.








"Belediye bize geri dönüş yaptı fakat suçu bizde buldu"

Hakan Özbak ise istinat duvarının altında bulunan toprağın sel sonucu aktığını anlatarak, "Belediyeye başvurduk ve site avukatı aracılığıyla gerekli yerlere dava açtık. Belediye bize geri dönüş yaptı fakat suçu bizde buldu. Burada belediyenin araçları çalışma yaparak toprağı kazdılar. Fakat suçu bize attılar. Belediye bu duvarı bizim yaptırmamızı istedi. Burada çocuklar oynarken duvar yıkılsa ve birisine bir şey olsa hesabını kim verecek' Böyle bir durumda suç kime atılır bilmiyorum. Yetkilileri buraya davet ediyorum. Bir an önce burayı gelsinler ve görsünler. Bir an önce buranın yapılması lazım. Kendi imkanlarımızla istinat duvarının temelindeki açığı doldurduk. Önlemimizi almaya çalıştık ama nereye kadar" şeklinde konuştu.













Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı

Karaman'da yolcu minibüsü ile cipin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı

05.11.2026 11:45:00
İHA
 
Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı
Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı
Kaza, Tabduk Emre Mahallesi Şehit Hakan Yılmaz Caddesi üzerinde bulunan üst geçidin altındaki kavşakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, A.F. idaresindeki 70 M 0205 plakalı yolcu minibüsü ile A.G. yönetimindeki 70 ABP 578 plakalı cip kavşakta çarpıştı.






Çarpışmanın şiddetiyle kontrolden çıkan minibüs savrularak kaldırıma çıktı. Kazada minibüs sürücüsü A.F. ile minibüste bulunan 2 yolcu ve cipteki 1 kişi olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 






Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.






Sakarya'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın: 12 yaralı

Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde işçilerin konakladığı 64 yataklı konteynerde çıkan yangında yaralanan 12 kişiden 3'ünün durumunun ağır olduğu öğrenildi

04.11.2026 13:59:00
İHA
 
Sakarya'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın: 12 yaralı
Sakarya'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın: 12 yaralı
Adapazarı ilçesi Korucuk Mahallesi'ndeki inşaat alanında dün akşam saat 19.27 sıralarında meydana gelen olayda, işçilerin konakladığı konteynerlerde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıkmış, Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekiplerinin 9 araç ve 21 personelle müdahale ettiği alevler kısa sürede söndürülmüştü.






64 yataklı konteynerin küle döndüğü yangının ardından yaralı sayısı da netleşti. Edinilen bilgilere göre, çıkan yangında 9'u hafif, 3'ü ağır olmak üzere toplam 12 kişi yaralandı. Olay yerinde sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, ambulanslarla 






kaldırıldıkları hastanelerde tedavi altına alındı. Yaralıların tedavilerinin devam ediyor. Olayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.

Tekirdağ'da sağanak yağış

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün uyarılarının ardından Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde sağanak yağış etkili oldu. Aniden bastıran yağmura hazırlıksız yakalanan vatandaşlar, yağıştan korunmak için kapalı alanlara ve iş yerlerinin tenteleri altına sığındı. Bazı vatandaşlar ise şemsiyelerini açarak yollarına devam etti

03.11.2026 13:17:00
İHA
 
Tekirdağ'da sağanak yağış
Tekirdağ'da sağanak yağış
Kent merkezinde etkisini gösteren sağanak yağış, günlük yaşamı da etkiledi. Yağmura sokakta yakalanan vatandaşlar, korunmak için çevredeki kapalı alanlara yönelirken, yanında şemsiye bulunanlar ise yağışa aldırış etmeden yürümeyi sürdürdü.






Süleymanpaşa'da yağmur altında yürüyen vatandaşlar ve sağanak sırasında yaşanan hareketlilik kameralara yansıdı.













Antalya'da denizde bir kişinin cansız bedeni bulundu

Antalya'da balık tutan vatandaşların fark etmesi üzerine denizde 30'lu yaşlarda bir erkeğe ait cansız beden bulundu

03.11.2026 13:16:00
İHA
 
Antalya'da denizde bir kişinin cansız bedeni bulundu
Antalya'da denizde bir kişinin cansız bedeni bulundu
Olay, sabah 09.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi Lara Caddesi'nde bulunan Düden Şelalesi'nin denize döküldüğü noktada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgede balık tutan vatandaşlar deniz yüzeyinde üzerinde kıyafetleri bulunan bir şahsın hareketsiz şekilde durduğunu fark etti.






Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesi üzerine adrese Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'ne bağlı bot sevk edildi. İhbar üzerine bölgeye ulaşan deniz polisi suda hareketsiz şekilde yatan şahsın bota alarak Kaleiçi Yatlimanı'na getirdi.








Üzerinden kimlik çıkmadı

Burada sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde kimliği belirsiz şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Üzerinden kimlik çıkmayan 30'lu yaşlarındaki şahsın kimliğinin tespit edilmesi için Olay Yeri İnceleme ekipleri parmak izi aldı. 






Falezlerden düşerek hayatını kaybettiği değerlendirilen şahsın cenazesi Olay Yeri İnceleme ekibinin çalışmasının ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.






Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü

İstanbul Esenyurt'ta aniden bastıran yağışın ardından yolda çökme meydana gelirken, bir ticari taksi oluşan dev çukura düştü

03.11.2026 00:04:00 / Güncelleme: 03.11.2026 00:09:23
İHA
 
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Esenyurt'ta yağmur sonrası yol çöktü: Ticari taksi çukura düştü
Olay, Esenyurt Bağlarçeşme Mahallesi Ahmet Arif Caddesi üzerinde meydana geldi. Aniden bastıran yağmurun ardından yol çöktü. O sırada caddedeki çukuru fark edemeyen ticari taksi sürücüsü, aracıyla çukura düştü.






İhbar üzerine bölgeye polis, zabıta ve belediye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri ve çevredeki vatandaşların yardımıyla çukurdan çıkarılan araçta hasar meydana geldi. Olayda yaralanan olmadığı öğrenildi.








Yağışın devam etmesiyle birlikte yoldaki çukurun giderek genişlediği görüldü. Ekipler, açılan çukurun çevresine güvenlik şeridi çekerek önlem aldı. Cadde üzerinde trafik akışı kontrollü şekilde sağlanırken, bölgede ekiplerin çalışmaları sürdü.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.