logo
20 EYLÜL 2026

Gulf Stream ve BOP

Dünyadaki okyanuslar içinde hareket halinde olan büyük akıntılar bulunmaktadır. Bu akıntıların, su döngüsü ve hava durumu üzerinde çok büyük etkisi vardır

20.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Gulf Stream ve BOP
Gulf Stream ve BOP
Dünyadaki okyanuslar içinde hareket halinde olan büyük akıntılar bulunmaktadır. Bu akıntıların, su döngüsü ve hava durumu üzerinde çok büyük etkisi vardır.

Gulf Stream akıntısı, Meksika Körfezinden Atlantik Okyanusunu geçerek İngiltere'ye doğru akan bir akıntı olup çok iyi bilinen bir sıcak su akıntısıdır. Gulf Stream günde 97 kilometre (60 mil) hızla dünyadaki bütün nehir sularının yaklaşık 100 katı civarında bir su kütlesini hareket ettirir.

Başta İngiltere'nin batısı olmak üzere bazı alanların hava durumunu etkileyen Gulf Stream akıntısı, sıcak iklimlerin sıcak sularını Kuzey Atlantik'e doğru hareket ettirir.  







Buzullar, bütün kara alanın %10–11'ni kapsar. Şayet bütün buzullar bugün erimiş olsaydı, denizler yaklaşık 70 metre (230 feet) daha yükselirdi.   Bütün bu bilgilerin BOP projesi ile çok yakından alakası bulunmaktadır.

Observer gazetesinin 22 Şubat 2004 sayısında çıkan "Pentagon'dan Bush'a: İklim Değişikliği Bizi Yok Eder" başlıklı raporda önemli uyarılar yapıldığına dikkat çekilmektedir: Gelecek 20 yıldaki iklim değişiklikleri global bir felaketle sonuçlanarak milyonlarca insanın savaşlar ve doğal afetlerde ölmesine yol açabilir...

Observer'ın eline geçen bu gizli rapora göre, Avrupa devletleri ve ABD'nin büyük kısmı yükselen deniz seviyesinin altında kalacak ve Britanya 2020'de bir "Sibirya" iklimine teslim olacaktır.

Nükleer savaşlar, dev kuraklıklar, açlık ve yayılan çatışmalar dünyanın her yerinde görülecek... Rapora göre ani iklim değişiklikleri gezegeni anarşinin eşiğine getirecek, devletler nükleer silahlarını, azalan besin, su ve enerji kaynaklarını korumak için birbirlerine çevireceklerdir.  







Nitekim The Guardian gazetesinin özel raporunda "Dünya, 2050 yılında verimli ve güvenli topraklarıyla Ortadoğu'ya ve özellikle Türkiye'ye mecburdur" denilmektedir.  The Observer'in açıkladığı Pentagon raporuna göre, önümüzdeki 20 yıl içinde küresel ısınma ve başta iklim bozuklukları nedeniyle bilhassa Avrupa ülkeleri, ciddi kaynak darlığı çekecek, kuraklık ve açlık hâkim olacaktır.

Küresel ısınma ile eriyen buzların ABD ile İngiltere arasında yer alan sıcak su akıntısını soğutması ve buzulların erimesi ile özellikle Avrupa'nın batısı ile Amerika kıtasında çok ciddi iklim değişiklerinin yaşanması kaçınılmazdır.

Bilim adamlarının tespitlerine göre çok eski yıllarda bu sıcak su akıntısının buzulların erimesi ile soğuması defalarca tekrar etmiştir.







Basına sızdırılan bu bilgi yeni bir bilgi değildir. Bilim adamları tarafından uzun zamandan beri bilinmekte ve çeşitli toplantılarda dile getirilmektedir.

Mesela Woods Hole Oşinografi Enstitüsü, Massachusetts'ten Robert Gagosian'ın teorisine göre; global ısınma eriyip okyanuslara karışan su miktarını sürekli artıracak, bu da sıcak Gulf Stream akıntısının ani olarak yolunu değiştirmesine ve Kuzey Atlantik'e uğramamasına yol açacaktır.  

Bu sayede ani bir global iklim değişikliği başlayacak, ve kendini dünyanın çeşitli yerlerinde çeşitli şekillerde gösterecektir. Soğuk bölgelerde hava, daha da soğuyacak ve sıcak bölgelerde kuraklık ve çölleşme artacak; kasırga ve Muson kuşağında ise bu hava olaylarının şiddeti afet boyutlarına ulaşacak.







Bütün bunlar Amerikan kıtasının çok yakın bir gelecekte Gulf Stream'deki değişiklik nedeni ile sanki bir buzul çağına gireceğini göstermektedir. Bu süreci uzun zamandan beri bilen ABD, önceleri kendisine uzayda vatan aramaya çalıştı. Ancak buradan netice alamayınca kendisine yaşanabilir bölge olarak "verimli hilal" diye ifade edilen Anadolu ve Ortadoğu topraklarını seçmiştir. 






Anglo Sakson'ların geçmişte kendisine Amerika kıtasını seçtiğinde orada yaşayan yerli halka ne yaptığı ise açıkça ortadadır. Şimdi aynı süreç, BOP adı altında coğrafyamız için Irak, Afganistan ve Suriye ile başlamış gözüküyor.

Unutmayalım ki, BOP'ta nihai hedef ülkemizdir. Buna dur diyecek olan elbette güçlü devlet, güçlü asker, güçlü millet birlikteliği ile Türk milleti olmalıdır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"

Bölgede etkili olan şiddetli sağanak yağış sonrası meydana gelen heyelanda 3 katlı bir binanın altındaki toprak kütlesi koptu

19.09.2026 19:31:00
İHA
 
Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"
Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"
Doğu Karadeniz genelinde dün akşam saatlerinde başlayan kuvvetli yağış bölgede hayatı olumsuz etkiledi. Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Merkez Mahallesi'nde aşırı yağışlar sonucu heyelan meydana geldi. Yamaçtan kopan dev toprak kütlesi, 3 katlı bir konutun alt kısmını boşaltarak yapının askıda kalmasına yol açtı.
 







Olay anında yaylada olduğunu ve haberi sonradan aldığını belirten ev sahibi Fatma Şimşek, "Dün akşam burada bir afet oldu, çok büyük bir yağmur yağdı. O an kimse bir şey duymadı. Evin altı tamamen koptu. Sabahleyin oğlum kalkıp çaya giderken evin dibinin çöktüğünü görmüş. Ben yayladaydım, beni aradığında şok oldum. Geldiğimde bu manzarayla karşılaştım" dedi.








Sabah saatlerinde çay biçmek için uyanan eşinin durumu fark etmesiyle dışarı çıktıklarını dile getiren Ayşe Şimşek ise "Sabah saat 05.00-05.30 sularıydı. Eşim çay biçmeye gitmek için kalkmıştı. Çocuğun üzerini örttükten sonra dışarıdaki yağmura bakmak için camdan başını uzattı. Toprağın kaydığını görünce hemen yanıma gelip 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı. Çocukları alelacele alıp panikle kendimizi dışarı attık" ifadelerini kullandı.
 







Önce muhtarı daha sonra AFAD'a durumu bildirdiklerini sözlerine ekleyen Ayşe Şimşek, "Ekipler binanın temelinde içeriye doğru bir çökme olmadığını, yağıştan dolayı zeminin daha fazla zarar görmemesi için kopan alana branda (naylon) serilmesi gerektiğini belirttiler. Şu an için tahliye kararı verilmedi ancak yağış durup hava açtığında ekipler daha kapsamlı bir teknik inceleme için tekrar gelecek" diye konuştu.

Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası

Bursa'da 192 yıllık tarihi binanın restorasyonunda çalışan işçi, kolunu iş makinesine kaptırarak yaralandı

19.09.2026 12:09:00
İHA
 
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'nın Mudanya ilçesinde 192 yıl önce Rum Ortodoks Kilisesi olarak inşa edilen, 1993 yılında Mudanya Belediyesi tarafından onarılıp Uğur Mumcu Kültür Merkezi haline getirilen tarihi yapının şimdiki restorasyonu sırasında iş kazası meydana geldi. Çalışma sırasında kolunu iş makinesine kaptıran H.Ç. yaralanırken, olayla ilgili polis ve olay yeri inceleme ekipleri çalışma başlattı.






Olay, saat 11.00 sıralarında Mütareke Mahallesi Mustafa Kemal Paşa Caddesi üzerinde bulunan Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tarihi binadaki restorasyon çalışmaları sırasında işçi H.Ç., çalıştığı esnada kolunu iş makinesine kaptırdı.








H.Ç.'nin yaralandığını gören çalışma arkadaşları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan H.Ç., ambulansla Bursa Şehir Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.








İş kazasının ardından olay yerine polis ekipleri ile olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi. Ekipler, restorasyon çalışmalarının sürdüğü alanda inceleme yaparak kazanın meydana geldiği noktada gerekli tespitlerde bulundu.








1834 yılında inşa edilen ve yaklaşık 192 yıllık geçmişe sahip Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde restorasyon çalışmalarının Mudanya Belediyesi tarafından yürütüldüğü öğrenildi.
Polis ekipleri, kazanın meydana geliş şeklinin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!


 
 
Alzheimer, sadece hastayı değil, yakın çevresini de derinden etkiliyor! Bilimsel verilere göre Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte 10 etkili önlem...
 

19.09.2026 00:10:00 / Güncelleme: 19.09.2026 06:10:44
Murat Çorbacı
 
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!

Son yıllarda yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer (Alzaymer diye okunur) hastalığının görülme sıklığı giderek artıyor. Ülkemizde yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer hastalığıyla mücadele ederken, 2050 yılına kadar bu sayının 2.5 katına çıkması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer'ın ilk belirtileri ortaya çıkmadan yaklaşık 20 yıl önce beyinde değişikliklerin başlayabildiğine dikkat çekerek, "Yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen risklere rağmen, yaşam tarzıyla ilişkili bazı risk faktörlerini kontrol altına almak mümkün. Bu nedenle beyin sağlığını korumaya yönelik önlemlere erken yaşlardan itibaren önem vermek gerekir. Bilimsel veriler, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile Alzheimer riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında, Alzheimer riskini azaltmada 10 etkili önlem ile tanı ve tedavide umut veren gelişmeleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.







Beyin hücreleri zarar görüyor

Beyin hücrelerinin ilerleyici bir şekilde hasar görmesi ve kaybedilmesiyle ortaya çıkan Alzheimer hastalığı sadece hastanın değil, ailesinin ve yakın çevresinin de yaşamını derinden etkiliyor. Sinsice başlayıp ilerleyen hastalıkta ilk belirtiler genellikle yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrar tekrar sorulması veya tanıdık kelimelerin hatırlanamaması şeklinde kendini gösteriyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, ilerleyen evrelerde bireyin planlama becerisinin zayıfladığını, zaman ve mekan algısının bozulduğunu, kişilik değişiklikleri ortaya çıktığını ve sonuçta en temel günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, "Alzheimer hastalığı bireysel olduğu kadar ailevi ve toplumsal bir sağlık sorunudur; hastalığın ilerleyici doğası hastaların giderek bağımsızlığını yitirmesine, bakım verenlerin ise ciddi fiziksel, psikolojik ve ekonomik yüklerle karşılaşmasına neden olmaktadır" dedi.







Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan etkenler!

Alzheimer'in ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce oluşmaya başladığını belirten Prof. Dr. Neşe Tuncer, "Dolayısıyla 70'li yaşlarda bellek yakınması yaşayan bir bireyde süreç aslında 50'li yaşlarda başlamış olabilir. Bu durum, sağlıkla ilgili orta yaşta alınan kararların, yaşlılıkta beyin sağlığını doğrudan belirlediğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan başlıca yaşam alışkanlıkları ve risk faktörlerini şöyle sıraladı: "Düzenli egzersiz yapmamak, kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol ve tedavi edilmeyen hipertansiyon, tedavi edilmeyen işitme kaybı, diyabet ve insülin direnci, obezite, sigara, alkol kullanımı, sosyal izolasyon ve yalnızlık, yetersiz ve kalitesiz uyku, sağlıksız beslenme, işlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenme, depresyon, kafa travması öyküsü, hava kirliliğine maruz kalma."







Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte, 10 etkili önlem!

Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer riskini azaltan 10 etkili önlemi şöyle açıkladı:

Düzenli egzersiz

Düzenli egzersiz, beyin sağlığını korumada önemli bir rol oynamaktadır. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) beynin bellek merkezi olan hipokampusun hacmini artırmakta ve yeni sinir bağlantılarının oluşmasını desteklemektedir. Bilimsel çalışmalar, fiziksel aktivite ve düzenli egzersizin bilişsel gerileme ve Alzheimer riskinin azaltılmasına önemli katkılar sağladığını göstermektedir.







Sağlıklı ve dengeli beslenme

Sağlıklı beslenme kapsamında özellikle Akdeniz tipi beslenme (bol sebze-meyve, zeytinyağı, balık, kuruyemiş, tam tahıllar) beyin ve damar sağlığını desteklemektedir. Haftada en az iki kez balık tüketimi omega-3 yağ asitleri sayesinde beyin hücrelerini korumaktadır. İşlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenmeden uzak durmak gerekir.

Kaliteli ve yeterli uyku

Kaliteli ve yeterli uyku hastalığı önlemede büyük önem taşımaktadır. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beynin gün içinde biriken zararlı proteinleri temizlemesini sağlayan glimfatik sistemin etkin çalışması için zorunludur. Uyku apnesi mutlaka değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.







Beyni aktif tutmak ve yaşam boyu öğrenmek

Bilişsel aktivite kapsamında yaşam boyu öğrenme, okuma, yeni beceriler edinme, dil öğrenme ve enstrüman çalma gibi aktiviteler beynin 'bilişsel rezervini' güçlendirmektedir. Bilimsel çalışmalar, iki dil konuşan bireylerde Alzheimer belirtilerinin 4-5 yıl daha geç ortaya çıktığını göstermiştir.

Sosyal bağları güçlü tutmak

Aile ve arkadaşlarla düzenli iletişim kurmak, sosyal ve toplumsal etkinliklere katılmak, sosyal yaşamın içinde olmak ve gönüllülük çalışmaları beyin sağlığını desteklemektedir. Sosyal izolasyon ve düşük sosyal bağlantı, bilişsel gerileme ve Alzheimer açısından değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle sosyal yaşamdan kopmamak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik bütüncül yaklaşımın önemli bir parçasıdır.







Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini kontrol altında tutmak

Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve yüksek kan şekeri gibi kardiyometabolik risklerin kontrol altında tutulması hem damar hem de beyin sağlığı açısından önem taşımaktadır. Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün düzenli takip edilmesi, ilerleyen yıllarda bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı açısından son derece önemlidir. 

Sağlıklı kiloyu korumak

Fazla kilo ve obezite ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlık açısından önem taşıyan, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sağlıklı kilonun korunması; tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi Alzheimer hastalığı açısından önem taşıyan diğer risk faktörlerinin de kontrolüne katkı sağlamaktadır.

Sigara ve alkolden uzak durmak

Sigara ve alkol kullanımı beyin sağlığını olumsuz etkileyebilen, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sigara ve alkolden uzak durmak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik önemli adımlardandır.

İşitme kaybını ihmal etmemek

İşitme kaybının fark edilmesi halinde gecikmeden değerlendirilmesi ve uygun durumlarda işitme cihazı gibi desteklerin kullanılması riski azaltmak açısından önemlidir.

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti azaltmak

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti mümkün olduğunca azaltmak Alzheimer hastalığı da dahil olmak üzere, ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlığı etkileyebilecek risklerin azaltılmasına yönelik koruyucu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturmaktadır.







Erken tanı ve tedavide yeni dönem!

Alzheimer hastalığında erken tanının, tedavinin başarısı için kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Neşe Tuncer "Erken tanı alanında son yıllarda çığır açan gelişmeler yaşanmıştır. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), Alzheimer hastalığı tanısına yardımcı olan ilk kan testini onaylamıştır. Bu test, kanda beyindeki Alzheimer proteinlerini yüksek doğrulukla tespit edebilmektedir. Erken tanı ve hastalığın biyolojik özelliklerinin daha erken dönemde ortaya konulabilmesi, uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle biyobelirteçler ve hastalık seyrini yavaşlatmaya yönelik yeni tedaviler de, Alzheimer ile mücadelede umut veren gelişmeler arasında yer almaktadır" dedi.

Şehidin eşi ve çocuğundan yürek yakan veda

Trafik kazası sebebiyle şehit olan polis memuru Batuhan Sarıyalçınkaya, düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı

18.09.2026 15:44:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şehidin eşi ve çocuğundan yürek yakan veda
Şehidin eşi ve çocuğundan yürek yakan veda
Kırıkkale'de trafik kazası sebebiyle görev yaptığı yolda bir aracın çarpması sonucu şehit olan polis memuru Batuhan Sarıyalçınkaya, düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Törende şehidin eşi polis üniformasını giyerken, 7 yaşındaki oğlu da babasının şapkasını takıp Türk bayrağına sarılı tabuta sarılarak gözyaşı döktü.






Olay, 17 Eylül günü Kırıkkale'nin Bahşılı ilçesi Atadönmez Mahallesi Atatürk Bulvarı'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ölümlü trafik kazasında olay yeri inceleme çalışması yapan polis memuru Batuhan Sarıyalçınkaya (38), başka bir aracın çarpması sonucu ağır yaralandı. Yüksek İhtisas Hastanesi'ne kaldırılan Sarıyalçınkaya, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.







Şehit polis memuru Batuhan Sarıyalçınkaya için Nur Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Türk bayrağına sarılı naaşının başında şehidin ailesi ve mesai arkadaşları gözyaşı döktü. Evli olan Sarıyalçınkaya'nın 2 yaşında Hasan Göktürk ve 7 yaşında Sabri Gökbörü isimli iki çocuğunun bulunduğu öğrenildi. Şehidin eşi Pembe Sarıyalçınkaya, törene eşinin polis üniformasını giyerek katılırken, 7 yaşındaki oğlu Sabri Gökbörü de babasının polis şapkasını taktı. Anne ve oğlu, tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Şehidin kardeşi Ahmet Doğukan Sarıyalçınkaya da dua ederek duygusal anlar yaşadı.







Evli ve iki çocuk babası olan Sarıyalçınkaya'nın naaşı, öğlen vakti kılınan cenaze namazının ardından Giresun'un Şebinkarahisar ilçesine gönderildi. Aslen Erzincanlı olan şehit polis memuru, eşinin memleketi olan ve polislik mesleğine ilk adımını attığı Şebinkarahisar'da toprağa verilecek.








27 Nisan 1988'de Erzincan'da dünyaya gelen Batuhan Sarıyalçınkaya, 23 Eylül 2016'da Giresun İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Şebinkarahisar İlçe Emniyet Müdürlüğünde göreve başladı. Daha sonra Ağrı İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan Sarıyalçınkaya, son olarak Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünde görev yapıyordu.








Cenaze törenine Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim, Garnizon ve Mühimmat Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Durmuş, Belediye Başkanı Ahmet Önal, MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, İl Emniyet Müdürü Mustafa Işık, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hasan Acar, il protokolü, şehidin mesai arkadaşları, ailesi ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Mersin'de sağanak: Su taşkınları yaşandı

Meteoroloji'nin uyarısının ardından Mersin'in bazı bölgelerinde sağanak yağış etkili oldu. Kızkalesi'ne dereden gelen sel suyu ise bölgeyi olumsuz etkiledi

18.09.2026 14:40:00 / Güncelleme: 18.09.2026 14:43:21
İHA
 
Mersin'de sağanak: Su taşkınları yaşandı
Mersin'de sağanak: Su taşkınları yaşandı
Meteoroloji, bugün Akdeniz'in yanı sıra Mersin için hem fırtına hem de kuvvetli yağış uyarısında bulundu. Denizde kuvvetli rüzgar ve fırtına zaman zaman etkili olurken, sabah saatlerinde yağmur başladı. Sıfır rakımdan 2000 rakıma kadar birçok bölgede yağış etkili olurken, Erdemli ilçesi çevresinde kuvvetli yağmur yağdı.






Kuvvetli yağışla birlikte yollarda su birikintileri oluştu, bazı rögarlar taştı. Mersin'in önemli turizm noktalarından Kızkalesi'ne ise dereden sel suları geldi. Sel suları kumsalı aşarak denizle buluşurken, bölgedekileri de olumsuz etkiledi. Ayaş Mahallesi'nde ise yaşanan su taşkını ile yolda biriken kaya parçaları, vatandaşlar tarafından temizlendi.








Yağışların dere ağzında sele neden olduğunu belirten esnaf Ayhan Yıldırım, yağmur sularının denizle buluşmasıyla geçici bir kirlilik oluştuğunu söyledi.








Bu yıl geçen yıla göre yağışların daha erken başladığını ifade eden esnaf Ahmet Dekiş ise, yağışların devam etmesini beklediklerini, ekimde ise yağışlı gün sayısının güneşli günden fazla olacağını tahmin ettiklerini söyledi.













Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi

Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası, aile fertlerinden bazılarına tebligat gitmemesi sebebiyle 17 Aralık saat 09.30'a ertelendi. Dava sonrası açıklamalarda bulunan Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır, "Sevgili Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı. O yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil. Çünkü çok ağır tedavi görüyordu kendisi" dedi

17.09.2026 13:01:00
İHA
 
Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi
Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi
26 Haziran 2026'da hayatını kaybeden usta sanatçı Kadir İnanır'ın vasiyetnamesinin açılma davası için aile fertleri bugün Beykoz Adliyesi'nde bir araya geldi. Saat 10.40'da başlayan davaya İnanır'ın aile fertleri ve ailelerin avukatı katıldı. Usta sanatçının bazı varislerine tebligat gitmemesi sebebiyle dava, 17 Aralık saat 09.30'a ertelendi.

Dava çıkışında Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ve Avukat Hikmet Altunkalem gazetecilere açıklamalarda bulundu.






"Büyük bir çoğunluğa yapılmış ama 2-3 kişiye tebligat yapılamamış"

Süreç hakkında bilgi veren Avukat Hikmet Altunkalem, "Bugün vasiyetnamenin okunmasıyla ilgili duruşma yapıldı, celse yapıldı. Bu celsede bazı mirasçılardan birkaç tanesine tebligat yapılamadığı için tekrar yeniden tebligat yapılarak usul bakımından işlemlerin tamamlanması gerektiğinden duruşma 17 Aralık'a bırakıldı. 17 Aralık'ta vasiyetname okunacak, açıklanacak. Büyük bir çoğunluğa yapılmış ama 2-3 kişiye tebligat yapılamamış. Süreç bu tebligatlar tamamlandıktan sonra önümüzdeki celse 17 Aralık'ta vasiyetnamenin okunmasına geçilecek. Orada bütün mirasçılara vasiyetname okunacak. Kabul edenler kabul edecek, kabul etmeyenler de gerekli hukuki süreci başlatacaklar" dedi.

"17 Aralık'ta bu katılım tamamen sağlanacak, bulunamayanı da bulacağız"

Tebligat ulaşmaması nedenini söyleyen Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ise, "Adres değişiklikleri olanlar var, tatilde olanlar var. O yüzden, yoksa bize katılmama gibi bir sebepten değil. Herkes onun varisi. Onun yeğenleri, onun yetimleri. Hepsi tamamlayacaktır 17 Aralık'a kadar bunu. Gerekirse biz takip edeceğiz. Bu katılım tamamen sağlanacak 17 Aralık'ta. Bulunamayanı da bulacağız. Bu bizim asli görevimiz. Rahmetli dayımıza son görevimiz olacak" ifadelerini kullandı.









"Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı, o yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil"

Kadir İnanır'ın irade sorunu olduğunu söyleyen Levent İnanır, "Herkesin bilmediği bir şey. Ben çok yakınında olduğum için 2018'den beri bu süreç devam ediyor. Sevgili Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı. O yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil. Çünkü çok ağır tedavi görüyordu kendisi. Çok direndi, çok savaştı. O yüzden bekleyeceğiz. Ne olduğunu hiç önemi yok, söylediğim gibi. Kadir dayım ağır tedavi ve ağır ilaçlar kullanıyordu. İrade sorunu vardı. Aralıklı yoğun bakımlar oldu, entübe dönemleri oldu. 7 yılda 3 kere pıhtı attı beyne. Kolay değil o süreç" şeklinde konuştu.









"İçerik ne olursa olsun adalet diye bir şey var"

Vasiyetnamenin içeriğini bilmediklerini dile getiren İnanır, "Değiştiği doğru da içeriğini bilmiyoruz. İçeriğini işte şimdi hâkim hanımdan öğreneceğiz. Ama söylüyorum içerik ne olursa olsun adalet diye bir şey var. 2015'te verdiği bir vasiyeti 2022'de değiştiriyor, aynı tarihte tekrar değiştiriyor. Biraz kafa karıştıran bir durum var. Dediğim gibi, irade sorunu vardı Kadir dayımın 68 yaşında yeğeni var burada. 25 yaşında yeğeni var, 23 yaşında yeğeni var. Birçoğu yetim onların. Ve onlar her zaman dayılarına veya amcalarına son derece biat etmiş insanlardır. 68 yaşında abimin sigara içtiğini bilmez Kadir dayım. Böyle bir saygı ve böyle bir biat kültürü var bizde. Bunun bir karşılığı yok mudur" değerlendirmesinde bulundu.
Vasiyetname değiştirme konusunda bilgi de veren Avukat Altunkalem, "2015'te yapmış olduğu vasiyetnameyi 2022'de iki tane vasiyetname düzenlemiş olduğu görülüyor ama şimdi 2015'teki vasiyetnameyi bu 2022'deki yapmış olduğu noterdeki düzenlemeyle iptal etmiş olabilir, değiştirmiş olabilir veya yeni bir vasiyetname düzenlemiş olabilir. Bunların hepsi ihtimal dahilindedir" dedi.

Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı

Manisa'da polis ekiplerince sokak satıcılarına yönelik özel harekat destekli düzenlenen eş zamanlı uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 23 şüpheliden 20'si tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.09.2026 07:00:00
İHA
 
Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı
Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı
Manisa Valiliği koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri zehir tacirlerine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" yapan şahıslara yönelik yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, farklı tarihlerde uyuşturucu satışı yaptığı delillendirilen 23 şüpheli tespit edildi.








Manisa, Akhisar ve Soma Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda harekete geçen ekipler, Manisa il merkezi, Akhisar ve Soma ilçelerinde şafak vakti eş zamanlı operasyon düğmesine bastı. Özel harekat polislerinin de destek verdiği baskınlarda "torbacı" tabir edilen 23 sokak satıcısı kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.








Şüphelilerin ikamet ve üst aramalarında yapılan incelemelerde; bin 989 adet sentetik ecza hap, 9 adet ecstasy hap, 6,4 gram metamfetamin, 5,24 gram esrar, 3,53 gram sentetik kannabinoid ile 2 adet ruhsatsız silah ve bu silahlara ait 28 adet fişek ele geçirildi.

 







Emniyetteki sorgularının ardından "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçlamasıyla adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 20'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Erzurum Palandöken Kaymakamı ve korumasına soruşturma açıldı

Erzurum'un Palandöken ilçesi Kaymakamı Yunus Kızılgüneş ve korumasının "bir köpeğe tekme attığı ve korumasının silah çektiği" iddialarına yönelik görüntülere ilişkin idari ve adli inceleme başlatıldı

17.09.2026 01:00:00 / Güncelleme: 17.09.2026 01:02:33
İHA
 
Erzurum Palandöken Kaymakamı ve korumasına soruşturma açıldı
Erzurum Palandöken Kaymakamı ve korumasına soruşturma açıldı
Erzurum'da Palandöken Kaymakamı Yunus Kızılgüneş'in de ikamet ettiği sitenin güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, bir vatandaşın köpeğini gezdirmeye çıkardığı, o esnada kendisini almaya gelen makamı aracına doğru yönelen Kaymakam Yunus Kızılgüneş'in köpeğe tekme attığı, sonrasından ise korumanın araçtan silahı alıp geldiği görülüyor. Görüntülerin kamuoyuna yansımasıyla Erzurum Valiliği ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti.








Erzurum Valiliği konuyla ilgili yaptığı basın açıklamasında, "15 Eylül 2026 tarihinde bazı yazılı basın organları ile sosyal medya hesaplarında Palandöken Kaymakamı ve koruma görevlisi ile ilgili iddialara ve görüntülere yer verilmiştir. İddia ve görüntülerin tüm yönleriyle araştırılması ve olayın gerçek mahiyetinin ortaya çıkarılması amacıyla Valiliğimizce idari araştırma ve inceleme başlatılmıştır" denildi.








Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada da, gelişmelerle ilgili soruşturma açıldığı belirtilerek, "Kamuoyunun doğru ve eksiksiz şekilde bilgilendirilmesi amacıyla kamuoyuna yansıyan görüntülere ilişkin olarak aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği hasıl olmuştur. Bir kısım haber siteleri ve sosyal medya platformlarında, 'Palandöken Kaymakamı'nın köpeğe tekme attığı ve korumasının silah çektiği' şeklinde yer alan haberlerdeki görüntülere ilişkin olarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayın bütün yönleriyle ilgili 4 Eylül 2026 tarihinde soruşturma işlemlerine başlanmıştır. Soruşturma işlemleri titizlikle ve çok yönlü olarak devam etmektedir" denildi.








Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi

Antalya'da Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun tabancayla vurularak öldürülmesine ilişkin soruşturmada hazırlanan iddianame, mahkeme tarafından kabul edildi. Sanığın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi

16.09.2026 13:51:00
İHA
 
Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi
Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi
Olay, 14 Eylül 2025 gecesi Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi'ndeki bir restoranda meydana geldi. Alkollü olarak işletmeye geldiği belirtilen Ceyhun B., içeri alınmaması üzerine işletme sahibi Haluk Altın ile tartıştı. Çalışanların araya girmesiyle taraflar ayrıldı. Bir süre sonra restorana geri dönen Ceyhun B., yanında getirdiği tabancayla Haluk Altın'a ateş etti. Ağır yaralanan Altın için 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunuldu. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Haluk Altın, doktorların tüm çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Altın'ın cansız bedeni, incelemelerin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Hayatını kaybeden Haluk Altın'ın 1969-1977 yılları arasında Trabzonspor forması giyen Mehmet Cemil Altın'ın oğlu olduğu öğrenildi.






Olayın ardından çalışma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Ceyhun B'yi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ceyhun B.'nin ilk ifadesinde alkol almak için restorana geldiğini, içeri alınmayınca sinirlenerek Haluk Altın'a ateş ettiğini söylediği öğrenildi. Ceyhun B., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Müebbet hapis talebi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturma tamamlandı. Ceyhun B. hakkında "kasten öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından hazırlanan iddianame, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, sanığın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle, ruhsatsız silah bulundurma suçundan ise ayrıca cezalandırılması talep edildi.

"Benim Haluk'u vurma niyetim yoktu"

Ceyhun B., iddianamede yer verilen savunmasında Haluk Altın'ın babasının arkadaşının oğlu olduğunu ve ailece görüştüklerini söyledi. Olay gecesi kız arkadaşı ve iki arkadaşıyla restorana gittiklerini belirten Ceyhun B., Haluk Altın'ın kendisinden arkadaşlarını bırakıp geri gelmesini istediğini öne sürdü. Arkadaşlarını evlerine bıraktıktan sonra restorana döndüğünü anlatan Ceyhun B., işletmenin girişinde Haluk Altın'ın kendisine hakaret ettiğini, ardından Altın ve iki işletme çalışanı tarafından tekme ve yumruklarla darbedildiğini iddia etti. Darp sürerken araca doğru kaçtığını savunan sanık, torpido gözünde bulunan ruhsatsız tabancayı kendisini korumak amacıyla aldığını ve havaya ateş etmek istediğini ileri sürdü. Çevredekilerin silahı elinden almaya çalıştığını belirten Ceyhun B., "O anki boğuşma esnasında silah iki defa ateş aldı ve Haluk iki defa vuruldu. Benim Haluk'u vurma niyetim yoktu. Kendimi savunma amaçlı silaha yeltenmiştim" dedi.

Haluk Altın vurulduktan sonra başına bir cisimle vurulması sonucu bayıldığını öne süren Ceyhun B., kız arkadaşından öğrendiği kadarıyla iki işletme çalışanının kendi tabancasıyla kendisine ateş etmek istediğini ancak silahın tutukluk yaptığını iddia etti. Kendisini darbettiğini ileri sürdüğü kişilerden şikâyetçi olduğunu belirten Ceyhun B., "Haluk'un istemeden ölümüne sebep olduğum için pişmanım. Bildiğim kadarıyla tabancamda 3 tane mermi vardı, öyle hatırlıyorum" ifadelerini kullandı. Ceyhun B., ruhsatsız tabancayı 4-5 yıl önce kimliğini hatırlamadığı bir kişiden satın aldığını da söyledi.









"Vuruldum" diye bağırdı

Ceyhun B'nin kız arkadaşı Eda Ö. ise verdiği ifadede, arkadaşlarını bıraktıktan sonra Ceyhun B'nin Haluk Altın'ı telefonla arayarak, "Ağabey, 15 dakikaya geliyorum, konuşalım" dediğini, Altın'ın da "Yalnız gel" karşılığını verdiğini anlattı. Ceyhun B. ile birlikte restorana gittiklerini belirten Eda Ö., sanığın kendisine araçta beklemesini söylediğini, bir süre sonra işletmeden bağrışmalar duyduğunu ifade etti. Eda Ö., Ceyhun B'nin aracın ön yolcu koltuğunun altından siyah renkli tabancayı çıkardığını, çevredekilerin silahı elinden almaya çalışması sırasında arbede yaşandığını söyledi. Kaç el ateş edildiğini hatırlamadığını belirten Eda Ö., Haluk Altın'ın "Vuruldum" diye bağırdığını anlattı.

Vücudunda üç mermi giriş yarası bulundu

Otopsi raporunda Haluk Altın'ın vücudunda 3 mermi giriş ve bir çıkış yarası bulunduğu, yaralanmaların tamamının öldürücü nitelikte olduğu belirtildi. Yaralardan ikisinin çok yakın mesafeden, birinin ise uzak mesafeden yapılan atışla uyumlu olduğu kaydedildi. Altın'ın iç organları ile büyük damarlarının zarar görmesi sonucu oluşan iç kanama nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi.İHA

Kayıp bebek soruşturmasında gözaltılar adliyeye sevk edildi

Sivas'ın Divriği ilçesinde 5 gündür aranan 11 aylık bebek soruşturmasında gözaltına alınan 10 kişi, jandarma ve emniyetteki işlemlerinin ardından geniş güvenlik tedbirleri altında adliyeye sevk edildi

16.09.2026 13:43:00
İHA
 
Kayıp bebek soruşturmasında gözaltılar adliyeye sevk edildi
Kayıp bebek soruşturmasında gözaltılar adliyeye sevk edildi
Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında hayvancılık yapan E.B., 5 gün önce jandarmayı arayarak 11 aylık bebekleri Büşra'nın kayıp olduğu ihbarında bulundu. İhbar üzerine AFAD ve jandarma ekipleri kırsalda arama çalışması başlattı. Aile ilk olarak bebeği yabani hayvanların kaçırabileceğini ileri sürdü. Ailenin çelişkili açıklamaları üzerine ifadesi alınan anne E.B. (27), bebeğin para karşılığı babası tarafından satıldığını iddia etmiş, ardından ifade değiştirerek babanın bebeği öldürdüğü iddiasında bulunmuştu.






Annenin iddiası üzerinde konumda yapılan tüm arama çalışmalarına rağmen bebeğin cesedine ulaşılamadı.

Soruşturma kapsamında 3 gündür gözaltında tutulan anne E.B., baba Y.B. ile olayla ilişkisi olduğu düşünülen K.D., M.D., M.R.B., R.B., Ö.B., İ.B., A.Ç. ve M.B. tamamlanan emniyet ve jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.









Şüphelilerin sevkinde alınan geniş güvenlik tedbirleri dikkat çekti. Bölgede sinyal kesici kullanılırken, şüpheliler basın mensupları tarafından görüntülenemeyecek şekilde adliye binasına sokuldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.