İçinden geçtiğimiz günlerde bizden özür dileyenleri, "hakkını helal et, seni çok yorduk" diyenleri sayamaz olduk.
Yıllardan beri televizyon programlarınızı takip ettik, Yeni Mesaj gazetesinde yazılarınızı okuduk, sayın Haydar Hoca'nın babacan uyarılarına kulak kabarttık ama ne yalan söyleyelim hep mesafeli durduk, hep "acaba?" dedik, meğerse bu dinlerarası diyalog konusunda sizler ne kadar da haklıymışsınız.
Malum gazeteye bir abone olsak ne olacak, bir abone bulsak ne olacak dedik, uyarıları pek dikkate almadık, adamlar büyüdüler büyüdüler şimdi de devlete meydan okuyorlar.
Bir başka hacım, uyanmada geç kaldıklarından yakınarak devam ediyor; uyanmada o kadar geç kaldık, onlara destek noktasında o kadar gafil davrandık ki koskoca bir ülkenin ordusuna kumpas kuracak kadar palazlandılar.
Bir başka hacım söze karışıyor, bu işte hükümetin de en az onlar kadar payı var, vebali var, Amerika adına iş gören bir şebeke orduya kumpas kuruyor, iftiralar üretiyor, onların kafese tıkılmalarına sebep oluyor, hatta intiharlarına sebep oluyor fakat iktidardan ses yok, seda yok, böyle şey olur mu?
Bir başka hacım, sakalını sıvazlayarak şöyle diyor; açık konuşmak lazım hem iktidarın yanlışlarını hem de cemaatin kumpaslarını görmek, fark etmek hususunda Meltem medya gurubunun, dolayısıyla sayın Haydar Baş Hoca'nın en az on yıl gerisindeyiz. Onların on sene evvel, konferanslarda, meydan mitiglerinde, gazete sayfalarında haykırdıkları hakikatleri biz bu gün ancak yaşayarak, elimizle tutarak, gözümüzle görerek öğrendik. Şunu da öğrendik ki; kökü dışarıda olan hareketler, hep dışarının türküsünü çağırıyorlar, icazetini dışarıdan alan siyasi hareketler de hep icazet aldıkları merkezler adına adım atıyorlar, imza atıyorlar.
Hacıların böyle uyanmış olmaları elbette sevindirici, bir musibet bin nasihattan iyidir, fakat bir tarafı görmek öte tarafı örtmek, bu konularda taraf tutmak bizce yanlış, on bir yıllık iktidarın sonunda ne kadar olumsuzluk, ne kadar kumpas, ne kadar vurgun varsa hepsinde her ikisi de ortaktırlar.
Her ikisi de Hakkın hatırını gözetmediler, Hakkın hatırı söz konusu olduğu noktalarda bir birlerinin yaptıklarına göz yumdular, biri diğerinin çukurlarını kapatmakla uğraştılar.
Hakkın hatırının, Hakkın ölçülerinin çiğnenmesi noktasında yardımlaştılar, ecnebilerle dostluk huşunda yardımlaştılar ve yarıştılar, ülke kaynaklarının ecnebilere peşkeş çekilmesinde yardımlaştılar.
Müslümana yakışan odur ki, boynunun borcu odur ki, her zaman ve zeminde Haktan yana ola, Hakkın yanında ola.
"Allah'a ve âhiret gününe iman eden hiçbir milletin, Allah'ın ve Resulünün karşısına çıkan kimseleri, isterse o kimseler babaları, evlatları, kardeşleri ve sülaleleri olsun, sevip dost edindiklerini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı nakşetmiş ve Kendi tarafından bir ruhla onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere, hem de ebedî kalmak üzere yerleştirecektir. Allah onlardan, onlar da O'ndan razıdırlar. İşte onlar Allahın tarafında olanlardır. Ve iyi bilin ki, felaha erenler, Allah'ın tarafında yer alanlar olacaklardır." (Mücadele: 22)
Yıllardan beri televizyon programlarınızı takip ettik, Yeni Mesaj gazetesinde yazılarınızı okuduk, sayın Haydar Hoca'nın babacan uyarılarına kulak kabarttık ama ne yalan söyleyelim hep mesafeli durduk, hep "acaba?" dedik, meğerse bu dinlerarası diyalog konusunda sizler ne kadar da haklıymışsınız.
Malum gazeteye bir abone olsak ne olacak, bir abone bulsak ne olacak dedik, uyarıları pek dikkate almadık, adamlar büyüdüler büyüdüler şimdi de devlete meydan okuyorlar.
Bir başka hacım, uyanmada geç kaldıklarından yakınarak devam ediyor; uyanmada o kadar geç kaldık, onlara destek noktasında o kadar gafil davrandık ki koskoca bir ülkenin ordusuna kumpas kuracak kadar palazlandılar.
Bir başka hacım söze karışıyor, bu işte hükümetin de en az onlar kadar payı var, vebali var, Amerika adına iş gören bir şebeke orduya kumpas kuruyor, iftiralar üretiyor, onların kafese tıkılmalarına sebep oluyor, hatta intiharlarına sebep oluyor fakat iktidardan ses yok, seda yok, böyle şey olur mu?
Bir başka hacım, sakalını sıvazlayarak şöyle diyor; açık konuşmak lazım hem iktidarın yanlışlarını hem de cemaatin kumpaslarını görmek, fark etmek hususunda Meltem medya gurubunun, dolayısıyla sayın Haydar Baş Hoca'nın en az on yıl gerisindeyiz. Onların on sene evvel, konferanslarda, meydan mitiglerinde, gazete sayfalarında haykırdıkları hakikatleri biz bu gün ancak yaşayarak, elimizle tutarak, gözümüzle görerek öğrendik. Şunu da öğrendik ki; kökü dışarıda olan hareketler, hep dışarının türküsünü çağırıyorlar, icazetini dışarıdan alan siyasi hareketler de hep icazet aldıkları merkezler adına adım atıyorlar, imza atıyorlar.
Hacıların böyle uyanmış olmaları elbette sevindirici, bir musibet bin nasihattan iyidir, fakat bir tarafı görmek öte tarafı örtmek, bu konularda taraf tutmak bizce yanlış, on bir yıllık iktidarın sonunda ne kadar olumsuzluk, ne kadar kumpas, ne kadar vurgun varsa hepsinde her ikisi de ortaktırlar.
Her ikisi de Hakkın hatırını gözetmediler, Hakkın hatırı söz konusu olduğu noktalarda bir birlerinin yaptıklarına göz yumdular, biri diğerinin çukurlarını kapatmakla uğraştılar.
Hakkın hatırının, Hakkın ölçülerinin çiğnenmesi noktasında yardımlaştılar, ecnebilerle dostluk huşunda yardımlaştılar ve yarıştılar, ülke kaynaklarının ecnebilere peşkeş çekilmesinde yardımlaştılar.
Müslümana yakışan odur ki, boynunun borcu odur ki, her zaman ve zeminde Haktan yana ola, Hakkın yanında ola.
"Allah'a ve âhiret gününe iman eden hiçbir milletin, Allah'ın ve Resulünün karşısına çıkan kimseleri, isterse o kimseler babaları, evlatları, kardeşleri ve sülaleleri olsun, sevip dost edindiklerini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı nakşetmiş ve Kendi tarafından bir ruhla onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere, hem de ebedî kalmak üzere yerleştirecektir. Allah onlardan, onlar da O'ndan razıdırlar. İşte onlar Allahın tarafında olanlardır. Ve iyi bilin ki, felaha erenler, Allah'ın tarafında yer alanlar olacaklardır." (Mücadele: 22)
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026





























































