"Hammal" bildiğimiz hamal, "hacer" de taş demek olduğuna göre başlığımızı kısaca "taş hammalı" şeklinde anlayabiliriz.Ecdadımız, taş getirmiş, taş götürmüş, taş hamallığı yapmış ama taştan mediniyetler inşaa etmiş. Üzerinden bin seneden fazla zaman geçen eserler, cennet vatanımızın her bir köşesini hala süslemektedirler. Mesela halen ibadete açık olan Erzurum Ulu Camii bir Selçuklu eseridir ve taş işçiliğinin, taş işlemeciliğinin, demet demet, desen desen binbir çeşit örneklerini günümüze kadar taşımıştır. Hemen yanıbaşında bulunan Çifteminareli Medrese öyle, biraz ötede Yakutiye Medresesi yine taş ile dantel dantel örülebileceğinin dimdik duran ispatıdır.Bu manada kubbe olmuş, minare olmuş, mihrap olmuş, minber olmuş taşlara da bu taşların hamallarına da, ustalarına da bir diyeceğimiz olamaz, sadece onları hayırla yad ederiz, Fatihalar göndeririz. Ancak;Siz, taş getiriyor, taş götürüyorsunuz ve dostlarınız sizi uyarıyorlar, taşıdığınız taşlarla kilise inşaatına başlandığını ve bittiğinde ezan okunmayacağını ve fakat çan çalınacağını sürekli hatırlatıyorlar, siz ustabaşına çok güvendiğiniz için böyle ber şeye ihtimal vermiyorsunuz ve taş getirmeye devam ediyorsunuz. Dostlarınız ikazlarını sürdürüyorlar, planı, projeyi gördüklerini, bu projenin bir kilise projesi olduğunu, taşıdığınız taşların da bu kilisenin inşaatında kullanıldığını, dolaysıyla sizin de "kullanıldığınızı" dile getiriyorlar.Temel atılıyor, duvarlar yükselmeye başlıyor, gerçekten de bu inşaatın bir kilise inşaatı olduğu ayan-beyan ortaya çıkıyor. Fakat siz, ustabaşının bir bildiği vardır, kubbeye gelindiğinde camiye çevirecektir, tepeye hilal yerleştirecektir deyip taş getirmeye devam ediyorsunuz.Sadece siz olsanız kiliseye taş taşıyan hadi neyse diyeceğiz de, etrafınızdaki binlerce insanı da kilise inşaatının çeşitli bölümlerinde çalışmaya yönlendiriyorsunuz, dolasıyla onların da kötü halde kullanılmalarına vesile oluyorsunuz.Taş getir, taş götür, harç getir, harç götür derken, taşıdığınız taşlarla kilise inşaatı adım adım yükseliyor, duvarları haç işaretiyle doldurulan yapı, tepesine takılan kocaman bir çan ile tamamlanıyor, siz hala ustabaşının böyle birşey yapmayacağını, yapmaması gerektiğini söyleyip duruyorsunuz.Ne zaman ki çan sesi kulağınızın zarını patlatırcasına dank ediyor o zaman küsüp ayrılıyorsunuz ve taş getirmeyi bırakıyorsunuz.Peki nerede kaldı mü'minin basireti, firaseti, olaylara Allah (cc) Nur'u ile bakması?Sayenizde her tarafta çan çalınıyor şimdi...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- ‘İnen hak aşkına…’ / 30.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Ezber bozan parti: BTP / 11.12.2025
- Her kime dokunsan ağlayası var / 04.12.2025
- Tefecinin çetecinin elinden koca bir memleket yandı ha yandı / 02.12.2025
- Yoksulun halini onlar ne bilsin? / 26.12.2025
- Özetin özeti… Hayatın özeti… / 24.12.2025
- Üç aylar iklimi derman olsa derdimize / 22.12.2025
- Var mı bir gören? / 16.12.2025
- Ey insan! / 14.12.2025
- Negatif büyüme! / 12.12.2025
- Ezber bozan parti: BTP / 11.12.2025
- Her kime dokunsan ağlayası var / 04.12.2025
- Tefecinin çetecinin elinden koca bir memleket yandı ha yandı / 02.12.2025

































































































