logo
24 ŞUBAT 2026


Küresel yaşam ve ölüm dinamikleri: Tüm nedenlere bağlı ölüm oranları ve yaşam beklentisi tahminleri

02.01.2026 00:00:00
Kapsamlı, karşılaştırılabilir ve zamanında demografik ölçüt tahminleri, nüfus sağlığındaki eğilimleri değerlendirmek, anlamak ve ele almak için elzemdir. Özellikle COVID-19 pandemisi, değişen sağlık sonuçlarına hızla yanıt verebilmek için güncel tüm nedenlere bağlı ölüm oranı tahminlerinin önemini bir kez daha vurgulamıştır. 
 
The Lancet Neurology dergisinde 2025 Aralık sayısında "204 ülke ve bölge ile 660 alt ulusal lokasyon için 1950-2023 yılları arasında yaşa ve cinsiyete özgü tüm nedenlere bağlı ölüm oranları ve yaşam beklentisi tahminleri: Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2023 için demografik bir analiz" yayınlanmıştır. Bu çalışma, 1950'den 2023'e kadar 204 ülke ve bölgeyi kapsayan demografik analizinde, yaşa ve cinsiyete özgü tüm nedenlere bağlı ölüm oranları ve yaşam beklentisi için güncellenmiş tahminler sunmaktadır.
 
Uzun vadeli eğilimler ve COVID-19'un etkisi
 
1950 ile 2023 yılları arasında dünya genelinde önemli bir ilerleme kaydedilmiştir; küresel yaşa göre standardize edilmiş tüm nedenlere bağlı ölüm oranı %66,6 oranında azalmıştır. Ancak, bu dönemde yaşanan önemli nüfus artışı ve yaşlanma nedeniyle, yıllık toplam ölüm sayısı %35,2 artış göstermiştir.
 
Küresel yaşam beklentisi, çalışma dönemi boyunca üç farklı aşamadan geçmiştir:
 
1. İyileşme (1950–2019): Yaşam beklentisi, kadınlarda 51,2 yıldan 76,3 yıla, erkeklerde ise 47,9 yıldan 71,4 yıla yükselmiştir.
2. Düşüş (pandemi dönemi): COVID-19 pandemisi sırasında düşüş yaşanmış ve 2021'de kadınlar için 74,7 yıla, erkekler için 69,3 yıla gerilemiştir.
3. Toparlanma (pandemi sonrası): Dünya, 2022 ve 2023 yıllarında bir toparlanma dönemi yaşamış ve küresel yaşam beklentisi 2023'te pandemi öncesi seviyelerine geri dönmüştür (kadınlar için 76,3 yıl, erkekler için 71,5 yıl).
 
Bu toparlanma eğilimi küresel düzeyde geçerli olsa da, pandemi sırasında ve sonrasında tüm nedenlere bağlı ölüm oranlarındaki değişimlerin zamanlaması ve ölçeği ülkeler ve bölgeler arasında belirgin farklılıklar göstermiştir. 204 ülke ve bölgenin yaklaşık üçte ikisi (%61,3), 2023 yılına kadar yaşa göre standardize edilmiş ölüm oranlarında pandemi öncesi seviyelere geri dönmüş veya bu seviyelerin altına düşmüştür. Ancak, küresel nüfusun üçte birinden fazlasında yaşam beklentisi pandemi öncesi seviyelere tam olarak ulaşamamış; bu durum toparlanmanın eşitsiz doğasını vurgulamıştır.
 
Eşitsizlikler ve yeni bulgular
 
Analiz, bölgeler, yaşlar ve cinsiyetler genelinde ölüm oranlarında belirgin uzun vadeli eğilimler tespit etmiştir. 2023 yılında, yaşa göre standardize edilmiş ölüm oranları en yüksek Sahra Altı Afrika'da (100.000 kişide 1132,7 ölüm) ve en düşük yüksek gelirli süper bölgede (443,1 ölüm) olmuştur.
 
GBD 2023'ün yeni metodolojisi sayesinde, Sahra Altı Afrika'nın büyük bir bölümünde daha önce tahmin edilenden farklı ölüm oranları tespit edilmiştir. Özellikle, bu bölgede 5-14 yaş arası çocuk ve ergenlerde ve 15-29 yaş arası genç yetişkin kadınlarda ölüm oranları, önceki tahminlere göre önemli ölçüde daha yüksek bulunmuştur. Bu farklılıklar, GBD 2023'ün daha önce kullanılamayan eksiksiz doğum kayıtları gibi daha güvenilir ve erişilebilir veri kaynaklarını entegre etme yeteneğini yansıtmaktadır. Buna karşılık, Sahra Altı Afrika'da 50+ yaş gruplarında ölüm oranları daha önce tahmin edilenden daha düşüktü.
 
Ölüm oranlarındaki değişimler sadece düşük gelirli bölgelerde değil, yüksek gelirli bölgelerde de görülmektedir. 2011 ile 2023 yılları arasında yüksek gelirli Kuzey Amerika'da 25-29 ve 30-39 yaş gruplarında ölüm oranlarında büyük artışlar yaşanmıştır. Bu eğilimler, Kuzey ve Latin Amerika'da 20-39 yaş arası nüfusta artan intihar, uyuşturucu aşırı dozları ve alkolizm gibi "umutsuzluk ölümleri" ile ilişkilendirilmektedir.
 
Politika çıkarımları ve gelecek ihtiyaçları
 
GBD 2023'ün bulguları, küresel sağlık politikası ve kaynak tahsisi için kritik sonuçlar doğurmaktadır. Özellikle Sahra Altı Afrika'daki ergenler ve genç yetişkinler ile yüksek gelirli Kuzey Amerika'daki genç yetişkinler gibi popülasyonlarda tespit edilen yüksek ölüm oranları, küresel ölüm oranlarını azaltmaya yönelik mevcut politika önceliklerinin, bu mevcut gerçekliği daha iyi ele alacak şekilde değişmesi gerektiğini göstermektedir.
 
Sağlık sistemlerinin, ekonomilerin ve toplumların küresel sağlık ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olmasını sağlamak için, bu tahminler politika geliştirme, uygulama ve değerlendirme süreçlerine değerli bir temel sağlamaktadır. Ancak, Sahra Altı Afrika gibi bölgelerde hayati kayıt verilerinin yetersiz olması ve anket verilerinin (Demografik ve Sağlık Araştırmaları Programı gibi) finansmanının kesilme riski, gelecekteki demografik göstergelerin doğru bir şekilde tahmin edilmesini tehdit etmektedir. Bu nedenle, daha doğru tahminleri sağlamak ve en çok etkilenen nüfuslara fon ve dikkat göstermek için yüksek kaliteli veri sistemlerinin geliştirilmesi hayati önem taşımaktadır. 
 
Bu çalışmada ülkemiz verileri bulunmamaktadır. Ülkemizde verileri oluşturan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bazı verileri açık kaynak olarak paylaşmadığı için GBD 2023 analizi ile karşılaştırma mümkün olamamıştır. Ama TÜİK açık kaynak verileri incelendiğinde, Ölüm sayısı ve kaba ölüm hızı, 2009-2024 arasında şöyle seyretmiştir. Ölüm sayısı 370 bin seviyesinde iken, 2021 yılında pandemi döneminde 566 bini aşmış, 2023'de deprem etkisi ile 526 bin seviyesinde kalmış, 2024'de 490 bine düşmüştür. Kaba Ölüm Hızı 2009 yılında 5,1 iken, 2021 yılında pandemi döneminde zirve yapmış 6,7 olmuş, 2023'de deprem etkisi ile 6,2'de kalmış ve 2024 yılında 5,7'ye düşmüştür. 
 
Sonuç olarak, GBD 2023 analizi, yaş ve konum genelinde uzun vadeli ölüm oranları eğilimlerinin anlaşılmasına olanak tanırken, pandemi sonrası toparlanmanın çeşitliliğini ve genç yaş gruplarında ortaya çıkan zorlukları vurgulamaktadır. Bu, sağlık sistemlerinin ve politikaların değişen dinamiklere uyum sağlaması gerektiği anlamına gelir.
 
Son not: İstatistiksel bir tahmin modeli, bir haritaya benzer; ne kadar çok ve doğru veri noktası kullanırsanız, haritanız o kadar kesin olur ve bilinmeyen arazide daha güvenli yolculuk yapmanızı sağlar.
 
Dr. İbrahim Mumcuoğlu / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.