Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve hacı adaylarının katılımıyla Başkanlık Konferans Salonu'nda 2027 yılı hac kuraları çekildi.
Bilgisayar ortamında ve noter huzurunda gerçekleştirilen kura çekimine, bu yıl ilk kez ön kayıt yaptıran 252 bin 708, önceki yıllardan kaydı bulunup bu yıl kayıt yenileme işlemini gerçekleştiren 1 milyon 625 bin 338 olmak üzere toplam 1 milyon 878 bin 46 hacı adayı dahil oldu.
Kurayı salondan takip eden ve isimlerinin çıktığını gören hacı adayları ve yakınları, duygusal anlar yaşadı.
Kura sonuçları, saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenilebilecek.
Kurada kesin kayıt hakkı elde eden vatandaşlar, kayıt işlemlerini 30 Temmuz Perşembe günü saat 08.30'dan 18 Ağustos'a kadar e-Devlet'ten gerçekleştirebilecek.
"Hac, müstesna bir ibadet"
Hac kurası öncesi konuşan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, kura sonuçlarının hayırlara vesile olmasını diledi.
İslam'ın temel şartlarından biri olan hac ibadetinin, zaman ve mekan sınırı olan bir ibadet olduğuna işaret eden Arpaguş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hac, insanın Rabbine verdiği sözünü tazelemesidir, ahdini yenilemesidir. Dünyanın geçici heveslerinden sıyrılarak bütün benliğiyle Allah'a yönelmesini ifade eder. İhrama bürünerek tüm dünyevi makam ve mevkileri geride bırakması, süfli arzulardan arınmasıdır. Arafat'ta mahşeri hatırlaması, tavaf ile hayatının merkezine yeniden Allah'ın rızasını yerleştirmesidir. Hac, aynı zamanda bir tevhit ve vahdet mektebidir. İslam kardeşliğinin ve ümmet olma bilincinin en güçlü şekilde yaşandığı büyük bir kardeşlik buluşmasıdır. Irkı, dili, rengi ve ülkesi farklı milyonlarca Müslüman, aynı inanç ve heyecanla Kabe-i Muazzama etrafında buluşmakta ve yüce Allah'ın huzurunda omuz omuza huşuyla kıyama durmaktadır."
Arpaguş, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak her yıl büyük bir aşk ve heyecanla gerçekleşen bu büyük buluşmada, millete rehberlik etmenin onurunu yaşadıklarını belirterek, bu konuda Başkanlığın yarım asırlık büyük bir tecrübeye ve güçlü bir organizasyon kabiliyetine sahip olduğunu dile getirdi.
"Hac yolculuğu çalışmalarımızı müminin izzet ve şerefine vurgu yaparak sürdürüyoruz"
Rahman'ın misafiri olan her bir hacı adayını uhdelerinde bir emanet olarak gördüklerini, onlara hizmeti en büyük şeref kabul ettiklerini söyleyen Arpaguş, şöyle devam etti:
"Bizler, hac yolculuğuyla ilgili tüm çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz, müminin izzet ve şerefine vurgu yaparak. Ülkemizdeki hazırlık sürecinden kutsal topraklara intikale, oradaki iaşe temininden konaklama imkanlarına, irşat faaliyetlerinden sağlık hizmetlerine kadar her alanda büyük bir özveri ve titizlikle çalışıyoruz. Hacılarımızın bu büyük ibadeti en güzel şekilde eda edebilmeleri için bütün imkanlarımızla seferberlik halindeyiz."
Arpaguş, hac hizmetlerinde temel gayelerinin, vatandaşların bu mukaddes yolculuğunu güven ve huzur içerisinde, her anından azami istifade ederek, şuurlu ve verimli bir şekilde tamamlamalarını sağlamak olduğunu vurgulayarak, "Hac yolculuğu, önce gönüllerde başlar. Aslolan yüreğimizde hissettiğimiz duygu ve heyecanımızdır. Kurada adı çıkanların sevinci de bu umudu seneye taşıyanların hüznü de Allah katında çok kıymetli duygulardır. Çünkü yaptığımız ve yapacağımız bütün ibadetlerde önemli olan imanımız, niyetimiz ve samimiyetimizdir." dedi.
Gönüllerinin hac için başvuran her vatandaşı kutsal beldelere uğurlayabilmeyi istediğini ancak hac ibadetinin zaman ve mekan bakımından belirli sınırlara sahip bir ibadet olduğunu belirten Arpaguş, ibadetin gerçekleştirildiği mekanların kapasitesi sebebiyle bütün ülkeler için nüfuslarıyla orantılı bir kota uygulandığını ve bu kapsamda Türkiye'ye 84 bin 942 kişilik kontenjan hakkı verildiğini söyledi.