logo
05 KASIM 2026

"Her genel başkan cumhurbaşkanı adayıdır"

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, partisinin cumhurbaşkanı adayı konusunda, “'Her genel başkan doğal olarak cumhurbaşkanı adayıdır' diyeceğiz. Ama adayın da cumhurbaşkanı adayı olmasını istemesi lazım. Yani Sayın Genel Başkan bu konuyla ilgili bir irade beyanı da bulundu. Yani cumhurbaşkanı adayı olmayacağını söyledi. Dolayısıyla böyle bir irade beyanı varken ortada biz yine kendi fikrimizi söyleriz ama neticede bir başka aday arayışı içinde olacağız. Ama ilke budur” dedi

05.11.2026 14:10:00
Haber Merkezi
 
"Her genel başkan cumhurbaşkanı adayıdır"
"Her genel başkan cumhurbaşkanı adayıdır"
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen "Anadolu Sohbetleri" programına katıldı. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarı, emekli ve asgari ücrete dikkat çekerek, şunları söyledi:

"Yılbaşında bir emekli zammı ya da genel olarak asgari ücret zammı söz konusu olacaksa, en düşük emekli maaşının bir kere 40 bin liranın üzerine çıkartılması birinci tercihimiz, önceliğimiz. Bu yüzde 70 zam demek. Diğer emekli maaşlarının da buna paralel biçimde arttırılmasını biz doğru buluyoruz. Asgari ücretin de ortalama emekli maaşının en az yüzde 30 üzerinde olması gerekir. Çünkü normal koşullarda asgari ücrette 1 kişi işe gider, çalışır, çalışabilmek için harcamalar yapar. Dolayısıyla her ülkede, dünyanın bütün ülkelerinde çalışanların ücretleri emeklinin ücretlerinden yüksektir. Dolayısıyla biz bu seviyeye çektiğimiz emekli ücretlerin üzerine, bunun en az yüzde 30 üzerinde de bir asgari ücretin 1 Ocak itibarıyla olması gerektiğini düşünüyoruz. O da 50 bin liranın üzerinde bir asgari ücret anlamına geliyor."

"BU AYRIMI BİR PARTİ İÇİ SİYASAL MÜCADELE OLARAK GÖRÜYORDUM"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in "CHP'de dost yönetim olmalı" açıklamasına ilişkin Sarı, şöyle konuştu:

"Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin önceki dönem seçilmişleri olarak kendi neden olmadığımız bir sürecin yönetmek durumuyla karşı karşıya kalmış bir ekibiz. Dolayısıyla bu bir hukuki zorunluluktu ve bu hukuki zorunluluğu yerine getirmek üzere parti içinde bulunduğu cendereden çıkartmaya çalıştık. Biz sürecin içinde de hep arkadaşlarımıza şunu önerdik: Yani böyle bir hukuki zorunluluk ortaya çıktı. Olağanüstü kurultay yapma şansımız yok. Hadi ama gelin en azından olağan kongreleri yapalım. Hiç kimsenin bir yere gitmesine gerek yok. Bu bir siyasal ayrışma değildir çünkü siyaseten farklı fikirlerde olan arkadaşlar değiliz. Yani bu ayrımı ben en nihayetinde yapay bir ayrım olarak, bir parti içi siyasal mücadele olarak görüyordum.

"BU AYRIM BİR POLİTİK AYRIM, İDEOLOJİK AYRIM DEĞİLDİR"

Yine bir Özgür Bey mesela 'bizim arkamızda yüzde 90 halk desteği var' diyordu o günlerde. Biz de o zaman diyorduk ya 'yüzde 90 halk desteği varsa kongreleri yapalım yine siz seçilirsiniz'.' Neticede bu kadar güçlü desteği delege görmezden gelemez. Ve delege sizi yeniden iktidara getirecektir. O yüzden ayrışmaya gitmeye gerek yok. Biz eylül ayı içerisinde bir takvim ilan edeceğimizi ve bu takvim çerçevesinde de kısa bir sürede kurultayımızı, kongrelerimizi yapacağımızı söylemiştik. Nitekim o takvimi de ilan ettik. Ama arkadaşlarımız partide kalmayı tercih etmediler. Başka bir parti kurmayı tercih ettiler. Kendilerine göre de gerekçeler ürettiler. Ama bu gerekçelerin hiçbir rasyonalitesi yok bence kanımca. Çünkü bu ayrım bir politik ayrım, ideolojik ayrım değildir. Bu ayrım bir bireysel ayrımdır. Ve bu bireysel ayrıımı partiyi bölme noktasına kadar götürmenin kimseye bir faydası yoktur."

Sarı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Vekilliği seçimi durumunda CHP'nin nasıl bir tutumda olacağını ise şöyle anlattı:

"İBB farklı bir durum. Orada şöyle bir durum var: Biz siyasal aidiyet meselesinin önemli olduğunu her seferinde söyledik. Yani bir parti içinde siyaset yapılıyorsa o partinin kurallarına, iş eylemlerine, tüzüğüne ve programına uygun biçimde siyaset yapılmalıdır. Bir parti üyesi olup da başka bir parti için çalışmak mümkün değildir. Bunu sadece bir siyasal parti için söylemiyorum. Her kurum için bu böyledir. Dolayısıyla her kurum açısından siyasal aidiyet, kurumsal aidiyet önemlidir.

Biz İstanbul'da siyasal bir ayrışmanın sebebi olmamak için bugüne kadar bu tartışmaları ya da bu durumu biraz sineye çektik. Yani aslında bu en başından beri bizim pozisyon almamız gereken bir konuydu. Ancak biz bunu sürdürdük. Çünkü biz İstanbul'da hassas bir durumun olduğunu biliyoruz. Yani İstanbul'da belediyemizdeki denge açısından baktığımızda Cumhur İttifakı'yla muhalefet bloku daha doğrusu bizim açımızdan artık İstanbul için iktidar ama Türkiye için muhalefet bloku dediğimiz blokun yani CHP, YENİ Parti, işte DEM bunların arasındaki farkın artık dengelenme noktasına geldiğini görüyoruz. Ve bir muhtemel İstanbul seçiminde, bir başkan vekili ya da bir başkanlık seçiminde sıkıntılı bir tabloyla karşı karşıya kalabilme ihtimalimizin olduğunu da görüyoruz. O yüzden de bu ayrışma meselesini şimdiye kadar onun tarafı olmamak için biraz durdurmuştuk açıkçası.

"AYRIŞAN BİZ DEĞİLİZ, AYRIŞAN ONLAR"

Ancak şimdi istifalar başladı İBB'de, Büyükşehir Meclisi'nde, ilçe meclislerinde. Arkadaşlarımız artık CHP içinde siyaset yapmayıp kendi partilerine doğru siyasal yolculuklara çıktılar. Ve onların kendi tercihleridir bir defa. Her şeyden önce onu söyleyeyim. Ayrışan biz değiliz, ayrışan onlar. Ama biz bütün bunlara rağmen olası bir İstanbul seçiminde Cumhur İttifakı'na İstanbul'u kaptırmamak için bir iş birliği yapmaya hazır olduğumuzu her zaman söylüyoruz.

"TABİİ Kİ NURİ BAŞKAN iLE GÖRÜŞÜYORUZ. BU GİTTİĞİMDE DE GÖRÜŞECEĞİM"

Ben hafta sonu İstanbul'da olacağım. Cuma günü CHP'nin belediye başkanlarıyla ve belediye başkan vekilleriyle bir araya gelip bir durum değerlendirmesi yapacağız. Cumartesi günü 1'inci, 2'nci ve 3'üncü bölgedeki bütün ilçe başkanlarımızla belediye meclis üyelerimizi toplantıya çağırdık. Onlarla toplantı yapacağız, uzun uzun konuşacağız gün boyu. Pazar günü Büyükşehir Meclis üyelerimizle toplantı yapacağız. Pazartesi günü de biliyorsunuz grup seçimlerimiz var. Artık iki ayrı grup olduğumuza göre grup başkan vekili ya da grup yönetim seçimleri var. Bunları organize edeceğiz. Tabii ki Nuri Başkan'la görüşüyoruz. Bu gittiğimde de görüşeceğim. O bir yol haritası konusunu kendisiyle de değerlendireceğiz hep beraber. Dolayısıyla bu aidiyet meselesi de bence bu kasım ayı içinde İstanbul bakımından çözülmüş olacaktır."

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekilliği seçimi sürecini anlatan Sarı, şunları söyledi:

"Biz Belediyeler Birliği seçiminde arkadaşlar Ahmet Akın'ı Belediyeler Birliği adayı olarak göstermek istedik. Bizim adayımız Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın'dı. Daha sonra bunu yeni partili mevkidaşımla paylaştım, Sayın Yaşar Tüzün'le. Yaşar Tüzün de bunu Sayın Özgür Özel'le paylaşacağını söyledi. Sonra Özgür Bey'le görüşmüş. Demiş ki Özgür Bey, 'hayır biz Ahmet Bey'i kabul edemeyiz'. Çünkü Ahmet Bey bu ayrışma sürecinde net pozisyon aldı. Yani CHP'den yana net pozisyon aldı. Dolayısıyla kendisi bizim adayımız olamaz. Biz oy veremeyiz' dedi. Peki ne yapalım o zaman dediğimizde. Yaşar Bey dedi ki 'biz encümenin içinden bir aday seçelim. Çünkü aslında başkan seçmiyoruz. Başkan vekili seçiyoruz. Dolayısıyla encümenin içinden bir aday seçmek mantıklıdır.' Olur dedik biz de. Peki kimi seçelim dedik. Kendileri önerdiler bize Abdurrahman Bey'i. Dediler ki 'Abdurrahman Bey olsun. Hem sizin üyenizdir hem encümendir'. Olur dedik bizim açımızdan da özellikle DEM oyları bakımından da önemlidir. Deprem şehridir. Dolayısıyla burada bir mağduriyet de var. Ve bugüne kadar hep Büyükşehir Belediye Başkanları oldu. Bir il başkanı olsun. Tamam dedik biz kabul ettik. İlettik kendilerine bunu kabul ettiğimizi. Hatta ben o sırada Mersin'de çağrıda bulundum. Hatta Abdurrahman Bey'i çağırıp Mersin'de adayı ilan etmek istedik. Cumhuriyet Halk Partisi ve yeni partinin destekleyeceği adayı.

Ancak daha sonra 'bekleyelim' dediler bir iki gün. Sonra biliyorsunuz hepinizin takip ettiği gibi Zeynel Bey, Parti Sözcüsü YENİ Parti'nin 'Bizim herhangi bir iş birliği yapmamız söz konusu değildir butlan yönetimiyle' dedi. 'Kendilerine meşruiyet arıyorlar bizimle iş birliği yaparak' dedi. Sonra bir akşam bir televizyon programında da kendi adaylarını çıkartacaklarını söylediler. Ertesi gün de Ayşe Hanım'ı çıkarttılar. Biz de Ayşe Hanım'ı destekledik. Yani neticede Cumhuriyet Halk Partisi bir kadın belediye başkanı önemlidir. Yani ilk defa Belediyeler Birliği Başkanı bir kadın belediye başkanı olsun. CHP'ye uzak bir belediye başkanı değildir. CHP listelerinden seçilmiş bir belediye başkanıdır. Ve Cumhur İttifakı'na Belediyeler Birliği geçmesin diye 260 delegemize rağmen, yeni partinin 130 delegesine rağmen biz fedakarlık yaparak kendilerini destekledik. Ondan sonra da dediler ki 'ya siz bunu diyorsunuz ama gelip oy kullanmayacaksınız.'

Biz tam kadro gidip oy kullandık orada. Ayşe Hanım da teşekkür etti bize. Beni aradı, 'destekleriniz, katkılarınız için teşekkür ederiz' dedi. Sonra Özgür Bey çıktı, televizyonda dedi ki 'biz kimseyle iş birliği yapmadık. 130 tane delegeyle geldik, Belediyeler Birliği'ni aldık' dedi. Bütün bu şeyleri yok sayarak. Şimdi Abdurrahman Bey'le ilgili olan kısmı şu asıl. Abdurrahman Bey'e YENİ Partili arkadaşlarımızı arıyorlar. Ve diyorlar ki 'biz seni destekleriz ama CHP'den istifa edeceksin. Bağımsız kalacaksın, istifa edeceksin. İstifa ettiğin koşulda biz ancak seni destekleyebiliriz.' Abdurrahman Bey de 'ben bunu doğru bir teklif olarak görmüyorum. Siyaseten de doğru bulmuyorum. Ve bu önerinizi kabul etmiyorum. Belediyeler Birliği Başkanı olmak yerine CHP'de ona rağmen CHP'de kalmayı tercih ediyorum' dedi. Dolayısıyla kendisinin siyasal aidiyeti konusunda bizim şu an için bir şüphemiz yoktur."

"'BENİM ADAYIM CHP'NİN GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL'DİR' DEMİŞTİM"

Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda da konuşan Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"YENİ Parti'de siyaset yapan arkadaşlarımızın kahir ekseriyeti, en başından beri Ekrem Bey'in cumhurbaşkanı adayı olması gerektiğini söylediler. Ekrem Bey'in Cumhurbaşkanı adaylığı gündeme geldiğinde biz Parti Meclisi'nde o zaman da kaygılarımızı söylemiştik. Yani bunun çok erken olduğunu, zamansız olduğunu, olağan normal koşullarda bu sistemde genel başkanların doğal Cumhurbaşkanı adayı olduğunu. Hatta ben o gün Parti Meclisi'nde şunu söylemiştim. 'Benim adayım Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı Özgür Özel'dir.'

Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı doğal cumhurbaşkanı adayıdır. Çünkü biz sembolik bir cumhurbaşkanı seçmiyoruz. Biz icranın başını seçiyoruz. İcranın başını seçtiğimiz için de bir genel başkan orada dururken bir belediye başkanının aday yapılmasının doğru olmadığını, sürdürülebilir olmadığını 3 sene öncesinden, 4 sene öncesinden aynı zamanda sürdürülebilir de olmadığını, mesela seçime yakın bir zaman kalmış olsaydı bu tartışılabilir, konuşulabilirdi. O zaman da söyledim. 'Benim Cumhurbaşkanı adayım sizsiniz Sayın Özel' dedim. Ama o arkadaşlarımız kahir ekseriyette bu yönde karar verdiler. O zaman Parti Meclisi'nden de öyle bir karar çıktı. Sonra da biliyorsunuz ön seçim de yapıldı. Üyeler de geldi oy kullandı.

Şimdi Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı bilebildiğim kadarıyla, aday adaylığı daha doğrusu resmi aday değil, bilebildiğim kadarıyla devam ediyor. Yani şu anda kesinleşmiş bir cezası yok. Yani diploma ile ilgili konu netleşmiş değil, kesinleşmiş değil. Dolayısıyla yargılandığı davalardan kesinleşmiş bir ceza almış değil. Yani mesela bu hafta sonu bir Cumhurbaşkanlığı seçimi olsa, İmamoğlu'nun aday olmasının önünde bir engel yok. Dolayısıyla yani bu arkadaşlarımızın hepsi İmamoğlu'nun adaylığını bu kadar canı gönülden isterken, başka bir seçenek arıyor olmaları da ne kadar siyaseten etiktir, o da ayrı bir tartışma."

"YILBAŞINDAN SONRA YAVAŞ YAVAŞ BU MESELELER GÜNDEME GELİR"

CHP'nin Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunu henüz konuşmadığını söyleyen Sarı, şu ifadeleri kullandı:

"Partinin yetkili organlarında bu noktada bir pozisyon oluşmuş değil, değerlendirme yapılmış değil, gündem oluşmuş değil. Ama bunlar önümüzdeki günlerde yavaş yavaş konuşacağımız konular arasında. Yani bizim tabii bir yandan ülke gündemine dair tartışmalar, bir yandan da bu kurultay kongre süreçleriyle ilgili meseleleri şu anda önceliklendirip, bir an önce bu tartışmaları sona erdirecek mekanizmalar üzerinde duruyoruz. Ama işte artık böyle yılbaşından sonra yavaş yavaş bu meseleler gündeme gelir. Ama hani bizim böyle üzerinde konuştuğumuz, tartıştığımız, 'şu olsun bu olsun' dediğimiz bir şeyimiz yok henüz.

O gün gündeme geldiğinde bu ilkeyi devam ettirmek için, yani 'her genel başkan doğal olarak cumhurbaşkanı adayıdır' diyeceğiz. Ama adayın da cumhurbaşkanı adayı olmasını istemesi lazım. Yani Sayın Genel Başkan bu konuyla ilgili bir irade beyanı da bulundu. Yani aday olmayacağını, cumhurbaşkanı adayı olmayacağını söyledi. Dolayısıyla böyle bir irade beyanı varken ortada biz yine kendi fikrimizi söyleriz ama neticede bir başka aday arayışı içinde olacağız. Ama ilke budur. Yani bu sistemde böyle olmalıdır. Çünkü icranın başını seçeceğiz birini. Dolayısıyla o kişinin de şimdi siyasal parti liderleri, siyasal partiler iktidara gelmek için kuruluyor, iktidar mücadelesi yapmak için kuruluyor. Sonuçta onların liderinin de cumhurbaşkanı adayı olması gerekir normal koşullarda. Ama çok var daha oralara."

Gaziantep'te pos tefeciliği operasyonu: 21 gözaltı

Gaziantep'te pos tefeciliğine yönelik operasyonda 21 şüpheli şahıs gözaltına alındı, 16 iş yerine işlem yapıldı

05.11.2026 12:47:00
İHA
 
Gaziantep'te pos tefeciliği operasyonu: 21 gözaltı
Gaziantep'te pos tefeciliği operasyonu: 21 gözaltı
Gaziantep'te Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesiyle İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince pos tefeciliğine yönelik operasyon yapıldı.

Operasyon çerçevesinde belirlenen çok sayıda adrese eş zamanlı baskın yapıldı. Adreslerde yapılan aramalarda 44 adet kredi kartı, 12 adet cep telefonu, 9 adet POS cihazı, 3 adet laptop, 1 milyon 82 bin 715 TL ve 660 Euro ele geçirildi, 21 şüpheli gözaltına alındı.

Yakalanan 21 şahıs hakkında yasal işlem başlatılırken iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı ile vergi levhası bulunmayan 16 iş yerine de işlem yapıldı.

Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti

Adana'nın Ceyhan ilçesinde evde yere düşen tabancanın ateş alması sonucu yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek Göçer, hayatını kaybetti

05.11.2026 11:36:00
İHA
 
Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti
Yüzünden vurulan 12 yaşındaki Melek, hayatını kaybetti
Olay, geçtiğimiz gün akşam saatlerinde Ceyhan ilçesi Fatih Sultan Mahallesi'ndeki bir müstakil evde meydana geldi. İddiaya göre, dolaptan indirilen bavulun içindeki tabanca, yere düşerek ateş aldı. Tabancadan çıkan kurşun, 12 yaşındaki Melek Göçer'in yüzüne isabet etti.

Yakınları tarafından özel araçla Ceyhan Devlet Hastanesi'ne kaldırılan küçük kız, buradaki müdahalesinin ardından Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.

Hayatını kaybetti

Hastanede yapılan müdahalelere rağmen Melek Göçer, sabaha karşı hayatını kaybetti. Küçük kızın cansız bedeni otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırıldı.

Ruhsatsız olduğu belirlenen tabancaya el koyan polis, olay anında evde bulunan 2 kişiyi de gözaltına aldı. Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Hatay'ın Dörtyol ilçesinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazileri su altında kaldı, park halindeki bazı araçlar sel sularına kapılarak sürüklendi

05.11.2026 07:07:00 / Güncelleme: 05.11.2026 07:13:52
AA
 
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı
Hatay'ın Dörtyol ilçesinde sağanak nedeniyle bazı ev ve iş yerlerini su bastı

Kent genelinde akşam başlayan sağanak, ilerleyen saatlerde etkisini artırdı.

Yağış nedeniyle Karakese, Özerli ve Kuzuculu mahallelerindeki bazı ev ve iş yerlerini su bastı, tarım arazilerinin bir kısmı su altında kaldı.

Park halindeki bazı araçlar, sel suları nedeniyle sürüklendi.

Ulaşımda aksamalara yol açan yağış nedeniyle köprü ve bulvarlarda polis ekiplerince önlem alındı.

Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri dere yataklarında, Büyükşehir Belediyesi ekipleri ise su baskınından etkilenen evlerde tahliye çalışması başlattı. 



İstanbul’da sağanak trafiği kilitledi

Marmara Bölgesi'ni etkisi altına alan Sibirya kökenli soğuk ve yağışlı hava dalgası İstanbul'da günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Aniden bastıran şiddetli sağanak yağış ve kararan gökyüzü, iş çıkış saatiyle birleşince kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 89 seviyesine kadar fırladı

04.11.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
İstanbul’da sağanak trafiği kilitledi
İstanbul’da sağanak trafiği kilitledi
İstanbul'da gün genelinde aralıklarla kendini gösteren olumsuz hava koşulları, öğleden sonra zirve noktasına ulaştı. Kentin üzerine çöken yoğun ve koyu kara bulutlar, gündüz saatlerinde adeta gece karanlığı yaşanmasına neden oldu.

Başta Tarihi Yarımada, Boğaz hattı ve Avrupa Yakası'nın merkezi alanları olmak üzere, şehrin birçok bölgesinde gök gürültülü şiddetli sağanak yağış etkisini gösteriyor. Yağışa hazırlıksız yakalanan İstanbullular kapalı alanlara sığınırken, ana yollarda görüş mesafesi önemli ölçüde düştü.

Ana arterler durma noktasında

Sağanak yağışın tam iş ve okul çıkış saatlerine denk gelmesi, zaten hassas olan İstanbul trafiğini felç etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Trafik Yoğunluk Haritası verilerine göre, kent genelindeki anlık trafik yoğunluğu yüzde 89 seviyesine yükseldi.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün her iki yakadaki bağlantı yollarında kilometrelerce araç kuyruğu oluştu.

D-100 karayolu ve TEM Otoyolu'nun özellikle rampalar ve katılım noktalarında araçlar tampon tampona ilerlemekte güçlük çekiyor.

Kendi araçları yerine toplu taşımayı kullanmak isteyen vatandaşlar; metro, metrobüs ve otobüs duraklarında uzun kuyruklar ve aşırı yoğunluk oluşturdu.

AKOM ve valilikten peş peşe "sarı kodlu" uyarılar

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün İstanbul için "Sarı Kodlu" uyarı vermesinin ardından, İstanbul Valiliği ve İBB Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.

Yapılan açıklamalarda, metrekareye 30 ila 60 kilogram arasında yağış düşmesinin beklendiği vurgulandı. Güçlü poyraz fırtınasının da (40-60 km/s) eşlik ettiği hava muhalefeti sebebiyle ani sel, su baskını, tünellerde göllenme, ağaç devrilmesi ve ulaşımda aksamalara karşı sürücülerin takip mesafelerini korumaları ve zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları istendi.

Sıcaklıklar hissedilir derecede düşecek

Rusya üzerinden sarkan Sibirya kökenli soğuk hava dalgası yalnızca yağış getirmekle kalmadı, dereceleri de kış moduna soktu. Kentte daha önce 18-20 derece civarında seyreden hava sıcaklıklarının ani bir düşüşle 12-14 derece bandına kadar gerileyeceği bildirildi.

AKOM uzmanları, yağışlı sistemin perşembe günü de aralıklarla kuvvetli sağanak geçişleri şeklinde etkisini sürdüreceğini, cuma gününden itibaren ise kenti terk edeceğini tahmin ediyor.

İki metrobüsün çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı

Esenyurt'ta Haramidere-Sanayi Durağı'nda yolcu alan metrobüse arkadan gelen metrobüs çarptı. Kazada 6 yolcu yaralandı

04.11.2026 16:43:00
Haber Merkezi
 
İki metrobüsün çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı
İki metrobüsün çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı
Esenyurt'ta iki metrobüsün çarpışması sonucu 6 kişi yaralandı.

Namık Kemal Mahallesi'ndeki Haramidere Sanayi Metrobüs Durağı'nda yolcu alan metrobüse, durağa yaklaşan başka bir metrobüs arkadan çarptı.

Kazada, 6 kişi yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi.

Yaralıların 2'sine olay yerinde müdahale edilirken, 4'ü ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Kaza nedeniyle seferlerde aksama yaşanırken, bölgede uzun metrobüs kuyrukları oluştu.

Kazaya karışan metrobüslerin çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından karşılıklı ve dönüşümlü olarak sürdürülen seferler normale döndü.

Dört gazeteci için ağır hapis istemi

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon soruşturmasına ilişkin yaptıkları haber, yorum ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle hedef olan gazeteciler Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında hazırlanan iddianameler tamamlandı. Savcılık, dört gazeteci için onlarca yılı bulan hapis cezaları talep etti

04.11.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Dört gazeteci için ağır hapis istemi
Dört gazeteci için ağır hapis istemi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye gündemini sarsan "fon dolandırıcılığı" ve "fon vurgunu" soruşturması kapsamında yürüttüğü adli süreçte kritik bir adımı daha geride bıraktı. Sosyal medyadaki iddiaları ve televizyon ekranlarındaki değerlendirmeleri nedeniyle mercek altına alınan gazeteciler Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında hapis istemli iddianameler hazırlandı.

Tutuklu gazetecilere en ağır ceza istemi

Geçtiğimiz Ekim ayından bu yana Maltepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan gazeteci Şaban Sevinç ile Sözcü editörü Mustafa Balcı'ya yönelik yürütülen soruşturma dosyası tamamlandı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ve fon soruşturmasında adı geçen Osman Arıkan Nacar'a yönelik sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek açılan davada savcılık ceza yağdırdı.

Şaban Sevinç, üç ayrı suçtan ve "zincirleme suç" hükümleri uygulanması talebiyle 18 yıl 11 ay 15 güne kadar hapis cezası istemiyle yargılanacak.

Mustafa Balcı, "Kamu görevlisine alenen hakaret", "iftira" ve "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamalarıyla 10 yıl 10 aya kadar hapsi talep edildi.

İki gazetecinin tutukluluk halinin devamına karar verilirken, davanın ilk duruşması 27 Kasım 2026 tarihinde görülecek.

Saymaz ve Ağırel'e 14 yıl 10 ay istemi

Öte yandan, Sözcü TV'de yayımlanan "Gazeteci Masası" programındaki fon vurgunu değerlendirmeleri nedeniyle hakkında soruşturma açılan ve ev hapsinde bulunan gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkındaki iddianame de mahkemeye sunuldu.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın şikâyeti ve Ticaret Bakanlığı'nın "ihbarcı" sıfatıyla yer aldığı iddianamede, iki gazetecinin bakanı fon soruşturmasıyla ilişkilendiren açıklamalarının kamu kurumlarına güveni zedelediği öne sürüldü. Savcılık; Saymaz ve Ağırel hakkında "kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret", "iftira", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" de dahil olmak üzere çeşitli suçlardan ayrı ayrı 14 yıl 10'ar aya kadar hapis cezası talep etti.

Gazeteciler ifadelerinde ne dedi?

Haklarındaki suçlamaları reddeden gazetecilerden Murat Ağırel, savcılık ifadesinde programda dile getirdiği iddiaların kaynağının siyasi parti kulisleri olduğunu, kesinleşmemiş bilgileri her zaman "iddia" vurgusuyla izleyiciye aktardığını belirtti. İsmail Saymaz ise canlı yayında şahsi bir ithamda bulunmadığını, sadece mesleki bir sorumlulukla gazeteci meslektaşına sorular yönelttiğini ifade etti.

Dört gazeteciye yönelik hazırlanan bu iddianameler, basın örgütleri ve kamuoyu tarafından "basın özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahale" eleştirileriyle takip ediliyor.

Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Türkiye'nin Riyad Büyükelçiliği, Suudi Arabistan ile Türkiye arasında diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceğini bildirdi

03.11.2026 15:31:00
AA
 
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek
Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki vize muafiyeti anlaşması 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe girecek

Riyad Büyükelçiliğinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi (yeşil) pasaport sahiplerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın 6 Kasım'dan itibaren yürürlüğe gireceği belirtildi.

Anlaşma kapsamında, iki ülkenin diplomatik ve hususi pasaport sahibi vatandaşlarının, her 180 günlük dönem içinde toplam 90 günü aşmamak kaydıyla karşılıklı olarak vizesiz seyahat edebileceği belirtildi.

Bu kişilerin, diğer ülkeye giriş ve çıkış yapabilecekleri, ülke üzerinden transit geçebilecekleri ve belirtilen süre boyunca vize almadan geçici olarak kalabilecekleri bildirildi.

Suudi Arabistan'a giriş yapılan tarihte en az 6 ay geçerliliği olan pasaport sahibi olunması gerektiği kaydedildi.

Hac ve umre ziyaretleri anlaşma kapsamı dışında

Anlaşmanın 5'inci maddesi uyarınca hac veya umre yapmak amacıyla Suudi Arabistan'a gelen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının anlaşmanın kapsamı dışında olduğu, söz konusu amaçlar için seyahat edecek olanların bu çerçevede Suudi Arabistan makamlarınca özel olarak verilen vizeye başvurmaları gerektiği ifade edildi.

Hac dönemi dışında olduğu sürece umre seyahatinin, Suudi Arabistan'ın resmi turizm portalından veya havalimanındaki e-vize kabinlerinden uygun vize türü alınarak gerçekleştirilebileceği bilgisi verildi.

Türkiye ve Suudi Arabistan, 6 Mayıs 2026'da Ankara'da düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Koordinasyon Konseyi Toplantısı'nın ardından diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşma imzalamıştı.

Bunun ardından, anlaşmayı onaylayan Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. 

İstanbul Finans Merkezi'nde Merkez Bankası binasına yıldırım düştü

İstanbul'da dün akşam saatlerinde etkili olan gök gürültülü sağanak yağış sırasında, Ataşehir'deki İstanbul Finans Merkezi'nde bulunan ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na ait olduğu belirtilen binanın tepe noktasına yıldırım düştü

03.11.2026 13:09:00 / Güncelleme: 03.11.2026 13:14:45
İHA
 
İstanbul Finans Merkezi'nde Merkez Bankası binasına yıldırım düştü
İstanbul Finans Merkezi'nde Merkez Bankası binasına yıldırım düştü
İstanbul'da 2 Kasım Pazartesi akşamı başlayan sağanak yağış, kentin birçok noktasında etkili oldu.

Yağış nedeniyle bazı cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, gökyüzünde art arda şimşekler çaktı.

Bu sırada İstanbul Finans Merkezi'nde bulunan yüksek bir binanın tepe noktasına yıldırım isabet etti.



Yıldırımın düştüğü anlarda binanın çevresini saran yoğun bulutlar ve gökyüzünde oluşan parlak ışık dikkat çekti.

O anlar kameraya yansıdı.

Bakan Gürlek'ten kritik fon açıklaması


 
Adalet Bakanı Gürlek, fon soruşturması konusunda, "Karşımızdaki yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunu ile sınırlı olmadığı, kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir" dedi.

03.11.2026 12:45:00
Haber Merkezi
 
Bakan Gürlek'ten kritik fon açıklaması
Bakan Gürlek'ten kritik fon açıklaması

Eylül ayında Borsa İstanbul'da sert düşüşlere yol açan fon krizi gündemdeki yerini koruyor. Hükümet, fonlardan elde edilen olağanüstü kazançların iadesi ve zarar eden yatırımcıların mağduriyetinin giderilmesi için çeşitli adımlar atarken, krizin boyutuna ve sorumlularına ilişkin yeni iddialar yeni sorularla birlikte tartışılmaya devam ediyor.

112 kişi tutuklandı

Fon soruşturmasında 3 Kasım itibarıyla 433 şüpheli bulunuyor. 112 kişi tutuklu, 186 kişi hakkında adli kontrol tedbiri alındı.

Bakan Gürlek'ten kritik açıklama

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 3 Kasım'da yaptığı açıklamada, "Fon soruşturmasında kapsamlı bir suç yapısı tespit edildi. Bu örgütsel yapının içindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaştık. Milletimiz müsterih olsun, devletimiz ve kurumlarımız güçlüdür ve bu sorunu da halledip Türkiye düşmanlarının ellerini boşa çıkaracağız. Suç yapılanmasına iltisak etmiş en üst düzeyden en alt düzeye kadar bürokratik isimler, gerçek ve tüzel kişiler, siyasi profiller hakkında yasal işlemler yapılmış ve yapılmaktadır. Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebekenin varlığı bugün itibarıyla oldukça belirgin hale gelmiştir. Verilen ifadeler yeni şüphelileri ortaya çıkarıyor, soruşturma derinleştirilerek devam ediyor" dedi.

Bursa bölgesi organ bağışında Türkiye birincisi


 
Bursa, Balıkesir, Bilecik, Çanakkale ve Yalova'yı kapsayan bölgede, milyon nüfus başına düşen kadavra donör sayısı 11.5'e ulaştı.

03.11.2026 12:38:00
AA
 
  Bursa bölgesi organ bağışında Türkiye birincisi
  Bursa bölgesi organ bağışında Türkiye birincisi

Bursa, Balıkesir, Bilecik, Çanakkale ve Yalova'yı kapsayan Bursa bölgesi, 2026 yılında milyon nüfus başına düşen 11.5 kadavra donör sayısıyla Türkiye'deki 9 organ ve doku nakli bölgesi arasında ilk sırada yer aldı. Bursa İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Mustafa Çetin, yazılı açıklamasında, 2012 yılında ilk kez Türkiye birincisi olan Bursa bölgesinin, son 15 yılda 13. kez bu başarıyı elde ettiğini belirtti.

Çetin, Bursa Bölge Koordinasyon Merkezi bünyesinde 5 böbrek, 3 karaciğer ve 4 kornea nakli merkezi ile göz bankasının faaliyet gösterdiğini belirterek, bölgede 2021 yılından bu yana 367'si kadavradan, 816'sı canlı vericiden olmak üzere 1183 böbrek nakli yapıldığını kaydetti. Aynı dönemde 161'i kadavradan, 240'ı canlı vericiden olmak üzere 401 karaciğer naklinin gerçekleştirildiğini anımsatan Çetin, bölgedeki göz bankası ve kornea nakli merkezlerinde 1648 kornea temin edildiğini, bunların 1177'sinin bölgedeki merkezlerde nakledildiğini açıkladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.