logo
13 EYLÜL 2026

HGS'de tebligat yapılmadan icra takibi rahatsızlığı

Hızlı Geçiş Sistemi'ni kullanarak otoyol ve köprülerden geçiş yaparken ücret tahsili herhangi bir nedenle gerçekleşmeyen sürücüler, işletmeci şirketler tarafından bildirim yapılmadan icra takibine alınmaları nedeniyle mağduriyet yaşıyor

15.08.2026 12:00:00
İHA
 
HGS'de tebligat yapılmadan icra takibi rahatsızlığı
HGS'de tebligat yapılmadan icra takibi rahatsızlığı
Hızlı Geçiş Sistemi'ni (HGS) kullanarak otoyol ve köprülerden geçiş yapan sürücülerden, HGS bakiyesinin yetersiz olması, sistemin banka ile irtibat kuramaması, işletmecinin sisteminin çalışmaması gibi birçok sebeple zaman zaman ücret tahsili yapılamıyor. Bu şekildeki geçişler otoyol işletmecisi şirketler tarafından 'ihlalli geçiş' kapsamına alınarak sürücülere HGS ücretinin yanında cezai işlem uygulanıyor. Ancak bu konuyla ilgili tebligat veya SMS gibi yollarla bildirimde bulunulmaması sonucu binlerce sürücü mağdur oluyor. Bildirim yapılmadan icraya verilen ve konudan bu aşamada haberdar olan sürücüler, uygulamaya tepki gösteriyor.

Bildirimde bulunulmayan sürücülere HGS ücretinin yanı sıra avukatlık ücreti, icra masrafları ve cezalar da yansıtılıyor. Şirket yetkilileri tebligat veya SMS yoluyla bildirim yapma zorunluluklarının olmadığını belirtirken "e-devlet üzerinden ihlalli geçiş ikazı yapıldı" denilse de vatandaşlar bu ikazın kendilerine ulaşmadığını söylüyor. Avukatlık bürolarının mesajıyla durumdan haberdar olan ve katlanmış cezayla karşı karşıya kalan sürücüler, kendilerine tebligat iletilmeden icraya verilmelerinin hukuka aykırı olduğunu söyleyerek bu konuya ilişkin çalışma yapmasını ve mağduriyetin giderilmesini istiyor.

Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı

Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı

13.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı
Şam'da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta." ifadelerini kullandı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye'ye resmi ziyaret gerçekleştirdi. Bakan Fidan, Suriyeli mevkidaşı Esad Hasan Şeybani ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Bakan Fidan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Suriye-Türkiye ilişkileri son 2 yılda büyük bir ivme kazanmış durumda. Suriye, Türkiye ile değil dünya ile ilişkilerinde yeni başlangıç yapmak zorunda kaldı. Eski Suriye'nin gitmesi yeni Suriye'nin gelmesi bölgeye istirar ve barış getiren bir husus olmuştur. Suriye devleti, hükümeti bölge ülkeleriyle her alanda iş birliğini geliştirme konusunda büyük bir gayret göstermektedir. Suriye'nin her geçen gün yaralarını daha da fazla sardığını görüyoruz. Bölgemizdeki bütün savaşlar tıpkı Suriye'de olduğu gibi teker teker biter.

Cumhurbaşkanımızın yakın gelecekte Suriye'ye bir ziyareti planlanmakta. Bu açıdan da ziyaretimiz önem taşımakta.

YPG/SDG'nin kendini feshetmesi yönündeki deklerasyonu önemli ve kıymetli buluyoruz. Bu adım vakit geçirilmeden pratiğe geçirilmesi gerekiyor, sahada hayata geçirilmelidir.

İsrail'in izlediği politikalar terörle mücadelede olumlu gidişatın önündeki en büyük engel. İsrail'in saldırıları ortak mücadeleye de zarar vermekte. İsrail saldırıları ile Suriye'yi istikrarsızlaştırmak istiyor. DEAŞ gibi terör örgütlerine destek vermektedir. Burada yaşanan istikrarsızlıkta İsrail'in parmağı olduğunu biliyoruz, kendileri de inkar etmiyor. Suriye'nin egemenliğini tam olarak sağlamış, komşuları için istikrar üreten bir ülke olmasını temenni ediyoruz.

İşadamlarımızın karşılıklı ortaklık bizim gündemimizi oldukça meşgul etmekte. İnanılmaz bir talep var. Altyapıyı, zemini hazırlamaya çalışıyoruz. Sanayicilerimizin büyük bir ilgisi var. 10 yıldan fazla kalmış Suriyeli kardeşlerimiz var. Bunların hareket geçirdiği network'ü var. Bu iki ülke açısından önemli.

İKİ GÜNLÜK ZİYARETİN AYRINTILARI

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın iki günlük Suriye ziyareti kapsamında, Bakan Şeybani ile görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edilecek, İçişleri Bakanı Enes Hattab ile de bir araya gelecek.

Ziyarette, Türkiye ile Suriye arasında 8 Aralık 2024'ten bu yana gelişen ilişkiler, ticaret, enerji, ulaşım ve bölgesel bağlantısallık projeleri ele alınacak. İki ülke arasındaki işbirliğinin hukuki ve kurumsal zemininin güçlendirilmesi de gündemde olacak.

Fidan'ın görüşmelerde, Suriye'deki entegrasyon sürecini ve SDG'nin kendini feshetmesi başta olmak üzere alınan kararların zamanında uygulanmasını gündeme getirmesi bekleniyor. Devlet otoritesinin kapsayıcı biçimde güçlendirilmesi ve Türkmenler dahil tüm toplumsal kesimlerin eşit vatandaşlık temelinde sürece katılması da ele alınacak.

Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğü, egemenliği ve ekonomik toparlanmasına desteğini yinelemesi beklenirken, Suriye'nin güneyindeki gelişmeler ve İsrail'in saldırılarının ülkenin güvenlik ve istikrarına etkisi de görüşmelerin başlıkları arasında yer alacak.

Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması

Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini yazılı bir açıklama yaparak yayımladı

13.09.2026 17:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen'den yeni eğitim-öğretim yılı açıklaması
Eğitim-Bir-Sen; 2026-2027 eğitim öğretim yılından beklentilerini paylaştı. Eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarının yalnızca okulun ilk günü konuşulup ardından unutulmadığı; kalıcı çözümlerin hayata geçirildiği, Türkiye'yi geleceğe güven ve refah içinde taşıyacak nitelikli ve verimli bir eğitim öğretim yılı olması Eğitim-Bir-Sen tarafından temenni edildi. Bu anlayışla yeni eğitim öğretim yılının eğitim çalışanlarına, öğrencilere, velilere ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Eğitim-Bir-Sen, yazılı açıklama yayımladı. Eğitim-Bir-Sen'in açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Sorunların kalıcı çözüme kavuşturulmasını, güçlü ve büyük Türkiye idealine ulaşmamızı sağlayacak eğitim politikalarının geliştirilmesini ve uygulanmasını bekliyoruz. Yeni döneme umutla bakmamızı sağlayan gelişmelerin başında PISA 2025 sonuçları gelmektedir. Türkiye'nin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında ortaya koyduğu başarı, son yıllarda eğitime yapılan yatırımlar kadar öğretmenlerin emeğinin, gayretinin ve fedakârlığının da bir sonucudur. PISA 2025'te elde edilen bu başarıda büyük pay sahibi olan öğretmenlerimizi takdir ediyor, ortaya koydukları emek ve özveri için kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu memnuniyet verici tabloya rağmen PISA 2025 sonuçları, bölgeler ve okul türleri arasındaki başarı farklarının arttığını da göstermekte ve eğitimde eşitsizliğin giderilmesi adına daha atılması gereken çok sayıda adımın varlığını ortaya koymaktadır. Milli Eğitim Bakanlığının mülakat mağduru öğretmenler için PIKTES öğretmen alımı süreci üzerinden ürettiği çözüm, eğitim öğretim yılının başında olumlu bir gelişme olmuştur. Yine iller arası mazerete bağlı yer değişikliğinde ikinci bir hak tanınması ve 2023'te atanan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği imkânı verilmesi de eğitim çalışanlarının beklentilerine karşılık veren, yerinde bir adımdır. Ancak öğretmen açığı, öğretmen istihdamının bölgeler arası dengesiz dağılımı, iş güvencesiz ücretli öğretmen istihdamı, çalışma barışını ve iş motivasyonunu bozan sözleşmeli öğretmenlik, yer değişikliği taleplerinin karşılanamaması, kariyer basamaklarına esas hizmet süresi tespitindeki eksiklikler, ek ders ücretlerinin yetersizliği, okul yöneticiliğinin kariyer mesleği yerine ikincil görev olarak yürütülmeye çalışılması, gittikçe büyüyen norm kadro fazlası personel sorunu, norm kadro fazlası personelin sürekli yer değişikliğine tabi tutulması, okulların güvenlik görevlisi, yardımcı personel ve bütçe sorunu ile şiddet gibi konularda beklentileri karşılayan adımlar hâlâ atılmış değildir. Görüldüğü üzere, eğitimde vakit kaybına tahammülü olmayan ve yapılması gereken çok iş, çözüme kavuşturulmayı bekleyen onlarca sorun bulunmaktadır. Bu sorunların ertelenmeden çözülmesi, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının işlerinin başına motivasyonu yüksek ve çalışma şartları iyileştirilmiş şekilde gitmelerini sağlayacak adımların atılması, ülkemizin geleceği için olmazsa olmazdır. Yetkililer, eğitim çalışanlarının beklentilerini karşılamalı ve çalışma şartlarını iyileştirecek politikaları hayata geçirme gayretinde olmalıdır."

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin 3 şüpheliye tutuklama talebi

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 3'ü tutuklama, 6'sı adli kontrol talebiyle hakimliğe sevk edildi

13.09.2026 05:00:00
AA
 
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin 3 şüpheliye tutuklama talebi
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin 3 şüpheliye tutuklama talebi

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı 9 şüphelinin Silivri Adliyesi'ndeki savcılık işlemleri tamamlandı.

Savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden muhabirin de arasında olduğu 3'ü tutuklama talebiyle hakimliğe gönderildi.

Kameramanın da arasında bulunduğu 3 şüpheli "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak", diğer 3'ü ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Şüphelilerin, hakimlikteki işlemleri sürüyor.

Muhabirin "2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'na muhalefet" ile "örgüt üyeliği", kameramanın "2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'na muhalefet", diğer 7 şüphelinin ise "örgüt üyeliği" ve "kasten öldürme" suçlarından hakimliğe sevk edildiği öğrenildi.

Ne olmuştu?

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.

Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.

Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek, şunları kaydetmişti:

"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."

Gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 şüpheli serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında devam eden çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmış, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında feth-i kabir işlemi gerçekleştirilmişti. 

İstanbul'da okullara ilk gün ayarı


 
 
İstanbul'daki okullarda 14 Eylül'de dersler 10.00-15.00 saatleri arasında yapılacak.
 

12.09.2026 08:11:00
AA
 
İstanbul'da okullara ilk gün ayarı
İstanbul'da okullara ilk gün ayarı

İstanbul'daki resmi ve özel tüm ilkokul, ortaokul ve liselerde 14 Eylül Pazartesi günü derslerin 10.00-15.00 saatleri arasında yapılmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamada, 2026-2027 eğitim öğretim yılının 14 Eylül Pazartesi günü başlayacağı hatırlatıldı.

3 milyona yakın kişiyi ilgilendiriyor

Kent genelinde 2 milyon 800 bin öğrenci, 161 bin 453 öğretmen ve 19 bin civarında okul servisinin yeni dönemin ilk günü trafiğe çıkacağı aktarılan açıklamada, velilerin de öğrencilerini araçlarıyla okullara götürmesiyle birlikte oluşabilecek yoğunluğun ulaşımda aksaklıklara yol açmaması amacıyla önemli bir düzenleme yapıldığı belirtildi.
Açıklamada, "Bu kapsamda, İstanbul'daki resmi ve özel tüm ilkokul, ortaokul ve liselerde 14 Eylül 2026 Pazartesi günü ilk derslerin 10.00-15.00 saatleri arasında yapılması kararlaştırıldı. Alınan kararla hem öğrencilerin ve öğretmenlerin okullarına güvenle ulaşabilmesi hem de şehir içi trafiğin düzenli ve kontrollü şekilde işlemesi hedefleniyor" ifadelerine yer verildi.

Tekirdağ'a şehit ateşi düştü

Iğdır'ın Aralık ilçesinde devriye görevi yapan askeri aracın devrilmesi sonucu şehit olan 24 yaşındaki Piyade Sözleşmeli Er Ziyar Koparan'ın acı haberi, Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesine bağlı Kızılpınar Mahallesi'nde yaşayan ailesine ulaştı. Şehidin ailesinin isteği doğrultusunda cenaze töreninin, memleketleri Hakkari Yüksekova'da gerçekleştirileceği bildirildi

12.09.2026 05:00:00
İHA
 
Tekirdağ'a şehit ateşi düştü
Tekirdağ'a şehit ateşi düştü
Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesine bağlı Kızılpınar Mahallesi'nde şehidin ailesinin yaşadığı evin önüne Türk bayrağı asılırken, acı haberin ardından yakınları ve vatandaşlar taziye için evin önünde bir araya geldi.

Çerkezköy Kaymakamı Nazmi Günlü, Çerkezköy Tugay Komutanı Tuğgeneral Günal Budak, şehidin ailesini ziyaret ederek başsağlığı dileklerini iletti.



Şehidin ailesi Yüksekova'ya uğurlanacak



Çerkezköy Kaymakamı Nazmi Günlü, şehidin ailesinin isteği doğrultusunda cenaze töreninin memleketleri Hakkari Yüksekova'da gerçekleştirileceğini açıkladı. Günlü, "Iğdır'da meydana gelen askeri araç kazası neticesinde bir şehidimiz var. Şehidimizin anne ve babası ilçemizde ikamet ediyorlar. Şehit haberini aldığımız andan itibaren biz de onlarla beraber olmaya, onların acısını paylaşmaya çalışıyoruz. Ailenin isteği doğrultusunda cenaze, memleketleri Yüksekova'da defnedilecek. Sabahleyin kendilerini oraya uğurlayacağız. Cenaze Iğdır'dan Yüksekova'ya geçecek. Tören Yüksekova'da yapılacak" dedi.



Şehit Ziyar Koparan'ın cenaze töreninin Yüksekova'da düzenlenmesi bekleniyor.

Sakın ses kaydınızı kaptırmayın!


 
 
Hepimiz sevdiğimiz birinin sesini tanıyabileceğimizi düşünürüz. Ancak klonlama teknolojisi baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Dolandırıcıların ikna edici bir deepfake oluşturmak için tek ihtiyacı olan şey birkaç saniyelik bir ses kaydı. Teknoloji etkileyici olsa da  basit bir teknik dolandırıcıları durdurabilir: Önceden kararlaştırılmış bir güvenlik kelimesi.
 

12.09.2026 00:10:00
Hasan Gündoğdu
 
Sakın ses kaydınızı kaptırmayın!
Sakın ses kaydınızı kaptırmayın!

Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET, deepfake dolandırıcılığına karşı alınabilecek önlemleri inceledi; önlemleri sıraladı.
En yaygın dolandırıcılık yöntemlerinden biri, bir akrabayı rastgele arayarak, sevdiklerinin kaçırıldığını düşünmelerini sağlamak için tasarlanmış deepfake ses kaydı dinletmek. Bu sanal kaçırma dolandırıcılıkları, sosyal medya hesaplarından elde edilen kişisel ayrıntılar kullanılarak daha gerçekçi hâle getirilebilir. Dolandırıcılar, saldırı için en uygun zamanı seçmek amacıyla kurbanın veya akrabalarının sosyal medya profillerini de takip edebilirler. Dolandırıcılar için en önemli nokta, kurbanın akrabalarını belirsizlik içinde tutmak ve travmaya uğratmaktır. Bu amaçla, klonlanmış sesi her seferinde sadece birkaç saniye kullanır, hıçkırık sesleriyle karıştırır ve tüm olayı daha inandırıcı ve kaotik hâle getirmek için arka plan gürültüsü ekleyebilirler.

Güvenlik kelimesi nedir?

Bir dolandırıcılığı fark etmek için yapabilecek en basit ama en etkili şeylerden biri, aile üyeleriyle bir "güvenli kelime" üzerinde anlaşmaktır. Bu, aile üyesinin sesinizin deepfake ile değiştirilmiş olabileceğini düşündüğünde isteyebileceği, hatırlanması kolay bir kelime veya cümle olmalıdır. Bir dolandırıcı, güvenli kelimenin ne olduğunu öğrenmenin hiçbir yoluna sahip olmayacaktır; böylece ailenizi fidye ödemesi için kandırmaya yönelik herhangi bir komplo ortaya çıkarılır. Bu kelime hem akılda kalıcı hem de sıra dışı olmalıdır. Ayrıca sosyal medya paylaşımlarınızı okuyarak elde edilebilecek bir şey olmamalıdır.

Güvenlik kelimesini unutulursa ne olur?

Birisi güvenlik kelimesini hatırlayamazsa bir yedek planın olması önemlidir. Yapılacak en iyi şey, aile üyelerini aramayı sonlandırmaya ve ardından adres defterlerinde kayıtlı olan numaranızdan geri aramaya teşvik etmektir. Ya da kurduğunuz mevcut bir grup üzerinden size mesaj göndermelerini sağlayın. Bu, başınızın dertte olup olmadığını onlara anında gösterecektir.  Alternatif olarak, sadece aile üyelerinin bileceği başka bir soru sormayı deneyebilirler. Bu, internette araştırılabilecek herhangi bir bilgi olmamalıdır. Ayrıca bir şeylerin ters gittiğini hissederlerse asla para veya kişisel bilgi göndermemeleri gerektiğini de bilmelidirler.

Deepfake dolandırıcılığına kurban gittiyseniz ne yapmalısınız?

Deepfake teknolojisi her geçen gün daha da inandırıcı hâle geliyor. Siz veya bir aile üyeniz dolandırıldıysa:
Dolandırıcıyla iletişimi derhal kesin.
Bankanızla iletişime geçerek olanları açıklayın ve dolandırılan paranın bloke edilmesi veya iade edilmesi için bir yol olup olmadığını sorun.
İlgili tüm hesaplarda ifşa olmuş olabilecek parolaları değiştirin. Bu, iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirmek ve parola yöneticisinde saklanan her hesap için güçlü, benzersiz parolalara geçmek için iyi bir fırsattır.
İlgili tüm kanıtları (telefon numaraları, kayıtlar) saklayın.
Dolandırıcılığı ilgili makamlara  bildirin.

Bir ücret karşılığında paranızı geri alacağını veya hesaplarınızı güvence altına alacağını vaat eden ikincil dolandırıcılarına karşı tetikte olun. Yalan söylüyorlar. Onlara ödeme yapmak, kayıplarınızı sadece artıracaktır.

Iğdır'da askeri araç devrildi: 1 şehit, 2 yaralı

Iğdır'ın Aralık ilçesinde devriye görevi yapan askeri aracın devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 1 asker şehit oldu, 2 asker yaralandı

11.09.2026 21:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Iğdır'da askeri araç devrildi: 1 şehit, 2 yaralı
Iğdır'da askeri araç devrildi: 1 şehit, 2 yaralı
Iğdır'ın Aralık ilçesinde devriye görevi yapan askeri aracın devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 1 asker şehit oldu, 2 asker yaralandı.

Kaza, bugün saat 15.30 sıralarında Aralık ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Şehit Bülent Aydın Karakolu'nda görev yapan personelin içerisinde bulunduğu askeri araç, devriye görevi sırasında henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak devrildi.

Kazada araçta bulunan askerlerden 1'i şehit oldu, 2 asker yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı askerler, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Nevruz Erez Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Şehit olan asker ile yaralanan 2 askerin kimlikleri henüz açıklanmadı. Askerlerin kimliklerinin, yapılacak resmi açıklamanın ardından kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Seçil Erzan yeniden hakim karşısında

Yüksek faiz vaadi ile kurduğu fona Fatih Terim gibi isimlerin de dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolcuların da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan tutuklu Seçil Erzan, İstinafın bozma kararının ardından yeniden hakim karşısına çıktı

11.09.2026 20:36:00
İhlas Haber Ajansı
 
Seçil Erzan yeniden hakim karşısında
Seçil Erzan yeniden hakim karşısında
Yüksek faiz vaadi ile kurduğu fona Fatih Terim gibi isimlerin de dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolcuların da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan tutuklu Seçil Erzan, İstinafın bozma kararının ardından yeniden hakim karşısına çıktı.

Erzan duruşmada "Tekraren yargılandığım için çok inançlıyım. Ben adil yargılanmadığımı düşünüyorum. 3 buçuk yıl boyunca söylediğim hiçbir şeye itibar edilmedi. Aleyhime kararlar verildi. Sadece katılanların söylediği mutlak doğru kabul edildi. Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım. Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin. 1'e 5 imkansızken 1'e 5 veren başka Seçil Erzan yok. Ben bir sistem hiçbir şey kurmadım. Ben her şeyimi verdim. 1 liram yok" dedi.

Yüksek faiz vaadi ile kurduğu fona Fatih Terim gibi isimlerin de dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolculardan Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan'ın da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan Denizbank Levent Şubesi eski Müdürü Seçil Erzan hakkında verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu.

Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere kararda yer vermediğini, bu durumun denetimi zorlaştırdığını kaydetmişti. Daire, istinaf başvurularını yerinde bularak, yargılama sürecinde bazı usul kurallarının uygulanmadığını belirtmişti. Dosya yargılamanın yeniden yapılması için İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmişti.
Bu kapsamda Erzan yeniden hakim karşısına çıktı.

"Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım"

Duruşmada söz verilen Seçil Erzan "Tekraren yargılandığım için çok inançlıyım. Ben adil yargılanmadığımı düşünüyorum. 3 buçuk yıl boyunca söylediğim hiçbir şeye itibar edilmedi. Aleyhime kararlar verildi. Sadece katılanların söylediği mutlak doğru kabul edildi. Ben her şeyin ne olduğunu özetlemek istiyorum. Birincisi hakkımda bir önce yargılandığım mahkemede savcılıkta verdiğim beyanlar ile diğer beyanlarım arasında çelişki bulunduğu gerekçesi ile sadece savcılık beyanlarım esas alındı. Ben yeterli hukuki desteği alamadım. O dönem bir takım yönlendirmeler ile ifade verdim.

Size şu an her şeyi doğru açık şekilde anlatmak istiyorum. Ben kaçmadım, ben o sabah telefonumu kapattım izinliydim, Çorlu'ya gittim. Kendimde değildim çok kötüydüm. O gün telefonumu açamıyordum. Benden para almak isteyen, kapıya dayananlar vardı. Kendi rızam ile bankaya gidip başıma gelen durumu o halimle 2 gün boyunca anlatmaya çalıştım. O gün bile darp edildim ben. Annemin gözünün önünde darp edilip senetler verdim. Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım. Banka anlamaya çalıştı. Serum takıldı bana. Bana banka yetkilileri bir avukat yönlendi. Savcıya gittim, beyanlarımda da savcıya sığındım o gün. Her şeyi açık doğruluğu ile anlatmaya çalıştım. Söylediğim her şey bağlamından koparılmış. Para bende değil onu anlattım o gün. Bankanın avukatı 'yukardan baskı varmış seni tutuklanıyorsun' dedi" ifadelerini kullandı.

"Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin"

Seçil Erzan devamında "Ben korku, baskı altında herkese fon dedim o gün. Bunu bana söyleyen avukatların elinde bir mektup var onu sunmak istiyorum. Ben fon demedim. Ben banka ile görüşmeler yaptım. Ben o gece bana ne dedilerse karşısına yazdım. Bu fon beyanları bir temele oturtuldu. 'Ben kandırdım, iradelerini fesada uğrattım' bu oturtuldu. Ben bir sistem kurmadım. Yüksek faiz vaadi ile somutlaştırılacak bir davranışım yok. Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin.

Bana verdiği parayı 15 günde aldı. Bana küfürler etti. Bu bir sistemse bu sistemi yöneten kim' 1'e 5 imkansızken 1'e 5 veren başka Seçil Erzan yok. Ben bir sistem hiçbir şey kurmadım. Ben her şeyimi verdim. 1 liram yok. Ödeyemedim, ödemek için her şeyi yaptım. Her şeyi sattım. Öldürmüyorlar ölmek lüks. O parayı bulacaksın. Hiç kimsenin iradesini fesada uğratma kastım olmadı. Arkadaşlarımın geri ödemelerini yapamadım. Annemin babamın bütün her şeyini sattım. Yeter ki kapansın bitsin. Faiz oranı ile kimseyi kandıramazsınız" dedi.
Duruşmaya öğle arası verildi.

Otopsiden korkunç gerçek çıktı

Elazığ'ın Karakoçan ilçesinde müstakil bir evde çıkan yangında can verdikleri düşünülen Ağa ve Hayriye Üykü çiftinin otopsisinde sırtlarında kurşun izleri tespit edildi. Altınları çalındıktan sonra delilleri karartmak amacıyla evleri yakılan talihsiz çiftin ölümüyle ilgili 4 şüpheli gözaltına alınırken, acılı oğul Düzgün Üykü, "2 bileziğe, 1 yüzüğe tav olup insanları katledebiliyorlar" sözleriyle isyan etti

11.09.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Otopsiden korkunç gerçek çıktı
Otopsiden korkunç gerçek çıktı
Elazığ'ın Karakoçan ilçesine bağlı Koçyiğitler köyü Ürünlü mezrasında yaşanan ve ilk etapta kayıtlara "ev yangını faciası" olarak geçen olayın arkasından tüyler ürperten bir çifte cinayet ve yağma çıktı.

İki katlı müstakil evde henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangına müdahale eden Karakoçan Belediyesi itfaiye ekipleri, alevleri söndürdükten sonra içeride 7 çocuk sahibi Ağa ve Hayriye Üykü çiftinin cansız bedenlerine ulaştı. Dumandan zehirlenerek öldükleri tahmin edilen yaşlı çiftin cenazeleri, otopsi işlemleri için Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.

Gerçek otopsi raporuyla ortaya çıktı: Sırtlarından vurulmuşlar!

Morga kaldırılan cenazeler üzerinde yapılan ön otopsi incelemesi, olayın seyrini tamamen değiştirdi. Uzmanların yaptığı incelemede, Ağa ve Hayriye Üykü çiftinin vücutlarında, özellikle de sırt bölgelerinde kurşun izlerine rastlandı. Canilerin, yaşlı çifti silahla vurarak katlettikten sonra cinayete "yangın süsü" vermek ve delilleri yok etmek amacıyla evi ateşe verdikleri belirlendi.

Vahşetin arkasındaki neden: Altın yağması

Cinayet şüphesi üzerine soruşturmayı derinleştiren jandarma ekipleri, evde yaptıkları detaylı aramalarda çarpıcı bir bulguya daha ulaştı. Hayriye Üykü'ye ait olduğu bilinen altın ve bazı değerli ziynet eşyalarının evde olmadığı ve çalındığı saptandı. Sadece 4-5 hanenin yaşadığı tenha mezrada, çiftin gece saatlerinde kapıyı açmış olmasından yola çıkan ekipler, faillerin aileyi tanıyan ya da mezra çevresini iyi bilen en az iki kişi olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Yürütülen çok yönlü teknik ve fiziki takip sonucunda olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 4 şüpheli gözaltına alındı.

Gözyaşları içinde toprağa verildiler

Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından yakınları tarafından teslim alınan Ağa ve Hayriye Üykü'nün cenazeleri, Ürünlü mezrasına getirildi. Kılınan cenaze namazının ardından yaşlı çift, köy sakinlerinin ve yakınlarının gözyaşları arasında aile kabristanında yan yana toprağa verildi.

"Biz kaza biliyorken vahşet çıktı: 2 bilezik için can alıyorlar"

Cenaze töreninin ardından metanetini koruyarak açıklamalarda bulunan çiftin oğlu Düzgün Üykü, adaletin yerini bulmasını isteyerek şu yürek yakan ifadeleri kullandı:

"Kimsenin hak etmediği bir ölüm şekli... Para için, pul için can almaya, kıymaya gerek yok. Sonuç olarak insanoğlu nefsine yenik düşebiliyor; 2 bileziğe, 1 yüzüğe tav olup insanları katledebiliyor." (Açıklamanın tam metni için ilgili kaynaklara başvurulabilir).

Jandarma ekiplerinin, cinayetin tüm ortaklarını ve kayıp ziynet eşyalarını ortaya çıkarmak için bölgedeki arama kurtarma köpekleriyle yürüttüğü geniş çaplı soruşturma devam ediyor.

Lüks düğünün ardından çember daralıyor

Sosyal medyada sergilenen kilolarca altın ve lüks yaşamın ardından başlatılan soruşturmada sarsıcı gelişmeler yaşanıyor. "Vanlı Kara Haydar" lakaplı Mehmet Fatih Tançalan'ın tutuklanmasının ardından, 222 milyon liralık gizemli para trafiğini ortaya çıkaran MASAK raporu dosyaya girdi. Soruşturma kapsamında kayınvalide gözaltına alınırken, sosyal medya fenomeni gelin Çağla Öz Tançalan'ın firari olarak arandığı bildirildi

11.09.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Lüks düğünün ardından çember daralıyor
Lüks düğünün ardından çember daralıyor
Kamuoyunda "Vanlı Kara Haydar" ismiyle tanınan Mehmet Fatih Tançalan ile sosyal medya fenomeni eşi Çağla Öz Tançalan'ın geçtiğimiz pazar günü Van'da gerçekleştirdiği şatafatlı düğün, adli makamları harekete geçirdi. Geline takılan kilolarca altın ve lüks yaşam paylaşımlarının ardından, Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada çember giderek daralıyor.

"Devleti aşağılama" (TCK 301) ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla gözaltına alınan Mehmet Fatih Tançalan çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanırken, firari durumdaki eşi Çağla Öz için yakalama kararı çıkarıldı. Soruşturmanın son dalgasında ise kayınvalide İstanbul'da yakalandı.

74 bin liralık gelire karşılık 222 milyon liralık trafik!

Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan rapor, çiftin paravan olduğu değerlendirilen finansal ağını gözler önüne serdi. Raporda öne çıkan çarpıcı detaylar şunlar oldu:

Gelir Uyumsuzluğu: Mehmet Fatih Tançalan'ın 2020 yılından itibaren resmi kayıtlardaki toplam ticari kâr beyanının sadece 74 bin 281 TL olduğu görüldü. SSK kaydı bulunmasına rağmen prime esas kazanç bilgisine rastlanmadı.

Devasa Banka Hareketleri: Çiftin resmi gelirleriyle tamamen çelişen bir servet artışı tespit edildi. Mehmet Fatih Tançalan'ın banka hesaplarında yaklaşık 115 milyon TL, eşi Çağla Öz Tançalan'ın hesaplarında ise 107 milyon TL'yi aşkın para hareketi belirlendi. Çiftin toplam banka transfer trafiği 222 milyon TL'yi aştı.

Lüks Araçlar: Çiftin üzerine kayıtlı, mali profilleriyle uyuşmayan çok sayıda ultra lüks otomobilin alım, satım ve devir işlemleri mercek altına alındı.

"Altınlar emanet, Dubai'den kazanıyorum" savunması çöktü

Mehmet Fatih Tançalan ifadesinde, düğünde sergilenen ve milyonlarca lira değerinde olan takıların, kuyumcudan reklam amaçlı "emanet" alındığını iddia etmişti. Ancak MASAK raporunda yer alan kuyumcu faturası, takıların bir kısmının doğrudan satıldığını kanıtlayarak bu savunmayı çürüttü.

Tançalan'ın, paranın kaynağını Dubai üzerinden yürütülen "mail order" ticaretine dayandırma çabası da boşa çıktı. İncelemelerde, yurt dışından çiftin hesaplarına yasal finansal kanallar aracılığıyla gelen herhangi bir fon transferine rastlanmadığı açıklandı.

Fenomen gelin firarda, annesi gözaltında!

Operasyonun ardından sosyal medya hesaplarını aniden kapatarak sessizliğe bürünen fenomen gelin Çağla Öz Tançalan, hakkında verilen gözaltı kararına rağmen henüz yakalanamadı ve polis ekiplerince her yerde aranıyor.

Buna karşın, MASAK raporunda şüpheli para hareketlerinde rolleri olduğu belirlenen isimlere yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, Çağla Öz'ün annesi N.O. İstanbul'da, şüphelilerden M.S.T. ise Van'ın Muradiye ilçesinde gözaltına alındı.

Kabarık suç dosyası ve şok iddialar

Tutuklanan Mehmet Fatih Tançalan'ın UYAP adli sicil taramasında 37 ayrı soruşturma ve 20 kovuşturma kaydı olduğu belirlendi. Öte yandan, ünlü sanatçı Ferdi Tayfur'un damadı Muhammet Aydın da Tançalan'ın tutuklanmasının ardından şok bir iddiada bulunarak, "Vanlı Kara Haydar yaklaşık bir ay önce benim iş yerime çökmeye çalıştı, elimde tüm yazışma ve mesaj kayıtları var" açıklamasını yaptı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek de konuya ilişkin yaptığı resmi açıklamada net bir mesaj vererek, "Sanal şöhret, suçun ve suç gelirlerinin gizlenmesine perde olamayacaktır" ifadelerini kullandı. Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın geniş çaplı kara para aklama soruşturması çok yönlü olarak devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.