logo
21 HAZİRAN 2026

"Hiçbir lider 'Ben yanlış yaptım' demez"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 77. Genel Kurulu için bulunduğu New York'ta, Amerikan PBS kanalının konuğu olarak, dış politika ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu

20.09.2022 02:32:00
"Hiçbir lider 'Ben yanlış yaptım' demez"
"Hiçbir lider 'Ben yanlış yaptım' demez"

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 77. Genel Kurulu için bulunduğu New York'ta, Amerikan PBS kanalının konuğu olarak, dış politika ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


"Rusya-Ukrayna savaşında şu an hangi tarafın üstün olduğu" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Doğrusu bir lider olarak 'Rusya mı daha etkin, Ukrayna mı daha etkin' arayışı içerisinde değilim. Tek arzumuz bu savaşın barışla son bulmasıdır. Gerek Sayın Putin'e gerek Sayın Zelenskiy'e benim ricam, tavsiyem bu olmuştur. İnsanların ölümüyle neticelenen bir savaşın kazananı olmaz." karşılığını verdi.

Tahıl koridorunu açmak için çok çaba sarf ettiklerini ve İstanbul'daki anlaşmayla bunu gerçekleştirdiklerini anlatan Erdoğan, "Oradan 2 milyon tonu aşan, 3 milyon tona yaklaşan tarım ürünlerinin ihracı gerçekleşti. Şimdi yeni bir etap, özellikle Rusya'daki ürünlerin de dünyaya açılması. Tabii burada benim tek arzum, gelişmiş ülkelere değil, az gelişmiş veya fakir ülkelere buradan ürünlerin sevkiyatını sağlamaktır. Bunu başarabilirsek fakir ülkeler, az gelişmiş ülkeler hiç olmazsa bu ürünlerle şöyle kendilerine gelmiş olurlar." ifadesini kullandı.

"Putin de bu işi artık bir an önce bitirmenin gayreti içerisinde"
Rusya-Ukrayna savaşının hızlı bir şekilde bitmesinin nasıl mümkün olabileceği sorusu üzerine Erdoğan, burada ağırlıklı olarak Rusya'nın tavrının çok önemli olduğunu belirtti.

Özbekistan'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile etraflıca görüşmelerinin olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Kendilerinin de aslında bu işi artık bir an önce bitirmenin gayreti içerisinde olduğunu anladım. Bu gidişin sıkıntısı büyük. Bu noktada, örneğin şu anda 200 rehinenin takası konusunda bir mutabakat sağlandı. Bu güzel bir gelişme. Çünkü bu rehinelerle birlikte orada çok çok önemli bir adım atılmış oluyor. Şu anda onun teknik boyutunu da arkadaşlar yürütüyorlar. Bununla birlikte güzel bir gelişmeyi sağlamış olacağız. Diğer taraftan tarım ürünleri olayını yine tespit ettiğimiz arkadaşlarımız, teknik kadrolar etraflıca yürütüyorlar. Bunlar da tabii güzel gelişmeler ama burada Ukrayna'nın da Rusya'yla aynı anlayışta olması lazım ve artık karşılıklı olarak bu çatışmaların, bu savaşın durdurulması noktasında kararlı olmak lazım." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, eğer Rusya-Ukrayna arasında bir barış sağlanacaksa, burada alınan yerlerin iadesinin büyük önem arz ettiğini belirterek, "İstenen, beklenen zaten bu. Bu konuda Sayın Guterres'in attığı adımlar da var. Bizim attığımız adımlar da var. Bu adımlarla birlikte beklediğimiz bu iadelerin sağlanması hakikaten işimizi kolaylaştır." dedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin'den 2014'ten itibaren Kırım'ı da sahiplerine vermelerini rica ettiklerini anlatan Erdoğan, "Bunlar aynı zamanda bizim soydaşlarımız. Eğer bu adımı atarsanız bizi de rahatlatırsınız, Ukrayna'yı da rahatlatırsınız, Kırım Tatarlarını da rahatlatırsınız.' dedik. Ama maalesef o günden bugüne orada bir adım atılamadı." diye konuştu.

"Hiçbir lider attığı adımdan sonra 'Ben yanlış yaptım' demez"
"Sizce Putin, Ukrayna halkının kendini savunma iradesini küçümseyerek aslında yanlış hesap yaptığının farkında mı?" şeklindeki soru üzerine de Erdoğan, şunları söyledi:

"Hiçbir lider attığı adımdan sonra 'Ben yanlış yaptım.' demez. Bunu görmek lazım. Tabii bunu söylerken aynı şeyi Ukrayna için de düşünmek lazım. Acaba Sayın Zelenskiy böyle bir adımı atarken 'Ben yanlış yaptım.' diye düşünüyor mu veya düşündü mü? Tabii liderler girdikleri bir yoldan geri dönüşleri çok zor olan insanlardır. Şu anda sadece Polonya'da 3 milyonu aşkın Ukraynalı mülteci var. Avrupa'nın birçok ülkelerine, bize dahi gelen Ukraynalı göçmenler var. Bunların tümünü ele aldığımız zaman, 5 milyona yakın göçmen şu anda Ukrayna'dan çıkmış vaziyette. Tabii bu konuda bir liderin bu işe dayanması, yani 35-36 milyon nüfusu olan Ukrayna'dan bu kadar insanın çıkmış olması kolay bir iş değil. Bir liderin de bunu anlatması kolay bir iş değil. Ama liderler bu konuda kolay kolay pişmanlık duymuyor."

Erdoğan, "Sizce bu işgal, Rusların gerekçelendirebildiği bir işgal miydi?" sorusunu yanıtlarken ise şunları kaydetti:

"İşgallerin hiçbirisinin gerekçesi olmaz. Bir işgal noktasında bunun sebep netice ilişkisinin ne olduğunu en iyi anlatabilecek olan bizden ziyade gerek Sayın Zelenskiy gerekse Sayın Putin'dir. En iyi onlar bunun gerekçelerini bilir. Bu gerekçeleri değerlendirdiğimiz zaman, denge politikalarını gözeten bir ülke olarak Türkiye, burada her iki tarafı da dinlemekten yana. Onun için ısrarla bu liderleri bir araya getirme arzumuz var. Bir araya getirelim, bizzat kendilerinden bunu hep dinleyelim istedim. Henüz bunu başarabilmiş değiliz ama ümitsiz de değilim." diye konuştu.

"En ideal cevabı BM, yapacağı çalışmalarla ortaya koymalı"
Rus birliklerinin çıktığı yerlerde toplu mezarlar bulunduğunun hatırlatılmasının ardından "Sizce bundan kimi sorumlu tutmak lazım?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Bu konuyla ilgili en ideal cevabı bana göre Birleşmiş Milletler, yapacağı çalışmalarla ortaya koymalı. Şu anda Birleşmiş Milletler yaptığı veya yapacağı çalışmaları ortaya koymadıktan sonra, bu konuda bir tespit yapmak veya böyle bir açıklamaya girmek bizi denge politikası sürdüren bir ülke olmaktan, tarafgir bir ülke konumuna düşürür ki bunu bu şekilde cevaplamak doğru olmaz."

"BM soruşturma yaptığında bu zulümleri Rus askerlerinin yaptığı kanıtlanırsa acaba Putin sorumlu tutulmalı mı?" sorusu üzerine ise Erdoğan, şunları kaydetti:

"Böyle bir durum ortaya çıktığı anda zaten Putin de bununla ilgili olarak gerekli tavrını ortaya koyacaktır. Yani Putin'i bu noktada tamamıyla farklı bir insan olarak görmek doğru olmasa gerek. Çünkü o da ülkesinin menfaatlerini birinci derecede savunan ve bunun da mücadelesini veren bir ülke konumunda. Biz şu anda bu iki ülkenin savaşında, Sayın Putin'le de Sayın Zelenskiy'le de etraflıca görüşmeler yapıyoruz. Aynı şekilde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri de Sayın Putin ve Sayın Zelenskiy'le görüşmelerini sürdürüyor. Bu ne demektir? Biz eğer bir neticeye varacaksak, bir liderin tarafında olmakla değil, her iki liderle de görüşmeleri yaparak neticeye varmanın gayreti içerisinde olmamız lazım. Yalnız şunu da görmek lazım, sadece Ukrayna tarafında insanlar ölmüyor, Rusya tarafında da çok insanlar öldü."

Program sunucusunun "Ama Rusya işgal gerçekleştirdi" yorumu üzerine Erdoğan, şöyle devam etti:

"O ayrı bir konu. O yapıldığı gibi, tabii daha bu savaş başlamadan önce bunlar olmuştu ve savaşla birlikte daha da gelişti. Son zamanlarda biraz gerileme de oldu. Ama dediğim gibi burada özellikle Birleşmiş Milletler'in üzerine düşen görevi süratle yerine getirmesi lazım, neticeyi açıklaması lazım. Bu netice üzerinden de bizlerin tavrımızı ortaya tam manasıyla koymamız gerekir. Onun içindir ki mesela biz şimdi rehine krizini çözmek için çalışıyoruz, adımlar atıyoruz ve belli bir yere de geldik. Öbür taraftan işte tahıl koridoruyla ilgili adımları buna dayanarak attık. Belli bir neticeye orada da varmış bulunuyoruz. Dolayısıyla birisini tamamen bir kenara at, öbürünü bir kenara koy; öyle olmaz. Netice alacaksak neticeye oynamamız lazım ve şu anda ben Türkiye olarak bu neticeye oynamanın gayreti içerisindeyim."

"Dünyanın tüm ülkeleriyle görüşürüz"
"Şangay İşbirliği Örgütüne katılma niyetiniz var. Bu örgütte Rusya, Çin, İran var. Bu, NATO'dan çok farklı değer ve hedefleri olan bir örgüt. Siz ülkenizin doğunun parçası mı olmasını istiyorsunuz batının parçası mı?" şeklindeki soruya karşılık Erdoğan, şu açıklamayı yaptı:

"Şunu çok açık net söylemem lazım, biz dünyanın parçasıyız; ne doğunun ne batının… Bizim için ülkemizin coğrafi olarak büyük bir kısmı doğuya aittir. Batıya ait olan kısmı ayrıdır. Ama Avrupa Birliği 52 yıldır bizi devamlı oyalamıştır. Avrupa Birliği, 52 yıldır bizi ne yazık ki hala üye yapmamıştır. Avrupa Birliği içinde bizim durumumuzda olan bir başka ülke yok. Hala da oyalamaya devam ediyorlar. Halbuki NATO ülkesiyiz. NATO ülkesi olduğumuz halde NATO ülkeleri dahi Avrupa Birliği süreci içerisinde bizi oyalamaktadır. Biz NATO'nun içerisinde verdiğimiz desteklerle ilk beşin içerisinde yer alan bir ülkeyiz. Bizim NATO'da böyle de bir konumumuz var.

Böyle güçlü bir konumu olan Türkiye'nin böyle oyalama taktikleriyle bir kenarda tutulması şüphesiz ki bizim için çok çok manidardır. İster istemez farklı arayışlar içerisine girme durumunda da olabiliriz. Avrupa Birliği 52 yıldır bizi tutacak, bizi yanına yaklaştırmayacak ve ondan sonra da 'Niçin şurayla görüştü, niçin burayla görüştü?' diyecek. Görüşürüm. Bu görüşmeleri yaparken de biz Avrupa Birliği'ne bu noktada hesap verecek değiliz. Biz dünyanın tüm ülkeleriyle görüşürüz. Ben Sayın Şi'yle de görüşürüm, Sayın Putin'le de görüşürüm, Sayın Modi'yle de görüşürüm. Bütün ülkelerle görüşmelerimi yaparım. Çünkü hepimiz bu dünyanın birer parçasıyız. Avrupa Birliği üyesi ülkelerle görüşmeler yaptığımız zaman bize 'Niçin onlarla görüştünüz?' diye bir soru gelmedi. Biz şu anda özellikle Şanghay İşbirliği Teşkilatında olan ülkelerle nasıl bir tutum içindeysek onlarla da aynı tutum içerisinde süreci işleteceğiz."

"Türkiye olarak İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya üyeliğini daimi olarak engellemek gibi bir niyetiniz var mı?" sorusu üzerine Erdoğan, "Şunu bir defa görmeniz lazım, burada özellikle İsveç terörün adeta bir kuluçka yuvasıdır." değerlendirmesinde bulundu.

İsveç'te teröristlerin parlamentoya varıncaya kadar sızdığını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Sürekli, Stockholm caddelerinde, teröristbaşının paçavralarını, pankartlarını taşıyarak teröristlerin yürüyüşler yaptığını ve İsveç'teki bizim samimi saf Türklere saldırılar düzenlediğini biz belgelerle defalarca İsveç tarafına verdik. 'Finlandiya böyle mi?' derseniz, İsveç gibi değil. Onlar bu noktada daha sakinler ve duruma hakimler. Ama İsveç'te böyle bir hakimiyet yok. Bize sürekli bir gerekçeyle karşılık veriyorlar. Diyorlar ki 'Anayasamızın amir hükmü sebebiyle bu, özgürlükler kapsamında değerlendirilir.' Ben de diyorum ki, terörün özgürlükle alakası olmaz. Terörün özgürlük tanımı içerisinde yeri olamaz. Dolayısıyla da bu teröristlere karşı mücadelenizi eğer ortaya koyarsanız, bir mücadele verirseniz, biz bu konuda her türlü desteği veririz. Tabii bununla ilgili de nihai karar merci bizim parlamentomuzdur. Nihai kararı parlamentomuz verir.

Burada bir şeyi daha ifade etmekte fayda görüyorum, biz bu görüşmeleri yaptıktan sonra yine Stockholm caddelerinde maalesef bu teröristlerin devamlı yürüyüşlerini izledik. Bu ara bir seçim geçirdiler. Yeni kazanan parti bunlara müsaade etmeyeceğini söyleyerek iş başına geldi. Temenni ederim ki bu teröristlere İsveç'te müsaade edilmez, biz de elimizden gelen kolaylığı kendilerine gösteririz."

"Eğer İsveç ve Finlandiya sizin onlardan istediğinizi yapmazsa, o zaman NATO üyeliklerini durdurma, engelleme konusunda kararlı mısınız?" sorusunu Erdoğan, "Bu konuda NATO üyelerinden herhangi birisinin olumsuz cevap vermesi zaten bu girişi engeller." sözleriyle yanıtladı.

Yunanistan'ın NATO'ya tekrar girişine o zaman iktidarda olan Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin destek verdiğini hatırlatan Erdoğan, "Eğer 'ret' deseydi, bugün Yunanistan NATO'da olamayacaktı ama olumlu yaklaştığı için şu anda Yunanistan tekrar NATO'ya girme imkanını yakaladı. Şimdi burada da benzer bir durumla karşı karşıyayız. Eğer bu dediklerimiz yerine getirilecek olursa biz olumlu yaklaşımda bulunuruz. Ama burada terör faaliyetleri devam ederse olmaz." dedi.

"Asla ayrım yapmayız, yapmadık"
NATO'nun terör örgütlerinin yanında olan değil, tamamen terörle mücadele eden bir kuruluş olduğuna işaret eden Erdoğan, "NATO'nun beşinci maddesi, özellikle üyelerinin müşterek korunmasına yönelik bir maddedir ve biz bunu da tabii bekliyoruz. Çünkü biz 40 yıldır terörle mücadele ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece İsveç ve Finlandiya'da değil, Suriye, Irak ve kendi ülkeniz içinde de Kürtler konusu var. Bu konu sizce nasıl çözüme ulaşır?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Bir defa önce şunu belirleyelim, olayı Kürt-Türk meselesi olarak ele alırsanız yanılırsınız. Olay bir Kürt-Türk meselesi değildir. Olay tamamıyla terörist ve terörist olmayanlar meselesidir. Şu anda Suriye'nin kuzeyinde Kürt de var, Arap da var. Bizim tarafa geçtiğiniz zaman bu boylarda Kürt var, Arap daha çok var. Benim partimin içerisinde Kürt yönetici arkadaşlarım var, Kürt milletvekili arkadaşlarım var. Kendi içimizde herhangi bir sorun söz konusu değil. Kaldı ki şu anda ülkemin güneydoğu, doğu bölgelerinde biz ikinci parti konumundayız ve buralardan ciddi bir oy alabiliyoruz. Buralarda ağırlıklı olarak Kürt vatandaşlar yaşıyor. Kürt vatandaşlarımızın yaşadığı bu bölgelerden AK Parti olarak biz bu kadar yoğun bir oy alıyoruz. İktidar olarak da biz bu bölgelere çok ciddi yatırımlar yaptık. Yani 'Burası Kürtlerin yaşadığı bölgedir, buraya yatırım yapmayalım' diye bir şey bizim felsefemizde yok, bizim programlarımızda yok. Türkler de benim vatandaşım, Kürtler de benim vatandaşım, Araplar da benim vatandaşım. Biz bunların arasında asla ayrım yapmayız, yapmadık. Şu anda da aynı konumdayız. Bizim bütün vatandaşlarımıza yaklaşımımız aynıdır. Bundan sonra da aynen böyle devam edecektir."

"Bu konu en çok bizi rahatsız ediyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milyonlarca Suriye vatandaşı ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı. Bunların pek çoğu sizin ülkenizde yaşıyor. Siz bu Suriye savaşı nereye doğru gidecek diye düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine de "Tabii bu konu en çok bizi rahatsız ediyor. Zira 4 milyon Suriyeli bizim ülkemizde, ki bunların büyük kısmı Arap'tır, biz bunları misafir ediyoruz." dedi.

Türkiye'de vatandaşlık verilen Suriyelilerin olduğunu, bunların içinde doktor, mühendis, hukukçu, ebe, hemşirenin bulunduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu kadar vasıflı insanlar sizden bir şeyler bekliyorlar ve biz bu insanları yol ortasında bırakmadık. Elimizden gelen desteği onlara da verdik. Fakat biz şimdi yeni bir adım attık. O da şu, özellikle Suriye'nin kuzeyinde belli bir bölgeyi şu anda briket evlerle inşa ediyoruz. Bu briket evler 2 artı 1 şeklinde. Banyosu, tuvaleti her şeyi içerisinde var. Altyapılarını yaptık. Hedefimiz ilk etapta 100 bin konut yapmak ve bunu artırarak devam ettirmek. Peki niçin bunları yapıyoruz? Bizdeki Suriyeliler tekrar kendi topraklarına dönsün diye bunu yaptık. Orada, o yaşanmaz çadırların içerisinde bu insanların insanlık dışı bir yaşama mahkum edilmesine katlanmak mümkün değil. Biz bununla ilgili de Avrupa Birliği'nden olsun birçok yerlerden destekler istedik. Ama maalesef bu destekleri alamadık. Birçok liderle benim özel görüşmelerim oldu. Fakat öyle de olsa böyle de olsa Türkiye kendi milli bütçesinden ve STK'ların gayretleriyle bu konutları yaptı. Hedefimiz şimdi 250 bin briket eve bunu ulaştırmak ve şu andaki bizde bulunan Suriyeli misafirlerimizi yavaş yavaş kendi topraklarına göndermek."

Erdoğan, Türkiye'deki Suriyelilerin dönüşlerinin başladığını, burada hedefin ilk etapta 1 milyonu yakalamak olduğunu söyledi.

"Büyümede ikinci sıradayız"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'deki enflasyon sorununun nasıl çözülebileceğine" ilişkin soruya karşılık da şunları söyledi:

"Enflasyon aşılamaz bir ekonomik tehlike değildir. Ben ekonomistim. Şu anda yüzde 8, yüzde 9 enflasyonun bile tehdit ettiği ülkeler var. Bizde yüzde 80 var. Biz şu anda 250 milyar dolar ihracatı yakalamış bir ülkeyiz. Benim ülkemde marketlerde raflar boş değil. Ama Amerika'da bile bugün raflar boş, Fransa'da raflar boş, Almanya'da raflar boş. Benim vatandaşım şu anda istediği her türlü ürünü marketlerde bulabiliyor. Örneğin şu anda yeni bir adım attık. O da şu, Tarım Kredi Kooperatiflerimizde ürünler çok çok ucuz fiyatla satılıyor. Bunlar diğer zincir marketlerden çok daha düşük fiyatlı. Bizim için şu anda enflasyon bir sıkıntıdır ama yılbaşından sonra biz enflasyonda da bu sıkıntıyı aşacağız ve yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Şu anda Türkiye'nin büyüme oranı yüzde 7,6. Dünyada şu anda ikinci sıradayız büyümede. Bu da bir şeyi gösteriyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'de 2023'te yapılacak seçimlere" dair soruya, "Bizim şu anda seçimleri kazanma noktasında bir endişemiz yok. Ben meydanların dilini iyi bilirim. Şu anda yaptığım toplu açılışlarda, meydan mitinglerinde eğer on binleri meydanlara toplayabiliyorsam, bu halkımın bize olan teveccühünü göstermektedir. Halkımızın bize olan bu teveccühü devam ettikçe, bizi kimse tutamaz. Çünkü alternatif yok." dedi.

Attıkları adımlarla Türkiye'nin savunma sanayisinden sağlığa, eğitime kadar her alanda Batı ülkeleriyle kıyaslanamayacak noktada olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Keşke gelseniz de bizim sağlık sektörünü yerinde inceleseniz, bizim eğitim sistemimizi yerinde inceleseniz. Hepsinde Batı'yla mukayese edilemeyecek derecede bir performansı olan ülkeyiz. Onun için alternatifsiziz. Şu anda biz öyle bir konumdayız ki inşallah bu seçimleri de bizler kazanacağız. Ben yüzde 52 ile Cumhurbaşkanlığını kazandım. Şimdi önümüzdeki seçimlerde bizim hedefimiz tabii aynı şekilde kazanmak. Biz başkanlık sistemine geçtik. Ama bizim muhalif kanat, Türkiye'de başkanlık sistemi değil, parlamenter sistemi savunuyor, ki o parlamenter sistemde Türkiye yıllar yılı 7 ayda, 8 ayda, 10 ayda, 13, 14, 15, 16 ayda bir seçime gitmiş, hükümetler bozulmuş. Böyle bir ülkede istikrar olur mu? İstikrar olmadığı için de ne oldu? Türkiye hep geride kaldı. Biz ise dedik ki başkanlık sistemine geçeceğiz ve başkanlık sistemine geçtik. Amerika'daki sistemi de kısmen baz aldık. Başkanlık sistemiyle beraber de Türkiye çok daha farklı bir yürüyüşe geçti ve bu farklı yürüyüş içerisinde de gayet güzel bir yere ülkemizi getirdik."

"Sizce şu an Türkiye-ABD ilişkileri ne durumda?" sorusunu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İdeal bir konumdadır diyemem. Çünkü bizim şu anda Amerika'yla dış ticaret hacmimizin buralarda olmaması lazım. Bizim Sayın Trump döneminde de belirlediğimiz bir rakam vardı, '100 milyar doları bulmalıyız' demiştik. Ama maalesef şu anda çok çok gerilerdeyiz." diye yanıtladı.

Türkiye-ABD ticaret hacminin 20, 25, 30 milyar dolar olmaması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Bizim bunları aşmamız lazım." diye konuştu.

"Yaptırım, iki dost ülke için çok yanlış bir şey"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinin savunma sanayisinde de istenilen yerde olmadığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

"Savunma sanayini iyi bir yere taşımamız lazım. İşte mesela bizim F-16 meselemiz var. Biz sizden F-16 almışız. Şimdi sizden F-16 aldığımıza göre bunun gerisinin gelmesi lazım. Ama burada siyasi yaklaşımla karar vererek F-16 konusunda Türkiye'ye hala bir yaptırım uygulama yoluna gitmek iki dost ülke için çok yanlış bir şey. En son Sayın Biden, bunu çözme noktasında bana söz verdi. Şu anda Biden'ın buna olumlu baktığını biliyorum. Hatta Cumhuriyetçilerle de görüşmelerimiz oldu, onlar da buna olumlu bakacaklarını söylediler. Şimdi F-16 konusunda eğer biz Amerika'dan istediğimiz neticeyi alamazsak ne yapacağız? Başımızın çaresine bakacağız. Siz kalkıp da Yunanistan'a F-16 konusunda her türlü desteği vereceksiniz, orada üsler kuracaksınız ama Türkiye gibi NATO'daki dost ülkeye ve ilk 5 içerisinde NATO'da her türlü desteği veren ülkeye bu desteği vermeyeceksiniz. Bu durumda Türkiye'nin yapacağı iş de başının çaresine bakmaktır. Yoksa bunun dışında bizim Amerika'yla sıkıntımız yok."

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni haftada yoğun bir gündemi var. Genel Kurul'da, torba kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni haftada yoğun bir gündemi var. Genel Kurul'da, torba kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek. Ayrıca Sayıştay Başkanlığı için seçim yapılacak

21.06.2026 18:50:00
Haber Merkezi
 Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni haftada yoğun bir gündemi var. Genel Kurul'da, torba kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek
 Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni haftada yoğun bir gündemi var. Genel Kurul'da, torba kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek
Meclis Genel Kurulu yeni haftada, birçok kanunda değişiklik öngören torba teklifin görüşmelerini sürdürecek. Teklifle taksi ve minibüs esnafına KDV muafiyeti ve vergi kolaylığı geliyor.

Gerçek usulde vergilendirilen taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların devri KDV'den istisna olacak.

Vergilendirme, talep edildiği takdirde taksi mali cihazla tespit edilen bedel üzerinden yapılabilecek.

Teklifte emniyet teşkilatına ilişkin düzenlemeler de yer alıyor. Buna göre Emniyet Hizmetleri Sınıfı'na atanmış ancak daha sonra sağlık sebeplerine dayanan yargı kararı gereğince devlet memurluğundan ilişiği kesilmiş olanlar, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı'ndaki unvanlara atanacak.

Düzenlemeyle Basın İlan Kurumu'nun internet haber sitelerine ilan kesme müeyyidesi uygulamasının da önünü açıyor. Kurum, kanunda öngörülen vasıfları taşımamaları veya ödevleri yerine getirmemeleri halinde sitelerin ilanlarını bir günden 10 güne kadar kesebilecek.

Genel Kurulda, Sayıştay Başkanlığı için seçim yapılması da bekleniyor. Seçim, Sayıştay Başkanı Metin Yener ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Bütçe Genel Müdürü Bahtiyar Sazlık arasında yapılacak.

Meclis Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları da gerçekleştirilecek.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Grup Toplantısı'nda milletvekillerine hitap edecek.

Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sürecinde açık tutulan nüfus müdürlüklerinde 3 bin 25 kimlik kartı başvurusunun alındığını bildirdi

 

21.06.2026 17:20:00
Anadolu Ajansı
Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı
Nöbetçi nüfus müdürlüklerine 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu yapıldı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal'deki hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

"YKS maratonunu geride bırakırken bir evladımızın dahi hayaline ulaşmasına engel olmamak için nüfus müdürlüklerimiz hafta sonu boyunca görev başındaydı. Açık tutulan nüfus müdürlüklerimizde, cumartesi günü 2 bin 274, pazar günü 751 olmak üzere toplam 3 bin 25 kimlik kartı başvurusu alınarak adaylarımızın sınavlarına zamanında katılmaları sağlandı.

Gençlerimizin hayallerine giden yolda büyük bir sorumluluk bilinciyle görev yapan nüfus personelimize, sınav sürecinin huzur ve güven içerisinde tamamlanması için emek veren tüm İçişleri ailemizin mensuplarına teşekkür ediyor, tüm evlatlarımızın emeklerinin karşılığını almalarını temenni ediyorum."

Bakan Fidan, Sudanlı mevkidaşı Salem ile görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mohieddin Salem ile bir araya geldi

21.06.2026 16:38:00 / Güncelleme: 21.06.2026 16:43:42
İhlas Haber Ajansı
Bakan Fidan, Sudanlı mevkidaşı Salem ile görüştü
Bakan Fidan, Sudanlı mevkidaşı Salem ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mohieddin Salem ile bir araya geldi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır temaslarını sürdürüyor. Bakan Fidan, başkent Kahire'de Sudan Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mohieddin Salem ile görüştü.İHA

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, başkent Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildi

21.06.2026 16:30:00
Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından kabul edildi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, başkent Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildi.

Dışişleri Bakanlığı'nın sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, Bakan Hakan Fidan'ın, Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Dördüncü Toplantısı vesilesiyle bulunduğu Kahire'de Mısır Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından kabul edildiği bildirildi.

Beyoğlu ve Şişli'de bazı yollar trafiğe kapatılacak

İstanbul'un Beyoğlu ve Şişli ilçelerinde güvenlik tedbirleri kapsamında trafiğe kapatılacak yollar ve alternatif güzergahlar açıklandı

21.06.2026 08:15:00
İHA
Beyoğlu ve Şişli'de bazı yollar trafiğe kapatılacak
Beyoğlu ve Şişli'de bazı yollar trafiğe kapatılacak
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube ekiplerince, bugün güvenlik tedbirleri kapsamında saat 10.00 itibariyle Beyoğlu ve Şişli'de kapanacak yollar ve alternatif güzergahlar açıklandı.

Bu kapsamda; İstiklal Caddesi, Sıraselviler Caddesi, Atıf Yılmaz Caddesi, Turnacı Başı Caddesi, Hamalbaşı Caddesi, Kamer Hatun Caddesi, Yeni Çarşı Caddesi, Meşrutiyet Caddesi, Bostanbaşı Caddesi, İlk Belediye Caddesi, Hayriye Caddesi, Asmalı Mescit Caddesi, Cihangir Caddesi, Tak-ı Zafer Caddesi, Galip Dede Caddesi, Zambak Sokak, Meşelik Sokak, Mis Sokak, Billurcu Sokak, Balo Sokak, Sadri Alışık Sokak, Akarsu Yokuşu Sokak, Defterdar Yokuşu Sokak, Kazancı Yokuşu Sokak, Kumbaracı Yokuşu Sokak, Osmanlı Sokak, Dünya Sağlık Sokak, Akyol Sokak, Halas Sokak ile Nuri Ziya Sokak trafiğe kapatılacak.

Ayrıca, Selime Hatun Cami Sokak, Çiftevav Sokak, Miralay Şefikbey Sokak, İnönü Caddesi, Mete Caddesi ile Prof. Dr. Bedri Karafakioğlu Caddesi gerek duyulması halinde trafiğe kapatılacak.


Alternatif güzergahlar



Taksim'de kapanan yollar için alternatif güzergahlar da açıklandı. Bu kapsamda, Meclis-i Mebusan Caddesi, Barbaros Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi, Yedikuyular Caddesi, Irmak Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı, Bülent Demir Caddesi, Bahriye Caddesi, Fişekhane Deresi Caddesi, Dereboyu Caddesi, Melek Sokak, Evliya Çelebi Caddesi, Irmak Caddesi (Taksimden Dolapdere İstikameti, Akağalar Caddesi, Kurtuluş Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Elmadağ Caddesi, Abdulhak Hamit Caddesi, Dolapdere Taksim Caddesi kullanılabilecek.

Şişli'de de gerek duyulması halinde, Taşkışla Caddesi ile Askerocağı Caddesi trafiğe kapatılacak. Alternatif güzergah olarak ise, Abdi İpekçi Caddesi, Mim Kemal Öke Caddesi, Kadırgalar Caddesi, Dolmabahçe Gazhane Caddesi, Maçka Caddesi, Teşvikiye Caddesi, Vali Konağı Caddesi ile Cumhuriyet Caddesi trafiğe açık olacak.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Bahar Apartmanı davasında 'eksik inceleme ve yetersiz rapor' şoku

Gaziantep'te 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 10 kişinin yaşamını yitirdiği Bahar Apartmanı'na ilişkin davada verilen mahkumiyet kararları, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporları gerekçesiyle bozuldu

20.06.2026 11:36:00 / Güncelleme: 20.06.2026 11:41:19
İHA
Bahar Apartmanı davasında 'eksik inceleme ve yetersiz rapor' şoku
Bahar Apartmanı davasında 'eksik inceleme ve yetersiz rapor' şoku
Gaziantep'te 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılarak 10 kişinin hayatını kaybetmesine, 7 kişinin de yaralanmasına neden olan Bahar Apartmanı'na ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini bozarak dosyanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verdi.

Daire, dosyada bulunan bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu, binanın mimari projesine ilişkin revize edilmiş belgelerin dosyada yer almadığını ve yıkımın kesin nedenlerinin yeterince ortaya konulamadığını belirtti. Kararda, İstanbul Teknik Üniversitesi'nden konusunda uzman en az 7 kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve hükme esas alınabilecek yeni bir rapor alınması gerektiği ifade edildi.



Kararda ayrıca, dönemin Şehitkamil Belediyesi Ruhsat Proje Şube Müdürü Mustafa B. yönünden dikkat çeken bir değerlendirmeye yer verildi. Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, binanın yapım sürecinde doğrudan görev almayan Mustafa B.'nin eyleminin, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçu kapsamında mı yoksa "görevi kötüye kullanma" suçu kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiğinin yerel mahkemece tartışılmadığını belirterek bunu bozma gerekçeleri arasında gösterdi.

Mahkeme ayrıca, statik proje müellifi Mustafa T. ile belediyede ruhsat proje müdürü olarak görev yapan Mustafa B.'nin kusur durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının da yeniden incelenmesi istendi. Öte yandan, Mustafa B. ve Mustafa T. hakkında daha önce çıkarılan tutuklamaya yönelik yakalama emirleri kaldırıldı. İki sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Dosya, eksikliklerin giderilmesi ve yeniden hüküm kurulması amacıyla ilk derece mahkemesine gönderildi.

Olayın geçmişi

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde Gaziantep'te yıkılan Bahar Apartmanı'nda 10 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin davanın karar duruşması, 1. Ağır Ceza Mahkamesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İ.M.U. ile taraf avukatları katıldı. Sanık İ.M.U., hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, beraatını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklar Mustafa B., Mustafa T. ve İ.M.U.'ya "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 11 yıl 1 ay 10'ar gün hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti, sanık İ.M.U.'nun tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak tahliyesine karar verdi. Heyet, tutuksuz yargılanan sanıklar Mustafa B. ile Mustafa T. hakkında ise tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasına hükmetmişti.

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti


 
Türkiye'de tam bir tır dehşeti yaşanıyor. Trafik kurallarını ve sürüş emniyetini hiçe sayan trafik teröristleri, her gün çoğu ölümlü onlarca kazaya imza atıyor.

20.06.2026 02:48:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:55:03
HABER MERKEZİ/AA
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tırın çarptığı cipin sürücüsü yaralandı. F.E. idaresindeki tır, Şingah Mahallesi eski hastane kavşağında kırmızı ışıkta geçti. Tır, bu sırada kavşaktan geçmeye çalışan M.K'nin kullandığı 27 ABT 629 plakalı cipe hızla çarptı.

İhbar üzerine kaza yerine, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kazada hafif yaralanan cip sürücüsü M.K, sağlık ekiplerince Bayburt Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Öte yandan, kaza anı güvenlik kamerasınca kaydedildi. Görüntülerde, kırmızı ışıkta geçen tırın cipe çarptığı anlar yer alıyor.

Tır dehşeti bitmiyor

Türkiye'de tır dehşeti sıradan bir hale geldi. Her gün onlarca trafik cinayetine imza atıyorlar. Şehirler arası yolda otobüsle seyahat edin, dehşeti göreceksiniz... Bir ayağını, özellikle de sol ayağını direksiyonun sol tarafına koyan onlarca tır sürücüsü ile karşılaşacaksınız. Durum bu olunca kazalar kaçınılmaz oluyor!

Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

İzmir'in Seferihisar Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında, aralarında Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P'nin de olduğu gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

20.06.2026 02:00:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:36:34
AA
Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı
Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında yakalanan 7 şüpheli, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P, inşaat firması yetkilileri S.B. ve R.K.B, kamu görevlisi Ö.A. ile şirket yetkilisi R.Ö. çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.

Tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, şirket çalışanı M.C.H. ise serbest bırakıldı.

Soruşturma

Seferihisar Belediyesi ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşların, inşaat ve imar süreçlerine ilişkin işlemler karşılığında menfaat temin ettiklerine yönelik soruşturmada, 17 Haziran'da aralarında Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P'nin de olduğu 6 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerle bağlantısı olduğu öne sürülen Güzelbahçe'nin daha önce tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay ile şirket çalışanı M.C.H. de 18 Haziran'da yakalanmıştı.

Söz konusu 8 şüphelinin dün İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanmış, şüphelilerden '''''''S.Y. sağlık sorunları nedeniyle ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Diğer şüpheliler ise adliyeye sevk edilmişti. 

Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu

Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu

20.06.2026 00:27:00
İhlas Haber Ajansı
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu. Sahilde yoğun tedbir alınırken, parça incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi.

Bartın'ın Amasra ilçesine bağlı Çakraz Plajı'nda saat 16.00 sıralarında insansız hava aracı bulundu. Bölgede geniş güvenlik tedbirili alan jandarma ekipleri yaptıkları incelemede, üzerinde mühimmat bulunmadığını belirledi. Jandarma ekipleri tarafından sahilden alınarak, incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi. Çakraz Plajı'nda bulunan İHA'nın 5 gün önce Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu Plajı'nda bulunan insansız hava aracı ile aynı olduğu öğrenildi.



Uzun süre suda kaldığı ve parçalanmış halde bulunan dronun, gövde ve pervaneleri strafor köpükten, pervaneleri ağaçtan eklenti vidalarının ise plastikten yapıldığı tespit edildi. Rus yapımı olduğu tahmin edilen insansız hava aracının kesin menşeinin ise Ankara'da yapılacak incelemede belirlenmesi bekleniyor. Bulunan insansız hava aracının, mühimmat taşıma özelliğinin bulunduğu fakat saldırı dronları için önceden gönderilerek, hava savunma sistemleri ve radarları aldatmak için kullanıldığı tahmin ediliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.