Yazımızın başlığını kıymetli hemşehrimiz Aşık Cemal Divani'nin şiirinden aldık ki yazının sonunda şiirin tamamını okuyacaksınız.Malum olduğu üzere "mah-ı matem"deyiz, Muharrem'deyiz ve onuncu güne, Fatıma ana kuzularından biri olan Hz. Hüseyin'in şehadetinin yıldönümüne gün gün yaklaşıyoruz.Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki; eğer İslam alemi Hüseynî kıyamı doğru anlamış, dosdoğru yorumlamış ve gerekli dersleri çıkarmış olsaydı bugün bulunduğu durumdan çok daha iyi bir durumda olurdu.Eğer Ümmet-i Muhammed; inanmak, tâbi olmak ve takip etmekle mükellef oldukları Hz. Muhammed aleyhisselam'ın aile efradına, ehli beytine, torunlarına yaşatılan bu tarifsiz acıda birleşebilseydiler, yani inandıkları Peygamberin acısını paylaşmada ittifak etseydiler bugün yaşadıkları zilletlerin birçoğunu belki yaşamayacaklardı.Birtakım hile ve desiselerle ve hiç de ehil olmadığı halde Müslümanların yönetimine geçen Yezid'in hem yüce İslam'a karşı hem de İslam Peygamberinin torunlarına karşı işlediği cinayetler hem o gün hem de sonraki çağlarda hak ettiği karşılığı görseydi, tarih boyunca Ümmet-i Muhammed'in başına musallat olan, yakasına yapışan yezitler bu kadar rahat hareket edemezdi ve onulmaz yaralar açamazdı.Ehl-i Beyt fertleri ve hasseten Hz. Hüseyin yaşadıkları dönemlerde Yüce İslam'ın aynası durumunda oldukları için, Emevi hanedanın bütün sapkınlıkları, çirkeflikleri, açtıkları şeytani çığırlar o aynada sırıtıyordu ve o yüzden aynayı kırıp ortadan kaldırmaya çalıştılar.1437. Hicri yılı idrak etmiş olan bugünün Müslümanları her zamankinden daha çok Hüseyni kıyamı anlamaya, yorumlamaya ve dersler çıkarmaya muhtaçtırlar.Şimdi şairimize kulak verelim: On dört asır oldu yola bakarımGelen gitti Hüseyin'im gelmediDestanlar okurum ağıt yakarımGüneş battı Hüseyin'im gelmediBöyle takdir etmiş Kadir-i MutlakÇünkü emir ondan olur olacakCibril'den emanet tastaki toprakKana battı Hüseyin'im gelmediDerdimin üstüne dertler ekledimSayısızca dert kervanı yükledimUzun gece uyumadım bekledimŞafak attı Hüseyin'im gelmediKerbelâ çölüne yel oldum estimHaber gelmeyince şansıma küstümGeçen yolcuların yolunu kestimDua etti Hüseyin'im gelmediNe gökte bulut var ne şimşek çakarKerbelâ'ya su değil de kan akarBu ayrılık benim bağrımı yakarSinem tüttü Hüseyin'im gelmediFahri kainatım gönlü gam bağlarAli'ye söylemen gözyaşı çağlarFatmatü'z-Zehra'dır bugün kan ağlarFeryat etti Hüseyin'im gelmediCemal Divani'yim budur kaderimBin dört yüz senedir bitmez kederimÖlür isem gözü açık giderimÖmrüm bitti Hüseyin'im gelmedi.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026
- Vicdan rafa kalkmışsa çalı çam olur çalılık orman olur… / 07.04.2026
- Yamuk bizden ise kaldır halıyı bizden değil ise çam yap çalıyı / 06.04.2026
- Haydutluğun hüküm sürdüğü devirlerden geçiyoruz / 03.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026
- Vicdan rafa kalkmışsa çalı çam olur çalılık orman olur… / 07.04.2026
- Yamuk bizden ise kaldır halıyı bizden değil ise çam yap çalıyı / 06.04.2026
- Haydutluğun hüküm sürdüğü devirlerden geçiyoruz / 03.04.2026



























































