logo
23 EYLÜL 2026

İETT’nin sefer gerçekleştirme oranı yüzde 98'i aştı

Yaklaşık 10 bin personeli ile İstanbul’un her noktasında toplu ulaşım faaliyeti gerçekleştiren İETT, bir günde 55 bin farklı sefer gerçekleştiriyor

11.09.2023 16:45:00
YENAL ARMAN
 
İETT’nin sefer gerçekleştirme oranı yüzde 98'i aştı
İETT’nin sefer gerçekleştirme oranı yüzde 98'i aştı
Yaklaşık 10 bin personeli ile İstanbul'un her noktasında toplu ulaşım faaliyeti gerçekleştiren İETT, bir günde 55 bin farklı sefer gerçekleştiriyor. Filosunda yer alan otobüs, metrobüs, adabüs, adamini ve nostaljik tramvaylar ile günde 655 bin km yol kat ederken, Özel Halk Otobüsleri ile beraber bu rakam 1 milyon 255 bin km'ye kadar ulaşıyor. İETT, planladığı bu 55 bin seferin kusursuzca tamamlanması için de yeni çalışmalarını devreye aldı. Önceki dönemde İETT araçları sadece TÜVTÜRK istasyonlarında muayene edilmekteydi. Şimdi ise gerek İETT filosu gerekse Özel Halk Otobüsü filosunda yer alan tüm araçların periyodik muayene ve bakımlarına ek olarak, İETT'nin kendi garajlarında kurduğu TÜVTÜRK standartlarındaki muayene istasyonlarında araçlar detaylı kontrolden geçiriliyor. Son 4 yılda 10 farklı lokasyonda kurulan bu muayene istasyonlarında sadece 2022 yılında 11 binin üzerinde detaylı muayene işlemi gerçekleştirildi. Araç içi yolcu bilgilendirme ekranlarından, fren sistemlerine kadar birçok farklı parametrede gerçekleştirilen denetimler sayesinde araçların sefer sırasında oluşabilecek arızalarının da önüne geçilebiliyor. İETT'nin bu çalışmaları sayesinde 2018 yılında %96 seviyesinde olan sefer gerçekleşme oranı %98.1'in üzerine çıktı.

‘Kendine dikkat et, daha gençsin’

Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yeniden açılan soruşturma genişlerken, FETÖ hükümlüsü eski istihbaratçı Enver Altaylı hakkında bu kez savcıya yönelik sözleri nedeniyle ayrı bir soruşturma başlatıldı

23.09.2026 12:07:00
Haber Merkezi
 
‘Kendine dikkat et, daha gençsin’
‘Kendine dikkat et, daha gençsin’
Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yeniden açılan soruşturma genişlerken, FETÖ hükümlüsü eski istihbaratçı Enver Altaylı hakkında bu kez savcıya yönelik sözleri nedeniyle ayrı bir soruşturma başlatıldı.

Altaylı'nın ifade sırasında soruşturmayı yürüten başsavcı vekiline, "Kendine dikkat et, daha gençsin. Sen kimsin, seninle bir gün görüşeceğiz, hesaplaşacağız" dediği bildirildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişmeye daha imza attı.

Soruşturma kapsamında ifadesi alınan eski istihbaratçı ve FETÖ hükümlüsü Enver Altaylı'nın, ifade işlemi sırasında soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcı Vekili'ne yönelik sözleri nedeniyle resen soruşturma başlatıldı.

Başsavcılığın açıklamasına göre Altaylı, savcıya yönelik olarak, "Kendine dikkat et, daha gençsin. Sen kimsin, seninle bir gün görüşeceğiz, hesaplaşacağız" ifadelerini kullandı.

Bu sözler üzerine Altaylı hakkında "kamu görevlisine karşı tehdit" suçundan ayrıca soruşturma başlatıldığı açıklandı.

Önce tutuklama, ardından tehdit soruşturması



Altaylı, Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında 22 Eylül'de ifadesi alınmak üzere Silivri Adliyesi'ne getirildi. Soruşturmayı yürüten savcılık, ifadesinin ardından Altaylı'yı "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti.

Silivri Sulh Ceza Hakimliği, Altaylı'nın tutuklanmasına karar verdi. Böylece Altaylı, 2011'de Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada tutuklanan şüpheliler arasına katıldı.

Ancak Altaylı'nın adliyedeki işlemleri bununla sınırlı kalmadı. Savcılığa yönelik sözleri nedeniyle hakkında ikinci bir adli süreç başlatıldı.

Kozinoğlu dosyası yeniden açılmıştı

Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin dosya, Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla daha önce verilen takipsizlik kararının kaldırılması sonrasında yeniden açıldı.

Başsavcılık, olayın tüm yönleriyle yeniden araştırılması amacıyla özel bir soruşturma ekibi oluşturdu. Soruşturma kapsamında ceza infaz kurumunda görev yapan kişiler ile Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı.

Soruşturmanın önemli adımlarından biri de Kozinoğlu'nun mezarının açılması oldu. "Feth-i kabir" işlemiyle mezardan alınan örneklerin Adli Tıp Kurumu tarafından incelenmesi ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesi hedefleniyor. Başsavcılık ayrıca ölümde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının araştırıldığını bildirdi.

Tutuklu sayısı artmıştı

Soruşturma kapsamında daha önce dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve cezaevi savcısı Necip Doğan dahil bazı şüpheliler tutuklanmıştı.

21 Eylül'de ise eski gazeteci Osman Arslan tutuklanırken, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile vardiya amiri Kazım Beyke adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Böylece Altaylı'nın tutuklanmasından önce soruşturmadaki tutuklu sayısı 7'ye yükselmişti.

Öte yandan Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli albay Hasan Atilla Uğur ve emekli yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım hakkında da ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

Soruşturmanın seyri merak konusu

Kozinoğlu dosyasında yeniden soruşturma başlatılması, mezarın açılması, cezaevinde görev yapan isimler hakkında adli işlemler yapılması ve son olarak Enver Altaylı'nın "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla tutuklanması dosyanın kapsamını genişletmiş durumda.

Altaylı'nın savcıya yönelik sözleri nedeniyle başlatılan yeni soruşturma ise ana dosyadan bağımsız olarak kamu görevlisine karşı tehdit iddiasını gündeme getirdi.

Soruşturmaların sonucunda hem Kozinoğlu'nun ölümünün kesin nedeni hem de olayda üçüncü kişilerin herhangi bir rolünün bulunup bulunmadığı belirlenecek. Şu aşamada dosyadaki suçlamalar soruşturma ve yargılama konusu iddialar niteliğinde bulunuyor.

CHP'li Medine Pamuk’un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu

CHP'li Medine Pamuk’un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu

23.09.2026 11:52:00
Haber Merkezi
 
 CHP'li Medine Pamuk’un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu
 CHP'li Medine Pamuk’un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu
CHP'li Medine Pamuk'un istifasıyla boşalan Adalar Belediyesi Başkanvekilliği seçiminde gerginlik yaşandı. YENİ Parti ve CHP'li üyelerin salonu terkettiği seçimlerin üçüncü turunda AKP adayı Kemal Türkyılmaz kazanan isim oldu.

Adalar Belediyesi'nde CHP'li Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın tutuklanmasının ardından başkanvekili seçilen Medine Pamuk'un sağlık gerekçesiyle istifa etmesi üzerine yeni başkanvekilini belirlemek amacıyla oylama süreci başladı.

Belediye Başkanı Ercan Ali Akpolat ile birlikte tutuklanan Belediye Meclis Üyesi Yavuz Çiftçioğlu hakkındaki kısıtlamanın kaldırıldığı ve Çiftçioğlu'nun seçime katıldığı bildirildi. Gelişmeye Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tepki gösterdi.

Tansiyonun yükselmesi üzerine CHP ve YENİ Partililer seçim salonundan dışarı çıkıyor.

Divan Başkanı salona polisi davet etti.

Seçimin güvenli bir şekilde yürütülemeyeceğini ifade eden divan başkanı, basın ve belediye meclis üyelerinin çıkarılmasını talep etti.

YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik "Bu tiyatronun parçası olmayacağız. 2 AK partili seçildi. şu anda 3 arkadaş tutuklu vaziyette. İkisi dışarda. İçerdekilerin birini istifa ettirdik. İki üyeyi ikna ettiler. Usul açısından çok büyük eksiklikler var. Divan başkanının yanındaki divan başkan yardımcısı aday..." ifadelerini kullandı.

İLK TURU AKP ÖNDE BİTİRDİ
Saat 10.00'da toplanan Belediye Meclisi'nde gerçekleştirilen ilk tur oylamasında AKP adayı Kemal Türkyılmaz 5 oy alırken, CHP'nin adayı Aytül Ekşiyan 4 oy aldı. Yasal çoğunluk sağlanamadığı için seçim ikinci tura kaldı.

İKİNCİ TUR BERABERE BİTTİ
Mevzuat gereği ilk iki turda üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun aranması sebebiyle seçimin birinci turunda kazanan taraf çıkmadı. Sandıktan çıkan 5-4'lük sonucun ardından oylamada ikinci tura geçildi. İkinci tur oylamada ise iki aday da dörder oy aldı. Bir oy geçersiz sayıldı.

21 Eylül Pazartesi günü çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen seçim, bugüne ertelenmişti.

ÜÇÜNCÜ TURDA ADAY BELİRLENDİ
CHP ve YENİ Partili belediye Meclis üyelerinin salonu terk etmesi sonrasında 3. turda salt çoğunluğu alan AKP'li Kemal Türkyılmaz başkanvekili oldu.

CHP, AKP'nin adayına oy veren 3 belediye meclis üyesini kesin ihraç talebiyle disipline sevk etti.

Kızı ‘güdümlü senaryo’ diyerek isyan etmişti

2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturma 15 yıl sonra yeniden büyüdü

23.09.2026 10:20:00
Haber Merkezi
 
Kızı ‘güdümlü senaryo’ diyerek isyan etmişti
Kızı ‘güdümlü senaryo’ diyerek isyan etmişti
2011'de Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturma 15 yıl sonra yeniden büyüdü.

FETÖ hükümlüsü eski istihbaratçı Enver Altaylı, "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla tutuklandı. Altaylı'nın kızı Dilara Yılmaz ise daha soruşturma aşamasında babasının Kozinoğlu'nun ölümüyle ilişkilendirilmesine tepki göstererek süreci "güdümlü bir senaryo" olarak nitelendirmişti.

15 YIL SONRA DOSYA YENİDEN AÇILDI



Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde rahatsızlanmasının ardından hayatını kaybetmişti. Ölümünün ardından soruşturma yürütülmüş, ancak dosya yıllar sonra yeniden kapsamlı biçimde ele alındı.

Son soruşturmayla birlikte dönemin cezaevi yöneticileri, savcıları ve Kozinoğlu'nun çevresindeki bazı isimler yeniden mercek altına alındı. Son olarak eski gazeteci Osman Arslan da tutuklanırken, soruşturmada tutuklu sayısının 7'ye yükseldiği bildirildi.

ALTAYLI İÇİN ÖNCE SEVK, SONRA TUTUKLAMA

Soruşturmanın yeni halkası Enver Altaylı oldu.

82 yaşındaki Altaylı'nın Sincan Cezaevi'nden İstanbul'a getirilerek ifade vermesi planlandı. Ancak doktorun "sevke uygun değildir" raporu üzerine ilk sevk gerçekleştirilemedi.

Altaylı daha sonra Silivri Adliyesi'nde soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Savcılık işlemlerinin ardından "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi ve tutuklandı.

KIZI GÜNLER ÖNCE İSYAN ETMİŞTİ

Altaylı'nın avukatlığını yapan kızı Dilara Yılmaz, tutuklama kararından önce babasının soruşturma kapsamına alınmasına sert tepki göstermişti.

Yılmaz, babasının "mantıksal ve hukuki temeli bulunmayan güdümlü bir senaryonun merkezine yerleştirilerek" Kozinoğlu'nun ölümüyle ilişkilendirildiğini savunmuştu.

Yılmaz ayrıca 82 yaşındaki babasının ciddi sağlık sorunları bulunduğunu belirterek, ifadenin cezaevinden SEGBİS aracılığıyla alınabileceğini söylemişti.

Bir başka açıklamasında ise haberlerde kendilerine söz hakkı verilmediğini savunan Yılmaz, "Enver Altaylı hapiste olabilir ama cevap hakkı hapiste değil" ifadelerini kullandı. Bu değerlendirmeler Yılmaz'ın kendi açıklamalarıdır.

DOSYADA DİKKAT ÇEKEN MEKTUP

Soruşturmayı daha da dikkat çekici hale getiren ayrıntılardan biri ise Altaylı'nın geçmişte Fethullah Gülen'e gönderdiği mektuplar.

T24'ün aktardığı mektup içeriğinde Altaylı, Kozinoğlu'nu Orta Asya'daki FETÖ yapılanması ve okulların kapatılması tartışmaları bağlamında suçlamıştı. Altaylı, Kozinoğlu'nun okulların kapatılması sürecinde "en büyük ihanet payına" sahip olduğunu ileri sürmüştü.

Bugün aynı Altaylı'nın, Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturmanın şüphelisi olarak tutuklanması dosyadaki en dikkat çekici bağlantılardan biri haline geldi.

ESKİ DOSYASI DA AĞIR

Enver Altaylı daha önce "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "siyasi ve askeri casusluk" suçlarından 23 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu karar 2024 yılında onanmıştı.

Şimdi ise Altaylı, bu dosyadan bağımsız olarak Kozinoğlu'nun ölümüyle bağlantılı yeni bir ceza soruşturmasının şüphelisi olarak tutuklu.

ŞİMDİ ASIL SORUŞTURMA BAŞLIYOR

Kozinoğlu dosyasında tablo giderek genişliyor:

2011'de cezaevinde ölüm…

15 yıl sonra yeniden soruşturma…

Dönemin cezaevi yöneticileri ve savcıları hakkında tutuklamalar…

Kozinoğlu'nun çevresindeki isimler…

Ve şimdi Enver Altaylı'nın "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla tutuklanması…

Dosyanın bundan sonraki seyri, Altaylı hakkındaki suçlamaların hangi delillere dayandığı ve soruşturmanın Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin hangi yeni bulguları ortaya çıkaracağıyla şekillenecek.

Kozinoğlu'nun 2011'de cezaevinde ölümüyle başlayan soru işaretleri, 15 yıl sonra yeniden Türkiye'nin gündeminde. Bu kez dosyanın adı daha da ağır: "Kasten öldürmeye azmettirme."

Unutkanlık ile Alzheimer arasındaki keskin fark!


 
Uzmanlara göre, yaş ilerledikçe unutkanlık şikâyetleri daha sık karşımıza çıkıyor ancak her unutkanlık Alzheimer hastalığı anlamına gelmiyor. Demans; hafıza, düşünme, konuşma, yön bulma ve günlük yaşamda zaman içinde ortaya çıkan bozulmaların genel adı olarak tanımlanırken, bu sorunun en sık nedeninin ise Alzheimer olduğu görülüyor. 

22.09.2026 23:23:00
Murat Çorbacı
 
 Unutkanlık ile Alzheimer arasındaki keskin fark!
 Unutkanlık ile Alzheimer arasındaki keskin fark!

Beyindeki sinir hücrelerinin ve aralarındaki bağlantıların zaman içinde zarar görmesiyle ilerleyen bir sorun olan Alzheimer hastalığında, ilk dönemlerinde özellikle yakın zamanda yaşanan olayları hatırlamakta güçlük çekme ön plana çıkıyor. Süreç ilerledikçe konuşma, yön bulma, karar verme ve günlük işleri yerine getirme gibi becerilerde de sorunlar görülebiliyor.

Unutkanlık farklı bir şey

Unutkanlık şikâyetlerinin değerlendirilmesinde öncelikle altta yatan nedenin belirlenmesinin önemli olduğunu söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, bazı durumlarda bilişsel sorunların tedavi edilebilir nedenlere bağlı olabileceğini hatırlatıyor. B12 vitamini eksikliği, tiroit hastalıkları, bazı ilaçların yan etkileri, depresyon, uyku bozuklukları ve bazı metabolik hastalıklar hafıza ve düşünme becerilerinde bozulmaya neden olabiliyor. Bu nedenle unutkanlık yaşayan kişilerin kendi kendilerine Alzheimer tanısı koymak yerine tıbbi değerlendirmeden geçmeleri en doğru yaklaşım.

Alzheimer tanısında tek bir test yeterli değil

Alzheimer hastalığının tanısında tek bir test yeterli olmuyor. Kişinin şikâyetleri, sağlık geçmişi ve günlük yaşamdaki değişikliklerin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Tanı sürecinde doktor muayenesinin yanı sıra; hafıza ve diğer zihinsel becerileri değerlendiren testler, kan tetkikleri ve beyin görüntülemelerinden yararlanılabiliyor. Gerekli görülen hastalarda PET görüntüleme ile beyin omurilik sıvısı veya kan üzerinden yapılan özel testler de değerlendirmeye alınabiliyor. Son yıllarda Alzheimer hastalığında beyinde biriken beta-amiloid ve tau proteinlerini göstermeye yönelik biyolojik testlerin de tanı sürecindeki önemi giderek artıyor.

Tedavide yeni gelişmeler var

Alzheimer hastalığını bugün için tamamen ortadan kaldıran kesin bir tedavi bulunmuyor. Bununla birlikte hastalığın belirtilerini kontrol etmeye yönelik ilaçların yanı sıra, hastalığın altında yatan biyolojik süreci hedefleyen yeni tedaviler de kullanımda. Bu tedavilerden biri olan lecanemab etken maddeli bir ilaç, beyinde biriken beta-amiloid proteinlerini hedefliyor. İlaç, Alzheimer hastalığının erken dönemindeki, hafif bilişsel bozukluk veya hafif demans aşamasındaki uygun hastalarda hastalığın klinik ilerlemesini yavaşlatmaya yönelik kullanılıyor. İlacın, cilt altına uygulanan formunun 2025 yılında ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanması, Alzheimer tedavisindeki yeni gelişmeler arasında. 2026 yılında ise bu formun tedaviye evden başlamasına olanak sağlayan yeni uygulama rejimine ilişkin FDA onayı geldi.
Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, yeni tedavinin her Alzheimer hastasında kullanılamayacağının özellikle altını çiziyor. Tedavi öncesinde hastada Alzheimer ile ilişkili beta-amiloid birikiminin bulunduğunun doğrulanması ve hastalığın uygun erken evrede olması gerekiyor. Tedavinin önemli riskleri arasında ARIA adı verilen, beyinde şişme veya küçük kanama alanları şeklinde ortaya çıkabilen değişiklikler bulunuyor. Bu nedenle tedavi uygulanacak hastaların belirli aralıklarla beyin MR'ı ile takip edilmesi önemli.

Beyin sağlığı için bunları yapın

Alzheimer hastalığından korunmaya yönelik tek bir yöntem bulunmasa da beyin ve damar sağlığını destekleyen yaşam alışkanlıklarının önemli olduğu belirtiliyor. Düzenli fiziksel aktivite, sosyal ve zihinsel olarak aktif bir yaşam, tansiyon, diyabet ve kolesterolün kontrol altında tutulması, sigaradan uzak durulması, dengeli beslenme ve düzenli uyku beyin sağlığının korunmasında öne çıkan başlıklar arasında. Özellikle unutkanlığın giderek artması, kişinin günlük yaşamını etkilemeye başlaması veya yakınları tarafından belirgin bir değişiklik fark edilmesi halinde hekime başvurulması gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, önemli bir uyarıda bulunuyor: "Her unutkanlık Alzheimer değildir. Ancak erken dönemde yapılacak doğru bir değerlendirme, unutkanlığın altında yatan nedenin belirlenmesi ve kişiye uygun tedavi ile takip planının oluşturulması açısından büyük önem taşıyor."

8 ayda en az 259 kadın katledildi

Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri, alınan önlemlere ve yürütülen mücadelelere rağmen 2026 yılında da hız kesmeden can almaya devam ediyor. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) tarafından açıklanan en güncel veriler, koruma mekanizmalarındaki yetersizliği ve dijital hafıza merkezi olan Anıt Sayaç üzerindeki acı bilançonun her geçen gün büyüdüğünü bir kez daha gözler önüne serdi

22.09.2026 19:20:00
Eyüp Kabil
 
8 ayda en az 259 kadın katledildi
8 ayda en az 259 kadın katledildi
Açıklanan son raporlara göre, Ağustos 2026 ayı içerisinde Türkiye genelinde 22 kadın, erkek şiddeti nedeniyle hayatını kaybetti. Cinayetlerin arkasındaki acı gerçekler ise değişmedi: Katledilen kadınların büyük bir çoğunluğu boşanma isteği, barışmayı reddetme veya kendi hayatlarına dair bağımsız kararlar almak istemeleri gerekçesiyle en yakınlarındaki erkekler tarafından hedef alındı.

2026 yılının ilk 8 ayı (Ocak - Ağustos) toplandığında ise erkek şiddeti kurbanı olan kadın sayısı en az 259'a ulaştı. Raporlar, kadınların güvenli liman olarak görmesi gereken evlerin, hâlâ en tehlikeli alanlar olmaya devam ettiğini ve cinayetlerin %55'inden fazlasının yaşam alanlarında, çoğunlukla ateşli silahlarla işlendiğini ortaya koyuyor.

"Şüpheli ölüm" sayılarındaki kritik artış

Son dönem verilerinde en dikkat çekici ve endişe uyandıran detayların başında şüpheli kadın ölümleri geliyor. 2026'nın ilk 8 ayında sivil toplum kuruluşlarının kayıtlarına geçen şüpheli kadın ölümü sayısı 215 olarak belirlendi.


Dönem (2026)

Erkekler Tarafından Öldürülen Kadın

Şüpheli Kadın Ölümü

Ocak – Haziran150

150

151

Temmuz

25

31

Ağustos

22

33

Toplam
(İlk 8 Ay)

197 (KCDP) / 259 (TKDF)

215

Not: Kurumların "aile içi cinayet", "şüpheli ölüm" veya "kadın cinayeti" tanımlamalarındaki metodolojik farklar nedeniyle sivil toplum verilerinde dönemsel sayısal değişiklikler görülebilmektedir.

Uzmanlar, özellikle yüksekten düşme, nehir yataklarında bulunma veya intihar süsü verilmiş vakaların oranındaki artışa dikkat çekiyor. Şüpheli ölümlerin %61'inde ölüm nedeninin tam olarak belirlenememesi, faillerin cezalandırılmasının önüne geçen en büyük hukuki engellerden biri olarak değerlendiriliyor.

"5 günde 10 kadın": Koruma kararları etkin uygulanıyor mu?

Eylül 2026 itibarıyla Meclis gündemine de taşınan iddialar, sistemdeki boşlukları yeniden tartışmaya açtı. Siyasi partilerin kadın kolları temsilcileri ve milletvekilleri, sadece 17-21 Eylül 2026 tarihleri arasındaki 5 günlük kısa sürede 10 kadının cinayet veya şüpheli ölüm dalgasıyla yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Hukukçular ve kadın hakları savunucuları, tehlike altındaki kadınların kolluk kuvvetlerine başvurmasına rağmen koruma kararlarının sahada etkin şekilde uygulanmadığını savunuyor. Katillerin karakollarda dahi tehditlerine devam edebilmesi ve adli kontrol şartlarının esnekliği, caydırıcılığı ortadan kaldıran temel unsurlar olarak öne çıkıyor.

Çözüm arayışı ve çağrılar

Kadın örgütleri, şiddeti önlemenin yolunun kağıt üzerindeki kanunlardan ziyade bütüncül politikaların hayata geçirilmesinden geçtiğini vurguluyor. Sivil toplumun ortak talepleri şu noktalarda yoğunlaşıyor:

* 6284 Sayılı Kanun'un hiçbir esneme payı bırakılmadan, harfiyen uygulanması,

* Uzaklaştırma ve koruma kararlarının ihlali durumunda faillere derhal zorlama hapsi verilmesi,

* Uluslararası bir güvence olan İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden dönülmesi.

Türkiye'de kadınlar her gün sokaklarda, iş yerlerinde ve evlerinde yaşam mücadelesi verirken; dijital anıt sayaçlar her geçen dakika bir kadının daha ismini hafızaya kazımaya devam ediyor.

Kırşehir merkezli 4 ilde "yasa dışı bahis" operasyonu: 13 şüpheli tutuklandı

Kırşehir merkezli 4 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 13 şüpheli, çıkarıldıkları adli mercilerce tutuklandı

22.09.2026 14:12:00 / Güncelleme: 22.09.2026 14:16:05
İHA
 
Kırşehir merkezli 4 ilde "yasa dışı bahis" operasyonu: 13 şüpheli tutuklandı
Kırşehir merkezli 4 ilde "yasa dışı bahis" operasyonu: 13 şüpheli tutuklandı
Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerin yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik çalışma başlatıldı.

Alınan MASAK raporu doğrultusunda, futbol ve diğer spor müsabakaları üzerinden yasa dışı bahis ve şans oyunlarından gelir elde edilmesine ve bu gelirlerin nakline aracılık edildiği değerlendirilen bir şüphelinin hesap hareketleri incelendi.

Yapılan mali analizler, detaylı hesap hareketleri ile IP/Port incelemeleri sonucunda, şüpheli hesaplarında 54 milyon 821 bin 376 TL'yi aşan para hareketliliği tespit edildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında yapılanma içerisinde yer aldığı değerlendirilen 13 şüpheli belirlendi.



Kırşehir merkezli olmak üzere Batman, Manisa ve Ordu'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda 13 cep telefonu, 14 SIM kart, 1 laptop, 1 av tüfeği, 1 kurusıkı tabanca, 1 şarjör ve 3 fişek ele geçirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edilen M.U., Ö.D., M.C.A., M.Y.A., Ö.F.K., E.D., B.A., Ö.T., C.A., R.S., M.E.Y., M.S. ve B.A. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Taksici 920 lira beklerken hesabında servet gördü

İzmir'de, taşıdığı yolcusundan 920 lira yerine yanlışlıkla 920 bin lira havale alan İzmirli taksici, müşterisini bıraktığı berbere geri dönerek parayı iade etti. Örnek davranışıyla takdir toplayan 26 yıllık direksiyon emekçisine, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan tarafından teşekkür edilerek ödül takdim edildi

22.09.2026 13:02:00
İHA
 
Taksici 920 lira beklerken hesabında servet gördü
Taksici 920 lira beklerken hesabında servet gördü
İzmir Otogarı'nda 26 yıldır taksi şoförlüğü yapan 56 yaşındaki Celal Sarıoğlu, 'insanlık ölmemiş' dedirten örnek bir davranışa imza attı. Geçtiğimiz günlerde sabah saatlerinde otogardan aldığı bir müşteriyi Karşıyaka'ya götüren Sarıoğlu, yolculuk sonrasında hayatının en ilginç olaylarından birini yaşadı.

"920 lira beklerken hesabında 920 bin lira gördü"

Yolculuk esnasında müşterisiyle sohbet eden ve müşterisinin Karadağ'a yerleşme planları yaptığını öğrenen Sarıoğlu, yolcusunu tıraş olması için Karşıyaka'daki bir berbere bıraktı. Taksimetrede yazan 920 liralık ücreti banka hesabına havale (EFT) yöntemiyle gönderen müşteri, ardından berbere girdi. Hesabına para geldiğine dair bildirimi gören ancak miktara dikkat etmeyen Sarıoğlu, aracıyla bir süre uzaklaştıktan sonra mobil bankacılık uygulamasına girdiğinde hayatının şokunu yaşadı. Hesabına 920 lira yerine tam 920 bin lira gönderildiğini fark eden dürüst taksici, hiç vakit kaybetmeden aracının yönünü yeniden berbere çevirdi.

Berbere koştu

Büyük bir telaşla müşterisini bıraktığı berber dükkanına giren Celal Sarıoğlu, yaşadığı o ilginç anları anlattı. Sarıoğlu, "İzmir otogarında 26 yıldır taksiciyim. Sabah saatlerinde yolcumu aldım, Karşıyaka'ya adrese götürdüm. Yolda giderken ettiğimiz sohbette kendisinin Karadağ'a yerleşeceğini, Karşıyaka'da tıraş olması gerektiğini söyledi. Berbere bıraktım kendisini. Vardığımız noktada taksimetre 920 lira yazdı. Ücreti IBAN'a atacağını söyledi. IBAN'a telefonundan para geldiğini gördüm ama rakamı görmedim. Biraz yürüdükten sonra rakama baktım, 920 yerine 920 bin lira atmış. Telaşla geriye döndüm. Kendisini berberde buldum ve yanına gittim. 'Hesapta bir yanlışlık var' dedim. 'Parayı gönderdim, ödedim' dedi. 'Ödediniz ama biraz fazla ödediniz' karşılığını verince şaşkınlıkla 'Nasıl yani' dedi. Hesabını kontrol etmesini istedim. Hesabını kontrol edince o da büyük bir şaşkınlık yaşadı" açıklamasında bulundu.

"Çocuklarıma haram yediremezdim"

Yanında yakın gözlüğü olmadığı için parayı müşterisinin bizzat kendi telefonu üzerinden geri göndermesini rica eden Sarıoğlu, "Yakın gözlüğüm yanımda değil diyerek hesabımı açtım. Kendisine 'Kendi hesabına bu parayı gönderir misin'' dedim. Kendi hesabına parayı geri gönderdi, taksi ücretini de oradan düştü. Aklımdan geçen sadece o parayı yerine iade etmekti. Çocuklarıma yediremezdim o parayı. Çünkü helal para değildi. Hak etmediğim bir paraydı. Takdir eden çok az sayıda belki insan oldu ama o para bana yaramazdı. Ben geriye iade ettiğim için mutluyum" diyerek meslektaşlarına da örnek oldu.

Başkan Özkan'dan teşekkür: "Gurur verici"

Olayın kısa sürede duyulmasının ardından İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, duyarlı taksi şoförü Celal Sarıoğlu'nu makamında ağırlayarak örnek davranışından dolayı tebrik etti. Sarıoğlu'nu ödüllendiren Başkan Özkan, bu tür olayların İzmir taksicilik sektörü adına onur verici olduğunu vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: "İzmir'de taksiciliğin geldiği nokta son günlerde yaşadığımız bu güzel örneklerle ortada. Sağ olsun esnaf arkadaşlarımız, çalışan şoför arkadaşlarımız duyarlılığı sayesinde İzmir taksicilik sektöründe güzel örneklere imza atmaya devam ediyor. Buradan ben tekrar esnaf kardeşlerime, çalışan şoförlerimize, meslektaşlarımıza seslenmek istiyorum; vatandaşlık gereği yapılması gereken bu davranışlar maalesef toplumda çok az rastlanıldığı için dikkat çekici örnekler oluyor. Tabii böyle çalışan duyarlı arkadaşlarımızın olması mesleğimiz adına bize ayrıca bir gurur ve onur veriyor. Ben kendisine burada İzmir Şoförler Odası Başkanı olarak bu duyarlılığı için teşekkür ediyorum. Bu dikkat çekici örneklerin İzmir'den çıkması da ayrı bir güzellik."

Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınlarında yaşanan silahlı saldırı olayına ilişkin yayın yasağı getirildi

22.09.2026 12:59:00
İHA
 
Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi
Manisa'da gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin olarak yürütülen adli soruşturma kapsamında, Turgutlu Sulh Ceza Hakimliğinin 2026/4943 D. İş sayılı kararıyla yayın yasağı getirildiği bildirildi. RTÜK'ün paylaşımında şu ifadelere yer verildi:

"Söz konusu karar doğrultusunda, soruşturma dosyası kapsamında soruşturma tamamlanıncaya kadar yazılı ve görsel medya ile sosyal medya ve internet ortamında faaliyet gösteren medyada her türlü haber, röportaj, eleştiri ve benzeri yayınların yapılması yasaklanmıştır. Soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve olayın hassasiyeti dikkate alınarak yayın yasağına titizlikle riayet edilmesi; soruşturma kapsamında yetkili makamlarca yapılacak açıklamaların esas alınması ve kamuoyunun yanlış veya teyitsiz bilgilerle yönlendirilmemesi önem arz etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın ailesine “Bir imam olarak yanındayım” diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı

Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın ailesine “Bir imam olarak yanındayım” diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı. Kılıç, soruşturma kapsamında Ankara’ya çağrılarak savunma verdi

22.09.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın ailesine “Bir imam olarak yanındayım” diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı
Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın ailesine “Bir imam olarak yanındayım” diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı
Diyanet İşleri Başkanlığı, tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın ailesine "Bir imam olarak yanındayım" diyerek dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı. Kılıç, soruşturma kapsamında Ankara'ya çağrılarak savunma verdi.

Diyanet İşleri Başkanlığı, stand-up gösterisi nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'a dayanışma mesajı ileten imam Yusuf Kılıç hakkında soruşturma başlattı.

Kılıç, "Ölü Deniz" adlı gösterisinin ardından "Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla tutuklanan Göktaş'a "Bir imam olarak yanındayım" diyerek dayanışma gösterdi.

Kılıç, soruşturma kapsamında Ankara'ya çağrılarak savunma verdi. Kılıç, daha önce de 2023 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İzmir mitingine cemaati götürmeyi kabul etmediği için disiplin cezaları almış ve İzmir dışına sürgün edilmişti.

Öte yandan 28 Ağustos'ta hakkında tahliye kararı verilmesine rağmen cezaevinden çıkamadan farklı bir suçlamayla tekrar tutuklanan Deniz Göktaş, 28 Eylül'de ilk kez hakim karşısına çıkacak.

NE OLMUŞTU?
Deniz Göktaş, 24 Haziran 2026'da YouTube'da yayımladığı "Ölü Deniz" gösterisinin ardından "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek" suçlamalarıyla tutuklanmış; 28 Ağustos'ta hakkında tahliye kararı verilmesine rağmen cezaevinden çıkamadan farklı bir suçlamayla yeniden tutuklanmıştı.

Göktaş'ın emniyetteki ters kelepçeli görüntüsünün basına servis edilmesinin ardından ailesine destek mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç ise daha önce de benzer yaptırımlarla karşılaşmıştı.

Kılıç, 2023 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İzmir mitingine cami cemaatini götürme teklifini reddettiği için iki ayrı disiplin soruşturması geçirmiş, kınama ve kademe ilerlemesini durdurma cezaları alarak İzmir dışına sürgün edilmişti.

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz" dedi

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz" dedi

22.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
 YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz" dedi
 YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz" dedi
YENİ Parti Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirildi. YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, parti genel merkezinde MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, YENİ Parti ismine itiraz edilmesi üzerine toplantıda ismin önüne bir düzeltme yapılarak sorunun çözüleceğini açıkladı.

Kamu kaynaklarıyla özel zararların kurtarılmaması gerektiğini söyleyen Emre, "YENİ Parti olarak Ekonomi Eşgüdüm Konseyi toplandı. Bir kanun teklifi hazırladı. Tıpkı yurt dışındaki örneklerde olduğu gibi bu tip durumlarda çıkan zararların, zarara sebebiyet verenlerin mal varlıkları tespit edilerek oradan karşılanmasına yönelik bir kanun teklifi hazırladı. Bu hafta içerisinde bu kanun teklifi Ümit Özlale, İzmir Milletvekili tarafından Meclise sunulacak" açıklamasında bulundu.

"MECLİS TARAFINDAN ERKEN SEÇİM KARARI ALINMASI GEREKİR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tekrar aday olmasına ilişkin eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un sözlerine değinen Emre, "Tunç, '2028 yılında Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek' diyor. Şimdi bir defa Anayasamıza göre Erdoğan'ın görev süresi bitmiştir. İki dönemdir bunu fazlasıyla doldurmuştur. Görevi dolan bir cumhurbaşkanının bir kez daha aday olabilmesi için görevinin son döneminde Meclis tarafından erken seçim kararı alınması gerekir. Bunun için de Anayasa'daki gerekli sayı 360'tır" diye konuştu.

"YENİ PARTİ İSMİNİN BAŞINA KÜÇÜK BİR DÜZENLEME KOYARAK KONUYU KAPATABİLİRİZ"
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Emre, YENİ Parti'nin ismine itiraz edildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bu itirazlar karşısında iki parti isminin karıştırıldığı yönünde kararlar yani iltibas iddiasıdır. Bu yönde hüküm çok çok istisnadır. Bakıldığında sandıkta gördüğü zaman iki amblemi kimse karıştırmaz, burası açıktır. YENİ Parti isminin başına küçük bir düzenleme koyarak konuyu kapatabiliriz. Ama YENİ Parti'yi biz, milletin isteğiyle, iradesiyle kurduk. İsmini de sevdiler. Şu an bizim Kurucular Kurulumuz bu konuda yetkili. Henüz kurultay toplanmadığı için Kurucular Kurulunda da şu ana kadar aksi yönde bir değerlendirme ya da temas olmadı, istek olmadı. Yenilik Partisi başvurusunu geri çekebilir. Anayasa Mahkemesi burada başvuru konusunda hızlıca karar verip, 'iltibas yoktur' şeklinde karar verebilir. Ha iltibas olduğuna yönelik bir düşünce oluşursa da zaten dediğim gibi biz bunu hızlıca düzenleyebiliriz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.