Türkiye’nin iyi rol yapan siyasetçilere ihtiyacı yok. Çünkü iyi rol yapanlar maalesef bu rollerini millete karşı oynuyorlar. Bu rol kabiliyeti okyanus ötelerinden alınan talimatlar millete hazmettirilmek için kullanılıyor. Milletimizin haline de bakılırsa bu siyasilerimiz rollerini oldukça iyi oynadıklarını söyleyebiliriz.
Türkiye’nin emir kulu siyasilere ihtiyacı yok. Çünkü bu tür siyasilerimiz milletin taleplerini yerine getirmede emir kulu değil, maalesef hep kendilerini bir şekilde iktidar koltuğuna oturtan, bu noktada her türlü finansal desteği, medya desteğini sağlayan yabancıların emir kulu haline geliyorlar.
Onların bir dediğini iki etmiyorlar. Bunların sonları hep Hüsnü Mübarek, Saddam gibi devre dışı kalmak olsa da onlar bu sonucu kendilerinin de yaşayacağını hiç hesaba katmıyorlar. Sadece günlerini yaşıyorlar, yarınları için hiçbir fikirleri yok.
Türkiye’nin kopyacı siyasilere ihtiyacı yok.
Çünkü kopyacı olan doğru yerden kopya çekse bile neticede kopyacıdır, aslı gibi değildir. Bizim siyasilerimiz yıllardan beri hep yanlış adreslerden, IMF’den, AB’den ve ABD’den kopya çektiler, hatta kopyanın da ötesinde onların aklıyla hareket ettiler.
Onlar da bir taraftan ülkenin bütün milli ve manevi değerlerini, kaynaklarını sömürdüler, hukukunu, siyasetini, eğitimini istedikleri şekle soktular, bir taraftan da iksir görünümlü zehir enjekte ederek, yani ekonomimizi güzelmiş gibi gösteren faizli borç para ya da verdiğinden kat kat kazandıran sıcak para sokarak ülkemizi tamamen bağımlı hale getirdiler.
Kopyacı siyasilerimiz özellikle de seçim zamanları popülist olabilmek, milletin oyunu alabilmek için ülkemizde gerçekten proje sahibi olan siyasilerden proje aşırma yönetimini de kullanıyorlar. İktidarda bulundukları süre zarfında AB, ABD ve IMF’nin acı reçetesinden başka bir şey hayata geçirmeyen bu siyasiler, sadece seçimlere yakın milletin gazını alma babından bu tür yöntemlere başvuruyorlar.
Ve seçim sonuçlarına bakıldığında bugüne kadar bu konuda da muvaffak olabildiler, maalesef milletimiz asıl proje sahiplerine kopyacılar kadar değer vermedi.
Peki, Türkiye’nin ne tür siyasilere ihtiyacı var? Türkiye’nin gerçek manada ihtiyaç duyduğu siyasiler, icazeti okyanus ötelerinde, AB kapılarında aramayan, sadece milletinden icazet alan, kendisini ve kadrosunu vatanına ve milletine hizmete adayan, ekonomi sahasında milli projelere sahip olan, dini ve milli değerlerle yoğrulmuş olan Allah’tan başka kimseden korkusu olmayan, vatanı ve milleti için gecesini gündüzünü katan, her türlü fedakarlığı ortaya koyan, iç ve dış politikada, hukukta, sosyal hayatta karşılaşılan her türlü problemi milli bir bakış açısıyla çözme kabiliyetine sahip olan, her türlü devlet ve millet meselesini istişare edebileceği sağlam ve güvenilir bir kadroya sahip olan şahsiyetlerdir.
Türkiye’de ve de dünyada bu bahsettiğimiz özelliklere sahip tek lider Milli Ekonomi Modeli’nin sahibi Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’tır. Geçtiğimiz Pazar Ankara’da organize edilen BTP 4. Olağan Kongresi’nde Milli Ekonomi Modeli başlıklı bir ekonomi modeli ortaya koyduklarını hatırlatan Prof. Dr. Baş’ın, şu veciz ifadeleriyle makalemizi bitirelim:
“Şimdi kapitalizm, sosyalizm; bunların hepsi hikaye. Öyle bir sistem ortaya koyduk ki, Türk milletinin töresine bir milim ters değil. Bu töre, bütün dünyayı ayağa kaldırıyor. Sadece Türkiye’nin değil bütün dünyanın meselelerini çözebilecek bir sisteme, kurallara ve formüllere sahip. 150’nin üzerinde ülke kısmen de olsa bunu almış, hayatına geçiriyor. Şu anda bizden en fazla istifade eden de Rusya. İşte bizi meclislerine davet ettiler. Bakanlarının, milletvekillerinin sorularını cevaplayacağız. Biz bu işi biliyoruz. ‘Biz 24 saatte bu ülkenin meselelerini hallederiz’ dediğimizde adamların kafası durdu. ‘Nasıl halledeceksiniz?’ dediler. Vallahi de hallederiz, billahi de hallederiz. Bugün de aynı noktadayız, ben bu işi biliyorum ve yaparım. Ha, milletimiz ayıkana kadar onu bunu seçecek. Seçsinler, doğrudur. Ama seçtiği her parti, onların kafasını taşa vurduracak. Seçim zamanı geliyor, sağ olsunlar benden bir kaç şey alıyorlar, millete anlatıyorlar. ‘Onu bunu vereceğiz, diyorlar’. Sen veremezsin, Haydar Hoca verecek.”
Türkiye’nin emir kulu siyasilere ihtiyacı yok. Çünkü bu tür siyasilerimiz milletin taleplerini yerine getirmede emir kulu değil, maalesef hep kendilerini bir şekilde iktidar koltuğuna oturtan, bu noktada her türlü finansal desteği, medya desteğini sağlayan yabancıların emir kulu haline geliyorlar.
Onların bir dediğini iki etmiyorlar. Bunların sonları hep Hüsnü Mübarek, Saddam gibi devre dışı kalmak olsa da onlar bu sonucu kendilerinin de yaşayacağını hiç hesaba katmıyorlar. Sadece günlerini yaşıyorlar, yarınları için hiçbir fikirleri yok.
Türkiye’nin kopyacı siyasilere ihtiyacı yok.
Çünkü kopyacı olan doğru yerden kopya çekse bile neticede kopyacıdır, aslı gibi değildir. Bizim siyasilerimiz yıllardan beri hep yanlış adreslerden, IMF’den, AB’den ve ABD’den kopya çektiler, hatta kopyanın da ötesinde onların aklıyla hareket ettiler.
Onlar da bir taraftan ülkenin bütün milli ve manevi değerlerini, kaynaklarını sömürdüler, hukukunu, siyasetini, eğitimini istedikleri şekle soktular, bir taraftan da iksir görünümlü zehir enjekte ederek, yani ekonomimizi güzelmiş gibi gösteren faizli borç para ya da verdiğinden kat kat kazandıran sıcak para sokarak ülkemizi tamamen bağımlı hale getirdiler.
Kopyacı siyasilerimiz özellikle de seçim zamanları popülist olabilmek, milletin oyunu alabilmek için ülkemizde gerçekten proje sahibi olan siyasilerden proje aşırma yönetimini de kullanıyorlar. İktidarda bulundukları süre zarfında AB, ABD ve IMF’nin acı reçetesinden başka bir şey hayata geçirmeyen bu siyasiler, sadece seçimlere yakın milletin gazını alma babından bu tür yöntemlere başvuruyorlar.
Ve seçim sonuçlarına bakıldığında bugüne kadar bu konuda da muvaffak olabildiler, maalesef milletimiz asıl proje sahiplerine kopyacılar kadar değer vermedi.
Peki, Türkiye’nin ne tür siyasilere ihtiyacı var? Türkiye’nin gerçek manada ihtiyaç duyduğu siyasiler, icazeti okyanus ötelerinde, AB kapılarında aramayan, sadece milletinden icazet alan, kendisini ve kadrosunu vatanına ve milletine hizmete adayan, ekonomi sahasında milli projelere sahip olan, dini ve milli değerlerle yoğrulmuş olan Allah’tan başka kimseden korkusu olmayan, vatanı ve milleti için gecesini gündüzünü katan, her türlü fedakarlığı ortaya koyan, iç ve dış politikada, hukukta, sosyal hayatta karşılaşılan her türlü problemi milli bir bakış açısıyla çözme kabiliyetine sahip olan, her türlü devlet ve millet meselesini istişare edebileceği sağlam ve güvenilir bir kadroya sahip olan şahsiyetlerdir.
Türkiye’de ve de dünyada bu bahsettiğimiz özelliklere sahip tek lider Milli Ekonomi Modeli’nin sahibi Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’tır. Geçtiğimiz Pazar Ankara’da organize edilen BTP 4. Olağan Kongresi’nde Milli Ekonomi Modeli başlıklı bir ekonomi modeli ortaya koyduklarını hatırlatan Prof. Dr. Baş’ın, şu veciz ifadeleriyle makalemizi bitirelim:
“Şimdi kapitalizm, sosyalizm; bunların hepsi hikaye. Öyle bir sistem ortaya koyduk ki, Türk milletinin töresine bir milim ters değil. Bu töre, bütün dünyayı ayağa kaldırıyor. Sadece Türkiye’nin değil bütün dünyanın meselelerini çözebilecek bir sisteme, kurallara ve formüllere sahip. 150’nin üzerinde ülke kısmen de olsa bunu almış, hayatına geçiriyor. Şu anda bizden en fazla istifade eden de Rusya. İşte bizi meclislerine davet ettiler. Bakanlarının, milletvekillerinin sorularını cevaplayacağız. Biz bu işi biliyoruz. ‘Biz 24 saatte bu ülkenin meselelerini hallederiz’ dediğimizde adamların kafası durdu. ‘Nasıl halledeceksiniz?’ dediler. Vallahi de hallederiz, billahi de hallederiz. Bugün de aynı noktadayız, ben bu işi biliyorum ve yaparım. Ha, milletimiz ayıkana kadar onu bunu seçecek. Seçsinler, doğrudur. Ama seçtiği her parti, onların kafasını taşa vurduracak. Seçim zamanı geliyor, sağ olsunlar benden bir kaç şey alıyorlar, millete anlatıyorlar. ‘Onu bunu vereceğiz, diyorlar’. Sen veremezsin, Haydar Hoca verecek.”
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bu süreçle iç cephe tahkim edilmez, zayıflatılır! / 08.01.2026
- Zorbalıkla payidar olunsaydı, Roma İmparatorluğu ayakta kalırdı / 06.01.2026
- ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor? / 03.01.2026
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bu süreçle iç cephe tahkim edilmez, zayıflatılır! / 08.01.2026
- Zorbalıkla payidar olunsaydı, Roma İmparatorluğu ayakta kalırdı / 06.01.2026
- ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor? / 03.01.2026
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026























































































