Beşiktaş Pendikspor maçının en çok dikkat çeken olgusu Beşiktaş'ın ikinci yarı zayıf rakibi Pendikspor karşısında resmen sahadan silinmesi idi.
Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu takımları tanımayan bir yabancı ikinci yarıyı seyretse ve kendisine Türkiye Süper Ligi'nin büyük takımı hangisi diye sorulsa kırmızı formalı Pendikspor'u söylerdi Beşiktaş'ı değil.
Şimdi bu sonuçta yönetimden tutun Şenol Güneş ve futbolculara kadar herkes sorumlu.
Transferleri kim yaptı? Onana, Rebiç bunlar Beşiktaş'ın futbolcuları gibi durmuyorlar.
Tabii Rebiç ismi olan bir oyuncu. Fakat şu anki görüntüsü bırakın Beşiktaş'ı Türkiye Süper Ligi'nde herhangi bir takımda oynamaz.
Şenol Güneş de ciddi anlamda sorumlu. Şimdi ilk 11'e bakıyoruz bir tek yeni transfer yok. Zaten görünen köy kılavuz istemez. Belli ki hazır değiller ve Şenol Güneş de bunun farkında ki onları ilk 11'e koymamış. Yedek soyundurmuş.
Fakat 60'tan sonra bakıyoruz ki yarım saat içinde hiçbiri hazır olmayan 4 yeni oyuncuyu oyuna alıyor. Hazır olmayan oyuncularla Beşiktaş'ın maçı nasıl çevireceği izaha muhtaç bence.
Bir diğer konu da Beşiktaş'ın iyi oynadığı periyotta zayıf rakibi karşısında neden birden fazla gol bulamadığı.
Hadi daha fazla gol atamadınız ama böyle zayıf bir rakip karşısında en azından skoru korumak gerekmez miydi? Bütün bunlardan da elbette futbolcular sorumlu.
Evet maçı değerlendirirsek şunları söyleyebiliriz.
Beşiktaş ilk yarıda çok iyi bir performans gösterdi. Özellikle ilk 20 dakika mücadele ve tempo açısından taraftarını tatmin etmiş olduğunu açıklıkla söyleyebiliriz.
Bu ilk 20 dakikalık periyotta özellikle sol kanadı Masuaku ile çok iyi kullandı. Özellikle 9'da Masuaku'nun Pendikspor kalesine yolladığı ve üst direkten dönen şutu nasıl bir vuruş olduğunu açıklamak zor.
Taç çizgisinin hemen yanından ve yaklaşık belki 35-40 metre mesafeden kaleye yolladığı top ender şutlardan biri.
İlk yarıda Fernandes sıklıkla kalabalık içine girip top kaybetti. Bu durum bana şunu düşündürdü. Gedson Fernandes bireysel yetenekleri sınırlı ama fizik mücadele yönüyle öne çıkan bir oyuncu. Çok fazla pasör bir oyuncu da değil.
Mesela 22'de 18 içinde kalabalığın içine daldı. Görünüşte birkaç şık çalım atsa da hareketlerini golle sonuçlandıramadı. Halbuki kalabalığa dalmadan önce karşısında Muleka bomboş pas bekliyor.
40'da da yine aynı şekilde bir kaybı var. Karşılaşmanın ikinci yarısı da durgun ve zevksiz oyun devam etti. Temponun düşüklüğü benim kanımca aklını kullanan bir takım için topa sakin bir şekilde sahip olup oyunu yönlendirmek için bir fırsat sunar.
Nitekim bu tempo düşüklüğünü Pendikspor kendi lehine kullandı ve düşündürücü şekilde Beşiktaş'ı tartışmasız şekilde sahadan sildi.
Şimdi ben şöyle enteresan bir şey gördüm. Mert Günok ikinci yarı 58'de ve ayrıca ilk yarıda 22 ve 32'de topu ayağıyla öyle oyuna soktu ki yaklaşık 70-75 metrelik pasların üçü de Beşiktaş forvetlerinin tam ayaklarına gitti.
Yani Beşiktaş'ta ne Amir ne Gedson ne de Salih bu tarz pasları isteseler atamazlar. Beşiktaş 70'ten sonra uyandı. Ne var ki sonuç üretemedi.
Üstelik 90'da Masuaku'nun net bir şekilde rakibini ceza sahasında faulle durdurması ile kazanılan penaltı golle sonuçlanınca Beşiktaş iki puanı da bıraktı.
Evet Beşiktaş zayıf rakibini yenemedi. Artık bunun üstünde uzun uzun düşünmenin anlamı yok zira perşembe akşamı Dinamo Kiev karşısında çok önemli bir Avrupa Kupası maçı var. Beşiktaş'ın hemen toparlanıp Kiev'i yeneceğine inanıyorum.
Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu takımları tanımayan bir yabancı ikinci yarıyı seyretse ve kendisine Türkiye Süper Ligi'nin büyük takımı hangisi diye sorulsa kırmızı formalı Pendikspor'u söylerdi Beşiktaş'ı değil.
Şimdi bu sonuçta yönetimden tutun Şenol Güneş ve futbolculara kadar herkes sorumlu.
Transferleri kim yaptı? Onana, Rebiç bunlar Beşiktaş'ın futbolcuları gibi durmuyorlar.
Tabii Rebiç ismi olan bir oyuncu. Fakat şu anki görüntüsü bırakın Beşiktaş'ı Türkiye Süper Ligi'nde herhangi bir takımda oynamaz.
Şenol Güneş de ciddi anlamda sorumlu. Şimdi ilk 11'e bakıyoruz bir tek yeni transfer yok. Zaten görünen köy kılavuz istemez. Belli ki hazır değiller ve Şenol Güneş de bunun farkında ki onları ilk 11'e koymamış. Yedek soyundurmuş.
Fakat 60'tan sonra bakıyoruz ki yarım saat içinde hiçbiri hazır olmayan 4 yeni oyuncuyu oyuna alıyor. Hazır olmayan oyuncularla Beşiktaş'ın maçı nasıl çevireceği izaha muhtaç bence.
Bir diğer konu da Beşiktaş'ın iyi oynadığı periyotta zayıf rakibi karşısında neden birden fazla gol bulamadığı.
Hadi daha fazla gol atamadınız ama böyle zayıf bir rakip karşısında en azından skoru korumak gerekmez miydi? Bütün bunlardan da elbette futbolcular sorumlu.
Evet maçı değerlendirirsek şunları söyleyebiliriz.
Beşiktaş ilk yarıda çok iyi bir performans gösterdi. Özellikle ilk 20 dakika mücadele ve tempo açısından taraftarını tatmin etmiş olduğunu açıklıkla söyleyebiliriz.
Bu ilk 20 dakikalık periyotta özellikle sol kanadı Masuaku ile çok iyi kullandı. Özellikle 9'da Masuaku'nun Pendikspor kalesine yolladığı ve üst direkten dönen şutu nasıl bir vuruş olduğunu açıklamak zor.
Taç çizgisinin hemen yanından ve yaklaşık belki 35-40 metre mesafeden kaleye yolladığı top ender şutlardan biri.
İlk yarıda Fernandes sıklıkla kalabalık içine girip top kaybetti. Bu durum bana şunu düşündürdü. Gedson Fernandes bireysel yetenekleri sınırlı ama fizik mücadele yönüyle öne çıkan bir oyuncu. Çok fazla pasör bir oyuncu da değil.
Mesela 22'de 18 içinde kalabalığın içine daldı. Görünüşte birkaç şık çalım atsa da hareketlerini golle sonuçlandıramadı. Halbuki kalabalığa dalmadan önce karşısında Muleka bomboş pas bekliyor.
40'da da yine aynı şekilde bir kaybı var. Karşılaşmanın ikinci yarısı da durgun ve zevksiz oyun devam etti. Temponun düşüklüğü benim kanımca aklını kullanan bir takım için topa sakin bir şekilde sahip olup oyunu yönlendirmek için bir fırsat sunar.
Nitekim bu tempo düşüklüğünü Pendikspor kendi lehine kullandı ve düşündürücü şekilde Beşiktaş'ı tartışmasız şekilde sahadan sildi.
Şimdi ben şöyle enteresan bir şey gördüm. Mert Günok ikinci yarı 58'de ve ayrıca ilk yarıda 22 ve 32'de topu ayağıyla öyle oyuna soktu ki yaklaşık 70-75 metrelik pasların üçü de Beşiktaş forvetlerinin tam ayaklarına gitti.
Yani Beşiktaş'ta ne Amir ne Gedson ne de Salih bu tarz pasları isteseler atamazlar. Beşiktaş 70'ten sonra uyandı. Ne var ki sonuç üretemedi.
Üstelik 90'da Masuaku'nun net bir şekilde rakibini ceza sahasında faulle durdurması ile kazanılan penaltı golle sonuçlanınca Beşiktaş iki puanı da bıraktı.
Evet Beşiktaş zayıf rakibini yenemedi. Artık bunun üstünde uzun uzun düşünmenin anlamı yok zira perşembe akşamı Dinamo Kiev karşısında çok önemli bir Avrupa Kupası maçı var. Beşiktaş'ın hemen toparlanıp Kiev'i yeneceğine inanıyorum.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Göksu / diğer yazıları
- Fenerbahçe Galatasaray'ı örnek almalı / 01.06.2025
- Ali Koç Galatasaray'ın şampiyon olacağını biliyordu / 26.05.2025
- Kolay elde edilecek bir başarı değil / 19.05.2025
- Kupada da hata yok / 14.05.2025
- Galatasaray istediğini aldı / 11.05.2025
- Kafa karışıklığı ve dağılan ümitler / 05.05.2025
- Şampiyonluk şarkıları / 04.05.2025
- Hepsi iki kişilik oynadı / 28.04.2025
- Bir ihtimal daha var / 27.04.2025
- Bir varmış bir yokmuş / 21.04.2025
- Ali Koç Galatasaray'ın şampiyon olacağını biliyordu / 26.05.2025
- Kolay elde edilecek bir başarı değil / 19.05.2025
- Kupada da hata yok / 14.05.2025
- Galatasaray istediğini aldı / 11.05.2025
- Kafa karışıklığı ve dağılan ümitler / 05.05.2025
- Şampiyonluk şarkıları / 04.05.2025
- Hepsi iki kişilik oynadı / 28.04.2025
- Bir ihtimal daha var / 27.04.2025
- Bir varmış bir yokmuş / 21.04.2025


























































































