İlaçta ‘otomatik zam’ dönemi
Sağlık Bakanlığı’nın yeni düzenlemesiyle ilaç fiyatlarında döviz kuruna bağlı otomatik güncelleme dönemi başlıyor
29.08.2026 18:42:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Sağlık Bakanlığı'nın yeni düzenlemesiyle ilaç fiyatlarında döviz kuruna bağlı otomatik güncelleme dönemi başlıyor. Firmaların ayrıca başvuru yapmasına gerek kalmayacak. Fiyat listeleri her cuma açıklanacak, yeni fiyatlar takip eden salı günü uygulanacak. Düzenleme, "İlaçta kur riskini artık vatandaş mı taşıyacak?" tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Türkiye'de vatandaşın sağlık harcamaları üzerindeki baskı sürerken ilaç fiyatlandırmasında yeni bir dönem başlatıldı. Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı yeni tebliğle, dönemsel Euro değerindeki değişikliklerin ilaç fiyatlarına firmaların ayrıca başvuru yapmasına gerek kalmadan otomatik olarak yansıtılmasının önü açıldı.
Yeni sistemde fiyat listeleri her cuma ilan edilecek, güncellenen fiyatlar ise takip eden ilk salı günü yürürlüğe girecek.
"ZAM İÇİN BAŞVURUYA GEREK YOK"

İktidarın savunabileceği tarafıyla düzenleme, ilaç piyasasında fiyatlandırmayı daha öngörülebilir hale getirmeyi ve kur değişikliklerinin sektöre daha düzenli yansıtılmasını amaçlıyor.
Ancak vatandaş açısından soru başka: Euro yükseldiğinde ilaç fiyatı otomatik olarak yukarı gidecekse, vatandaşın gelirleri de otomatik olarak artacak mı?
Yeni sistemin en fazla tartışma yaratacak noktası da burada ortaya çıkıyor. Çünkü ücretler ve emekli gelirleri döviz kuruna endeksli biçimde haftalık olarak güncellenmezken, ilaç fiyatlarının kur hareketlerine daha hızlı uyum sağlaması, özellikle sürekli ilaç kullanan vatandaşların bütçesi üzerindeki baskıyı artırabilir.
HER CUMA FİYAT, HER SALI YENİ ETİKET

Düzenlemeye göre fiyat listelerinin haftalık takvimle açıklanması öngörülüyor. Böylece ilaç fiyatlarında daha sık güncelleme yapılabilecek.
Bu durum eczaneler ve vatandaş açısından da yeni bir takip süreci anlamına geliyor.
Cuma günü açıklanan fiyat, salı günü raflara yansıyacak.
İktidarın ekonomik yönetimine yönelik eleştiriler ise tam bu noktada yoğunlaşıyor: Enflasyonun vatandaşın alım gücünü aşındırdığı bir ortamda, temel sağlık ürünlerinin fiyatlarının döviz kuruna daha hızlı bağlanması, "Vatandaşın maaşı neden aynı hızda güncellenmiyor?" sorusunu gündeme getiriyor.
SAĞLIKTA PİYASA BASKISI TARTIŞMASI
Yeni sistemde ilaç fiyatlarının hesaplanmasında Fransa, İspanya, İtalya, Portekiz ve Yunanistan referans ülkeler olarak belirlenirken Euro değeri de fiyatlandırmanın temel unsurlarından biri olacak.
Ancak Türkiye'deki vatandaşın gelir düzeyi ile Avrupa'daki gelir düzeyleri arasındaki fark düşünüldüğünde, yalnızca Avrupa fiyatlarını ve döviz kurunu esas alan bir sistemin vatandaşın gerçek satın alma gücünü ne ölçüde dikkate aldığı tartışma konusu.
ASLINA BAKARSANIZ SORUN FİYATTAN ÖNCE GELİR
İlaç fiyatlarının güncellenmesi sektörel açıdan anlaşılabilir olabilir. Fakat milyonlarca vatandaş için asıl mesele yalnızca ilacın kaç liraya satıldığı değil, o ilacı alabilecek ekonomik gücün bulunup bulunmadığıdır.
İktidara yönelik eleştirilerin merkezinde de bu soru bulunuyor: "Euro yükseldiğinde ilaç fiyatı otomatik artacaksa, vatandaşın geliri neden otomatik artmıyor?"
Türkiye'de vatandaşın sağlık harcamaları üzerindeki baskı sürerken ilaç fiyatlandırmasında yeni bir dönem başlatıldı. Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı yeni tebliğle, dönemsel Euro değerindeki değişikliklerin ilaç fiyatlarına firmaların ayrıca başvuru yapmasına gerek kalmadan otomatik olarak yansıtılmasının önü açıldı.
Yeni sistemde fiyat listeleri her cuma ilan edilecek, güncellenen fiyatlar ise takip eden ilk salı günü yürürlüğe girecek.
"ZAM İÇİN BAŞVURUYA GEREK YOK"

İktidarın savunabileceği tarafıyla düzenleme, ilaç piyasasında fiyatlandırmayı daha öngörülebilir hale getirmeyi ve kur değişikliklerinin sektöre daha düzenli yansıtılmasını amaçlıyor.
Ancak vatandaş açısından soru başka: Euro yükseldiğinde ilaç fiyatı otomatik olarak yukarı gidecekse, vatandaşın gelirleri de otomatik olarak artacak mı?
Yeni sistemin en fazla tartışma yaratacak noktası da burada ortaya çıkıyor. Çünkü ücretler ve emekli gelirleri döviz kuruna endeksli biçimde haftalık olarak güncellenmezken, ilaç fiyatlarının kur hareketlerine daha hızlı uyum sağlaması, özellikle sürekli ilaç kullanan vatandaşların bütçesi üzerindeki baskıyı artırabilir.
HER CUMA FİYAT, HER SALI YENİ ETİKET

Düzenlemeye göre fiyat listelerinin haftalık takvimle açıklanması öngörülüyor. Böylece ilaç fiyatlarında daha sık güncelleme yapılabilecek.
Bu durum eczaneler ve vatandaş açısından da yeni bir takip süreci anlamına geliyor.
Cuma günü açıklanan fiyat, salı günü raflara yansıyacak.
İktidarın ekonomik yönetimine yönelik eleştiriler ise tam bu noktada yoğunlaşıyor: Enflasyonun vatandaşın alım gücünü aşındırdığı bir ortamda, temel sağlık ürünlerinin fiyatlarının döviz kuruna daha hızlı bağlanması, "Vatandaşın maaşı neden aynı hızda güncellenmiyor?" sorusunu gündeme getiriyor.
SAĞLIKTA PİYASA BASKISI TARTIŞMASI
Yeni sistemde ilaç fiyatlarının hesaplanmasında Fransa, İspanya, İtalya, Portekiz ve Yunanistan referans ülkeler olarak belirlenirken Euro değeri de fiyatlandırmanın temel unsurlarından biri olacak.
Ancak Türkiye'deki vatandaşın gelir düzeyi ile Avrupa'daki gelir düzeyleri arasındaki fark düşünüldüğünde, yalnızca Avrupa fiyatlarını ve döviz kurunu esas alan bir sistemin vatandaşın gerçek satın alma gücünü ne ölçüde dikkate aldığı tartışma konusu.
ASLINA BAKARSANIZ SORUN FİYATTAN ÖNCE GELİR
İlaç fiyatlarının güncellenmesi sektörel açıdan anlaşılabilir olabilir. Fakat milyonlarca vatandaş için asıl mesele yalnızca ilacın kaç liraya satıldığı değil, o ilacı alabilecek ekonomik gücün bulunup bulunmadığıdır.
İktidara yönelik eleştirilerin merkezinde de bu soru bulunuyor: "Euro yükseldiğinde ilaç fiyatı otomatik artacaksa, vatandaşın geliri neden otomatik artmıyor?"















































































