logo
21 MAYIS 2026

İlyas Saral'ın tutukluluğu devam edecek

İstanbul'da, 'Sarallar' olarak bilinen suç örgütüne yönelik 169 sanığın yargılandığı davada ara kararını açıklayan mahkeme, İlyas Saral'ın tutukluluk halinin devamına hükmederken, Erdal Acar'ın da arasında bulunduğu 60 sanığın yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasına karar verdi

23.06.2023 12:35:00
İhlas Haber Ajansı
İlyas Saral'ın tutukluluğu devam edecek
İlyas Saral'ın tutukluluğu devam edecek
İstanbul'da Alaattin Saral olarak tanınan İlyas Saral'ın lideri olduğu ve kamuoyunda 'Sarallar' olarak bilinen organize suç örgütüne yönelik 169 sanığın yargılanmasına 10 gün boyunca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesi duruşma salonlarında devam edildi.

İlyas Saral'ın tutukluluk halinin devamına karar verildi

Duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, aralarında İlyas Saral'ın da bulunduğu 10 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Erdal Acar'ın yurt dışına çıkış yasağı kaldırıldı
Ayrıca 8 sanığın da tahliyesine karar veren heyet, aralarında Erdal Acar'ın da bulunduğu 60 sanığın ise yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasına hükmetti.

7 sanığın yakalama kararının devamına hükmedildi

Sanıklar Ali Kaplan, Serdar Sarmusak, Cem Esmer, Mustafa Fazlıoğlu, Mehmet Arif Söylemez, Fatih Sarıalioğlu ve Sancar Saral hakkındaki yakalama kararının devamına hükmeden heyet, duruşmayı 4 Eylül tarihine erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, aralarında iş insanı Erdal Acar'ın da bulunduğu 167 kişi 'şüpheli', oyuncu Necati Şaşmaz'ın da bulunduğu 9 kişi 'mağdur', 2017'de çıkan bir çatışma sonucu öldürülen iş insanı Oktay Üzüm'ün oğlu Ahmet Yusuf Üzüm ve iş insanı Atalay Demirbaş'ın da bulunduğu 58 kişi 'müşteki', 2 kişi ise 'müşteki-şüpheli' sıfatıyla yer aldı. Örgütün İlyas Saral'ın yanı sıra şüpheliler Erdal Acar, Fatih Sarıalioğlu, Mehmet Ulu, Ali Kaplan, Mustafa Fazlıoğlu, Osman Tellioğlu ve Tamer Çağlar tarafından yönetildiğinin belirtildiği iddianamede, Saral'ın, örgüt yöneticileri ve kendisine direkt bağlı olan örgüt üyelerine verdiği talimatlarla örgütün devamlılığını sağlayarak İstanbul ve Türkiye'nin bir çok bölgesinde bulunan bazı lokal suç örgütlerini kendi çatısı altında birleştirdiği kaydedildi.

Şikayette bulunanları tehdit ettikleri anlatıldı

Hazırlanan iddianamede, şüphelilerin yağma ve kumar oynamak için yer sağlama suçlarını işleyerek örgüte gelir temin ettikleri, örgüt yönetici ve üyelerinin geçimlerini bu yöntemle sağladıkları ve örgütün temel amacının yasal olmayan yollarla kişilerden cebir, tehdit kullanmak suretiyle zorla maddi menfaat temin etmek olduğu anlatıldı. İddianamede, suç örgütü üyelerinin, şikayette bulunan müştekileri tehdit ederek sindirip davalarından vazgeçirmeye çalıştıkları da vurgulandı.

Erdal Acar'ın ünlüler arasındaki anlaşmazlıklara müdahil olduğu kaydedildi

İddianamede, şüpheli Erdal Acar'ın silahlı suç örgütünün yöneticisi olduğu, başta kumarhane sektörü ve eğlence mekanlarından olmak üzere örgüte devamlılığı olan bir maddi getiri sağladığı bununla birlikte ünlüler arasındaki anlaşmazlıklara müdahil olup çözmesinden dolayı örgütün isminin her alanda duyulmasını sağladığı aktarıldı. Şüpheli Acar'ın, örgütün devamlılığını sağlamak ve gücünü göstermek için kendisine bağlı örgüt üyelerine talimatlar vererek, örgüt adına gerçekleştirilen eylemlerde örgüt üyelerini yönlendirdiği de belirtildi.

Necati Şaşmaz'ın tehdit edilmesi için Erdal Acar'a talimat verildiği kaydedildi

Hazırlanan iddianamede, iletişim tespit tutanağından örgüt lideri İlyas Saral'ın kendinden ricada bulunulması sonrası Necati Şaşmaz'ın tehdit edilmesi konusunda örgüt yöneticisi Erdal Acar'a talimat vererek konuyu çözmesini istediği, örgüt içerisinde her yöneticinin ayrı bir görevinin olduğu, şüpheli Erdal Acar'ın da medyatik insanlarla, iş adamlarıyla ve kumarhanelerle alakalı tüm işleyişi yürüttüğü kaydedildi. İddianamede, şüpheli İlyas Saral'ın 'suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek' ve 'nitelikli yağma' suçlarından 15 yıldan 27 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheli Erdal Acar'ın ise 'suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak veya yönetmek' ve birden fazla kez 'nitelikli yağma' ve 'nitelikli yağmaya teşebbüs' suçlarından 50 yıldan 79 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi. İddianamede diğer şüphelilerin de 15 yıldan 79 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi.İHA

BİK Genel Müdürü Çay: Yapıcı çözümler üretmeye odaklandık

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 7. Genel Kurul Toplantısının açılışında konuşan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Şubat ayından bu yana Kurumun yürüttüğü faaliyetleri değerlendirdi

20.05.2026 19:50:00 / Güncelleme: 20.05.2026 19:54:22
Haber Merkezi
BİK Genel Müdürü Çay: Yapıcı çözümler üretmeye odaklandık
BİK Genel Müdürü Çay: Yapıcı çözümler üretmeye odaklandık
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 7. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay'ın konuşmasıyla başladı. Türk basınının dijital dönüşümüne rehberlik eden, genç iletişimcileri sektörün mutfağıyla buluşturan ve medyadaki küresel değişimi doğru okumaya çalışan yoğun bir çalışma dönemini geride bıraktıklarını belirten Çay, toplumsal hafıza açısından anlamlı bir çalışma olan '15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi'ni 7 bölgeyi temsilen, 7 üniversite ile iş birliği içerisinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

Milletimizin demokrasi mücadelesini ve hafızasını genç kuşaklara aktardık

Genel Müdür Çay, 'Hafızayı Koru, Hakikati Yaz' temasıyla düzenlenen etkinlikte iletişim fakültelerinde öğrenim gören geleceğin gazeteci adaylarıyla sektörün deneyimli isimlerini buluşturduklarını kaydederek, "Öğrencilerimiz kriz ve afet haberciliğinden doğrulama mekanizmalarına; etik yayıncılıktan medya sorumluluğuna kadar geniş bir yelpazede eğitimler alarak edindikleri bilgileri pratiğe dökme imkânı buldu. Yalnızca akademik bir eğitim faaliyeti yürütmekle kalmadık; aynı zamanda milletimizin demokrasi mücadelesini ve hafızasını diri tutacak bir medya bilincinin genç kuşaklara aktarılmasına öncülük ettik" şeklinde konuştu.

Basın İlan Kurumu ile üniversiteler arasında kurulan iş birliklerine değinen Çay, İstanbul, Anadolu ve Sakarya Üniversiteleriyle kuramsal bilgi ile sektörel tecrübeyi buluşturacak adımlar attıklarını dile getirdi. Genel Müdür Çay, bu kapsamdaki bir diğer önemli çalışmanın da 'genç iletişimcilerin mesleki gelişimlerine katkı sunma ve sektöre daha donanımlı bireyler kazandırma' hedefi doğrultusunda iletişim fakültesi öğrencilerine yönelik başlatılan staj programı olduğunu hatırlatarak, "Türkiye'nin dört bir yanından 150'ye yakın öğrencimizin başvurusunu aldık.

Genel Müdürlük ve 16 Bölge Müdürlüğümüzün dâhil edildiği programla genç meslektaşlarımıza medya mevzuatını, resmî ilan sisteminin işleyişini ve kamusal yayıncılık bilincini yerinde tecrübe edebilecekleri bir zemin hazırladık" ifadelerini kullandı.



'Dijital telif' konusunun takipçi olmaya devam edeceğiz

"Bugün yayıncılarımız; büyük fedakârlıklarla içerik üretmekte, kamuoyunu doğru bilgilendirmekte ve dijital dünyanın veri akışını beslemektedir" diyen Çay, yayıncıların ürettiği içeriklerin doğurduğu ekonomik değerlerin küresel teknoloji platformlarının tehdidi altında olduğunu söyledi. Genel Müdür Çay, internet haber sitelerinin algoritmik baskılara karşı korunması, özgün içerik üretiminin teşvik edilmesi ve dijital telif mekanizmalarının hukuki olarak güçlendirilmesi gerektiğini her platformda vurguladıklarını; bu konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini kaydetti.

Eskişehir, Tekirdağ ve Konya'da düzenlenen bölgesel basın buluşmalarında 10 farklı şehirden 98 gazete ve internet haber sitesinin temsilcisiyle bire bir görüşme fırsatı bulduğunu aktaran Genel Müdür Çay, "Bu istişare toplantıları sayesinde yerel basının çözüm beklediği temel başlıkları, dijital dönüşüm süreçlerine dair fikirlerini, nitelikli insan kaynağı ihtiyacını birinci ağızdan dinledik. Türk basınının sesine kulak veren ve yapıcı çözümler üretmeye odaklanan kurumsal duruşumuzu, yaptığımız buluşmalarda bir kez daha vurgulamış olduk" açıklamasında bulundu.

İlan ve reklamlarda önemli oranda artışlar gerçekleşti

Basın İlan Kurumu Bölge Müdürlüklerinin faaliyetlerini büyük titizlikle yürüttüklerini belirten Çay, Kurumun taşra teşkilatıyla yaptıkları istişareler ve personelin özverisiyle 2026 yılının ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre resmî ilan adetlerinde ortalama yüzde 17, reklam adetlerinde ise yüzde 13 oranlarında artış sağlandığı bilgisini paylaştı.

Çay, artışların ilan tutar bazında yüzde 45, reklam tutar bazında ise yüzde 64 oranlarında gerçekleştiğini bildirdi. Çay, şöyle konuştu: "Kamu kurum ve kuruluşlarıyla basın kuruluşlarımızın desteklenmesi için yaptığımız çalışmaların ne denli önemli olduğunu da böylelikle görmüş olduk. Sektörümüzün tüm bileşenlerinin sürece verdiği destekler de bir o kadar kıymetlidir."



241 milyon TL tutarında krediye onay verdik

Basın sektörünün kredi ve kefalete erişimini kolaylaştırmak amacıyla Kredi Garanti Fonu ile Ocak ayında yapılan protokol kapsamında pek çok medya kuruluşunun kredi imkânına kavuştuğunu ifade eden Çay, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulunun 20 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla süreli yayınların talepleri doğrultusunda 241 milyon TL tutarında krediye onay verdiğini aktardı. 

Mesleki gelişim ve eğitim faaliyetlerini taşraya yayarak sürdürdüklerini kaydeden Çay, Kurumun denetim ve rehberlik fonksiyonu gereğince İzmir, Trabzon, Antalya ve Van Bölge Müdürlüklerinin koordinasyonunda gerçekleştirilen bölgesel uygulamalı mevzuat eğitimlerinde basın kuruluşlarını bilgilendirdiklerini söyleyerek, yıl genelinde de bu programların devam edeceğini bildirdi.

Genel Müdür Çay, Gaziantep ve Eskişehir'de düzenlenen 'Dijital Habercilik ve Yapay Zekâ Eğitimi Programı'na kurumsal paydaş olarak destek verdiklerini; yapay zekâ teknolojilerinin medya üzerindeki dönüştürücü etkilerini, haberciliğin evrilen üretim süreçlerini ve yeni nesil iletişim pratiklerini sektörün aktörleriyle birlikte mercek altına aldıklarını kaydetti.

Genel Müdür Çay'ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi. Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu'nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı. Basın İlan Kurumu 33. Dönem 7. Genel Kurulu'nun 22 Mayıs 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

Ersoy hakkında iddianame hazırlandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu gazeteci Mehmet Akif Ersoy ve 7 şüpheli hakkındaki soruşturmayı tamamladı. Hazırlanan iddianamede, Ersoy hakkında "nitelikli cinsel saldırı" ve "örgüt kurma" suçlarından 65 yıla kadar hapis cezası talep edildi

20.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Ersoy hakkında iddianame hazırlandı
Ersoy hakkında iddianame hazırlandı
İstanbul'da yürütülen uyuşturucu ve organize suç soruşturması kapsamında geçtiğimiz aylarda tutuklanan eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ve beraberindeki 7 şüpheli hakkındaki yargılama süreci başlıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan kapsamlı iddianame, incelenmek üzere İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

65 yıla kadar hapis istemi

Savcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, Mehmet Akif Ersoy'un organize bir suç yapısı içinde faaliyet gösterdiği iddia ediliyor. Ersoy hakkında hazırlanan dosyada şu suçlamalar öne çıkıyor:

• 11 kez nitelikli cinsel saldırı,

• Suç örgütü kurma ve yönetme,

• Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama,

• Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma.

Toplanan deliller ve gizli tanık beyanları doğrultusunda savcılık, ünlü gazeteci için toplamda 65 yıl 3 aya kadar hapis cezası verilmesini talep etti.

"Uyuşturucu ile cinsel ilişkiye zorlama" iddiası

Dosyadaki iddialara göre şüphelilerin, mağdur kadınlara uyuşturucu madde temin ederek onları cinsel ilişkiye zorladıkları ve bu süreçler üzerinden maddi ya da sektörel güç elde ettikleri öne sürülüyor. İddianamede Ersoy ile birlikte hareket ettiği savunulan Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik de şüpheli sıfatıyla yer alıyor.

Mehmet Akif Ersoy ise hakimlik sorgusunda ve savcılık ifadesinde tüm bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Suçlamaların asılsız olduğunu belirten Ersoy, herhangi bir suç örgütüyle veya iddia edilen eylemlerle bağının bulunmadığını savundu. Mahkemenin iddianameyi kabul etmesinin ardından önümüzdeki günlerde duruşma gününün netleşmesi bekleniyor.

İstanbul’da sağanak yağış

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da etkili olan ani sağanak yağış ve yerel dolu geçişleri megakentte hayatı olumsuz etkiledi

20.05.2026 16:06:00
Haber Merkezi
İstanbul’da sağanak yağış
İstanbul’da sağanak yağış
İstanbul'da sağanak yağış etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, ani sıcaklık düşüşüyle birlikte yağışlar bazı ilçelerde yerini doluya bıraktı.

Başakşehir, Bağcılar, Esenler, Küçükçekmece ve Zeytinburnu başta olmak üzere birçok noktada şiddetli yağış görüldü.

Ana arterlerde ve ara sokaklarda kısa sürede oluşan su birikintileri sürücülere zor anlar yaşattı. Yağmura hazırlıksız yakalananlar bina altlarına ve dükkan tentelerine sığındı. Yağış nedeniyle ulaşımda da aksamalar oldu.

Avrupa Yakası'nda hayatı durma noktasına getiren hava dalgası, Anadolu Yakası'nda daha hafif hissedildi. Üsküdar, Kadıköy ve Ümraniye çevrelerinde yağışlar hafif geçişler şeklinde görüldü. Yağışın ardından gökyüzünde beliren gökkuşağı ise vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla kaydedildi.

İstanbul'dan Muş'taki hastaya 5G ile böbrek taşı ameliyatı

5G teknolojisiyle, Muş Devlet Hastanesi'ndeki tedavi gören bir hastanın ameliyatı, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki doktorlar tarafından başarıyla gerçekleştirildi

20.05.2026 15:30:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'dan Muş'taki hastaya 5G ile böbrek taşı ameliyatı
İstanbul'dan Muş'taki hastaya 5G ile böbrek taşı ameliyatı
5G teknolojisi ve yerli-milli cihaz desteğiyle, Muş Devlet Hastanesi'ndeki bir hastanın ameliyatı İstanbul'daki doktorlar tarafından uzaktan başarıyla gerçekleştirildi. Türkiye'de yerli ve milli imkânlarla üretilen bir cihazla yapılan uzaktan operasyon, 5G teknolojisinin sağlık hizmetlerine erişimde sağladığı fırsat eşitliğini ortaya koydu.

Hayatı kolaylaştıran 5G teknolojisinin tıpta; uzaktan teşhis, görüntüleme, operasyon hasta takibi ve eğitim süreçlerinde yeni kullanım alanlarının önünü açtığına işaret eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, uzaktan ameliyatla ilgili olarak, "Sağlık teknolojileri ve telecerrahi uygulamaları, kendilerini insanlığın hayatını kolaylaştırmaya adamış uzman hekimlerimizin elinde ülkemiz için önemli bir bilimsel adımdır" dedi.

5G ile mesafelerin engel olmaktan çıktığının altını çizen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise "5G'nin sunduğu ultra düşük gecikme süreleri ve yüksek veri iletme kapasitesi, eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar yaşamın her alanında köklü bir dönüşümü de beraberinde getiriyor. Yaklaşık bin 500 kilometre mesafeden gerçekleştirilen bu operasyon da bu kapasitenin çok çarpıcı bir örneği. Turkcell olarak bu sürece liderlik etmenin gururunu yaşıyoruz" diye konuştu.

Yapılan açıklamaya göre; Turkcell gücünde 5G'nin mesafeleri ortadan kaldıran kapasitesi ve sağlık alanına vadettiği dönüşüm, İstanbul ile Muş arasında gerçekleştirilen bir uzaktan ameliyatla ortaya konuldu. Muş Devlet Hastanesi'nde tedavi gören bir hastanın böbrek taşı kırma operasyonu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki deneyimli doktor ekibi tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Operasyon, 5G teknolojisinin sağlık hizmetlerine erişimde sağladığı fırsat eşitliğini de ortaya koydu.

Operasyonda, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Tzevat Tefik ile Muş Devlet Hastanesi'nden Op. Dr. Rıfat Burak Ergül görev aldı. Her iki hastanede mevcut olan Turkcell 5G altyapısı, yüksek veri aktarım kapasitesi ve ultra düşük gecikmeyle uzaktan ameliyata imkan verdi. Toplantıda; yaklaşık 4 saat süren ve hastaya herhangi cerrahi müdahale olmadan damar yoluyla yapılan operasyonun, aynı zamanda, böbrek taşı tedavisinde RIRS (Retrograd İntrarenal Cerrahi) ile yapılan dünyanın ilk uzaktan ameliyatı olduğu belirtildi.

5G teknolojisinin; tıp sektöründe uzaktan teşhis, takip, görüntüleme, eğitim ve operasyon gibi süreçlerde yeni kullanım alanlarının önünü açtığına işaret eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, "5G destekli bu operasyon, İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı'nın robot yardımlı Retrograd İntrarenal Cerrahi ve ileri endoüroloji alanındaki deneyiminin farklı merkezlere başarıyla aktarılabileceğini göstermesi açısından son derece önemli. Sağlık teknolojileri ve telecerrahi uygulamaları, kendilerini insanlığın hayatını kolaylaştırmaya adamış uzman hekimlerimizin elinde ülkemiz için önemli bir bilimsel adımdır" dedi.

"Turkcell 5G, mesafeleri engel olmaktan çıkarıyor"

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, 1 Nisan itibarıyla tüm Türkiye'de kullanıma açılan 5G teknolojisinin eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar yaşamın her alanında köklü bir dönüşümü tetiklediğini belirterek şunları söyledi: "Turkcell olarak 5G'yi Türkiye'nin dijital geleceği için stratejik bir eşik olarak görüyoruz. Bu teknoloji; çok yüksek hız, ultra düşük gecikme ve güçlü veri taşıma kapasitesiyle hayatın her alanında yeni bir dönemin kapılarını açıyor. İstanbul-Muş arasında yaklaşık bin 500 kilometre mesafeden başarıyla gerçekleştirilen bu operasyon, Turkcell 5G'nin mesafeleri engel olmaktan çıkaran kapasitesinin çok çarpıcı bir örneği. Bu kapsamda yakın gelecekte eğitimden sağlığa, sanayiden ulaşıma kadar birçok alanda 5G'nin dönüştürücü etkisini daha da fazla göreceğiz. Turkcell olarak sahip olduğumuz altyapı ve en geniş frekans bandıyla, bu köklü değişime liderlik etmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Bu vesileyle sayın rektörümüze, kıymetli hocalarımıza, tüm paydaşlarımıza ve çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum."

"Hastamızı, aynı ameliyathanede gibi takip edebildik"

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tzevat Tefik de operasyonla ilgili bilgi verdi. Tefik, "Turkcell'in 5G altyapısı ve ELMED'in yerli üretim İbn-i Sina robotu aracılığıyla, Muş'taki hastamızı İstanbul'dan, tıpkı aynı ameliyathanede gibi takip edebildik. Sistemin sağladığı ultra düşük gecikme süresi sayesinde cerrahi sezgimizden hiçbir şey kaybetmeden işlemi tamamladık. Bu çalışma, telecerrahinin yalnızca bir teknoloji demonstrasyonu olmadığını; doğru altyapı, deneyimli ekip ve multidisipliner iş birliğiyle, klinik pratikte güvenle uygulanabilir bir model olduğunu somut biçimde ortaya koydu. Türkiye'de bir ilk olmasının ötesinde, RIRS yöntemiyle gerçekleştirilen dünyanın ilk uzaktan böbrek taşı ameliyatı olması bu başarıyı küresel ölçekte de anlamlı kılıyor. Uluslararası akademik iş birlikleri çerçevesinde robot yardımlı retrodrad intrarenal telecerrahiyi, küresel ölçekte yaygınlaştırmayı ve Türkiye'yi bu alanda uluslararası bir referans merkezi konumuna taşımayı hedefliyoruz" dedi.

Yerli ve milli teknolojiyle uzaktan ameliyat

Türkiye'de yerli ve milli teknolojiyle üretilen bir cihazla yapılan böbrek taşı kırma operasyonunda, ELMED firması tarafından geliştirilen İbn-i Sina adlı cihaz kullanıldı. 1991 yılında Ankara OSTİM'de kurulan ELMED, Türkiye'nin yüksek teknolojili tıbbi cihaz üreticilerinden biri konumunda. Şirket, böbrek taşı kırma cihazını 1992'de üretti. 1994 yılında da ilk ihracatı yapıldı. İlk Türk malı ESWL cihazını 1996 yılında AUA (Amerikan Üroloji Derneği) Kongresi'nde dünyanın farklı ülkelerinden üroloji uzmanlarına tanıtan şirket, üroloji alanında bilinen bir marka olarak 60'tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdi. ELMED 2012 yılında Tübitak projesi ile böbrek taşlarının lazerle kırılarak tedavisinde fURS (flexible ureterorenoskopi) ile kullanılmak üzere Avicenna Roboflex adı verilen İbn-i Sina robotun ilk protipini üretti. Patent alınan bu robot, Avrupa CE işaretine sahip ve ABD'den de FDA onayını aldı. Halen, ABD, Birleşik Krallık, Almanya, Polonya, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar'da bu robot kullanılıyor. ELMED, bu robota tele-cerrahi özelliğini ve yapay zekâ desteğini de entegre ediyor.

Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti

Malatya’nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin ardından gözler uzman açıklamalarına çevrildi. Yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, özellikle Pütürge fayına dikkat çekerek bölgede enerji akışının yön değiştirdiğini söyledi

20.05.2026 13:35:00
Haber Merkezi
Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti
Şener Üşümezsoy, Malatya depreminde Pütürge’ye dikkat çekti
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgilere göre, merkez üssü Malatya'nın Battalgazi ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Depremin 7,03 kilometre derinlikte gerçekleştiği açıklanırken, bölgede yaşanan sarsıntılar kamuoyunda yeni bir büyük deprem endişesini gündeme taşıdı.

Şener Üşümezsoy'dan Pütürge uyarısı
Deprem sonrası değerlendirmelerde bulunan yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki fay hareketliliğine ilişkin dikkat çeken açıklamalar yaptı.
Üşümezsoy, 2020 yılında meydana gelen Sivrice depremini hatırlatarak kırılmanın Pütürge yönüne ilerlediğini ancak Doğan Yol kesiminde stresin tam anlamıyla boşalmadığını söyledi.
Uzman isim, 6 Şubat depremlerinin ardından Pütürge masifinin kırılmayan ve dirençli kalan bölgelerden biri olduğunu ifade etti.

'Bölgede 6.5 büyüklüğünde deprem potansiyeli var'
Fayın uzunluğu dikkate alındığında bölgede 6.5 büyüklüğünde deprem potansiyeli bulunduğunu belirten Üşümezsoy, enerji birikiminin uzun süredir devam ettiğini dile getirdi.
Üşümezsoy'a göre ana fay hattındaki kilitlenme nedeniyle enerji farklı kollara yöneliyor.
'Bağdat Caddesi tıkanınca trafik ara sokaklara sapıyor'
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, fay hareketlerini günlük yaşamdan verdiği örnekle anlattı.
Üşümezsoy şu ifadeleri kullandı:
"Bağdat Caddesi'nde trafik tıkanınca araçlar nasıl ara sokaklara saparsa, Pütürge'deki ana fay tıkandığı için enerji de Battalgazi ve Yeşilyurt'taki küçük faylara yöneldi."
Uzman isim, bölgede yaşanan küçük sarsıntıların ana fay yerine yan kollarda meydana geldiğini belirtti.
Yeşilyurt ve Battalgazi'de hissedilen küçük depremlerin büyük enerji boşaltımı yaratamayacağını söyleyen Üşümezsoy, bu fayların sürekli küçük sarsıntılar üretse de ana kırılmayı temsil etmediğini ifade etti.
Üşümezsoy, bu durumu "yan sokakların depremi" olarak tanımladı.

'Haritaya bakıp konuşuyorlar'
Açıklamalarında bazı deprem uzmanlarını da eleştiren Üşümezsoy, sadece haritalar üzerinden yapılan yorumların doğru olmadığını savundu.
Üşümezsoy şu ifadeleri kullandı:
"İstanbul'da Adalar fayı kırılacak, 8.1 büyüklüğünde deprem olacak diyen koro halinde konuşan uzmanlar vardı. Ben Düzce dedim, Sındırgı dedim ve buralarda kırılmalar oldu. Sadece haritaya bakıp konuşan, hayatında Sındırgı'yı görmemiş uzmanları ciddiye almayın. Onlar fayları yerinde inceleyen gerçek uzmanlar değiller."

'Malatyalılar müsterih olsun'
Fay hatlarındaki enerji dağılımını insan vücudundaki damar sistemine benzeten Üşümezsoy, küçük fayların büyük enerji üretmeyeceğini belirtti.
"Kılcal damarlar hayat kurtarır" benzetmesini yapan uzman isim, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
"Bu küçük damarlar asla 6.5 büyüklüğünde bir enerji üretemez. Malatyalılar müsterih olsun; ana koldaki büyük enerji henüz bu küçük faylara tam olarak yüklenmiş değil."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla sağduyuyla samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız” dedi
 

20.05.2026 13:26:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız" dedi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dün, Samsun'da istiklal meşalesinin yakılmasının 107. yıl dönümünü geride bıraktıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı aralarında şampiyon sporcuların da bulunduğu 200'ü aşkın gençle Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kutladıklarını ifade etti.

Cumartesi günü ise Kocaeli'de, Kocaelispor Stadyumu'nun içini ve dışını hıncahınç dolduran gençlerle bir araya geldiklerini anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

"207 üniversitemizden, 81 vilayetimizden gelen gençlerimiz ülkemizde misafir olarak bulunan üniversiteli genç kardeşlerimizin heyecanına ortak oldular. Stadyumun içi kadar dışı da çok farklıydı. Heyecan vericiydi. Her yaştan, her kökenden, her gelir grubundan ve farklı hayat tarzından 100 bin gencimiz adeta bir insan seli olup Kocaeli'ye akmıştı. Kocaelili kardeşlerimiz de misafirlerine başarıyla ev sahipliği yaptılar. Türkiye'nin beşeri hazinesinin zenginliğine orada bir kere daha şahitlik ettik. Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık. Kocaeli'deki şölen bizim sadece gençlerin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz buluşmalarımızdan 14'üncüsüydü. Bunun dışında kongrelerimizde, sohbet toplantılarımızda farklı etkinliklerde özellikle de gençlerimizle yüzlerce defa bir araya geldik, hasbihal ettik."

Bu programlarda gençlerle birlikte bütün vatandaşlara gönül kapılarını açtıklarını anlatan Erdoğan, "Yunus'un 'Biz kimseye kin tutmazuz, kamu alem birdir bize' anlayışıyla bu ülkenin tüm gençlerini aynı samimiyetle bağrımıza bastık. Yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca, daima gençlerle yol yürümüş bir kardeşiniz olarak şunu bir defa çok net söylemek isterim. Gençleri hafife alan, gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansı yoktur." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin omuz vermediği bir mücadelenin zafere ulaşamayacağını, kalıcı olamayacağını dile getirdi. Merhum Nurettin Topçu'nun "Gençlik geleceğin tohumudur" sözünü aktaran Erdoğan, gençliğe yüz çevirmenin geleceğe yüz çevirmek anlamına geldiğini söyledi.

Terörsüz Türkiye süreci
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla sağduyuyla samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız. Devletimizin ilgili kurumları örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"İnşallah 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı ile yeni başarılara, zaferlere imza atacağız."

Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu

20.05.2026 11:44:00
Haber Merkezi
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
Dervişoğlu'ndan 'çözüm süreci' tepkisi: 'Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum'
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti lideri Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar ise şöyle:

"Dün malum 19 Mayıs'tı. Bir milletin küllerinden yeniden doğmaya başladığı gün. Cesaret ile inancın vatan toprağında buluştuğu gün. Makamlara sarılmışların ardından milletin 'devlet başa' deme iradesidir. 19 Mayıs bir milletin içinde kopan fırtınadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin de kuruluşunun ilk adımıdır. Kutlu ve mutlu olsun.

Bu milletin geleceğini ne mandacılar ne de yabancı ülkelerde yazılanlar kurtaracaktı. Bu vatanın çocukları kendi geleceklerini ne Saray hesaplarına ne de terör örgütünden medet umanların cazgırlığına teslim etmeyecektir.

"ÖCALAN'IN SON SUÇU SON ŞEHİDİMİZİN KATLİDİR"
Öcalan'ın son suçu son şehidimizin katlidir. Terörsüz Türkiye'nin yolu Türk milletinin iradesinden geçer. Hukukun üstünlüğünden geçer. Yasaklardan arınmış Türkiye'den geçer.

Ne şehit ne de gaziler feda ettikleri, her birimizin hayat vadettikleri için mübarektirler ve öyle yaşayacaklardır. Türk devletin geleceği bir terör hükümlüsünün dediklerine fena edilemez. Türk milliyetçiliği teröristi yeni sıfatlarda meşrulaştırmaya göz yummayacak. Herkes haddini bilecek.

"CUMHURİYET'İN SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM"
Öcalan'ın statüsü bellidir. Bir terör hükümlüsüdür. Ona rol biçilemez. Sarayın savcıları oturadursunlar, Cumhuriyet'in savcılarını göreve çağırıyorum. Malum şahısların ellerine tutuşturulan raporların dolaşıma sokullması da teröre yardımdır. Cumhuriyet'e sahip çıkmak için ey savcılar, ey bu milletin gençleri neyi bekliyorsunuz. Bu kardeşlik, barış değildir. Bu ihanettir.

Kardeşlik iddiası PKK'ya meşrulaştırmak değildir. Kürtleri PKK'nın temsil iddiasından kurtarmaktır. Örgüt baskısından kurtarmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle ilgili tek kurumu vardır o da milli güvenlik kurumudur. MGK'yı mı feshetmeye çağırıyorsunuz? Karnınızdan konuşmayı bırakın. Bu artık kesindir, sen içimizdeki İrlandalısın."

Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı

Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul’da yakalandı

20.05.2026 11:09:00
İhlas Haber Ajansı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya’nın aradığı uyuşturucu baronu Türkiye’de yakalandı
Almanya tarafından "difüzyon mesajı" ile uluslararası seviyede aranan uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B., Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve polis tarafından düzenlenen ortak operasyon ile İstanbul'da yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Almanya'da önde gelen büyük uyuşturucu kaçakçılarından biri olduğu değerlendirilen ve hakkında "difüzyon mesajı" ile arama kararı bulunan V.B. adlı uyuşturucu kaçakçısının Türkiye'ye giriş yaptığı MİT unsurlarınca tespit edildi.

Bazı mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu trafiğini yönettiği ve çeşitli ülkeler arasında uyuşturucu sevkiyatına yön verdiği değerlendirilen V.B.'nin, "arama' çağrısından önce Türkiye'ye giriş yaptığı ancak yasal çıkış kaydının bulunmadığı anlaşıldı.

Yapılan incelemelerde, uyuşturucu kartelinin elebaşlarından V.B.'nin Almanya tarafından "uyuşturucu ticareti" suçu kapsamında difüzyon mesajı ile uluslararası seviyede arama kararı çıkarıldığı kaydedildi. Yakalama kararının ardından güvenlik ve istihbarat birimleri zanlının peşine düştü.

İstanbul'da kaldığı yeri belirleyen MİT unsurları, durumu polise bildirdi. Zanlı, dün Şişli'de narkotik polisi tarafından yapılan operasyon ile gözaltına alındı. Almanya makamlarınca uyuşturucu kaçakçıları arasında gösterilen V.B., İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Zanlının, emniyetteki işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi'ne teslim edileceği öğrenildi.

Gıda raflarına bakanlık ayarı

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda israfını önlemek için Son Tüketim Tarihi ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi uygulamalarını ayırdı. Son tüketim tarihi geçen riskli ürünler raftan tamamen menedilirken, tavsiye edilen tüketim tarihi geçen gıdalar indirimli özel reyonlarda satılabilecek

19.05.2026 17:43:00
Haber Merkezi
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Gıda raflarına bakanlık ayarı
Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketlerindeki tarih kargaşasını önlemek ve gıda israfının önüne geçmek amacıyla market raflarında tarihi geçmiş ürünlerin satışına yönelik radikal bir düzenlemeyi hayata geçirdi.

81 ildeki gıda esnafına, sanayicilere ve belediyelere gönderilen yeni talimat doğrultusunda, marketlerde Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) yönetimi tamamen birbirinden ayrılıyor ve TETT'si geçen bazı ürünlerin israf edilmemesi için "özel reyon" şartı getiriliyor.

Yeni prosedür

Bakanlığın attığı bu adım, tüketicilerin en çok yanıldığı iki kavram arasındaki çizgiyi kesin olarak netleştiriyor.

Süt, peynir, yoğurt, tereyağı, et ve et ürünleri gibi mikrobiyolojik açıdan kolay bozulabilen ve halk sağlığı riski taşıyan gıdalarda STT kriteri tavizsiz uygulanacak. Son Tüketim Tarihi bir gün bile geçmiş ürünlerin rafta bulundurulması kesinlikle yasak olup, tespit edilen işletmelere ağır idari para cezaları kesilecek.

Bakliyat, makarna, un, şeker, bitkisel sıvı yağlar ve çay gibi kolay bozulmayan, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi geçtiğinde sadece aroma veya tazelik gibi kalite kaybı yaşayan gıdalar için ise yeni bir formül geliştirildi. Bu ürünler, tadı ve kokusu bozulmamış olmak kaydıyla marketlerde kurulacak "özel reyonlarda" uygun fiyatlarla halka arz edilebilecek.

Amaç, tonlarca gıda israfını önlemek

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilendirici kılavuzlarda, tüketicilerin sadece Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ibaresi geçtiği için aslında tamamen güvenilir ve yenilebilir olan tonlarca gıdayı çöpe attığı vurgulanıyor. Bu düzenleme ile hem milyarlarca liralık ekonomik kaybın önüne geçilmesi hem de dar gelirli vatandaşların güvenilir gıdaya daha uygun fiyatlarla ulaşması hedefleniyor.

Ambalajlarda bilgi şeffaflığı artıyor

Düzenleme sadece reyon ayrımıyla sınırlı kalmıyor. Bakanlık, tüketicilerin etiketleri okurken yanılgıya düşmemesi için gıdanın adı ve net miktarının ambalajın en görünür yerinde (temel görüş alanında) yer almasını zorunlu kıldı. Tüketicinin doğrudan görebileceği bu yeni tasarım formatına uymayan eski etiketli ürünler, raf ömrüne bakılmaksızın 31 Aralık 2026 tarihinden sonra piyasada barındırılmayacak.

Gıda denetim ekipleri, 81 ilde marketlerin bu kurallara uyup uymadığını, özel reyonların standartlarını ve Son Tüketim Tarihi takibini sıkı abluka altına almış durumda.

'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'

Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklanmasıyla ilgili konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi

19.05.2026 14:00:00
AA
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
'Kütahyalı'nın para hareketleri MASAK'a takıldı'
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Rasim Ozan Kütahyalı'nın tutuklandığı yasa dışı bahis operasyonunun arkasında ciddi bir mali takip olduğunu belirterek, "Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor" dedi.

Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Gürlek, operasyonun arkasında ciddi bir mali takibin olduğunu vurguladı.

Bakan Gürlek, Kütahyalı'nın yasa dışı bahisten tutuklandığını hatırlatarak, ​"Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen büyük bir operasyon söz konusu. Süreç tamamen MASAK raporlarına bağlı olarak ilerliyor. O da bu para hareketleri esnasında MASAK takibine takılmış durumda. İllegal bahis sitelerine para gönderme, aracılık etme gibi iddialar var. Başsavcılığımız mali hareketleri inceleyerek kendi takdiri doğrultusunda bu kararı verdi" ifadesini kullandı.

Gürlek ayrıca, mevcut kanunlara göre, yasa dışı bahsi oynatan, buna aracılık eden, yer ve imkan sağlayan ya da bu sitelere para transferi gerçekleştirenlerin eylemlerinin "suç teşkil ettiğini" anımsattı.

Yasa dışı bahis organizasyonlarında adı geçen ve yurt dışında bulunan şüphelilere yönelik adli süreçlerin kesintisiz sürdüğünü ifade eden Gürlek, dijital mecralara yönelik yaptırımların da kararlılıkla uygulandığını belirtti.

Kırmızı Bülten çıkarıldı

Akın Gürlek, firari isimler ve erişim engelleriyle ilgili olarak ise "Kamu düzenini ilgilendirdiği için bu sitelere yönelik hızlıca erişim engelleme kararları alınıyor. Yurt dışındaki şüphelilerin, aralarında adı geçen eski futbolcuların da bulunduğu isimlerin hepsine yönelik kırmızı bülten çıkarıldı" diye konuştu.

Adalet Bakanı Gürlek, yasa dışı bahisle mücadelenin kararlılıkla süreceğini bildirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.