logo
23 HAZİRAN 2026

İmam Ali'den (a.s.) hikmetli sözler

16.06.2017 00:00:00
"Ya Ali! İman nedir?" diye sorulduğunda şöyle buyurmuşlardı:
İman dört direk üstünde durur: Sabır, yakin, adalet, cihad.
Sabır dört kısımdır: Özlem, korku, çekinmek, tetikte durmak. Cenneti özleyen dileklerden vazgeçer. Cehennemden korkan haramlardan çekinir. Dünyada çekinen kişi, dünya musibetlerini hiçe sayar. Ölüme karşı tetikte duransa hayırlı işlere koşar.
Yakin de dört kısımdır: Akıllılık, hikmeti yormak, geçmişlerden öğüt almak, geçenlerin yolunu yordamını izlemek. Akıllılıkta gözü açık olana hikmetle aydınlanır. Hikmeti apaydın gören ibret alır. İbret alansa geçmişlerdenmiş gibi hareket eder. Dünyaya da aldanmaz.
Adalet de dört kısımdır: Anlayışta derine dalmak, bilgide derin olmak, aydın hükümle karara varmak, bilimde direnmek. Kim anlayış sahibi olursa, ilmin dibine dalar; kim ilmin dibine dalarsa hükümde yol yordam neyse elde eder; bilim sahibi olansa yaptığı işte ileri gitmez, insanlar arasında tertemiz yaşar.
Cihad da dört kısımdır: Doğruyu buyurmak, kötülüğü nehyetmek, gerçek işlerde doğru olmak, gerçeğe uymayanlara düşmanlık gütmek. Doğruyu buyuran kişi inananların bellerini doğrultur; kötülüğü nehyeden münafıkların burunlarını kırar; gerçek işlerde doğru hareket eden kendisine gereken şeyi yapar; kötülere, gerçeğe uymayanlara düşman olan, Allah için kızan kişiyse öyle bir hale erer ki, Allah onun yüzünden onun düşmanlarına kızar ve kıyamet gününde onu razı eder.
Küfür de dört direk üstünde durur: Doğru olmayan şeylerde derine dalmak, kavga yolunun tutup ululanmak, gerçekten sapmak, aykırı yol tutmak. Gerçek olmayan şeylerde derine dalan, gerçeğe ulaşamaz; bilgisizlikle kavgaya girişen, kavgayı çoğaltan, gerçeğe karşı kör olur kalır. Kim gerçekten saparsa iyi şey ona kötü görünür; kötülükse güzelleşir; sapıklık sarhoşluğuna tutulur. Aykırı yol tutanınsa yolları güçleşir, işleri sarpa sarar, kurtuluş yolu daraldıkça daralır.
Şüphe de dört direk üstünde durur: Bâtıl üzere savaşmak, korkmak, işkile düşmek, sapıklığa teslim olmak. Savaşmayı adet edinmenin gecesi sabah olmaz. Korkanın önündeki ardına düşer. Şüphe yolunda yelip yortanı o şüphe, şeytanların ayakları altına atar, dünya tehlikeleri yüzünden sapıklığa teslim olansa dünyada helak olur, ahirette de.
İnsanlar dünyalarını düzene sokmak için dinlerine ait bir şeyi terk ettiler mi Allah onları ondan daha zararlı bir şeye uğratır.
Farzlara zarar veren nafilerle yakınlık olamaz.
Sizi İslama öylesine bir nisbetle mensup sayayım ki benden önce kimse böyle bir nisbeti söylememiştir: İslam teslim oluştur; teslim oluş yakındır; yakın gerçeklemektedir; gerçeklemek ikrardır; ikrar emre uymaktır; emre uymaksa o emirleri yerine getirmektir.
Yaradanın büyüklüğü yaratılanı gözünde küçültür.
Namaz her temiz kişinin Allah'a yaklaşmasıdır. Hacc, her zayıfın savaşıdır. her şeyin zekatı vardır; bedenin zekatı da oruçtur. Kadının savaşıysa kocasıyla iyi geçinmesidir.
Nice oruçlu vardır, orucundan elde ettiği ancak açlıktır, susuzluktur. Nice geceleri ibadetle geçiren vardır ki o kulluktan elde ettiği şey, uykusuzluktur, yorgunluktur. Ne mutlu ki aklı başında olan ariflerin uyuması ve yemesi.
Ne mutlu ahireti anan, soru için iş gören, nail olduğunda, hakkına kanaat eden ve Allah'tan razı olan kişiye.
Yaradana isyan hususunda yaratılmışa itaat olamaz. Suçtan vazgeçmek tevbe etmekten ehvendir.
İmandan sorulduğu vakit buyurdular ki:
"İman gönülle tanımak, dil'e ikrar etmek, aza ile de kullukta bulunmaktır.
Bir bölük halk sevab için Allah'a kulluk eder; bu kulluk, tacirlerin kulluğudur. Bir bölükte Allah'a korkudan kulluk eder, bu da kölelerin kulluğudur. Bir bölükse, Allah'a şükrederek kullukta bulunur; işte hür kişilerin kulluğu budur.
Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah'ı, yapmayı iyice dilediğim şeyleri yapamamakla, bağladığım düğümleri çözemekle tanıdım."
Amellerin hikmetiyle ilgili de şöyle buyurmuştur:
"Allah, İmanı şirki temizlemek, namazı ululuğu bırakmak, zekatı rızka sebep olmak, orucu kulların ihlasını sınamak, haccı dini kuvvetlendirmek, savaşı İslam'ı yüceltmek, doğruyu buyurmayı halkı düzgün hale sokmak, kötülükten nehyetmeyi kötü kişileri fenalıktan çekmek, yakınlarla buluşup görüşmeyi ve onları görüp gözetmeyi Müslümanların sayılarını çoğaltmak, kısası onları korumak, ahitleri yerine getirmeyi haram olan şeylerin ne kadar kötü olduğunu anlamak için emretti. İçkiyi aklı korumak, hırsızlığı temizliği bildirmek, zinayı soyu sopu gözetmek, livatayı nesli çoğaltmak için nehyetti. Tanıklıkta bulunmayı kulların haklarını yerine getirmek için buyurdu. Yalanı bırakmayı gerçeğin yüceliğini bildirmek için emretti. Selam vermeyi zarardan, korkudan korunmamız, imameti ümmetin düzenini sağlamak, imama itaat etmeyi de imameti ululamak için emir buyurdu."
 
Hasan Kanaatlı / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.