logo
07 KASIM 2026

İmam Ali'nin Basra Valisine mektubu

H. 36 yılında Basra valisi olan Osman b. Huneyf-i Ensari'nin çağırıldığı bir ziyafet yemeğine gittiğini öğrendiği zaman yazdığı mektup

07.11.2026 00:48:00
Haber Merkezi
 
İmam Ali'nin Basra Valisine mektubu
İmam Ali'nin Basra Valisine mektubu
H. 36 yılında Basra valisi olan Osman b. Huneyf-i Ensari'nin çağırıldığı bir ziyafet yemeğine gittiğini öğrendiği zaman yazdığı mektup.

...Ey İbn-i Huneyf! Basra eşrafından birinin seni ziyafete çağırdığını, oraya koşarak gittiğini, çeşit çeşit yemeklerin, kocaman kocaman kâselerin sana sunulduğunu öğrendim.

Oysa yoksullarının (çağrılmayıp) kovulduğu, zenginlerin davet edildiği bir davete icabet edeceğini sanmıyordum. Çiğnediğin lokmaya bir bak; (helal-haram açısından) şüpheli olursa onu ağzından at; tam anlamıyla pak olduğunu bilirsen birazcık ye.

Bil ki her kişinin uyduğu, yolundan gittiği, ilminin nuruyla ışıklandığı bir imamı vardır. Yine bil ki sizin imamınız, dünyasında eskimiş bir elbise ve iki lokma ekmeğiyle yetinmektedir.

Elbette buna güç yetiremeyeceğinizi bilin. Ama takva ve ibadet telaşı ile temiz ve iffetli olmaya çalı­şarak bana yardım edin. Allah'a andolsun ki ben, bu dünyanızda ne bir altın, ne de gümüş külçeleri yığdım; ne ganimetlerden mal biriktirdim, ne üzerime yırtılmış elbisemden başka bir elbise aldım, ne de dünyada bir karış toprağa sahip oldum.

Ancak geçinmeme yetecek kadar yiyecek aldım. Gerçekten dünya, benim gözümde acı bir pelitten daha değersiz, daha bayağıdır.







Gökyüzünün gölgelendirdiği şu dünya yüzünde elimizde bir Fedek vardı, ona da toplumun bir kısmı göz dikti, bir kısmı ise cömertlik ederek ondan el çektiler; Allah ne de güzel hükmedicidir!

Ben Fedek'i veya başka yeri ne yapayım. Yarın bu nefsin konağı mezarıdır. Onun karanlığında işleri kaybolur, haberi yok olur. Mezarcı onu geniş kazsa veya elleriyle genişletse bile taş, kerpiç düşer, arayı doldurur, toprak birikir, daracık hale gelir.

Büyük korku gününde güvene erişebilmem, sıratta ayağımı sabit kılabilmem için nefsimi şimdiden takva ile meşakkate alıştırmalıyım.

Eğer isteseydim balın safını, buğdayın halisini yemeye, ipek elbise gi­yinmeye yol bulabilirdim.

Fakat heyhat! Hicaz'da veya Yemame'de bir ekmek bile bulamayan, tokluk, doyumluk denen şeye ulaşmayan nice yoksullar varken, nefsimin beni yenmesi, lezzetli yemekler yemeye götürmesi nasıl mümkün olabilir!

Çevremde aç karınlar, susuzluktan yanmış ciğerler varken geceyi nasıl tok olarak geçirebilirim!







Ben şairin dediği duruma nasıl düşebilirim:

"Çevrende tabaklanmış deriye hasret olanlar,

Ciğeri yanmışlar varken;

Karnı tok olarak yatman,

Sana dert olarak yeter!"

Bana, "Mü'minlerin Emiri" denildikten sonra zamanın zorluklarında onlara ortak olmamaya, sıkıntılı yaşayışlarında onlara örnek olmamaya razı olur muyum?

Ben, temiz şeyleri yemekle meşgul olmak için yaratılmadım. Ben derdi/tasası yiyeceği olan bağlı veya işi gücü çöplükler arasında yiyecek aramak olan, sahibinin maksadından haberi bile bulunmayan bir hayvan değilim.

İşsiz güçsüz gezeyim, abesle meşgul olayım, sapıklık ipini çekeyim veya şaşkınlık yoluna gireyim diye de yaratılmadım. Şöyle dediğinizi duyar gibiyim.: "Ebu Talib'in oğlunun yediği buysa, zayıflıktan akranlarıyla savaşa, yiğitlerle dövüşmeye gücü yetmez."







Bilin ki sahralardaki ağaç daha katı ve sert; bağ bahçe içindeki ağaçlar ise daha zayıf ve naziktirler. Çorak topraklarda biten ağaçların ateşi daha kuvvetli ve koru da daha geç söner. Ben, Resulullah'ın nurundan bir nur ve pazısının dirseği konumundayım.

Vallahi, bütün Araplar, benimle savaşmak için bir birleriyle yardımlaşsalar bile yine ondan yüz çevirmem, imkânlar ölçüsünde ona koşar ve ekin aralarındaki taştan temizlensin diye yeryüzünü şu aksi ve ters adamdan temizlemek için mücadele ederim.

...Ey dünya, benden uzaklaş! Yularını boynuna attım (dilediğin yere git), pençenden kurtuldum, tuzaklarından sıyrıldım. Sürçme yerlerinden uzak kaldım. Süslerinle güzelliğinle mahvettiğin ümmetler, oyunlarınla güldürüp aldattığın nesiller nerede? İşte onlar, kabirlerde rehin olup yatmışlardır.

(Ey dünya) Vallahi, eğer sen görünür bir şahsiyete, tutulup dokunulabilir bir bedene sahip olsaydın, uzun emellerle aldatıp sonra kandırarak helak çukuruna attığın ümmetler ve telef ettiğin, belalara uğrattığın, dönüşü olmayan, varanından haber alınmayan yerlere attığın sultanlar için sana Allah'ın hadlerini uygulardım.

Heyhat! Senin sürçme yerlerine ayak basan kayarak düşer. Dalgalarına düşen boğulur; (ama) senin tu­zaklarından uzaklaşan başarıya ermiştir. Senden kurtulup da selamete eren kimsenin geçimi dar olsa ne çıkar! Onun yanında dünyanın, zevale ermesi yakın bir gün gibidir.







Benden uzak ol! Vallahi ben sana zelil edesin diye boyun eğmem. Beni istediğin yere çekesin diye irademi sana teslim etmem. Allah'a, -iradesi müstesna- bir yeminle yemin olsun ki nefsimi, katığı tuz olan bir ekmek parçasıyla yetinip sevinecek duruma gelinceye kadar terbiye ederim ve gözlerimden; suyu çekilmiş, akıntısı kurumuş bir pınar haline getirinceye kadar da gözyaşı dökerim.

Otlayan, karnını doyurunca yan gelip yatan bir hayvan veya yayılıp doyunca ağılına dönen koyun sürüsü gibi, Ali de azığını yiyip uykuya mı dalar!? Bunca seneden sonra, ovada otlayan merada yayılan hayvanlara dönerse, gözleri aydın olsun!

Rabbinin farz kıldıklarını eda eden, uğradığı meşakkatlere sabreden, geceleri uykusunu terk eden; uykusu onu yendiğinde de yeri kendisine döşek, kolunu da yastık kılan, kıyamet gününün korkusundan gözlerine uyku girmeyen, yanları döşek yüzü görmeyen, dudakları gizlice Rabbinin zikrini fısıldayan, devamlı diledikleri bağışlanma sebebiyle günahlarından arındırılanlara ne mutlu! İşte onlar Hizbullah'tır. Haberiniz olsun Allah'ın hizbi kurtuluşa erenlerin ta kendisidir."(Mücadele: 22)

Allah'tan kork ey İbn-i Huneyf! Sahip olduğun ekmeğinle yetin. Bu, Cehennem ateşinden kurtulman için sana yeter." Nehc'ül Belaga Mektuplar 45

Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi

Afyonkarahisar'da dün silahlı saldırı sonucu öldürülen 8 kişi bugün gözyaşları arasında toprağa verildi. Hayatını kaybedenlerden ikisi öğretmendi. 2 yaşında çocuk annesi olan öğretmen Hilal Mete Afyonkarahisar'da, diğer öğretmen Ayşe Sena Demir Antalya'da son yolculuklarına uğurlandı

06.11.2026 16:10:00
AA
 
Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi
Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi
Afyonkarahisar'da silahlı saldırıda yaşamını yitiren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Hilal Mete, son yolculuğuna uğurlandı.

İhsaniye ilçesine bağlı Yukarıtandır köyündeki ortaokulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi  Öğretmeni olarak görev yapan Hilal Mete'nin Türk bayrağına sarılı cenazesi, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi morgundan alınarak kent merkezindeki Paşa Camisi'ne getirildi.

Tabutun yanına gelen Hilal Mete'nin eşi ve yakınları, gözyaşı döktü. Aile üyeleri, burada taziyeleri kabul etti.

Mete'nin cenazesi, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazını müteakip, Afyonkarahisar Bayraktepe Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenaze törenine, Mete'nin yakınları, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Vali Naci Aktaş, Belediye Başkanı Burcu Köksal, İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

Öte yandan Yukarıtandır Köyü Ortaokulu'nda bugün eğitime ara verildiği öğrenildi.

Hilal Mete'nin kuzeni Veysel Erbay, Hilal Mete'nin 2 yaşında çocuğunun olduğunu söyledi.

Erbay, katil zanlısının en ağır cezayla cezalandırılmasını istediklerini belirterek "Başka bir isteğimiz yok, devlet zaten yapması gereken her şeyi yapıyor" dedi.






Öğretmen Demir'in cenazesi Antalya'da toprağa verildi

Afyonkarahisar'da düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 8 kişiden biri olan öğretmen Ayşe Sena Demir'in cenazesi ise Antalya'da toprağa verildi.

Saldırıda yaşamını yitiren öğretmen Demir'in Türk bayrağına sarılı cenazesi Antalya'ya getirildi.

Demir için Muratpaşa Camisi'nde cuma namazının ardından cenaze töreni düzenlendi.

Törene, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Hüseyin Bekmez, öğretmenin babası Ahmet ve annesi Hayrünisa Demir, öğretmenler, yakınları ve vatandaşlar katıldı.

İl Müftüsü Aydın Yığman, törende yaptığı konuşmada, insanlığını, İslam'ını ve ahlakını kaybetmiş bir kişinin yaptığı zulme şahit olduklarını belirterek, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Cenaze namazının kılınmasının ve helallik alınmasının ardından Demir'in cenazesi, Aksu ilçesindeki Kurşunluğu Mezarlığı'nda defnedildi.






3 kişinin cenazesi Kırşehir'de defnedildi

Aynı saldırıda öldürülen 3 kişinin cenazesi de Kırşehir'de toprağa verildi.

Ahmet Uzel (57), Noman Toprak (56) ve Bekir Toprak'ın (50) cenazeleri, Afyonkarahisar'daki otopsi işlemlerinin ardından öğle saatlerinde Kırşehir'e getirildi.

Cenazeler için Medrese Mahallesi'ndeki Kümbetaltı Camisi'nde tören düzenlendi.

Burada öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından 3 kişinin naaşı, Kümbetaltı Mezarlığı'nda defnedildi.

Cenaze törenine, Toprak ve Uzel ailelerinin yakınları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Kentte esnaf olan Uzel ve Toprak ailelerinin 20 yılı aşkın süredir biçerdöver alım satımı yaptıkları öğrenildi.

Yabanlılar Köyleri Derneği Başkanı İdris Durmuş, gazetecilere yaptığı açıklamada, menfur bir saldırıda iki aileden 3 kişiyi kaybettiklerini söyledi.

Allah'tan rahmet dileyen Durmuş, "Kendileri şehrimizde tanınan, toplumda sevilen, ticaretle uğraşan insanlardı. Maalesef saldırıya kurban gittiler" dedi.






Hayatını kaybeden çiftin cenazesi de defnedildi

Afyonkarahisar'daki silahlı saldırıda hayatını kaybeden çift de son yolculuğuna uğurlandı.

Saldırıda yaşamını yitiren Seydi Ahmet Aydoğmuş (73) ve eşi Satı Aydoğmuş'un (69) cenazeleri, yakınları tarafından hastane morgundan alındı.

İhsaniye ilçesine bağlı Kıyır köyünde cuma vakti kılınan cenaze namazının ardından çiftin naaşı, köy mezarlığında toprağa verildi.

Cenazeye çiftin yakınları ile Kaymakam Koray Yanıktepe, Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Lütfullah Göktaş ve vatandaşlar katıldı.






İsmail Şen de son yolculuğuna uğurlandı

Aynı silahlı saldırıda hayatını kaybeden İsmail Şen de son yolculuğuna uğurlandı.

İhsaniye ilçesinde yaşamını yitirenlerden İsmail Şen'in cenazesi, yakınları tarafından hastane morgundan alındı.

Cenaze aracıyla İscehisar ilçesi Olukpınar köyüne getirilen Şen'in cenazesi, Cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.

Cenaze törenine Şen'in yakınlarının yanı sıra İscehisar Kaymakamı Enis Akdağoğlu ve Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Celil Ateşoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı.






Olay

Afyonkarahisar'da dün düzenlenen silahlı saldırıda 8 kişinin hayatını kaybetmesi ve 1 kişinin yaralanması üzerine, 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunulmasıyla bölgeye jandarma ekipleri sevk edilmişti.

Ayazini köyü mevkisinde 3 kişinin, Kıyır köyü mevkisinde de 3 kişinin silahla öldürüldüğü belirlenmişti.

Yukarıtandır köyünde ise yaralı bulunan 2 kadın, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmişti.

Yaralı bulunan başka bir kişi de tedavi altına alınmıştı.

Olayda hayatını kaybedenlerin Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50), Noman Toprak (56), Seydi Ahmet Aydoğmuş (73), Satı Aydoğmuş (68), İsmail Şen (61), Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) olduğu öğrenilmişti.

Eskişehir'e kaçan şüpheli, Seyitgazi ilçesi kırsal Kırka Mahallesi'nde bir aracı gasbetmiş, vatandaşlar, şüphelinin ilçeye bağlı kırsal Taşlık Mahallesi'nde olduğu yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunmuştu.

Jandarma ekipleri, şüphelinin kullandığı aracı kırsal Taşlık Mahallesi'nde çamura saplanmış şekilde bulmuştu. Araçta pompalı tüfek ile çok sayıda fişek ele geçirilmişti.
Şüpheli, dün Eskişehir'de güvenlik güçlerince yakalanmıştı.






Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı

Son dönemlerde ülkemizde kaygı verici bir hızla tırmanan şiddet sarmalı, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık, sosyo-ekonomik, psikolojik, kültürel ve hukuki dinamiklerin kesişiminden doğan yapısal bir krizdir

06.11.2026 14:15:00
Hasan Gündoğdu
 
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Sokakta, okulda, trafikte ve dijital mecralarda karşımıza çıkan bu kontrolsüz öfke, esasen toplumsal bağların ve kurumsal güvenin zayıfladığının en somut göstergesidir.

Toplumda derinleşen şiddet eğiliminin temel nedenleri ve bu kördüğümü çözecek bütüncül stratejiler şu şekildedir:






Şiddet eğiliminin temel nedenleri

Ekonomik Bunalım ve Gelecek Kaygısı: Enflasyon, geçim sıkıntısı ve gelir adaletsizliği bireyler üzerindeki kronik stres yükünü artırmaktadır. Ekonomik daralma, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan insanlarda çaresizlik hissi yaratmakta, bu his ise tolerans eşiğini düşürerek en ufak bir kıvılcımda öfke patlamalarına yol açmaktadır.

Hukuki Cezasızlık Algısı ve Adalet Duygusunun Aşınması: Toplumda suç işleyenin hak ettiği cezayı almayacağına dair oluşan "cezasızlık algısı" en büyük tetikleyicilerden biridir. İnfaz yasalarındaki boşluklar, denetimli serbestlik uygulamalarının suistimali ve yargı süreçlerine duyulan güvenin zayıflaması, potansiyel suçluları cesaretlendirirken mağdurları savunmasız bırakmaktadır.

Dijital Deformasyon ve Şiddetin Normalleşmesi: Sosyal medya algoritmalarının linç kültürünü, nefreti ve agresif söylemleri öne çıkarması toplumsal empatiyi köreltmektedir. Özellikle kontrolsüz dijital oyunlar, mafya ve suç temalı popüler diziler, şiddeti bir "güç ve saygınlık kazanma aracı" olarak sunarak genç zihinlerde normalleştirmektedir.






Toplumsal Kutuplaşma ve Empati Kaybı: Siyasi, kültürel ve sosyo-ekonomik eksenlerde yaşanan keskin kutuplaşma, "biz ve onlar" ayrımını derinleştirmektedir. Kendisinden olmayanı düşmanlaştıran bu dil, diyalog zeminini yok etmekte ve farklılıklara karşı tahammülsüzlüğü körüklemektedir.

Ruh Sağlığı Hizmetlerine Erişimsizlik: Yaşanan kolektif travmalar, stres ve gelecek kaygısı toplumsal ruh sağlığını bozmuştur. Buna karşın, nitelikli psikolojik destek ve psikiyatri hizmetlerine erişimin kısıtlı veya maliyetli olması, bireylerin öfke ve dürtü kontrol sorunlarıyla tek başlarına kalmalarına neden olmaktadır.






Yapısal ve bütüncül çözüm önerileri

Şiddeti azaltmak dönemsel operasyonlarla değil, devletin tüm kurumlarının ve sivil toplumun ortak iradesiyle hayata geçirilecek köklü reformlarla mümkündür.

Hukuki ve Cezai Reformlar (Caydırıcılık)

İnfaz Sisteminin Yeniden Yapılandırılması: Kamu düzenini bozan, kadına, çocuğa ve canlılara yönelik şiddet suçlarında "yatarı olmayan" cezalar tamamen kaldırılmalıdır. Suçluların denetimli serbestlik veya af benzeri düzenlemelerle kısa sürede sokağa dönmesi engellenmelidir.

Bireysel Silahlanmaya Sıkı Denetim: İnternet üzerinden ruhsatsız silah, pompalı tüfek ve kesici alet satışına yönelik cezai yaptırımlar en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Bireysel silah edinme şartları ağırlaştırılmalıdır.






Eğitim ve Dijital Alanın Regülasyonu (Önleyicilik)

Okullarda Öfke Kontrolü ve Medya Okuryazarlığı: Müfredata erken yaşlardan itibaren empati, akran zorbalığı ile mücadele, öfke yönetimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği dersleri entegre edilmelidir.

Medya İçeriklerinin Sıkı Denetimi: Geleneksel televizyon dizilerinde ve dijital platformlarda suç örgütlerini, mafyatik ilişkileri ve kadına yönelik şiddeti estetize eden yapımlara yönelik yaptırımlar ekonomik cezaların ötesine geçmeli, lisans iptallerine kadar uzanmalıdır.






Sosyal Destek ve Sağlık Politikaları (Rehabilitasyon)

Ücretsiz Ruh Sağlığı Merkezleri: Her mahallede veya aile sağlığı merkezlerinde halkın ücretsiz yararlanabileceği Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri (TRSM) yaygınlaştırılmalıdır. Psikolojik destek almak bir lüks olmaktan çıkarılmalıdır.

Suçluların Rehabilitasyonu: Cezaevleri sadece tecrit alanları değil, mahkumların öfke kontrolü ve psikolojik rehabilitasyondan geçerek topluma kazandırıldığı merkezler haline getirilmelidir. Rehabilitasyon sürecini tamamlamayanların tahliyesi zorlaştırılmalıdır.

Her şeyden önemlisi, ülkemizde doğru ekonomi politikalarıyla gelir adaletsizliği çözüme kavuşmalı, insanların ekonomik, siyasi, hukuki, toplumsal her sahada yeniden güven duygusunu kazanabilmesi sağlanmalıdır.

Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor

Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında 57 gün önce kaybolan 11 aylık Büşra bebekle ilgili, devam eden geniş çaplı arama çalışmalarına rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

06.11.2026 12:32:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebekten 2 aydır haber alınamıyor
Sivas'ta 10 Eylül 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine arama çalışmaları başlamıştı. Bebeğin bulunması için AFAD, Jandarma ve diğer ekipler tarafından kırsalda geniş çaplı arama çalışması başlatıldı. Çalışmalar sürerken, soruşturmayı yürüten Divriği Cumhuriyet Savcılığı verilen şüpheli ifadeler üzerine anne E.B(27) ve baba Y.B(41)'nin de aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklanarak cezaevine konuldu.






Değişen ifadeler işi çıkmaza soktu

Aile bireyleri kolluk kuvvetlerine verdikleri ilk ifadede bebeğin yabani hayvanlar tarafından kaçırılmış olabileceği yönünde oldu. Anne E.B. daha sonra ifadesini değiştirip bebeği baba Y.B'nin öldürdüğünü iddia etti. Anne cezaevinde yine babayı suçlayarak babanın bebeği sattığını iddia etti. İddia üzerine Diyarbakır'da bebeği satın aldığı düşünülen M.K' gözaltına alınarak alınan ifadesinin ardından suçsuz olduğu düşünülüp serbest bırakıldı.

Adli Tıp Raporu bekleniyor

Arama çalışmalının ilk gününde Büşra ve ailesinin ikamet ettiği çadırdan yaklaşık 3 km uzaklıkta Büşra'ya ait olduğu değerlendirilen t-shirt, zıbın ve alt bebek bezi bulunmuştu. Buluntuların Büşra'ya ait olup olmadığının anlaşılması, üzerinde kan veya soruşturmaya etki edecek farklı bir bulgu yer alıp almadığının incelenmesi için adli tıp kurumuna gönderildi. Soruşturmadaki şüphelerin netleşmesi için adli tıp kurumundan gelecek sonuçlar bekleniyor.








Arama çalışmaları sürüyor

Adli Tıp Kurumu'ndan bebeğe ait kıyafetlerle ilgili sonuç beklenirken AFAD ve Jandarma ekipleri, 57. Gününde kırsaldaki arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor, Köpek ve dron da kullanılarak yapılan arama çalışmalarında aradan yaklaşık 2 ay geçmesine rağmen herhangi bir ize rastlanılamadı.

İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Boğazı'nın kuzey çıkışında makine arızası nedeniyle karaya oturan Saint Kitts ve Nevis bayraklı BYB OTHELLO isimli genel kargo gemisindeki 13 personelin Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) ekipleri tarafından emniyetli şekilde tahliye edildiğini açıkladı

06.11.2026 11:56:00
İHA
 
İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı
İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı
Bakan Uraloğlu, Kocaeli'den Ukrayna'nın İzmail Limanı'na seyir halindeyken makine arızası yaşayan 97 metre uzunluğundaki gemiden ilk ihbarın saat 02.41'de alındığını belirtti. Uraloğlu, "İstanbul Boğazı'nın kuzey çıkışında makine arızası nedeniyle karaya oturan BYB OTHELLO isimli gemide bulunan 13 gemi personelini Kıyı Emniyeti ekiplerimizin müdahalesiyle emniyetli şekilde tahliye ettik" dedi.






Olumsuz hava şartlarına rağmen tahliye tamamlandı

İhbarın ardından KURTARMA-6 ve KURTARMA-11 römorkörleri ile BAYRAK-1 botunun bölgeye sevk edildiğini bildiren Uraloğlu, olumsuz hava şartlarının denizden müdahaleyi güçleştirdiğini ifade etti. Geminin saat 03.56'da karaya oturduğunu belirten Uraloğlu, gemi kaptanının tahliye talebi üzerine kara tahlisiye ekiplerinin çalışma başlattığını kaydetti. Uraloğlu, "Olumsuz hava şartlarına rağmen kara tahlisiye ekiplerimizin kurduğu geleneksel varagele sistemiyle gemideki tüm personelin tahliyesini tamamladık" ifadelerini kullandı.
Varagele sisteminin saat 06.12'de kurulduğunu ve ilk personelin saat 06.28'de tahliye edildiğini belirten Uraloğlu, 13 personelin tamamının saat 06.55 itibarıyla emniyetli şekilde kurtarıldığını kaydetti.








Personelin sağlık durumunda olumsuzluk yok

Tahliye edilen personelin sağlık durumuna ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "Tahliye edilen 13 personelin sağlık durumunda herhangi bir olumsuzluk bulunmuyor. İlk gözlemlerde denizde gözle görülür bir kirliliğe rastlanmadı" açıklamasında bulundu.






Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine "Şahan" operasyonu: 33 gözaltı

Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine yönelik gerçekleştirilen ve şehit polis memurunun soyisminin verildiği "Şahan" operasyonunda 35 şüpheli yakalandı

05.11.2026 12:00:00
İHA
 
Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine "Şahan" operasyonu: 33 gözaltı
Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine "Şahan" operasyonu: 33 gözaltı
Edinilen bilgiye göre, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu madde kullanan ve satan şahıslara yönelik operasyon düğmesine basıldı. Operasyona, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevliyken, 1 Ağustos 2024 tarihinde bir şüphelinin silahlı saldırısı sonucu şehit düşen Polis Memuru Ahmet Şahan'ın soyadı verildi.






3 ilde gerçekleştirildi

Kastamonu il merkezindeki 28, Hanönü, İnebolu, Daday, Çankırı ve Samsun'da ise birer adres olmak üzere toplam 33 adrese eş zamanlı yapılan "Şahan" operasyonunda, 4 narkotik madde arama köpeği, 3 özel harekat timi ve 337 personel görev aldı. Operasyon öncesinde İl Emniyet Müdürü Tamer Taş, görevli personellere başarı dileklerini iletti. Gerçekleştirilen operasyonda 35 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.








Şüphelilerin üzerlerinde, ikametlerinde ve araçlarında yapılan aramalarda 254,73 gram metamfetamin, 250,84 gram bonzai, 127 adet sentetik ecza hapı, 5,74 gram kokain, 2,85 gram esrar, 3 adet hassas terazi, suçtan elde edildiği değerlendirilen 68 bin 600 lira nakit para, 49 adet uyuşturucu kullanımına yarayan aparat, bonzai emdirilmiş peçete, 1 ruhsatsız tabanca, 1 şarjör, 52 adet 7,65 milimetre çapında fişek, 2 ruhsatsız tüfek ve 62 tüfek kartuşu ele geçirildi.








Yakalanan 35 şüphelinin işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.






Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi

Amasya'da bir kafede çıkan yangında içeride bulunan 3 kişi dumandan etkilendi

05.11.2026 11:56:00
İHA
 
Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi
Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi
Edinilen bilgiye göre, Sultan II. Bayezid Camii yanındaki bir kafeden dumanların yükseldiğinin bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve acil sağlık ekipleri yönlendirildi






Yangının çıktığı alana itfaiye ekibi müdahale etti. İçerideki çalışan olduğu öğrenilen 2 kişi ve bitişikteki işyerindeki 1 kişi dumandan etkilendi. Ambulanslarla hastaneye kaldırılan çalışanların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.








Söndürülen yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.






Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı

Karaman'da yolcu minibüsü ile cipin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı

05.11.2026 11:45:00
İHA
 
Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı
Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı
Kaza, Tabduk Emre Mahallesi Şehit Hakan Yılmaz Caddesi üzerinde bulunan üst geçidin altındaki kavşakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, A.F. idaresindeki 70 M 0205 plakalı yolcu minibüsü ile A.G. yönetimindeki 70 ABP 578 plakalı cip kavşakta çarpıştı.






Çarpışmanın şiddetiyle kontrolden çıkan minibüs savrularak kaldırıma çıktı. Kazada minibüs sürücüsü A.F. ile minibüste bulunan 2 yolcu ve cipteki 1 kişi olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 






Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.






Edremit'te şüpheli ölüm: Bıçaklanmış şekilde bulundu

Balıkesir'in Edremit ilçesinde sokak üzerinde vücudunda bıçak darbeleri bulunan bir kişi kanlar içinde yerde yatarken bulundu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde hayatını kaybettiği belirlenen şahsın kesin ölüm nedeninin tespiti için geniş çaplı soruşturma başlatıldı

04.11.2026 13:56:00
İHA
 
Edremit'te şüpheli ölüm: Bıçaklanmış şekilde bulundu
Edremit'te şüpheli ölüm: Bıçaklanmış şekilde bulundu
Edinilen bilgilere göre, Camivasat Mahallesi 5011 sokak üzerinde bir kişinin vücudunun çeşitli yerlerinde bıçak yaralarıyla kanlar içinde hareketsiz yattığını gören vatandaşlar durumu hemen polise ve sağlık ekiplerine bildirdi.

İhbar üzerine bölgeye Edremit İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği, Olay Yeri İnceleme ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.






Olay yerine ulaşan sağlık görevlilerinin yaptığı ilk muayenede, şahsın hayatını kaybettiği tespit edildi. Polis ekipleri olayın gerçekleştiği sokakta güvenlik şeridi çekerek çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Olay Yeri İnceleme ekipleri ise sokakta ve çevresinde detaylı delil araştırması gerçekleştirdi.








Şahsın şüpheli bulunan ölümü üzerine Edremit Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Kimliği henüz açıklanmayan kişinin kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla cenazesi savcılık incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna sevk edilecek. Emniyet güçlerinin olayla ilgili başlattığı tahkikat çok yönlü olarak devam ediyor.






Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangınına ilişkin, 10'u tutuklu, 1'i firari 23 sanığın yargılandığı davanın 5. duruşması başladı

03.11.2026 13:27:00 / Güncelleme: 03.11.2026 13:30:41
İHA
 
Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı
Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen duruşma öncesinde sivil toplum kuruluşları, kadın dernekleri ve hayatını kaybedenlerin yakınları açıklama yaptı. Yangında hayatını kaybeden Esma Gikan'ın eşi Aytekin Gikan, sanıkların tahliye edilmemesini istediklerini söyledi. Gikan, "8 Kasım 2025'te Dilovası'nda canlarımızı diri diri yaktılar. Oransal ailesinin sermaye hırsı, para hırsı yüzünden insanların canı yandı. 7 kişi cayır cayır yandı. Acil çıkış kapısı yok, merdiven yok, yangına karşı hiçbir önlem yok. İnsan canı bu kadar ucuz olamaz. Biz burada hiçbir sanığın tahliye edilmesini istemiyoruz çünkü bir kişi bile tahliye edilirse bizim canımız bir kez daha yanacak. Buradaki sanıklar, 'Bizim can güvenliğimiz yok' diyor. Peki, benim şu anda evde 3 evladım var. Onların can güvenliği nerede' Lütfen artık adalet yerini bulsun. Biz adalet istiyoruz" dedi.






"Benim ablam artık yok"

Ölen Şengül Yılmaz'ın kardeşi Emine Bulut ise "Bu süreç çok zor bir süreç. Giren çıkıyor, çok fazla adaletsizlik var. Suçluların kim olduğu, neyin ne olduğu, olayın nasıl planlandığı zaten ortada. Aradan bir yıl geçti, hala ceza alan olmadı. Ben artık bu sürecin tamamlanmasını, cezaların en ağır şekilde verilmesini ve adaletin yerini bulmasını istiyorum çünkü 8 Kasım'da bir yıl olacak. Benim ablam artık yok. Onların, yani katillerin akrabaları, aileleri buraya geliyor. Ancak bizim insanlarımız yok. Onlar öldüler. Biz onları bir daha göremiyoruz. Ben adalet istiyorum. Suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını ve yıllarca içeride yatmalarını istiyorum. Bizim sevdiklerimiz nasıl öldüyse, onlar da içeride ölsünler" şeklinde konuştu.








Olayın geçmişi

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki Ravive isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025'te çıkan yangında çalışanlardan Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştı. Fabrika sahiplerinden Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.








İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE Kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında "muhtemel kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "nitelikli mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D. ile binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Ali Osman Akat, Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.








7 kamu görevlisine 22 yıl 6 aya kadar hapis talebi

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve ana dosyaya dahil edilen iddianamede ise eski İmar ve Şehircilik Müdürü H.Ö., eski Yapı Kontrol Müdürü C.S., Yapı Kontrol Müdürleri S.S. ve M.T., Belediye Başkan Yardımcısı N.T., eski Zabıta Müdürü C.T. ile Zabıta Müdür Vekili N.B. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.













Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor

Sivas'ta kaybolan 11 aylık Büşra bebeğin arama çalışmaları jandarma ve AFAD ekiplerince sürdürülürken aradan geçen 53 güne rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

02.11.2026 13:05:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta 10 Ekim 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine ekipler harekete geçmişti.






Olayla ilgili başlatılan soruşturma genişletilerek aile bireyleri gözaltına alınmış, verdikleri çelişkili ifadeler sonrası anne ve baba dahil toplam 6 kişi tutuklanmıştı. İhbarın ardından harekete geçen İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile jandarma timleri, arazide Büşra bebeğe dair iz arama çalışmalarına başlamıştı.








Köyün çevresinde AFAD, UMKE, Jandarma ve diğer ekipler tarafından iz takip köpeği ve dron ile birlikte aralıksız sürdürülen çalışmalar, aradan geçen 53 güne rağmen sonuç vermedi. 






Kayıp Büşra bebeğe canlı veya ölü ulaşamayan ekipler çalışmalarını sürdürürken konuyla ilgili soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.