İmam Cafer (a.s.) ve şarap sofrası
Harun b. Cehm şöyle anlatır: “Kûfe yakınlarında, Mansur Devaniki’nin İmam Sâdık’ın (a.s.) zorla ikamete mecbur ettiği Hiyre şehrindeydik
10.01.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Harun b. Cehm şöyle anlatır: "Kûfe yakınlarında, Mansur Devaniki'nin İmam Sâdık'ın (a.s.) zorla ikamete mecbur ettiği Hiyre şehrindeydik. Ordu mensuplarından biri, aralarında İmam'ın (a.s.) da bulunduğu bir grubu şölene davet etti.
Davetlilerden biri yemekte su isteyince, bir kadeh şarap verdiler eline. Bunu gören İmam (a.s.) hemen sofradan kalkarak, "Resulûllah (s.a.v.) şarap içilen sofrada oturan kimsenin, Allah'ın rahmetinden uzak ve mel'un olduğunu buyurmuştur" dedi ve orayı terk etti.
İçki içilmesine engel oluyor
Halife Mansur'un emriyle beytülmalın kilitleri açılmış, herkese bir şeyler veriliyordu. Bu sırada Şegranî adlı biri de payını almak istedi.
Ama kendisini tanıyıp kimliğini onaylayacak birini bulamıyordu. Dedelerinden biri, Hz. Resulûllah (s.a.v.) tarafından azât edilmiş bir köle olduğundan Şegranî'yi de herkes, "Resulûllah'ın azatlı kölesi" lakabıyla tanırdı.
Şegranî bununla övünür, bunu Resulûllah'a (s.a.v.) ve Ehl-i Beyt'ine yakınlığının delili sayardı.
Kendisini tanıyacak birilerini ararken İmam Sâdık'ı (a.s.) gördü, hemen koşup durumunu anlattı.
İmam (a.s.) ona beklemesini söyleyip gitti ve çok geçmeden elinde Şegrani'nin payıyla döndü. Parayı verirken elini Şegrani'nin omzuna koyup sevgi ve şefkat dolu bir sesle buyurdu ki:
"Ey Şegranî, iyi şeyler yapmak herkes için iyidir; hele kendisini bizim yakınımız sayan ve Resulûllah'a (s.a.v.) yakınlığıyla tanınan senin yapman çok daha iyi ve güzeldir. Aynı şekilde kötü iş de, kim yaparsa kötüdür ama sözünü ettiğim yakınlığımız sebebiyle, mazallah, senin yapman çok daha kötüdür!"
İmam (a.s.) bunu söyledikten sonra sevgiyle gülümseyip oradan ayrıldı. Şegranî bunları duyunca, İmam'ın (a.s.) onun sırrına agâh olduğunu, yani içki içtiğini bildiğini anlamıştı!
Evet, İmam (a.s.) onun içki içtiğini bildiği halde bunu görmez-den gelip ona yardımcı olmuş, sonra da sevgi ve şefkatle ve onu kırmamaya özen göstererek, hatasını anlamasını sağlamıştı. Şegranî de utanmış mahcup bir halde oradan ayrılmıştı.
Köleyi azat etmenin şartı
İbrahim b. Bilal anlatır: "İmam Sâdık'ın (a.s.) azat ettiği kölelerinden birinin azatlık belgesini okuduğumda, çok şaşırdım.
Belgede şöyle yazıyordu: Câfer b. Muhammed bu köleyi Yüceler Yücesi Rabbinin rızası ve hoşnutluğu için azat etmekte olup, ondan namaz kılması, zekat vermesi, haccetmesi, ramazanda oruç tutması, Allah'ın dostlarını sevmesi ve O'nun düşmanlarından uzak durmasından başka hiçbir ücret ve karşılık beklemez!"
Bu belgeyi üç kişi mühürleyip şahit olarak onaylamıştı!"
Allah'a şükredip yaratıcısını tanıyan fakir ile İmam
Misma b. Abdülmelik şöyle anlatıyor: "Mina'da İmam Sâdık'la (a.s.) oturmuş üzüm yiyorduk. Bir dilenci gelip yarım istedi, İmam (a.s.) ona bir salkım üzüm vermek istedi.
Ama adam almayıp, "Paranız varsa para verin" dedi. İmam (a.s.), "O zaman Allah versin!" buyurdu. Dilenci dönüp gitti. Bir-kaç adım sonra geri dönüp, "O üzümü ver" dedi ama bu defa da İmam, "Allah versin inşaallah!" diyerek üzümü vermedi.
Bu sırada bir başka dilenci çıkageldi. İmam ona üç üzüm tanesi verdiği halde, adamcağız memnuniyetle alıp, "Âlemlerin Rabbine şükürler olsun, bana rızk verdi!" dedi. İmam (a.s.) bu defa ona bir avuç dolusu üzüm verdi.
Adam yine şükredip, "Âlemlerin Rabbine hamdolsun!" dedi. İmam bunu duyunca, "Hele dur" dedi ve hizmetçisine, "Yanında ne kadar para var?" diye sordu. Sanırım yirmi dirhem para vardı, hepsini alıp dilenciye verdi. Adam yine şükredip, "Hamd Allah'a mahsustur" dedi, "Ya Rabbim! Bu nimetin senden olduğunu bilirim. Sen birsin, teksin, eşin ortağın yoktur!"
İmam (a.s.) yine onun gitmesini engelleyerek, "Biraz dur" dedi ve sırtındaki gömleği çıkarıp ona verdi ve giymesini istedi. Dilenci pek sevinmişti, gömleği giyinip, "Bana elbise verip giydiren Rabbime şükürler olsun!" dedi neşeyle.
Sonra da İmam'a (a.s.) dönüp, "Allah sizden razı olsun, hayır görürsünüz inşaallah!" diye teşekkür etti. Sanırım bu defa da sadece Allah'a şükretmekle yetinse ve İmam'a (a.s.) duada bulunmasaydı, İmam (a.s.) ona bir şeyler vermeye devam edecekti." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)
Davetlilerden biri yemekte su isteyince, bir kadeh şarap verdiler eline. Bunu gören İmam (a.s.) hemen sofradan kalkarak, "Resulûllah (s.a.v.) şarap içilen sofrada oturan kimsenin, Allah'ın rahmetinden uzak ve mel'un olduğunu buyurmuştur" dedi ve orayı terk etti.
İçki içilmesine engel oluyor
Halife Mansur'un emriyle beytülmalın kilitleri açılmış, herkese bir şeyler veriliyordu. Bu sırada Şegranî adlı biri de payını almak istedi.
Ama kendisini tanıyıp kimliğini onaylayacak birini bulamıyordu. Dedelerinden biri, Hz. Resulûllah (s.a.v.) tarafından azât edilmiş bir köle olduğundan Şegranî'yi de herkes, "Resulûllah'ın azatlı kölesi" lakabıyla tanırdı.
Şegranî bununla övünür, bunu Resulûllah'a (s.a.v.) ve Ehl-i Beyt'ine yakınlığının delili sayardı.
Kendisini tanıyacak birilerini ararken İmam Sâdık'ı (a.s.) gördü, hemen koşup durumunu anlattı.
İmam (a.s.) ona beklemesini söyleyip gitti ve çok geçmeden elinde Şegrani'nin payıyla döndü. Parayı verirken elini Şegrani'nin omzuna koyup sevgi ve şefkat dolu bir sesle buyurdu ki:
"Ey Şegranî, iyi şeyler yapmak herkes için iyidir; hele kendisini bizim yakınımız sayan ve Resulûllah'a (s.a.v.) yakınlığıyla tanınan senin yapman çok daha iyi ve güzeldir. Aynı şekilde kötü iş de, kim yaparsa kötüdür ama sözünü ettiğim yakınlığımız sebebiyle, mazallah, senin yapman çok daha kötüdür!"
İmam (a.s.) bunu söyledikten sonra sevgiyle gülümseyip oradan ayrıldı. Şegranî bunları duyunca, İmam'ın (a.s.) onun sırrına agâh olduğunu, yani içki içtiğini bildiğini anlamıştı!
Evet, İmam (a.s.) onun içki içtiğini bildiği halde bunu görmez-den gelip ona yardımcı olmuş, sonra da sevgi ve şefkatle ve onu kırmamaya özen göstererek, hatasını anlamasını sağlamıştı. Şegranî de utanmış mahcup bir halde oradan ayrılmıştı.
Köleyi azat etmenin şartı
İbrahim b. Bilal anlatır: "İmam Sâdık'ın (a.s.) azat ettiği kölelerinden birinin azatlık belgesini okuduğumda, çok şaşırdım.
Belgede şöyle yazıyordu: Câfer b. Muhammed bu köleyi Yüceler Yücesi Rabbinin rızası ve hoşnutluğu için azat etmekte olup, ondan namaz kılması, zekat vermesi, haccetmesi, ramazanda oruç tutması, Allah'ın dostlarını sevmesi ve O'nun düşmanlarından uzak durmasından başka hiçbir ücret ve karşılık beklemez!"
Bu belgeyi üç kişi mühürleyip şahit olarak onaylamıştı!"
Allah'a şükredip yaratıcısını tanıyan fakir ile İmam
Misma b. Abdülmelik şöyle anlatıyor: "Mina'da İmam Sâdık'la (a.s.) oturmuş üzüm yiyorduk. Bir dilenci gelip yarım istedi, İmam (a.s.) ona bir salkım üzüm vermek istedi.
Ama adam almayıp, "Paranız varsa para verin" dedi. İmam (a.s.), "O zaman Allah versin!" buyurdu. Dilenci dönüp gitti. Bir-kaç adım sonra geri dönüp, "O üzümü ver" dedi ama bu defa da İmam, "Allah versin inşaallah!" diyerek üzümü vermedi.
Bu sırada bir başka dilenci çıkageldi. İmam ona üç üzüm tanesi verdiği halde, adamcağız memnuniyetle alıp, "Âlemlerin Rabbine şükürler olsun, bana rızk verdi!" dedi. İmam (a.s.) bu defa ona bir avuç dolusu üzüm verdi.
Adam yine şükredip, "Âlemlerin Rabbine hamdolsun!" dedi. İmam bunu duyunca, "Hele dur" dedi ve hizmetçisine, "Yanında ne kadar para var?" diye sordu. Sanırım yirmi dirhem para vardı, hepsini alıp dilenciye verdi. Adam yine şükredip, "Hamd Allah'a mahsustur" dedi, "Ya Rabbim! Bu nimetin senden olduğunu bilirim. Sen birsin, teksin, eşin ortağın yoktur!"
İmam (a.s.) yine onun gitmesini engelleyerek, "Biraz dur" dedi ve sırtındaki gömleği çıkarıp ona verdi ve giymesini istedi. Dilenci pek sevinmişti, gömleği giyinip, "Bana elbise verip giydiren Rabbime şükürler olsun!" dedi neşeyle.
Sonra da İmam'a (a.s.) dönüp, "Allah sizden razı olsun, hayır görürsünüz inşaallah!" diye teşekkür etti. Sanırım bu defa da sadece Allah'a şükretmekle yetinse ve İmam'a (a.s.) duada bulunmasaydı, İmam (a.s.) ona bir şeyler vermeye devam edecekti." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.






















































































