logo
05 TEMMUZ 2026

İmam Cafer-i Sadık

İmam Câfer-i Sâdık, Hicri 83. yılı Rebiülevvel ayının 17. günü Medine’de dünyaya geldi

05.04.2022 23:50:00
 
İmam Cafer-i Sadık
İmam Cafer-i Sadık
İmam Câfer-i Sâdık, Hicri 83. yılı Rebiülevvel ayının 17. günü Medine'de dünyaya geldi. Masum Ehl-i Beyt imamlarının altıncısıdır. Dedesi Zeynelâbidin ve babası İmam Muhammed Bâkır'ın himayesinde büyüdü.

Adı Câfer, künyesi Ebu Abdullah, lakabı Sâdık'tır. Bâbası İmam Muhammed Bâkır (a.s.), annesi de Ümmü Ferve Hatun'dur.

Babası Muhammed b. Ali el-Bâkır için şöyle denmektedir: "Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in çocukları içinde dinî ilimler, Sünnet, Kur'an ilimleri, siyer, edebiyat ve belağat alanında onun bir benzeri görülmemiştir."

İmam Câfer-i Sâdık'ın annesi

Annesi son derece temiz bir hanımefendi olan Ümmü Ferve'dir. Ünlü fakih Kasım b. Muhammed b. Ebu Bekir'in kızıdır. İffet, şeref ve erdem bakımından kadınların efendilerindendi. Asrının parlak âlimlerinden biri olan babasının evinde yetişti.

İmam (a.s.), annesini anlatırken, "İmanlı, takvalı ve pek iyilikseverdi" der.

Ümmü Ferve eşi Muhammed Bâkır'dan fıkıh ve İslamî ilimleri, irfanı öğrendi. Yaşadığı bölgeden ve başka bölgelerden gelen hanımların önemli dinî konuları danıştıkları bir merci konumundaydı.

Ümmü Ferve'nin babası Kasım b. Muhammed b. Ebi Bekir önde gelen fakihlerdendi. Ömer b. Abdülaziz, ona büyük saygı gösterirdi.

Bir gün şöyle demişti: "Eğer benim yetkim olsaydı, Kasım b. Muhammed'i veliaht tayin ederdim".

Kasım b. Muhammed uzun bir ömür yaşadı. Ömrünün sonlarında gözlerini kaybetmişti. Ölüm döşeğinde iken oğluna şöyle dedi: "Kabrimin üzerini hafifçe toprakla doldur. Kabrimin üzerini dümdüz yap, sonra ailene dön; sakın babam şöyleydi, babam böyleydi diye övme."

Kendisi Kadid denilen yerde vefat etti. Burası Mekke ile Medine arasında bir yerdir. 

İmam Câfer'in doğum müjdesi

İmam Câfer dünyaya geldiğinde ebe, babasına müjdeyi vermek için koştu; ancak İmam Muhammed Bâkır'ı evde bulamadı. Dedesi İmam Zeynelabidin evdeydi. Ebe, bebeğin doğumunu ona müjdeledi. Ve kendisini tebrik etti.

İmam'ın yüzünü sevinç dalgaları bürüdü, çünkü bu bebeğin dinî ilimleri yenileyeceğini, dedesi Resulûllah'ın sünnetini ihya edeceğini biliyordu.

Ebe, bebeğin çok güzel yeşil gözlerinin olduğunu söyledi. İmam Zeynelabidin gülümsedi ve "Benim annemin gözlerine benziyor" dedi.

İmam Zeynelabidin odaya girdi, torununu kucağına aldı, öptü. Sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okudu.

Bazı tarihçiler İmam'ın doğduğu tarihin Hicri 80 yılı olduğunu söylerler. Bazıları ise Hicri 83 senesinde cuma veya pazartesi günü Rebiülevvel ayının on yedisinde doğduğunu yazarlar. 

İsimleri ve lakapları

Mübarek ismi Câfer'dir. Birçok tarihçi ona bu ismi ve "es-Sâdık" lakabını Resulûllah'ın verdiğini vurgulamıştır.

İmam'a birçok lakap verilmiştir ki, bunların her biri İmam'ın karakterinin farklı bir yönünü yansıtmaktadır.

1-es-Sâdık: Sözleri itibariyle insanların en doğrusu olması sebebiyle dedesi Resulûllah ona bu adı vermiştir.

Semanî, "el-Ensab" adlı eserinin 3. cildinin 507. sayfasında şöyle demektedir: "es-Sâdık, sözlerinin her zaman doğru olmasından dolayı Câfer için kullanılan bir lakaptır."

Bazılarının söylediğine göre, en amansız düşmanı olan Halife Mansur ed-Devanikî bile, onun için bu lakabı kullanmıştır. Sebebi şudur:

"Ebu Müslim Horasanî, İmam Câfer-i Sâdık'tan, dedesi İmam Ali'nin kabrini kendisine göstermesini istedi. Fakat İmam bundan kaçındı ve ona, "Mübarek kabir, Hâşimî soyundan gelen ve adı Ebu Câfer el-Mansur olan biri döneminde ortaya çıkacaktır" dedi.

Ebu Müslim de bu olayı halife olduktan sonra el-Mansur'a anlattı. O sırada Halife el-Mansur Bağdat yakınlarında bir yerde bulunuyordu. Bunu duyduğunda sevindi ve söyle dedi: "O Sâdık'tır." 

2-es-Sabır: Ağır meşakkatlere, Emevi ve Abbasilerin zulmüne sabrettiği için bu lakabı almıştır.

3-el-Fadıl: Zamanının en faziletlisi ve en âlimi olduğu için bu lakabı almıştır. Onun bu üstünlüğü şer'i ilimlerle sınırlı değildi. Bütün ilimlerde büyük bir üstünlüğe sahipti.

4-et-Tâhir: Kendi dönemindeki insanların amel, davranış ve amaç itibariyle en temizi olduğu için bu lakabı almıştır.

5-Amudu'ş-Şeref: İmam, bütün Müslümanlar için şerefin direği, övüncün ve ululuğun merciiydi.

6-el-Kâim: Allah'ın dinini ihya etme görevini üstlendiği, Resullerin Efendisinin şeriatını savunduğu için bu lakabı almıştır.

7-el-Kafil: Bu lakapla anılmasının sebebi fakirlerin, yetimlerin ve yoksulların hâmisi ve geçimlerinin kefili olduğu, onlara infakta bulunup geçimlerini sağladığı içindir.

8-el-Münci: Bu lakabı insanları sapıklıktan, dalaletten kurtarması sebebiyle almıştır. Kendisine sığınanı kurtarır. Kendisiyle temasa geçeni, içinde bulunduğu girdaptan çıkarırdı. 

Çocukları

Yedisi erkek, üçü kız olan çocukları; İmam Musa Kâzım (a.s.), İsmail, Abdullah, Muhammed Dibac, İshak, Ali Arızî, Abbas, Ümmü Ferve, Esma ve Fatıma'dır." (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Cafer eserinden)

PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında

Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor

04.07.2026 16:31:00
Haber Merkezi
 
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
PKK’nın en kanlı sivil vahşeti Başbağlar Katliamı 33. yılında
Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde bölücü terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 33 sivil vatandaşın hayatını kaybettiği "Başbağlar Katliamı", hafızalardaki tazeliğini koruyor.

Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçen facianın yıl dönümünde, terör örgütü PKK'nın savunmasız sivilleri hedef alan kirli stratejisi ve kurbanların yakınlarının adalet arayışı yeniden kamuoyunun gündemine taşındı.

Köy meydanında toplu katliam



5 Temmuz 1993 akşamı, yaklaşık 100 kişiden oluşan silahlı PKK'lı terörist grubu Başbağlar köyüne baskın düzenledi.

Akşam namazı vaktinde camiden çıkan köylüler meydanda toplandı. Örgüt propagandası yapan teröristler, 28 erkeği yaylım ateşine tutarak olay yerinde şehit etti.

Evler, köy okulu, cami ve araçlar ateşe verildi. Çıkan yangınlar sonucu, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 5 sivil vatandaş evlerinde yanarak can verdi.

Teröristler eylemin ardından, toplumsal hatları derinleştirmeyi amaçlayan ve saldırıyı 3 gün önce gerçekleşen Sivas olaylarının "misillemesi" olarak nitelendiren bir bildiri bıraktı.

Örgüt elebaşının itirafı dosyada



Katliamın ardından yürütülen soruşturmalarda, terör örgütü PKK'nın sivil katliam stratejisi hukuki olarak belgelendi. Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, yargılama sürecinde verdiği ifadelerde Başbağlar Katliamı'nın örgütün o dönemki yerel sorumlularından "Doktor Baran" kod adlı terörist tarafından planlanıp icra edildiğini itiraf etti.

Hukuki süreç ve dinmeyen tepki



İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde (DGM) görülen ve takipsizlik/beraat kararlarıyla sonuçlanan ana davanın ardından, mağdur ailelerin talebi ve yeni deliller ışığında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya yeniden açıldı. Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde firari ve tutuksuz sanıklar yönünden genişletilen yargılama süreci devam ediyor.

Bunlarda 'modem' çetesi: 53 şahıs gözaltı

Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından internet hizmeti almak isteyen vatandaşları gerçek kullanıcısı bilinmeyen mobil hatları kullanmak suretiyle 'internet modem dolandırıcılığı yaptıkları ve ülke genelinde 17 bin 156 vatandaşı mağdur ettikleri tespit edilen şüphelilere 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi

04.07.2026 15:09:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bunlarda 'modem' çetesi: 53 şahıs gözaltı
Bunlarda 'modem' çetesi: 53 şahıs gözaltı
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından internet hizmeti almak isteyen vatandaşları gerçek kullanıcısı bilinmeyen mobil hatları kullanmak suretiyle 'internet modem dolandırıcılığı yaptıkları ve ülke genelinde 17 bin 156 vatandaşı mağdur ettikleri tespit edilen şüphelilere 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 53 şüpheli gözaltına alındı.



Edinilen bilgiye göre Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 19 şüpheli; nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili İl Emniyet Müdürlüğü'nce teknik takibe alındı. Şüpheli şahısların ülkede bulunan internet hizmeti sitelerinin benzerlerini yaparak internet hizmeti almak isteyen vatandaşları gerçek kullanıcısı bilinmeyen mobil hatları kullanmak suretiyle 'internet modem dolandırıcılığı' yaptıkları, ülke genelinde toplam 17 bin 156 vatandaşın mağdur olduğu tahmin edildiği, banka hesaplarının toplam işlem hacminin 757 milyon 564 bin 454,52 TL olduğu, ayrıca Kayseri'de de toplam 204 vatandaşı 1 milyon 113 bin 530 TL zarara uğrattıkları tespit edildi.

Ankara 43, Kocaeli 6, İstanbul 1, Bursa 1, Antalya 1 ve Mersin 1 şüpheli olmak üzere dolandırıcılık suçunu işleyen ve yöneten, suçta kullanılmak üzere mobil hatlar temin eden şahısların da aralarında bulunduğu şahıslara yönelik eş zamanlı operasyon yapıldı. Şüpheli şahısların ikametlerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilerek 53 şahıs yakalanarak gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden adliyeye çıkarılan 31 kişi tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

En çok çocuk kitapları satıldı


 
 
Hepsiburada, yılın ilk yarısında 'kitap' kategorisinde en çok çocuk kitaplarının satıldığını duyurdu. Hepsiburada'nın söz konusu döneme ilişkin kitap verileri, çocuk kitaplarının okurların ilk tercihi olmaya devam ettiğini gösterdi. 

04.07.2026 00:15:00
HABER MERKEZİ/AA
 
En çok çocuk kitapları satıldı
En çok çocuk kitapları satıldı

Hepsiburada, yılın ilk yarısında 'kitap' kategorisinde en çok çocuk kitaplarının satıldığını duyurdu. Hepsiburada'nın söz konusu döneme ilişkin kitap verileri, çocuk kitaplarının okurların ilk tercihi olmaya devam ettiğini gösterdi. Çocuk kitaplarını edebiyat ve eğitim kategorileri takip etti.

En çok satan kitaplar

Yılın ilk 6 ayında platform üzerinden 5 milyondan fazla kitap siparişi verilirken, okurlar 240 bin farklı kitap satın aldı. En çok satın alınan kitap, "Neyin Var Porsuk? Constanze Von Kitzing" oldu. "Sıfır Kural Sınıfı: Özgürlüğün Sınırları-Ergün Kazanır", "Altı Harfli Bir Tatlı-Şermin Yaşar" ve "Algernon'a Çiçekler-Daniel Keyes" en çok satanlar arasında öne çıkan eserler oldu.

"Masumiyet Müzesi-Orhan Pamuk" ise bu yıl da en çok satın alınan kitaplar arasındaki yerini korudu. Yılın ilk yarısında yayımlanan "Gece Yarısı Treni-Matt Haig", "Ben Şeytanın Oğluyum-Jean-Christophe Grange", "Kendimden Özür Dilerim-Miraç Çağrı Aktaş", "Kendini Tüketmeden Yaşa-Beyhan Budak" ve "Soygun-İskender Pala", kısa sürede okurların ilgi gösterdiği kitaplar arasında yer aldı.

En çok okunan yazarlar

Bu dönemde en çok okunan yazarlar Zülfü Livaneli, Matt Haig, Saniye Bencik Kangal, Şermin Yaşar ve Orhan Pamuk olarak sıralanırken, İş Bankası Kültür Yayınları, Turta Kitap, Bilgeoğuz Yayınları, Timaş Çocuk ve Can Yayınları ise en çok satan yayınevleri arasında bulundu. Kitap alışverişlerinin en yoğun gerçekleştiği saat aralığı 18.00-20.00 olarak tepsit edildi. Kitap siparişi veren kullanıcıların yüzde 68'ini kadınlar, yüzde 32'sini erkekler oluşturdu. İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından kitap alışverişinin en yoğun olduğu şehirler Bursa, Kocaeli ve Antalya olarak sıralandı.

Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı

NATO Zirvesi nedeniyle Ankara Esenboğa Havalimanı’nda hava trafiğine geçici kısıtlama getiriliyor. 7-8 Temmuz tarihlerinde belirlenen saatlerde sivil uçuşlar durdurulurken, zirveye katılacak resmî heyetler uygulamadan muaf tutulacak

03.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı
Ankara'da hava trafiğine NATO ayarı
Ankara, önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek kritik NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Zirve kapsamında başkentte geniş güvenlik önlemleri alınırken, hava ulaşımına yönelik de önemli bir düzenlemeye gidildi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve ilgili otoriteler tarafından yapılan koordinasyon neticesinde, Ankara Esenboğa Havalimanı uçuş trafiğinin belirli saatlerde geçici olarak durdurulacağı açıklandı.

Kısıtlama iki gün boyunca belirli saatlerde uygulanacak

Zirve takvimi doğrultusunda hava sahası güvenliğini en üst düzeye çıkarmak amacıyla uygulanacak kısıtlamanın detayları belli oldu. Yapılan resmi açıklamaya göre Esenboğa Havalimanı;

• 7 Temmuz Salı günü saat 10.00 ile 18.00 arasında,

• 8 Temmuz Çarşamba günü saat 14.00 ile 21.00 arasında hava trafiğine kapatılacak.

Belirtilen saat dilimleri içerisinde tarifeli ve tarifesiz iç ve dış hat sivil uçuşlarına izin verilmeyecek.

Resmî heyetler kısıtlamadan muaf

Uygulanacak olan bu geçici kapatma kararından, zirveye katılım sağlayacak yabancı devlet başkanlarını, hükümet yetkililerini ve beraberlerindeki resmî heyetleri taşıyan sivil ile askerî hava araçları muaf tutulacak. NATO delegasyonunu taşıyan uçakların iniş ve kalkışları için havalimanı ve hava sahası tam kapasiteyle hizmet vermeye devam edecek.

Yolculara "seferlerinizi kontrol edin" uyarısı

Havalimanının geçici olarak trafiğe kapatılacak olması nedeniyle, 7 ve 8 Temmuz tarihlerinde Ankara varışlı veya çıkışlı uçuşu bulunan çok sayıda yolcunun bu durumdan etkilenmesi bekleniyor. Havayolu şirketleri, söz konusu saatlerdeki seferlerini iptal etmek veya zamanını değiştirmek üzere çalışmalara başladı. Yetkililer, seyahat planı olan vatandaşların mağduriyet yaşamamaları adına uçuş rotalarını ve güncel sefer durumlarını ilgili havayolu şirketlerinden mutlaka kontrol etmeleri gerektiği uyarısında bulundu.

123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde 123 kişinin yaşamını yitirdiği, 11 kişinin de yaralandığı Ebrar Sitesi G Blok'a ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Binanın müteahhidi Tevfik Tepebaşı 17 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılırken, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi'nde proje ve yapı kontrol birimlerinde görev yapan 2 kamu görevlisine 6 yıl 8'er ay hapis cezası verildi

03.07.2026 17:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası
123 kişinin öldüğü Ebrar Sitesi davasında müteahhide 17 yıl hapis cezası
6 Şubat 2023'deki depremlerde yıkılan Ebrar Sitesi G Blok'a ilişkin Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına, tutuklu sanık Tevfik Tepebaşı ile başka bir dosyadan tutuklu bulunan A.Ö. cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları ise salonda hazır bulundu. Karar öncesi son savunmasını yapan müteahhit Tevfik Tepebaşı, yıkılan binanın kooperatif ile diğer mühendis ve müteahhitler tarafından inşa edildiğini öne sürerek, sorumluluğunun bulunmadığını savundu ve beraatını talep etti. A.Ö. ile diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları reddederek, beraatlarını talep etti.

Tarafların son beyanlarının alınmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Tevfik Tepebaşı'nı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 17 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum etti. Mahkeme, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi proje ve yapı kontrol birimlerinde görev yapan F.Y. ile H.M.G.'yi ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Davada yargılanan tutuksuz sanıklar T.K., M.K., E.İ., Ç.K., A.Ö., A.T.B., A.P., F.D., H.Ç., O.Y.D. ve Z.A.Ş. hakkında ise beraat kararı verildi.

7-8 Temmuz'da Ankara'da hava sıcaklığı mevsim normallerinde seyredecek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Mehmet Özdemirci, NATO Zirvesi sırasında Ankara'da hava durumunun mevsim normallerinde seyredeceğini söyledi

03.07.2026 17:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
7-8 Temmuz'da Ankara'da hava sıcaklığı mevsim normallerinde seyredecek
7-8 Temmuz'da Ankara'da hava sıcaklığı mevsim normallerinde seyredecek
Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Mehmet Özdemirci, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine hafta sonu ve gelecek hafta hava durumunun nasıl olacağını değerlendirdi. Gelecek hafta hava sıcaklıklarının yurt genelinde 2-3 derece düşeceğini belirten Özdemirci, bazı bölgelerde yerel sağanak yağışların etkili olacağını, NATO Zirvesi'nin düzenleneceği Ankara'da ise hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarında seyredeceğini bildirdi. Özdemirci, yarın ülkenin bazı noktalarında yağış olacağını söyleyerek, "Özellikle ülkemizin kuzey kesimlerinde, Marmara Bölgesi'nde, yine Ege'nin kuzey kesimleri, Batı Karadeniz kıyılarında, yine Orta Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu bölgesiyle yine Akdeniz'in iç kesimlerinde aralıklı yağışlar var. Bu yağışlarda Tekirdağ çevrelerinde yer yer kuvvetli olacak, kuvvetli sağanak şeklinde. Yine doğuda Kars ve Ardahan çevrelerinde yağışların kuvvetli olmasını bekliyoruz" diye konuştu.

Pazar günü de hava durumunun benzer şekilde seyredeceğini aktaran Özdemirci, Ege ve Akdeniz bölgelerinin iç kesimlerinde, İç Anadolu'nun güneybatısı, Doğu Anadolu'nun doğu kesiminde ve Trakya'da aralıklı yağışlar görüleceğini ifade etti.

Yağışların beklendiği noktalar

Özdemirci, "Pazartesi günü yağışlı hava var. Salı günü de yine aralıklı yağışlar var. Akdeniz Bölgesi'nde, Karadeniz, Doğu Karadeniz'de, yine Doğu Anadolu'nun kuzey kesimlerinde ve İç Anadolu'nun güneyinde yine yağışlar gözüküyor. Çarşamba günü için de yine Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusu, Akdeniz'in iç kesimleri, perşembe günü de yine Akdeniz Bölgesi'nde, Doğu Karadeniz'in iç kesimlerinde, Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusuyla Trakya'da aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde yağışlar göreceğiz" açıklamasında bulundu.

Bu hafta hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde olduğuna değinen Özdemirci, yarından itibaren sıcaklıklarda düşüş olacağını ve hava durumunun mevsim normallerinde seyredeceğini aktardı.

Kuvvetli rüzgarlar etkisini gösterecek

Özdemirci, vatandaşları kuvvetli rüzgara karşı uyararak, "Yine bir kuvvetli rüzgar da var. Pazar günü için özellikle Marmara ve Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğulu yönlerden kuvvetli rüzgar beklentimiz var. Yine bu kuvvetli rüzgar pazartesi günü için de özellikle Kuzey Ege kıyılarında devam ediyor. Güneyde de özellikle Doğu Akdeniz'de güney ve güneybatılı yönlerden yine kuvvetli rüzgar göreceğiz" şeklinde konuştu.

Üç büyük şehirde hava durumu

Ankara'da NATO Zirvesi'nin yapılacağı önümüzdeki hafta havanın nasıl olacağına değinen Özdemirci, "Ankara'da cumartesi günü için yağış beklentimiz yok. Parçalı bulutlu bir hava olacak. 17'ye 31 derece sıcaklık bekliyoruz. Pazar ve pazartesi günü için sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış, sıcaklık biraz daha yağışla birlikte azalıyor. Pazar günü için 17'ye 29 derece, pazartesi günü ise 16'ya 28 derece sıcaklık beklentimiz var başkent Ankara'da" ifadelerini kullandı.

İstanbul ve İzmir'deki hava durumuna ilişkin de bilgi veren Özdemirci, şu ifadeleri kullandı:

"İstanbul'da da cumartesi günü için yağışlı, 24'e 29 derece sıcaklık bekliyoruz. Pazar ve pazartesi günü için yağış beklentimiz yok. Pazar günü için 23'e 30, pazartesi günü için de 21'e 30 derece sıcaklık bekliyoruz. İzmir'de ise önümüzdeki 3 gün boyunca yağış beklentimiz yok. Cumartesi günü için 24'e 35 derece sıcaklık bekliyoruz. Pazar günü için yine 24'e 35 derece, pazartesi günü için de 22'ye 34 derece sıcaklık bekliyoruz."

TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi Mecliste kabul edildi

Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi

03.07.2026 06:00:00 / Güncelleme: 03.07.2026 15:13:32
İHA
 
TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi Mecliste kabul edildi
TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi Mecliste kabul edildi
Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Mecliste kabul edildi. Teklife göre Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına tıp, diş hekimliği fakültelerinde okutularak subaylığa nasbedilen tabiplerden yükümlülük süresini tamamlamadan mahkeme veya disiplin kurulu kararına dayanılarak ilişiği kesilenler ile tabi olduğu mevzuat uyarınca istifa edenler, Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına öğrenim gördüğü sürenin, yükümlülük süresine oranının kalan yükümlülük süresi ile çarpımı sonucunda elde edilen süre boyunca hekimlik mesleğini icra edemeyecek. Yurtiçi limanlarda denizaltı gemilerinde konaklama imkânı sağlanamayan personel dışındakilere ayrıca konaklama gideri ödenmeyecek.

Teklife göre ordu evleri, askeri gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri askeri bina olup, askeri mahal vasıf ve mahiyetini haizdir.

Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan subaylar, kanunda yer alan istisnalar dışında muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınmayacaklar. Uzman erbaşların sicil konusu da kanun teklifi ile yeniden düzenleniyor. Sicil yılı 2 Mayıs tarihinden başlayıp bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar olan süreyi kapsar. Uzman erbaşların sözleşme imzalanıp göreve alınmalarını takip eden ilk 2 Mayıs tarihi itibarıyla sicil belgesi tanzim edilir. Ancak göreve alınma tarihi ile takip eden 2 Mayıs tarihi arasında geçen süre üç aydan kısa ise, ilk sicil belgeleri üç ayın doldurulduğu tarihte düzenlenir.


Uzman erbaşların sicil notunun yüzde 60 ve üzeri olması gerekecek



Astsubaylık için sınava müracaat tarihinde uzman erbaşlığa alındığı tarihten itibaren en az dört yıl sicil almış ve almış olduğu mevcut sicil notlarının ortalaması sicil tam notunun yüzde 90 ve daha yukarısında olmak ve astsubay meslek yüksekokulu giriş sınavına müracaat tarihinde uzman erbaşlığa alındığı tarihten itibaren almış olduğu mevcut sicil notlarının ortalaması, sicil tam notunun yüzde 90 ve daha yukarısında olması gerekiyor.

Sözleşmeli er ve erbaşlar en az yedi hizmet yılını doldurarak ayrılanlardan nitelik belgesi olumlu olanlar, ilgili mevzuatlardaki sınav şartları hariç diğer şartları taşımaları ve başvuru tarihi itibarıyla 41 yaşını doldurmamış olmaları kaydıyla kamu kurum ve kuruluşlarının infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru, idari gözetim personeli, koruma ve güvenlik görevlisi, zabıta memuru, itfaiye eri, şoför ve destek personeli kadro ve sözleşmeli pozisyonlarına kontenjan ve atama izinleri dâhilinde atanabilecek.

Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması

Büyük şehirlerin ışık kirliliğinden kaçan milyonlarca insan, Samanyolu'nu ve kuyruklu yıldızları görebilmek için yollara düşüyor. Lüks oteller ışıklarını söndürürken, seyahat acenteleri "Karanlık Gökyüzü Parkı" turları satıyor

02.07.2026 21:00:00
Eyüp Kabil
 
Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması
Küresel turizmde "Astro-Turizm" patlaması
Küresel seyahat endüstrisi, deniz, kum ve güneş üçlüsünden sıkılan modern gezginler için rotayı gökyüzüne çevirdi. Dijitalleşme ve şehirleşmeyle birlikte yapay ışıkların altında gökyüzünü kaybeden insanlık, artık tatil planlarını yıldızların en net göründüğü rotalara göre yapıyor. Turizm raporları, "Astro-Turizm" (Gök Turizmi) veya "Karanlık Gökyüzü Turizmi" olarak adlandırılan bu yeni seyahat akımının, sektörün en hızlı büyüyen niş alanlarından biri haline geldiğini gösteriyor.

Outside Online'ın seyahat trendleri analizlerine göre; çıplak gözle yıldız gözlemi, gece safarileri, astro-fotoğrafçılık turları ve gece treni yolculukları, insanların hayatın temposunu yavaşlatma arzusuna doğrudan hitap ediyor. Özellikle bu yaz Avrupa hattında gözlemlenecek olan tam güneş tutulması gibi büyük gök olayları, İzlanda ve Kuzey İspanya gibi serin destinasyonlara olan seyahat talebini şimdiden zirveye taşımış durumda.

'Starlight' destinasyonları yükselişte

Astro-turizmin büyümesi, sadece amatör astronomları değil, büyük otel zincirlerini ve yerel yönetimleri de harekete geçirdi. Dünyanın yapay ışıklardan en uzak ve atmosfer kalitesi en yüksek bölgeleri, uluslararası kuruluşlardan "Karanlık Gökyüzü Parkı" veya "Starlight Destinasyon" sertifikası alabilmek için yarışıyor. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen 2026 Turizm Liderleri Ödülleri'nde Portekiz'deki Dark Sky Alqueva bölgesinin birinci seçilmesi, bu alandaki kurumsallaşmanın en net örneği olarak gösteriliyor.

Acenteler; profesyonel teleskoplar, astronom rehberliği ve astro-fotoğrafçılık eğitimlerini içeren özel paket turlar hazırlıyor. Geleneksel beş yıldızlı oteller konsept değiştirerek odalarının çatılarını cam kubbeye dönüştürürken, kamp ve glamping (lüks çadır) alanları ise geceleri tüm çevre aydınlatmalarını kapatarak misafirlerine "yıldız banyosu" deneyimi sunuyor.

Türkiye'nin yaylaları doğal gözlemevine dönüşüyor

Işık kirliliğinin küresel bir sorun haline gelmesi, coğrafi avantajları yüksek olan ülkeler için yeni bir ekonomik kazanç kapısı aralıyor. Sektörel akademik çalışmalar ve saha raporları, Türkiye'nin yüksek rakımlı yaylalarının ve kırsal alanlarının astro-turizm açısından çok yüksek bir potansiyel barındırdığını ortaya koyuyor.

Özellikle Tokat'ın Dumanlı ve Batmantaş yaylaları, Akdeniz'in Toros dağları ve Karadeniz'in ışık kirliliğinden uzak yüksek bölgeleri, gökyüzü fotoğrafçılarının ve kampçıların yeni gözdesi haline geldi. Uzmanlar, sürdürülebilir turizm politikaları ve doğru tanıtım stratejileriyle kırsal bölgelerin, ekolojik dengeyi bozmadan astro-turizm sayesinde kalkınabileceğini vurguluyor. Çıplak gözle Samanyolu galaksisini izleme deneyimi, artık kitle turizminin yerini alan en lüks seyahat alternatifi olarak kabul ediliyor.

Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi

İYİ Parti'nin, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve askeri hastanelerin yeniden Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde açılması amacıyla TBMM Genel Kurulu’na sunduğu genel görüşme önergesi AK Parti milletvekillerinin "hayır" oylarıyla reddedildi. Sadece iki gün önce askeri hastanelerin açılmasını "milli beka meselesi" ilan eden MHP lideri Bahçeli'nin partisinin ise oylamaya katılmayarak çekimser kalması "samimiyet" tartışması başlattı 

02.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Cumhur İttifakı’nda "askeri hastane" çelişkisi
Kapatılan askeri sağlık sisteminin yeniden tesis edilmesi talebi, Meclis Genel Kurulu'nda çok çarpıcı bir oylama tablosuna sahne oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında "Askeri hastanelerin açılması Mehmetçik'e borcumuzdur" çıkışının hemen ardından İYİ Parti konuyu genel kurul gündemine taşıdı.

Ancak oylama anı geldiğinde Cumhur İttifakı'nın büyük ortağı AK Parti "ret" oyu kullanırken, MHP milletvekilleri salonda bulunmalarına rağmen "kabul" ya da "ret" yönünde el kaldırmayarak oylamaya katılmadı. Muhalefet kulisleri bu durumu "kürsüde beka, oylamada ittifak dengesi" diyerek sert dille eleştirdi.

Ahmet Eşref Fakıbaba: "Savaş cerrahisi ile sivil sağlık bir değil"

İYİ Parti adına söz alan Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, askeri hekimliğin sıradan bir uzmanlık olmadığını, operasyon sahalarında saniyelerin hayat kurtardığını belirtti. Fakıbaba Meclis kürsüsünden şu uyarılarda bulundu:

"Sivil hastanelerde rutin apandisit, mide veya safra kesesi ameliyatları başarıyla yapılabilir. Savaş ve çatışma alanlarındaki şarapnel, mayın ve çoklu organ yaralanmaları apayrı bir askeri tıp uzmanlığı (harp cerrahisi) gerektirir. Türkiye, NATO üyesi ülkeler arasında kendine ait askeri hastanesi bulunmayan tek ülkedir. Bu mesele bir siyaset konusu değil, doğrudan sınır ötesinde ve vatan nöbetinde olan Mehmetçik'in can güvenliği meselesidir."

İYİ Parti'nin 2,5 yıllık mücadelesi Cumhur İttifakı engeline takılıyor

Meclis'te yaşanan bu gelişme, askeri hastaneler konusunda ilk kriz değil. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, askeri hastanelerin orduya devredilmesi için 2,5 yıldır defalarca kanun teklifi verdiklerini ancak bu tekliflerin komisyonlarda tamamen bloke edildiğini hatırlattı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da Bahçeli'nin çıkışına atıfta bulunarak, "Yaptığınız hatayı yıllar sonra düzelterek alkış alamazsınız. Biz bu önergeleri verirken AK Parti ve MHP oylarıyla reddediliyordu" diyerek tepkisini dile getirdi.

Muhalefetten tepki: "Kurumlar kapatılmaz, ıslah edilir"

Genel Kurul'daki görüşmelerde muhalefet milletvekilleri, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından askeri hastanelerin topyekun kapatılmasının tarihi bir kurumsal hafıza kaybına yol açtığını vurguladı. Yapılan konuşmalarda, "Yanlış yapan personeller cezalandırılır, kurumlar ise ıslah edilerek yaşatılır. Muazzam bir askeri tıp birikimi bir gecede yok edildi" denilerek sistemin Sağlık Bakanlığı'na devredilmesinin doğurduğu koordinasyon zafiyetlerine dikkat çekildi.

Önergenin Cumhur İttifakı'nın ortak tavrıyla reddedilmesinin ardından İYİ Parti, iktidara geldiklerinde GATA ruhunu ve askeri hastaneleri vakit kaybetmeden yeniden kuracaklarını ilan etti.

İnsansı robotlar laboratuvardan çıktı, fabrikalara indi

Bilim kurgu filmleri gerçek oluyor. "Fiziksel Yapay Zeka" (Physical AI) dönemiyle birlikte insansı robotlar, sadece fuarlarda şov yapan prototipler olmaktan çıkarak üretim hatlarında tam zamanlı mesaiye başladı

02.07.2026 18:30:00
Eyüp Kabil
 
İnsansı robotlar laboratuvardan çıktı, fabrikalara indi
İnsansı robotlar laboratuvardan çıktı, fabrikalara indi
Teknoloji dünyası, yapay zekanın sadece bilgisayar ekranlarında veya sohbet pencerelerinde kaldığı dönemi geride bırakıyor. Uzun süredir laboratuvarlarda test edilen ve yürümekte dahi zorlanan insansı robotlar (humanoidler), "Bedenlenmiş Yapay Zeka" (Embodied AI) teknolojisindeki devrimsel gelişmelerle birlikte artık gerçek dünyada, endüstriyel üretim hatlarında ve hatta evlerde kendilerine yer bulmaya başladı [indyturk.com].

Finans devlerinin raporlarına göre, küresel yapay zeka yatırımlarının yeni odağı olan fiziksel robotik pazarı, Goldman Sachs'ın güncel analizlerinde 2035 yılına kadar 38 milyar dolarlık devasa bir pazar hacmine ulaşacağını öngörüyor [trthaber.com]. Küresel pazardaki bu büyüme, özellikle gelişmiş çevre algısı, fabrikalara hızlı entegrasyon yeteneği ve ev tipi asistan modellerine yönelen yatırımlarla hız kazanıyor.

Fabrikalarda "kusursuz" robot vardiyası

Bu dönüşümün en somut ve çarpıcı örneği geçtiğimiz günlerde Çin'de yaşandı. Şanghay merkezli teknoloji girişimi Agibot tarafından geliştirilen insansı robotlar, Nanchang kentindeki bir fabrikada 6 gün boyunca kesintisiz olarak gerçek bir üretim hattına dahil edildi. Canlı yayınlanan bu tarihi denemede robotlar, kalite kontrol ve malzeme taşıma gibi 60 binden fazla endüstriyel görevi yüzde 99,99 gibi kusursuza yakın bir başarı oranıyla tamamlamayı başardı.

Sektör temsilcileri bu gelişmenin bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, artık temel sorunun "Bir robot ne yapabilir?" aşamasından, "Gerçek çalışma ortamlarında nasıl değer yaratabilir?" aşamasına geçtiğini belirtiyor. Robotların fabrikalardaki geleneksel makineler gibi sadece tek bir göreve programlanmadığı; gelişmiş Görme-Dil-Eylem (VLA) modelleri sayesinde çevrelerini algılayıp tıpkı bir insan işçi gibi dinamik kararlar alabildiği ifade ediliyor.

Evlerde "duygusal eşlik" dönemi başlıyor

İnsansı robotların tek hedefi ağır sanayi veya lojistik sektörü değil. Teknolojinin bir diğer ayağı doğrudan oturma odalarımıza hitap ediyor. Robotik üreticileri, ev içi kullanım için tasarladıkları yeni nesil modelleri birer birer piyasaya sürüyor. UBTECH Robotics firmasının tanıttığı U1 serisi gibi "duygusal yapay zeka" ile donatılmış robotlar, kullanıcısının ses tonunu ve yüz ifadelerini analiz ederek ruh haline uygun yanıtlar verebiliyor.

Öte yandan, 1X Technologies firmasının 20 bin dolar etiketle ön siparişe açtığı NEO modeli de ev işlerine yardımcı olmak üzere tasarlanan ve tüketiciyle doğrudan buluşmaya hazırlanan en güncel örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

İstihdam ve güvenlik tartışmaları kapıda

Teknolojideki bu baş döndürücü hız, küresel çapta yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor. Uluslararası Robotik Federasyonu (IFR) verilerine göre robotlar, özellikle gelişmiş ülkelerdeki iş gücü açığını kapatmak için harika birer müttefik olarak görülüyor. Örneğin Japonya, azalan nüfus ve iş gücü krizine karşı 2040 yılına kadar 10 milyon robotu iş gücüne dahil etmeyi planlıyor.

Ancak madalyonun diğer yüzünde siber güvenlik riskleri, kişisel verilerin gizliliği ve robotların geleneksel iş kollarındaki mavi yaka çalışanların yerini alması durumunda oluşabilecek kitlesel işsizlik korkusu yer alıyor. Şurası kesin ki, dijital dünyada doğan yapay zeka, artık tamamen etten ve kemikten oluşan dünyamızın sokaklarına, fabrikalarına ve evlerine kalıcı olarak adım atıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.