İmam Cafer’den ahlak-ticaret ve kar
İmam Câfer-i Sâdık, diğer bütün Ehl-i Beyt imamları gibi, güzel ahlakın en kemâl derecesine sahipti. Onu tanıyanlar her zaman güler yüzlü, şefkatli olduğunu ifade etmektedir
09.01.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





İmam Câfer-i Sâdık, diğer bütün Ehl-i Beyt imamları gibi, güzel ahlakın en kemâl derecesine sahipti. Onu tanıyanlar her zaman güler yüzlü, şefkatli olduğunu ifade etmektedir.
İnsanlara yapılmasını emrettiği bir ameli en başta kendisi hayatına geçirir, yasakladığı bir işi de asla yapmazdı.
Cömert, çalışkan, merhametli, cesur, yardımsever, ihlaslı ve Allah'ın emir ve yasaklarına uyma konusunda herkesten daha titiz ve dikkatliydi. Etrafındakilere de bu ahlakıyla örnek olmuş ve mükemmel bir insan kadrosu yetiştirmiştir.
İmam Câfer'in üstün ahlaki özelliklerinden bazı örnekleri aşağıda aktarıyoruz:
İş ve çalışma
Abdulali şöyle anlatır: "Çok sıcak bir yaz günü İmam Sâdık'ın (a.s.) Medine çevresindeki yoldan çalışmaya gittiğini gördüm. "Canım size feda!" dedim, "Siz Allah'ın en sevgili kulu ve Resulûllah'ın (s.a.v.) biricik evladısınız. Bu sıcakta çalışmanızın ve kendinizi bunca zahmete düşürmenizin nedenini söyler misiniz?"
Bana şöyle bir bakıp: "Senin gibilerine muhtaç olmamak için helal rızık peşindeyim" diye buyurdu.
Ebu Amr Şeybanî anlatıyor: "İmam Sâdık'ı (a.s.), sırtında sert bir elbise ve elinde kürekle, bağda çalıştığını gördüm. Bütün vücudu ter içinde kalmıştı. "Canım size feda; küreği verin, ben çalışırım; siz biraz dinlenin" dedim.
İmam (a.s.) cevaben: "Rızık kazanmak için günün sıcağına tahammül etmeyi severim" buyurdu.
Yunus b. Yâkub rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) ailesi için bir şeyler satın alıp sırtlamış Medineli bir adama baktı. Adam İmam'ı görünce utandı.
Ebu Abdullah (a.s.) dedi ki: "Onları ailen için almış ve sırtlamış götürüyorsun. Allah'a yemin ederim ki, eğer Medine'nin (ayıplayıcı) halkı olmasaydı, ben de ailem için bir şeyler satın alıp, onlara götürmek üzere sırtlamayı isterdim."
Mikdam rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:
"Allah Azze ve Celle Davud (a.s.)'a vahyettiklerinin arasında şu ifade de vardır: Ey Davud! Allah'a en yakın insanlar mütevaziler olduğu gibi, Allah'a en uzak insanlar da kibirlilerdir."
Ticaret ve adaletli kâr
İmam Câfer Sâdık (a.s.), yârenlerinden Müsadif'e bin dinar vererek ticaret yapması için Mısır'a gönderdi. Müsadif, bu parayla mal alıp onları Mısır'a götürmek üzere bir grup tüccarla yola çıktı.
Yolda, Mısır'dan gelen bir kervanla karşılaştılar. Götürdükleri genel tüketim malı hakkında Mısır piyasasını sorduklarında, malın Mısır piyasasında bulunmadığını öğrendiler. Kervandaki bütün tüccarlar mallarını yüzde yüz kârdan aşağı satmama kararı aldılar ve bu kararı uyguladılar.
Dönüşte Müsadif tam bin dinar kârla İmam'ın yanına gidip iki keseyi onun önüne koydu ve "Canım size feda!" dedi, "Keselerden biri verdiğiniz sermaye, diğeriyse kârdır!"
İmam (a.s.) bu kadar kârı nasıl kazandığını sorunca, Müsadif olayı anlatarak, satış konusunda kervandaki diğer tüccarlarla nasıl anlaştıklarını anlattı ve götürdükleri malın Mısır'da karaborsa olduğu için fazla kâr ettiklerini söyledi.
İmam (a.s.) şaşırmıştı. Şöyle buyurdu: "Subhanallah! Mısır'daki Müslüman kardeşlerinizin zararına olacağını bildiğiniz halde aranızda iki kat kâr etmeden mal satmamaya anlaştınız ha?!"
Sonra da, önündeki keselerden birini alıp: "Sadece sana verdiğim sermayeyi geri alıyorum" buyurdu ve ekledi: "Bu şekilde insafsızlıkla edinilen bir kârı kabul edemem ben! Ey Müsadif! Bil ki, helal yoldan para kazanmak pek zordur!"
İhtilafları giderme bütçesi
Adamın biriyle yakınları arasında miras konusunda anlaşmazlık vardı. Derken iş kavgaya vardı. Bu sırada İmam'ın (a.s.) öğrencilerinden Mufaddal oradan geçmekteydi.
Kavgayı yatıştırıp tarafları kendi evine götürdü. Aralarındaki ihtilafı 400 dirhemle giderip işi tatlıya bağladı ve parayı da kendisi ödedi.
Sonra taraflara, "Ödediğim para benim değil, İmam Sâdık'ın (a.s.) malından ödenmiştir. İmam, Ehl-i Beyt dostları arasında ihtilaf olursa, bunu gidermemi emretti bana" dedi. (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)
İnsanlara yapılmasını emrettiği bir ameli en başta kendisi hayatına geçirir, yasakladığı bir işi de asla yapmazdı.
Cömert, çalışkan, merhametli, cesur, yardımsever, ihlaslı ve Allah'ın emir ve yasaklarına uyma konusunda herkesten daha titiz ve dikkatliydi. Etrafındakilere de bu ahlakıyla örnek olmuş ve mükemmel bir insan kadrosu yetiştirmiştir.
İmam Câfer'in üstün ahlaki özelliklerinden bazı örnekleri aşağıda aktarıyoruz:
İş ve çalışma
Abdulali şöyle anlatır: "Çok sıcak bir yaz günü İmam Sâdık'ın (a.s.) Medine çevresindeki yoldan çalışmaya gittiğini gördüm. "Canım size feda!" dedim, "Siz Allah'ın en sevgili kulu ve Resulûllah'ın (s.a.v.) biricik evladısınız. Bu sıcakta çalışmanızın ve kendinizi bunca zahmete düşürmenizin nedenini söyler misiniz?"
Bana şöyle bir bakıp: "Senin gibilerine muhtaç olmamak için helal rızık peşindeyim" diye buyurdu.
Ebu Amr Şeybanî anlatıyor: "İmam Sâdık'ı (a.s.), sırtında sert bir elbise ve elinde kürekle, bağda çalıştığını gördüm. Bütün vücudu ter içinde kalmıştı. "Canım size feda; küreği verin, ben çalışırım; siz biraz dinlenin" dedim.
İmam (a.s.) cevaben: "Rızık kazanmak için günün sıcağına tahammül etmeyi severim" buyurdu.
Yunus b. Yâkub rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) ailesi için bir şeyler satın alıp sırtlamış Medineli bir adama baktı. Adam İmam'ı görünce utandı.
Ebu Abdullah (a.s.) dedi ki: "Onları ailen için almış ve sırtlamış götürüyorsun. Allah'a yemin ederim ki, eğer Medine'nin (ayıplayıcı) halkı olmasaydı, ben de ailem için bir şeyler satın alıp, onlara götürmek üzere sırtlamayı isterdim."
Mikdam rivayet eder: "Ebu Abdullah (Câfer Sâdık Aleyhisselam) buyurdu ki:
"Allah Azze ve Celle Davud (a.s.)'a vahyettiklerinin arasında şu ifade de vardır: Ey Davud! Allah'a en yakın insanlar mütevaziler olduğu gibi, Allah'a en uzak insanlar da kibirlilerdir."
Ticaret ve adaletli kâr
İmam Câfer Sâdık (a.s.), yârenlerinden Müsadif'e bin dinar vererek ticaret yapması için Mısır'a gönderdi. Müsadif, bu parayla mal alıp onları Mısır'a götürmek üzere bir grup tüccarla yola çıktı.
Yolda, Mısır'dan gelen bir kervanla karşılaştılar. Götürdükleri genel tüketim malı hakkında Mısır piyasasını sorduklarında, malın Mısır piyasasında bulunmadığını öğrendiler. Kervandaki bütün tüccarlar mallarını yüzde yüz kârdan aşağı satmama kararı aldılar ve bu kararı uyguladılar.
Dönüşte Müsadif tam bin dinar kârla İmam'ın yanına gidip iki keseyi onun önüne koydu ve "Canım size feda!" dedi, "Keselerden biri verdiğiniz sermaye, diğeriyse kârdır!"
İmam (a.s.) bu kadar kârı nasıl kazandığını sorunca, Müsadif olayı anlatarak, satış konusunda kervandaki diğer tüccarlarla nasıl anlaştıklarını anlattı ve götürdükleri malın Mısır'da karaborsa olduğu için fazla kâr ettiklerini söyledi.
İmam (a.s.) şaşırmıştı. Şöyle buyurdu: "Subhanallah! Mısır'daki Müslüman kardeşlerinizin zararına olacağını bildiğiniz halde aranızda iki kat kâr etmeden mal satmamaya anlaştınız ha?!"
Sonra da, önündeki keselerden birini alıp: "Sadece sana verdiğim sermayeyi geri alıyorum" buyurdu ve ekledi: "Bu şekilde insafsızlıkla edinilen bir kârı kabul edemem ben! Ey Müsadif! Bil ki, helal yoldan para kazanmak pek zordur!"
İhtilafları giderme bütçesi
Adamın biriyle yakınları arasında miras konusunda anlaşmazlık vardı. Derken iş kavgaya vardı. Bu sırada İmam'ın (a.s.) öğrencilerinden Mufaddal oradan geçmekteydi.
Kavgayı yatıştırıp tarafları kendi evine götürdü. Aralarındaki ihtilafı 400 dirhemle giderip işi tatlıya bağladı ve parayı da kendisi ödedi.
Sonra taraflara, "Ödediğim para benim değil, İmam Sâdık'ın (a.s.) malından ödenmiştir. İmam, Ehl-i Beyt dostları arasında ihtilaf olursa, bunu gidermemi emretti bana" dedi. (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)




















































































