logo
23 ŞUBAT 2026


İmam Cevad’ın tevhide davet etmesi

Ebû Ca’fer’e (a.s.) dedim ki: ‘De ki: O Allah tektir,   âyetinde işaret edilen

03.05.2024 08:09:00
Haber Merkezi
İmam Cevad’ın tevhide davet etmesi
İmam Cevad’ın tevhide davet etmesi
Dâvud b. Kâsım el-Ca'ferî'ye hitaben yaptığı konuşma şöyledir: Ca'fer anlatıyor:

"Ebû Ca'fer'e (a.s.) dedim ki: 'De ki: O Allah tektir,   âyetinde işaret edilen
Buyurdu ki: 'Her varlığın birliği üzerinde birleştiği Zât demektir. Şu âyeti duymadın mı: 'And olsun ki onlara, gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ay'ı buyruğu altında tutan kimdir, diye sorsan, mutlaka Allah derler.'   Sonra da bu insanlar O'nun eşi ve ortağı olduğunu söylüyorlar.'

Dedim ki: 'Gözler O'nu göremez'   âyetinde ne demek isteniyor?'

Buyurdu ki: 'Ey Ebû Hâşim! Kalplerin algılaması, gözlerin görmesinden daha keskin ve daha dakiktir. Sen kalbî algılamanla Sind'i, Hindistan'ı ve gitmediğin birçok memleketi tasavvur edebilirsin ama gözlerinle göremezsin. Allah'ı, kalplerin algılamaları bile tasavvur edemezken, gözler nasıl O'nu görebilir?'

İmam Cevad'a (a.s.) soruldu: 'Allah için şeydir denebilir mi?'

Buyurdu ki: 'Evet ama tatil ve teşbih sınırlarının dışında tutmak şartıyla...'

(Tatil sınırı; Yüce Allah için vücut, kemâl sıfatlarını, fiilî ve izafî sıfatları ispat etmeme anlayışından ibarettir. Teşbih sınırı ise Allah'ı sıfatların hakikati ve mümkün arazlar itibariyle mümkün varlıkların hükmüne tâbi tutma ve onlara benzetme anlayışı demektir)."

Ebû Hâşim el-Ca'ferî rivâyet eder: "Bir gün İmam Ebû Ca'fer Muhammed Cevad'ın (a.s.) yanında oturuyorken, bir adam, 'Bana Yüce Rabb'imiz hakkında bilgi ver. O'nun, Kitab'ında isimleri ve sıfatları var mıdır? Ve bu isimler ve sıfatlar O'nun kendisi midir?' diye sordu.

Ebû Ca'fer (a.s.) şöyle buyurdu: 'Bu sözün iki yönü var. Eğer sen, bu isimler ve sıfatlar O'nun kendisidir, derken, O'nun varlık olarak sayılan ve çokluktan ibâret olan biri olduğunu demek istiyorsan (yani birkaç tane ve çok olduğunu söylüyorsan), Allah bundan münezzehtir.

Eğer bu isim ve sıfatlar hep vardılar, diyorsan, 'hep vardılar'ın da iki anlamı vardır. Eğer O'nun yanında O'nun ilmi kapsamında hep vardılar ve O bunlara hep müstahaktı, diyorsan, bu doğrudur.

Eğer, tasvirleri, heceleri ve harflerinin bölmeleri hep vardı, diyorsan, Allah ile beraber O'ndan başka bir şeyin olmasını tasavvur etmekten Allah'a sığınırız. Bilakis Allah vardı ve mahlûkat yoktu.

Sonra bunları (isim ve sıfatları) yarattı ki kendisiyle mahlûkatı arasında bir vesile olsun ve mahlûkat bunlar aracılığıyla kendisine yalvarıp kulluk sunsunlar. Bu da O'nun zikridir (bunlar aracılığıyla O'nu zikrederler). Allah vardı ve zikir yoktu. Zikir aracılığıyla zikredilen, hep var olan kadim Allah'tır.

İsimler ve sıfatlar mahlûkturlar. Anlamlar ve bunlarla kastedilen, Allah'tır ki ayrışma ve kaynaşma O'nun şânına yaraşmaz. Ayrışma ve kaynaşma bölünebilen varlıklar için geçerlidir. Allah için birleşimdir, azdır, çoktur, denemez. Ama O, Zâtı itibariyle kadimdir (öncesizdir).

Çünkü birden başka her şey bölünebilir. Allah ise birdir, dolayısıyla bölünmez. Allah için azlık ve çoklukla da tasavvur edilemez. Bölünebilen, azlık ve çokluk ile tasavvur edilebilen varlık, Yaratıcısına delâlet eden mahlûktur.

Allah Kadir'dir, dediğin zaman, hiçbir şeyin O'nu âciz bırakamayacağını haber vermiş oluyorsun. Bu sözle aczi O'ndan olumsuzluyor ve O'ndan başkası olarak nitelendiriyorsun.

Aynı şekilde, O Alim'dir, dediğin zaman, bu sözle cehaleti O'ndan olumsuzluyor ve cehaleti O'ndan başkası olarak nitelendiriyorsun. Allah eşyayı yok ettiği zaman sûretleri, heceleri, harf bölmelerini de yok eder. Ama hep Alim olan, hep vardır.

Bunun üzerine adam dedi ki: 'Şu hâlde, nasıl oluyor da Rabb'imizi Semi'/İşiten olarak isimlendiriyoruz?'

Buyurdu ki: 'Çünkü kulaklarla idrak edilen hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ama O'nu, başta bulunan işitme organı kulağa benzer bir organa sahip olmakla vasfetmeyiz.

O'nu Basir/Gören olarak da isimlendiririz. Çünkü gözlerin gördüğü renk, şahıs veya başka hiçbir şey O'ndan gizli kalmaz. Bununla beraber O'nu baştaki görme organına benzer bir göze sahip olmakla nitelendirmeyiz.

Biz O'nu Latif olarak da isimlendiririz. Çünkü sivrisinek ve ondan daha küçük olan latif şeyleri, onların üreyip geliştikleri yerleri, akıl edişlerini, fesada olan şehvetlerini, nesillerine acımalarını, bazılarının bazıları üzerinde sulta kurmasını; dağlarda, ovalarda, çöllerde, vadilerde ve sahralarda bulunan yavrularına yiyecek ve içecek taşımalarını bilir. Bu yüzden onları yaratanın Latif ama keyfiyeti olmayan biri olduğunu biliriz. Keyfiyet/nasıllık ise şekillenen ve nasıllığı olan mahlûkat için geçerlidir.

Allah, güçlüdür de diyoruz. Ama bu, mahlûkatta gördüğümüz şiddetle tutup yakalama anlamında bir güç değildir.

Eğer O'nun kuvveti mahlûkatta gördüğümüz türden bir güç olsaydı, bu takdirde O'nunla mahlûkat arasında benzerlik oluşurdu ve artma ihtimali ortaya çıkardı. Artması muhtemel olan bir şeyin eksilmesi de muhtemeldir. Eksik olan ise, kadim olamaz. Kadim olmayan da âcizdir.

Dolayısıyla Yüce Rabb'imizin benzeri, zıddı, dengi, keyfiyeti, nihâyeti yoktur. Gözle görülmez. Kalplerin O'nu tasavvur etmesi, vehimlerin O'nu sınırlandırması, vicdanların O'nu şekillendirmesi yasaktır.

O, mahlukatının aletlerine, yaratıklarının özelliklerine sahip olmaktan uzak ve berîdir. Bütün bunlardan çok yüce ve uludur.' (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Muhammed Taki eserinden)

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

22.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum, "mutlak butlan" iddiaları ve Cumhuriyet Halk Partisi içindeki olası gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Akın Gürlek Mutlak Butlan için mi Adalet Bakanı oldu? CHP'ye Kılıçdaroğlu operasyonu mu geliyor? gibi sorulara yanıt veren Prof. Dr. Süheyl Batum, Türkiye'de "mutlak butlan" kararının hukuken mümkün olup olmadığını, mahkemeler ve seçim süreçleri üzerinden yaşanan tartışmaları,
olası bir yargı kararının CHP yönetimini nasıl etkileyebileceğini, böyle bir kararın Türkiye'de seçim güvenliği ve hukuk devleti açısından ne anlama geleceğini değerlendirdi.
Batum, olası bir butlan kararının sadece parti içi dengeleri değil, seçim sistemine duyulan güveni de etkileyebileceğini ifade etti.

Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış

Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu

21.02.2026 22:47:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu.
Toker, "Türk milleti buna itiraz eder dediğimiz, diyebileceğimiz her şeyi yaptılar. Şu anda da Erdoğan tabii ilk safhalarda hiç topa girmedi. Bahçeli'yi kullandı. Evet. Süreçte mesafe koydu bu konuya. Ama bir sene içinde inanılmaz bir toplum mühendisliği yapıldı. Örneklerini verelim. Bunu yavaş yavaş alıştıra alıştıra yapıyorlar. Bakmayın siz hani işte umut hakkı verilirse PKK'lıları af çıkarsa kıyamet kopar. Türk milleti bunu kabul etmez falan filan. Ben de söylüyorum ama aslında
kazın ayağı öyle değil. Adamların elinde öyle bir toplum mühendisliği imkanı var ki, algı yönetimi kaynakları var ki, yani buna şaşırmayın. yarın bir gün Türkiye'de kıyamet kopar dediğimiz her şeyi
yapabilirler" dedi.

Cem Toker'in konuşmasını izleyin:

Tunca ve Meriç'te taşkın havadan görüntülendi

Edirne'de artan yağışlar ve Bulgaristan'daki barajlarda bırakılan sular sonrası Tunca ve Meriç nehirlerinde debi yükseldi, bazı tarım arazileri ve hobi bahçeleri sular altında kaldı. Taşkının boyutu dron ile havadan görüntülendi

21.02.2026 20:27:00 / Güncelleme: 21.02.2026 20:31:56
İHA
Tunca ve Meriç'te taşkın havadan görüntülendi
Tunca ve Meriç'te taşkın havadan görüntülendi
Edirne'de Tunca ve Meriç nehirlerinde son günlerde yaşanan debi artışı taşkına yol açtı. Yağışların yanı sıra Bulgaristan'daki barajlardan bırakılan suyun etkisiyle yükselen nehirler havadan görüntülendi.



Son ölçümlere göre, Meriç Nehri üzerindeki Kirişhane Ölçüm İstasyonu'nda debi 1088 metreküp/saniye, İpsala Ölçüm İstasyonu'nda ise 1230 metreküp/saniye olarak kaydedildi. Tunca Nehri Ölçüm İstasyonu'nda debi 161 metreküp/saniyeye çıkarak turuncu alarm seviyesine ulaştı.



Artan su seviyesi nedeniyle nehir yataklarına yakın bölgelerde bulunan hobi bahçeleri ve tarım arazileri sular altında kaldı. Yerleşim alanlarına yakın noktalarda suyun geniş bir alana yayıldığı görüldü.



Edirne'nin Meriç ilçesine bağlı Karayusuflu köyünde çiftçilik yapan Recai Servi, su seviyesinin ciddi oranda yükseldiğini belirterek onlarca tarım arazisinin sular altında kaldığını ve bazı köy yollarının ulaşıma kapandığını ifade etti.

TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı

"TBMM'de Öcalan ittifakı kuruldu. CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Süheyl Batum, "Atlantik ötesinde hazırlanan anayasayı Türkiye'ye kabul ettirmek istiyorlar. CHP komisyona katılmasaydı bu iş buraya kadar gelmezdi" dedi

21.02.2026 16:31:00
Ahmet Turan Yiğit
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, anayasa değişikliği tartışmaları, "umut hakkı" söylemi ve Meclis'te kurulan komisyon sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Batum konuşmasında: "Umut hakkı" tartışmasının gerçek amacının ne olduğunu, bir terör örgütü liderinin siyasi temsil konumuna yerleştirilmesi iddialarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan komisyonun rolünü, Cumhuriyet Halk Partisi'nin süreçteki pozisyonunu, Türkiye'nin "mezhepsel/etnik kota" modeline sürüklenip sürüklenmediğini, Tarihsel olarak 1876 Anayasası ve Osmanlı deneyimi üzerinden yaptığı uyarıları detaylı biçimde değerlendirdi. "Macun tüpten çıkarsa geri dönmez" diyen Batum, etnik ve mezhepsel temsile dayalı bir sistemin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Tunceli'de polis kalbine yenik düştü


 
Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.

21.02.2026 15:09:00
AA
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü

Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru Erhan Orhan, evinde aniden fenalaşınca Tunceli Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kalp krizi geçirdiği belirlenen Orhan, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Orhan'ın cenazesinin, Özel Harekat Şube Müdürlüğünde yapılacak törenin ardından memleketi Bolu'ya gönderileceği öğrenildi.

Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...

21.02.2026 11:00:00 / Güncelleme: 21.02.2026 11:03:49
İhlas Haber Ajansı
Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...
Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...
Kocaeli merkezli 17 ilde, sahte ilanlar ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 30 şüpheliden 21'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sanal ortamda sahte ilanlar düzenleyerek vatandaşları mağdur eden şüphelilerin yakalanmasına yönelik geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin açık hatlar üzerinden kurdukları sözde "çağrı merkezi" (call center) aracılığıyla mağdurlarla görüşmeler yaptıkları ve oltalama yöntemiyle 23 kişiyi dolandırdıkları tespit edildi.

Hesaplarında 22 milyon liralık hareketlilik tespit edildi



Soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri, suç örgütü üyelerinin banka hesaplarında toplam 22 milyon 3 bin 10 lira para giriş çıkışı olduğunu belirledi. Suç unsurlarının elde edilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 17 Şubat'ta Kocaeli merkezli 17 farklı ilde 33 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda hedefteki 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.



Adreslerde yapılan aramalarda, suçta kullanıldığı değerlendirilen 55 cep telefonu, 32 SIM kart, 7 hard disk ve 6 USB belleğe el konuldu. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 30 şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi. Operasyon sırasında çekilen görüntülerde, çok sayıda cep telefonunun çamaşır makinesinin içine gizlenmiş olarak ele geçirildiği görüldü.

21 şüpheli tutuklandı

Olaya ilişkin gözaltına alınan 30 şüphelinin ifadesi alındı. İfadeleri sonrasında adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılırken, 21'i ise tutuklanarak ceza evine gönderildi.

Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli adliyeye geldi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırılan Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, İstanbul Adliyesi'ne geldi

20.02.2026 14:29:00
İHA
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli adliyeye geldi
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli adliyeye geldi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunun haklarında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan soruşturma başlattığı kamuoyunca tanınan kişilere yönelik operasyonlar sürüyor.

Ünlülere yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli 16 Şubat'ta ifadeye çağırılmıştı. Denizli ifade vermek üzere İstanbul Adalet Sarayı'na geldi.

Denizli Ailesi daha önce de darp iddiasıyla açılan dava kapsamında gündeme gelmişti. Lal Denizli'nin babası teknik direktör Mustafa Denizli, para tartışması nedeniyle kayınbiraderi tarafından darp edildiğini belirterek dava açmış, dava uzun süre gündemi meşgul ederken, kayınbirader Heja Elçi beraat etmişti.

Heja Elçi, Denizli'nin itirazı üzerine kararın bozulmasının ardından yeniden yargılandığı duruşmada 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.

Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı

İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadesi ortaya çıktı. Murat Dalkılıç, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını iddia ederken, İsmail Hacıoğlu ise uyuşturucu kullandığı için pişman olduğunu söyledi. Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır" dedi

20.02.2026 14:21:00
İHA
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında Savcılığa ifade veren ve işlemlerinin ardından serbest bırakılan şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı.

"Uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir''

Şüpheli Murat Dalkılıç ifadesinde, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyerek, ''Uyuşturucu madde ile ilişkim de olmaz. Yurt dışında da uyuşturucu madde kullanmadım'' dedi. Dalkılıç'a gizli tanık 'G..02'nin ifadesi okundu. Gizli tanığın ifadesinde, 'Murat Dalkılıç, Burak Altındağ, Özge E., Sezer Ç., İhsan A. ve Sergen Yalçın ile yakın arkadaş olup birlikte uyuşturucu madde kullanırlar. Bu şahıslar kendi aralarında borsa alış satışları yaparlar. Murat Dalkılıç da yakın arkadaş olup uyuşturucu madde kullanır' ifadeleriyle ilgili Dalkılıç'a diyecekleri soruldu. Dalkılıç ise, ''Bu şahısları tanırım, benim bu şahıslarla uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir. Sergen ve Sezer uyuşturucu madde kullanacak insanlar değildir. Borsada bir kez hisse aldığım doğrudur ancak bu kişilerin tavsiyesiyle işlem yapmadım'' diye söyledi.

Katılmadığını söylediği parti listesinde adının yer aldığı tespit edildi

İfadesine devam eden Dalkılıç, Kasım Garipoğlu'nu çevreden bildiğini ancak kendisinin partilerine katılmadığını söyledi. Bunun üzerine Savcılık, Garipoğlu'nun şoförü İsmail Ahmet Akçay'ın telefonunda yapılan inceleme sonucu parti listelerinin tespit edildiğini ve katılanlar listesinde kendisinin adının da yer aldığını belirtti. Dalkılıç ise, ''Sorduğunuz isimlerle bir kez partiye katıldım. Partiye beni Burak A. davet etmişti. Burada yaklaşık 1 saat kaldım. Gittiğim yer müstakil bir villaydı. Burada uyuşturucu madde kullanmadım'' ifadelerini kullandı.

''Madde kullandığım için pişmanım"

Şüpheli İsmail Hacıoğlu ise ifadesinde, aylık gelirinin 1 milyon olduğunu söyleyerek "Yaklaşık 27 yıldır aktörlük yaparım. Bana sormuş olduğunuz Melisa Ş. isimli kişiyi tanımıyorum. Daha önce Hollanda'da bulunduğum bir zamanda merakımdan uyuşturucu bir madde kullandım. Bu şekilde ilk kez bu maddeyi deneyimledim. Zaman zaman bu maddeyi kullandığım dönemler oldu. Maddeyi telegram isimli internet sitesinde bulunan uyuşturucu satış gruplarından temin ettiğim numaralardan sipariş ediyordum. Bu kişileri yüz yüze hiçbir zaman görmedim. Genellikle ikamet adresimde bulunan posta kutusuna maddeyi bırakırlar ve benim daha önceden buraya bıraktığım nakit paraları alırlar. Kamuoyunca tanınan bir kişi olduğum için bu hususa dikkat edip hiç kimseden yüz yüze madde alışverişi yapmadım. Madde kullandığım için pişmanım. Aktörlük mesleği gereği stresli dönemler geçirmem sebebiyle rahatlamak amacıyla bu maddeye yönelmiştim'' dedi.

İfadesine devam eden Hacıoğlu, ''Uyuşturucu maddenin kullanıldığı herhangi bir ortamda bulunmadım. Hiç kimseye uyuşturucu madde temin etmedim. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ediyorum. Gözaltına alınmadan evvel bir dizi projesi sebebiyle Ayvalık ilçesinde bulunmaktaydım. Bu sebeple ikametimde bir miktar uyuşturucu madde bulunmaktaydı. Cep telefonumu şifresiyle birlikte polis memurlarına teslim ettim. Melisa Ş.'nin hakkımda söylemiş olduğu aleyhe olan beyanları kabul etmiyorum." şeklinde konuştu.

''Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım''

Şüpheli Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Kamuoyu tarafından tanınan bir sanatçıyım. Evimde uyuşturucu madde bulunduğuna dair kolluk ekipleri tarafından yapılan arama neticesinde yaklaşık 2 sene önce sokak üzerinde tanımadığım bir torbacıdan uyuşturucu maddeyi almıştım ancak ne kadar para verdiğimi hatırlamıyorum, bu şahsı da tanımıyorum. Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır. Evimde bulunan uyuşturucu belki bayatlamış bile olabilir. Yine emniyet benden kan, idrar örnekleri aldı. Uyuşturucu etken maddesinin çıkacağını düşünüyorum çünkü yaklaşık 1 ay önce Almanya turnesine konser vermek için gitmiştik. Bu sırada Almanya'da zaten yasal olarak satıldığını bildiğim için şuanda hatırlamadığım bir shoptan aldım ve içtim. Uyuşturucu maddeyi genelde gün içinde tek başıma aldığım ve gece vakti evde balkonda içmekteyim. Yurt içinde veya yurt dışında hiçbir zaman yapmış olduğum bir konserde uyuşturucu madde almadım, hakkımda neden işlem yapıldığını ben de merak ediyorum. Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım. Bu yerlerde bulunmadım. Medyadan gördüğüm kadarıyla soruşturma dosyasında tanıdığım ismini duyduğum herhangi bir kişi veya bağlantılı olduğum herhangi bir eylemim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" diye konuştu.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor

20.02.2026 12:39:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor.

Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde görülen duruşma, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Yargılamada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli olan ve ihale komisyon üyesi Leyla Türkyaşar savunma yapıyor.

Son 20 yılın en yüksek miktarda yağışı görüldü

Yozgat'ın Sorgun ilçesinde yoğun yağışların ardından tarım arazileri sular altında kaldı

20.02.2026 12:19:00 / Güncelleme: 20.02.2026 12:21:36
İHA
Son 20 yılın en yüksek miktarda yağışı görüldü
Son 20 yılın en yüksek miktarda yağışı görüldü
Sorgun ilçesine bağlı Cihanşarlı köyünde etkisini gösteren sağanak yağışlar tarım arazilerinde su baskınlarına yol açtı. Yağış toprak tarafından emilmediği için yüzeyde akıntı meydana gelirken suyun uzun süre tarlada kalması halinde kök çürümesi riski doğdu.



Cihanşarlı Köyü Muhtar Vekili Ramazan Aktaş yağışların devam ettiğini söyleyerek, "Burası Eğridere. Esenli Barajı'nı besleyen dere taştı gördüğünüz gibi. Epey sel var. Bu şekilde su aktığı zaman tarlaya zarar veriyor. Eğer ki su tarlayı yarmazsa, bitkiye zarar vermezse çok güzel mahsul alınabilir. Şu an tarlada buğday ekili. Zararı da olabilir. Altında çürüme de yapar. Toprağı kazan su tohumu da götürür. 20 senedir böyle bir yağış olmamıştı. Çiftçi olarak bu sene memnunuz. Yağışlar güzel. Rabbime şükürler olsun" dedi.



Yağışların önümüzdeki günlerde de etkili olması bekleniyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.