logo
08 AĞUSTOS 2026

İmamoğlu KİPTAŞ’taki 'satış oyununu' anlattı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ile birlikte "KİPTAŞ Tuzla Meydan Evleri"nin temelini atma törenine katıldı. Burada yaptığı konuşmada İmamoğlu, "Eski KİPTAŞ yönetim kurulu kararı alıyor. Diyor ki; 'Ben, Başakşehir'deki şu arsayı satın alacağım.'  Bir gün sonra bu arsayı, ne hikmetse bir uyanık vatandaş alıyor 11 milyon dolara. Cuma günü de KİPTAŞ'a 47 milyon dolara satıyor. 28 milyon dolar arada fark. Kim bu uyanık? Onların da kayıtları var. Kim bu yönetim kurul kararını alanlar? Onların da kayıtları var" dedi

01.06.2021 11:47:00
 
İmamoğlu KİPTAŞ’taki 'satış oyununu' anlattı
İmamoğlu KİPTAŞ’taki 'satış oyununu' anlattı
TUZLA / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ, Anadolu Yakası'ndaki yeni sosyal konut projesi, "Tuzla Meydan Evleri"nin temelini attı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun katılımıyla, Mimar Sinan Mahallesi'ndeki şantiye alanında gerçekleştirilen temel atma töreninde; Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, CHP PM üyesi Eren Erdem ve İBB üst yönetimi hazır bulundu. Törende, ilk konuşmayı KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt yaptı. Projenin detaylarıyla ilgi bilgiler paylaşan Kurt, "insan odaklı" bir iş anlayışına sahip olduklarını vurguladı. Sosyal projeler ve kentsel dönüşüm konusunda adı geçen bir şirket olarak anılmak istediklerinin altını çizen Kurt, "Bilindiği üzere, sosyal konut dendiği zaman akla, ilk başta belli bir gelir seviyesine hitap eden küçük metrekareli daireler ve kalitesi düşük daireler akla geliyor. Bizim için ise sosyal konut, merkezinde insan olan, tasarım odaklı, projelendirilmiş, projesi ile hem kendine hem çevresine değer katan projelerdir" dedi.

Kurt: İnsan odaklı çalışıyoruz

Yaşanan ekonomik kriz nedeniyle gerçekleşen maliyet artışlarının kendilerini de etkilediğine dikkat çeken Kurt, tüm bunlara ve karşılarına çıkarılan engellemelere rağmen vatandaşın yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı. Kurt, proje içinde yer alan kreşten, site sakinlerinin yanı sıra mahalle halkının da yararlanabileceğinin müjdesini verdi. Kurt'un ardından konuşan Tuzla Belediye Başkanı Yazıcı ise, İBB ve KİPTAŞ'a, Tuzla'da başlattıkları bu projeden dolayı teşekkürlerini iletti. Proje içerisinde kreş hizmetinin yer alacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Yazıcı, projenin ruhsatlandırılmasında bazı sorunlar olduğunu iddia etti. TBMM'den konuyla ilgili çıkan karar uyarınca, belediye meclislerinden karar alınması gerektiğini savunan Yazıcı, bu nedenle imar planları uygulamasında sorun yaşanabileceği görüşünü ileri sürdü.



İmamoğlu: Duvarları kaldırıyoruz

Yazıcı'nın ardından konuşan İmamoğlu, sözlerine, projede emeği geçen herkese teşekkür ederek başladı. Son yıllarda İstanbul'da, etrafı duvarlarla çevrili site modelinin gelenek haline geldiğini belirten İmamoğlu, kendisinin de inşaat sektöründen gelen bir kişi olarak benzer projeler ürettiğini kaydetti. "Aslında şehre sırtını dönen, şehirden uzaklaşan, hele hele aslında çok övündüğümüz kendi komşuluk ve mahalleli kültüründen tümden uzak ve bize yakışmayan, dünyanın birçok çağdaş şehrinde hiç ama hiç görmediğiniz bir usulü, bir gelenek haline getirdik" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

"Bu değişimi sağlamamız lazım. Buna öncülük etmek, bir müteahhide ya da serbest piyasadan bir firmaya, kuruma ait değildir. Buna öncülük etmek, KİPTAŞ gibi kamu eliyle yapılan yapılarda, çevre ile bütünleşme ve çevre ile birleşme duygusunu, o cesareti göstererek çevreye de o ilçeye de o şehre de katkı sunma duygusunu önde tutmalıdır. Bu, insanların buluşmasına, ortak kullanım zenginliği yaratabilecek yeşil alanların bütünleşmesine fırsat tanır. Dünyanın bütün gelişmiş kentlerinde, yaşam alanları böyle tasarlanır. Ama biz, ne yazık ki bunun tam tersi bir süreci tercih ediyoruz. Bazen bariyerler kurarak, duvarlar örerek güvenliği sağlayacağımızı düşünüyoruz ve yaşıyoruz. Ne yazık ki, bazen bu bariyerler, bu güvenlik duvarları, çoğu zaman devlet eliyle bizler bu işi yapsak da güvensiz ortamların varlığına sebep olur. Bunun değişmesi adına atılan bu cesur adımları da alkışlıyorum, değerli buluyorum."

'Duran metro hatlarının maliyeti 11 milyar lira'

Tuzla'ya dönük çalışmalarının devam edeceğine vurgu yapan İmamoğlu, bu hizmetlerden birinin de yeni metro hattı olacağını kaydetti. "Finans buldukça, gerçekçi açıklamalarla süreci tanımlıyoruz. Aksi takdirde yanılgı büyük olabiliyor" diyen İmamoğlu, "Bazen ta 2015'te, 16 da başlayan bir projenin bugün hala devam ediyor olmasının, ne yazık ki ne bir kamu bütçesine faydası var, ne de vatandaşa bir faydası var. Basit bir örnekle; 12 metro hattın 10'u, şu anda aktif bir biçimde İstanbul'da inşa halinde. Ve bu 10 hattın, gecikmeden kaynaklı ve bu son dönemde yaşadığımız ekonomik krizden dolayı İstanbul halkına maliyeti, sadece döviz kurlarından dolayı ve özellikle sürecin getirdiği yüklerden dolayı, 11 milyar liranın üstünde. Dolayısıyla biz, bu anlamda yaptığımız ve yapacağımız her işi doğru, zamanlı, projesinden finansmana bütünleştirip, ondan sonra süreci tanımlayarak, vatandaşımıza duyuru yapıp, gerçekten vatandaşımızın hangi zamanda o hizmete sahip olacağını, yanılmamak üzere tanımlayarak süreci yönetmek arzusundayız. Tuzla'nın bu önemine dönük birçok projenin de içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.

'Marmara'yı ortak akılla kurtarabiliriz'

İstanbul'un birikmiş sorunları olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, "İstanbul'un yoğun yapılaşması, yoğun bir nüfusla beraber gelen birtakım sorunlarının çözümü bitmez. Birikmiş olan sorunların da farkındayız. Elbette ki, 25 yıllık İBB yönetimi sürecinde çok iyi yapılan şeylerin yanı sıra, ihmal edilmiş süreçler de var. Şu bir gerçek: Bu işler, yaklaşık 2 yıllık bir yönetimin, bir anda düzelteceği bir sihirli değnek marifetini de sahip değil. Ama sorumlu bir yönetimiz. Bu sorumluluğumuzu da en üst seviyede, başta ilçe belediyeleri ile paylaşarak yönetmenin zaruret olduğunu, böyle olmazsa başarının olmayacağını bilen birisiyim" dedi. Sözü, Marmara Denizi'nde yaşanan "deniz salyası" sorununa getiren İmamoğlu, "Yıllardır birikmiş birtakım sorunların çözümü noktasında, ülkemizin en üst yönetimlerinden; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan Tarım Bakanlığı'na, kıyısı olan -İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere bütün belediyelerin, ortak akılla Marmara Denizi ile ilgili sıkı bir eylem planı çalışma zorunluluğumuz vardır. Bu konuda, var olan bilimsel çalışmalarımız, var olan içeriksel çalışmalarımızı ilgili kurumlarla paylaşacağımız gibi, bu hususta iç bünyemizde oluşturduğumuz çalışma grubunu etkin bir biçimde büyüterek, Türkiye'mizin ilgili bütün kurumlarıyla eklenmesi hususunda, sorumlu bir biçimde bu süreci ele alacağımı da buradan duymak istiyorum" diye konuştu.



'Bu kente ihanet etmemeliyiz'

Geçtiğimiz 29 Mayıs'ta İstanbul'un Fethi'nin 568. yıl dönümünün kutlandığını belirten İmamoğlu, "Yaşadığımız bu şehrin, dünyanın en kıymetli kenti olduğunu, her daim dünyanın birinci sınıf, birinci derece, çoğu zaman birinci sıra ekonomi merkezlerinden, siyasi merkezlerinden biri olduğunu; dolayısıyla bu kentte yaşamanın, 16 milyon insanın birinci derece sorumluluğu olduğunu unutmamalıyız.  Bu kente ne ihanet etmeliyiz ne de ihanet edenlere fırsat vermemeliyiz. O bakımdan hep, 'Allah'ım, bu şehre bir yanlış yapmak fırsatı verme; bir yanlış yapma ihtimali varsa bunun bertaraf olması için bana yardımcı ol ya Rabbi' diye dua ederim. Allah, bu kenti ihanetten korusun" ifadelerini kullandı.

'Yeşilpınar'daki vatandaşlarımızla görüşeceğim'

KİPTAŞ Genel Müdürü Kurt'un, projenin detaylarını anlatırken kullandığı, "Bazı farklı gündemlerle, başarımızın önüne geçilmesi…" sözlerine açıklık getiren İmamoğlu, şöyle konuştu:

"Belki Şadi Başkan'ım yanlış anlamış olabilir. Ali Kurt'un ifade ettiği, en son Eyüpsultan'da yaşadığımız olay. Tümden bir bize ait mülkiyet olan ve yine bu şekilde, yeşili dışa dönük olarak kurgulanan bir kentsel dönüşüm projesi. Yıllardır sorunun çözümü için orada vatandaşlarımızın bizden iyi haber beklediği ve yüzde 100'ünün onay vermesi konusundaki ısrarımı başardılar. 'Bir kişi bile eksik olsa, başlamayacaksınız' dedim. Yüzde 100'ün onayını alarak başlatılan projede, sanki orada bir park yok edilecekmiş gibi algı oluşturuldu. Tam aksine biz, daha doğru bir projelendirme ile oraya kalıcı güzel bir parkı hediye edeceğiz. Bu açıklamalara rağmen, bir kısım vatandaşımızın, belki yanlış anlayarak, belki yanlış yönlendirilerek ortaya koydukları bir protesto oldu. Oysa daha önceki KİTAŞ yönetim orayı satılığa çıkardı. 'Uğraşamıyorum, satılığa çıkarıyorum, alan yapsın' dediği bir yerde, tereyağından kıl çeker gibi, her vatandaşı mutlu edecek bir süreci başlattık. Hatta benim o temel attığım gün, bir arbede diye tarif edilen, 7-8 vatandaşın olduğu bir yerde, 50'ye yakın polis gördüm ben orada. O 7-8 vatandaş, 50 güvenlik görevlisini nasıl aştı da benim araba zannedip, güvenlik görevlisi olan aracımın kapısını açtı ve kadıncağız sürüklendi. Çok da üzüldüm. İlgili arkadaşlarımı evlerine gönderdik, görüştüler. Ben de inşaatı denetime gittiğimde, oradaki vatandaşlarla buluşacağım. Bu nahoş olayın gündeme getirilmesi, oradaki güzel çalışmanın önüne geçti. Ali Bey'i rahatsız eden bu. Bunu bilmeniz lazım Şadi Bey."

'İçişleri bakanlığı dosyaları elimizden aldı'

"Tabii beni rahatsız eden şeyler de var" diyen İmamoğlu, geçmiş yönetim döneminde gerçekleştirilen şaibeli bir satış yöntemini, şu sözlerle anlattı:

"Az önce Şadi Bey'in de ifade ettiği gibi, işte 'Burayla ilgili yeşil alan kararı aldım...' Hukuksuz kararlar, anlamsız kararlar ne kamuoyu vicdanında ne de hukukta karşılık bulur sevgili Başkan'ım. Yani bir örnek vermem gerekirse; bugün günlerden pazartesi. Pazartesi günü, KİPTAŞ yönetim kurulu kararı alıyor. Diyor ki; 'Ben, Başakşehir'deki şu arsayı satın alacağım.'  Bir gün sonra bu arsayı, ne hikmetse bir uyanık vatandaş alıyor 11 milyon dolara. Cuma günü de KİPTAŞ'a 47 milyon dolara satıyor. 28 milyon dolar arada fark. Pazartesi günü, 'Burayı ben alacağım' diye yönetim kurul kararı var. Arada biri geliyor, -çok akıllı, gökten iniyor- satın alıyor burayı. Belgeleriyle, evraklarıyla cuma günü de KİPTAŞ gidiyor, bu uyanıktan burayı satın alıyor. Kim bu uyanık? Onların da kayıtları var. Kim bu yönetim kurul kararını alanlar? Onların da kayıtları var. Bunu alıyoruz KİPTAŞ olarak. Bir önceki yönetim. Proje yapıyoruz, 300-400 konut. KİPTAŞ'ın önünde maketi yapılıyor. KİPTAŞ'ın önünde. Şu anda girişte. 'Kaldırmayın' dedim, 'Bu sürekli burada duracak.' Böyle kocaman bir maket, 400 küsur konut. Biz yönetimi aldıktan birkaç ay sonra, 'Yeşil alan yaptık' diye karar alınıyor İBB Meclisi'nde, Umarım siz de ona el kaldırmamışsınızdır. Şimdi buna derler ki, 'Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.' Bu olmaz, yapmayın. Bunun önüne geçmemiz lazım. Bunu burada çok kıdemli, çok değerli, Tuzla halkı tarafından sevilen bir belediye başkanısınız. Bu tür davranışların önüne geçmemiz lazım. Bunun, 'Bugün size, yarın bana' sı olmaz. Yapılan her yanlış, vatandaşa yapılan yanlıştır. Kamu zararı ne kadar? 400-500 milyon. Bir işte. Soruşturma süreci başlattık. Suç duyurusunda bulunduk. Ama İçişleri Bakanlığı geldi, dedi ki, 'Sen buraları soruşturamazsın. Ver 50 dosyayı. Ben soruşturacağım. Dosyalar İçişleri Bakanlığı müfettişlerinde bakalım ne olacak? Merakla bekliyorum."

Konuşmaların ardından İmamoğlu ve beraberindeki heyet, temele ilk betonu atan butonlara birlikte bastı.

Çevreci site

Proje, ilk günden itibaren şeffaf ve katılımcı bir anlayışla hayata geçirildi. Proje sürecinde yayınlanan ve 21 bin 198 katılımcının yanıtladığı ankette alınan cevaplar, projenin mimari ve ödeme koşulları üzerinde yönlendirici oldu. 149 konut ve 9 ticari birimden oluşan "KİPTAŞ Tuzla Meydan Evler" ile bir ilke imza atılacak. İlk kez bir sosyal konut projesinde uygulanacak "Gri Su Geri Kazanım" sistemiyle hem bu evlerde yaşayanlar hem İstanbul kazanacak.

Çevre dostu sosyal konut projesindeki sistem sayesinde evlerde kullanılan sular (duş, küvet, lavabo, çamaşır makineleri ve mutfaklardan vb. gelen evsel nitelikli atık sular) arıtılarak yeniden (klozetlerin rezervuarlarında ve bahçe sulaması için) kullanılacak. Böylece hem bu evlerde yaşayanların su faturalarından hem de sadece bir günde ortalama 100-150 kişinin ihtiyacı olan yaklaşık 20 bin litre sudan tasarruf edilerek, doğal su kaynaklarının ve çevrenin korunmasına önemli katkıda bulunulacak.

Uygun ödeme koşulları sağlandı

Uygun ödeme seçeneklerine sahip proje için ön talepler, 31 Mayıs itibariyle başladı. Projeye başvurmak için, başvuru sahibinin T.C. vatandaşı ve reşit olması, kendisi veya eşine ait tapuda kayıtlı, kat irtifaklı ya da kat mülkiyetli bağımsız bölümün olmaması, en az son bir yıldır İstanbul'da ikamet etmesi (Ayrıcalıklı gruplarda; şehit aileleri, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimleri, en az yüzde 40 oranında engelli vatandaşlar ve sağlık çalışanları için bu şart aranmayacaktır.) ve daha önce KİPTAŞ'tan konut satın almamış olması şartları bulunuyor. Ancak ebeveynleri ile yaşayan 18 yaşını doldurmuş tüm bireyler, üzerine ev olmaması ve diğer şartları taşıması halinde projeye başvurabilecek. Projeye başvurular, 31 Mayıs ve 14 Haziran (saat 17.00) tarihleri arasında, online olarak alınacak. Katılım bedeli yine internet üzerinden kredi kartı veya havale/EFT ile ödenebilecek.

 

 



Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü


 
 
Afyonkarahisar'da Kütahyalılar firmasına ait yolcu otobüsü kamyonete çarptı, 1 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.

08.08.2026 13:09:00 / Güncelleme: 08.08.2026 13:21:20
AA
 
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü

Afyonkarahisar'da yolcu otobüsünün kamyonete çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı. Kütahyalılar firmasına ait, Z.Y. yönetimindeki 43 KP 338 plakalı yolcu otobüsü, Afyonkarahisar-Antalya kara yolu Sinanpaşa ilçesine bağlı Akören beldesi yakınlarında, H.S. idaresindeki 06 BFV 460 plakalı kamyonete arkadan çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi.



Kamyoneti bariyerlerin ötesine fırlattı

Bariyerlere çarpan kamyonetin sürücüsü H.S'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kamyonette bulunan 1 kişi ile otobüsteki 14 kişi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çevre hastanelere kaldırıldı.

8 Ağustos onların günü


 
2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

08.08.2026 13:02:00
HABER MERKEZİ/AA
 
8 Ağustos onların günü
8 Ağustos onların günü

2002 yılında Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından başlatılan ve her yıl 8 Ağustos'ta kutlanan Uluslararası Kedi Günü'nde, kedilerle ilgili farkındalık oluşturmak ve korunma sorununa dikkati çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Marketten ya da bakkaldan alacağınz yaş mamayla özellikle sokak kedilerini ödüllendirelim.

Bu kapsamda, nesli tükenme tehlikesi altındaki kedi türlerinin korunması için çeşitli bilimsel ve kurumsal çalışmalar yürütülüyor. Vahşi türler için doğal yaşam alanları korunurken; evcil ırklarda genetik saflığın devamı için kontrollü üretim programları uygulanıyor. Türkiye'nin simgelerinden biri olan Ankara kedisi de nesli tükenme tehlikesi altında olması nedeniyle koruma altında bulunan türler arasında yer alıyor. En eski uzun tüylü kedi ırklarından biri olarak tanımlanan ve Avrupa'da "Angora" kedisi olarak bilinen Ankara kedisi, kendine has uzun ve parlak tüyleri ve farklı renkte gözleriyle dikkati çekiyor.

Kandil bu işe çok kızacak!

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı

08.08.2026 09:57:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kandil bu işe çok kızacak!
Kandil bu işe çok kızacak!
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı.



Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği titiz istihbari çalışmalar sonucunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Havadan JİHA'ların da destek verdiği operasyonda, 253 kilogram esrar ele geçirildi, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, uyuşturucuyla mücadeleye yönelik operasyonların kararlılıkla ve kesintisiz bir şekilde devam edeceği vurgulanarak, operasyonu başarıyla yürüten ve emeği geçen tüm güvenlik güçleri ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tebrik edildi.

Narko-terör



PKK terör örgütü, uluslararası raporlarda ve güvenlik kaynaklarında uyuşturucu ticaretini en birincil finansman kaynağı olarak kullanan tipik bir "Narko-Terör" örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Soğuk Savaş sonrası dönemde devlet sponsorluklarının azalmasıyla birlikte PKK, silah temini, lojistik altyapı ve militan iaşesini sürdürebilmek için uyuşturucu kaçakçılığı ağlarına doğrudan entegre olmuştur

Dev finansal hacim



Europol ve uluslararası istihbarat raporlarına göre, PKK'nın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği yıllık gelirin 1.5 milyar ile 3 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu devasa nakit akışı; silah alımlarında, kampların idamesinde ve kara para aklama faaliyetlerinde kullanılmaktadır.

Mekke Anlaşması ana gündem


 
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Ortak Savunma Anlaşması imzaladı. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlıyor ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlıyor. Anlaşmanın İsrail saldırganlığına karşı işleyip işlemeyeceği merak ediliyor. Anlaşmanın özellikle İsrail ve Yunanistan'da menfi karşılanması dikkat çekti. 

08.08.2026 06:53:00
Haber Merkezi
 
Mekke Anlaşması ana gündem
Mekke Anlaşması ana gündem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından, imzalanan üçlü anlaşmaya ilişkin ortak açıklama paylaşıldı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in, Suudi Arabistan Krallığı'na ziyarette bulunduğu hatırlatıldı.

Görüşmeler Mekke'de yapıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif ile Mekke'deki Safa Sarayı'nda bir araya geldiği, burada resmi görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, bu görüşmeler esnasında Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki müstesna ilişkiler ile karşılıklı çıkar alanına giren konuların ele alındığı kaydedildi.

Anlaşmanın içeriği

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihi ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma işbirlikleri temelinde, kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma işbirliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir."

Peki, İsrail; Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a saldırırsa anlaşma işleyecek mi?

Güncel gelişmelere bakıldığında şu anda Pakistan; Hindistan tehdidi altında bulunuyor. İki nükleer güç zaman zaman askeri olarak da karşı karşıya geliyor. Nitekim Mayıs 2025'te Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir bölgesindeki artan gerilim nedeniyle kısa süreli ama şiddetli sınır ötesi hava çatışmaları yaşanmıştı. Günler süren bu askeri kriz, tarafların ateşkes sağlamasıyla sona ermişti.

Suudi Arabistan ise halen ABD üslerinden ötürü İran'ın ve Yemen'deki Husilerin baskısı altında bulunuyor. Anlaşmanın düşük yoğunluklu savaşlarda devreye girip girmeyeceği net değil.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, yakın gelecekte İsrail tehdidi altında bulunuyor. İsrail'in Pakistan'ın ebedi düşmanı Hindistan ile yakın askeri ilişkileri var! İsrail sık sık Türkiye'yi de tehdit ediyor. Yahudi devletinin Suudi Arabistan'a saldırması ise bir kıvılcımla mümkün... Pakistan dün anlaşma imzalayan üç ülke içinde tek nükleer güç olarak öne çıkıyor. Peki Pakistan, Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a özellikle İsrail'e karşı nükleer şemsiye olur mu?

Anlaşmanın içeriği detaylarda yumuşatıldı

Öte yandan "Müslüman NATO' olarak adlandırılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu. Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıyor.
Yetkililer, anlaşmanın yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayisi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliği taşıdığını vurguluyor.
Türk yetkililer, "anlaşmanın saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" olduğunu ifade ediyor.

Adalet Komisyonu önünde gerginlik

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" düzenlemesi olarak bilinen 12 maddelik kanun teklifinin görüşmeleri olaylı başladı. Toplantı salonunun kapısında İYİ Partili vekiller ile AK Partili üyeler arasında salonun küçüklüğü ve kapıların açılmaması nedeniyle sert tartışmalar yaşandı

07.08.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), tarihi adımlardan biri olarak nitelendirilen "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki çerçevesini belirleyecek yasa teklifi için kritik bir viraja girdi.

Resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan 12 maddelik düzenleme, bugün saat 15.30 itibarıyla TBMM Adalet Komisyonu'nda masaya yatırıldı. Ancak görüşmeler öncesinde komisyon salonunun girişinde tansiyon yükseldi.

Kapıda "salon" kavgası: İYİ Partili vekiller tepki gösterdi

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanacak kurul öncesinde, salon kapısının geç açılması ve toplantının fiziki olarak yetersiz, küçük bir salonda yapılması muhalefetin tepkisini çekti.

TBMM Adalet Komisyonu salonu önünde bekleyen İYİ Parti milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında sert sözlü tartışmalar yaşandı. İYİ Partili vekiller, böylesine kritik bir kanun teklifinin kamuoyundan ve milletvekillerinden kaçırılarak dar alanlarda müzakere edilmek istendiğini öne sürdü. Gerginliğin ardından komisyon, tartışmaların gölgesinde ilk oturumuna başladı.

Komisyon başkanı yüksel: "Bir af düzenlemesi değil"

Gergin başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin içeriğine dair net mesajlar verdi. Söz konusu teklifin kesinlikle bir genel af niteliği taşımadığını vurgulayan Yüksel, "Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın sürelik kanayan yarasını sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı.

12 maddelik teklif neleri içeriyor?

Meclis Başkanlığına sunulan ve önümüzdeki hafta Genel Kurul'dan geçmesi planlanan teklifin öne çıkan hukuki detayları şunlar:

MGK Şartı ve 6 Aylık Süre: Düzenlemenin hayata geçmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün fiilen lağvedildiğini ve silah bıraktığını Resmi Gazete'de ilan etmesi gerekiyor. Bu ilanın ardından örgüt mensuplarına adli makamlara başvurmaları için 6 aylık süre tanınacak.

Ceza Ertelemeleri: Silah bırakma şartına uyanların; örgüt üyeliği, yardım ve propaganda gibi suçlardan aldıkları cezalar belirli sürelerle ertelenecek. 15 yıl altı hapis cezaları için 5 yıl, 15 yıl üzeri cezalar için 10 yıl infaz erteleme uygulanacak.

Hak Yoksunluğu Kontrolü: Cezası ertelenen kişilere erteleme süresine göre 2 ya da 3 yıl boyunca seçme ve seçilme gibi hak yoksunlukları uygulanacak. Süreç içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı düşecek ve infaz kaldığı yerden devam edecek.

Öcalan ve Yönetim Kadrosu Kapsam Dışı: Düzenlemede 1 Haziran 2005 öncesindeki ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları ile kasten adam öldürme gibi ağır suçlar tamamen kapsam dışı bırakıldı. Böylece teröristbaşı Abdullah Öcalan ve Kandil'deki tepe yöneticilerin yasadan yararlanmasının hukuken önüne geçildi.

Komisyondaki görüşmelerin hızla tamamlanarak kanun teklifinin önümüzdeki hafta Genel Kurul'a indirilmesi ve yasalaşması bekleniyor.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde bugüne nasıl gelindi?

1 Ekim 2025 – İlk Sinyal: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM yeni yasama yılı açılış resepsiyonunda DEM Partili milletvekilleriyle tokalaşarak yeni bir sürecin kapısını araladı.

22 Ekim 2025 – Tarihi Çağrı: Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında teröristbaşı Abdullah Öcalan'a hitaben, örgütü tasfiye ettiğini ve silah bıraktığını haykırması şartıyla "Umut Hakkı" kullanımı dahil yasal düzenlemelerin yapılabileceği tarihi çağrısını gerçekleştirdi.

Ekim - Aralık 2025 – Siyasi Trafik: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli'nin çağrısına tam destek verdiğini açıkladı. AK Parti, MHP ve DEM Parti hukukçuları arkada yasal zemin oluşturmak için teknik çalışmalara başladı.

Bahar 2026 – Bölgesel Görüşmeler: Sınır ötesindeki gelişmeler ve Türkiye'nin diplomatik adımları doğrultusunda terör örgütünün tasfiye sürecine yönelik uluslararası ve bölgesel istişareler yürütüldü.

5 Ağustos 2026 – Teklif Meclis'te: AK Parti, MHP ve DEM Parti gruplarından 360 milletvekilinin ortak imzasıyla hazırlanan 12 maddelik yasa teklifi resmi olarak TBMM Başkanlığına sunuldu.

7 Ağustos 2026 (Bugün) – Komisyonda İlk Oturum: Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda muhalefet partilerinin fiziki alan yetersizliği protestoları ve sert tartışmalar eşliğinde ilk kez görüşülmeye başlandı.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

Anlaşmanın detayları belli oldu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu

07.08.2026 16:20:00
AA
 
Anlaşmanın detayları belli oldu
Anlaşmanın detayları belli oldu
Konuyla ilgili yetkililerden alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan Mekke Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor.

Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.

Mekke Anlaşması, artan bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele zemini oluşturmak amacıyla bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların somut sonucu olarak görülüyor.

Anlaşmanın, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor.

Herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmeyen Mekke Anlaşması, mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayarak bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir işbirliği zemini oluşturuyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki köklü kardeşlik bağlarını pekiştiren, kendi savunmalarının yanı sıra bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlayacak bir anlaşma niteliği taşıyor.

Anlaşma, "bölgede barışın, huzurun ve güvenliğin destekleyici unsuru" olarak değerlendiriliyor.

"Türkiye'nin NATO üyeliği ile bölgesel ortaklıklarının birbirinin alternatifi olmadığını, güvenlik yükünün paylaşılmasını sağlayan tamamlayıcı yapılar" olduğunu belirten yetkililer, "Bu anlaşma saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" değerlendirmesinde bulundu.

"Mekke Anlaşması'nın, hiçbir ülkeyi hedeflemediğini, mevcut diyalog kanallarını kapatmadığını" vurgulayan yetkililer, anlaşmanın, taraflardan birine yönelik silahlı saldırıyı tümüne yapılmış sayarak Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca ortak savunma, meşru müdafaa ve karşılıklı güvenlik taahhüdünü teyit ettiğini bildirdi.

Yetkililer, bu anlaşmanın, yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliğinde olduğunu dile getirdi.

Türkiye açısından bakıldığında, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın, bölge ve İslam dünyası için her anlamda tarihi nitelikte olduğu yorumunu yapan yetkililer, "bölgedeki güvenlik mimarisinin Mekke Anlaşması ile yeniden dizayn edildiği" değerlendirmesini yaptı.

Anlaşmayla Türkiye'nin başka çatışmalara sürüklenmediğini, bölgesel etkisini ve tecrübesini bölgenin güçlü aktörleriyle birleştirdiğini belirten yetkililer, "Türkiye değişen ve karmaşıklaşan uluslararası güvenlik ortamında işbirliği seçeneklerini çeşitlendiren bir düzenlemeye imza atmıştır. Türkiye'nin Mekke Anlaşması'na imza atması, küresel deniz ticaret yollarının güvenliğini güçlendirerek ihracata, enerji tedarikine ve ekonomik istikrara katkı sağlayacaktır. Anlaşmaya katılım, Türk askerinin her bölgesel krize gönderileceği anlamına gelmemektedir. Kuvvet kullanımı ve askeri harekat kararları anayasal düzen ile ulusal karar mekanizmaları çerçevesinde alınacaktır." ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın, Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerine zarar vermediğini vurgulayan yetkililer, şunları kaydetti:

"Anadolu'dan Hicaz'a, İslamabad'dan Riyad'a uzanan kardeşlik hattı, ortak değerlerin ve zor zamanlarda birbirinin yanında duran milletlerin iradesini temsil etmektedir. Mekke Anlaşması Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki işbirliği, tarihi bir sorumluluğun günümüzdeki stratejik karşılığıdır. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler yalnızca devletler arası çıkarlara değil, ortak tarih, inanç, kardeşlik ve dayanışma bağlarına dayanmaktadır."

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Avcılar Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması kapsamında İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 12 zanlı Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi

07.08.2026 09:04:00
AA
 
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiğinin belirlenmesi üzerine "ihaleye fesat karıştırma" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiği belirlenmişti.

Kamu zararının oluşmasına yol açtıkları gerekçesiyle 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul, Ankara, Balıkesir ve Bitlis'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli yakalanmıştı.

Hakkında gözaltı kararı verilen bir şüphelinin sağlık sorunları sebebiyle hastanede tedavi gördüğü, bir zanlının ise başka bir suçtan cezaevinde olduğu öğrenilmişti.

Hakkında gözaltı kararı verilen 14 isim şu şekilde:

"Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu Başkanı Seçkin Özcan, Yaklaşık Maliyet Komisyonu üyesi İsmail Kurtuluş, Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu üyesi Salman Kalmaz, Fen İşleri Müdürü ve ihale yetkilisi Nevzat Yalçın, İhale Komisyonu üyeleri Dursun Yavuz, Kemal Baki, Kemal Kenar, bazı inşaat ve asfalt firması yetkilileri Gülay Güneş, Burak Güneş, Furkan Karaca, Behçet Hırdar, Celal Hırdar, Mustafa Timur ve Yüksel Kırıcı."
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.