logo
20 HAZİRAN 2026

İmamoğlu KİPTAŞ’taki 'satış oyununu' anlattı

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ile birlikte "KİPTAŞ Tuzla Meydan Evleri"nin temelini atma törenine katıldı. Burada yaptığı konuşmada İmamoğlu, "Eski KİPTAŞ yönetim kurulu kararı alıyor. Diyor ki; 'Ben, Başakşehir'deki şu arsayı satın alacağım.'  Bir gün sonra bu arsayı, ne hikmetse bir uyanık vatandaş alıyor 11 milyon dolara. Cuma günü de KİPTAŞ'a 47 milyon dolara satıyor. 28 milyon dolar arada fark. Kim bu uyanık? Onların da kayıtları var. Kim bu yönetim kurul kararını alanlar? Onların da kayıtları var" dedi

01.06.2021 11:47:00
İmamoğlu KİPTAŞ’taki 'satış oyununu' anlattı
İmamoğlu KİPTAŞ’taki 'satış oyununu' anlattı
TUZLA / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ, Anadolu Yakası'ndaki yeni sosyal konut projesi, "Tuzla Meydan Evleri"nin temelini attı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun katılımıyla, Mimar Sinan Mahallesi'ndeki şantiye alanında gerçekleştirilen temel atma töreninde; Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, CHP PM üyesi Eren Erdem ve İBB üst yönetimi hazır bulundu. Törende, ilk konuşmayı KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt yaptı. Projenin detaylarıyla ilgi bilgiler paylaşan Kurt, "insan odaklı" bir iş anlayışına sahip olduklarını vurguladı. Sosyal projeler ve kentsel dönüşüm konusunda adı geçen bir şirket olarak anılmak istediklerinin altını çizen Kurt, "Bilindiği üzere, sosyal konut dendiği zaman akla, ilk başta belli bir gelir seviyesine hitap eden küçük metrekareli daireler ve kalitesi düşük daireler akla geliyor. Bizim için ise sosyal konut, merkezinde insan olan, tasarım odaklı, projelendirilmiş, projesi ile hem kendine hem çevresine değer katan projelerdir" dedi.

Kurt: İnsan odaklı çalışıyoruz

Yaşanan ekonomik kriz nedeniyle gerçekleşen maliyet artışlarının kendilerini de etkilediğine dikkat çeken Kurt, tüm bunlara ve karşılarına çıkarılan engellemelere rağmen vatandaşın yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı. Kurt, proje içinde yer alan kreşten, site sakinlerinin yanı sıra mahalle halkının da yararlanabileceğinin müjdesini verdi. Kurt'un ardından konuşan Tuzla Belediye Başkanı Yazıcı ise, İBB ve KİPTAŞ'a, Tuzla'da başlattıkları bu projeden dolayı teşekkürlerini iletti. Proje içerisinde kreş hizmetinin yer alacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Yazıcı, projenin ruhsatlandırılmasında bazı sorunlar olduğunu iddia etti. TBMM'den konuyla ilgili çıkan karar uyarınca, belediye meclislerinden karar alınması gerektiğini savunan Yazıcı, bu nedenle imar planları uygulamasında sorun yaşanabileceği görüşünü ileri sürdü.



İmamoğlu: Duvarları kaldırıyoruz

Yazıcı'nın ardından konuşan İmamoğlu, sözlerine, projede emeği geçen herkese teşekkür ederek başladı. Son yıllarda İstanbul'da, etrafı duvarlarla çevrili site modelinin gelenek haline geldiğini belirten İmamoğlu, kendisinin de inşaat sektöründen gelen bir kişi olarak benzer projeler ürettiğini kaydetti. "Aslında şehre sırtını dönen, şehirden uzaklaşan, hele hele aslında çok övündüğümüz kendi komşuluk ve mahalleli kültüründen tümden uzak ve bize yakışmayan, dünyanın birçok çağdaş şehrinde hiç ama hiç görmediğiniz bir usulü, bir gelenek haline getirdik" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

"Bu değişimi sağlamamız lazım. Buna öncülük etmek, bir müteahhide ya da serbest piyasadan bir firmaya, kuruma ait değildir. Buna öncülük etmek, KİPTAŞ gibi kamu eliyle yapılan yapılarda, çevre ile bütünleşme ve çevre ile birleşme duygusunu, o cesareti göstererek çevreye de o ilçeye de o şehre de katkı sunma duygusunu önde tutmalıdır. Bu, insanların buluşmasına, ortak kullanım zenginliği yaratabilecek yeşil alanların bütünleşmesine fırsat tanır. Dünyanın bütün gelişmiş kentlerinde, yaşam alanları böyle tasarlanır. Ama biz, ne yazık ki bunun tam tersi bir süreci tercih ediyoruz. Bazen bariyerler kurarak, duvarlar örerek güvenliği sağlayacağımızı düşünüyoruz ve yaşıyoruz. Ne yazık ki, bazen bu bariyerler, bu güvenlik duvarları, çoğu zaman devlet eliyle bizler bu işi yapsak da güvensiz ortamların varlığına sebep olur. Bunun değişmesi adına atılan bu cesur adımları da alkışlıyorum, değerli buluyorum."

'Duran metro hatlarının maliyeti 11 milyar lira'

Tuzla'ya dönük çalışmalarının devam edeceğine vurgu yapan İmamoğlu, bu hizmetlerden birinin de yeni metro hattı olacağını kaydetti. "Finans buldukça, gerçekçi açıklamalarla süreci tanımlıyoruz. Aksi takdirde yanılgı büyük olabiliyor" diyen İmamoğlu, "Bazen ta 2015'te, 16 da başlayan bir projenin bugün hala devam ediyor olmasının, ne yazık ki ne bir kamu bütçesine faydası var, ne de vatandaşa bir faydası var. Basit bir örnekle; 12 metro hattın 10'u, şu anda aktif bir biçimde İstanbul'da inşa halinde. Ve bu 10 hattın, gecikmeden kaynaklı ve bu son dönemde yaşadığımız ekonomik krizden dolayı İstanbul halkına maliyeti, sadece döviz kurlarından dolayı ve özellikle sürecin getirdiği yüklerden dolayı, 11 milyar liranın üstünde. Dolayısıyla biz, bu anlamda yaptığımız ve yapacağımız her işi doğru, zamanlı, projesinden finansmana bütünleştirip, ondan sonra süreci tanımlayarak, vatandaşımıza duyuru yapıp, gerçekten vatandaşımızın hangi zamanda o hizmete sahip olacağını, yanılmamak üzere tanımlayarak süreci yönetmek arzusundayız. Tuzla'nın bu önemine dönük birçok projenin de içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.

'Marmara'yı ortak akılla kurtarabiliriz'

İstanbul'un birikmiş sorunları olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, "İstanbul'un yoğun yapılaşması, yoğun bir nüfusla beraber gelen birtakım sorunlarının çözümü bitmez. Birikmiş olan sorunların da farkındayız. Elbette ki, 25 yıllık İBB yönetimi sürecinde çok iyi yapılan şeylerin yanı sıra, ihmal edilmiş süreçler de var. Şu bir gerçek: Bu işler, yaklaşık 2 yıllık bir yönetimin, bir anda düzelteceği bir sihirli değnek marifetini de sahip değil. Ama sorumlu bir yönetimiz. Bu sorumluluğumuzu da en üst seviyede, başta ilçe belediyeleri ile paylaşarak yönetmenin zaruret olduğunu, böyle olmazsa başarının olmayacağını bilen birisiyim" dedi. Sözü, Marmara Denizi'nde yaşanan "deniz salyası" sorununa getiren İmamoğlu, "Yıllardır birikmiş birtakım sorunların çözümü noktasında, ülkemizin en üst yönetimlerinden; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan Tarım Bakanlığı'na, kıyısı olan -İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere bütün belediyelerin, ortak akılla Marmara Denizi ile ilgili sıkı bir eylem planı çalışma zorunluluğumuz vardır. Bu konuda, var olan bilimsel çalışmalarımız, var olan içeriksel çalışmalarımızı ilgili kurumlarla paylaşacağımız gibi, bu hususta iç bünyemizde oluşturduğumuz çalışma grubunu etkin bir biçimde büyüterek, Türkiye'mizin ilgili bütün kurumlarıyla eklenmesi hususunda, sorumlu bir biçimde bu süreci ele alacağımı da buradan duymak istiyorum" diye konuştu.



'Bu kente ihanet etmemeliyiz'

Geçtiğimiz 29 Mayıs'ta İstanbul'un Fethi'nin 568. yıl dönümünün kutlandığını belirten İmamoğlu, "Yaşadığımız bu şehrin, dünyanın en kıymetli kenti olduğunu, her daim dünyanın birinci sınıf, birinci derece, çoğu zaman birinci sıra ekonomi merkezlerinden, siyasi merkezlerinden biri olduğunu; dolayısıyla bu kentte yaşamanın, 16 milyon insanın birinci derece sorumluluğu olduğunu unutmamalıyız.  Bu kente ne ihanet etmeliyiz ne de ihanet edenlere fırsat vermemeliyiz. O bakımdan hep, 'Allah'ım, bu şehre bir yanlış yapmak fırsatı verme; bir yanlış yapma ihtimali varsa bunun bertaraf olması için bana yardımcı ol ya Rabbi' diye dua ederim. Allah, bu kenti ihanetten korusun" ifadelerini kullandı.

'Yeşilpınar'daki vatandaşlarımızla görüşeceğim'

KİPTAŞ Genel Müdürü Kurt'un, projenin detaylarını anlatırken kullandığı, "Bazı farklı gündemlerle, başarımızın önüne geçilmesi…" sözlerine açıklık getiren İmamoğlu, şöyle konuştu:

"Belki Şadi Başkan'ım yanlış anlamış olabilir. Ali Kurt'un ifade ettiği, en son Eyüpsultan'da yaşadığımız olay. Tümden bir bize ait mülkiyet olan ve yine bu şekilde, yeşili dışa dönük olarak kurgulanan bir kentsel dönüşüm projesi. Yıllardır sorunun çözümü için orada vatandaşlarımızın bizden iyi haber beklediği ve yüzde 100'ünün onay vermesi konusundaki ısrarımı başardılar. 'Bir kişi bile eksik olsa, başlamayacaksınız' dedim. Yüzde 100'ün onayını alarak başlatılan projede, sanki orada bir park yok edilecekmiş gibi algı oluşturuldu. Tam aksine biz, daha doğru bir projelendirme ile oraya kalıcı güzel bir parkı hediye edeceğiz. Bu açıklamalara rağmen, bir kısım vatandaşımızın, belki yanlış anlayarak, belki yanlış yönlendirilerek ortaya koydukları bir protesto oldu. Oysa daha önceki KİTAŞ yönetim orayı satılığa çıkardı. 'Uğraşamıyorum, satılığa çıkarıyorum, alan yapsın' dediği bir yerde, tereyağından kıl çeker gibi, her vatandaşı mutlu edecek bir süreci başlattık. Hatta benim o temel attığım gün, bir arbede diye tarif edilen, 7-8 vatandaşın olduğu bir yerde, 50'ye yakın polis gördüm ben orada. O 7-8 vatandaş, 50 güvenlik görevlisini nasıl aştı da benim araba zannedip, güvenlik görevlisi olan aracımın kapısını açtı ve kadıncağız sürüklendi. Çok da üzüldüm. İlgili arkadaşlarımı evlerine gönderdik, görüştüler. Ben de inşaatı denetime gittiğimde, oradaki vatandaşlarla buluşacağım. Bu nahoş olayın gündeme getirilmesi, oradaki güzel çalışmanın önüne geçti. Ali Bey'i rahatsız eden bu. Bunu bilmeniz lazım Şadi Bey."

'İçişleri bakanlığı dosyaları elimizden aldı'

"Tabii beni rahatsız eden şeyler de var" diyen İmamoğlu, geçmiş yönetim döneminde gerçekleştirilen şaibeli bir satış yöntemini, şu sözlerle anlattı:

"Az önce Şadi Bey'in de ifade ettiği gibi, işte 'Burayla ilgili yeşil alan kararı aldım...' Hukuksuz kararlar, anlamsız kararlar ne kamuoyu vicdanında ne de hukukta karşılık bulur sevgili Başkan'ım. Yani bir örnek vermem gerekirse; bugün günlerden pazartesi. Pazartesi günü, KİPTAŞ yönetim kurulu kararı alıyor. Diyor ki; 'Ben, Başakşehir'deki şu arsayı satın alacağım.'  Bir gün sonra bu arsayı, ne hikmetse bir uyanık vatandaş alıyor 11 milyon dolara. Cuma günü de KİPTAŞ'a 47 milyon dolara satıyor. 28 milyon dolar arada fark. Pazartesi günü, 'Burayı ben alacağım' diye yönetim kurul kararı var. Arada biri geliyor, -çok akıllı, gökten iniyor- satın alıyor burayı. Belgeleriyle, evraklarıyla cuma günü de KİPTAŞ gidiyor, bu uyanıktan burayı satın alıyor. Kim bu uyanık? Onların da kayıtları var. Kim bu yönetim kurul kararını alanlar? Onların da kayıtları var. Bunu alıyoruz KİPTAŞ olarak. Bir önceki yönetim. Proje yapıyoruz, 300-400 konut. KİPTAŞ'ın önünde maketi yapılıyor. KİPTAŞ'ın önünde. Şu anda girişte. 'Kaldırmayın' dedim, 'Bu sürekli burada duracak.' Böyle kocaman bir maket, 400 küsur konut. Biz yönetimi aldıktan birkaç ay sonra, 'Yeşil alan yaptık' diye karar alınıyor İBB Meclisi'nde, Umarım siz de ona el kaldırmamışsınızdır. Şimdi buna derler ki, 'Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.' Bu olmaz, yapmayın. Bunun önüne geçmemiz lazım. Bunu burada çok kıdemli, çok değerli, Tuzla halkı tarafından sevilen bir belediye başkanısınız. Bu tür davranışların önüne geçmemiz lazım. Bunun, 'Bugün size, yarın bana' sı olmaz. Yapılan her yanlış, vatandaşa yapılan yanlıştır. Kamu zararı ne kadar? 400-500 milyon. Bir işte. Soruşturma süreci başlattık. Suç duyurusunda bulunduk. Ama İçişleri Bakanlığı geldi, dedi ki, 'Sen buraları soruşturamazsın. Ver 50 dosyayı. Ben soruşturacağım. Dosyalar İçişleri Bakanlığı müfettişlerinde bakalım ne olacak? Merakla bekliyorum."

Konuşmaların ardından İmamoğlu ve beraberindeki heyet, temele ilk betonu atan butonlara birlikte bastı.

Çevreci site

Proje, ilk günden itibaren şeffaf ve katılımcı bir anlayışla hayata geçirildi. Proje sürecinde yayınlanan ve 21 bin 198 katılımcının yanıtladığı ankette alınan cevaplar, projenin mimari ve ödeme koşulları üzerinde yönlendirici oldu. 149 konut ve 9 ticari birimden oluşan "KİPTAŞ Tuzla Meydan Evler" ile bir ilke imza atılacak. İlk kez bir sosyal konut projesinde uygulanacak "Gri Su Geri Kazanım" sistemiyle hem bu evlerde yaşayanlar hem İstanbul kazanacak.

Çevre dostu sosyal konut projesindeki sistem sayesinde evlerde kullanılan sular (duş, küvet, lavabo, çamaşır makineleri ve mutfaklardan vb. gelen evsel nitelikli atık sular) arıtılarak yeniden (klozetlerin rezervuarlarında ve bahçe sulaması için) kullanılacak. Böylece hem bu evlerde yaşayanların su faturalarından hem de sadece bir günde ortalama 100-150 kişinin ihtiyacı olan yaklaşık 20 bin litre sudan tasarruf edilerek, doğal su kaynaklarının ve çevrenin korunmasına önemli katkıda bulunulacak.

Uygun ödeme koşulları sağlandı

Uygun ödeme seçeneklerine sahip proje için ön talepler, 31 Mayıs itibariyle başladı. Projeye başvurmak için, başvuru sahibinin T.C. vatandaşı ve reşit olması, kendisi veya eşine ait tapuda kayıtlı, kat irtifaklı ya da kat mülkiyetli bağımsız bölümün olmaması, en az son bir yıldır İstanbul'da ikamet etmesi (Ayrıcalıklı gruplarda; şehit aileleri, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimleri, en az yüzde 40 oranında engelli vatandaşlar ve sağlık çalışanları için bu şart aranmayacaktır.) ve daha önce KİPTAŞ'tan konut satın almamış olması şartları bulunuyor. Ancak ebeveynleri ile yaşayan 18 yaşını doldurmuş tüm bireyler, üzerine ev olmaması ve diğer şartları taşıması halinde projeye başvurabilecek. Projeye başvurular, 31 Mayıs ve 14 Haziran (saat 17.00) tarihleri arasında, online olarak alınacak. Katılım bedeli yine internet üzerinden kredi kartı veya havale/EFT ile ödenebilecek.

 

 



YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) Türkiye'deki 81 ilin yanı sıra Lefkoşa ve Belgrad'da düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) başladı

20.06.2026 10:40:00 / Güncelleme: 20.06.2026 11:18:04
AA
YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı
YKS'nin ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi başladı

TYT'de ter dökecek adaylar, sabah saatlerinden itibaren aileleriyle sınava girecekleri okullara geldi.

Ailelerine sarılarak, sınav hakkında son konuşmaları yapan adaylar, sınav giriş kağıtları ile kimlik kartlarının kontrol edilmesi ve güvenlik kontrollerinin ardından salonlara yönlendirildi.

Öğrenciler daha önce sınava alınmayacağı duyurulan eşyalarını ailelerine ve emanet noktalarına bıraktı.

YKS için salonlara girişler saat 10.00'da sona ererken okul görevlileri, kapının kapanmasına sayılı dakikalar kala adayları uyardı.

Bazı öğrencilerin okullara geç kalmamak için koşarak geldiği görüldü.

Diğer veliler, sınava son anda yetişen adaylara alkışlarla moral verdi.

Giriş saatinin sona ermesinin ardından kapılar kapatıldı. Sınava geç kalan bazı adaylar bu andan itibaren binalara alınmadı.

Çocukları sınava giren bazı veliler okulların önünde Kur'an-ı Kerim okuyup dua etti.

Bazı veliler, okul çevresinde taburelerde otururken bazıları da araçlarında heyecanla çocuklarını beklemeye başladı. 

2.5 milyona yakın aday başvurdu

2026-YKS kapsamında saat 10.15'te başlayan, 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu TYT, bu yıl 7 bin 202 bina ve 134 bin 675 salonda uygulanıyor.

TYT'de adaylara Türkçe Testi'nde 40, Sosyal Bilimler Testi'nde 20, Temel Matematik Testi'nde 40, Fen Bilimleri Testi'nde 20 soru olmak üzere toplam 120 soru sorulacak ve 165 dakika süre verilecek.

Türkiye genelindeki 81 il, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da düzenlenen TYT'de 340 bin 321 kişi görev alıyor.

Adaylar, saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmadı. T.C. kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında T.C. kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günleri açık bulunduruluyor.

TYT'ye, ihtiyaca göre oluşturulan erişilebilir binalardaki uygun sınav salonları için 15 bin 360 engelli aday başvurdu.

4 ilçede ilk kez YKS uygulanıyor

Antalya'nın Gazipaşa, Konya'nın Ilgın, Aydın'ın Kuşadası ve Trabzon'un Of ilçelerindeki sınav merkezlerinde bu yıl ilk kez YKS gerçekleştirilecek.

Ayrıca, 10 bin 880 şehit ve gazi yakını ile gaziler sınav ücretinden muaf tutuldu.

 

Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?


 
Tip 1 diyabet genellikle çocukluk ya da genç yaşlarında aniden gelişir. Tip 2 diyabet ise daha ziyade ileri yaşlarda ortaya çıkar. Tip 1 diyabet belirtileri daha ağır seyreder. Tip 2'de ise belirtileri uzun süre farketmemek mümkün. 

20.06.2026 03:17:00
MURAT ÇORBACI
Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?
Tip 1 ve Tip 2 diyabet belirtileri farklı mı?

Tip 1 diyabet genellikle çocukluk ya da genç yaşlarında aniden gelişir ve bireye bağlı olarak aşağıdaki belirtilere neden olabilir:

• Anormal susuzluk ve ağız kuruluğu
• Sık idrara çıkma
• Yatmadan önce idrar kaçırma
• Enerji eksikliği ve aşırı yorgunluk
• Sürekli açlık
• Ani kilo kaybı
• Bulanık görme
Tip 1 diyabet, bazen bu belirtilerden bazılarının varlığında yüksek kan şekeri seviyeleri ile teşhis edilir.

Tip 2 diyabette durum

Genellikle 50'li yaşlardan sonra kendini gösteren Tip 2 diyabetin belirtileri ise şunlar:

• Çok sık idrara çıkma
• Aşırı susuzluk
• Aşırı açlık
• Bulanık görme
• Enerji eksikliği ve aşırı yorgunluk
• Ellerde ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanma
• Yavaş yara iyileşmesi ve tekrarlayan enfeksiyonlar

Tip 2 diyabetli birçok kişi, belirtiler genellikle Tip 1 diyabeti olanlar kadar belirgin olmadığı ve teşhis edilmesi birkaç yıl sürebildiği için durumlarının farkında olmadan uzun süre yaşayabilir.

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti


 
Türkiye'de tam bir tır dehşeti yaşanıyor. Trafik kurallarını ve sürüş emniyetini hiçe sayan trafik teröristleri, her gün çoğu ölümlü onlarca kazaya imza atıyor.

20.06.2026 02:48:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:55:03
HABER MERKEZİ/AA
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tırın çarptığı cipin sürücüsü yaralandı. F.E. idaresindeki tır, Şingah Mahallesi eski hastane kavşağında kırmızı ışıkta geçti. Tır, bu sırada kavşaktan geçmeye çalışan M.K'nin kullandığı 27 ABT 629 plakalı cipe hızla çarptı.

İhbar üzerine kaza yerine, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kazada hafif yaralanan cip sürücüsü M.K, sağlık ekiplerince Bayburt Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Öte yandan, kaza anı güvenlik kamerasınca kaydedildi. Görüntülerde, kırmızı ışıkta geçen tırın cipe çarptığı anlar yer alıyor.

Tır dehşeti bitmiyor

Türkiye'de tır dehşeti sıradan bir hale geldi. Her gün onlarca trafik cinayetine imza atıyorlar. Şehirler arası yolda otobüsle seyahat edin, dehşeti göreceksiniz... Bir ayağını, özellikle de sol ayağını direksiyonun sol tarafına koyan onlarca tır sürücüsü ile karşılaşacaksınız. Durum bu olunca kazalar kaçınılmaz oluyor!

Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

İzmir'in Seferihisar Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında, aralarında Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P'nin de olduğu gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

20.06.2026 02:00:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:36:34
AA
Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı
Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında yakalanan 7 şüpheli, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P, inşaat firması yetkilileri S.B. ve R.K.B, kamu görevlisi Ö.A. ile şirket yetkilisi R.Ö. çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.

Tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, şirket çalışanı M.C.H. ise serbest bırakıldı.

Soruşturma

Seferihisar Belediyesi ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşların, inşaat ve imar süreçlerine ilişkin işlemler karşılığında menfaat temin ettiklerine yönelik soruşturmada, 17 Haziran'da aralarında Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İ.G.P'nin de olduğu 6 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerle bağlantısı olduğu öne sürülen Güzelbahçe'nin daha önce tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay ile şirket çalışanı M.C.H. de 18 Haziran'da yakalanmıştı.

Söz konusu 8 şüphelinin dün İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanmış, şüphelilerden '''''''S.Y. sağlık sorunları nedeniyle ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Diğer şüpheliler ise adliyeye sevk edilmişti. 

Başakşehir'de tüyler ürpertici cinayet


 
Başakşehir'de başına taşla vurularak öldürülmüş kadın cesedi bulundu. Kadının nişanlısı olduğu öğrenilen şüpheli gözaltına alındı.

20.06.2026 01:18:00
HABER MERKEZİ/AA
Başakşehir'de tüyler ürpertici cinayet
Başakşehir'de tüyler ürpertici cinayet

Başakşehir'de boş arazide başına taşla vurularak öldürülmüş kadın cesedi bulundu. Şahintepe Mahallesi İstiklal Caddesi'ndeki boş arazide hareketsiz yatan bir kadını gören vatandaşlar polise ihbarda bulundu.
Olay yerine gelen ekipler kadının kafasına taşla vurularak öldürüldüğünü belirledi. Yapılan incelemelerde cesetin Sultan Ç'ye ait olduğu tespit edildi.

Nişanlısı gözaltında

Olay yeri inceleme ekipleri ve cumhuriyet savcısının incelemelerinin ardından cenaze Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Polis, kadının nişanlısı olduğu öğrenilen şüpheli Vedat Ç.'yi gözaltına aldı.

Erdoğan metro açılışında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'na ilişkin, "Toplam 69 kilometre uzunluğundaki metro projemizi bugün tamamlayarak Türkiye'yi en uzun ve en hızlı metro hattıyla buluşturuyoruz" dedi

19.06.2026 19:20:00
AA
Erdoğan metro açılışında konuştu
Erdoğan metro açılışında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın Kayaşehir istasyonu önünde düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, açılışını yaptıkları hattın Halkalı-Arnavutköy kesiminin ülkeye, millete, hat üzerindeki yerleşim yerlerine ve tüm İstanbul'a hayırlı olmasını diledi.

Hattın İstanbul'a kazandırılmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını, sinyalizasyon sistemini geliştiren ASELSAN ve TÜBİTAK'ı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine kadar herkesi tebrik eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sultan Fatih'in şehrine yine Sultan Fatih'in tavsiyelerini kendimize rehber kılarak aşkla hizmet ediyoruz. Ne demişti o büyük Sultan? 'Hüner bir şehir bünyad etmektir, reaya kalbin abad etmektir.' İşte biz de meftunu ve maşuku olduğumuz güzel İstanbul'umuzu mamur etmek, ihya ve inşa etmek, İstanbul halkını hak ettiği hizmet standardıyla buluşturmak için gece gündüz koşturuyoruz. Bilhassa raylı sistemler noktasında büyük bir çaba içindeyiz. İşte şimdi buraya gelirken 120 kilometre hıza kadar ulaştık. 16 milyon nüfusu, yıllık 20 milyona yaklaşan ziyaretçisiyle dünyanın en büyük metropollerinden biri olan şehrimizi demir ağlarla ilmek ilmek örüyoruz."

Toplamda 16 istasyondan oluşan 69 kilometre uzunluğundaki Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi'ni iki ayrı koldan hayata geçirdiklerini anlatan Erdoğan, projenin 37,5 kilometrelik kısmını Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve 31,5 kilometrelik kısmını ise Halkalı-İstanbul Havalimanı metrosu olarak şehrin hizmetine verdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gayrettepe'den Halkalı'ya kesintisiz ulaşım imkanı sağlayacak hattın Gayrettepe'den Arnavutköy'e kadar olan 47 kilometrelik kesimini geçen yıllarda devreye aldıklarını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kağıthane-İstanbul Havalimanı kesimini 22 Ocak 2023'te, Kağıthane-Gayrettepe arasını 29 Ocak 2024'te, Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimini ise 2024 yılının mart ayında İstanbul halkının istifadesine sunduk. Daha önce hizmete açtığımız bu 47 kilometrelik kesimde, İstanbul Havalimanı'nda yapacağımız hızlı tren hattı, Kağıthane istasyonunda Mahmutbey-Mecidiyeköy-Kabataş metro hattı, Gayrettepe istasyonunda Yenikapı-Hacıosman metrosu ve metrobüs ile entegrasyon sağladık. Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimindeki Arnavutköy Hastane ve Taşoluk istasyonlarını da bu sisteme dahil ettik. Böylece başta bu hatlar üzerinde yaşayan kardeşlerimiz olmak üzere milyonlarca İstanbullunun ulaşımını ciddi ölçüde kolaylaştırdık. Şimdi bütün bu çalışmalarımızı taçlandırıyoruz. Toplam 69 kilometre uzunluğundaki metro projemizi bugün tamamlayarak Türkiye'yi en uzun ve en hızlı metro hattıyla buluşturuyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın Kayaşehir istasyonu önünde düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, Halkalı-Arnavutköy kesiminin hizmete girmesiyle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da en uzun metrolarından birinin tamamlanmış olduğunu söyledi.

Hattın 22 kilometre uzunluğundaki Halkalı-Arnavutköy kesiminin, İbn Haldun Üniversitesi, Kayaşehir, Olimpiyatköy, Halkalı Stadı ve Halkalı olmak üzere 5 yeni istasyona sahip olduğunu kaydeden Erdoğan, şu bilgileri paylaştı:

"Bu istasyonlar sayesinde önemli bağlantılar tesis edilmiştir. Kayaşehir istasyonunda Bakırköy-Kirazlı-Başakşehir-Kayaşehir metrosu ile Olimpiyatköy istasyonunda ise Ataköy-İkitelli Olimpiyat metrosu ile entegrasyon sağlandı. Halkalı Stadı istasyonunda yapımı devam eden Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt metrosu ile bağlantı kuruldu. Halkalı istasyonunda da yüksek hızlı tren hatları, Marmaray, Halkalı-Bahçeşehir Banliyö Hattı ve Yenikapı-Kirazlı-Halkalı metrosu ile tam entegrasyon gerçekleştirildi. Milyonlarca vatandaşımız, İstanbul'un merkezi noktalarına zahmetsiz bir şekilde ulaşım imkanına kavuştu. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum."

Yapımı süren metro hatlarıyla İstanbul'daki raylı sistem uzunluğu 191 kilometreye çıkacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan yeni hat sayesinde seyahat sürelerini de ciddi manada azalttıklarına işaret ederek, "Halkalı-İstanbul Havalimanı arasını 30 dakikaya, Halkalı-Göktürk arasını 43 dakikaya, Halkalı-Kağıthane arasını 54 dakikaya, Halkalı-Gayrettepe arasını ise 57 dakikaya düşürüyoruz. Küçükçekmece-Kemerburgaz arası 50 dakikaya inerken, Başakşehir-Kağıthane arası da inşallah 48 dakika olacaktır. Projenin 25 senede vakitten 117 milyon saat tasarruf ettirmesini, ekonomik faydanın ise toplam 935 milyon avroyu bulmasını bekliyoruz. Bunların da şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

"Aşkınan çalışan yorulmaz." diyen Erdoğan, bu inançla İstanbul için raylı sistem çalışmalarını aralıksız devam ettirdiklerini belirterek, "4,5 km uzunluğundaki Altunizade-Çamlıca Camisi-Bosna Bulvarı Metro Hattı'nın inşası sürüyor. İlaveten 6,3 kilometrelik Yavuztürk-Kazım Karabekir-Topağacı-Ümraniye Spor Köyü raylı sistem hattının yapımı da devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu 191 kilometreye çıkacak." ifadelerini kullandı.

"İstanbul beceriksizliği, vizyonsuzluğu kaldırmaz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Şehrimiz yeni metro hatları kazandıkça İstanbul'un beceriksiz idarecilerin elinde artık eziyete dönüşmüş trafiğini rahatlatacağız. Bunun da en büyük faydasını, işe geç kalmamak için arabalarında uyuyan, araçlarını hafta içi yatakhaneye çeviren İstanbullu kardeşlerimiz görecek. Milletin kaynakları, para kuleleri, baklava kutuları, kişisel kariyer hesapları yerine bugün burada olduğu gibi hizmete, esere, yatırıma harcandıkça hem İstanbul'un hem de İstanbullunun yüzü gülmeye başlayacak. Bunun için ne diyoruz? 'İstanbul beklemez.' diyoruz. 'İstanbul ihmale gelmez. İstanbul beceriksizliği, vizyonsuzluğu kaldırmaz.' diyoruz. Merhum şair Orhan Seyfi Orhon'un, 'Sihrinle füsununla gururunla nazınla/Altın Haliç'in, Marmara'n, aşık Boğaz'ınla/Endamını sarmakta ipek tüllü karanlık/Türk'ün güzel İstanbul'u mesut uyu artık.' dediği İstanbul'un gevşekliğe, umursamazlığa, boş vermişliğe asla tahammülü olmaz."

İstanbul'u sevmenin aşkla hizmet etmeyi, bu şehre kıymet vermenin taş üstüne taş koymayı, bu şehri önemsemenin sorunlarıyla, dertleriyle ilgilenmeyi gerektirdiğini ifade eden Erdoğan, "Biz de işte bunu yapmanın peşindeyiz. İstanbul'a olan şükran borcumuzu hakkıyla ödemenin gayretindeyiz. Kim ne derse desin, İstanbul'u kaderine terk etmemekte kararlıyız. İstanbul'un, trafik başta olmak üzere sorunlar yumağı altında ezilmesine izin vermeyeceğiz. Dünyanın göz bebeği olan İstanbul'u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya inşallah devam edeceğiz." dedi.

İstanbul'a olan tutkularının, İstanbullulara olan hizmet aşklarının nişanesi olan metro hattının hayırlı uğurlu olmasını dileyen Erdoğan, emeği geçenleri, katkısı ve alın teri olanları tebrik etti.

"Diğer illeri de ihmal etmedik"

Erdoğan, İstanbul için çalışırken diğer illeri de ihmal etmediklerini, pazartesi günü Ankara'ya stratejik önemi yüksek bir eser kazandırdıklarını söyledi.

Uzun yıllar askeri havalimanı olarak hizmet veren, 1933 senesinde yapılan Ankara Havalimanı'nı ihya ederek yeni çehresiyle ayağa kaldırdıklarını belirten Erdoğan, "Devlet konukeviyle, 2 bin 450 metreden 3 bin metreye uzattığımız pist uzunluğuyla, 44 uçağın eş zamanlı olarak park edebileceği kapasitesiyle ve diğer imkanlarıyla Ankara, gurur verici bir esere daha kavuşmuş oldu." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Pendik'te Türk donanmasının ve Türk tersaneciliğinin gücünü gösteren bir törene katılacaklarını, 7-8 Temmuz'da ise aralarında ABD Başkanı Donald Trump'ın da olduğu NATO liderlerini Türkiye'de ağırlamaya hazırlandıklarını hatırlatarak, "Öncesinde 28-29 Haziran'da NATO Parlamenter Zirvesi İstanbul'da yapılacak. Daha sonra yıl boyunca ülkemizin ev sahipliğinde birçok uluslararası etkinlik düzenlenecek. Yani 2026 senesi Türkiye için kelimenin tam manasıyla bir zirveler yılı olacak." diye konuştu.

Türkiye'nin marka değerinin artacağını, bölgesinin cazibe merkezi olduğunun görüleceğini ve küresel diplomasinin oyun kurucu aktörlerinden biri olduğunun tescil edileceğini vurgulayan Erdoğan, "Dünün kavramlarıyla, dünün ideolojileriyle, özellikle de dünün muhalefet tarzıyla bugünün meseleleri anlaşılamaz. Türkiye değişirken, dünya değişirken, dünya sistemlerinde köklü değişimler yaşanırken maalesef bizim muhalefet bunu bir türlü idrak edemiyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 senesinin Türkiye'sinde hala eski kalıplarla, eski alışkanlıklarla siyasetçilik yapmaya devam ediyorlar. Başlarını öyle bir kuma gömmüşler, bırakın dünyayı ülkemizde ne olup bittiğinden haberleri bile yok." ifadelerini kullandı.

Muhalefet aktörlerinin yıllarca kendilerini acımasızca eleştirdiğini kaydeden Erdoğan, "Lafa her başladıklarında 'Bizim Libya'da, Suriye'de, Somali'de ne işimiz var?' diyerek bizi suçladılar. Selçuklu'nun, Osmanlı'nın, kahraman ecdadımızın emaneti olan gönül ve kültür coğrafyamıza sırtlarını döndüler. Orta Doğu bataklığı dışında, sınırlarımızın ötesinde yaşayan on milyonlarca kardeşimiz için tek bir cümle dahi kuramadılar." diye konuştu.

"Dış politikada bize ders vermek sizin boyunuzu ziyadesiyle aşar"

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dünyadaki ve bölgedeki gelişmelere Türkiye merkezli bakmayı bir türlü başaramadılar. Son seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak karşımıza çıkan zat, çareyi Amerika'dan uzman ithal etmekte ararken, onun yerine gelen 5 dakikacık bir görüşme için yabancılar karşısında 40 takla atıyor, adeta yalvarıyor. Daha düne kadar yurt dışına Türkiye'yi şikayet turları düzenliyorlardı. Şimdi bir tanesi çıkmış, kötü siciline bakmadan bizi dış politikada şov yapmakla, tribünlere oynamakla, ülkemizi bölgesel krizlerin mezesi haline getirmekle itham ediyor. İnanın insan, kurduğu cümlelerin neresini düzelteceğini bilemiyor. Bir defa Türkiye, bölgesel krizlerin mezesi değil, işte en son İran savaşında olduğu gibi çözüm çabalarının baş aktörüdür."

Dış politikanın şov alanı değil, tecrübe, birikim ve dirayet gerektiren bir uzmanlık alanı olduğunu belirten Erdoğan, "Biz ne içeride ne dışarıda hiçbir zaman tribünlere oynamadık. Aksine, hep gönüller yapmanın, gönüller kazanmanın derdinde olduk. Siz birbirinizle koltuk kavgası verirken, biz yürüttüğümüz ince diplomasiyle bölgemizdeki çatışmaları dindirmenin kavgasını verdik. Siz birbirinizin kuyusunu kazarken, biz elimizde iğneyle kuyu kazar gibi barışa giden yolun önündeki engelleri kazıdık." açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Siz kimin hain, kimin işbirlikçi, kimin proje olduğunu tartışırken, biz zorlu müzakere masalarında Türkiye'nin hak ve hukukunu savunduk. Aslında bunlara daha önce de söyledim, bugün tekrar ediyorum. Dış politikada bize ders vermek sizin boyunuzu ziyadesiyle aşar. Eskisiyle yenisiyle, sizin çapınız buna yetmez. En iyisi siz, bilgi, birikim ve liyakat gerektiren zor konularla uğraşmayın. Gidin kapasitenize ve kalibrenize uygun işleri kovalayın. Mesela koltuk kapmaca, salon kapmaca oynayın. Eğer becerebiliyorsanız önce şaibesiz bir kurultay yapmayı öğrenin. Daha kavgasız, gürültüsüz tek bir gününüz yok, bir de çıkıp bize diplomasi dersi vermeye kalkıyorsunuz. Hani derler ya, 'Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.' Kusura bakmayın ama size bu işten ekmek çıkmaz."

Kendilerinin muhalefetin bitmez tükenmez kavgalarına ayıracak vakti olmadığını dile getiren Erdoğan, "Biz birilerine laf yetiştirmenin değil, sevgili gençlerimiz başta olmak üzere aziz milletimize hizmet etmenin, şehirlerimizi bünyad etmenin derdindeyiz. İnşallah bu şekilde de yola devam edeceğiz." diye konuştu.

Erdoğan'dan A Milli Futbol Takımı'na ve YKS'ye girecek öğrencilere başarı dileği

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girecek tüm gençlere de Allah'tan zihin açıklığı ve kolaylıklar niyaz ettiğini belirterek, "Sınavınız nasıl geçerse geçsin, unutmayın, sizler bu ülkenin geleceğisiniz, yarınlarımızın teminatısınız, ailelerinizin ve milletimizin göz bebeğisiniz. Sizlere güveniyoruz, sizlere inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Yarın sabah 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında A Milli Futbol Takımı'nın Paraguay ile karşılaşacağını hatırlatan Erdoğan, "Bizim Çocuklara Paraguay ile oynayacakları maçta başarılar diliyorum. Milli takıma destek veren tüm vatandaşlarımdan, üniversite sınavına girecek evlatlarımızı da düşünerek maç heyecanını ölçülü yaşamalarını, gençlerimizi rahatsız edebilecek eylemlerden uzak durmalarını özellikle rica ediyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın bugün hizmete açtıkları Halkalı-Arnavutköy bölümünün hayırlı olmasını dileyerek, hattın İstanbul'un hizmetine sunulmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

CHP'li Adalar Belediyesi'ne operasyon: Başkan dahil 41 gözaltı

CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara bir yenisi daha eklendi. Adalar Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında sabah saatlerinde dört ilde operasyon düzenlendi

19.06.2026 11:30:00 / Güncelleme: 19.06.2026 11:31:00
Haber Merkezi
CHP'li Adalar Belediyesi'ne operasyon: Başkan dahil 41 gözaltı
CHP'li Adalar Belediyesi'ne operasyon: Başkan dahil 41 gözaltı
CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara bir yenisi daha eklendi. Adalar Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında sabah saatlerinde dört ilde operasyon düzenlendi.

Soruşturma kapsamında 47 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, aralarında Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da bulunduğu 41 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, şüpheliler hakkında "rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, 2863 sayılı yasaya muhalefet, görevi kötüye kullanma suçlarından soruşturma başlatıldığı" belirtildi.

"40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığı, 4 ilde 90 adreste eş zamanlı arama ve gözaltı işlemi gerçekleştirildiği, bu aşamada 41 şüphelinin gözaltına alındığı" kaydedildi.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet, sit alanlarında izinsiz kazı yapma veya koruma altındaki tescilli yapılara izinsiz müdahale (inşaat, yıkım) gibi eylemleri kapsıyor.

Son bir haftada CHP'nin İstanbul Beylikdüzü ve Silivri belediyeleri ile İzmir Seferihisar, Mersin Silifke gibi belediyelerine yönelik soruşturmalarda pek çok kişi gözaltına alındı.

Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı

Süresiz açlık grevine başlayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerden ikisi 18 Haziran'da sağlık durumlarının kötüleşmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı

19.06.2026 11:26:00 / Güncelleme: 19.06.2026 11:29:03
Haber Merkezi
Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı
Açlık grevindeki öğretmenlerden ikisi hastaneye kaldırıldı
Süresiz açlık grevine başlayan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenlerden ikisi 18 Haziran'da sağlık durumlarının kötüleşmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı.

Özel sektör öğretmenleri uzun süredir taban maaş hakkı, iş güvencesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi için çeşitli eylemler düzenliyor.

Sendika, eğitim emekçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve öğretmenlik mesleğinin itibarının korunması için yasal düzenleme çağrısı yapıyordu.

Sendika 16 Haziran'da açlık grevini "Bize verilen sözler tutulana kadar, bize hak verdiğini söyleyen ve çözüm sözleri veren başta Yusuf Tekin, Ayşen Gürcan olmak üzere bürokratlar bizimle aynı masaya oturana kadar aç kalacağız" diyerek duyurmuştu.

Açıklamada mülakat mağduru öğretmenlerinin atanma hakkı ile özel sektör öğretmenlerinin insanca çalışma koşulları talebinin bu mücadelenin parçası olduğu belirtilmişti.

Sendikanın sosyal medya hesabından da "Yoksulluğu, güvencesiliği iliklerimize kadar yaşıyoruz biz! Sizin öğretmenlere reva gördüğünüz iki lokma yemeği reddediyoruz! Sözler tutulana, eğitim komisyonu toplanana, o masa kurulana kadar açlık grevindeyiz!" denilmişti.

Açlık grevi devam ederken 18 Haziran'da hastaneye kaldırılan iki öğretmene gerekli sağlık müdahalelerinin yapıldığı duyuruldu.
Ardından açlık grevinin 5. gününde de devam ettiği belirtildi.

Sendika, "Bu hayat elbette insanca koşullarda yaşanmalı. Yaşamak için önce direnmek gerek!" şeklinde bir paylaşım yaparken Milli Eğitim Komisyonu toplanması çağrısında bulundu.

Sendikanın çağrısıyla öğretmenler, sektördeki güvencesiz çalışma koşulları, düşük ücretler ve atama sorunlarına dikkat çekmek için 14 Haziran'da Ankara'da bir araya geldi.

TBMM önünde ve Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplanıp Meclis önünde basın açıklaması yapmak isteyen öğretmenlere polis müdahale etti.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, aynı gün 41 kişinin gözaltına alındığını ve ardından herkesin serbest bırakıldığını açıkladı.

Gözaltılar sonrasında sendikanın sosyal medya hesabında yapılan açıklamada, "Güvenpark'ta polisin sert müdahalesiyle gözaltına alınan arkadaşlarımız ve bize verilen sözlerin tutulduğunu görene kadar vazgeçmiyoruz!" denildi.

Sendika, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırdı.

Sendika, eylem öncesinde yaptığı açıklamada, "Öğretmenler, insanca çalışma ve yaşam koşulları talebini bir kez daha güçlü biçimde dile getirecek. Çünkü eğitim emekçilerinin karşı karşıya bırakıldığı güvencesizlik, düşük ücretler ve hak kayıpları artık ertelenebilecek meseleler değildir" ifadelerine yer verilmişti.

Sorunlar için çözüm üretmek yerine yetkililerin "beklemek, oyalamak ve sorumluluğu ertelemek" yönünde tercih yaptığı ifade edilen açıklamada, "Öğretmenler haklı taleplerinden vazgeçmeyecek" denildi.

12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan 12. Yargı Paketi, gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

19.06.2026 11:15:00
AA
12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak
12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan 12. Yargı Paketi, gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında, kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin çalışmalarını tamamladı.

Gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulması beklenen kanun teklifiyle, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 4. Yargı Reformu Strateji Belgesindeki hedef ve faaliyetlere yönelik düzenlemelere gidilecek.

Teklifle yargılamaların hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve makul sürede yargılanma hakkının daha etkin biçimde temini amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılacak değişikliğe göre hukuk yargılamalarında duruşmalar arası süre 3 aydan fazla olamayacak. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilecek.

Yargıda, bilişim teknolojilerinin sağladığı faydalardan daha fazla yararlanılması amacıyla e-Duruşma sisteminin kapsamı genişletilecek, ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma ile yapılacak.

Türk Ceza Kanunu'ndaki değişiklikle ise haksız menfaat için hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşmak müstakil suç olarak düzenlenecek ve hapis cezası verilecek. Yeni suç ihdası dolayısıyla hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşanlar ve bu hesapları dolandırıcılıkta kullanılanlar "nitelikli dolandırıcılık" yerine yeni suç kapsamında cezalandırılacak.

Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması amacıyla bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğine yönelik düzenleme yapılacak.

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda, hukuki boşlukların doldurulması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılacak.

Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor

Kayseri’de aracına yanlış akaryakıt doldurulan sürücünün hukuk mücadelesi zaferle sonuçlandı. Tüketici Hakem Heyeti motor hasarı, çekici ve ikame araç masrafları dahil olmak üzere toplam 64 bin 172 liralık faturayı akaryakıt istasyonuna kesti

18.06.2026 20:50:00
Haber Merkezi
Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor
Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor
Akaryakıt istasyonlarında zaman zaman yaşanan ve araçlarda geri dönülemez motor hasarlarına yol açan "yanlış yakıt" mağduriyetlerine ilişkin ezber bozan bir karar çıktı.

Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde yaşanan olay, aracına motorin yerine yanlışlıkla benzin doldurulan Ü.A. isimli sürücünün Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurmasıyla yargıya taşındı. Milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren davada heyet, istasyonun kusurlu olduğuna ve sürücünün tüm zararını karşılaması gerektiğine hükmetti.

Motor sesi değişince fark etti

Edinilen bilgilere göre sürücü Ü.A., istasyondan yakıt aldıktan kısa bir süre sonra yolda seyir halindeyken aracından garip sesler geldiğini fark etti. Aracını hemen sağa çeken ve çekici yardımıyla yetkili servise götüren sürücü, acı gerçekle karşılaştı: Dizel aracına benzin doldurulmuştu.

Yetkili servisin motor aksamında büyük hasar tespit etmesi üzerine mağdur sürücü, istasyon yetkilileriyle uzlaşamayınca hakkını aramak için Kocasinan Tüketici Hakem Heyeti'nin kapısını çaldı. Dosyayı inceleyen ve bilirkişi raporlarını değerlendiren heyet, istasyonun tüketiciye "ayıplı hizmet" sunduğunu tescilledi.

Sadece tamir masrafı değil, çekici ve ikame araç da listede

Tüketici Hakem Heyeti, akaryakıt istasyonunun sadece mekanik hasarı değil, sürücünün süreç boyunca uğradığı tüm dolaylı zararları da kuruşu kuruşuna ödemesine karar verdi. Karara göre istasyon, sürücüye toplam 64 bin 172 TL ödeyecek.

Mahkeme kayıtlarına geçen tazminat kalemlerinin kırılımı ise şu şekilde oluştu:

• 57.965 TL: Yanlış yakıt nedeniyle motorda oluşan net hasar bedeli

• 3.287 TL: Aracın tamirde kaldığı süre boyunca sürücünün kiraladığı ikame araç ücreti

• 1.920 TL: Yolda kalan aracın servise taşınması için ödenen çekici masrafı

• 1.000 TL: Depoya yanlış basılan ve kullanılamaz hale gelen hatalı yakıtın iade bedeli

Uzmanlar uyarıyor: "Fişinizi mutlaka kontrol edin"

Hukukçular ve tüketici dernekleri, bu kararın benzer mağduriyetleri yaşayan tüm sürücüler için çok güçlü bir emsal teşkil ettiğini vurguluyor. Uzmanlar, pompadan ayrılmadan önce yakıt fişindeki plaka ve yakıt türünün (benzin/motorin) mutlaka kontrol edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Yanlış dolum fark edildiği anda ise aracın kontağının asla çevrilmemesi ve durumun hemen tutanak altına alınması hayati önem taşıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.