logo
26 ŞUBAT 2026


İmamoğlu'ndan Akşener'e ittifak cevabı

İmamoğlu, "Sayın Akşener'in açıklamalarını ilgiyle takip ediyorum. Özenle izliyorum ve dinliyorum. Ben, Türkiye'nin, ülkemizin geleceğine dair, hele hele İstanbul'un geleceğine dair… Ki İstanbul, sadece bir yerel seçim değildir. Bunu herkes biliyor. Bu manada diyalogların kapalı olmayacağını düşünüyorum. Ben, az önce sizin ifade ettiğiniz gibi, kapıları kapattığı düşüncenize de katılmıyorum" dedi.

13.09.2023 14:59:00 / Güncelleme: 13.09.2023 15:56:20
Haber Merkezi
İmamoğlu'ndan Akşener'e ittifak cevabı
İmamoğlu'ndan Akşener'e ittifak cevabı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) kadim kuruluşu İETT, "Elektrikli Otobüs Dönüşüm Projesi"ni başlattı. İBB iştiraki İSBAK ile ortaklaşa yürütülen proje kapsamında, ilk olarak kullanım ömrünü tamamlamış 2006 model dizel otobüs, yüzde 100 elektrikli hale getirildi. Projenin tanıtım toplantısı, İETT Edirnekapı Garajı'nda, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul milletvekili Suat Özçağdaş ve İETT Genel Müdürü İrfan Demet'in katılımlarıyla gerçekleştirildi. Tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, dünyanın ve ülkemizin iklim değişikliği krizi noktasında yaşadığı sorunlara değinen İmamoğlu, "İstanbul'un bugün yaşadığı ulaşım, çevre, çarpık kentleşme gibi sorunların bugüne dair sorunlar olmadığını, uzun süreli birikmiş problemlerin, ihmallerin, plansızlıkların sonucu olduğunu bilmek lazım. Birbirini büyüten ve derinleştiren bu sorunların çözümü için, bütüncül ve de geleceği gözeten bir yaklaşımın şart olduğu da muhakkak. Geleceği gözetmek zorundayız" dedi.

"BUGÜNKÜ SORUNLARIN KAYNAĞI, GEÇMİŞTEKİ 'GÜNÜ KURTARMA' ANLAYIŞI"


Bugün yaşadığımız sorunların geçmişte hakim olan 'günü kurtarma' anlayışının sonucu olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, "Yani öyle bir iş yapalım ki, bugünü kurtaralım. Ama yarını hesaba katmayalım. Doğru bir planlama içinde hareket etmezseniz, ne kadar yatırım yaparsanız yapın, ne yazık ki boşa gidiyor" diye konuştu. "Aslında kültür olarak biz, böyle bir kültüre sahip değiliz" diyen İmamoğlu, "Bu toprakların iyi insanları, yüce insanları, geçmişteki bilge insanları doğaya, toprağa denize, suya, havaya, yaşama dair çok güzel sözleri bize miras bırakmışlar. Ama ne olduysa, bütün dünya bu konuda ne yazık ki hatalar yapıyor derken, biz de belki de bazı konularda ne yazık ki en fazla hatalar yapanların aralarına girdik. Ne yazık ki o bilinci yitirmiş durumdayız. Bu hassasiyet içinde olmalıyız. Biz, mümkün olduğu kadar, bu bilinci İstanbul'daki yeni yönetim anlayışımızın, İstanbul modelinin en önemli kavramı haline getirme gayreti içerisindeyiz. Her zaman, bugünü ve yarını bir arada gözeten, bilimsel bir planlama süreci içinde hareket eden bir ekip olma gayreti içerisindeyiz" şeklinde konuştu.

"CUMHURBAŞKANLIĞI GENELGESİYLE, BİZE DEVREDİLEN BİR METRONUN 3 MİLYAR LİRAYI AŞAN PARASINI, 11 AYDA KASAMIZDAN ÇEKİP ALDILAR"


"Sorunları, birbirleriyle ilişkilerini gözeterek ve bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

"Örneğin; bir yandan çok büyük bir metro ve raylı sistemden atılımı gerçekleştiriyoruz, bir yandan da çevreci bir ulaşım perspektifiyle yatırımlar yapıyor ve arayışlar içinde oluyoruz. Örneğin; bizden önce, 25 yılda 5 kilometrelik metro üretimi performansına ulaşılmışken, bizim dönemimizde bunu 2,5 katına, hatta 3 katına doğru çıkartma atılımı içerisindeyiz. Bu dediğim performansa, kendi üretim rakamlarımızdan ulaşıyoruz. Onun da altını çizeyim. Bir de şöyle bir model var: Aslında bu kime yazmalı; düşünmek lazım. Örneğin; bizden önceki yönetimde imalatı bakanlığa devredilen bir metroyu, tam biterken bir Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle, aylık kesinti üzerinden bir anda 30 katı, 35 katı kesinti rakamına çıkarak, -mesela Pendik- Sabiha Gökçen metro hattı- bütün maliyetini sadece ve sadece 11 ayda kasamızdan çekip alıverdiler. Halbuki biz, metroları yapabilmek için 10 yıl, 12 yıl, 15 yıl borçlanma için kaynak ararken, 'Biz yaptık' diyerek… Yani hani bakanlık kimin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi kimin? O da bizim, bu da bizim. Yani, 'bizim, sizin' diye bir kavramın içinde olmayan bir kurumsal yapı ve bir bütçeyi, bu şekilde bir bakışla, bir Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle, bize devredilen bir metronun parasını, 3 milyar lirayı aşan bir parayı, 11 ayda kasamızdan çekip aldılar."

"BİR YEREL YÖNETİMİN BÖYLE BİR ŞEYİN ALTINDAN KALKMA ŞANSI YOK"


Cumhurbaşkanlığı genelgesinin düzeltilmesi noktasında yetkililerden istirhamda bulunan İmamoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanı'ndan da gündemine buradan bunu tekrar duyurmak isterim. Bir yerel yönetimin böyle bir şeyin altından kalkma şansı yok. O bakımdan İstanbul, hepimizin. Şimdiden ifade edeyim; hani ola ki, olur ya hani biraz da böyle şaka yaparak, hani olur ya belki önümüzdeki seçimi kazanırsınız, sizin başınıza dert olmasın. Hani şimdiden değiştirin falan… Nasılsa kazanamazsınız da… Ama hani şimdiden değiştirin de millet bir rahatlatsın. Yoksa, 2-3 tane metro daha devredilecek. Öyle 10 ayda, 11 ayda parasını çekersiniz falan. Niye İBB zor durumda kalsın. Öyle değil mi? İBB hepimizin" ifadelerini kullandı.

"PİYASA DEĞERİ 500 BİN EURO OLAN YENİ OTOBÜS ALMAK YERİNE…"


İBB'nin kadim kurumu İETT'nin de çevreci yatırımlar konusunda atılım içerisinde olduğunu belirten İmamoğlu, "2 yıl önce başlatılan bir çalışmayla elektrikli otobüs dönüşüm projesi, önemli bir çevreci adımdı. Bu projeyle, motor ömrünü tamamlamış otobüsleri, elektrikli motorla donatarak kullanmaya devam etmeyi amaçlıyor arkadaşlarım. Tabii burada hem büyük bir tasarruf sağlayacağız hem de tam da işte karbon salınımını azaltarak, havasını, suyunu ve toprağını koruyacak bir şehir haline geleceğiz" dedi. Proje ile piyasa değeri 500 bin Euro olan yeni otobüs almak yerine, 250 bin Euro'luk yatırımla, kullanım ömrünü tamamlamış bir aracı yeniden İstanbulluların hizmetine kazandırdıklarını kaydeden İmamoğlu, "Bu proje kapsamında, önümüzdeki 5 ay içinde de 10 adet daha otobüsün dönüşümünü sağlıyor olacağız. Bizi, bu kadar büyük bir kapasiteyi ve potansiyeli, bu hızın tatmin etmeyeceğini biliyoruz. Burada İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İETT, İSBAK ve diğer kurumlarımızın ve paydaşlarımızın bu konudaki ısrarlı çalışmaları, umuyorum ki önümüze daha seri, daha pratik, üretimi arttıran sayısal hedeflere bizi ulaştıracaktır" diye konuştu.

"BU KARARLILIĞIMIZIN ALTINDA TEK ŞEY VAR…"


İstanbul özelinde, katı atık yakma tesislerinden elektrikli deniz taksilere kadar, yaptıkları çevreci yatırımlardan örnekler veren İmamoğlu, konuşmasını, "Bu değerli ekiple, bu bilgi ve tecrübeyle, bu enerjiyle, bu hizmet tutkusuyla daha uzun yıllar İstanbul'a hizmet etmekte kararlıyız. Bu kararlılığımızın altında tek şey var: İstanbul'un yaşayan insanlarına, 16 milyon insanına ait olduğu duygusudur. Onlara hizmet etmek, onlarla birlikte düşünmek, onlarla birlikte kazanmak ve onlarla birlikte paylaşma meselesidir. Bu duruşu ve bu anlayışı, bu kentte daimi kılmanın bir İstanbul modeli olacağına inancımız tamdır. Ve bu bakış açısıyla, her zaman çözüm üretmeye bizler var isek, çözüm var anlayışını bu şehirde daim kılmaya gayret edeceğiz. Dizelden elektrikli otobüs dönüşüm projemiz İstanbul'umuza hayırlı uğurlu olsun. Emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum" sözleriyle tamamladı.

ELEKTRİKLİYE DÖNÜŞEN OTOBÜSÜN ÖZELLİKLERİ


İmamoğlu'nun konuşmasında verdiği bilgilere göre; çevreci proje sayesinde, 2006 model aracın karbon salınımı 0'a indi. Bu da tek bir aracın dönüşümüyle, yılda 3.300 ağaç dikimine eş değer bir katma değer sağlanması anlamına geliyor. Yine tek bir aracın dönüşümüyle, yıllık 1 milyon 130 bin TL yakıt tasarrufu sağlanacak. 2024 Şubat ayına kadar, 10 otobüsün daha elektrikli otobüse dönüştürülmesi hedefleniyor. Dönüşen aracın özellikleri ise şöyle oldu:

• 250 km menzil
• 1 saat 45 dakikada tam şarj
• 5 yıl menzil garantili batarya
• Saatte 70 km hız

Ayrıca elektrikli otobüs üzerindeki LiFePO4 (Lityum demirfostat) bataryalar sayesinde, acil ve afet durumlarında kullanılabilecek 22kw'lik güç temin edilebilecek.

GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI


İmamoğlu, konuşmasının ardından, İETT bünyesinde görev yapan toplam 144 kadın şoförden biri olan Beyza Morgil'in idaresindeki, dizelden yüzde 100 elektrikli araca dönüşen 2006 model otobüsü, Özçağdaş ve Demet ile birlikte deneyimledi. İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da İETT Edirnekapı Garajı'nda yanıtladı. Gazetecilerin soruları ve İmamoğlu'nun basın mensuplarının sorularına verdiği yanıtları şöyle oldu:

"YEREL SEÇİM ÇALIŞMAMIZ HİÇ BİTMEDİ"


- Günün sonunda bir adaylık tartışması var malum. Hala gündemde. Siz, 'Yoldayım' demiştiniz yaklaşık üç hafta önce. Genel Merkez'den de bir yanıt, bir tepki bekleniyordu. Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu, sizin için, 'Elbette adayımız' dedi. Üzerine neler ekleyeceksiniz? Bu açıklamayla birlikte artık yerel seçim startı resmen başlamış olur mu İstanbul'da?

"Tersten başlayayım. Bizim yerel seçim çalışmamız, hiç bitmedi. Bugün de aslında seçim çalışmasının içerisindeyiz. Her açılışımız, her hizmetimiz bir seçim bittiği an itibariyle başlar. Bir sonraki seçime kadar, o yerel seçim çalışması devam ediyor. Hiç hız kesmedik seçim gününe kadar da hız kesmeyeceğiz. Elbette ben, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir evladı olarak, 'İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yolculuğunda yola çıkıyorum, bu yolculukta varım' demekle fikrimi, niyetimi açıklamıştım. Ben tabii bu söylediğim kelimeden daha fazlasını kuramam. Partimizin, tüzüğümüzün gerekleri var. Bu yolculuğuma, tabii ki Sayın Genel Başkanımızın destek vermesi ve 'Adayımızdır' demesi sevindiricidir. Benim için değerli bir kanaattir, değerli bir tariftir. Bundan sonrası, tabii ki partimizin kurullarının alacağı, netleşecek kararların verileceği makamlardır. Bunların başında, Genel Başkanımızın bu kanaatinden sonra, Parti Meclisi gelir. O kararlar da alındıktan sonra, tamamen resmiyete kavuşur ve var olan yolculuğumuz, resmiyetiyle, emin adımlarla bir yolculuğa dönüşür. Hayırlısı olsun. Zaten dediğim gibi, ilk seçimden itibaren hiç gaz kesmeden, bu yerel mücadeleyi sürdürüyoruz."

"SAYIN GENEL BAŞKANLA DİYALOGU HİÇ KESMEDİM"

- Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul programlarından haberdar edilmediğiniz, davet edilmediğiniz söylenmişti. Hatta sizin bu konuyla ilgili Kılıçdaroğlu'nu aradığınız ve nedenini sorduğunuz söyleniyor. Böyle bir telefon görüşmesi gerçekleşti mi ve İstanbul programlarına davet edilmediniz mi?

"Yani bu sorunun muhatabı değilim. Bu konuşmaların, daha önce bir gazeteye vermiş olduğum beyanın dışında, ilave bir beyanım bugün olmayacak."

- Genel Başkan'la görüştünüz mü telefonda bu konuya ilişkin?

"Tabii görüşüyorum. Her zaman görüşüyorum. Hangi konuda kafamda bir soru işareti var ise ya da öğrenmesini istediğim bir husus var ise, Sayın Genel Başkanımızla, 28 Mayıs itibariyle, 29 Mayıs'tan beri bugüne kadar, her konuda ama yüz yüze ama telefonla bazen yazışarak diyaloğumu hiç kesmedim."

AKŞENER SORUSUNU YANITLADI


- Sayın Başkan, 'Yola çıkıyorum' açıklamanızın öncesinde veya sonrasında İYİ Parti lideri Sayın Akşener ile bir görüşmeniz oldu mu?

"Sayın Akşener'le biz, seçimden sonra, farklı konularda birkaç kez görüştük. Telefonla görüştük. Ama bu süreçlerle ilgili bir istişaremiz ya da bir diyaloğumuz başlamadı. Bunun olması için, önce bizim siyasi olarak kendi içimizdeki süreçlerin olgunlaşması değerlidir. Tabii ki kendileriyle de sohbet etmek, diyalog kurmak, daha önce olduğu gibi isterim."

- İttifaka dair kapıyı kapatmış gibi görünüyor Sayın Akşener ama. Bunun üzerine bir görüşme mümkün müdür önümüzdeki süreçte ve ittifaka dair fikirlerinizde herhangi bir değişim var mı Akşener'in açıklamaları sonrası?

"Sayın Akşener'in açıklamalarını ilgiyle takip ediyorum. Özenle izliyorum ve dinliyorum. Ben, Türkiye'nin, ülkemizin geleceğine dair, hele hele İstanbul'un geleceğine dair… Ki İstanbul, sadece bir yerel seçim değildir. Bunu herkes biliyor. Bu manada diyalogların kapalı olmayacağını düşünüyorum. Ben, az önce sizin ifade ettiğiniz gibi, kapıları kapattığı düşüncenize de katılmıyorum."

Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 21 Ocak 2025'te 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin, aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 32 sanığın yargılandığı davada verilen kararlar istinafa taşındı

26.02.2026 13:12:00 / Güncelleme: 26.02.2026 13:23:30
AA
Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Bolu'daki Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Başsavcılık ile müşteki ve sanık avukatları, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği mahkumiyet ve beraat kararlarına ilişkin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine itirazda bulundu.

Dava dosyası, 1. Ceza Dairesince incelemeye alınacak.

Mahkeme kararı

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, 31 Ekim 2025'teki karar duruşmasında, tutuklu sanıklar otelin sahibi Halit Ergül, otelin genel müdürü Emir Aras, şirketin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras ve Ceyda Hacıbekiroğlu, otel müdürü Zeki Yılmaz, Gazelle Otel Genel Müdürü Ahmet Demir, otelin muhasebe müdürü Kadir Özdemir, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar'ı, 34 çocuğa karşı "olası kastla öldürme" suçundan 34'er kez müebbet hapis cezasına çarptırmıştı.

Ayrıca yangında yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez "olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verilen 11 sanık hakkında, "olası kastla birden fazla kişiyle nitelikli mala zarar verme" suçundan 3 yıl 12'şer ay hapis cezasına hükmedilmişti.

Mahkeme heyeti, 11 sanığa "olası kastla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yaralama", "olası kastla basit yaralama", "olası kastla kadına karşı basit yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı basit yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kadına (kız çocuk) karşı basit yaralama" suçlarından hapis cezası da vermişti.

Bu suçlardan sanıklardan Halit Ergül, Emir Aras, Emine Murtezaoğlu Ergül, Elif Aras, Ceyda Hacıbekiroğlu, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir toplam 41 yıl 721 ay 600'er gün, Kadir Özdemir, Sedat Gülener ve Kenan Coşkun toplam 41 yıl 708 ay 590'ar gün ve İrfan Acar toplam 41 yıl 679 ay 560 gün hapis cezası almıştı.

Heyet, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan muhasebe personeli Cemal Özer ve Mehmet Salun'u 22 yıl 3'er ay, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ve Muharrem Şen ile iş güvenliği uzmanı Kübra Demir'i 21 yıl 4 ay 15'er gün, mutfak personeli Reşat Bölük, teknik personel şefi Tahsin Pekcan, teknik personel Hüseyin Özer, sertifikasyon şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ve çalışanı Aleyna Beşinci, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ve İsmail Karagöz, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan'ı 21'er yıl, teknik personel Bayram Ütkü'yü 18 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin'e "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 12 yıl hapis cezası veren heyet, sanıklar mutfak personelleri Faysal Yaver ve Enver Öztürk ile iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan'ın beraatine hükmetmişti.

Hapis cezalarında "takdir indirimi" uygulamayan heyet, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına, İbrahim Polat ve İsmail Karagöz'ün tutuklanmasına, Doğan Aydın hakkında "konutu terk etmeme" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına, bazı sanıklar hakkındaki diğer adli kontrol hükümlerinin devamına karar vermişti.

Mahkeme kararına itiraz

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, yangına ilişkin davada 10 sanığa verilen hapis ve 2 sanığa yönelik beraat kararlarının bozulmasını istemişti.

Başsavcılık, "olası kastla öldürme ve yaralama" suçundan ceza verilen şirket yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras ile otel müdürü Zeki Yılmaz, beraat eden sanıklar mutfak personeli Faysal Yaver ve iş güvenliği uzmanı Ece Kayacan hakkında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan hüküm kurulmasını talep etmişti.

İddia makamı, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan hapis cezası verilen sanıklar FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan için "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ceza tayin edilmesini istemişti. 

Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?

Terörsüz Türkiye süreci şeffaflıktan yoksun, aceleci ve geçmişteki başarısızlıkları tekrar etme riski taşıyor. PKK’nın somut silahsızlanma taahhüdü olmadan atılan adımlar, güvenlik zaafı yaratabilir ve kamuoyunda ‘taviz’ algısını güçlendirerek yeni bir hayal kırıklığına kapı aralayabilir

26.02.2026 10:56:00
Eyup Kabil
Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?
Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?
Türkiye'nin en yoğun tartışılan konularından biri hâlâ "Terörsüz Türkiye" süreci. Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın mesajları, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporu ve siyasi aktörlerin açıklamalarıyla ivme kazanan bu süreç, iktidar tarafından "tarihi fırsat" ve "devlet politikası" olarak sunulurken, muhalefet ve bağımsız gözlemciler tarafından eleştiriliyor.

Sürecin mevcut durumu

Komisyon raporu 18 Şubat'ta çoğunlukla kabul edildi (47 evet, 2 hayır, 1 çekimser). Rapor, PKK'nın silah bırakması ve örgütün tasfiyesi sonrası yasal düzenlemeleri (umut hakkı, demokratikleşme adımları vb.) tavsiye niteliğinde öneriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında "elimizi değil gövdemizi taşın altına koyduk" diyerek risk aldıklarını vurguladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise "kişiye özel düzenleme yok, terörün tamamen bitmesi şart" dedi.

Ancak süreç, somut adım eksikliği nedeniyle eleştiriliyor. PKK'nın fiili silah bırakma ilanı hâlâ net değil; Suriye'deki SDG anlaşması olumlu katkı olarak gösterilse de, Türkiye'nin talepleri (tam silahsızlanma ve dağılma) karşılanmadı. Irak'ın kuzeyindeki askeri operasyonlar ve üs genişletmeleri ise "çift başlı politika" algısını güçlendiriyor.

Kapalı kapılar ardında yürütülüyor

En ağır eleştirilerden biri, sürecin şeffaflıktan yoksun olması. Komisyon çalışmaları büyük ölçüde kapalı kapılar ardında yürütüldü.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "ramazan sonrası yasal düzenlemeler şart" çıkışı, acelecilik endişelerini artırıyor. Geçmiş Çözüm Süreci'nde (2013-2015) yaşanan hayal kırıklıkları hatırlatılıyor. Müzakereler sırasında güvenlik zaafı yaratıldığı, hendek olayları ve şehir çatışmalarıyla binlerce can kaybı yaşandığı, sürecin tek taraflı çökertildiği iddiaları hâlâ canlı. Muhalefet, "yine aynı senaryo mu oynanıyor?" sorusunu soruyor.

Güvenlik riskleri

Süreç, terörle mücadelede kararlılık ile barış arayışını dengelemeye çalışıyor gibi görünse de, eleştirmenler "güvenlik zaafı yaratma" riskine dikkat çekiyor. F-16 kazası gibi olaylar gündemdeyken, askeri hazırlıkların devam etmesi bir yandan "ciddi niyet" gösterirken, diğer yandan "müzakere masasında zayıf görünmeme" çabası olarak yorumlanıyor.

Bazı yorumculara göre süreç, bölgesel konjonktür (Suriye'deki yeni yönetim, İran-Irak dengeleri) nedeniyle hızlandırılıyor; ancak PKK'nın tam fesih ve silahsızlanma taahhüdü olmadan atılacak adımlar, "taviz" algısı yaratabilir. Kamuoyu yoklamalarında terörün bitmesi %95 destek görse de, "nasıl ve ne pahasına?" sorusu cevapsız kalıyor.

Ekonomik ve sosyal boyutun gölgesinde kalan sorular

Süreç başarılı olursa yatırımlar artar, ekonomik güven yükselir deniyor (şubatta endeks zaten artış gösterdi). Ancak kuraklık, su açığı, yüksek enflasyon ve yaşam maliyeti gibi acil sorunlar varken, sürecin bu konuların önüne geçirilmesi "gündem değiştirme" olarak eleştiriliyor. Şehit aileleri ve gazilerle iftar programları yapılırken, geçmiş mağduriyetlerin telafisi için somut adımlar hâlâ sınırlı.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. O dosyalar İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme

25.02.2026 15:39:00
Ahmet Turan Yiğit
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
Emin Şirin, "Siyonist teşkilatlanmaların ekonomiye hakim olduğu, iş dünyasına hakim olduğu ve siyasete hakim olduğu, lobilere hakim olduğu bir duruma gelmiş vaziyette ABD. Öyle bir hale gelmiş vaziyette ki bazen İsrail'in veya Yahudi siyonistlerin menfaatleri Amerika'nın menfaatlerinin önüne geçer hale geliyor. Amerikan politikasını yöneltir hale geliyor. Bundan Pentagon mesela fevkalade rahatsız. Bak altını çiziyorum. Pentagon bundan
fevkalade rahatsız. Bu dolayısıyla bu Epstein dosyaları zaman içinde göreceğiz. İddialı konuşmuyorum ama bir
intiba olarak görüyorum. Amerika'da ve dünyada dolayısıyla İsrail'in ve siyonistlerin etkilerini tırpanlamak
için sanki ortaya çıkmış gibi geliyor zamanlama itibariyle" dedi

Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında

Edirne'nin Meriç ilçesinde Meriç Nehri'nin taşması sonucu sedde patladı. Taşkın nedeniyle Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolu sular altında kaldı

25.02.2026 15:01:00 / Güncelleme: 25.02.2026 15:04:28
İHA
Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında
Meriç Nehri taştı, sedde patladı: Karayolu sular altında
Meriç ilçesine bağlı Kadıdondurma köyü ile Subaşı beldesi mevkiinde Meriç Nehri'nin taşması sonucu sedde patladı. Küplü ve Adasarhanlı arasındaki karayolunda
asfalt seviyesine ulaşan taşkın suları ulaşımı tehdit ediyor.



Küplü Belde Belediye Başkanı Gökmen Altay, su seviyesinin sürekli yükseldiğini belirterek, "Seddenin patlamasıyla birlikte su hızla yayılıyor. Küplü ile Adasarhanlı arasındaki yol ciddi risk altında. Gece saatlerinde suyun daha da artması halinde yolu trafiğe kapatmak zorunda kalabiliriz. Vatandaşlarımız zorunlu olmadıkça bu güzergâhı kullanmasın, dikkatli ve tedbirli olsun" dedi.



Suyun yükselmesi bekleniyor

Yetkililer, nehir debisindeki artışın önümüzdeki saatlerde de devam etmesinin beklendiğini, su seviyesinin daha da yükselebileceğini bildirdi. Asfalt üzerindeki suyun yol alt yapısında görünmeyen çökmelere ve akıntı nedeniyle sürüklenme riskine yol açabileceği ifade edildi.

Sürücülerin hızlarını düşürmeleri ve mecbur kalmadıkça bu güzergâhı tercih etmemeleri istendi. Bölgede ekiplerin su seviyesini anlık olarak takip ettiği, gelişmelere göre yeni tedbirlerin devreye alınacağı kaydedildi. AFAD ve Devlet Su İşleri başta olmak üzere ilgili kurumların uyarılarının dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı

Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti

25.02.2026 14:18:00 / Güncelleme: 25.02.2026 14:23:42
İHA
Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı
Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı
Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere 'dikkat ve sabır' konusunda uyarılarda bulundu.



İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan'dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi.

"Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir"

İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu.



"Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz"

Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

Balıkesir'de F-16 savaş uçağının düşme anı ortaya çıktı

Balıkesir’de 9. Ana Jet Üssü’nden kalkan F-16 tipi savaş uçağı kaza kırıma uğradı, bir asker şehit oldu

25.02.2026 11:06:00
Haber Merkezi
Balıkesir'de F-16 savaş uçağının düşme anı ortaya çıktı
Balıkesir'de F-16 savaş uçağının düşme anı ortaya çıktı
Balıkesir'de 9. Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16 tipi savaş uçağı kaza kırıma uğradı, bir asker şehit oldu

Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu 00:50 sıralarında Balıkesir Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16 tipi savaş uçağının görev uçuşu esnasında kaza kırıma uğradığını ve bir askerin şehit olduğunu açıkladı.

Uçağın İzmir-İstanbul Otoyolu Balıkesir merkez ilçesi Karesi'ne bağlı Naifli köyü kırsalında düştüğü öğrenildi.

Otoyoldaki sürücüler büyük şok yaşarken, uçak kazası sebebiyle otoyol çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Bölgeye çok sayıda itfaiye ve ambulans ekibi sevk edildi.

Balıkesir'de F-16 uçağının düştüğü bölgede çalışmalar sabahın ilk ışıklarıyla devam ediyor

Balıkesir'de F16 savaş uçağının düştüğü bölgede inceleme çalışmaları, günün ilk ışıklarıyla birlikte hızlandı. Kaza sonrası çift taraflı kapatılan İzmir İstanbul otobanında temizlik çalışması yapılıyor.

Kazada şehit olan pilot Binbaşı İbrahim Bolat'ın ikindi vakti İzmir'de askeri törenle son yolculuğuna uğurlanacağı öğrenildi. Şehit pilot için 9.Ana Jet Üssü'nde 11.00'de bir askeri tören düzenlenecek.



Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 18'inci duruşma

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 18'inci duruşması başladı

 

25.02.2026 10:44:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 18'inci duruşma
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 18'inci duruşma

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşma, avukatların taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan, 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı

İzmir'in Tire ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen tefecilik operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

24.02.2026 21:20:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı
İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı
İzmir'in Tire ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen tefecilik operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 1 milyar liralık para hareketi tespit edildi.

İzmir İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, 5 kişinin tefecilik yaptığı bilgisi üzerine çalışma başlattı.

Tire Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, şüphelilerin 24 kişiyi mağdur ettiği belirlendi.

MASAK verilerinde yapılan incelemede, şüphelilerin son 5 yıldaki hesap hareketlerinin yaklaşık 1 milyar lira olduğu ortaya çıktı.

Ayrıca şahısların suçtan elde ettikleri gelirle çok sayıda taşınır ve taşınmaz mal edindikleri tespit edildi.

Ekipler tarafından şüphelilere ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 52 bin lira nakit para, piyasa değeri yaklaşık 3 milyon lira olan çok sayıda ziynet eşyası, 5 tapu, 10 satış sözleşmesi ve mağdurlara ait 3 kredi kartı ele geçirildi.

Aramalarda ayrıca toplam 625 bin lira değerinde 4 senet, 10 noter belgesi, pos cihazı çıktısı ve tefecilik kayıtlarının tutulduğu 4 adet not defteri bulundu.

Tire Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu

24.02.2026 17:09:00
Ahmet Turan Yiğit
Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek
Devlet Bahçeli'den teröristbaşı Öcalan'a ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu'na destek
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında 27 Şubat 2025 tarihli açıklamasıyla PKK'nın kurucu önderinin büyük bir dahli ve payı vardır. Bu çağrı aynı şekilde KCK'yı da bağlamaktadır. Örgütün üst yapılanmasının feshi ise derhal sağlanmalıdır.  Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır" dedi. Bahçeli, ayrıca ramazan ayı etkinlikleri üzerinden eleştirilen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e destek vererek, "Allah'a iman etmek gericilikse, biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz. Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yana yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler, edemezler" ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasını izleyin:

BTP bir çınarını uğurladı

Bağımsız Türkiye Partisi bugün önemli bir ismini ebediyete uğurladı. Kalp krizi sonucu vefat eden BTP Konya İl Başkanı Hasan Öztürk gözyaşı ve dualarla toprağa verildi

24.02.2026 17:03:00
Eyüp Kabil
BTP bir çınarını uğurladı
BTP bir çınarını uğurladı
Bağımsız Türkiye Partisi Konya İl Başkanı Hasan Öztürk Hakk'a yürüdü. Kalp krizi sonucu vefat eden Öztürk için Selçuklu ilçesindeki Parsana Büyük Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Önce Öztürk için dua edildi, helallik alındı. Daha sonra cenaze namazı kılındı. Hasan Öztürk cenaze namazının ardından Musalla mezarlığında dualar eşliğinde toprağa verildi.

Cenazeye BTP yönetimi üst düzey katılım gösterdi.

Cenazeye yurt dışında bulunan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş katılamadı. BTP lideri sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda;

"Konya İl Başkanımız, partimizin emektarlarından çok kıymetli Hasan Öztürk başkanımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Tüm ömrünü hak ve hakikat davası için yaşamış müstesna bir insandı. Kendisine Allah'tan rahmet, yakınlarına, sevenlerine ve teşkilatımıza sabırlar dilerim. Başımız sağ olsun" ifadelerini kullandı.


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.