HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

İngiliz çöpü, İngiliz ipi…

29.03.2022 00:00:00

Bizde ipliği pazara çıkarmak diye bir benzetme vardır. 

Bazı belediye ve kurumlarında ipliği pazara çıkmaya başladı. Uzun bir süredir kıyılarımızda zararlı atıklarla ilgili varillerin bulunduğunu, bazılarının belediyeler eli ile toprağa gömüldüğünü, zamanla yağmurlarla ortaya çıktığını,  hem okuyor, hem de yazıyorduk… 

Geçtiğimiz günlerde bir başka haberle bu iyice tescillendi. 

İngiliz menşeili plastik atıkların imha edilmek veya yeniden kazandırılması amacı ile Türkiye'ye ihraç edildiği haberi yayıldı.  Uzak doğuya gidenler; insanların çöpler arasında nasıl teneke barınaklarda yaşadıklarına şahit olmuşlardır. 

Türkiye'yi bir uzak doğu ülkesi gibi gören, insanlarını da çöplerin arasında yaşayan, buna alışmış bir halk gibi düşünen medeniler çoğunlukta... Fakir olabiliriz ama çöplükte yaşamıyoruz. 

Ormanların bu kadar rahatlıkla kesip altın aranması, bor madeninin yurt dışına sözde işlenmek üzere gönderilmesi, son yıllarda bir takım mermer ocaklarının yurt içinde değil, yurt dışındaki ihtiyaçlar için satılıyor olması, ülkeye dadanan adeta peynir fareleri gibi yaratıkların kendi karınlarını doyurmak adına neler yapabileceklerini göstermiş olmaları yurdunu seven herkes için bir ibret vesilesi oldu...

Eskiden asılacaksan İngiliz ipi ile asıl diye bir söz vardı. Neden? Çünkü İngiliz ipi sağlam olur, düğümü kolay atılır ve kolay çözülürdü. Şimdi içinde zararlı neler olduğunu bilmediğimiz çöpler konteynır konteyner Anadolu topraklarına gönderiliyor. Denizleri koruma gönüllüsü uluslararası örgütlerin en fazla yardımı aldıkları ülke neresi biliyor musunuz? 

Tahmin etmişsinizdir. "Aman benim evim temiz olsun… Komşunun evini mok götürsün" mantığı Dünyayı inanılmaz bir hızla kirletiyor ve mutlak sona doğru götürüyor.

Çok değil, 2050 yılında denizlerde balıktan çok naylon materyal olacak. Ağır sanayi atıkları ise sadece toprakları değil, yağmur suları ile yer altı sularını kirletiyor. İçecek su bulmakta zorlanacağız.  Tekstildeki fabrikaların boya artıklarına çözüm bulunamadı. Öylesine bir kirlenme söz konusu ki, tahmin etmek mümkün değil. 

Peki sonuç ne olacak?

Dünya kendi ekosistemi içinde insan atıklarını temizlese, absorbe etse de medeniyet adına üretilen atıkları sindiremiyor. Bunlar göl ve denizlerin sadece kirlenmesine değil, ısınmasına ve iklim değişikliklerine de etki ediyor. Sifonu çektiğimiz anda biz tuvaleti temizliyoruz ancak dünyanın çekeceği bir sifonu olmadığını hep unutuyoruz. 

Korsan gemiler atıkları yüklenip, okyanuslara dökmeye devam ediyorlar. 

* * *

Bir de savaşların açtığı kirlilikler var ki inanılır gibi değil. Dünya bu tür bölgelerdeki kirlenmeyi doğal şartlarda ancak 100 yılda temizliyebiliyormuş. Ne acı değil mi? İnsanoğlu savaşta sadece birbirlerini değil, yaşadıkları dünyayı da öldürmeye devam ediyorlar. 

Bu konuda ki en büyük suçlular kendilerini zengin, müreffeh şartlarda yaşadıklarını ve insanlarını yaşattıklarını belirten, öte yanda dünyanın jandarmalığına soyunmuş olanlar. Amerika'dan İngiltere'ye, Fransa'dan Almanya ve İtalya'ya, hatta yeşil manzaraları ile dünyayı aldatan İsviçre'ye kadar pek çok ülke atığını kendi ülkesinde imha etmiyor. Almanya Tuna nehrinin aşırı kirlenmesinden sonra çözüm arayışına giren, ağır sanayi ürünlerini yurt dışından üretmeye başlayan ülkelerden biri oldu. 

* * *

Bütün bunları dost ülkeleri veya dost görünümlü ülkeleri suçlamak için yazmıyorum. Kapitalist sermayenin em yüksek kar marjı ile çalışmak istemesinin bir sonucu olarak, kimi yerde hükümetlerinde aciz kaldığı işler zinciri olarak hatırlatıyorum. Tıpkı bizde olduğu gibi…

Bazen iyi ki şu savaş çıktı da (zinhar böyle bir benzetmeden ötürü kendime kızmama rağmen) ülke insanı her şeyi üreten, tahıl ambarı olan, güneyinde hayvan yetiştiriciliğinde lider konumundaki bir ülkeden, elektrik ve doğalgaza, petrole kadar ince ince hortumlar ile nerelere bağlandığımızı görme imkanını buldular diye seviniyorum. 

Eeee… Boşuna dememişler, bazen bir musibet bin nasihatten iyidir diye…

Bir söz daha var: Nas ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir diye… 

Umarım hepimiz dersimizi almışızdır da, bu ülkenin yaşam kaynaklarını kurutanların farkına varırız…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

29.03.2021, 29.03.2020, 29.03.2019, 29.03.2018, 29.03.2017, 29.03.2016, 29.03.2015, 29.03.2014, 29.03.2013, 29.03.2012, 29.03.2011, 29.03.2010, 29.03.2009, 29.03.2008, 29.03.2007, 29.03.2006, 29.03.2005, 29.03.2004, 29.03.2003
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.