Hangi olumsuz şartları yaşarsa yaşasın, toplum psikolojisini sağlam tutmaya çalışan milletler eninde sonunda yeniden toparlanmayı başarır ve hatta daha güçlü hale gelebilir. Tersi de doğrudur, bir millet psikolojik olarak çöktüyse, görünüşte ne kadar ekonomik, siyasi... olarak güçlü olursa olsun çökmeye yok olmaya mahkumdur.Hem psikolojisi bozuk, hem de ekonomik ve siyasi olarak bağımlı ve girdabın içinde olan bir milletin halinden bahsetmeme gerek yok herhalde.Dün ekonomimiz perişandı, siyasi olarak da elimiz kolumuz bağlıydı, ama millet olarak dimdik ayaktaydık, psikolojimiz sağlamdı. İş bilen bir liderle tek bir vücut olarak, ülkemizi dört bir taraftan işgal edenleri denize dökebildik. Ardından da milli politikalarla toparlanıp, kimseye muhtaç olmadan yaşayabileceğimizi ortaya koyduk, ekonomimiz de düzeldi, sosyal yaşamımız da...Türk milletinin psikolojisi düzgün olduğu zaman neler yapabileceğini bilen işgal güçleri, o günden bugüne hedef olarak psikolojimizi yıpratmayı hedeflemiştir.Bir taraftan ekonomik olarak bizi bağımlı hale getirmişler, bir taraftan bu bağımlılığı sopa olarak kullanarak siyasi tavizleri ardarda koparmışlar, bir taraftan da toplumumuza ve fertlerimize yönelerek her türlü psikolojik propagandayı yapmışlardır. Bu psikolojik propagandaların ne şekilde olduğu Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Dini ve Milli Bütünlüğümüze Tehditler" eserinde ayrıntılarıyla mevcuttur. Hatta bu eserde bizzat ajanların ifadelerine de yer verilmiştir.Milletimizi bir arada tutan maddi ve manevi bir takım unsurlar mevcuttur. Bunlar, din, dil, örf, adet, gelenek, kültür ve benzerleridir. Bunlar bizim beş bin yıllık medeniyetimizin ürünüdür. Bunlar mayamızdır, hamurumuzdur.Bizler sahip olduğumuz bu değerler sayesinde asırlarca dünyaya hakim olmuşuz ve adaleti, sevgiyi, merhameti doya doya yaşatmışız.İşte bu değerlerdir, bizleri Malazgirt'te, Niğbolu'da, Kosova'da, Varna'da, Çanakkale'de, Dumlupınar'da zaferden zafere koşturan.İşte bu değerlerdir, İstanbul'un fethiyle gösterdiğimiz adalet karşısında düşmanlarımızın dahi karşımızda saygıyla eğilmesine yol açan.İşte bu değerlerdir, yıllarca bizim hakimiyetimizden çıkmasına rağmen, bir çok ülkede hala ceddimize dua okutturan.İşte ülkemiz üzerinde derin hesapları olanlar, bu gerçeği bildiği için, Türk milleti olduğu müddetçe işgal ve zulümlerini rahat yapamadığı için milletimizin bu psikolojisine kilitlenmişler. Bir taraftan dini değerlerimiz tartışma konusu haline getirilirken, bir taraftan da sahte din alimleriyle tahrif olan dinler de makbulmuş gibi gösterilmeye çalışılmış. İkileme düşürülen insanımız diğer taraftan da siyasi amaçlı misyonerlerin kucağını itilmiş. Türk medeniyetini oluşturan bütün unsurlar hakaret malzemesi haline getirilmiş ve bu hakaretleri gerçekleştirenlerin önü sonuna kadar açılmış.Dış destekli medya ve basının da yardımıyla özellikle gençlerimiz gayesiz, duyarsız, sorumsuz, geçmişinden ve medeniyetinden kopuk, bütün değerlerini elinin tersiyle iten, tamamen kazancını düşünen, bencil ve başıboş bir hale getirilmiş.Ekonomik girdap da buna eklenince, insanımız tam bir psikolojik travma içine girmiş.Bu durum çok tehlikeli sonuçları da beraberinde getirecektir. Bu sebeple acilen Milli bir ekonomik model hayata geçirilerek önce insanlarımızın karnını yerli kaynaklarla doyurmalı, sonra da maddi ve manevi eğitimle insanımızı kendi yararına ve toplum yararına yeniden kazanmalıyız.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026


























































































