logo
18 MAYIS 2026

İpin ucu Rum'un elinde

26.11.2004 00:00:00
AB troykası "Boğazınızdaki AB ilmeği artık Rumların elinde, onlara boyun eğeceksiniz, başka çareniz yok..." diyor. AKP hükümeti ise, nasıl yaparız da "tamam razıyız" demek için milletimize çaktırmadan kafa sallarız diye telaşlanıyor

AKP iktidarı, Meclis içi ilkesiz ve omurgasız muhalefet CHP ile elele vererek insanlık tarihinin bir büyük medeniyetinin mirasçısı Türkiye'yi, bir avuç Rum'un insafına teslim etti.

AKP iktidarının kapıldığı AB süreciyle, MGK Genel Sekreteri değiştirildi. Şimdi de Milli Güvenlik Siyaset Belgesi değişiyor. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, acaba nasıl bir hal alıyor diye merak edenler çıkabilir.

Cumhuriyetin kuruluş senedi olan Lozan Anlaşması'nın delik-deşik akıbetini biliyorsanız, yeni Milli Güvenlik Siyaset belgesini biliyorsunuz demektir. Gayr-i Müslimlere, azınlıklara verilen akıl almaz tavizleri fark edebiliyorsanız, yeni Milli Güvenlik Siyaset belgesini biliyorsunuz demektir.

KKTC'nin Rumların insafına terkedilmiş akıbetini biliyorsanız, yeni Milli Güvenlik Siyaset belgesini biliyorsunuz demektir.

AKP iktidarı, Meclis içi ilkesiz ve omurgasız muhalefet CHP ile elele vererek insanlık tarihinin bir büyük medeniyetinin mirasçısı Türkiye'yi, bir avuç Rum'un insafına teslim etti.

İlginç bir tesadüf değil mi; eski EOKA'cı Dimitrius, "Kıbrıs'ta resmi makamlarla işbirliği halinde Türkleri toplu katliama tabi tuttuk, kadınlarına tecavüz ettik, çoluk-çocuk sokaklarda süründürdük" diye vahşetlerini âleme itiraf ederken, AB troykası "Boğazınızdaki AB ilmeği artık Rumların elinde, onlara boyun eğeceksiniz, başka çareniz yok..." diyor.

AKP hükümeti ise, nasıl yaparız da "tamam razıyız" demek için milletimize çaktırmadan kafa sallarız diye telaşlanıyor.

İktidar Rum'u memnun etmenin derdine düşmüş.

Muhalefet ise kendi derdine.

CHP'deki tartışmalar, zannedildiği gibi sadece Mustafa Sarıgül'ün olası rüşvet dosyalarından ve koltuk ihtirasından kaynaklanmıyor.

CHP'de de deniz bitti.

Halka dönük herhangi bir özgün program yok, milli bir proje yok, milli bir duruş yok, omurga yok, çare yok, çözüm yok... Dolayısıyla muhalefetteki CHP'de "muhalefetten eser" yok.

AB akıntısına kapılıp giden bir takada, mirasyedi evladın kaptanlık yapması gibi bir şey Deniz Baykal'ın başkanlığı.

Sömürü bayrağı dalgalandıran AB'ci ve Amerikancı küresel dalgalarla bir o yana bir bu yana savrulan "pusulasız ve rotasız Türkiye gemisi"nin içindeki fırtınanın serpintilerine göre yelken açan bir küçük taka görünümünde CHP.

İlkesiz, çözümsüz ve omurgasız bir CHP.

Kısaca Mustafa Kemal'siz bir CHP.

Baykal'ın yapacağı en hayırlı iş ne biliyor musunuz; böylesi bir CHP'yi Atatürk ile asla ilintilendirmeye kalkışmamak...

Türkiye'yi globallerin "stratejik piyonu" haline dönüştüren AKP'nin ekmeğine, dolayısıyla ABD'nin ve AB'nin ekmeğine en az AKP kadar yağ süren bir CHP var ortada.

Meclis dışı muhalefet de bunlardan farklı değil...

Hepsi AB kazanına nevale taşımış bugüne kadar; ne ilkeleri kalmış, ne omurgaları. Ne çözümleri var onların da, ne milli bir çıkış teklifleri.

Sadece BTP var söyleyecek sözü olan... Bugüne kadar söylediklerinde hep haklı çıkan. Öngörüleri yüzde bin tutan. Ve milli çözümler, milli projeler, milli stratejiler sunan... Sadece BTP.

Keşke başkaları da olsa. Keşke milletimizin bu badirelerden kurtuluşu için BTP dışından da çözümler getirilse ortaya, keşke.

Ama nerede?!

AKP iktidarının kapıldığı AB süreciyle, MGK Genel Sekreteri değiştirildi. Şimdi de Milli Güvenlik Siyaset Belgesi değişiyor. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, acaba nasıl bir hal alıyor diye merak edenler çıkabilir.

Cumhuriyetin kuruluş senedi olan Lozan Anlaşması'nın delik-deşik akıbetini biliyorsanız, yeni Milli Güvenlik Siyaset belgesini biliyorsunuz demektir. Gayr-i Müslimlere, yani azınlıklara verilen akıl almaz tavizleri fark edebiliyorsanız, yeni Milli Güvenlik Siyaset belgesini biliyorsunuz demektir.

KKTC'nin Rumların insafına terkedilmiş akıbetini biliyorsanız, yeni Milli Güvenlik Siyaset belgesini biliyorsunuz demektir.

AB'nin dürtüklemesiyle Rum'un eline verilmiş boğazımızdaki "sanal üyelik ilmeği"ni ve bu ilmeğe rağmen "herşeye tamam, tamam..." dercesine kafa sallayan Türkiye'yi görebiliyorsanız yeni Milli Güvenlik Siyaset belgesini biliyorsunuz demektir. Kuzey Irak'taki kırmızı çizgilerimizin akıbetini biliyorsanız, yeni Milli Güvenlik Siyaset belgesini biliyorsunuz demektir. Süleymaniye'de başımıza çuval geçiren işgalci ABD karşısındaki "stratejik ortaklığımız" ile "stratejik piyonluğumuz" arasındaki farksızlığı görebiliyorsanız yeni Milli Güvenlik Siyaset belgesini biliyorsunuz demektir. ABD'nin "Öncelikle 22 İslam ülkesinin sınırlarını, kimlik ve kültürlerini değiştirme planı" olarak deklare ettiği BOP'una ilişkin Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Diyarbakır'ı BOP'un yıldızı yapacağız" ilanını duyduysanız, yeni Milli Güvenlik Siyaset belgesini ve yeni tehdit algılamasını biliyorsunuz demektir.

Görünen köy kılavuz istemez; böylesi bir belge, asla Türkiye'nin güvenliğini sağlayacak milli bir siyaset belgesi olamaz.

Bütün bu gelişmeler karşısında BTP'den gayrı bir oluşa, BTP'de temerküz etmiş milli duruştan gayrı bir duruşa gönüllerimiz meylediyorsa, bilelim ki, biz de insanlığın en büyük medeniyetlerinden birinin mirasçısı Türkiye'mizi üç-beş Rum'un insafına, üç-beş küresel çakalın eline teslim etmeye razı olduk demektir. Bu aziz millet buna razı olmaz.

Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı

İzmir'de EFES-2026 Birleşik, Müşterek ve Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan savunma sanayi sergisi ziyaretçilerini ağırlıyor

17.05.2026 21:07:00
AA
Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı
Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı
Doğanbey Tatbikat Alanı'ndaki sergide, savunma sanayisi alanında faaliyet gösteren 55 firma yer aldı. Baykar, ASELSAN ve ROKETSAN başta olmak üzere çok sayıda şirket, geliştirdikleri teknolojileri katılımcılara tanıttı.

Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği sergide yer alan robot köpekler ziyaretçilerin dikkatini çekti.

Ziyaretçilerden Ahmet Canatan, AA muhabirine, Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği noktanın, kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

Ülkenin savunma sanayisinde dış bağımlılığından kurtulmasının ve bu alanda ciddi bir ekosistemin oluşmasının gururlandırdığını ifade eden Canatan, şunları konuştu:

"Birçok işletmenin istek ve arzu ile bu kutlu yolda rol almak istediklerini, bütün enerjilerini seve seve vermek istediklerini görüyorum. Çok mutluyum, gururluyum. Bütün çalışanları, firmaları canıgönülden tebrik ediyorum. Yolları açık olsun. Bu çalışmaları canlı görmek, televizyonlarda görünenlerden çok daha farklı. Somut olarak görüyorsunuz, dokunuyorsunuz, hissediyorsunuz. Hatta bazı stantlarda görsel şovlar da yapıyorlar. Onları görmek de daha mutlu ediyor."

Vatandaşlardan Emine Demirel ise Türk savunma sanayisiyle gurur duyduğunu dile getirdi.

Çalışmaların birbirinden değerli ve güzel olduğunu belirten Demirel, "Dünyayı titretiyoruz. Korkuyorlar artık bizden. Eski Türkiye yok, yeni Türkiye ve gençler var. Hepsi birbirinden değerli. Zaten etkilenmemek mümkün değil ve ülkemizle gururlanıyoruz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın arkasındayız sonuna kadar. Allah uzun ömürler versin kendisine. Böyle savunma sanayimiz, her şeyimiz çok güzel olsun. Ülkemiz çok güzel olsun. Herkes sevgiyle birbirine baksın. Düşmanlık olmasın. Hayat güzel olsun." dedi.

Sergi yarın sona erecek.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede

Adana merkezli 21 ilde "yasa dışı bahis" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 161 şüpheliden 154'ü adliyeye sevk edildi. Rasim Ozan Kütahyalı, sorgusunda, “Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok” dedi

17.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 154 zanlı adliyedeki işlemleri sürüyor.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca başlatılan soruşturma kapsamında 14 Mayıs'ta 128 şüphelinin gözaltına alınmasının ardından 33 zanlı daha yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 7'si savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, Rasim Ozan Kütahyalı ile suç örgütü elebaşısı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun'un da aralarında olduğu 154'ü adliyeye sevk edildi.
Polis ekipleri, zanlıların sevki sırasında adliye güzergahında geniş güvenlik önlemi aldı.
Haklarında gözaltı kararı bulunan 37 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Rasim Ozan Kütahyalı ifadesinde ne dedi?
Emniyette sorguya alınan şüphelilerden Kütahyalı'nın suç örgütüyle ilgisinin olmadığını öne sürerek, "Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok" dediği bildirildi.

İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi.
 

17.05.2026 15:52:00
AA
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

"Tekirdağ Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memurları Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç, görevli iken silahlı kavga olayına müdahale ettikleri esnada şüpheli şahsın ateşli silahla karşılık vermesi sonucu şehit olmuşlardır. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, kahraman Emniyet teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin makamları ali olsun."

Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı

Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers'in kırmızı bültenle aranan kardeşi kardeşi Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. 

17.05.2026 11:10:00
İhlas Haber Ajansı
Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı
Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı
Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers'in kırmızı bültenle aranan kardeşi kardeşi Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. Leijdekkers, Hollanda yetkili makamlarınca, "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu kapsamında, ülkesine iadesi isteniyor.

Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...


 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan dönüşünde uçakta, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarına ilişkin, "Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart" dedi.

16.05.2026 15:01:00
HABER MERKEZİ
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta açıklamalarda bulundu.

Krizin ana nedeni İsrail'in kışkırtmaları

Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin şunları söyledi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz."


"Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır"

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir."
Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz" dedi.

Terörsüz Türkiye'de yol haritası

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz."

Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor


 
Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, özellikle ergenlerin ruh sağlığı açısından bu alanın yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

16.05.2026 09:26:00
HABER MERKEZİ
Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor
Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, özellikle ergenlerin ruh sağlığı açısından bu alanın yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Oyun sırasında yaşanan kayıplar, başarısızlık hissi veya engellenme gibi durumlar öfke tepkilerini tetikleyebilirken, aşırı oyun oynama bu duyguların yoğunluğunu artırabiliyor. Duygusal düzenleme becerilerinin zayıflaması ise bu sürecin saldırgan davranışlara dönüşmesine zemin hazırlayabiliyor.
13-17 yaş arası ergenlerle yürütülen araştırmalar, şiddet içerikli video oyunlarının sözel ve fiziksel saldırganlık ile pozitif yönde ilişkili olduğunu gösteriyor.

Aynı çalışmalarda, empati kurma becerisi ile şiddet içerikli oyun tercihleri arasında bağlantılar bulunurken, duygusal empati düzeyi arttıkça bu tür oyunlara yönelimin azaldığı tespit ediliyor. Ayrıca, yaş küçüldükçe şiddet içerikli oyunlar ile fiziksel saldırganlık arasındaki ilişkinin güçlendiği görülüyor. Çin'de lise öğrencileriyle yapılan araştırmalar ise yüksek saldırganlık düzeyine sahip bireylerin daha fazla psikolojik sıkıntı yaşadığını, oyun bağımlılığı belirtileri gösterdiğini ve şiddet içerikli oyunlara daha fazla maruz kaldığını ortaya koyuyor.

Sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi ve dengeli denetim, çocukların ihtiyaçlarını karşılayarak oyun bağımlılığı riskini azaltırken; zayıf iletişim, aile içi sorunlar ve olumsuz akran ilişkileri riski artırabilir.

İklim değişikliği göçmen kuşların kimyasını bozdu


 
 
Türkiye genelinde etkili olan sert hava koşulları, ani sıcaklık değişimleri ve küresel ısınmanın getirdiği ekosistem değişimleri nedeniyle göçmen kuşların bu yılki yolculukları gecikirken, kuş sayısı ve hareketliliğinde gözle görülür düşüş yaşandı.

16.05.2026 09:22:00
AA
İklim değişikliği göçmen kuşların kimyasını bozdu
İklim değişikliği göçmen kuşların kimyasını bozdu

Türkiye'de kuş halkalama çalışmaları, önemli göç noktalarında kurulan Samsun'daki Cernek, Iğdır'daki Aras, Ankara'daki Eymir, Antalya'daki Boğazkent, İstanbul'daki Avcılar, Kocaeli'deki Ormanya istasyonlarında aktif olarak sürüyor.

Ankara Üniversitesi, ODTÜ ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün işbirliğinde ve Ornithological Society of the Middle East'in (OSME) destekleriyle 9 yıldır faaliyet gösteren Eymir Kuş Halkalama İstasyonu'nda bugüne kadar yaklaşık 100 farklı türden binlerce kuş halkalandı.

Sağlık kontrolleri yapılan kuşlar, takılan özel halkalar sayesinde göç yolculuklarında takip ediliyor. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Gürsoy Ergen, Eymir'in Ankara gibi büyük bir metropolün hemen yanında yer alan önemli bir yaban hayatı alanı olduğunu söyledi. Bu yıl Türkiye genelinde alışılmışın dışında sert hava koşullarının etkili olduğunu belirten Ergen, "Hava koşulları sert gitti, soğuk gitti, yağışlar çok fazlaydı. Bu nedenle göçmen kuşlar beklediğimizden daha geç geldi" diye konuştu.

Göç güzergahlarında besin kaynaklarının da azaldığına dikkati çeken Ergen, "Sert hava koşulları nedeniyle böcekler, yemişler ve meyveler azaldı. Kuşlar göç süresince yeterince beslenemediği için alana ulaştıklarında yağ ve kas skorları neredeyse sıfırdı" açıklamasını yaptı. Ergen, iklim değişikliğinin etkilerinin tek yıllık verilerle değerlendirilemeyeceğini, net sonuçlara ulaşabilmek için uzun yıllara dayanan verilere ihtiyaç duyulduğunu ancak bu yıl yaşanan tablonun değişken hava şartları nedeniyle göçmen kuşlar üzerindeki etkilerini daha görünür hale getirdiğini söyledi.

'Gizli tuz'a dikkat


 
Gizli tuz, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olarak biliniyor. Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynakları olarak öne çıkıyor.

16.05.2026 09:12:00
MURAT ÇORBACI
  'Gizli tuz'a dikkat
  'Gizli tuz'a dikkat

Modern yaşamın hızına ayak uydururken beslenme alışkanlıkları da giderek değişiyor. Hazır ve işlenmiş gıdaların günlük yaşamda daha fazla yer almasıyla birlikte, farkında olmadan tüketilen tuz miktarının arttığına değinen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, "Fazla tuz tüketimi yalnızca sofradaki lezzeti değil, uzun vadede sağlığımızı da doğrudan etkiliyor. Özellikle kalp-damar sistemi ve böbrekler üzerinde kritik sonuçlara yol açabilen aşırı tuz tüketimi, yaşam kalitesini düşüren sağlık sorunlarının başlıca nedenleri arasında" dedi.
Fazla tuz tüketiminin vücutta sodyum birikimine yol açtığını belirten Dündar, "Sodyum suyu tutma eğilimindedir. Bu durum damar dışına sıvı geçişini artırarak dokular arasında su birikmesine neden olur. Böbrekler fazla sodyumu atmakta zorlandığında ise vücut dengeyi sağlamak için daha fazla su tutar. Sonuç olarak özellikle ayaklar, bilekler, bacaklar ve yüzde şişlik yani ödem ortaya çıkar. Bu tablo genellikle gün içinde artan, akşam saatlerinde belirginleşen bir şişlik şeklinde kendini gösterebilir. Sürekli tekrar eden ödem şikâyetlerinin ise mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir" uyarısında bulundu.

Gıdaların etiketlerine dikkat!


Gizli tuzun, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olduğunu dile getiren Dündar, "Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynaklardır. Bu nedenle kişi bu ve benzeri besinlere tuz eklemediğini düşünse bile günlük alım farkında olmadan yükselir. Bu nedenle öncelikle gizli tuz kaynaklarının farkına varmak gerekir. Paketli ve işlenmiş gıdaların tüketimini azaltmak, etiket okumak önemli bir adımdır. Yemeklerin tuz eklemeden önce tadına bakmak ve miktarı kademeli olarak azaltmak damak tadının uyum sağlamasını kolaylaştırır. Limon, sirke, sarımsak ve çeşitli baharatlar tuz yerine lezzet artırıcı olarak kullanılabilir. Ayrıca evde yeme alışkanlığı kazanmak ve dışarıda hazır gıda tüketimini azaltmak da tuz alımını belirgin şekilde düşürür" şeklinde konuştu.

Tuzun 7 zararı

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, uzun vadede yüksek tuz tüketiminin zararlarını sıraladı:
• Yüksek tansiyon: Damar basıncını artırarak hipertansiyona yol açar.
• Kalp hastalıkları: Kalbin yükünü artırarak kalp krizi ve kalp yetmezliği riskini arttırır.
• Böbrek hasarı: Böbrek fonksiyonlarının azalmasına, protein kaçağına ve hatta kronik böbrek hastalığına zemin hazırlayabilir.
• Felç riski: Beyin damarlarında hasar oluşturarak inme riskini artırır.
• Ödem: Vücutta sıvı tutulmasına ve şişliklere yol açar.
• Kemik kaybı: Kalsiyum atılımını artırarak kemik sağlığını olumsuz etkiler.
• Mide hastalıkları: Mide mukozasını etkileyerek gastrit ve bazı mide hastalıklarına zemin hazırlar.

Çocuk kalbini tehdit eden 9 faktör



Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor. 

16.05.2026 09:10:00
MURAT ÇORBACI
Çocuk kalbini tehdit eden 9 faktör
Çocuk kalbini tehdit eden 9 faktör

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek, "Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, 'büyüme döneminde olur' gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir" dedi. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı.

1. Hazır ve paketli gıdaların aşırı tüketimi.
2. Hareketsiz yaşam tarzı. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir.
3. Çocukluk çağı obezitesi.
4. Aşırı tuz tüketimi.
5. 'Büyüme döneminde olur' algısı.
6. Şekerli ve gazlı içecekler. Su, ayran ve doğal içecekler tercih edilmeli; şekerli içecekler alışkanlık haline getirilmemelidir.
7. Yetersiz uyku. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmekte.
8. Duruş ve oturuş bozukluğu.
9. Ailede kalp hastalığı öyküsünü göz ardı etmek.

Çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik test

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik testi şöyle açıkladı: EKG, EKO, gerekli durumlarda efor testi.

İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!


 
 
 Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı. Bir ilçede bir gecede bu kadar ceza tahsilatının çıkması dikkat çekti. 

16.05.2026 09:02:00 / Güncelleme: 16.05.2026 09:08:15
HABER MERKEZİ/AA
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!
İnegöl'de trafik denetimlerinde gecelik hasılat fena değil!

Bursa'nın İnegöl ilçesinde polis ve jandarma ekiplerince trafik denetimlerinde sürücülere çeşitli ihlaller gerekçesiyle toplam 500 bin lira ceza uygulandı.

İnegöl İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri ile İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı trafik ekiplerince ilçe genelinde eş zamanlı trafik uygulaması yapıldı.
Uygulamada, çok sayıda araç durdurularak sürücülerin belgeleri kontrol edildi.

Uygulama sırasında "dur" ihtarına uymayarak kaçan bir araç, polis ekiplerinin kovalamacası sonucu yakalandı.
Sürücü hakkında işlem yapılırken sürücü belgesine 60 gün süreyle el konuldu, araç ise 60 gün trafikten men edildi.

Ayrıca, alkollü araç kullandığı belirlenen 2 sürücünün de sürücü belgesine el konuldu.
Emniyet ve jandarma ekiplerinin ortak gerçekleştirdiği uygulamalarda toplam 500 bin lira cezai işlem uygulandığı öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.