HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 19 AĞUSTOS 2022, CUMA

Irak operasyonu ve milli çıkarlarımızın korunması

09.01.2003 00:00:00
Ülke olarak son derece kritik bir süreçten geçiyoruz. Hemen yanıbaşımızda çıkması an meselesi olan savaşın bizi nasıl etkileyeceği basında devamlı surette tartışılıyor, senaryolar ortaya konuyor, çözüm yolları aranıyor.

Türkiye, bu savaşta ABD'ye açık destek vererek, Arapİslam âlemini karşısına mı almalıdır, yoksa tarafsızlığını muhafaza mı etmelidir? Medyada üstünde ısrarla durulan husus, Türkiye'nin "stratejik ortak ", "dost ve müttefik" ABD'ye, muhtemel bir Irak operasyonunda destek vermemesi halinde, operasyon sonrası Irak'ın yeniden şekillenmesi sürecinde söz sahibi olamayacağı, en önemlisi ABD'nin bize olan tavrının sertleştirebileceği ihtimalidir.

Şüphesiz büyük olmak ve büyük kalmak isteyen devletler, politikalarını "milli çıkarlar" üzerine bina ederler. "Uzun vadeli milli çıkarları"nın gereğini yerine getirmeyen getiremeyen korkuyla, acziyetle veya günübirlik hesaplarla dış politikalarına yön veren ülkeler, asla büyük olamadıkları gibi, uydu devlet olarak kalmaya mahkûmdurlar.

Muhtemel Irak operasyonu ve bu operasyonda Türkiye'nin üstleneceği rol konusunda çok şey söylenebilir, yazılıp çizilebilir; ancak, kanaatimce bu konudaki sihirli cümle, "uzun vadeli milli çıkarların korunması"dır. Irak meselesinde bu temel esas, objektif ve gerçekçi bir şekilde ortaya konarak takip edilerek strateji belirlenmelidir. Bu strateji belirlenirken; "uzun vadeli milli çıkarlar"ın tanımı net yapılmalı, tarihi hakikatler ve savaş sonrası, Irak'ta meydana gelmesi muhtemel gelişmeler doğru okunmalıdır.

Bu hususta Prof. Dr. Haydar Baş Beyin yaptığı tespit gayet yerindedir: Birinci Körfez Savaşı'nda K.Irak'ta kurulması düşünülen malûm devlete zemin oluşturulmuş, geçen on küsur yıllık zaman zarfında bu devletin alt yapısı tamamlanmıştır. Şimdi yapılacak olan operasyonla da artık bu devletin resmen ilan edilmesi süreci başlayacaktır. (Milli çıkarların korunması prensibi ışığında, böyle bir durumun bizim açımızdan doğuracağı neticelerin altını bir kez daha çizmek lazımdır.)

Aynı prensip esas alınarak, 80 bin belki de daha fazla Amerikan askerlerinin ülkemizde konuşlandırılması talebi de değerlendirilebilir.

1919'daki işgal yıllarında dahi topraklarımıza bu sayıda yabancı asker ayak basmamıştır.

Bu askerlerin tâbi olacakları hukuki literatür ise, belirlenmiş değildir.

Özetleyecek olursak, savaş çanlarının çalmaya başladığı bu süreçte yapmamız gereken; varlığımızın devamı için zaruri olan milli çıkarlarımızın sonuna kadar korunması yönünde hareket etmektir. Bu hareket alanı oldukça geniş tutulmalı; diplomatik yollarla operasyonun önlenmesi girişimlerinden savaş vuku bulursa, belirleyeceğimiz politikanın getirisi ve götürüsüne kadar her şey hesaba katılmalıdır.

Bu, konuda esas olan, milli çıkarlarımızı uzun vadede ve sonuna kadar korumaktır.
 
Ahmet Hamza Baş / diğer yazıları
- Gazze'de yaşananlar ve Filistin meselesinin iç yüzü (2) / 25.07.2014
- Gazze'de yaşananlar ve Filistin meselesinin iç yüzü / 24.07.2014
- Aydınların zafiyeti / 13.02.2014
- İdareci kadroları seçerken / 25.12.2013
- Mevlana'yı anlamak / 20.12.2013
- Kim bir zalime yardım ederse / 17.12.2013
- Fransa'nın gerçeği / 26.12.2011
- Kapanmayan yara; Kerbela / 06.12.2011
- Ilımlı İslam deyince / 03.12.2011
- Vicdani red konusuna farklı bir bakış / 01.12.2011
- Siyasette zamanlama ve cevap bekleyen sorular / 30.11.2011
- Türkiye'nin AB macerası / 29.11.2011
- Türkiye'nin AB macerası ve tarihî gerçekler-I / 28.11.2011
- Haçlı seferleri, Büyük Ortadoğu Projesi ve Türk milleti / 26.11.2011
- İnsan ve hak meselesi / 24.03.2007
- Sosyal Devlet'te 'Devlet ve insan' / 23.03.2007
- Avrupa'dan adalet beklemek!... / 04.03.2007
- Saddam'ın idamı ve Türkiye / 04.01.2007
- Milli Ekonomi Modeli ve küreselleşme / 27.12.2006
- Kıbrıs ve Annan Planı'nın hakikati / 17.01.2003
- Saddam diktatör; ya Şaron ! / 15.01.2003
- Irak konusunda kılı kırk yarmak şart / 11.01.2003
- Irak operasyonu ve milli çıkarlarımızın korunması / 09.01.2003
- BTP'nin misyonu / 19.11.2002
- AB'ye onurlu bir giriş (!) / 26.10.2002
- Psikolojik savaş mı, taktik değişikliği mi? / 24.10.2002
- Su uyur, düşman uyumaz / 23.10.2002
- AB için referandumdan neden kaçılıyor? / 22.10.2002
- Irak'ta paylaşılan kozlar / 21.10.2002
- Görünen köy kılavuz istemez, ama... / 19.10.2002
- Milletin yüzünü BTP güldürecek / 18.10.2002
- Milli çıkarları esas almak şarttır / 17.10.2002
- Vatan mukaddestir / 16.10.2002
- Şiddet, kan ve gözyaşı: Filistin / 12.10.2002
- AB raporu sürpriz olmadı / 11.10.2002
- Tarihten bir sayfa: Oryantalizmin acı neticeleri / 07.10.2002
- Bu millet bunu haketmiyor / 03.10.2002
- Ortadoğu ve petrolün önemi / 28.09.2002
- Barışın hakim olduğu bir dünya; ama nasıl? / 24.09.2002
- BM'nin konumu / 23.09.2002
- Maksat bağcıyı dövmek olunca ! / 21.09.2002
- Almanya'daki seçimler bizi nasıl etkiler? / 20.09.2002
- Medya ve toplumsal sorumluluk / 19.09.2002
- 11 Eylül ve ABD'nin dış politikası / 14.09.2002
- Ahiret inancı ve hesap verme şuuru / 13.09.2002
- Üç aylara girerken / 11.09.2002
- Korkunun ecele faydası yok / 09.09.2002
- Global dünyada milli modelin ve ulus devletin önemi / 06.09.2002
- Avrupa rüyasından uyanalım (II) / 05.09.2002
- Kendimize dönme meselesi / 04.09.2002
- Avrupa rüyasından uyanalım / 03.09.2002
- Dil birliğinin önemi / 02.09.2002
- Bağımsız fert, bağımlı toplum ve ulusal egemenlik devredilebilir mi? / 01.09.2002
- AB gözlüğünü çıkartmak şart / 31.08.2002
- Zafer bayramının yıldönümünde AB'nin Sevr hesabı ve Bağımsızlığın değeri! / 30.08.2002
- Batıyı tanımak, batıyı anlamak / 29.08.2002
- Güneşi balçıkla sıvamak ya da medyanın hali / 28.08.2002
- Milletin sesine kulak verin / 27.08.2002
- Ege, Kıbrıs ve her zeminde çatışan çıkarlar / 26.08.2002
- Kıbrıs'a dikkat / 25.08.2002
- Su meselesi / 24.08.2002
- Dünkü ve bugünkü Avrupa Birliği / 23.08.2002
- Şark Meselesi çerçevesinde misyoner faaliyetleri-I / 22.08.2002
- Günaydın sayın başkan! / 21.08.2002
- Türkiye liderini buldu / 20.08.2002
- Kimliksizlik problemi / 18.08.2002
- Laiklik / 17.08.2002
- GB'nin getirdikleri ve iç piyasanın korunmasının önemi - 1 / 16.08.2002
- Millet "BTP ve tam bağımsızlık" diyor / 15.08.2002
- Coğrafyamızda yaşananlar ve bizim konumumuz / 14.08.2002
- BTP'nin maden politikası / 13.08.2002
- BTP'nin tarım politikaları / 10.08.2002
- BTP, Türkiye'nin çehresini değiştirecek / 09.08.2002
- Hiroşima'nın yıldönümü ve dünyanın değişen dengeleri / 08.08.2002
- Kültür tahribatının dünü ve bugünü / 07.08.2002
- Ortadoğu'da hedef Türkiye / 06.08.2002
- Şehit aileleri kime oy verecek dersiniz? / 04.08.2002
- Bolu-Düzce izlenimleri ve BTP'nin tarım stratejisi / 03.08.2002
- Yorumsuz / 01.08.2002
- Geleceğimizi teminat altına alan projeler / 31.07.2002
- İdareye tâlip olanların sorumluluğu / 30.07.2002
- Çözümün tek adresi:Prof. Dr. Haydar Baş ve BTP / 29.07.2002
- AB macerasının iç yüzü / 27.07.2002
- Ortadoğu'nun dünü ve bugünü / 26.07.2002

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

09.01.2002, 09.01.2001, 09.01.2000, 09.01.1999, 09.01.1998, 09.01.1997, 09.01.1996, 09.01.1995, 09.01.1994, 09.01.1993, 09.01.1992, 09.01.1991, 09.01.1990, 09.01.1989, 09.01.1988, 09.01.1987, 09.01.1986, 09.01.1985, 09.01.1984


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.