logo
23 HAZİRAN 2026

Irak'ta hükümet krizi

Irak'ta hükümet kurma krizi derinleşirken Nuri el-Maliki’nin olası dönüşü, Türkiye’nin son dönemde elde ettiği PKK’ya karşı güvenlik kazanımlarını, Kalkınma Yolu Projesi’ni ve ekonomik işbirliğini riske atarak Ankara-Bağdat ilişkilerini yeniden gerilim hattına taşıyabilir

17.02.2026 16:05:00
Eyüp Kabil
Irak'ta hükümet krizi
Irak'ta hükümet krizi
Irak'ta 11 Kasım 2025'te gerçekleştirilen seçimlerin ardından hükümet kurma süreci hala belirsizlik içinde sürüyor.

Eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin adı ön plana çıkarken, bu durum Türkiye'nin Bağdat'la son dönemde geliştirdiği güvenlik ve ekonomi işbirliğini riske atıyor.

Ankara, PKK tehdidiyle mücadelede Irak'ın rolünü kritik görürken, Maliki'nin potansiyel dönüşü geçmiş gerilimleri yeniden alevlendirebilir.






Irak Seçimleri ve Hükümet Kurma Süreci

Irak seçimlerinde, görevdeki Başbakan Muhammed Şiya Es-Sudani'nin liderliğindeki İmar ve Kalkınma İttifakı birinci parti olarak çıktı. Ancak hükümeti kurmak için gerekli çoğunluk, Şii Koordinasyon Çerçevesi ittifakında bulunuyor. Bu ittifak, başbakan adayı olarak Nuri el-Maliki'yi belirledi. Maliki, 2006-2014 yılları arasında başbakanlık yapmış ve sonraki dönemde cumhurbaşkanı yardımcılığı görevini üstlenmişti.

Seçim sonrası süreç, cumhurbaşkanlığı seçimiyle karmaşıklaşıyor. Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki müzakereler hala sonuçlanmadı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Maliki'nin başbakanlığına karşı çıkması ve yardımların kesileceği uyarısı, Şii ittifakını alternatif aday arayışına itti. Ancak Irak basınına yansıyan haberlere göre, somut bir isim henüz gündeme gelmedi. Bu belirsizlik, Irak'ın iç siyasetini olduğu kadar bölgesel dengeleri de etkiliyor.






Nuri el-Maliki'nin Tartışmalı Dönüşü

Nuri el-Maliki, İran yanlısı politikalarıyla biliniyor ve başbakanlığı döneminde Türkiye-Irak ilişkilerinde ciddi gerilimler yaşanmıştı. Maliki, Türkiye'yi Irak'ın içişlerine karışmakla suçlarken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Irak'ı PKK faaliyetlerine göz yummakla itham etmişti. Maliki'nin olası dönüşü, bu eski sorunların yeniden su yüzüne çıkması riskini taşıyor.

Analistler, Maliki'nin dönüşünün Irak'ın iç dengelerini bozabileceğini ve bölgesel ilişkileri karmaşıklaştırabileceğini belirtiyor. Özellikle Türkiye ve Körfez ülkeleri açısından belirsizlik yaratan bu senaryo, Maliki'nin pragmatik bir çizgi izleyip izlemeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. ABD baskıları ve değişen bölgesel dinamikler, Maliki'yi daha esnek politikalara yöneltebilir, ancak geçmiş deneyimler şüpheleri artırıyor.






Türkiye'nin Güvenlik Endişeleri

Irak, Türkiye'nin terörle mücadele stratejisinde kilit bir konumda. PKK'nın Irak topraklarını ana karargah, eğitim ve finansal üs olarak kullanması, Ankara için büyük bir tehdit. Sudani hükümetiyle son dönemde güvenlik işbirliği artmıştı. 2024'te Erdoğan'ın Irak ziyareti sonrası imzalanan "Askeri, Güvenlik İşbirliği ve Terörle Mücadeleye Dair Mutabakat Zaptı" ile Bağdat'ta Ortak Güvenlik Koordinasyon Merkezi kuruldu. Bu çerçevede PKK'nın silah bırakma törenleri gibi adımlar atıldı.

Maliki'nin başbakanlığı durumunda bu işbirliğinin sekteye uğraması bekleniyor. Türkiye'nin "terörsüz Türkiye" projesi, Irak merkezi hükümeti ve IKBY ile koordinasyonu gerektiriyor. PKK'nın Sincar ve Kandil'deki varlığına karşı baskıların azalması, Türkiye'nin sınır güvenliğini riske atabilir. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 9 Şubat'ta verdiği röportajda bu endişeleri dile getirerek, Irak'ın terörle mücadelede somut adımlar atmasını vurgulamıştı.






Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Yolu Projesi

Güvenlik dışında ekonomi de kritik bir alan. Türkiye ve Irak arasında ticaret hacmi artarken, Kalkınma Yolu projesi gibi girişimler ilerletiliyor. Sudani yönetimiyle bu alanda önemli adımlar atıldı, ancak Maliki dönemi gerilimleri ekonomik anlaşmaları da etkileyebilir.

Kerkük-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı'nın 2026'da sona erecek anlaşması, enerji işbirliğinde yeni bir dönemi işaret ediyor. Bu hat, sadece ham petrolle sınırlı kalmayıp doğal gaz, petrokimya ve elektrik gibi alanları kapsayabilir. Belirsizlik, bu projelerin geleceğini tehlikeye atıyor ve iki ülke için ekonomik kayıplara yol açabilir.






Resmi Görüşmeler ve Diplomatik Hamleler

Son dönemde yoğun diplomasi trafiği yaşanıyor. Erdoğan ve Sudani, 13 Şubat'ta telefon görüşmesinde ticaret, terörle mücadele ve Kalkınma Yolu'nu ele aldı. Fidan, 14 Şubat'ta Irak Savunma Bakanı'yla Ankara'da görüştü ve 16 Şubat'ta IKBY Başkanı Neçirvan Barzani ile telefonlaştı.

Fidan'ın röportajında Irak'a yönelik ifadeleri (Suriye'de SDG-Şam entegrasyonundan sonra sıranın Irak'a geleceği) Bağdat'ta rahatsızlık yarattı ve Türkiye Büyükelçisi çağrıldı. Ankara, bunu çeviri hatası olarak savundu. Bu gelişmeler, Türkiye'nin Irak'taki sürece aktif müdahil olduğunu gösteriyor.






Olası Etkiler

Maliki'nin başbakanlığı, Türkiye-Irak ilişkilerini geriye götürebilir ve güvenlik anlaşmalarını riske atabilir. Ancak ABD'nin baskıları ve Irak'ın ekonomik bağımlılığı, alternatif adayların önünü açabilir. Türkiye, mevcut işbirliğini korumak için mesajlar verirken, belirsizlik bölgesel istikrarı tehdit ediyor.

Uzmanlar, hükümet kurma sürecinin uzamasının Irak'ta iç çekişmeleri artırabileceğini belirtiyor. Türkiye için en olumlu senaryo, Sudani gibi dengeli bir figürün devamı; en kötüsü ise Maliki'nin dönüşüyle gerilimlerin artması. Önümüzdeki haftalar, bu belirsizliğin çözümü için kritik olacak.

Bu gelişmeler, Orta Doğu'da dengelerin hızla değişebileceğini gösteriyor. Türkiye, diplomatik çabalarını yoğunlaştırarak çıkarlarını korumaya odaklanıyor.

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






‘Şişman diyetisyen’ dediler


 
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen bu halinle diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.

16.06.2026 00:05:00 / Güncelleme: 16.06.2026 00:12:14
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
‘Şişman diyetisyen’ dediler
‘Şişman diyetisyen’ dediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen "Sen bu halinle diyetisyen olamazsın" sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık "Ama burada şişman bir diyetisyen vardı" diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.







"Sen diyetisyen olamazsın" diyenler oldu

Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, "Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime 'Seni bu dertten kurtaracağım' dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. 'Kelin ilacı olsa başına sürer', 'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu" ifadelerini kullandı.







97 kiloyla başlayan dönüşüm

Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, "Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve 'Ama burada şişman bir diyetisyen vardı' diyorlar. Ben de 'Evet, o bendim' diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla 'Nasıl yaptınız?' diye soruyorlar" dedi.







Salçalı makarna için ağlayarak uyudu

Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, "Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. 'Artık yapamıyorum' dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli" dedi.







Diyetisyen sadece kilo verdirmez

Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, "Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak" dedi.







Kilo vermek değil, korumak zor

Bugün artık "diyet" sürecinden çok "koruma" döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, "İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.