logo
27 EKİM 2026

Irak'ta kanlı patlama

11.02.2004 00:00:00
 
İskenderiye hastanesi doktorları, patlamada 50 kadar kişinin öldüğünü ve bunlardan 30'unun kimliğinin belirlendiğini söylediler.

Doktorlar, patlamada onlarca kişinin de yaralandığını belirttiler. Hastane yöneticisi Rezak Cannabi, hastaneye 30 cesedin getirildiğini ve bu sayının artmasının beklendiğini belirterek, "Bu sayının 49 olduğunu sanıyorum" dedi.

Bir polis yetkilisi, karakolun önüne park eden bir aracın infilak ettiğini, karakol binası ve mahkeme binasının bir kısmının yıkıldığınısöyledi. Polis karakolunda meydana gelen patlamayla ilgili ilk haberlerde 20'den fazla kişinin öldüğü bildirilmişti. Öte yandan Irak Geçici Yönetim Konseyi (GYK) üyesi Adnan Paçacı, komşu devletleri, Irak ile yardımlaşmaya ve sınırlardan gizlice ülkeye girenlere fırsat vermemeye çağırdı.

Bağdat'ta yayınlanan Ezzaman gazetesine yaptığı açıklamada Paçacı,Irak'ın komşu devletlerle ilişkilerini geliştirmek istediğini belirterek "Irak tüm kardeş Arap ülkeleriyle iyi ilişkiler kurmaya önem veriyor" dedi. GYK'nın milli uzlaşma çağrısının önemine değinen Paçacı, bu çağrının herkesin Irak'ın yeniden inşasına katılması açısından önemli olduğunu söyledi.

Paçacı, milli uzlaşmanın, ülkeyi, zor durum ve sıkıntıdan kurtarmayı amaçladığını vurguladı.

Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

Antalya'nın Kepez ilçesinde etkili olan hortumda parçalanan iki konteynerde bulunan 4 işçi hayatını kaybetti, 1 işçi yaralandı

27.10.2026 02:11:00 / Güncelleme: 27.10.2026 02:16:48
AA
 
Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı
Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün sarı kodlu sağanak yağış uyarısında bulunduğu kentte, Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'ndeki bir inşaat alanında hortum oluştu.

Hortum, inşaat işçilerinin kaldığı iki konteyneri parçaladı. Konteynerlerde bulunan 5 işçi savruldu.

İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

İşçilerden 2'sinin olay yerinde, 2'sinin ise kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybettiği belirlendi.

Yaralanan işçinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Vali Şahin bölgede incelemelerde bulundu

Bölgede, incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, gazetecilere yaptığı açıklamada, hortum nedeniyle aynı şantiyedeki bir vincin de devrildiğini ancak bu olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını söyledi.

Hortumda iki konteynerin parçalandığını ve içlerinde bulunan 5 işçinin savrulduğunu belirten Vali Şahin, şöyle konuştu:

"Maalesef 2 işçimiz olay yerinde 2 işçimiz de kaldırıldıkları hastanede vefat ettiler. Bir işçimiz yaralı durumu hafif. Çok enteresan bir doğa olayı ile karşı karşıyayız. Çünkü şehrin herhangi başka bir yerinde fırtına, hortum ihbar edilmedi. Civarındaki binalarda bir şey yok ama sadece bu alanda iki konteyneri paramparça eden bir hortumla karşı karşıyayız."

Vali Şahin vefat edenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dilerken, yaralı işçiye de geçmiş olsun dileklerini iletti.

Şantiye sahasındaki ölüm ve yaralanmaların vincin devrilmesi nedeniyle olmadığını vurgulayan Şahin, bölgede incelemelerin devam ettiğini ve ekiplerin alanda yaralı veya ölü olup olmadığına dair çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
 

Elektrik faturalarında yeni dönem

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, Türkiye genelinde elektrik dağıtım altyapısını tamamen dijitalleştirecek Milli Akıllı Sayaç Sistemi (MASS) projesinin yeni hedeflerini duyurdu. 2027 yılı sonuna kadar 7 milyon abonenin sayacı uzaktan okuma kapsamına alınırken, tüketiciler elektrik üretim ve tüketim verilerini cep telefonlarına yükleyecekleri mobil uygulama üzerinden anlık olarak takip edebilecek

26.10.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Elektrik faturalarında yeni dönem
Elektrik faturalarında yeni dönem
EPDK ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte konuşan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, akıllı sayaç dönüşümünün vatandaşın hayatını kolaylaştıracak adımlarını paylaştı. Dönüşümle eş zamanlı olarak MASS kullanıcı mobil uygulamasının test sürümü de resmen hizmete sunuldu.

Bu uygulama sayesinde aboneler, ev ya da iş yerlerinin elektrik tüketim ve üretim verilerini, planlı kesinti bildirimlerini, anlık kesinti kayıtlarını ve olası tazminat bilgilerini doğrudan cep telefonları ekranından anlık olarak kontrol edebilecek. Böylece fatura şeffaflığı en üst düzeye çıkarken, manuel sayaç okuma hataları da tamamen tarihe karışacak.


2027 sonuna kadar hedef 7 milyon akıllı sayaç


1 Mart 2026 tarihi itibarıyla sahada fiilen başlayan akıllı sayaç dönüşümünde eylül ayına kadar olan süreçte 4 milyon Akıllı Sayaç EKO ile 70 bin Akıllı Sayaç PRO modelinin kurulumu tamamlandı.

Yeni açıklanan yol haritasına göre, enerji yönetimi şu takvimi işletecek:

• 2027 yılı sonuna kadar 2,7 milyon adet "Akıllı Sayaç PRO" modelinin daha montajı gerçekleştirilecek.

• İki yıllık bu sürecin sonunda toplamda 7 milyon abonenin şebeke bağlantısı uzaktan okunabilir hale gelecek.

• Şebeke izleme altyapısı genişletilerek toplamda 15 milyon abonenin bağlantı noktasındaki elektrik kesintileri ve teknik kalite verileri anlık olarak merkezden izlenecek.


Planlamanın gerisinde kalan şirketlere yaptırım geliyor


Projenin yerli AR-GE çalışmalarıyla desteklendiğini belirten Yılmaz, sistemin arıza tahmini, risk bazlı bakım, kayıp-kaçakla kararlı mücadele ve afetlere karşı şebeke dayanıklılığı gibi operasyonel avantajlar sunduğunu aktardı. Dönüşüm sürecinin en düşük maliyetle maksimum verimi sağlama prensibiyle yürütüldüğünü söyleyen EPDK Başkanı, sayaç değişimlerinin kurum tarafından çok sıkı denetleneceğini vurguladı. Yılmaz, "Akıllı sayaç dönüşümünde planlamanın gerisinde kalan dağıtım şirketleri ile ilgili gerekli tedbirlerin ve yaptırımların uygulanacağını özellikle vurgulamak isterim" uyarısında bulundu.

Oktay Saral istifasını duyurdu

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, kamuoyuna yansıyan "görevden alınma" iddialarının ardından sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamayla istifasını sunduğunu açıkladı. Saral, kararının arkasında inandığı değerlerin olduğunu vurgularken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan bağlılığının süreceğini belirtti

26.10.2026 12:33:00 / Güncelleme: 26.10.2026 12:39:27
Haber Merkezi
 
Oktay Saral istifasını duyurdu
Oktay Saral istifasını duyurdu
2016 yılından bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanlığı görevini yürüten Oktay Saral, resmî sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı paylaşımla görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Akşam saatlerinde kulislerde yayılan ve gazetecilerle yaptığı görüşmelerde doğruladığı "görevden alınma" haberlerinin ardından gelen bu yazılı açıklama, Ankara siyasetinde günün en önemli gelişmesi oldu.

"Bedeli ne olursa olsun..."

Oktay Saral, yaptığı açıklamada görev süresi boyunca büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bugün, 2016 yılından bu yana büyük bir onur, şeref ve sorumlulukla yürüttüğüm Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanlığı görevimden istifamı sunmuş bulunuyorum. Makamlar gelip geçer, unvanlar el değiştirir. Asıl mesele, insanın hangi makamda oturduğu değil, hangi değerlerin arkasında durduğudur. Bizim için esas olan makamlar değil, yıllardır aynı istikamette yürüdüğümüz davamız ve Sayın Cumhurbaşkanımızla omuz omuza verdiğimiz mücadeledir. Bu kararım, inandığım değerlerden ve milletimize hizmet etme irademden bir adım geri atmak anlamına gelmemektedir. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında, aynı inanç ve kararlılıkla yol yürümeye devam edeceğim. Rabbim bizleri makamların gölgesinde güç arayanlardan değil, hakikatin ışığında dimdik duranlardan eylesin. Bedeli ne olursa olsun inandığı değerleri savunanlardan eylesin."

İstifaya sürükleyen süreç

Oktay Saral'ın istifasına ve görevden ayrılmasına zemin hazırlayan süreç, Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmaları ve buna bağlı yaşanan diplomatik hassasiyetlere dayanıyor.

Edinilen bilgilere göre; Saral'ın Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim haklarına yönelik yaptığı bazı sosyal medya açıklamaları ve değerlendirmeleri, Ankara ile Bakü arasında diplomatik bir gerilime yol açtı. Azerbaycan yönetiminin, söz konusu açıklamalardan duyduğu rahatsızlığı en üst düzeyden Türkiye'ye ilettiği ve Saral'ın görevden alınmasını talep ettiği iddiaları basına yansıdı.

Önce "talimatla ayrıldım" dedi, sonra istifasını paylaştı

Sürecin basına yansımasının ardından gazeteci Talat Atilla ve bazı medya mensuplarına telefonda demeç veren Saral, görevden ayrılışının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla gerçekleştiğini bizzat doğrulamıştı. Saral, gazetecilerin "Azerbaycan'la ilgili açıklamalarınız nedeniyle mi?" sorusuna "Evet, öyle görünüyor" yanıtını vermiş ve "Cumhurbaşkanımız böyle uygun gördü, başımız gözümüz üstüne" ifadelerini kullanmıştı.

Ancak bu telefon görüşmelerinden kısa bir süre sonra Saral, durumun hukuki ve usuli çerçevesini netleştirmek adına X hesabı üzerinden resmî bir metin yayınlayarak görevinden "istifa ettiğini" ilan etti. Siyasi analistler, Saral'ın bu hamleyle hem Cumhurbaşkanlığı makamını yıpratmamayı hem de inandığı değerlerin arkasında durduğunu gösteren ilkeli bir siyasi duruş sergilemeyi amaçladığını belirtiyor.

Bakan Tekin'i protesto eden 2 genç tutuklandı

Ankara Baro Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, İstanbul'da Yusuf Tekin'i protesto için pankart asan 2 gencin tutuklanmasına ilişkin "Protesto bir haktır ve anayasal güvence altındadır. Nevin ve Nehir serbest bırakılmalıdır" dedi

26.10.2026 10:36:00
Haber Merkezi
 
Bakan Tekin'i protesto eden 2 genç tutuklandı
Bakan Tekin'i protesto eden 2 genç tutuklandı
Ankara Baro Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, İstanbul'da Yusuf Tekin'i protesto için pankart asan 2 gencin tutuklanmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Çağlayan, "Protesto bir haktır ve anayasal güvence altındadır. Tıpkı ifade özgürlüğü gibi, basın özgürlüğü gibi, adil yargılanma hakkı gibi… Bugün temel haklarını kullanan iki genç ne yazık ki tutuklandı. Bu tutuklama, anayasal güvencelerin her geçen gün biraz daha aşındırıldığının ve insan onurunu esas alan hukuk devleti ilkesinin nasıl yok sayıldığının bir başka göstergesi.. Nevin ve Nehir serbest bırakılmalıdır. Aksi halde gençlerin yarına dair avuçlarında kalan son umudu da koruyamazsınız..." ifadelerini kullandı.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmasında Ertan Aydın tutuklandı

Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması kapsamında, hakkında verilen adli kontrol kararına yapılan itiraz üzerine yeniden gözaltına alınan eski AK Parti milletvekili, araştırma ve kampanya şirketi kurucusu Ertan Aydın tutuklandı

26.10.2026 05:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmasında Ertan Aydın tutuklandı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmasında Ertan Aydın tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında, hakkında verilen adli kontrol kararına yapılan itiraz üzerine Ankara'da gözaltına alınan Aydın, işlemlerinin ardından İstanbul'a getirildi.

Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na götürülen Aydın, nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Hakimlik, Aydın'ın tutuklanmasına karar verdi. 

Fon soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer de soruşturma kapsamında gözaltına alındı

Fon soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer de soruşturma kapsamında gözaltına alındı

25.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
 Fon soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer de soruşturma kapsamında gözaltına alındı
 Fon soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer de soruşturma kapsamında gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü fon soruşturması sürüyor.

TÜRKİYE SİGORTA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI ÖZER GÖZALTINDA
Soruşturmada Türkiye Sigorta Genel Müdürü Yardımcısı Gürol Sami Özer de akşam saatlerinde gözaltına alındı.

DAHA ÖNCE TAHA ÇAKMAK TUTUKLANMIŞTI
Aynı soruşturma kapsamında Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik eski Genel Müdürü Taha Çakmak da tutuklanan isimler arasında yer almıştı.

Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada, 24 Ekim'de adliyeye sevk edilen 22 şüpheliden 15'i hakkında tutuklama kararı verilmişti.

Öte yandan soruşturma kapsamında gözaltına alınan ardından hakkında ev hapsi kararı verilen eski AKP Ankara Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski danışmanı Ertan Aydın hakkında verilen adli kontrol tedbiri kararına savcılık itiraz etti. İtirazı değerlendiren mahkeme, Aydın hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.

Bu kapsamda Ankara'da gözaltına alınan Aydın, burada nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkartılacak.

NE OLMUŞTU?
Fon krizinin merkezinde yer alan şirketlerden Tera Menkul Değerler'de bir dönem bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapan eski AKP milletvekili Ertan Aydın, 22 Ekim'de gözaltına alınmıştı.

Ertan Aydın emniyetteki işlemlerinin ardından dün (24 Ekim) Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürülmüştü. Savcılık işlemleri akşam saatlerinde tamamlanan Aydın, tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmişti. Hâkimlik ise Aydın hakkında ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.

FON SORUŞTURMASI BÜYÜYOR

Tutuklu sayısı 114’e yükseldi. Dosyada şarkıcı Nil Özalp, eski bürokratlar, yatırım şirketlerinin yöneticileri ve tanınmış iş insanları var

25.10.2026 11:00:00
Haber Merkezi
 
FON SORUŞTURMASI BÜYÜYOR
FON SORUŞTURMASI BÜYÜYOR
Tutuklu sayısı 114'e yükseldi. Dosyada şarkıcı Nil Özalp, eski bürokratlar, yatırım şirketlerinin yöneticileri ve tanınmış iş insanları var.

Nusret Altınbaş hakkında daha önce yakalama kararı bulunduğu, 24 Ekim'de ise gözaltına alındığı bildirildi. Yüz binlerce yatırımcının birikimleri içinse en kritik soru hâlâ yanıt bekliyor: Paralar ne zaman geri ödenecek?

Ünlü isimler de tutuklananlar arasında

Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada, farklı operasyonlarda adı geçen ve tutuklandığı bildirilen dikkat çekici isimler şöyle:

- Nil Özalp: Şarkıcı. Soruşturmanın ekim ayındaki operasyonlarından birinde tutuklandığı bildirildi.

- Yasemin Yavuz Koçyiğit ve Gökhan Koçyiğit: Avukat çift. Hisse işlemleri ve yüksek tutarlı kazanç iddialarıyla dosyada yer aldılar.

- Burak Sevindik: Eski Ümit Milli Takım basketbolcusu olduğu belirtilen isim. Soruşturma kapsamında tutuklandı.

- İnan Altınbaş: Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı. 24 Ekim'de tutuklanan isimler arasında yer aldı.

- Taha Çakmak: Eski Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik genel müdürü. Son operasyon kapsamında tutuklandığı bildirildi.

- Ertan Aydın: Eski başbakan danışmanı ve eski AKP milletvekili. Adliyeye sevk edildiği bildirildi; bu bilgi tek başına tutuklandığı anlamına gelmiyor.

Son operasyonlarda tutuklandığı bildirilen diğer isimler arasında Rüstem Karakaya, Burak Poyraz, Ömer Eryılmaz, Neda Soydan, Mustafa Zeki Kayahan, Anıl Tokat, Ali Cesur ve Furkan Açar da bulunuyor.

Kimler aranıyordu, son durum ne?

- Nusret Altınbaş: Hakkında yakalama kararı bulunduğu bildirilen isim, 24 Ekim tarihli haberlerde gözaltına alınanlar arasında yer aldı.

- Diğer firariler: Soruşturmanın önceki aşamalarında firari şüpheliler bulunduğu açıklanmıştı. Ancak güncel, isim isim doğrulanmış bir arananlar listesinin tamamı kamuoyuna net biçimde yansımış değil.

Asıl mağdurlar: Yüz binlerce yatırımcı

Soruşturmanın en ağır boyutu, paralarını geri alamayan yatırımcıların durumu. Tasfiye kararı verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğu açıklandı.

Kriz, bazı fonlarda yatırımcıların para çekme taleplerini karşılamakta yaşanan sorunlarla gündeme geldi. Ardından fonlar tasfiye sürecine girdi. Yatırımcıların paralarına ne zaman ve hangi oranda ulaşabileceği ise hâlâ tartışma konusu.

İade hesabına ilişkin açıklanan verilerde, 9 kişinin toplam 2 milyar 1 milyon 170 bin TL yatırdığı bildirildi. Ancak bu tutar, yüz binlerce yatırımcının mağduriyetinin giderildiği anlamına gelmiyor.

Telefonu 'sağlıklı kullanmak' mümkün


 
 
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Erdoğan, sosyal medya ve interneti tamamen bırakmak yerine sağlıklı ve dengeli kullanmanın önemine dikkati çekti.

24.10.2026 02:38:00
AA
 
Telefonu 'sağlıklı kullanmak' mümkün
Telefonu 'sağlıklı kullanmak' mümkün

Sosyal medyada yaygınlaşan dijital detoks paylaşımları, kişilerin telefon ve internet kullanım alışkanlıklarını yeniden değerlendirmelerine yönelik ilgiyi artırıyor. Ancak kısa süreli araların ardından eski alışkanlıklara dönmek, dijital kullanım sorunlarının çözümü için yeterli olmayabiliyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr.

Erdoğan, dijital araçların günlük yaşamın önemli bir parçası haline geldiğini, bu araçlardan yararlanırken kullanım süresinin ve alışkanlıkların kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Dijital detoksun kişilerin ekran başında geçirdikleri süreyi fark etmelerine yardımcı olabileceğini ifade eden Erdoğan, asıl hedefin geçici olarak internetten uzaklaşmak değil, sağlıklı kullanım alışkanlığı kazanmak olduğunu vurguladı.
Erdoğan, "Amacımız belli bir süre kullanmayıp sonra tekrar eski kullanım paternine dönmek değil. Amacımız sosyal medyayı, interneti sağlıklı ve yararlı bir şekilde kullanmak" dedi.

Sürekli bildirimler dikkati dağıtabiliyor

Telefon bildirimlerine ve sosyal medya içeriklerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığı ve zihinsel yorgunluk gibi sorunlarla ilişkili olabileceğini belirten Erdoğan, sağlıklı dijital kullanımın bu belirtilerin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini kaydetti. Telefonu bir süre kullanmadığında sosyal medyadaki gelişmeleri kontrol etme isteğinin ortaya çıkabileceğini aktaran Erdoğan, bağımlılık bulunmayan durumlarda bu huzursuzluğun genellikle geçici olduğunu ifade etti. Kullanım süresini önceden planlamanın ve belirlenen sınırlara uymanın önemine değinen Erdoğan, zamanla yeni alışkanlıkların geliştirilebileceğini dile getirdi.


Günlük sorumlulukların aksaması uyarı işareti

Dijital kullanımın günlük yaşamı olumsuz etkilemesinin dikkate alınması gerektiğini belirten Erdoğan, kişinin kullanım süresini kontrol edememesi, iş ve okul sorumluluklarını aksatması ve yüz yüze iletişim yerine sanal etkileşimi tercih etmesinin sorunlu kullanım işaretleri olabileceğini söyledi. Erdoğan, "Kişi planladığından daha uzun süre kullanıyorsa, kullanımı kesmesi gerektiği zamanlarda kesemiyorsa, günlük işleri, okulunu, rutin sporunu aksatıyorsa, yüz yüze etkileşim yerine daha çok sosyal ağlarda etkileşimi tercih ediyorsa, bu durumlarda mutlaka dijital olarak sağlıklı kullanımı gündeme getirmemiz gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Kullanım süresini sınırlandırma, sosyal medya için belirli saatler belirleme ve aileyle geçirilen zamanı artırma gibi adımların sağlıklı alışkanlıklar kazanmaya yardımcı olabileceğine işaret eden Erdoğan, bağımlılık şüphesi bulunan kişilerin psikiyatri uzmanına başvurması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmaya yönelik düzenlemeyi olumlu değerlendirdiğini belirtti.

Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Sumud Filosu'na İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin hakkında yakalama kararı bulunan 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme ara kararında, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da bulunduğu sanıklar hakkındaki yakalama ve kırmızı bülten emrinin devamına karar verdi

24.10.2026 01:00:00
İHA
 
Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar
Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar
Sumud Filosu'na İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin hakkında yakalama kararı bulunan, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail Miras Bakanı Amichai Eliyahu, İsrail Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Arye Sharuz Sharuz Shalicar, İsrail 146. Tümen Komutan-Subayı Beni Aharon, İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcülük Birimi Başkanı Daniile Hagari, İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı David Saar Salama'nın bulunduğu 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada müştekiler beyanda bulundu.


"Kolum kırıldı"



Duruşmada beyanda bulunan Muhammed Mustafa Çakmakçı, "Her türlü insanlık ve hukuk dışı muameleye maruz kaldık. Benim kolum kırıldı. Bu soykırımı gerçekleştirmeye devam eden Netanyahu adalet önünde hesap vermelidir. Şikayetçiyim" dedi.


"Türklere karşı ayrı bir nefretleri vardı"



Sanatçı Fethullah Badem ise, "İsrail askerleri tarafından durdurulduk. Gemimize el koydular. Yolculuk sırasında motorun bozulmasını sağladılar. Çekici ile bizi limana götürdüler. Limana aldıklarında saatlerce bir alanda ters kelepçe ile bekletildik. Türklere karşı ayrı bir nefretleri vardı. Türk pasaportunu görünce İsrailli güvenlik güçlerinin yüzündeki nefreti gördüm" ifadelerini kullandı.

Müşteki beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki çıkarılan yakalama ve kırmızı bülten emrinin devamına ve infazlarının beklenilmesine karar verdi. Mahkeme, şikayetçilerin beyanlarında geçen, Türk vatandaşı olup İsrail'de kendilerine karşı yapılan eylemlerde yer aldıklarını beyan ettikleri şahısların tespiti için suç duyurusunda bulunulmasına da hükmetti. Sanıkların Türkiye'de mal varlıklarının bulunup bulunmadığı konusunda ilgili kurumlardan bilgi istenilmesine ve Adalet Bakanlığı aracılığıyla Gazze'de soykırıma ilişkin Birleşmiş Milletler'e sunulan raporun mahkemeye gönderilmesinin istenilmesine de karar verdi. Duruşma 30 Mart 2026'ya ertelendi.

Öte yandan STK kuruluşları davaya destek olmak için İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.


"Zalim Netanyahu ve hanesi, siyonist İsrail devleti bu yaptıkları zulmün mutlaka hesabını verecek"



Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, "Hukuk, adalet, insan hakları dünya hegemonik güçleri istediğinde örümcek ağına dönüştürse de, dünyanın vicdan sahibi insanlar güçlerine güvenip, hegemonyalarına güvenip hukuku örümcek ağına dönüştürmesine müsaade etmeyecek. Zalim Netanyahu ve hanesi, Siyonist İsrail Devleti bu yaptıkları zulmün mutlaka hesabını verecek. Biz buna inanıyoruz. Unutmayalım, tarih artık İsrail'den ve siyonizmden yana değildir. Bu dava bize bugün bunu gösteriyor ve bu saydığımız, saymadığımız arkadaşlarımız siyonizm zulmünün sona ermesine İbrahim'in ateşine su taşıyan karınca misali tarihte adlarının yazılacağına ben inanıyorum. Herkes bu zulmün sona erdiği günün kahramanları olarak burada bulunan ve bu sürece destek veren kardeşlerimizi anacaklar. Onun için bu davayı hep beraber ciddiyetle takip edeceğiz. Bundan sonra açılacak davaları da hep beraber ciddiyetle takip edeceğiz. Bu mücadelenin hep beraber yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


İddianameden



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan ve "Sumud Filosu" olarak anılan sivil deniz organizasyonunda yer alan gemilere, uluslararası sularda seyir halinde bulundukları sırada İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulduğu tespit edilmişti.

Müdahalede gemiler zorla durdurularak, sivillere cebir ve şiddet kullanılmış, alıkonulmuş, fiziksel saldırıya uğramış ve insan onuruyla bağdaşmayan muamelelere maruz bırakılmıştı. Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma kapsamında İsrailli bazı bakanlar hakkında yakalama kararı da çıkarılmıştı.

Yürütülen soruşturma sonucu söz konusu eylemlerin planlanması ve icrasında rol aldıkları tespit edilen ve bir kısmı hakkında yakalama kararı bulunan 35 kişi hakkında insanlığa karşı suç, soykırım, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, eziyet, nitelikli yağma, mala zarar verme ve ulaşım araçlarının alıkonulması suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Sağlıklı yaşamın 10 sırrı


 
Sabah yorgun uyanıyor, gün içinde enerjiniz hızla düşüyor, sık hastalanıyor, kilo vermekte zorlanıyor ya da stresle eskisinden daha zor başa çıkıyorsanız, bunları yaşlanmanın doğal sonucu olarak görüyor olabilirsiniz. Oysa bu belirtiler sağlığınıza yeterince yatırım yapmadığınızın sinyalleri olabilir.

24.10.2026 00:30:00
Murat Çorbacı
 
Sağlıklı yaşamın 10 sırrı
Sağlıklı yaşamın 10 sırrı

Uzun yıllar boyunca sağlık, büyük ölçüde "Hasta mıyım, değil miyim?" sorusuyla değerlendirildi. Oysa günümüzde bu yaklaşım tek başına yeterli değil. Çünkü kronik hastalıkların önemli bir bölümü ortaya çıkmadan yıllar önce; uyku kalitesinde bozulma, enerji kaybı, kas gücünde azalma, metabolik esnekliğin kaybı, stres toleransının düşmesi ve bağışıklık sistemindeki değişiklikler gibi erken sinyaller vermeye başlıyor. İnsan sağlığında olumsuz seyreden tabloyu değiştirmek çoğu zaman günlük yaşamda yapılacak küçük ama düzenli değişikliklerle mümkün. Kişisel 'iyi yaşam' yaklaşımının bu noktada önem kazandığına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, "Wellness yani iyi yaşam; kişinin fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal sağlığını her gün bilinçli seçimlerle desteklemesidir" ifadesini kullanarak, sağlıklı yaşamın kaldırım taşı olan günlük hayatta kullanacağınız 10 kişisel wellness rutinini anlattı.

1. Wellness'ın ilk sorusu: Uykumu koruyacak ne yapıyorum?

Uykunun bağışıklık sisteminin, hormon dengesinin, hafızanın, iştah kontrolünün, kan şekeri regülasyonunun ve hücresel tamir süreçlerinin yeniden organize olduğu biyolojik bir dönem olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk, "Kötü uyku yalnızca ertesi gün yorgun hissettirmez. Uzun vadede insülin direncini, iştah artışını, tansiyon problemlerini, inflamasyonu, duygu durum dalgalanmalarını ve bilişsel performans düşüklüğünü tetikleyebilir" diyerek, kaliteli uykunun temel adımlarını paylaştı:

• Sabah saatlerinde gün ışığı almak,
• Her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak,
• Akşam geç saatte ağır yemek yememek,
• Kafeini öğleden sonra sınırlamak,
• Yatak odasını serin, karanlık ve sessiz tutmak,
• Uyumadan önce zihinsel ve dijital uyarıyı azaltmak.

2. Akdeniz tipi beslenme metabolik sağlığı destekliyor

Karmaşık diyetler yerine sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarını öneren Dr. Halil Ertürk, zeytinyağı, sebze, baklagiller, balık, tam tahıllar ve yeterli protein içeren Akdeniz tipi beslenmenin kan şekeri dengesinden bağırsak sağlığına kadar birçok sistemi olumlu etkilediğini belirtiyor. Özellikle 40 yaşından sonra yeterli protein tüketimi kas kütlesini korumak açısından önem taşıyor.

3. Yemekten sonra 10 dakikalık yürüyüş fark yaratıyor

Sağlıklı yaşam için uzun egzersiz programlarına gerek yok. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk'e göre öğle veya akşam yemeğinin ardından yapılacak 10-15 dakikalık tempolu yürüyüş sindirimi destekliyor ve yemek sonrası kan şekeri yükselmelerini dengelemeye yardımcı oluyor.

4. Uzun oturmanın etkilerini azaltın

Kas dokusunun yalnızca hareket etmek için değil, metabolizma, bağışıklık ve sağlıklı yaşlanma için de önemli olduğunu vurgulayan Dr. Ertürk, "Wellness yaklaşımında hareket yalnızca kalori yakmak için yapılmaz. Hareket; kası, kalbi, damarları, beyni, eklemleri ve metabolizmayı canlı tutan temel biyolojik uyarıdır" diyerek, günlük wellness için iki hedefi paylaştı:
• Daha az oturmak.
• Düzenli kas uyarısı vermek.
• Pahalı ekipman olmaksızın yapılan tempolu yürüyüş, merdiven çıkma, squat (çömelme), duvara şınav, plank, esneme hareketleri ve vücut ağırlığıyla yapılan basit egzersizler güçlü bir başlangıç sağlıyor. Her 45-60 dakikada bir ayağa kalkmak, kısa bir yürüyüş yapmak veya birkaç esneme hareketi bile uzun oturmanın olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı oluyor.

5. Amaç stresi yok etmek değil, toparlanabilmek

Stresin yaşamın doğal bir parçası olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, asıl önemli olanın stres sonrası bedenin yeniden dengeye dönebilmesi olduğunu söylüyor. Yavaş nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, dijital molalar vermek ve sosyal ilişkileri güçlendirmek sinir sisteminin toparlanmasına katkı sağlayabiliyor.

6. Hormetik stres: Dozunda zorlanma, daha güçlü beden

Bedenimizin her zaman konfor alanında kalmaya değil, zaman zaman kontrollü şekilde zorlanmaya da ihtiyacı var. Bilim dünyası buna "hormetik stres" adını veriyor. Sağlıklı bir bedenin zaman zaman kontrollü uyaranlara da ihtiyacı olduğunu ve burada "hormetik stres" kavramının devreye girdiğini belirten Dr. Halil Ertürk, "Hormetik stres; düşük dozda, kısa süreli ve kontrollü bir stresin vücutta adaptasyon yanıtı oluşturmasıdır. Yani bedene küçük bir zorlanma verilir; vücut buna yanıt olarak savunma, onarım ve dayanıklılık mekanizmalarını aktive eder. Egzersiz bunun en bilinen örneğidir. Kısa süreli soğuk veya sıcak maruziyeti, açlık penceresi, nefes egzersizleri ve doğa yürüyüşleri de doğru kişide, doğru dozda kullanıldığında benzer adaptif sinyaller oluşturabilir" dedi.

7. Buz banyosuna gerek yok, her duşun sonuna ekleyin

Soğuk duş veya duşun sonunda kısa süreli serin su uygulaması, evde yapılabilecek basit hormetik pratiklerden biri. Başlangıç için uzun buz banyolarına gerek olmaksızın duşun sonunda 20-30 saniye daha serin suyla bitirmek bile kontrollü bir uyaran olabilir. Buradaki amaç dayanıklılık geliştirmek ve bedene kısa süreli bir adaptasyon sinyali vermektir. Kalp hastalığı, ritim bozukluğu, kontrolsüz hipertansiyon, Raynaud sendromu, panik atak eğilimi veya ciddi kronik hastalığı olan kişiler bu tür uygulamalarda dikkatli olmalı.

8. Gece atıştırmalarını bırakmak iyi bir başlangıç olabilir

Aralıklı oruç, FMD benzeri beslenme protokolleri ve uzun açlık uygulamaları wellness dünyasında sık konuşuluyor. Çoğu kişi için ilk adımın akşam yemeğinden sonra atıştırmayı bırakmak ve doğal bir gece açlığı oluşturmak olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk, "Yaklaşık 12 saatlik bu doğal gece açlığı metabolik ritmi desteklemeye yardımcı olur. Diyabet ilacı veya insülin kullananlar, hipoglisemi eğilimi olanlar, gebeler, emzirenler, yeme bozukluğu öyküsü olanlar, ileri yaşta kırılgan bireyler ve ciddi kronik hastalığı olanlar bu uygulamadan önce kişisel değerlendirme yapmalı" diyor.

9. En güçlü biyohack, alışkanlıklarınızdır

'Biyohacking'in (Vücudu ve yaşam tarzını optimize etmek) en temel halinin biyolojiyi anlayarak günlük davranışları doğru sıraya koymak olduğunu söyleyen Dr. Halil Ertürk, sabah gün ışığı almak, düzenli hareket etmek, yeterli protein tüketmek, nefes egzersizleri yapmak ve zamanında uyumanın biyolojik açıdan en etkili uygulamalar arasında yer aldığını söylüyor ve ekliyor: "Bazen en iyi biyohack, akşam telefonu kapatıp zamanında uyumaktır."

10. Mükemmel değil, sürdürülebilir bir rutin oluşturun

Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk 'e göre sağlıklı yaşamın sırrı kusursuz bir program uygulamak değil; her gün sürdürülebilecek küçük alışkanlıklar geliştirmek. Gün ışığıyla güne başlamak, gün içinde hareket etmek, öğünlerden sonra kısa yürüyüşler yapmak, ekran kullanımını azaltmak ve düzenli uyku saatleri oluşturmak uzun vadede büyük fark yaratabiliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.