logo
06 HAZİRAN 2026

İran-İsrail geriliminde Erdoğan neden sessiz kaldı?

İran ile İsrail arasında günlerdir süren gerilim, İran’ın misilleme saldırısı ile şimdilik yerini sessizliğe bıraktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu süreçte hiçbir açıklama yapmaması ise dikkat çekti

14.04.2024 12:00:00
Mustafa Topsakal
İran-İsrail geriliminde Erdoğan neden sessiz kaldı?
İran-İsrail geriliminde Erdoğan neden sessiz kaldı?
İsrail'in 1 Nisan'dan İran'ın Suriye'nin başkenti Şam'daki büyükelçilik yerleşkesinde yer alan konsolosluk binasına düzenlediği hava saldırısında İran Devrim Muhafızları'ndan ikisi general yedi kişi ölmüştü.

İsrail saldırıyı doğrudan üstlenmese de, kendisinin yapmadığını da açıklamadı.

İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail'in Şam'daki İran konsolosluğuna saldırısının ülkesinin topraklarına saldırı anlamına geldiğini belirterek, "Kötü rejim bir hata yaptı, cezalandırılmalı ve cezalandırılacak." ifadelerini kullandı.

İsrail cephesinden ise İran'ın olası bir misilleme saldırısına cevap vereceklerine yönelik açıklamalar geldi.

Erdoğan hep sessiz kaldı

Rusya-Ukrayna savaşı ve İsrail-Hamas çatışması gibi pek çok bölgesel konuda arabuluculuk görevine talip olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, dünyanın günlerdir 'yeni bir dünya savaşı mı başlıyor' diyerek diken üstünde beklediği İsrail-İran gerilimi konusunda sessiz kalması ise dikkat çekti.

Erdoğan, ne İsrail'in Şam'daki İran hedefine yönelik saldırısı ne de sonrasında bu konuda bir açıklama yapmazken, dün gece İran'ın misillemesi hakkında da tüm dünya liderlerinden peş peşe açıklamalar gelirken hiçbir açıklama gelmedi.

Dışişleri ve Fidan da tepkisiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi Dışişleri Bakanlığı ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da kriz konusunda sessiz kalmayı tercih etti. Pek çok ülke Dışişleri Bakanlıkları, İran'daki vatandaşlarına yönelik uyarılarda bulunurken, Türkiye Dışişleri Bakanlığı'ndan da bu konuda bir uyarı gelmedi.

Erdoğan neden sessiz?

Kimi uzmanlar, uluslararası konularda mümkün olduğunda kendisine bir rol çıkarmayı tercih eden Erdoğan'ın bu konudaki sessizliğini, son dönemde yaşanan bazı gelişmelere bağlıyor.

Erdoğan'ın özellikle İsrail ile Hamas arasında 6 aydan uzun süredir devam eden çatışma konusunda başta üstlenmek istediği aktif rolden giderek uzaklaşmaya başladığına dikkat çeken gözlemciler, İsrail konusunda Batı'ya verilmiş bazı 'güvenceler' olabileceğinden söz ediyor. Öte yandan, Gazze saldırısının başından bu yana tüm tepkilere rağmen İsrail'le sürdürülen ticaretin geçtiğimiz günlerde kısmen kısıtlanması adımının ardından, Erdoğan'ın bu konuda Tel Aviv yönetimi ve müttefiklerini rahatsız edecek yeni bir adımdan kaçındığını söylüyor.

Öte yandan, İran'a yönelik bir destek açıklamasının da Erdoğan'ın son yıllarda İslam dünyasının sözcülüğü ve Filistin meselesinin hamisi pozisyonlarında kuşku yaratacağı ve İran'ın İsrail ve batı saldırıları karşısında direniş hattı önderliği rolünü pekiştireceği kaygısı ile sessiz kalmayı tercih ettiği düşünülüyor.

Rusya mı telkin etti?

Erdoğan'ın sessizliğinin bir nedeninin de Moskova'dan gelen telkin olabileceği belirtiliyor. Kremlin yönetimi de İran'ın misilleme saldırısına kadar gerilim konusunda düşük tonlu birkaç açıklama dışında tansiyonu yükseltici açıklamalardan kaçındı. İran'ın dün geceki misilleme saldırısının ardından is Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD'nin işgalci İsrail'i desteklemek için İran topraklarına saldırması durumunda Rusya'nın İran'ın yanında olacağını duyurdu.

Tahran yönetiminin bölgedeki en önemli müttefiki olan Moskova'nın, İran'ın yapacağı misilleme saldırısının detaylarına hakim olduğu ve bu konuda Putin'in Erdoğan'ı bilgilendirdiği ve krizin sessiz şekilde takip edilerek geçiştirilmesi yönünde telkinde bulunmasının da etkili olduğu iddialar arasında.

AK Parti'den Rahmi Koç'un sözlerine tepki


 
 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Kürt kadın ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesi değerlerimize aykırıdır, çok yanlış ve çirkindir" ifadesini kullandı.

06.06.2026 10:19:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
AK Parti'den Rahmi Koç'un sözlerine tepki
AK Parti'den Rahmi Koç'un sözlerine tepki

FOTO ALTI: İzmir Amerikan Hastanesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Törene İzmir Valisi Süleyman Elban (sol5), Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım (sol4), Koç Holding Onursal Başkanı ve Amerikan Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç (sol3), Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Koç (sağda) Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Semahat Arsel (sağ2) katılmıştı.


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç'un bazı ifadeleri üzerine NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, kadınlara dönük her türlü aşağılayıcı söylemi kınadıklarını belirtti.
İnanç, etnik köken ve cinsiyet üzerinden üretilen aşağılayıcı yaklaşımların nefret söylemi doğuracağını bildiren Çelik, "Kadınlarla ilgili söylemlerin saygılı, özenli ve nitelikli bir yaklaşıma sahip olması esastır. Toplumumuzun hiçbir kesiminin inancı etnik kökeni, kültürü, kimliği veya cinsiyeti aşağılayıcı, ayrımcı ve ötekileştirici söylemlerin konusu olamaz" değerlendirmesini yaptı.

Çelik, şunları kaydetti: "Bu yanlış söylemlerden kesinlikle uzak durulması gerekir. 'Kürt kadın' ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesi değerlerimize aykırıdır, çok yanlış ve çirkindir. Kürt vatandaşlarımızla beraber hepimizi ve tüm kadınlarımızı inciten bu yanlış ve çirkin yaklaşımları en net şekilde ve kökten reddediyoruz. Nefret söylemleri, mizah kılıfı ile asla mazur gösterilemez. Yanlış söylemlerin düzeltilmesi ve özür dilenmesi, değerlerimize saygının bir gereğidir. Herkes inanç, kültür, etnik köken, kimlik ve cinsiyet konularında sağduyulu, nitelikli ve saygılı bir dil kullanmaya özen göstermelidir. Vatandaşlarımızın tamamı eşit onura, saygınlığa ve değere sahiptir."

Binali Yıldırım da hedefte

Öte yandan Rahmi Koç'un İzmir Amerikan Hastanesi açılığında yaptığı "Kürt kadın hasta" şakasına ve eski Başbakan Binali Yıldırım'ın bu şakaya kahkahayla gülmesine de tepki yağıyor. İzmir Balçova'da gerçekleştirilen Amerikan Hastanesi açılışında konuşan Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç'un anlattığı bir fıkra, sosyal medyada gündem oldu. Hasta mahremiyeti, kadın kimliği ve etnik kimlik üzerinden yapılan esprinin yer aldığı görüntüler kısa sürede geniş kitlelere ulaştı.
Videoda Koç'un, protokol üyelerine hastaneyi gezdirdiği sırada fıkra anlattığı ve salondaki bazı isimlerin bu espriye güldüğü görüldü. Görüntülerde yer alan isimlerden biri de eski Başbakan Binali Yıldırım oldu. Sosyal medyada paylaşılan videoda Yıldırım'ın fıkraya kahkahalarla güldüğü anlar dikkat çekti. Fıkranın yayılmasının ardından eleştirilerin bir bölümü doğrudan Rahmi Koç'a yönelirken, bir kısmı da fıkraya gülen protokol üyelerini hedef aldı.

O fıkra!

Koç, anlattığı fıkrada, "Doktor, Kürt kadının derdini dinlemiş 'Hanımefendi perdenin arkasına gidin, soyunun' deyince kadın, 'Doktor Bey, ilk sen soyun' demiş" ifadelerini kullandı. DEM Parti ve HÜDA-PAR da Koç'a tepki gösterdi.

Erzurum'da hurdaya dönen araç 3 kişiye mezar oldu


 
Erzurum'un Karayazı ilçesinde hafif ticari aracın devrilmesi sonucu 3 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.

06.06.2026 10:03:00
AA
Erzurum'da hurdaya dönen araç 3 kişiye mezar oldu
Erzurum'da hurdaya dönen araç 3 kişiye mezar oldu

Erzurum'un Karayazı ilçesinde hafif ticari aracın devrilmesi sonucu 3 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.
E.İ'nin (58) kullandığı 34 NHZ 027 plakalı hafif ticari araç, Aşağı İncesu mevkisinde yoldan çıkarak araziye devrildi.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.
Araçtaki H.M. (67) ve N.İ. (52) ile 2 yaşındaki Y.A.M. hayatını kaybetti. Yaralanan sürücü ile D.Y. (31), L.M. (39) ve Z.P. (57) kentteki hastanelere kaldırıldı.

İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı


 
İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada "İstanbul genelinde ormanlık alanlara girişler, mangal, tüp kullanımı, nargile ve benzeri sebeplerle ateş yakmak 8 Haziran 2026 ile 15 Ekim 2026 tarihleri arasında yasaklanmıştır" denildi.

06.06.2026 08:49:00
AA
İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı
İstanbul'da ormanlık alanlara giriş yasaklandı

İstanbul Valiliği, kent genelinde ormanlık alanlara girişlerin, mangal, tüp kullanımı ve nargile gibi sebeplerle ateş yakmanın 8 Haziran-15 Ekim tarihlerinde yasaklandığını duyurdu. Valilikten yapılan açıklamada, yaz mevsimiyle ormanlık alanlarda insan ve araç hareketliliğinde artış olduğu, bu durumun orman yangınları riskini artırdığı bildirildi.

Amaç ormanları korumak

Kasten veya kusurlu olarak ortaya çıkabilecek bu risklerin önüne geçebilmek için bir dizi tedbirin uygulanmasına kararı verildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"İstanbul genelinde ormanlık alanlara girişler, mangal, tüp kullanımı, nargile ve benzeri sebeplerle ateş yakmak 8 Haziran 2026 ile 15 Ekim 2026 tarihleri arasında, Orman Kanunu'nun 31. ve 32. maddesi kapsamında köy/mahalleler başta olmak üzere orman içi, orman bitişiği ve ormanla ilişiği olmayan tüm köy ve mahallelerde anız, bağ–bahçe, zeytinlik ve tarla temizliği gibi gerekçelerle ağaç, dal ve her türlü bitki örtüsünün yakılması yasaklanmıştır. İstanbul il sınırları içerisinde yer alan ve belirlenen piknik ve mesire alanları, korular, parklar, tabiat parkları ve eko turizm alanlarında piknik, spor, yürüyüş ve benzeri faaliyetler için herhangi bir kısıtlama kararı bulunmamaktadır."

Enerji hatları uyarısı

Açıklamada, orman alanı civarındaki tesisler ile sanayi kuruluşlarının, orman alanlarını etkileyebilecek her türlü faaliyet nedeniyle oluşabilecek yangın riskine karşı önleyici tüm tedbirleri eksiksiz almaları konusunda yükümlü olduklarına işaret edildi. Enerji nakil hatlarının yapım ve bakımı ile ilgili kuruluşların enerji hatlarının özellikle ormanlık alanlardan geçen bölümlerinde gerekli bakımları gerçekleştirecekleri, yangın riskine karşı her türlü tedbiri alacakları, gerektiğinde enerji kesintisi uygulayacakları belirtildi: "Tüm belediyelerimiz, orman içi, orman kenarı ve bitişiğinde bulunan çöp toplama alanları çevresinde koruma bandı oluşturacak ve yangın riskine karşı gerekli iş makinelerini (dozer, loder, kepçe) hazır bulunduracaklardır. Kaymakamlıklarımız ve Orman Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda genel kolluk ve orman kolluğundan oluşturulan denetim ekipleri etkin gözetim ve denetim çalışmalarını yürütecektir. Gerekli hallerde kaymakamlıklarımızın emriyle tüm kamu ve özel sektör imkanları kullanılarak olası yangınlara karşı etkili mücadele yapılacaktır. Yukarıda belirtilen karar ve önlemlere aykırı hareket edenler hakkında ilgili kanunların belirlediği şekilde idari ve adli işlem yapılacaktır."

Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı

Kamu kurumlarındaki yolsuzluk iddiaları, usulsüzlükler ve tarikat-vakıf ilişkilerine yönelik haberleriyle tanınan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, tutukluluğunun 75. gününde hakim karşısına çıktı

05.06.2026 18:41:00
Haber Merkezi
Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı
Ramazan Bayramı’nda gözaltına alınmıştı
Kamu kurumlarındaki yolsuzluk iddiaları, usulsüzlükler ve tarikat-vakıf ilişkilerine yönelik haberleriyle tanınan BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı, tutukluluğunun 75. gününde hakim karşısına çıktı. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada mahkeme heyeti, Arı'nın tahliyesine karar verdi.

Duruşma salonuna alkışlarla giren İsmail Arı, savunmasında kamu kaynaklarının vakıflara aktarılmasına dair yaptığı haberlerin arkasında durdu.

Gazetecilik suç değildir



Arı savunmasında, "Bana yaşatılan eziyeti sağır sultan duydu, bir tek yargı makamları duymadı. Gazetecilik suç değildir, beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Duruşma savcısı, delillerin henüz toplanmadığı gerekçesiyle tutukluluğun devamını talep etse de mahkeme heyeti Arı'nın tahliyesine hükmederek davayı 9 Ekim'e erteledi.

Tokat'ta gözaltına alınmıştı

Gazeteci İsmail Arı, bayram tatili için gittiği Tokat'ta gözaltına alınmış ve 23 Mart 2026 tarihinde Ankara'da tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne gönderilmişti.

İddianamede, Arı'nın BirGün TV'deki açıklamaları ile sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "gizliliğin ihlali" suçlamalarıyla 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

Madenciler haklarını söke söke aldı

Eskişehir'de aylardır hakları için direnen Doruk Madencilik işçileri, kararlı mücadeleleri sonucunda tüm taleplerini kabul ettirerek tarihi bir zafer kazandı

05.06.2026 18:00:00
Haber Merkezi
Madenciler haklarını söke söke aldı
Madenciler haklarını söke söke aldı
Eskişehir Mihalıççık'ta bulunan Doruk Madencilik'te çalışan işçilerin aylardır kararlılıkla sürdürdüğü hak arama mücadelesi zaferle sonuçlandı. Şirketin yasadışı dayatmalarına, baskılarına ve sözlerine karşı yalnızca kendi iradelerine ve emek dayanışmasına güvenen madenciler, tüm haklarını söke söke aldı.

Direniş boyunca yeraltında açlık grevleri yapan, yerüstünde nöbet tutan ve seslerini tüm Türkiye'ye duyuran maden işçileri, gasp edilen kıdem ve ihbar tazminatlarını, yıllık izin ücretlerini, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) farklarını ve yasadışı zorunlu ücretsiz izne çıkarıldıkları döneme ait tüm maaş alacaklarını hesaplarında gördü.

Gelecek haklar da güvence altında

Kazanılan zafer sadece geçmiş alacakların ödenmesiyle sınırlı kalmadı. İşçilerin hak kaybı yaşamaması için sendika, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve şirket yönetimi arasında sıkı bir denetim mekanizması kuruldu. Hesaplamalarda oluşabilecek en ufak eksiklik veya yanlışlık bu mekanizma üzerinden anında düzeltilecek.

Ayrıca Bakanlığın sendikal hak ihlalleri ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına yönelik başlattığı resmi teftiş süreci de devam ediyor. Varılan kesin mutabakata göre, teftiş sonucunda işçiler lehine ortaya çıkabilecek her türlü fazladan hak ve alacak, şirket tarafından hiçbir itiraz öne sürülmeksizin derhal ödenecek.

"Hiçbir söze kanmadık, dayanışmayla kazandık"

Direnişi örgütleyen sendika tarafından yapılan açıklamada, madencilerin bu süreçte gösterdiği çelikten iradeye vurgu yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!"

Direniş ateşi Edirne'ye taşınıyor

Doruk Madencilik'te kazanılan bu tarihi zafer, Türkiye genelinde hak mücadelesi veren diğer işçilere de büyük bir umut ve moral oldu. Ankara'daki görüşmeleri yürüten işçi heyeti ve sendika temsilcileri, Eskişehir'deki zaferin ardından hiç vakit kaybetmeden rotayı Edirne'ye çevirdi.

Heyet, Edirne'de sendika öncülüğünde 15 gündür benzer hak gasplarına karşı direnen Özşen Madencilik işçilerine destek vermek ve mücadeleyi büyütmek üzere yola çıktı. Maden işçileri, "Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz" diyerek direniş ateşini Edirne'ye taşıyacaklarını ilan etti.

Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı

Diyarbakır'da iddiaya göre aralarında husumet bulunan ve konuşmak için bir kahvehanede buluşma planlayan taraflardan biri, kendilerini bekleyen aileye kurşun yağdırdı. Olayda 1 kişi hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralandı

05.06.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, Kayapınar ilçesi Peyas Mahallesi'nde bulunan bir kahvehanede meydana geldi. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan iki aile konuşmak için bir kahvehanede buluşma ayarladı. Kahvehaneye giden Çınar ailesi, karşı tarafı beklemeye başladı. Bu sırada telefonla aranan ve kahvehanenin önüne çıkmaları istenen Çınar ailesine, kimlikleri öğrenilemeyen şahıslar tarafından ateş açıldı.

Olayda Sedat Çınar ile kardeşi Mehmet Çınar ve eniştesi A.Y. yaralandı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk kontrolde ağır yaralanan Sedat Çınar'ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Diğer 2 yaralı, ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sedat Çınar'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere morga kaldırılırken, yaralılardan A.Y.'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili geniş çapta inceleme başlatıldı.

Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi

İzmir'in Çeşme ilçesinde işlenen Can Polat cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan cinayet şüphelisi Serhat Altun ve beraberindeki bir şüpheli adliyeye sevk edildi. Soruşturmanın ana ayağının İstanbul olması nedeniyle dosya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi

05.06.2026 14:14:00
İhlas Haber Ajansı
Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi
Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi
Çeşme ilçesinde meydana gelen Can Polat cinayetiyle ilgili emniyet güçlerinin yürüttüğü çalışmalarda yeni bir gelişme yaşandı. Gözaltında bulunan cinayet şüphelisi Serhat Altun ile olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen diğer şüpheli, emniyetteki sorgu işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında sağlık kontrolüne götürüldü. Hastanedeki sağlık kontrolleri tamamlanan 2 şüpheli, daha sonra adliyeye sevk edildi.

Dosya İstanbul'a gönderildi

Öte yandan, cinayetle ilgili yürütülen çok yönlü soruşturmada önemli bir yetki değişikliği yaşandı. Olayın ana ayağının ve bağlantılarının İstanbul'da bulunması nedeniyle, Çeşme'de başlatılan soruşturmanın bundan sonraki aşamalarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütüleceği öğrenildi. Dosya İstanbul'a gönderilirken, şüphelilerin adliyedeki işlemleri devam ediyor.

Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da yaptığı açıklamada hem siyasi gündeme hem de seçim sürecine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi

05.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, Trabzon'da bir açıklama yaptı. Özel açıklamasında, "Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" dedi.

Özel, 7 Haziran Pazar günü yapılacak yerel ara seçimlere yönelik ziyaretleri kapsamında Trabzon'a geldi. Özel'i Trabzon Havalimanı'nda partisinin Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ile ilçe başkanları, CHP'li bölge belediye başkanları ve yurttaşlar karşıladı.

Havalimanı çıkışında toplanan yurttaşlara seslenen Özel, CHP'nin değil, seçme seçilme hakkının saldırı altında olduğunu ifade ederek, "Bunun için tarihimizin görülmemiş bir direnişi, bir mücadelesi ve dayanışması için 81 ilimiz de ayakta. Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" diye konuştu.

CHP Genel Merkezi'ne yönelik polis müdahalesinin ardından ilk ziyaretini Trabzon'a yaptığını söyleyen Özel, şunları kaydetti:

"Baba ocağımızdan polis bizi zorla çıkardığında ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni seçilmişlerin elinden alıp atanmışlara verdiğinde, Gazi'nin kurduğu Meclis'e yürüdük, on binler bizle yürüdü. Siz de bu yürüyüşümüze yürekten destek verdiniz. Ankara İl Başkanlığı'nın önünde bayramlaşacağız dedik. Güvenpark'ta görülmemiş bir kalabalıkla yüz binler toplandı. Hep birlikte Anıtkabir'e, Ata'mıza, kurucumuza yürüdük.

Ankara dışında ilk adımlar, pazar günü yapılacak yerel ara seçimler için Gümüşhane'ye, Tokat'a, Çorum'a ve ardından yarınki programımız için Nevşehir'e gideceğiz. Ancak ilk adımlar bu yürüyüş için Trabzon'a nasip oldu. Büyük bir memnuniyetle Trabzon'a geldim. Verdiğiniz destek ve bu tarihi sahip çıkış için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve şunu ifade etmek isterim ki siz bugün tarihin doğru tarafındasınız. Tarihin doğru tarafında olmak için buradasınız. Özgür Özel'in durduğu taraf, Ekrem İmamoğlu'nun durduğu taraf, Mansur Yavaş'ın durduğu taraf tarihin doğru tarafıdır. Biz, seçilmişleriz. Sandığa inananlarız. Türkiye'ye sandığı getirecek olan ve iktidarı değiştirecek olan sizler, tek güvencemizsiniz."

7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı

7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı

05.06.2026 11:33:00
AA
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı
7-8 Temmuz'da yapılacak NATO devlet ve hükümet başkanları zirvesi için Ankara'da hazırlıklar yoğunlaştı.

Liderlerin kullanımı için pisti ve salonları yeniden yapılan Etimesgut askeri havaalanının açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 15 Haziran'da yapılacak.

Savunma Bakanlığı zirvenin güvenliği için NATO ile koordineli olarak her türlü önlemin alınmakta olduğunu açıklarken, Ankara Valiliği de kamu personelinin 6-12 Temmuz günleri arası idari izinli olacağını bildirdi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun "tarihin en önemli zirvesi" olarak tanımladığı NATO Ankara Zirvesi'nin başlangıcına bir aydan az bir süre kaldı.

Zirvenin içeriği kadar lojistik düzenlemeleri de hem Ankara hem NATO karargahının bulunduğu Brüksel'de hem de müttefikler ülkeler tarafından yakından takip ediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirveye ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz gibi çok sayıda üst düzey yetkili katılıyor.
Bu durum Ankara'daki hazırlıkların lojistik, güvenlik, protokol düzenlemeleri ve kamu düzeni açılarından çok daha titiz ve yoğun bir şekilde yürütülmesine neden oluyor.
En göze çarpan hazırlık, liderlerin Ankara'ya havadan daha güvenli ulaşımının sağlanması.

Ankara'ya gelecek liderler, sivil kullanıma açık olan Esenboğa Havalimanı yerine Etimesgut askeri havalimanını kullanacaklar.

Etimesgut Havalimanı'nın açılışı 15 Haziran'da
1993'te inşa edilen ve askeri havacılığın başkentteki en önemli merkezlerinden olan Etimesgut Havalimanı'nın NATO Zirvesi için yenilenmesine geçen sene sonlarında başlanmıştı.

Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, 3 Haziran'da Anadolu Ajansı'na (AA) verdiği bir demeçte, "Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Etimesgut'taki askeri havalimanını sil baştan yapıyoruz. Pistini komple kaldırdık. Modern terminaliyle oradaki ihtiyacı karşılayacak bir havalimanını Etimesgut'ta yapıyoruz. İnşallah bu ayın 15'inde Cumhurbaşkanımızla açılışını yapacağız" bilgisini verdi.

Etimesgut havalimanında yapılan tadilat kapsamında pistlerin başta ABD Başkanı Trump'ın kullandığı Air Force 1 olmak üzere büyük uçakların kullanımına uygun hale getirildiği, bunun yanı sıra Şeref Salonu'nun da tamamen yenilendiği kaydediliyor.

Bakan Uraloğlu, Etimesgut havalimanının, zirvenin düzenleneceği Cumhurbaşkanlığı'na 7 kilometre, savunma bakanlığı ve kuvvet komutanlıklarını bir yerleşkede toplayan Ay Yıldız Projesi'ne de 2 kilometre mesafede olduğunu anımsattı.

Bakan Uraloğlu'na göre, liderlerin uçaklarının Etimesgut'a yönlendirilmesi Esenboğa Havalimanı'ndaki faaliyetlerin aksamamasına ve havalimanı ile şehir arasındaki yol trafiğinin de normal akışına devam etmesini sağlayacak.

Ankara'da yapılan değerlendirmeler, Etimesgut Havalimanı'nın NATO Zirvesi'nin ardından da protokol uçuşları açısından kullanılmaya devam edileceğine işaret ediyor.

Güvenlik önlemleri üst düzeyde
Zirve öncesinde ve zirve boyunca alınacak güvenlik önlemleri de Ankara ve Brüksel'de ayrıntılı olarak ele alınıyor.

Savunma Bakanlığı'nın 4 Haziran günü İzmir'de düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, zirveyle ilgili bir soru üzerine, "NATO Zirvesi'ne yönelik tüm güvenlik tedbirleri devletimizin ilgili kurumları ve NATO makamları ile koordineli şekilde alınmaktadır" açıklaması yapıldı.

Basında çıkan haberlere göre, Türk ve NATO yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde, Ankara'nın İran-ABD geriliminin yaşandığı bölgeye coğrafi yakınlığı göz önünde bulundurularak hava savunma sistemlerinin aktive edilmesi konusunun ele alındığı kaydediliyor.

Bu kapsamda, Türk Hava Kuvvetleri'nin yanı sıra NATO hava savunma sistemlerinin teyakkuzda olması öngörülüyor.

İran, 28 Şubat'ta başlayan savaş sırasında Türkiye'ye 4 adet balistik füze ateşlemiş bunlar NATO hava savunma sistemleri tarafından imha edilmişti. NATO'da alınan kararlar kapsamında bir Amerikan Patriot sistemi Türkiye'ye yerleştirilmişti.

Bu sistemin haziran ayı sonunda Almanya'dan gönderilecek bir başka Patriot sistemi ile değiştirilmesi öngörülüyor.

Ankara'da 'hassas bölge' uygulaması
Ankara'da güvenlik önlemlerine ilişkin çalışmalar İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü başkanlığında sürdürülüyor.

Kentte zirvenin gerçekleşeceği hafta boyunca kamu düzeninin aksamaması ve güvenlik açısından sorunlar olmaması için ilk koordinasyon toplantısı 25 Mayıs'ta Ankara'da yapılmıştı.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Ankara ziyaretinde neler konuşuldu?
Ankara Valiliği dün akşam yayımladığı genelge ile şehirde alınacak önlemleri kamuoyuna duyurdu. Buna göre, alınan bazı önlemler şöyle:

Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Pursaklar, Sincan ve Yenimahalle ilçeleri sınırları içinde yer alan tüm kamu kurum ve kuruluş personeli 6-12 Temmuz günleri arasında izinli sayılacak. Zirvede görevli olanlar veya zirve sürecini doğrudan etkileyecek hizmet alanlarında olanlar ise görevlerine devam edecekler.
Aynı ilçelerde sağlık, güvenlik, ulaşım, altyapı, haberleşme, itfaiye, acil durum ve afet yönetimi gibi devamında fayda görülen alanlarda görev yapan personel için idari izin uygulamasının detayları Valilik tarafından belirlenecek.
Ankara genelinde zirve haftası boyunca sınav, sempozyum, panel, mezuniyet töreni, şenlik, konser, eğlence, kutlama ve benzeri etkinlikleri yapılamayacak.
Bu tarihler arasında detayları güvenlik birimlerince belirlenecek ve duyurulacak olan geliş-gidiş güzergâhlarında, misafirlerin konakladığı oteller bölgesi ve civarında, toplantıların yapılacağı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezinin bulunduğu bölgede trafiği aksatacak, vatandaşların toplu geliş-gidişlerine ve toplanmalarına neden olacak, güvenliği riske sokacak, her türlü özel ya da resmi, kapalı ya da açık alan etkinliğine izin verilmeyecek.

40 bin emniyet personeli görevde olacak
Zirvenin Beştepe'de bulunan Cumhurbaşkanlığı'nda gerçekleşecek olmasına karşın Savunma ve Dışişleri bakanlıkları ile kongre merkezlerinde de aktiviteler yapılacak olması Ankara merkezde önemli bir alanın "hassas bölge" olarak ilan edilmesine neden olduğu kaydediliyor.

Bu alana resmi heyetlerin kalacağı 15 adet beş yıldızlı otel de eklendiği belirtiliyor.

Bu bölge arasındaki birçok yolun ve ana caddelerin trafiğe kapatılması öngörülüyor.

Kamu personelin izinli olması ve o dönemde okulların da kapalı olması sayesinde kent trafiğinde ve kamu düzenin sağlanmasında önemli bir avantaj sağlanacağı kaydediliyor.

Basında yer alan haberlere göre, güvenlik önlemleri kapsamında 1-15 Temmuz günleri arasında gösteri ve yürüyüşlere izin verilmeyecek. Zirve günleri boyunca eğlence, şenlik, mezuniyet töreni gibi toplu etkinlikler de yapılamayacak.

Ancak bu konuda henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Zirve süresince 40 bin emniyet ve jandarma personeli sahada görev yapacak.

Güvenlik tedbirlerine sivil polisler de destek verecek. Ankara genelindeki Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarının yanı sıra 100 kritik noktaya üst düzey gözcü kameralar yerleştirilecek.

MSB'den bedelli askerlik hizmetinden yararlanacaklara "ücret güncellemesi" uyarısı

Milli Savunma Bakanlığı, bedelli askerlik hizmeti kapsamında geçerli olan bedelin 1 Temmuz'da memur aylık katsayısına göre güncelleneceğini bildirdi

05.06.2026 11:14:00
AA
MSB'den bedelli askerlik hizmetinden yararlanacaklara "ücret güncellemesi" uyarısı
MSB'den bedelli askerlik hizmetinden yararlanacaklara "ücret güncellemesi" uyarısı
Milli Savunma Bakanlığı, bedelli askerlik hizmeti kapsamında geçerli olan bedelin 1 Temmuz'da memur aylık katsayısına göre güncelleneceğini bildirdi.
Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, şu ifadeler yer aldı:
"Bedelli askerlik hizmeti kapsamında geçerli olan bedel ve ek bedel tutarı Askeralma Kanunu gereğince 1 Temmuz 2026 tarihinden geçerli olmak üzere memur aylık katsayısına göre güncellenecektir. Mevcut bedel tutarı üzerinden bedelli askerlik hizmetine müracaat etmek isteyen yükümlülerin 30 Haziran 2026 tarihine kadar müracaat ve ödeme işlemlerini tamamlamaları önem arz etmektedir."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.